İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

tecvîd

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
15
isabet
15 cümle/beyitte
5,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
25 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi156,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–15 / 15

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“tecvîd” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 87a … mle kenîseleri ma‘bedhâne-i müslimîn olup içinde âyîn-i Muhammedî olup tevhîd ü tecvîd kırâ’at olup salât-ı hamse edâ olunur. Hamd-i Perverdigâr bu fütûhâtlar, Sultân …
EÇS II 299a … rrâları vardır. Ammâ bi-emrillah Acem diyârına Kur’ân-ı azîmi kemâ hüve hakkahu tecvîd ile okumak verilmemişdir. Ekseriyyâ galat tilâvet ederler. Kelâm-ı izzetlerinde …
EÇS II 350b … rrâ ve dârü'l-hadîsi yokdur. Lâkin yine her câmi‘de cemî‘î ilm-i hadîs ve ilm-i tecvîd şeyhleri vardır. Ve cümle üç yüz dükkândır. Her esnâfı mevcûddur. Gerçi Türkist …
EÇS III 70b … mahsûs dârü'l-kurrâ yokdur, lâkin hâfız-ı Kur’ân'ı çokdur. Ammâ ilm-i kırâ’atda tecvîd ile kırâ’at-ı İbn Kesîr ve kırâ’at-ı seb‘a ve kırâ’at-ı aşere ve kırât’at-ı tak …
EÇS IV 201b … fza mukayyed olan fâzıl olamaz" deyü ilm-i hıfza takayyüd etmezler. Lâkin ilm-i tecvîd görülüp kırâ’ati üzre ve kırâ’at-i Ebû Ömer üzre râvîleriyle mahâric-i hurûfa r …
EÇS IV 378b–379a … ve medrese-i dârü'l-kurrâ yokdur. Ammâ cümle medreselerde ilm-i hadîs ve ilm-i tecvîd görülür. Lâkin ilm-i hıfz-ı Kur’ân-ı Azîm'e ol kadar mukayyed değillerdir. Zîrâ …
EÇS IV 387b … ldukda makâmıdır, derler ammâ hâlâ ziyâretgâh-ı erbâb-ı hâcâtdır. Ve dahi ilm-i tecvîd üzre {Hazret-i Kur’ân'ı} Cenâb-ı Kibriyâ tarafından Hazret-i Cibril-i Emîn Hazr …
EÇS IV 394b … lerinden Muhammed Cezerî ve İmâm Şâtıbî ve niçe bin mü’ellif ü musannifîn ilm-i tecvîd üzre sûre-i Fâtiha'yı tilâvet ederken lahn-ı hafî ve lahn-i celî etmeden ve on …
EÇS VI 140b Der-ayân-ı dârü'l-kurrâ-i huffâzân: Umûmisi üç aded yerde ilm-i tecvîd ile Hazret-i Kur’ân tilâvet olunur, lâkin sâ’ir bilâdın hâfızları gibi İbn Kesî …
EÇS VII 134a … kin medreselerinde ve derûn-ı şehrinde ulemâ-yı muhaddisânı çokdur. Lâkin ilm-i tecvîd ile Kur’ân-ı azîm tilâvet edüp İbn Kesîr ve Seb‘a kırâ’ati okur hamele-i hâfız- …
EÇS VIII 236a Der-dâru'l-ulûm, dâru'l-kurrâ-i hâfızân: Cümle üç yerde ilm-i tecvîd tilâvet olunur. Cümleden Darü'l-kurrâ câmiinde hâfız-ı Kur’ân gayet çokdur.
EÇS VIII 370b Der-şerh-i dâru'l-hadîs-i muhaddisân: Cümle bir yerde ilm-i hadîs ve ilm-i tecvîd tilâvet olunur, ammâ muhaddisi ve hamele-i hâfız-ı Kur’ân'ı meşhûr değildir. İl …
EÇS VIII 381b Der-tavsîf-i dâru'l-kurrâ-i huffâzân: Cümle üç yerde ilm-i tecvîd şeyh-i kurrâları vardır, ammâ vücûhât okur müsta‘id talebeleri yokdur. Ancak Ha …
EÇS X Y69a … m-i Tıb ve ilm-i Ferâyiz ve ilm-i Tefsîr ve ilm-i Fıkıh ve ilm-i Hadîs ve ilm-i Tecvîd (---) (---) ve ilm-i Hıfz (---) (---) ve ilm-i Tevhîd ve ilm-i Ledün ve ilm-i B …
EÇS X Y106b–Y107a diyüp tamâm ilm-i tecvîd üzre mahâric-i hurûfu kemâ hüve hakkuhu icrâ etdikden sonra, beyt: Y 107a