niçe bin uşşâkân sâkin olacak soffalar ve dehlîzler ve yetmiş ocak matbah-ı Key …
Zîrâ bu tekyede niçe bin uşşâkân sâkin olacak soffalar ve dehlîzler ve yetmiş ocak matbah-ı Keykâvûs ve kilar ve yigirmi aded dükkân ve bir furun ve bir kahvehâne ve bir câmi‘ ve bir çâh-ı âb-ı hayât vardır. Ve iki yüz hücre acemî oğlanları hücreleri vardır. Anların mahzenlerinde tekyenin binden mütecâviz sahan ve tencere ve kepçe ve kazgan ve bakır âvânî vardır, murâd edinen yârân beş on gece mihmân olup safâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 145b ·
metinde göster ·
Bu tekyenin yemîn u yesârında kayalar üzre niçe yüz kuyu delikleri vardır. Bu cümle kayalar evc-i âsumâna çıkmak ile kûh-ı bî-sütûn-misâl altları serâpâ boşdur. Deryâ döğer limânlardır. Yüzer arşın alabur direğiyle gemiler kayaların altına girüp demir bırağup yatarlar. Bu gemi re’isleri kayalar üzre olan kuyu ağızlarında re‘âyâlardan arabalar ile arpa ve buğdayı alup kuyulara döküp aşağıda gemi anbârlarına dökülüp buğday ile mâl-â-mâl olur. Bu kuyuları zamân-ı kadîmde Ferhâd-vâr kefereler kazup gemiler yanaşır garîb ve acîb temâşâgâhdır kim bir diyâra mahsûs değildir. Zîrâ bu gemilere çuvallar ile arpa ve buğday ve gayrı metâ‘ indirmek mümkün değildir. Her tarafdan üçer dörder sâ‘at ba‘îd yolları vardır. Anlardan dahi piyâde âdem keçi gibi tırmaşup sarmaşup çıkmağa muhtâcdır. Karadeniz sahilinde dâiren-mâdâr böyle evc-i semâya ser çekmiş kûh-i bî-sütûn-misâl kayalar yokdur. Lodos rûzgârı ve kıble ve gün doğusu fırtınası bu kayalara urdukda ra‘d-vâr gürleyüp Silistre kurbunda Afalatar ve Alhanlar bir konak yerdir, gürüldüsü tâ Alhanlar'da istimâ‘ olunur, böyle kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş kûh-ı bülendlerdir. Kayalarda şahin ve zağanos ve miskî kartal âşiyânları var kim her bir kartal birer koyun kadar vardır. Ba‘zı âdemler tekyede kurbânlar edüp miskî kartallara bezl ederler. Ba‘zı âdemlerin kurbânın yerler, hâcet kabûl derler ba‘zı kurbânları aslâ yemezler kabûl olmadı derler, efvâh-ı âlemde böyle şâyi‘dir. Ve bu Keliğra Sultân'ın niçe yüz menâkıbı vardır ammâ ihtisar üzre tahrîr etdik. Ve bu tekyeye karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 267b ·
metinde göster ·
… mübîn uğuruna sene 244 târîhinde Hârûnü'r-Reşîd hılâfetinde şehîd olmuşdur. Bu
tekyede
olan fukarâya Balıkhisâr'da elimize giren âmedân-ı ihsân-ı Hüdâ'dan on guruş ta …
Yaz meydânı ve kış meydânları vardır. Cümle Çubukovası ve Yabanovası ve Murtatovaları cümle ayak altında nümâyândır. Ve bu âsitânenin evkâfı gâyet çokdur. Ve senede bir kerre azîm mevlûdü olup kırk elli bin adem cem‘ olur. Zîrâ bu Hüseyin Gâzî, İmâm Hüseyn evlâdından sâdât-ı kirâmdan olup İmâm Hüseyn gibi bu Hüseyin Gâzî dahi dest-i küffârda dîn-i mübîn uğuruna sene 244 târîhinde Hârûnü'r-Reşîd hılâfetinde şehîd olmuşdur. Bu tekyede olan fukarâya Balıkhisâr'da elimize giren âmedân-ı ihsân-ı Hüdâ'dan on guruş tasadduk ve üç aded kurbân zebh eyleyüp Şeyh Memi Cân Dede'nin hayr du‘âsın alup cümle fukarâ gülbâng-ı Muhammedî çekdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 355b ·
metinde göster ·
… âb-ı hayât çeşmesi vardır. Cümle dervîşân andan def‘-i atşân ederler ve derûn-ı
tekyede
müte‘addid savma‘a ve kâ‘a ve matbah ile ârâste ve semâ‘hâne ve mutrıbhâne ile …
Evvelâ tarîk-i Nakşibendiyye'de Hazret-i Celâleddîn-i Rûmî âsitânesi Mevlevîhâne'dir kim cümle erbâb-ı ma‘ârif [u] fakr [u] fâka erenleriyle mâl-â-mâldır. Haftada iki kerre âyîn-i Mevlânâ edüp semâ‘-ı safâ edüp cümle yârân-ı bâ-vefâ anda cilvelenirler. Bu âsitânenin bâğçe kapusu önünde bir âb-ı hayât çeşmesi vardır. Cümle dervîşân andan def‘-i atşân ederler ve derûn-ı tekyede müte‘addid savma‘a ve kâ‘a ve matbah ile ârâste ve semâ‘hâne ve mutrıbhâne ile pîrâste olmuş bir âsitâne-i kadîmdir. Ve Seyyid (---) ve Seyyid Battâl Ca‘fer Gâzî tekyesi şehrin (---) âsitâne-i Bektâşiyân'dır. Cümle fukarâsı âşıkândır. Âyende vü revende cânlara ni‘metleri mebzûldür ve Kırk Nisâlar bunda medfûn olduğundan ziyâretgâh-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 64b ·
metinde göster ·
… d Paşa kendüyi bu Silivri'de katl edüp kellesin der-i devlete götürüp na‘şın bu
tekyede
defn etdiler. Rahmetullahi aleyh.
Ve ziyâret-i Vezîr Haydar Ağazâde: Yine bu cisr başındaki tekye içinde Sa‘dî Baba cenbinde medfûndur. Âl-i Osmân'ın menâsıb-ı âlîlerinde yeniçeri ağası ve Bağdâd ve Diyârbekir ve Mısır ve kapudân ve kâ’immakâm olup Silistre eyâleti ihsân olunup 106b Boynueğri Mehemmed Paşa kendüyi bu Silivri'de katl edüp kellesin der-i devlete götürüp na‘şın bu tekyede defn etdiler. Rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 106a–106b ·
metinde göster ·
… yle bir gün bir gicede Keligra Sultân hazretleri kayalarına çıkarup beş altı ay
tekyede
dervîşâna imâmet ve mü’ezzinlik etdiğimiz mahalli bâlâda ale't-tafsîl tahrîr, t …
Menzil-i kal‘a-i Keligra Sultân: Sene (---) târîhinde Cüvânkapucubaşı Serdâr-ı Mu‘azzam Mehemmed Paşa ile Azak kal‘ası fethinde bulunup andan diyâr-ı Kırım'dan şayka gemisi ile İslâmbol'a giderken bir fırtına-i azîme rast gelüp bi-emr-i Hayy [u] Kadîr keştîmiz gark olup Cenâb-ı Hak bu hakîri bir tahta pâresiyle bir gün bir gicede Keligra Sultân hazretleri kayalarına çıkarup beş altı ay tekyede dervîşâna imâmet ve mü’ezzinlik etdiğimiz mahalli bâlâda ale't-tafsîl tahrîr, tekye ve kal‘a ve cümle âsâr-ı binâları ve Keliğra Sultân ejderi katl etdiği mağaralarıyla bi'l-cümle tahrîr olunmuşdur. Bâlâya nazar oluna, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 124b ·
metinde göster ·
… cemî‘i şehr-i Edirne'nin erbâb-ı ma‘ârifi ve cümle ehl-i sanâyi‘in teferrücü bu
tekyede
olup anların sebebiyle niçe bin eşirrâ-yı avâm cem‘ olmağıla sene 1051 târîhind …
Ba’dehû sene 831 târîhinde Gâzî Mihal Beğ oğlu Yahyâ Beğ bir tarafına kalenderhâne ve müte‘add[id] çillehâneler ve bâğçesi içre gûnâ-gûn maksûreler ile âbâdan edüp gûyâ behişt-i İrem oldu. Lâkin âb [u] havâsı latîf ve cihân-nümâ bir mesîregâhı nazîf olmağıla cemî‘i şehr-i Edirne'nin erbâb-ı ma‘ârifi ve cümle ehl-i sanâyi‘in teferrücü bu tekyede olup anların sebebiyle niçe bin eşirrâ-yı avâm cem‘ olmağıla sene 1051 târîhinde İbrâhîm Hân vezîri Kara Mustafâ Paşa'ya ahâlî-i vilâyet arz-ı mazharlar edüp "Bu tekye-i Bektâşiyân'da niçe fısk [u] fücûr olur, men‘ [ü] def‘ içün emr-i pâdişâhî ricâ ederiz" dediklerinde hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup fi'l-hâl Kara Mustafâ Paşa tarafından bir kapucubaşı Edirne Bostâncıbaşısı Kırkayak Sinân Paşa'ya gelüp ol dahi ulu'l-emre itâ‘aten niçe bin bakkal u çakkal u haşerâtların başına cem‘ edüp baltalarla ve ferhâdî külünkler ile kâmil bir haftada nefîr-i âm ile gücile münhedim etdiler. Zîrâ âsâr-ı azîm ve binâ-yı kadîm idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 158a ·
metinde göster ·
… tân ve Karaca Ahmed Sultân makâmı ve Hünkâr Bâğçesi önünde Kurd Baba, bir küçük
tekyede
medfûndur kim fukarâ-yı Bektâşiyân'dır.
Ve Kırkık'da Üçler ve Yediler makâmı ve Şarâblar tekyesinde Erenler Sultân ve Seyyidler Sultân ve Karaca Ahmed Sultân makâmı ve Hünkâr Bâğçesi önünde Kurd Baba, bir küçük tekyede medfûndur kim fukarâ-yı Bektâşiyân'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 168a ·
metinde göster ·
… ikri sebkat eden Sünbüllü Baba tekyesi kurbunda bâğlar içre Taşoluk tekyesi nâm
tekyede
hâlâ bir turfe elvân-gûn hacer vardır. Bir tarafı oluk gibi kazılmışdır ve üzer …
İbret-i mutalsam-ı mu‘attal: Bâlâda zikri sebkat eden Sünbüllü Baba tekyesi kurbunda bâğlar içre Taşoluk tekyesi nâm tekyede hâlâ bir turfe elvân-gûn hacer vardır. Bir tarafı oluk gibi kazılmışdır ve üzerinde hatt-ı İberî yazılmışdır. Zamân-ı kadîmde hükemâ-yı selef mi yâhûd kehene-i kudemâ mı bu taşa üç satır hatt ile bir tılsım harfleri tahrîr etmiş, günde birer kerre bu seng-i hârâdan süd akarmış ve bir sâ‘atden yine münkatı‘ olurmuş. Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rûy-ı arza kadem basdıkda niçe kerre yüz bin mutalsamâtlar mu‘attal oldukda bu dahi harâb olur. Hattâ bu diyâr, kefere destinde iken Hacı Bektaş Velî, kefereden bu kal‘ayı Osmâncığa taleb etdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23a ·
metinde göster ·
… gândır kim fukarâsı şeyd-i Allâh ile geçinirler. Gâzî Süleymân Paşa merhûm dahi
tekyede
medfûn olup ziyâretgâh-ı hâs-ı âmdır. Ve kal‘a içinde (---)(---).
Der-zikr-i tekyegâh-ı erbâb-ı tarîk-i dervîşân: Cümle beş aded hânkâh-ı dilrîşân-ı Âl-i Abâ'dır, ammâ cümleden Budin kapusundan taşra (---) Baba tekyesi, müfîd [ü] muhtasar bir tekye-i âyende vü revendegândır kim fukarâsı şeyd-i Allâh ile geçinirler. Gâzî Süleymân Paşa merhûm dahi tekyede medfûn olup ziyâretgâh-ı hâs-ı âmdır. Ve kal‘a içinde (---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15a ·
metinde göster ·
… ı pîr [ü] cüvâna ni‘meti mebzûldur. Ammâ bunda olan zikrullâh tevhîd-i erre bir
tekyede
olmaz, zîrâ Dâmâd Efendi hazretler[i] bir pîşvâ-yı reh-nümâ-yı Âl-i Abâ'dır kim …
Andan Dâmâd Efendi tekyesi: Bu dahi bir ulu âsitâne-i dervîş-i dil-rîşândır. Bunun dahi subh u mesâ imâret-i dâru'z-ziyâfesinden bay u gedâ-yı pîr [ü] cüvâna ni‘meti mebzûldur. Ammâ bunda olan zikrullâh tevhîd-i erre bir tekyede olmaz, zîrâ Dâmâd Efendi hazretler[i] bir pîşvâ-yı reh-nümâ-yı Âl-i Abâ'dır kim rûhâniyyetlerinden cemî‘i âşıkân-ı sâdıkânlar sermest olup aşk-ı İlâhî ile kendülerden geçerler, bir gûne tekye-i mehîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 140b ·
metinde göster ·
… en Yıldırım Bâyezîd Hân oğlu Düzmece Mustafâ Çelebi budur. Terk-i dünyâ edüp bu
tekyede
kendüyi ifnâ-yı vücûd ile pinhân edüp âlem ağyârdan bî-haber olup zevk u safâda …
"Bu Nefes Sultân bizim Âl-i Osmân'ın ırk-ı tâhirinden Yıldırım Bâyezîd Hân oğlu Düzmece Mustafâ Çelebi budur. Terk-i dünyâ edüp bu tekyede kendüyi ifnâ-yı vücûd ile pinhân edüp âlem ağyârdan bî-haber olup zevk u safâda idi. Ba‘dehu bu Düzmece Mustafâ peydâ olup anı Edirne'de Uzunçârsû başında salb edüp Şehzâde Mustafâ asılup derdinden halâs olduk" derlerdi. Ammâ hâlâ ki Şehzâde Mustafâ bunda Nefes Dede nâmıyla bu hânkâhda hidmet yer[in]de henüz pâdişâh-ı âlem idi, deyü bizzât Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ bu hikâyeti nakl edüp Nefes Sultân fukarâlarına ihsân u in‘âmlar edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 207a ·
metinde göster ·
… r. Dest-i fukarâları ile hâsıl olmuşdur kim kırk gûne âbdâr üzümü olur. Ve hâlâ
tekyede
iki yüzden mütecâviz fukarâlar âmâdedirler. Ve matbah-ı Keykâvus'undan ni‘met-i …
Ve bu şehir içre cümle yetmiş ehl-i turuk tekyesidir. Cümlesinden ulu dergâh şehrin kıblesi cânibinde kûhistân içre Arab Bınarı tekyesi, şehre ve sahrâya nâzır cihân-nümâ bir âsitâne-i ra‘nâdır. Şeyhi İbrâhîm Efendi hazretleridir kim şeref-i sohbetleri ile müşerref olup dest-bûsları ile şerefyâb olup du‘â-i hayrların aldık ve bir gece mihmân olup tevhîd [ü] tezkîr-i sultânîler eyleyüp sabâha dek cân sohbetleri eyledik. Ulu âsitânedir, âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldür. Ve evkâfı gâyet çokdur. Hattâ tekyenin ensesindeki dağlarda bâğlar cümle bu tekyenindir. Dest-i fukarâları ile hâsıl olmuşdur kim kırk gûne âbdâr üzümü olur. Ve hâlâ tekyede iki yüzden mütecâviz fukarâlar âmâdedirler. Ve matbah-ı Keykâvus'undan ni‘met-i bî-imtinânın tenâvül edüp "yâ Rezzâk ve yâ Mün‘im" esmâsına meşgûllerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y83b ·
metinde göster ·
olan gûnâ-gûn üzüm bir diyârda yokdur, zîrâ her bir erbâb-ı ma‘ârif birer aşlam …
Ve bu tekyede olan gûnâ-gûn üzüm bir diyârda yokdur, zîrâ her bir erbâb-ı ma‘ârif birer aşlama kalem edüp ibret-nümâ engûrler hâsıl olmuşdur, Sübhane'l-Hallâk. Ve bu tekyenin bir köşesinde merkad-i şeyhü'l-harem kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y121a ·
metinde göster ·
Şeyh Alâeddîn-i Rûmî merkadi ve yine ol âsitânede Hazret-i Şeyh Y 146b Nûrull …
Ve yine ol tekyede Şeyh Alâeddîn-i Rûmî merkadi ve yine ol âsitânede Hazret-i Şeyh Y 146b Nûrullâh-ı Karamanî merkadi ve iç kal‘a kurbunda Akbıyık Sultân merkadi ve Keresteci Baba câmi‘inde Yûnus Emrem hazretleri merkadi, Türkîce tasavvufâne ebyât [u] eş‘âr-ı ilâhiyyâtı meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y146a–Y146b ·
metinde göster ·
… ‘at salât-ı şükür kıldım ki bu kûh-ı bî-emânlardan selâmetle ubûr etdim deyü Ol
tekyede
Şeyh Mûsâ hazretlerinin rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb edüp Silifke'ye dâhil …
Hamd-i Hudâ bu on bir kazânın Sinânlı'dan gayrisin selâmetle seyâhat edüp kal‘a-i Silifke nümâyân olduğu Kara Henk belidir ki ol kûh-ı bâlânın zirve-i a‘lâsında tekye-i Kara Henk Sultân'a yüz sürüp iki rek‘at salât-ı şükür kıldım ki bu kûh-ı bî-emânlardan selâmetle ubûr etdim deyü Ol tekyede Şeyh Mûsâ hazretlerinin rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb edüp Silifke'ye dâhil olduk idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y148a ·
metinde göster ·
… ukarâ rûh-ı şerîfiyçün tilâvet edüp du‘âcı dede merhûmun ismin yâd ederler. Bir
tekyede
böyle hayrât yokdur ve her hücre altı mezâr olmak bir tekyeye mahsûs değildir. …
Bu haremin cânib-i erba‘ası kat-ender-kat fukarâ hücreleridir. Ve her hücrenin altında fıskıyyelerdir. Hücre sâhibleri merhûm oldukda ol fıskıyye zîr-i zemînine defn ederler. Ne muhallefâtı kalursa bey‘ edüp mâlına göre eczâ-i şerîf ve hatm-i şerîf vakf edüp cümle fukarâ rûh-ı şerîfiyçün tilâvet edüp du‘âcı dede merhûmun ismin yâd ederler. Bir tekyede böyle hayrât yokdur ve her hücre altı mezâr olmak bir tekyeye mahsûs değildir. Aceb tarz üzre tarh olunmuş bir âsitânedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y111b ·
metinde göster ·
Ve bunda olan erbâb-ı ma‘rifet dervîşân-ı P 198b zîşân bir
tekyede
yokdur. Herbiri tekmîl-i fünûn-ı tarîk etmiş ârif-i billâh dilrîşler var. Ve il …
Ve bunda olan erbâb-ı ma‘rifet dervîşân-ı P 198b zîşân bir tekyede yokdur. Herbiri tekmîl-i fünûn-ı tarîk etmiş ârif-i billâh dilrîşler var. Ve ilm-i edvâr gâ’ib olsa cihânda bir âğâze kalmasa îcâdına kâdir nefes sâhibleri fukarâlar var kim gûyâ herbiri Abdullâh-ı Fâryâbî ve Gulâm Nâsırî ve Gulâm Şâdî ve Fisagores-i Tevhîdî mertebesi üstâd-ı kâmiller vardır. Ve vâkıf-ı esrâr olduğumuz mertebe bu tekyenin Q 200b evsâfın tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur. Ve bundan sonra şehr-i Mısır'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y112b ·
metinde göster ·
Ve Selîm Hân âlem-i seyâhatde Mısır'a geldükde birkaç gece bu
tekyede
mihmân olup ba‘de'l-feth ahde vefâ edüp cümle hâs odalılar ile gelüp yedi gece …
Ve Selîm Hân âlem-i seyâhatde Mısır'a geldükde birkaç gece bu tekyede mihmân olup ba‘de'l-feth ahde vefâ edüp cümle hâs odalılar ile gelüp yedi gece bunda mihmân olup Kasr-ı Bü'l-ayn'ım demişler. Beyt, güfte-i Evliyâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y113a ·
metinde göster ·
… ol'da Kullekapusu Mevlevîhânesi'nin Şeyh Âdem Efendi Ka‘be'den Mısır'a gelüp bu
tekyede
medfûndur, mevtine târîh:
Bir ulu âsitânedir. Kat-ender-kat hücreleri ve zîbâ semâ‘hânesi ve mesnevîhân fukarâları var. Hattâ Hasanzâde Efendi Mısır mollâlığın terk edüp fakr-ı fahr ile kanâ‘at edüp kûşe-nişîn oldu. Hattâ İslâmbol'da Kullekapusu Mevlevîhânesi'nin Şeyh Âdem Efendi Ka‘be'den Mısır'a gelüp bu tekyede medfûndur, mevtine târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y115a ·
metinde göster ·
… r imiş. Mısır'a bir fukarâ müsâfir gelüp mihmân olmak murâd edinse her gece bir
tekyede
mihmân olup "Ekrimu'd-dayfe" fehvâsınca ol müsâfire ikrâm edüp sabâh olunca tek …
Şehr-i Mısır içre niçe yüz tekyeler dahi vardır, ammâ meşhûr olanları ve binâ-yı kebîrleri bunlardır. Ve bu dergâhlarda birer zâviye ve cevâmi‘ler olması hasebiyle câmi‘ ve mesâcid ve medâris ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâ ve mekteb-i sıbyân tertîbinde tahrîr olundu. Ammâ kadîm eyyâmda hemân Garâfe-i kübrâda ma‘mûr [u] âbâdân evkâf-ı cârî üç yüz altmış altı tekye var imiş. Mısır'a bir fukarâ müsâfir gelüp mihmân olmak murâd edinse her gece bir tekyede mihmân olup "Ekrimu'd-dayfe" fehvâsınca ol müsâfire ikrâm edüp sabâh olunca tekye şeyhi ol müsâfire bir Mısrî Q 202a para hammâm akçesi ihsân edermiş. Dilerse ol müsâfir bir sene sâkin olsun, yevmiyye birer para cânib-i vakıfdan in‘âm olunurmuş. Ve sene başında bulunan seyyâhâna bir hırka dahi ihsân olunurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y116b ·
metinde göster ·
mihmân olup birer para-yı mu‘ayyeneyi alup bir gayrı tekyeye gidüp bu minvâl üz …
Ba‘zı fukarâ her gece bir tekyede mihmân olup birer para-yı mu‘ayyeneyi alup bir gayrı tekyeye gidüp bu minvâl üzre Mısır'ın Garâfe tekyelerinin üç yüz altmış altı tekyeyi devr edermiş. Ve şehir içinde olan lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâ tekyelerden bâlâda tahrîr ü tavsîf etdiklerimiz kalmışdır. Ni‘metleri hemîşe dâ’im ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y116b ·
metinde göster ·
Ve Burcu's-sagîr kurbunda Hazret-i eş-Şeyh Şâtibî. Bir küçük
tekyede
medfûndur kim {hâlâ Cündî kullesi kurbunda leb-i deryâda bir mürtefi‘ bayır üzr …
Ve Burcu's-sagîr kurbunda Hazret-i eş-Şeyh Şâtibî. Bir küçük tekyede medfûndur kim {hâlâ Cündî kullesi kurbunda leb-i deryâda bir mürtefi‘ bayır üzre bir âsitâne-i harâbda âsûdedirler. Zamân-ı kadîmde tekyesi ve imâreti ve câmi‘i ve su sarnıcları âbâdân imiş. Hâlâ ancak câmi‘inin kubâbları kalup bir türbedârdan gayrı cemâ‘atı yokdur. Hâlâ kendüleri çâr-gûşe dîvâr içre bir parmaklık içre yatırlar. Ser-i sa‘âdetinin seng-i mezârı üzre celî hat ile müdevver mermer taş üzre böyle tahrîr olunmuşdur: Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y328a ·
metinde göster ·
… i ve tekyeleri vardır. Cümle tekyeden Hazret-i İnbaba tekyesi ma‘mûrdur. Ve bir
tekyede
mahkeme vardır, Mısır'da Şeyhülislâm Boluvî Mustafâ Efendi'ye ber-vech-i arpalı …
Cîze kâşifi tahtıdır, kâşifi üç yüz askeri ile ve yedi bölükden Mısır askeri ile hükm [ü] hükûmât edüp yüz on kîse mâl-ı pâdişâhî tahsîl eder. Cîze kadısı nâhiyesidir, nâ’ibi hükm eder. Bu şehir cümle beş bin ma‘mûr [u] âbâdân kat-ender-kat âbâdândır. Sekiz câmi‘i ve yetmiş mesâcidi ve yüz seksen dükkânı var, lâkin bezâzistânı yokdur, ve yedi kahvehânesi ve sebîlhânesi ve medreseleri ve tekyeleri vardır. Cümle tekyeden Hazret-i İnbaba tekyesi ma‘mûrdur. Ve bir tekyede mahkeme vardır, Mısır'da Şeyhülislâm Boluvî Mustafâ Efendi'ye ber-vech-i arpalık yüz elli akçe pâyesi ile ihsân olunmuşdur, anın Y 341a nâ’ibi bu tekye-i âbâdânda hükûmet eder. Bu kazânın nâhiye kurâları cümle (---) kurâdır. Cümleden beled-i Vüsîm bâğ-ı İrem-misâl bir hûrmâlı beleddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y340b–Y341a ·
metinde göster ·
… bu Şeyh İbrâhîm'e karîb eş-Şeyh Mazlûm: Tarîk-ı âm üzre bâğlar içinde bir küçük
tekyede
bir kubbe-i sagîre içinde âsûdedir; nısf-ı Receb'de bunun dahi azîm mevlûdu olu …
Ve bu Şeyh İbrâhîm'e karîb eş-Şeyh Mazlûm: Tarîk-ı âm üzre bâğlar içinde bir küçük tekyede bir kubbe-i sagîre içinde âsûdedir; nısf-ı Receb'de bunun dahi azîm mevlûdu olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y350a ·
metinde göster ·
… ikr olunan kibâr-ı evliyâullâhın cümlesi birer kubbe-i âlîde ve birer zâviye ve
tekyede
medfûnlardır kim ziyâret edüp âsitânelerine rû-yı siyâhımı sürüp âşinâlık etdik …
Bu zikr olunan kibâr-ı evliyâullâhın cümlesi birer kubbe-i âlîde ve birer zâviye ve tekyede medfûnlardır kim ziyâret edüp âsitânelerine rû-yı siyâhımı sürüp âşinâlık etdik, rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y354b ·
metinde göster ·