İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

tekellüm

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
107
isabet
99 cümle/beyitte
39,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
28 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi10743,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 107

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“tekellüm” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 5b 228. varakda İslâmbol içre tekellüm olunan cümle elsine-i muhtelifeleri beyân eder.
EÇS I 112b … izzât kendüleri dahi lehceleri Boşnak lisânı üzre fesâhat ü belâğat sâhibi olup tekellüm eder.
EÇS I 144a … rı Etrâk lisânıdır ammâ şehrinde hâsıl olan çelebileri fesâhat [u] belâğat üzre tekellüm edüp ulemâsı ve şu‘arâsı ve nebtîz şehrîleri vardır. Ve bu şehirde tarîk-i Celv …
EÇS II 231a–231b … er. Söze gelseler âkıbet-endîşâne ve dervîşâne bedî’u'l-beyân ve fasîhu'l-lisân tekellüm ederler kim nutk-ı dürer-bârları âdeme te’sîr edüp inşirâh-ı sadr [u] zevk-ı de …
EÇS II 255b–256a … kim hâlâ diyâr-ı Kuncistân'da ve Berberistân'da ve sa’ir karalar vilâyetlerinde tekellüm olunan elsine-i muhtelifelerdir. Tâ Tûfân-ı Nûh'a dek bu elsineler ile tekellüm …
EÇS II 255b–256a … tekellüm olunan elsine-i muhtelifelerdir. Tâ Tûfân-ı Nûh'a dek bu elsineler ile tekellüm edüp geçinirlerdi. Ba‘de't-tûfan Hazret-i {Nûh evlâdlarından Hâm ve Sâm ve Yâfe …
EÇS II 275a … kâre oldu, ammâ birimizin rûhu haberi olmadı. Bir aceb rumûz [u] künûz kuş dili tekellüm olundu" deyüp âlem-i hayretde kaldı.
EÇS II 288a … vveti kudreti gitmiş [ve] musâhabetden kalmış olurlar ve kelimâtları bu edâ ile tekellüm ederler.
EÇS II 300a ammâ erbâb-ı ma‘ârifi Fârisî tekellüm ederler.
EÇS II 320a … re Gürcîstân'ın Şavşad kavmi hudûdunda olmağıla re‘âyâ vü berâyâsı Gürcî lisânı tekellüm ederler.
EÇS II 320a–320b … 'den olup kitâb-ı İncîl ile zu‘m-ı bâtıl ederler ammâ cümlesi on iki lisân üzre tekellüm ederler. Gûnâ-gûn lehce-i mahsûsaları vardır kim birbirlerinin lisânların tercü …
EÇS II 320b–321a … ıska ve Akhısha {ve Akısha} derler. Zîrâ cânib-i erba‘asında elsîne-i muhtelife tekellüm eder benî Âdem çok olmağıla her biri bir lehce ile nâm komuşlardır ammâ Defterh …
EÇS III 29a … lisân-ı Arabî on iki lisândır. Her biri birinden mugâyir lehçe-i mahsûslarıyla tekellüm olunur ammâ cümleden fesâhat ve belâğat üzre lisân-ı Arabî ehl-i Mekke ve Tâ’if …
EÇS III 38b … âr ederler. Bu mahalde cümle keferelerdir ammâ aslâ lisân-ı Rûmî bilmeyüp Arabî tekellüm ederler ve yemîn etseler "Vahad Allah, bi-sırrı Hazret-i Şem‘ûn" derler. Ve bu …
EÇS III 42a–42b … leşlerin sırtlan kurdları çıkarup ba‘zı yerin yemişler. Meğer bu gulâmlar aslâ tekellüm etmediklerinden ilm-i simyâ ile hareket eder bir cemâd imiş. Ancak merhûm masra …
EÇS III 47a … lm-i hikmet verüp cemî‘i kûhlarda olan haşâyiş makûlesi kendüye lisân-ı hâl ile tekellüm edüp "Yâ Lokmân! Ben fülân derde dâ‘-i devâyım" derler idi. Hattâ ecele dermân …
EÇS III 79b … Amalak peydâ etdi derler. Bu lisânın fesâhat [ü] belâğatı şehr-i Rûm-ı Sivas'da tekellüm olunur. Millet-i Ya‘kûbî'dir. Ba‘dehû Hazret-i Mesîh'e îmân getirüp kavm-i Mesî …
EÇS III 79b … vm-i Mesîhâdan olup cümle İncîlî'dir. Bunlar dahi yedi fırka ve yedi lisân üzre tekellüm ederler. Ammâ cümlesi İsevî olmağıla İncîl'le amel edüp tilâvet-i İncîl ederler …
EÇS III 79b … rmenî'lerine Ya‘kûbî derler. Şâm'da ve Haleb'de ve Irâk'da cümle Ya‘kûbî lisânı tekellüm ederler. Ve âyîn-i bâtıl-ı bî-mezhebleri gayri gûnedir. Lisân-ı Ya‘kûbî dahi ma …
EÇS III 83a … n cüvânı ve mahbûbesi memdûhdur. Ahâlîsi lisân-ı Kürd ve Türk ve Ermenîce fasîh tekellüm ederler. Re‘âyâsı cümle Kürdî ve Ermenîlerdir.
EÇS III 97b … alım. Olmaya illâ hayr" deyü gemici ıstılâhâtlarıyla niçe gûne elfâz-ı keştîbân tekellüm edüp aslâ bu kelâma Kapudan Alî Paşa gûş dutmayup bu nasîhat-âmîz kelâmları gûş …
EÇS III 114a … ir ve Eflâk ve Boğdan ve Bulkardır. Ve cümle halkı fasîh Eflâk ve Bulkar lisânı tekellüm ederler.
EÇS III 125a … ümâlarında bir gûne kelimât [u] ıstılâhât peydâ edüp yine birbirleri mâbeyninde tekellüm ederler, herkes anlayamaz. Ol kelimâtlardan ba‘zısı bu lûgatlardır. Evvelâ:
EÇS III 125b … üp yine kendileri anlar ammâ beyne'n-nâs yine meşhûr-ı âfâk olan kelimâtlar ile tekellüm dahi ederler. Dobruca ve Deliorman kavmi birer gûne başka kavmdir. Lâkin şecî‘ …
EÇS III 131a … î Bulgar güzeli çokdur. Ve ahâlîsi elvân çuka libâslar giyüp Bulkar lisânı dahi tekellüm ederler. Zîrâ re‘âyâsı cümle Bulgardır.
EÇS III 146b–147a … lah mahallinde tavsîf olunur. Ve ekseriyyâ halkı Bulgarca ve Voynıkca ve Sırfca tekellüm ederler. Zîrâ lisân-ı Bulgar bu şehirde iştihâr bulmuşdur. 147a Ve ol lisân-ı …
EÇS III 174b–175a … ünde nûr lem‘a urur. Sözünde letâfet u zarâfet u nezâfet olup dürr-i şehvâr-vâr tekellüm eder. Gâyetü'l-gâye fesâhat u belâgât sâhibi cân-ı cânân bir sâhib-i iz‘ân ve s …
EÇS IV 194b Lehce-i mahsûs-ı Kürdistân: Ahâlîsinin lisânları Kürd ve Türk lisânı üzre tekellüm ederler, ammâ ba‘zı ıstılâhlarında niçe gûne kelâmları var. Meselâ; "hele met s …
EÇS IV 203a … e cüvânları var. Şark diyârı olmağile kelimât-ı örfiyede fesâhat u belâgat üzre tekellüm etdiklerinde uşşâk-ı dil-figâr hayât bulur. Her cünbiş [ü] harekâtları ve reftâ …
EÇS IV 207a–207b … kendüleri "Men şöyle demişem" "Men heze böyle dememişem" deyü şark lisânı üzre tekellüm etdiklerinden nedîm-i yâr-ı gâr-ı hâslarından Kahvecizâde nâm bir mukallidi var …
EÇS IV 208b … îd olup cümle halkı lisân-ı Kürdî ve Türkî ve Arabî ve Acemî ve lisân-ı Yarmenî tekellüm ederler. Talâkat-ı lisânda gâyet fusehâ-yı büleğâdan kimesneleri vardır. Ve gây …
EÇS IV 226b … tîklerdir ammâ bu kavmin mâbeynlerinde bir gûne fesâhat ü belâğat üzre nâzikâne tekellüm olunur ındiyyât elfâz-ı dürer-bârları vardır, anı gayrı diyâr Ekrâdları fehm id …
EÇS IV 315b … dan birbirleriyle nâzikâne lisân-ı Pârsî güft [ü] gû ederler ammâ lisân-ı Arabî tekellüm etmede dahi gûyâ İmrü'l-Kays ve Monlâ Câmî'dirler ve ekserî ulemâdırlar.
EÇS IV 374b … -i Humeydiyye derlerdi. Tâ Hazret-i Yûnus'dan berü îmâna gelüp Kürd lisânı üzre tekellüm eder kavm-i kesîr idi.
EÇS IV 374b … olup lisân-ı Ekrâd'ı anın ta‘lîmiyle kavm-i Humeydî'den (---) (---) nâm kimesne tekellüm etdiği şehr-i Nenîvâ bu şehr-i Akra'ya iki konakdır. Hâlâ ol kadar imâr değildi …
EÇS IV 380b Ve lisân-ı Ardalân, gerçi fesâhat üzre tekellüm eder görünürler ammâ tahfîf-i kelâmları çokdur. Meselâ "Âb bidih= Su ver" diyec …
EÇS IV 380b … 'l-lisân necâsetün" demişler, ammâ lisân-ı Ekrâd'da dahi fesâhat ü belâğat üzre tekellüm eder kavm-i Ekrâd-ı Hızre ve kavm-i Ekrâd-ı Şirvân ve kavm-i Ekrâd-ı (---) (--- …
EÇS IV 380b Ammâ bunlardan dahi ziyâde fesâhat ü zarâfet ü selâset üzre tekellüm eden kavm-i Ekrâd-ı İmâdiyye-i Behdînân'dır. Bu kavm-i İmâdiyye'nin ulemâ-yı âm …
EÇS IV 391a … neslindeniz." deyü iddi‘â ederler. Ve lisânlarında dahi ba‘zı lûgatları Fârisî tekellüm ederler. Ve ol Dârâhiyye kazâsının âb u hevâsında gâyet hoş-hevâ olup kûh-ı bâl …
EÇS IV 393b … ldik, hüküm senin." deyü gûnâ-gûn lisân-ı belâğatle İblîs huzûr-ı Resûlullah'da tekellüm edüp hâmûş oldukda ervâh-ı tayyibe,
EÇS IV 403a … esi fesâhat üzre Kürd lisânının envâ‘ın bilirler ve zarâfet üzre lisân-ı Fârisî tekellüm ederler ve belâğat üzre Mevâl Urbânı gibi Arabî kelimât ederler ve lisân-ı Erme …
EÇS V 3b … sm ile ma‘rûf bir şehirdir. Gerçi Kürdistân'dır, ammâ cümle halkı lisân-ı Arabî tekellüm ederler, ammâ Kürdî ve Türkmanî ve lisân-ı Ermeni dahi bilirler. Ve bir hâkim-i …
EÇS V 8a … r merd-i Hudâ iseniz sizden emîn olalım. Hemân yol alup gidelim" deyüp lütf ile tekellüm edince birisi belinden kılıcın çözüp,
EÇS V 121a … Erdel diyârı ile müşâ olup dâ’imâ Macar ile bey‘ [ü] şirâ etdiklerinden Macarca tekellüm ederler.
EÇS V 130a … t çokdur. Cümle halkı Boşnakca ve Türkçe ve Sırf ve Latin ve Hırvad ve Bulgarca tekellüm ederler.
EÇS V 131b–132a … sânları yine Latin lisânına yakındır, ammâ bir gûne ıstılâhât [u] ibârâtlar ile tekellüm ederler kim niçe kelâmları nesir ve manzûm vaki‘ olur. 132a
EÇS V 168a Bu şehir halkı cümle Rûmeli kavmidir. Çokluk lisân-ı Bosnevî tekellüm etmezler. Ekseriyyâ Arnavud lisânın ve Türk lisânın tekellüm ederler. Cümle çuk …
EÇS V 168a … uk lisân-ı Bosnevî tekellüm etmezler. Ekseriyyâ Arnavud lisânın ve Türk lisânın tekellüm ederler. Cümle çuka esvâblar geyüp serhadli kürk ve semmûr alçak tâclı kırmızı …
EÇS VI 9b … rı ve bizzât kralları re‘âyâlarına "yuram", ya‘nî "ağam, cânım" deyü ta‘zîm ile tekellüm ederler. Cümle kitâb-ı İncîlî ve millet-i Mesîhiyye'dendirler, ammâ putperest d …
EÇS VI 38a … hre Ofçabolu vilâyeti karîb olmağile bu şehir halkı Yörük kavmi lehçesiyle dahi tekellüm ederler. İnşâallâh lisân-ı Yörük dahi mahalliyle tahrîr olunur.