… peykleri ve tuğları ve vâcibü'r-ri‘âyâ ve müteferrikagân ve deli gönüllüleri ve
Tatar askerin
çeküp me’mûr olduğu sefere gider. Ammâ Şehrezûl vâlîsi Bağdâd vâlîsi üzre takad …
Der-beyân-ı hâkimân-ı Şehrezûr: Kânûnnâme-i Süleymân Hân tahrîri üzre hîn-ı fetihde eyâlet olup ülke-i azîm olmuşdur. Ve dahi istimâletler verilüp niçe kerre üç tuğlu vüzerâlara sadaka olunmuşdur. Ve eyâletinde olan Ekrâd ümerâlarına ikişer tuğlu mîr-i mîrânlık pâyesi verilmişdir. Ve emr-i şerîflerinde mîr-i mîrân elkâbları yazılmışdır. Ammâ vâlî-i Şehrezûl intihâ-i serhadd-i Irâk'da olup Bağdâd ile hudûddaş olmak ile vâlî-i Şehrezûr'un hükmü tâ Bağdâd kapularına varınca {sözü} nâfizdir. Tâ bu mertebe hükmü cârîdir. Vâlî-i Şehrezûr'un kânûn üzre hâss-ı hümâyûnu on bir kerre yüz bin akçedir. Kânûn-ı mîr-i mîrân böyledir kim her kankı memleket evvel feth oldu ise ol beğlerbeği sâ’ir mîr-i mîrân üzre takaddüm eder. Ve her beğlerbeğinin hâsları ne mikdâr ise kânûn-ı Süleymân Hân üzre beş bin akçede bir cebelü askeriyle sefer eşerler. Ardı sıra mehterhânesi ve bayrakları ve iç ağaları ve yanında mataracıları ve önü sıra şâtırları ve peykleri ve tuğları ve vâcibü'r-ri‘âyâ ve müteferrikagân ve deli gönüllüleri ve Tatar askerin çeküp me’mûr olduğu sefere gider. Ammâ Şehrezûl vâlîsi Bağdâd vâlîsi üzre takaddüm eder. Zîrâ sene 941 târîhinde Süleymân Hân eyâlet-i Şehrezûr'u feth edüp andan Bağdâd feth olmuş, ulu hükûmetdir. Üç bin güzîde asker ile beher sene ber-vech-i adâlet yüz kise tahsîl ide. (---)(---)(---)(---)(---)372b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 372a–372b ·
metinde göster ·
… rı ve Özü Beği Kargılı 53b Halîl Ağa ve sâ’ir iş erleri ve Yûsuf Kethüdâ dahi
Tatar askerin
istemiş.
Der-beyân-ı re’y [ü] tedbîr-i âhir: Hemân Akkirmân limanında sene-i sâbıkadan kalmış Varna cenginde alınan yigirmi pâre Urus-ı menhûs şaykalarının cümle mühimmâtların tarfetü'l-ayn içre koyup ve küçük şayka ve zarbuna ve şayka sandallarının sâhiblerine ücretlerin verüp elli pâre gemilere Akkirmân'dan on bin guruşluk keraste ve beksimâd ve bârûd-ı siyâh ve gülle ve gayrı âlet-i silâhlarla ve sâ’ir levâzımât mühimmâtlar ile elli pâre gemileri leb ber-leb edüp yüz kantar mismâr ve cümle Akkirmân ve Kili mi‘mârların gemilere iki bin kile buğday ve beş bin kile darı dahi doldurup kendü bayraklarından yigirmi bayrak sekbân ve sarıca ve Akkirmân kal‘ası kulundan bin aded güzîde şehbâz yiğitler ile cümle iki bin ma‘dûd asâkir-i pür-silâhı iki günde elli pâre gemilere doldurup Akkirmân'dan bi-emr-i Hudâ eyyâm-ı muvâfık ile sekiz sâ‘atde kal‘a-i Özü'ye varınca cümle asker-i İslâm elli pâre gemiyle gelen zahîre ve kerasteleri ve askeri görüp tâze cân bulup cümle cebehâne ve zahîreleri der-anbâr ve der-mahzen edüp kal‘anın ta‘mîr ü termîmine ve handak-ı azîmlerin tathîrine mukayyed olup bu asâkir-i İslâm sâlimîn ü gânimîn Özü'ye vâsıl oldukları haberi ertesi gün zahîre getüren gemilerle gelüp, Urus şaykalarının birkaçın bozup kal‘a ta‘mîrine iskeleler yapıldığı haberi Yûsuf Kethüdâ mektûbiyle gelüp Yalı Tatarların bi'l-cümle Özü ağaları ve Özü Beği Kargılı 53b Halîl Ağa ve sâ’ir iş erleri ve Yûsuf Kethüdâ dahi Tatar askerin istemiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 53a–53b ·
metinde göster ·
üç sâ‘at sol cânibden dağlara gönderdiler ve Eğre eyâleti atlıların sağ tarafda …
Netîce-i kelâmları âhir Tatar askerin üç sâ‘at sol cânibden dağlara gönderdiler ve Eğre eyâleti atlıların sağ tarafdan gönderdiler. Anlar ol taraflarda dağlardan girmede 21a , ammâ beri tarafda serdârımız İsmâ‘îl Paşa cümle piyâde kapukulu yeniçerilerin ve Eğre ve Budin yeniçerileri ve cebecilerin bir yere cem‘ edüp bir kol etdi ve gayri vüzerâ ve mîr-i mîrânların sekbân ve sarıca yiğitlerine Melek Ahmed Paşa kethudâsın serdâr edüp bir kol dahi ileri atlanup kendüsü ve gayri mîr-i mîrânlar ile atlı ve yayan kalb-i askerde cem‘ olup cümle guzât bir ağızdan ve bir uğurdan derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden Allâh Allâh sadâsına rehâ buldurup cümle göz karardup hücûm-ı mehcûm ile küffâr üzre yedi yerden yürüyüşler edüp iki tarafdan ol kadar top ve tüfengler atılup İslâm askeri âteş-i Nemrûd içinde kalup kırıntılık içinden kâfirleri sehel sürüp yerlerine cünûd-ı müslimîn girüp çet-a-çet köpek cengine başlayup bizim toplar içre neft ve katrân ve paçavralar koyup tabura yedi sekiz kerre topları atdıklarında câ-be-câ taburun dıraht-ı müntehâları şiddet-i rûzgâr-ı zor-kârdan tutuşmağa başladı ve küffâr ile guzât-ı [muvah]hidîn kırıntılar içinde savaş-ı perhâş eder[ek] yaka yakaya gelmeğe başladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 20b–21a ·
metinde göster ·
… Hüseyin Paşa'yı ve Küçük Mehemmed Paşa'yı ve Çatalbaş Paşa'yı asâkirleriyle ve
Tatar askerin
dahi kırk bin aded sadaklı ve savatlı ve kübeli zor batır yiğitleri cümle krala …
"Kanûn-ı Nagban Ejder ceddimizin âyîni üzre kralımızdan bî‘at edelim" deyü haberleri geldikde kral bu haberi serdâra bildirüp serdâr-ı kâr-âzmûde dahi Hüseyin Paşa'yı ve Küçük Mehemmed Paşa'yı ve Çatalbaş Paşa'yı asâkirleriyle ve Tatar askerin dahi kırk bin aded sadaklı ve savatlı ve kübeli zor batır yiğitleri cümle krala koşup Vinçaz kal‘ası sahrâsına gitdiler. Ertesi gün serdâr 10 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 30a ·
metinde göster ·
… klerinin sıhhat haberin dillerden alup sultânım bir ayak evvel Kanije kal‘asına
Tatar askerin
gönderüp sa‘âdetle siz dahi Kanije üzre azîmet buyurmadan hâlî olmayup kal‘a-i …
"El-hükmülillâh Litre kal‘asın küffâr muhâsara etdikde biz dahi asker cem‘ edüp kal‘a-i Litre'ye imdâd yetişdiğimiz mahalde derûn-ı hisârda mahsûr olan guzât-ı acûl acele edüp kal‘a-i Litre'yi küffâra vere ile verüp cümle askeri hâlâ kal‘a-i Uyvar'dadır. Pâdişâh sağ olsun, kal‘a-i Litre'yi sultânımın fermânıyla bu kulun feth etdi ve inşâallâh efendimin devletinde yine ben feth ederim. Hemân devletinde kal‘a-i Uyvar'ı muhâfaza edelim, ammâ sultânım kâfirin Pojon tarafından birkaç diller dutdum. Nemse çâsârının ve Kız kralın ve Danimarka kralının ve Zirinoğlu ve Beganoğlu ve yedi aded hersekler ve on iki aded ban olan segler cümle yüz bin asker ile Kanije kal‘ası üzre gitmeğe turvin ve müşâvere etdiklerinin ve dâr-ı menhûslarından azîm leşker ile Kanije üzre gitdiklerinin sıhhat haberin dillerden alup sultânım bir ayak evvel Kanije kal‘asına Tatar askerin gönderüp sa‘âdetle siz dahi Kanije üzre azîmet buyurmadan hâlî olmayup kal‘a-i Uyvar'da bizi dahi hayr du‘âdan ferâmûş buyurmayasız" deyü Hüseyin Paşa'nın dahi bu yüzden Litre kal‘asına küffârın zafer bulduğu haber-i mûhişi gelince hemân ol ân Sadrıa‘zam-ı sâhib-kıran tuğlar ile sancağ-ı Resûlullâh'ı Belgrad sarâyı havlısına du‘â vü senâ ile çıkarup ve kurbânlar kesilüp sene 1074 Ramazân'ının yigirminci gün cemî‘i ümmet-i Muhammed sâimü'd-dehr iken cümle guzâta iftâr fermân olundukda tiryâkîler Zirinoğlu kâfirine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 139a ·
metinde göster ·
… da kar üzre meks edüp sâ’ir tedârikler görülünce evvelbahârda gelüp deryâ-misâl
Tatar askerin
Âl-i Osmân ordusu etrâfında kondurup kâfiristânın her tarafların vurdurup Beç'e …
Ve bu Beç kal‘ası Alaman dağı eteğindedir. Kışı gâyet katı olup sâ’ir diyârlardan üç ay evvel kışı gelir. Bu kal‘ayı muhâsara eden bir yıl mukaddem Budin'de meştâ edüp hemân nevrûzdan mukaddem kar alaca olmağa başlayınca asker-i İslâm ile Beç altında kar üzre meks edüp sâ’ir tedârikler görülünce evvelbahârda gelüp deryâ-misâl Tatar askerin Âl-i Osmân ordusu etrâfında kondurup kâfiristânın her tarafların vurdurup Beç'e imdâda gelen leşker-i küffârı kırdırup kal‘ayı murâd üzre muhâsara etmek gerek, zîrâ bu kal‘a-i Beç iklîm-i sâdisde bulunup ilm-i usturlâb üzre be-kavl-i Batlîmûs-ı hakîm bu beldenin arz-ı beledi (---)(---) ve tûl-ı nehârı (---)(---) olup (---) derîce (---) ve dakîkadır. Anıniçün kışı şedîd olur. Ve biz bu Beç'de iken atvel-i nehârı mahallî idi, on sekiz buçuk sâ‘at ve bir dakîka idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 55b ·
metinde göster ·
ve deryâda Cezâyirli askerin zabt etmeğe kâdir değiliz. Tatar askerimiz şimden …
"Hadd-i zâtında biz dahi Tatar askerin ve deryâda Cezâyirli askerin zabt etmeğe kâdir değiliz. Tatar askerimiz şimden sonra Kızılelma'ya ve Ungurus diyârlarına bu sulhdan sonra gelirlerse siz de Tatar askerin dutup gözlerin oyun", dedikde hemân çâsâr ve Zoza vezîr ve ve dahi Mantikukula vezîr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66a ·
metinde göster ·
… en sonra Kızılelma'ya ve Ungurus diyârlarına bu sulhdan sonra gelirlerse siz de
Tatar askerin
dutup gözlerin oyun", dedikde hemân çâsâr ve Zoza vezîr ve ve dahi Mantikukula …
"Hadd-i zâtında biz dahi Tatar askerin ve deryâda Cezâyirli askerin zabt etmeğe kâdir değiliz. Tatar askerimiz şimden sonra Kızılelma'ya ve Ungurus diyârlarına bu sulhdan sonra gelirlerse siz de Tatar askerin dutup gözlerin oyun", dedikde hemân çâsâr ve Zoza vezîr ve ve dahi Mantikukula vezîr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66a ·
metinde göster ·
… ki kerre yüz bin at ile gele, ol diyârdan dahi ne umarsın. Bire meded siz hemân
Tatar askerin
zabt edin. Biz dahi Macar katanalarımızı pek zabt ederiz", deyü cevâb edüp sulh …
"Ya bu sulh böyle nice olur? Bir memlekete kim kırk elli bin Tatar iki kerre yüz bin at ile gele, ol diyârdan dahi ne umarsın. Bire meded siz hemân Tatar askerin zabt edin. Biz dahi Macar katanalarımızı pek zabt ederiz", deyü cevâb edüp sulh [u] salâh nâme tahrîr olunup elçi paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66a ·
metinde göster ·
… r velâ katâr velâ tertîb vardır kim rûz-ı mahşerden bir nişân olur. Hemân cümle
Tatar askerin
Hudâ hıfz-ı amânda ede.
Hulâsa-i kelâm, bu zikri sebkat eden tapkırları selef hânları vaz‘ etmişler kim sefere giderken ale't-tertîb gidüp âdem ve at tekerlense helâk-i pâymâl olmaya. Hakkâ ki bu ma‘kûl şeydir. Ammâ çapul koyverildiği mahalde velâ tapkır velâ katâr velâ tertîb vardır kim rûz-ı mahşerden bir nişân olur. Hemân cümle Tatar askerin Hudâ hıfz-ı amânda ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 112b ·
metinde göster ·
… m Hân dâğ-ı derûnundan bir iş görmemiş deste kuyruk tay üzre meydân-ı ma‘rekede
Tatar askerin
kova kıra nâ-resîde at altında kalup tekerlendi.
Hattâ Yıldırım Bâyezîd Hân'a nâme gönderüp mutî‘ olup "Benden bî‘at edesin" dedükde Yıldırım Hân elçisin kovup Timur-ı bî-nûr deryâ-misâl askerle Yıldırım Hân üzre gelüp (---) sahrâda ceng-i azîm edüp vüzerâ-yı Yıldırım Hân'ın sû-i tedbîriyle asker-i âl-i Osmân münhedim olup Yıldırım Hân dâğ-ı derûnundan bir iş görmemiş deste kuyruk tay üzre meydân-ı ma‘rekede Tatar askerin kova kıra nâ-resîde at altında kalup tekerlendi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y23a ·
metinde göster ·