… u âbâdân edüp Belh [u] Buhârâ ve Horâsân diyârlarında[n] niçe yüz erenler gelüp
tavattun etdiler
. İlâ hâze'l-ân Bursa ma‘mûr [u] âbâdân olmadadır. Ammâ ibtidâ manzûrumuz olduğu …
Ammâ Bursa lafzı noksandır. Ba‘dehû ılgar ile Osmân Gâzî'nin na‘şın Bursa'ya getirüp iç kal‘a'da defn etdiler, ziyâretgâh-ı azîmdir. Merhûm ve mağfûrun leh Osmân Gâzî, kable'l-cülûs babası Ertuğrul Gâzî beğliğinde yetmiş pâre şehr feth etmişdir. İbtidâ fethi Kocaili be-dest-i Akçakoca ve feth-i Yalak-âbâd kal‘ası İznik şehrine karîbdir. Ve Osmân Gâzî sâdât-ı kirâmdan Hazret-i eş-Şeyh Edebalı azizin duhter-i pâkîze-ahterin alup Orhân Gâzî ol kızdan müştakk olduğu muhakkakdır. Anınçün Âl-i Osmân, vâlideleri tarafından sâdât-ı kirâmlardandır. Ve eş-Şeyh Hazret-i Tursun Fakîh, Şeyh Edebalı'nın akrabâlarından olup Osmân Gâzî'nin ibtidâ-i cülûsu hutbesin mezkûr Tursun Fakîh tilâvet etdi. Ez-în-cânib Bursa feth-i cedîd olmağıla Kayseriyye ve Konya ve Niğde ve Aydın ve Saruhân ve Lârende ve Dârende ve Mar‘aş diyârlarından ol kadar ümmet-i Muhammed gelüp cem‘ oldu kim âdem deryâsı oldu. Ve Orhân Gâzî derya-misâl cüyûş-ı müslimîn ile cânib-i erba‘ada olan düşmanlara, şahin âşiyânından süzülür gibi süzülüp düşmanlardan intikâm alup mâl-ı ganâyim ile cemî‘î guzât-ı müslimîn muğtenim olup Bursa'yı dahi ma‘mûr u âbâdân edüp Belh [u] Buhârâ ve Horâsân diyârlarında[n] niçe yüz erenler gelüp tavattun etdiler. İlâ hâze'l-ân Bursa ma‘mûr [u] âbâdân olmadadır. Ammâ ibtidâ manzûrumuz olduğu mahalde.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 222b ·
metinde göster ·
… Tâ Hazret-i Süleymân asrına dek bu Firev nâm evlâd-ı evlâdları Edirne zemîninde
tavattun etdiler
.
Sebeb-i hâdise-i Edirne : Müverrihân-ı Rûm u nükte-perdâzân-ı zevi'l-mefhûm ki ferden-ferdâ cemî‘ edîm-i arzda olan vakâyı‘ât-ı dil-küşâyı bu yüzden tahrîr ü terkîm eylediler kim rûy-ı arzda ibtidâ mesken edinen Hazreti Âdem Safî'dir. Bi-kavli Muhammed b. İshâk, Hazret-i Âdem Nebî'den vilâdet-i Server-i Kâ’inât'a gelince sene 6.750 olup bu mâbeyne-hümâda yüz yigirmi dörd bin peygamber gelmişdir. Ammâ vilâdet-i Mefhâr-i Mevcûdât'dan sene 5590 mukaddem Hazret-i eb-i sânî Nûh Necî aleyhi's-selâm gelüp anın gemisiyle Tûfân'dan halâs olanları rûy-ı arz imâr olsun içün bu vech-i arza müstevlî eyleyüp ibtidâ Kalimon Hakîm'i arz-ı Mısr'a gönderüp Tûfân'dan evvel binâ olunan Heremîn dağları dibinde sâkin olup evlâd-ı evlâdları münteşir olup arz-ı Mısır'ı ve arz-ı Hâsân'ı imâr etdiler. Büyük oğlu Mısrâyim Mısr-ı atîki imâr etdiğiçün Mısır dediler. Mısrâyim fevt olup yetmiş aded evlâdları kalup Musul'da Hazret-i Nûh'a geldiler. Nûh Necî dahi bunların yetmişine birer ülke gösterüp her biri birer iklîm-i âhara gitdiler. Ammâ Sırfiyâil nâm bir oğlunu hayr du‘â ile Rûm'a gönderüp ibtidâ Rûm'a kadem basan bu Sırfiyâil'dir. Evvelâ bu Edirne zemînine gelüp gördü kim Tûfân-ı Nûh'un talattum-ı temevvücünden harâb [u] yebâb olmuş âsâr-ı binâlar görüp ta‘accüb edüp niçe eyyâm ol harâbistânda kaldı. Bi-kavli tevârîh-i Latin, Tûfân'dan kalan binâ Edirne'nin Zindân Kullesi tarafıdır, derler. Bu Edirne zemîninde Sırfıyâyil karâr etmeyüp Firev nâm bir oğlun koyup kendi Sofya'yı imâr etmeğe gitdi. Tâ Hazret-i Süleymân asrına dek bu Firev nâm evlâd-ı evlâdları Edirne zemîninde tavattun etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 148b ·
metinde göster ·
… y ile bu Karakoyunlu Âl-i Yûsuf diyâr-ı Mâhân'ı terk edüp diyâr-ı Ahlat'a gelüp
tavattun etdiler
.
Ziyâret-i selâtîn-i Karakoyunlu: Bunlar memâlik-i Irâk'a ve Âzerbaycân'a ve şehr-i Ahlat'a mutasarrıf oldular. Cümle on nefer âdemlerdir. Bunlar Âl-i Yûsufî derler. Âl-i Osmân'a akrabâ olduklarından Kara Yûsuf hânları Timur-ı bî-nûr havfinden Bursa'da Yıldırım Hân'a vardığından Timur Yıldırım Hân üzre varup Yıldırım Hân'ı münhezim edüp Kara Yûsuf Mısır'a ve Mısır'dan Mekke'ye ve yine Ahlat'a geldi. Bunlar dahi Âl-i Osmân gibi diyâr-ı Mâhân'da iken Şâm halîfesi Hişâm b. Abdülmelik diyâr-ı Acem'de hakanı münhezim edüp cümle ümerâ-yı Dağıstân'ı ve kavm-i Tabserân'ı ve kavm-i Kumuğu ve kavm-i Moğol'u ve kavm-i Boğol'u ve kavm-i Kaytak'ı ve bu kavm-i Kara Koyunlu Âl-i Yûsuf'u İslâm'a getirüp Tatar cengizlikden çıkup cümle İslâm ile müşerref {oldular}. Ba‘de mevt-i Melik Hişâm bu Karakoyunlu Âl-i Yûsuf'u üzre Cengiz askeri "Siz Müslümân oldunuz" deyü istîlâ etdiklerinden bu Karakoyunlu dahi diyâr-ı Mâhân'dan 241b Âl-i Osmân ecdâdı Kuba Alp ve karındaşı Bayındır Hân ve Süleymân Şâh ve anın oğlu Ertuğrul Bay ile bu Karakoyunlu Âl-i Yûsuf diyâr-ı Mâhân'ı terk edüp diyâr-ı Ahlat'a gelüp tavattun etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 241a–241b ·
metinde göster ·
… r ibnü'l-Âs'a mutî‘ olup Cîze câniblerinde tâ Mağrib-zemîn'de Evcile'ye varınca
tavattun etdiler
.
Ve kabîle-i Benî Hâcer ve kabîle-i Benî Seyf ve kabîle-i Nâfi‘ ve kabîle-i Hemdânî bunlar gelüp Amr ibnü'l-Âs'a mutî‘ olup Cîze câniblerinde tâ Mağrib-zemîn'de Evcile'ye varınca tavattun etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y16b ·
metinde göster ·
Dâdâniyân'dandır. Cem‘ olunsa ekâsire derlerdi. Bağdâd ve Kûfe ve Basra ve Lahsa ve Acem ve Horâsân ve Îrân [u] Tûrân bunların zîr-i hükmünde idi. Y 34a Hattâ Hazret-i Resûl bunlarda Nûşirvân-ı Âdil zamânında vücûda gelüp du‘â etdi. Devletlerine Cingiziyân istîlâ edüp Gürcistân'da tavattun etdiler. Hâlâ Gürcistân'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y33b–Y34a ·
metinde göster ·