… kavm-i Sol‘ât, ya‘nî kavm-i Tatar dutmuşdur. Bu edîm-i arzda siyâh Arablar ile
Tatar kavminden
(bir) çok kavim yokdur, deyü yazmışlar ve niçe yüz kavm-i Nasârâ bu Tatar kavmi …
Tuhfe nâm bir târîhde ve Rûm Yanvan târîhinde ve Ermenî Mığdisi târîhinde ve Latin (...) târîhinde ve Kabâbıta müşkil-küşâ târîhlerinde eyle tahrîr etmişler kim bu rûy-ı arz kim Bahr-i Muhît seksen yedi bin mîl bir cezîredir, bu cezîrenin nısfını kavm-i Sol‘ât, ya‘nî kavm-i Tatar dutmuşdur. Bu edîm-i arzda siyâh Arablar ile Tatar kavminden (bir) çok kavim yokdur, deyü yazmışlar ve niçe yüz kavm-i Nasârâ bu Tatar kavminden azmışlar, deyü yazmışlar. Hattâ Târîh-i Tuhfe'de birkaç mürsel nebîlerin hılye-i şerîflerin 107b "Cenâb-ı Kibriyâ ibtidâ Hazret-i Âdem'i yed-i kudretiyle tînden halk etdikde Tatar sıfatında halk etmişdir" deyü mufassal yazmış. Ve be-kavl-i müverrih-i âlem müfessir İshâk, sûre-i (---): Arapça tefsîrinde "Hazret-i Îsâ da Tata[r] mahbûbu şeklinde halk olmuşdur" deyü tahkîk etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 107a–107b ·
metinde göster ·
Tuhfe nâm bir târîhde ve Rûm Yanvan târîhinde ve Ermenî Mığdisi târîhinde ve Latin (...) târîhinde ve Kabâbıta müşkil-küşâ târîhlerinde eyle tahrîr etmişler kim bu rûy-ı arz kim Bahr-i Muhît seksen yedi bin mîl bir cezîredir, bu cezîrenin nısfını kavm-i Sol‘ât, ya‘nî kavm-i Tatar dutmuşdur. Bu edîm-i arzda siyâh Arablar ile Tatar kavminden (bir) çok kavim yokdur, deyü yazmışlar ve niçe yüz kavm-i Nasârâ bu Tatar kavminden azmışlar, deyü yazmışlar. Hattâ Târîh-i Tuhfe'de birkaç mürsel nebîlerin hılye-i şerîflerin 107b "Cenâb-ı Kibriyâ ibtidâ Hazret-i Âdem'i yed-i kudretiyle tînden halk etdikde Tatar sıfatında halk etmişdir" deyü mufassal yazmış. Ve be-kavl-i müverrih-i âlem müfessir İshâk, sûre-i (---): Arapça tefsîrinde "Hazret-i Îsâ da Tata[r] mahbûbu şeklinde halk olmuşdur" deyü tahkîk etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 107a–107b ·
metinde göster ·
… bu Çobaneli kavminde olan hayvânât ve sığır ve sıpa ve at ve koyun ve kuzu bir
Tatar kavminde
yokdur. Ve esîrleri dahi gâyet çokdur. Gâyet ağniyâ bay kavimlerdir. Ve bu Çoba …
Ve kal‘adan taşra varoşu cümle iki yüz kadan keçeden oba evlerdir. Ve bu Çobaneli kavminde olan hayvânât ve sığır ve sıpa ve at ve koyun ve kuzu bir Tatar kavminde yokdur. Ve esîrleri dahi gâyet çokdur. Gâyet ağniyâ bay kavimlerdir. Ve bu Çoban kal‘asının kıblesi cânibindeki handakı içre nehr-i Pisibaysı cereyân eder. İbtidâ-i tulû‘u yine Şağake dağlarından hurûc edüp Adahon boğazı önünde Karadeniz'e mahlût olur âb-ı hayât küçük sudur. Atlar ile geçilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 147a ·
metinde göster ·
… ve Kalmık Q 167b ve Nogay ve Heşdek ve Deşt-i Kıpçak'da çok seyâhat eyledik,
Tatar kavminden
çok bir kavim görmedim. Kalmuk'dan Kalmak'dan Kalmuk'dan gayrısı mü’min [ü] muv …
Ey imdi hakîkatü'l-hâl yine rûy-i arzda Arab [ve] Tatar'dan gayrı çok kavim yokdur. Bu hakîrin ekser seyâhati Kırım ve Dağıstân ve Kalmık Q 167b ve Nogay ve Heşdek ve Deşt-i Kıpçak'da çok seyâhat eyledik, Tatar kavminden çok bir kavim görmedim. Kalmuk'dan Kalmak'dan Kalmuk'dan gayrısı mü’min [ü] muvahhid kavimdir. Hâlâ İslâm pâdişâhlarından devlet-i âl-i Cingiziyân hükûmetleri yedi yüz yetmiş mîl cezîre-i Kırım'da sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y22b ·
metinde göster ·