ve İslâmbol kurbünde tâ Silivri kal‘asına varınca mezkûr kırk kişi şebhûnlar ed …
Andan ılgar ile Tekirdağı ve İslâmbol kurbünde tâ Silivri kal‘asına varınca mezkûr kırk kişi şebhûnlar edüp bu kadar mâl-ı ganâyim [ve] üsârâlar alup ve niçe yolların ahvâline vâkıf olup mansûr [u] muzaffer yedi günden yine kelekler ile karşu Kapudağı nâm mahalle ubûr edüp bu kadar mâl-ı ganâyim ile şehr-i Bursa'ya dâhil olup cümle asker-i İslâmın demâğına lezzet hâsıl olup niçe kerre gemilerle Rûm tarafına geçüp niçe yüz kurâ ve kasabât ve kılâ‘lar feth [u] fütûh edüp her bâr İslâmbol'un cânib-i erba‘asın gâret ü alan tâlân kâfirlerin nâlân [u] giryân ve esîr-i bend-i hicrân edüp anlara mukâbil bir düşman gelmek ihtimâlleri yok idi. Ve şikâr etdükleri dûşîze ve bâkire duhterleri akd-i nikâh ile merbût edüp tenâsül buldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23b ·
metinde göster ·
"Tiz şehr-i Kostantîn içre bir müselmân kalmasın yohsa cümlesin kırarım" deyü {ümmet-i Muhammed'e} bir gün mehil verüp kimi berren ve kimi bahren İslâmbol'dan çıkup Edirne ve Tekirdağı câniblerine gelirken akîblerince kemîngâhlar içre kefereler âmâde olup hayli ibâdullâhı gâ’ib edüp şehîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24b ·
metinde göster ·
Niçe feth [u] fütûhâtdan sonra Kandiye kal‘asın ve Kamaniçe kal‘asın feth edüp (---) sene sadâret-i uzmâda mu‘azzez ü mükerrem olup câm câm bâde-i nâbı nûş ederek sene (---) târîhinde Edirne ile Tekirdağı mâbeyninde Karabüber nâm âdemin çiftliğinde câm-ı eceli nûş edüp na‘şın İslâmbol'da pederi Köpürlü Mehemmed Paşa cenbinde defn edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 81b ·
metinde göster ·
… eçeli hünkâr kapucusu ve yeniçeri çukadârı ve yüz aded iç huddâmları vardır. Ve
Tekirdağı
şehri bu hekîmbaşılara ber-vech-i arpalık ihsân olunmuşdur. Hukemâların pîrleri …
Birdir ve beş yüz akçe mevleviyyet ile hâkimdir. Örf-i izâfeti ve saçaklı abâyîsi ve muhzırları ve keçeli hünkâr kapucusu ve yeniçeri çukadârı ve yüz aded iç huddâmları vardır. Ve Tekirdağı şehri bu hekîmbaşılara ber-vech-i arpalık ihsân olunmuşdur. Hukemâların pîrleri Hazret-i Zünnûn-ı Mısrî'dir. Mısır meliki Mukavkıs, Hazret-i Risâlet'e gâyet mahabbet edüp her bâr Hazret'e elçi gönderüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157b ·
metinde göster ·
… câs-ı Mardin ve emrûd-ı Âzerbâycân ve dud-ı Arabgîr ve engûr-i İzmir ve vişne-i
Tekirdağı
ve tüffâh-ı Kocaeli ve gügüm-i Tımışvar ve şeftâlû-yı İslâmbol ve kızılcığ-ı Çu …
Esnâf-ı hoşâbcıyân: Dükkân 500, neferât 700, bunlar tahtırevânlar üzre münakkaş dükkânlarda azîm kalaylı badyalar ve tıhtâb ve pirinc tâslar ve fağfûrî ve mertebânî kâse-i Çînler ile dükkânların müzeyyen edüp gûnâ-gûn müsmirât-ı yâbis hoşâblarından kayısı ve zerdâlû ve âlû-yı Buhârâ ve encâs-ı Mardin ve emrûd-ı Âzerbâycân ve dud-ı Arabgîr ve engûr-i İzmir ve vişne-i Tekirdağı ve tüffâh-ı Kocaeli ve gügüm-i Tımışvar ve şeftâlû-yı İslâmbol ve kızılcığ-ı Çubuklu Bâğçe, bunun emsâli gûnâ-gûn memdûh müsmirâtdan mümessek ü mu‘amber hoşâblar edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 171b ·
metinde göster ·
… l ve paçoz ve yılarya ve ista[v]rid ve istaride ve kolyoz ve atrina ve hapsi ve
tekir
ve çuçurya ve iskorbid ve gelincik ve kaya ve çiroz ve gümüş ve horosya ve tirk …
Mâ‘adâsı İslâmbol Boğazı'nın iki tarafında dörder servi direkleri üzre dalyanlardır. Bunlar mevsiminde uskumru balığı ve palamide ve alakerde ve fıçıda ve kefal ve paçoz ve yılarya ve ista[v]rid ve istaride ve kolyoz ve atrina ve hapsi ve tekir ve çuçurya ve iskorbid ve gelincik ve kaya ve çiroz ve gümüş ve horosya ve tirkis ve lüfer balıkları gibi niçe yüz bin isiml[er]i ma‘lûmumuz olan balıkları sayd edüp öşrün balık emînine verüp kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 174a ·
metinde göster ·
… midye pilâvı dahi lezîz ta‘âmdır. Ammâ mâhîlerde uskumru ve pisi ve nîlûfer ve
tekir
[ve] kızıl kalkan balığına aşk olsun kim anı tamâm yiyen âdemden âdem çıkar esk …
Ve hâlis su zeytûn yağıyla midye pilâvı dahi lezîz ta‘âmdır. Ammâ mâhîlerde uskumru ve pisi ve nîlûfer ve tekir [ve] kızıl kalkan balığına aşk olsun kim anı tamâm yiyen âdemden âdem çıkar eski balıkdır. Ammâ kalaklı ve kulaklı kalkan ve kefal balığına dahi aşk olsun kim anın hakkında "Ekeltü's-semekete hattâ re’sihâ" derler. Hakîkat cümle mâhîlerin başları ve âdem balığının kertiği başı lezîzdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 175a ·
metinde göster ·
Esnâf-ı âşcıyân-ı balıkbâzârı: Dükkân 500, neferât 900, cümle Rûm kefereleridir. Gûnâ-gûn balıkları pâk kalaylı tavalar içre balıkların tabî‘atına göre kimisin tereyağıyla, kimisin say yağıyla kimin şîr-i revgan yağıyla ve kimin Mısır ve Tekirdağı beziryağıyla pâk pişirüp dükkânlarında pâk peşkinlerinde leğenleri ve pâk ibrîkler ve pâk makremeler ile mâhpâre ve mâh-cebîn(?) gulâmlar hidmet eder. Nâzük kefal balığı çorbası ve midye pilâvı ve istiridye ve taraklar pişirüp kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 175a ·
metinde göster ·
ve İslâmbol'u ve Terkoz'lara varınca şebhûnlar edüp mâl-ı ganâyimler ile muğten …
Ba‘dehu Süleymâ[n] Paşa Tekirdağı ve İslâmbol'u ve Terkoz'lara varınca şebhûnlar edüp mâl-ı ganâyimler ile muğtenim olup âhir Süleymân Beşe Bolayır nâm mahalde bir kaza doğan salup ardı sıra at sürerken kazâ ve kader tekerlenüp gerdeni münkesir olup merhûm oldukda Bolayır kasabasında câmi‘inde (---) ile medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176b ·
metinde göster ·
… ır. Bunlar dahi ağalarıyla pür-silâh olup ubûr ederler. Unkapanı'nın taşrasında
Tekirdağı
iskelesinde Sultân Bâyezîd'in buğday anbârı ve Cübbealîkapusu'nun hâricinde kal …
On yedinci, evsâf-ı kilar emîni: Ağaları birdir, neferâtları bindir, kilar-ı hâssa Bâğçekapusu'nun hâricinde bir kilar-ı azîmdir kim içinde hulviyyât ü zülbiyyât ve katr-ı nebât bulunur, kilar-ı hâssadır. Bunlar dahi ağalarıyla pür-silâh olup ubûr ederler. Unkapanı'nın taşrasında Tekirdağı iskelesinde Sultân Bâyezîd'in buğday anbârı ve Cübbealîkapusu'nun hâricinde kal‘a dîvârına muttasıl Süleymân Hân'ın buğday anbârı dahi bu kilar emîni 177b nezâretindedir, ammâ mütevellîler hükmündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177a–177b ·
metinde göster ·
… uk emîni: Ağa bir, neferât 200, bu matbah emîni (emîni) tarafından pâdişâh içün
Tekirdağı
ve Malkara ve Hayrabolu ve'l-hâsıl yetmiş kadılık yerde tavuğa bağlı kurâlar va …
{Yigirmi (---) ci, tavuk emîni: Ağa bir, neferât 200, bu matbah emîni (emîni) tarafından pâdişâh içün Tekirdağı ve Malkara ve Hayrabolu ve'l-hâsıl yetmiş kadılık yerde tavuğa bağlı kurâlar vardır, anlardan beher sene on iki kerre yüz bin tavuk cem‘ olup matbah-ı âmire'ye gelir azîm hidmetdir}. Ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177b ·
metinde göster ·
… e talazlı ve peleng ve çıbar ve şeber ve kızıl ala ve darkıl ala ve kara ala ve
tekir
ala ve çakır ala ve habâr ala ve sâde kut ve tâclı kut ve çakşırlı kut, bu kada …
Bu gûne taklabâz, pal ve şeber ve cevizi ve Şâmî ve Mısrî ve Bağdâdî ve münakkat ve alara ve martolos ve demkeş ve saya ve talazlı ve peleng ve çıbar ve şeber ve kızıl ala ve darkıl ala ve kara ala ve tekir ala ve çakır ala ve habâr ala ve sâde kut ve tâclı kut ve çakşırlı kut, bu kadar elvân kebûter hümâmları besleyüp kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 190b ·
metinde göster ·
… ı tatlı bozacıyân: Pîrsizleri yine Salsâl'dır. Dükkân kırk, neferât 105, bunlar
Tekirdağı'nın
darısından bir gûne beyâz süd gibi boza yaparlar kim gûyâ bir kâse cüllâb-ı hoş …
Esnâf-ı tatlı bozacıyân: Pîrsizleri yine Salsâl'dır. Dükkân kırk, neferât 105, bunlar Tekirdağı'nın darısından bir gûne beyâz süd gibi boza yaparlar kim gûyâ bir kâse cüllâb-ı hoş-güvârdır. Niçe kerre tecrübe içün makremelere komuşlardır, aslâ bir katre akmaz böyle koyu bozadır. Ekser ulemâ ve meşâyih nûş ederler. Hâmile hâtûnlar içse batnında evlâdları ten-dürüst olup vaz‘-ı hamlden sonra nûş etse südü çok olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b ·
metinde göster ·
… gama-yı hısn-ı hasîn ve kal‘a-i Ezremid ve kal‘a-i Çemennik ve Aşlona hisârı ve
Tekirdağı
hisârı ve kal‘a-i Bolayır, be-dest-i Süleymân Paşa ibn Orhân Gâzî, yine Bolayır …
Kal‘a-i Mudurnu ve kal‘a-i Kocaili ve kal‘a-i İznikmit ve kal‘a-i Yalakâbâd ve kal‘a-i Bursa ve kal‘a-i İznik ve kal‘a-i Taraklı ve kal‘a-i Bolu ve kal‘a-i Göynük ve kal‘a-i Karesi ve kal‘a-i Balıkesrî ve kal‘a-i Bergama-yı hısn-ı hasîn ve kal‘a-i Ezremid ve kal‘a-i Çemennik ve Aşlona hisârı ve Tekirdağı hisârı ve kal‘a-i Bolayır, be-dest-i Süleymân Paşa ibn Orhân Gâzî, yine Bolayır'da yatar, rahmetullahi aleyh. Bu kal‘alar feth olup ibtidâ Hacı Bektâş-ı Velî ta‘lîmiyle yeniçeri askeri nasb olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 232b ·
metinde göster ·
… beri nef‘i tecrübe olunmadadır. Ve birer karışdan ziyâde kırmızı başlı kızılca
tekir
balığı kızılbaşlı olmağıla bu dahi lezizdir. Ve kaloz balığı ve erba‘înde uskum …
Mâhîlerinin memdûhâtların beyân eder: Evvelâ cümleden levrek balığı ve kefâl balığı gâyet kalaklı balıkdır ve kalkan balığının kalağı yokdur. Ammâ âh cânım kalkan balığı gâyet lezîzdir. Nisâ tâ’ifesi yiseler elbette hâmile kalır. Devr-i Âdem'den beri nef‘i tecrübe olunmadadır. Ve birer karışdan ziyâde kırmızı başlı kızılca tekir balığı kızılbaşlı olmağıla bu dahi lezizdir. Ve kaloz balığı ve erba‘înde uskumru balığı ve niçe bin elvân mâhîleri vardır. Ammâ memdûh olan zikr olunan balıklardır. Bunlardan ziyâde muhabbet edüp üzerine bin cân ile kurbân olup bey‘ [u] şirâsı mahallinde ceng [ü] cidâl edüp kan etdikleri mâhî cânım hapsi balığıdır. Rûz-ı hamsînde zâhir olduğiyçün hamsi balığı derler ve hamsîn gününde çıkmasının sebebi İskender-i Kübrâ asrında bir üstâd-ı kâmil gelüp ruhbân ve bıtrîklere gıda olsun içün Moloz kapusundan taşra derya içinde bir amûd üzre bir hamsi balığı sıfatında bir tuç balık tılsım edüp rûz-ı hamsînde ol mâhîden bir sadâ zâhir olunca Karadeniz'de olan cümle hamsi balıkları Tarabefzûn limanına gelüp sâhil-i bahre düşerler. Ba‘dehû Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rahm-i mâderden rûy-ı dünyâya kadem basdıkda niçe bin mutalsamât u âteş-gede-i Nemrûd sönüp mutalsamlar münhedim olup bu hamsi tılsımı dahi yıkılup deryâya düşer. Lâkin deryâya müte‘allık tılsımât olmağıla hâlâ ameli nâfiz olup her sene yevm-i hamsînde hapsi mâhîleri karaya düşdükde yâhûd meneksile nâm kayıklarla mâl-â-mâl iskeleye geldikde balık dellâlları vardır, bu lisân ile nidâ eder: "Ey muhterûn, ey muhterûn. Esi çıfata zûn, den hurdesin, samur bâdâ taraşa, ey lefte karûn, ahnı kulup ipsarya, ala pamun, ey ümmet-i Muhammet ala pamun" deyüp bir gûne mürver ağacından boruları var. Bir kere sûr urunca azamet-i Hudâ eğer cemâ‘atle namâzı kılar istimâ‘ ederse ol ân namâzı bırağup hamsi balığına segirdirler. "Namâz bulunur ammâ hapsi bulunmaz" deyü câmi‘de imâm ve mü’ezzin dahi namâzı bozup "Ahçacuğumla bir makrama hapsi var" deyü ol nâzik sırmalı makramalara balığı koyup reftâr ederek balığın suyun akıdup giderken ba‘zılar balığın suyu akdığına acıyup "Bre palığın suyın ya ne akıdırsın, suyına bir pilavcık salsana" deyü birbirlerine 253a latîfe ederler. Yine murâd olan latîfedir. Bir kerre Çiço Hüseyin nâm bir kimesne ehliyle halet-i muhammışda ala-vere safâsında iken {balık dellâlının boru çalduğun istimâ‘ edüp} ehlinden balığın çeküp alıp uçkurun bağlayarak iskele başına gelüp hapsi balığı aldığı meşhûrdur, ammâ hakîr görmedim. Lâkin bir kerre balık meneksile borusu çalınınca (---)(---) hammâmından beş dâne uryân âdemler arak-âlûd olup har har soluyarak balık kayığına cân atup bellerindeki peştemâllarına balığı doldurup avret yerleri zâhir olur. Balıkçı bunlardan akçe isteyüp uryân âdemde akçe olmamağla balıkçıya kefîl vermiş. Balıkçı "Balık emîni kefîl ve yemîn almaz, hemân akçedür" deyince "Bre âdem, işte şu âdemler şâhid olsun imanım sana verdim" dermiş. Balıkçı da "Ben, kendim namâzlı îmânımdan bezdim, al benimki de senin olsun" demiş. Bu gûne hapsi balığı latîfeleri Tarabefzûn şehir oğlanları zurefâsı mâbeyninde darb-ı mesel olmuş latîfeler vardır. Ve yine Tarabuzun zurefâları Çiço re‘âyâlarına ulaşup derler kim, Tekerleme:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 252b–253a ·
metinde göster ·
… ğimiz yerlerde dört Ereğli vardır. Bir Rûmeli'nde İslâmbol kurbunda Silivri ile
Tekirdağı
mâbeyninde Tekirdağı Ereğlisi, bir liman-ı azîmli kal‘a-i köhne-âbâddır. Biri d …
Devlet-i Âl-i Osmân'da seyâhat etdiğimiz yerlerde dört Ereğli vardır. Bir Rûmeli'nde İslâmbol kurbunda Silivri ile Tekirdağı mâbeyninde Tekirdağı Ereğlisi, bir liman-ı azîmli kal‘a-i köhne-âbâddır. Biri dahi Kastamonu hâkinde Karadeniz sâhilinde Akçaşâr ile şehr-i Bartın mâbeyninde Bartın Ereğlisi derler ve Sarıhan Ereğlisi, harâbe olmadadır, amma bu Karamân Ereğlisi Hazret-i Resûl-i Kibriyâ'nın Hazret-i Ömer'e verdiği ağzı yârı mu‘cizesiyle ve Hazret-i Sultânu'l-ulemâ ve Celâleddîn-i Rûmî Mevlânâ'nın nazargâhı olması sebebiyle günden güne terakkîde olup ma‘mûr [u] âbâdân olmadadır. İbtidâ bânîsi be-kavl-i Tevârîh-i Yanvan Hazret-i Sâm b. Nuh aleyhi's-selâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 16a ·
metinde göster ·
… reğli vardır. Bir Rûmeli'nde İslâmbol kurbunda Silivri ile Tekirdağı mâbeyninde
Tekirdağı
Ereğlisi, bir liman-ı azîmli kal‘a-i köhne-âbâddır. Biri dahi Kastamonu hâkinde …
Devlet-i Âl-i Osmân'da seyâhat etdiğimiz yerlerde dört Ereğli vardır. Bir Rûmeli'nde İslâmbol kurbunda Silivri ile Tekirdağı mâbeyninde Tekirdağı Ereğlisi, bir liman-ı azîmli kal‘a-i köhne-âbâddır. Biri dahi Kastamonu hâkinde Karadeniz sâhilinde Akçaşâr ile şehr-i Bartın mâbeyninde Bartın Ereğlisi derler ve Sarıhan Ereğlisi, harâbe olmadadır, amma bu Karamân Ereğlisi Hazret-i Resûl-i Kibriyâ'nın Hazret-i Ömer'e verdiği ağzı yârı mu‘cizesiyle ve Hazret-i Sultânu'l-ulemâ ve Celâleddîn-i Rûmî Mevlânâ'nın nazargâhı olması sebebiyle günden güne terakkîde olup ma‘mûr [u] âbâdân olmadadır. İbtidâ bânîsi be-kavl-i Tevârîh-i Yanvan Hazret-i Sâm b. Nuh aleyhi's-selâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 16a ·
metinde göster ·
Ve bu Çorlu şehrinin kıblesinde kenar-ı bahr-i Rûm'da şehr-i
Tekirdağı
bir konakdır ve cânib-i şimâlinde şehr-i Kırkkilise dahi bir konakdır. Cânib-i …
Ve bu Çorlu şehrinin kıblesinde kenar-ı bahr-i Rûm'da şehr-i Tekirdağı bir konakdır ve cânib-i şimâlinde şehr-i Kırkkilise dahi bir konakdır. Cânib-i garbında Edirne dörd konakdır. Ammâ canib-i erba‘ası gâyet ma‘mûr kurâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 107a ·
metinde göster ·
Evvelâ ze‘âmet-i mîr-i İhtimân 900, ze‘âmet-i mîr-i Vize 300, ze‘âmet-i mîr-i yürükân-ı Yanbolu 535, ze‘âmet-i mîr-i Tekirdağı 600, ze‘âmet-i Na‘ldöken 335, ze‘âmet-i kapudan-ı Kavala üçer pâre yarar kalita sâhibidir, 40412 ze‘âmet-i bahâsıdır, üç bin voynuk keferesiyle der-i devletde emîr-i âhûr ağa hizmetinde Kâğıthâne çayırında üç ay pâdişâhın atların bekleyüp hizmet ederler. Ve ze‘âmet-i defterhâ-yı Rûmeli 52000. 138b Bu bâlâda tahrîr olunan sekiz aded mîr-i yürükân ze‘âmetlerinin ve Kavala emîr-i ze‘âmetinin kânûn-ı Süleymân Hân üzre cebelüleriyle cümle kâhice deryâda tuğyân-ı kefere olursa üç pâre kadırgasıyla kapudan paşa ile sefer eşer, kânûn budur. Ammâ paşa sancağı ki, Sofya şehridir, yalnız bu sancakda cümle ze‘âmet 322 adeddir ve timar cümlesi 1782 adeddir. Bunlar dahi kânûn üzre cebelüleriyle hîn-i gazâda üç bin güzîde asker olur. Sağ kol ve sol kol beğleri ta‘bîr ederler cümle Rûmeli eyaleti zu‘amâ ve erbâb-ı timarına ve cemî‘i alaybeğlerine hükm-i hükûmet edüp meterise ve gayri mesâlihe asker kolunan bunlardır. Ve sekiz aded mîr-i yürükânın askerlerine top-keşân câmûsların koşdurup top çekdirüp top çitleri urduran, iktizâ ederse yürükânı öldüren iki aded sağ ve sol kol beğleridir kim hîn-i gazâda hüküm bunlarındır. Rûmeli vezîri değil sa‘âdetlü pâdişâh dahi bu iki âdemin emrine râmdır, zîrâ bunlar ceng eri olmağıla şeb [u] rûz âteş içinde cân u bâş oynadırlar, müstakil beğlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 138a–138b ·
metinde göster ·
… z'e munsab olur. Kızıladalar ve Marmara cezîresi bu bahr-i Rûm içindedir. Hattâ
Tekirdağı
ve Gelibolu bu halic-i Rûm sâhilindedir. İslâmbol'un Sarâyburnu'ndan Akdeniz bo …
Bu mahalle bahr-i Rûm ta‘bîr etdiklerinin aslı Bahr-i siyâh ile bahr-i Sefîd'in iki boğazı mâbeyninde bir küçük buhayredir. Ammâ aslı Karadeniz'den gelüp Akdeniz'e munsab olur. Kızıladalar ve Marmara cezîresi bu bahr-i Rûm içindedir. Hattâ Tekirdağı ve Gelibolu bu halic-i Rûm sâhilindedir. İslâmbol'un Sarâyburnu'ndan Akdeniz boğazına varınca tûlu iki yüz mildir. Ammâ arzı yetmiş ve seksener mildir. Ammâ İzmit Körfezi ve Gemleyik Körfezi bu bahr-i Rûm'dan iki kulakdır. Anadolu tarafında Darıca ve İzmit mukâbelesinde Kazıklı ve Değirmanderesi ve Halıdere ve Yalova ve Gemleyik ve Mudanya ve Mihalıç ve İdincik ve Bandırma ve Erdek ve Kapudağı ve Boğaz ve Lapseki nâm kasaba-i mezkûr cümle bu bahr-i Rûm kenarında gâyet ma‘mûr kasabalardır. 147b Ve bu bahr-i Rûm'a Anadolu ve Rûmeli cânibinde yüz beş aded nehirler mahlût olur. Be-kavl-i Papamunta. Amma bu Rûmeli tarafında nehr-i Arda ve Tuna ve nehr-i Meriç üçü bir olup bahr-i Rûm'a mahlût oldukda bu nehirden gayri ulu su yokdur. Hattâ Enez'den Gelibolu ve İzmir firkateleri girüp tâ Edirne'ye gelüp yanaşırlar. Tâ bu mertebe nehr-i Meriç ulu nehr-i azîmdir. Ammâ bu Saruhânbeğli merkûmun altında ibtidâ tulû‘u olmağıla azdır. Giderek amîk u arîz olur. Lâkin memdûh değildir. Zîrâ demir ma‘âdinlerinden gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 147a–147b ·
metinde göster ·
… yâra mahsûs değildir. Ve kirazı ve vişnesi vardır, ammâ İslâmbol kirazı gibi ve
Tekirdağı
vişnesi gibi danedâr ve âbdâr değildir. (---)(---)(---)(---)(---)
Me’âl-i kelâm oldur kim bu bâlâda tahrîr olunan evliyâ ve enbiyâların râyiha-i tayyibeleri cümle Malatıyye şehrinin Aspuzusu bâğı meyvelerinde mevcûddur. Husûsan bu bâğ-ı İrem içinde Seyyid Battâl Ca‘fer Gâzî'nin rahm-ı mâderden müştakk olduğu beytü'l-hazeni içre olan gûnâ-gûn râyiha-i tayyibe, varan züvvârların bînîlerin mu‘attar eder. Husûsan bu maskat-ı re’s-i {Seyyid Battâl} hânesi tarafında olan engür-i gûnâ-gûn bir diyârda yokdur. Hatta dürbülü üzüm sarması ve köfter badem kırması ve üzüm şırası ve basdığı ve üzümlü tarhanası bir diyâra mahsûs değildir. Ve kirazı ve vişnesi vardır, ammâ İslâmbol kirazı gibi ve Tekirdağı vişnesi gibi danedâr ve âbdâr değildir. (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 196a ·
metinde göster ·
… r İslâmbol'un Yeni câmi‘'in altun yaldızlı minâreleri ve Yedikulle kulleleri ve
Tekirdağı
şehri ve Gelibolu şehri ve cânib-i şarkda Kütâhiyye şehri ve Tavşanlı kasabası …
Menzil-i Kulle-i cihân-nümâ: Tâ zirve-i a‘lâsında aslâ kar duramaz. Belki âdem bile rîh-i sarsarın şiddetinden duramaz, ammâ bu kulleden aşağı niçe bin yıllık kar-ı rahmet içinde âb-ı zülâl dedikleri kar kurdu bulunur. Bu Kulle-i cihân dedikleri mahal bir sivri püşte kayadır. İçinde papasların mağârâları olduğundan Keşiş dağı derler. Evc-i âsumâna kad çekmiş bu cebel-i Ruhbân'ın zirve-i a‘lâsıdır kim altında sevâd-ı azîm Bursa aslâ ve kat‘â görünmeyüp Hudâ âlimdir İslâmbol'un Yeni câmi‘'in altun yaldızlı minâreleri ve Yedikulle kulleleri ve Tekirdağı şehri ve Gelibolu şehri ve cânib-i şarkda Kütâhiyye şehri ve Tavşanlı kasabası ve niçe kasaba ve kurâlar beşer altışar konak ba‘îd olan yerler cümle bu cebel-i Ruhbân'dan görünür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 85a ·
metinde göster ·
ve tâ Silivri'ye ve İslâmbol kapularına varınca kılıç urup gazâ mâlıyla bu Çârd …
Ve cümle on yedi aded mihrâbdır, ammâ cümleden kârgîr kubbe-i azîmi kurşumlu Ece Ya‘kûb câmi‘i, ma‘mûr u müzeyyen ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik câmi‘-i kâr-ı kadîmdir. Bu câmi‘ sâhibi bu hakîrin cedd-i izâmları birâderlerindendir kim silsile-i nihâyetleri Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî hazretlerine andan Muhammed-i Hanefî'ye andan İmâm Bâkır ve on birinci imâm Hüseyin'e müntehîlerdir. Ulu gürbüz er dilâver ve server-i hünerver kimesnelerden idi kim Süleymân Paşa ibn Orhân Gâzî ile bu Ece Ya‘kûb ve Kara Mürsel ve Kara Koca yetmiş kişiyle bunlar Kapudağı burnundan deriden tulum sallar ile Rûm'a ibtidâ geçüp ibtidâ İpsala'yı feth edüp ibtidâ salât kıldıklarından, "İbtidâ salâ"dan galat İpsala derler. Andan tâ Tekirdağı'na ve tâ Silivri'ye ve İslâmbol kapularına varınca kılıç urup gazâ mâlıyla bu Çârdâk'daki câmi‘i binâ edüp hâlâ nezâreti bu hakîr üzredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 89b ·
metinde göster ·
… fı olmağile mütevellîsi hâkim-i örfîdir ve hükûmet-i şer‘îsi yüz elli pâyesiyle
Tekirdağı
kazâsı hekîmbaşıların olmağile bu Eynecik kazâsı gâhîce ana ilhâk olur kazâdır.
Sâhil-i Bahr-i Rûm'da (---) bir kasaba-i ma‘mûrdur kim Sultân Bâyezîd ve Sultân Selîm Hân-ı Evvel vüzerâlarından Hazret-i Ebâbekr-i Sıddîk'ın ırk-ı tâhirinden olan Vezîr Kara Pîrî Paşa binâsıdır ve hâlâ anın evkâfı olmağile mütevellîsi hâkim-i örfîdir ve hükûmet-i şer‘îsi yüz elli pâyesiyle Tekirdağı kazâsı hekîmbaşıların olmağile bu Eynecik kazâsı gâhîce ana ilhâk olur kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 99a ·
metinde göster ·
şehrinde sâkindir, ammâ zemîni bir vâsi‘ fezâ-yı mahsûldârda bâğlı ve bâğçeli â …
Kethüdâyeri ve serdârı Tekirdağı şehrinde sâkindir, ammâ zemîni bir vâsi‘ fezâ-yı mahsûldârda bâğlı ve bâğçeli âb [u] havâsı latîf bir şîrîn rabtadır kim cümle (---) aded kiremitli hânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 99a ·
metinde göster ·
… kumru balığı ve izmarit balığı ve iskorpit balığı ve bir vukiyye gelir la‘l-gûn
tekir
balığı ki cemî‘i mâhîlerin şâhı bir mâ’ide-i mâhîdir kim gûyâ nûr-ı ilâhîdir.
Ve bu buheyrede olan mâhî-i gûnâ-gûnların envâ‘ından, yigirmi vukiyye gelir sazan balığı ve levrek balığı ve kalkan balığı ve kefal balığı ve palamit balığı ve pisi balığı ve alakerde balığı ve fıçıda balığı ve kaya balığı ve uskumru balığı ve izmarit balığı ve iskorpit balığı ve bir vukiyye gelir la‘l-gûn tekir balığı ki cemî‘i mâhîlerin şâhı bir mâ’ide-i mâhîdir kim gûyâ nûr-ı ilâhîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 50a ·
metinde göster ·
… eşte sahrâsında la‘l-gûn deve dişi nâm bir gendümü olur, gûyâ İslâmbol kurbunda
Tekirdağı
buğdayıdır. Şa‘îri ve böğrülce ve mercimek ve nohudu vefret üzre olup buğdayı a …
Der-şerh-i hubûbât [u] nebâtât [u] mahsûlât: Bu diyârın hâk-i pâk-i amber-âsâsında ve Keçkemet ve Peşte sahrâsında la‘l-gûn deve dişi nâm bir gendümü olur, gûyâ İslâmbol kurbunda Tekirdağı buğdayıdır. Şa‘îri ve böğrülce ve mercimek ve nohudu vefret üzre olup buğdayı anbârlarda yüz yıl dursa aslâ bit yemeyüp tâze durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 87b ·
metinde göster ·
… ı semnlerdir. Ve yâsemen ve Kefe lâlesi ve limanında tirkiz balığı ve levrek ve
tekir
balığı ve yâhûd uskumr[u] balıklarının envâ‘ları on iki aded deryâda olmaz. Hat …
Memdûhât-ı me’kûlât-ı ni‘met-i uzmâ-yı müsmirât: Evvelâ Kefe'nin tereyağı ve sarı mayak yağı misk [ü] amber-i hâm râyihalı semnlerdir. Ve yâsemen ve Kefe lâlesi ve limanında tirkiz balığı ve levrek ve tekir balığı ve yâhûd uskumr[u] balıklarının envâ‘ları on iki aded deryâda olmaz. Hattâ Bahr-i Muhît ve Bahr-i Malgayan ve Bahr-i Okyanûs'da ve Bahr-i Harez'de ve Bahr-i Ummân ve Bahr-i Kulzum'da dahi Kefe balığı gibi bir mâhîler görmedim. Hattâ tirkiz nâmındaki balığı mâh-ı Hamsînde sayd edüp niçe yüz gemilere tuzlayup korlar ve cemî‘i ekâlimlere bâzergânları götürürler. Bir garâ’ib balık emânetidir kim başka mukâta‘adır. Emînin rızâsı olmadan bir ferd-i âferîde bir balık sayd edemez, ammâ gece karanlığında oğlancıklar kalaklı kefal balığı dutup yerler. Balık emîni anlara bir şey demez, ammâ şehir subaşısı duyarsa gulâmları cerîmiye keser.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 141b ·
metinde göster ·
Ve bu limanın sayd [u] şikârlarından niçe bin gûne mâhîleri var ammâ
tekir
balığı ve tirkiz balığı ve kayası ve iskorpidi ve uskumrusu ve küreki(?) ve ülü …
Ve bu limanın sayd [u] şikârlarından niçe bin gûne mâhîleri var ammâ tekir balığı ve tirkiz balığı ve kayası ve iskorpidi ve uskumrusu ve küreki(?) ve ülüfer balığının envâ‘ları meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 225b ·
metinde göster ·
… cem‘ olup kâhîce âb-ı hayât suları dahi bulunur, ammâ limanlarında gâyet latîf
tekir
balıkları olur.
Ve iki yerde acı suları vardır ammâ zarûretde içilir. Ve niçe yerlerinde kayadan oyma su sarnıçları var kim cümle bârân-ı rahmet anlarda cem‘ olup kâhîce âb-ı hayât suları dahi bulunur, ammâ limanlarında gâyet latîf tekir balıkları olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 329b ·
metinde göster ·
Be-kavl-i müverrihân-ı Rûm ân merzibûm anların tahrîri üzre İslâmbol tekrûrlarının bu şehir bâğ-ı hıyâbânları imiş. Her bâr tekrûr kral-ı dâll keştîlere 381b süvâr olup bu cây-i ferah-âbâd-ı dilküşâda birez zamân kesb-i tarâvet edüp bâğ u bâğçelerinin fasılların edüp yine İslâmbol olan Pozanta şehrine gidermiş. Bir iki kerre Âl-i Emeviyyûn Şâm-ı Tarabulus ve Sayda ve Beru[t ve] Akke ve Filistîn ve Yâfa iskelelerinden niçe bin pâre gemilere asâkir-i Arab doldurup eyyâm-ı müsâ‘id ile İslâmbol fethine geldikde ibtidâ bu Tekrurdağı kal‘asın feth edüp limanına donanmasın koyup İslâmbol'un nısfın ve Galata'sın bu minvâl-i meşrûh üzre Emeviyyûn iki kerre İslâmbol'u feth etmişlerdir, ammâ evveli Tekirdağın feth edüp gitmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 381a–381b ·
metinde göster ·
… şebhûnlar edüp şikâr alup yine Tekrurdağı'na girüp pinhân olurlarmış. İbtidâ bu
Tekirdağı
şehrinin feth [ü] fütûhâtı bu yüzden olmuşdur.
Ba‘dehu sene 759 târîhinde Orhân Gâzî asrında be-dest-i Gâzî Süleymân Beşe bâ-i‘ânet-i Kara Ko(ko)ca ve Kara Foça ve Kara Mürsel nâmân yetmiş aded erler ile bu kal‘a-i Tekrûr'u feth edüp mu‘tâd-ı kadîmeleri üzre ke'l-evvel hisâr-ı üstüvârını hâke berâber münhedim edüp zabt [u] rabt edüp Silivri'den ve İslâmbol'dan taşra bir kefere çıkmağa iktidârları olmayup hemân her bâr şebhûnlar edüp şikâr alup yine Tekrurdağı'na girüp pinhân olurlarmış. İbtidâ bu Tekirdağı şehrinin feth [ü] fütûhâtı bu yüzden olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 381b ·
metinde göster ·
şehrini dahi seyr [ü] temâşâlar edüp cümle âşinâlar ile vedâ‘laşup andan yine c …
Bu Tekirdağı şehrini dahi seyr [ü] temâşâlar edüp cümle âşinâlar ile vedâ‘laşup andan yine cânib-i şark ile şimâle meyyâl (---) sâ‘atde ma‘mûr u âbâdân kurâları leb-i deryâda temâşâ edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 383b ·
metinde göster ·
… dır. Birisi Karadeniz Ereğlisi'dir kim Kastamonu iskelelerindendir. Üçüncüsü bu
Tekirdağı
Ereğlisi'dir. Hâkimleri,
Ammâ devlet-i Âl-i Osmân'da üç aded Eleğri şehirleri var, ba‘zılar Ereğli derler. Evvelâ biri Karaman Ereğlisi'dir kim bâğ-ı cihândır. Birisi Karadeniz Ereğlisi'dir kim Kastamonu iskelelerindendir. Üçüncüsü bu Tekirdağı Ereğlisi'dir. Hâkimleri,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 383b ·
metinde göster ·
… âbdar ve dânedâr kiraz vişne ve siyâh dud rub‘-ı meskûnda yokdur, meğer Rûm'da
Tekirdağı
şehrinde ola.
Ve turunc ve kebbât ve hummâs ve ağaç kavununun envâ‘ları var. Ve türlü türlü P 28b âlû ve şeftâlû ve zerdâlû ve kaysı Q 28b ve Fransa eriği ve Şâm fısdığı ve Frenk incîri ve Rûm incîrinin sekiz gûne incîri olur kim lezzeti demâğı dü şakk eder. Hattâ bir gûne fındık kadar yeşil hurde incîri olur gâyet lezîz ve mümessekdir. Âdemin demâğın misk-i abîrî râyihası mu‘attar eder. Ve bir gûne hurde elma ağaçlarında elması olur, subhâne'l-Hallâk rub‘-ı meskûnda nazîrin görmedim. Ve bu bâğda hâsıl olan âbdar ve dânedâr kiraz vişne ve siyâh dud rub‘-ı meskûnda yokdur, meğer Rûm'da Tekirdağı şehrinde ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y54b ·
metinde göster ·
… Cümle evleri görünür. Ve şark tarafında yigirmi mîl Menteşe kıyıları cânibinde
Tekir
Burnu Dacca ve Dârâhiyye(?) dağları ayak altında-misâl zâhirdir.
Ve bu kal‘a eyle âlîdir kim küşâde hevâda yüz otuz mîl cenûb cânibine Girid adası görünür. Ve yüz mîl kıbleye Rodos cezîresi nümâyândır. Ve yine cenûb üstüne cezîre-i Hereke ve İliki ve cezîre-i İncirli 15 mîldir. Cümle evleri görünür. Ve şark tarafında yigirmi mîl Menteşe kıyıları cânibinde Tekir Burnu Dacca ve Dârâhiyye(?) dağları ayak altında-misâl zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y108b ·
metinde göster ·
… n poyraz eyyâmı ile Rodos'a azîmet edüp giderken İstanköy'den yigirmi mîl ba‘îd
Tekir
burnu nâm mahalli dolaşınca sekiz kâfir kalyonları içine giredüşdük.
El-hâsıl bir ay zevk u safâlar edüp a‘yân [u] eşrâflarından hâne sâhibimiz Muslu Ağa ile ve birâderi Alî Çelebi ve Pilili Ahmed Ağa ve dâmâdı Müstedâm Ağa ve Serdâr Hüseyin Ağa ve Sıyâmîzâde ve Semiz Mûsâ Çelebi ve Dizdâr Mûsâ Ağa ve Cebecibaşı Hasan Ağa ve Cebeci Çorbacısı Mustafâ Ağa ve Lonca Câmi‘i imâmı Mu‘îd Efendi ve Abdülcebbâr Efendi ve Dervîş Abdullâh Efendi ve Nâ’ib Dervîş Efendi ve veliyyün-ni‘âm Mütevellî (---) Ağa ile ve cümle hukûkun kesb etdiğimiz yârân-ı safâ ile vedâlaşup cümlenin du‘âsın alup Y 109b bin seksen iki senesi Cemâziye'l-evvelin yigirmi beşinde pür-silâh bir firkateye süvâr olup ve Arapça âyetin tilâvet edüp bâdbân-ı zevrakı çâk edüp keskin poyraz eyyâmı ile Rodos'a azîmet edüp giderken İstanköy'den yigirmi mîl ba‘îd Tekir burnu nâm mahalli dolaşınca sekiz kâfir kalyonları içine giredüşdük.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y109a–Y109b ·
metinde göster ·
… â edüp isa seren Y 112a yelken döküp eyyâm-ı muvâfık ile üç mîl mikdârı çıkup
Tekirburnu
nâm mahalden üç pâre Zağra şaykası alavere yelkenlerin açup uçup şakıyup gelir.
Ve bu limandan cümle şehbâzlarımız kürek çekerek sekiz mîl cenûba gidüp Marmaris boğazından altı mîl gidüp Kadırga burnu nâm mahalle varınca cenûb cânibinde Rodos nümâyân olup hamd-i Hudâ edüp isa seren Y 112a yelken döküp eyyâm-ı muvâfık ile üç mîl mikdârı çıkup Tekirburnu nâm mahalden üç pâre Zağra şaykası alavere yelkenlerin açup uçup şakıyup gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y111b–Y112a ·
metinde göster ·
… er ise" diyüp döğe döğe herîse ederler. Ammâ ma‘cûn-ı ekber olur. Ve buğdayları
Tekirdağı
kurbunda evkâf kurâlarından devedişi ta‘bîr etdikleri buğdaydır ve Karadeniz sa …
"Herseyi gendüm döversin, er ise" diyüp döğe döğe herîse ederler. Ammâ ma‘cûn-ı ekber olur. Ve buğdayları Tekirdağı kurbunda evkâf kurâlarından devedişi ta‘bîr etdikleri buğdaydır ve Karadeniz sahilinde Karahırmen kurbunda Beşdepe buğdayıdır. Nûr iken nûrun alâ-nûr olup anı tenâvül edüp her bir pehlivân âdem ejdehâsına döner ve ejdehâya varır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y357b ·
metinde göster ·
… k elli gûne mâhîleri olur kim ve mine'l-acâyibdir. İki üç vukiyye gelir la‘lgûn
tekir
balıkları ve yigirmişer vukiyye levrek balığı ve lüfer balığı ve bir vukiyye ge …
Ve bu limanın bir tarafı kumsal yer olmak ile ve sâhilleri kayalı yerler olmak ile kırk elli gûne mâhîleri olur kim ve mine'l-acâyibdir. İki üç vukiyye gelir la‘lgûn tekir balıkları ve yigirmişer vukiyye levrek balığı ve lüfer balığı ve bir vukiyye gelincik balığı olur kim bir limana mahsûs değildir. Ve sini kadar kaplıbağa olur, anları Mağribî tâ’ifesi sayd edüp hora geçirirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y326a ·
metinde göster ·
… liman-ı azîmdir. Kırk elli gûne nazîf mâhîleri olur. Bâ-husûs bir vukiyye gelir
tekir
balığı gûyâ la‘l-pâre bir sun‘-ı Hudâ mâ‘idedir. Bir diyâra mahsûs değildir. Zî …
El-hâsıl Ebûhûr limanı latîf liman-ı azîmdir. Kırk elli gûne nazîf mâhîleri olur. Bâ-husûs bir vukiyye gelir tekir balığı gûyâ la‘l-pâre bir sun‘-ı Hudâ mâ‘idedir. Bir diyâra mahsûs değildir. Zîrâ âb [u] havâsı latîfdir. Ve hûrmâsı memdûhdur. Ve bir gûne lâ‘lgûn nâbıkası olur, Rûm cevzi kadar vardır, gâyet lezîzdir, Mısır a‘yânına Ebûhûrludan dâ’imâ hedâyâ gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y331a ·
metinde göster ·
… kmet-i Hudâ sene 1087 târîhinde Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa vezîr-i a‘zam iken
Tekirdağı
şehriyle Burkaz mâbeyninde Kara Biber Ağa çiftliğinde merhûm olup kâyimmakâm Ka …
Ammâ hikmet-i Hudâ sene 1087 târîhinde Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa vezîr-i a‘zam iken Tekirdağı şehriyle Burkaz mâbeyninde Kara Biber Ağa çiftliğinde merhûm olup kâyimmakâm Kara Mustafâ Paşa sadr-ı a‘zam olduğunun haberin şehr-i Mısır'a vezîr-i a‘zam ağalarından Amasiyyeli Gürcî Osmân Ağa haber getürüp Abdurrahmân Paşa gâyet müte’ellim olup ahâlî-i Mısır ile hüsn-i ülfete başlayup Gürcî Osmân Ağa'ya yetmiş kîse ri‘âyet edüp Mısır'ın dördüncü senesi mukarrerin ricâ eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·