hâ’il olan kûh-ı Ûcân'ın cânib-i şarkîsi zeylinde bir şehr-i mu‘azzama imiş. Hü …
Evsâf-ı kal‘a-i şehr-i kadîm Ûcân: Tebriz'e hâ’il olan kûh-ı Ûcân'ın cânib-i şarkîsi zeylinde bir şehr-i mu‘azzama imiş. Hülâgû Hân harâb etmişdir. İbtidâ bânîsi Peyjen ibn Keyûmers b. Kûderiz binâ etdi. Azerbaycân hudûdunda şehr-i müzeyyen idi. Ba‘dehû yine mürûr-ı eyyâm ile harâb [u] yebâb olup cümle ahâlîsi Tebrîz'e intikâl etdiler. Andan sene (---) târîhinde Âl-i Cengiziyân'dan Muhammed Şâm-ı Gazan ta‘mîr u termîm edüp kûh-ı Ûcân dâmeninde şekl-i murabba‘ kâr-ı sengîn bir kal‘a-yı sûr-ı metin binâ edüp devri kâmil dü hezâr mâbeyni pâyeyndir, ya‘nî iki bin adımdır. Cânib-i şarka bir demir kapusu vardır. İçinde yüz hânesi var, neferâtı yokdur ammâ taşra varoşunda hânesi çokdur. Cümle üç bin hâk-i amber-i pâk örtülü evlerdir deyü kelenteri nakl etdi. Yedi câmi‘ ve üç hammâm ve yedi hân-ı mihmânsarây ve altı yüz dükkândır. Mahsûlâtından gendüm ve fûlü firâvândır. Âbı kûh-ı Ûcân'dan uçup revândır. Meyvesi az olur. Ve cümle ahâlîsi Şâfi‘iyyü'l-mezheb geçinirler ammâ "Üstur zehebeke ve zihabeke ve mezhebeke" kabîlesinden olup mezheb-i mestûrları nâ-ma‘lûmdur. Lâkin cümlesi ehl-i zevk ve meşreb sâhibleridir, mezheb sâhibleri değillerdir. Ve millet-i Mesîhiyyeden bî-mezheb-i sahîh bir cemâ‘at-i Nasârâ Ermenileri vardır ve iki deyr-i Mesîhâları vardır. Bu şehri tamâm seyr [ü] temâşâ edüp kûh-i Seylân câniblerinde sayd [u] şikâr ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 305a ·
metinde göster ·
… r kim rûy-ı âbında niçe yüz pâre keşti-i sayyâd-ı mâhîleri var. Cânib-i şarkîsi
Tebriz'e
karîbdir. Cânib-i garbîsi şehr-i Rûmiyye'ye bir fersah yerdir. Ammâ bu buhayre …
Evsâf-ı buhayre-i Erdebîl: Cânib-i (---) bir âb-ı hayât buhayredir kim rûy-ı âbında niçe yüz pâre keşti-i sayyâd-ı mâhîleri var. Cânib-i şarkîsi Tebriz'e karîbdir. Cânib-i garbîsi şehr-i Rûmiyye'ye bir fersah yerdir. Ammâ bu buhayre Erdebîl'e bir mesâfe-i ba‘îdedir. Erdebîl ile buhayre mâbeyni hıyâbân ve çengelistân ve ma‘mûr [u] abadân kend [ü] büldânlar ile müzeyyendir. Bu buhayre içre yetmiş aded elvân mâhîleri olur kim gûyâ her biri birer Mâ’ide-i Mûsâ'dır. Ve bu buhayre içre olan kayıklar bâzargânları ve erbâb-ı hâcâtları metâ‘larıyla alup murâd [u] merâmları kendlerine ve cânib-i garbda Rûmiyye ve Dumdumî ve Dumbulî şehirlerine götürüp kâr eder. Bu buhayrenin dâiren-mâdâr edvârı Van deryâsından büyükdür kim on günde piyâde âdem devr eder. Van deryâsı semm-i helâhildir ammâ bu âb-ı hayâtdır. Ve umkı yetmiş kulaçdır. Bu buhayre Hazret-i Risâlet-penâh rahm-i mâderden müştak olduğu şeb tâk-i Kisrâ ve cümle esnâm-ı Mekke ve Ayasofya kubbesi münhedim olduğu gice bu buhayre zâhir olup cânib-ı etrâfında sağîr ve kebîr kırk beş aded uyûn-ı câriyeler munsab olur. Cümleden nehr-i Seylân, Erdebîl'i rey edüp ba‘dehû bu buhayreye gelir ve nehr-i Kehrân dahi katılır. Gayrı enhârın ismi ma‘lûmum değildir ve manzûrumuz olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 306a ·
metinde göster ·
ve andan Murtazâ Paşa karındaşın Dümbülî kal‘asında hapsden çıkarmağa gidüp Bağ …
"Bire oğul! Sen cânib-i Tebriz'e ve andan Murtazâ Paşa karındaşın Dümbülî kal‘asında hapsden çıkarmağa gidüp Bağdâd'a varup andan Basra'ya varup yine Bağdâd'a gelüp gönderdiğin mektûb ile sıhhat haberin geleli sekiz ay oldu. Sen bu kadar zamândan berü kanda idin" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 5a ·
metinde göster ·