vardır. Ammâ Sultân Mustafâ'nın ibtidâ cülûsunda Yeniçeri ocağı başçavuşu Kara …
İmâret-i it‘âmı yokdur ve bir hânı ve yedi tekye-i dervîşânı vardır. Ammâ Sultân Mustafâ'nın ibtidâ cülûsunda Yeniçeri ocağı başçavuşu Kara Mezâk nâm kâtil-i Osmân Hân olan âk, Zâlpaşa kurbünde bir hadîka-i bahâristân içre bir mevlevîhâne binâ etmişdi kim nazîri yok idi. Hikmet-i Hudâ bir gece bir zelzele-i azîm olup Mevlevîhâne yere berâber münhedim olup zemîni bahâristân iken hâlâ bostân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 118b ·
metinde göster ·
dil-rişân-ı zîşân: Cümle kırk yedi tekyedir. Ammâ cümleden tekye-i Hazret-i Mah …
Evsâf-ı tekye-i dervîş-i dil-rişân-ı zîşân: Cümle kırk yedi tekyedir. Ammâ cümleden tekye-i Hazret-i Mahmûd Efendi, tarîk-i Halvetî'de eyle bir âsitâne-i azîm yokdur kim şeb [u] rûz üç yüz fukarâsı zikrullâh ile meşgûllerdir. Her birinin birer köşede savma‘aları vardır. Ba‘de salâti'l-cum‘a eyle tevhîd-i sultânî olur kim istimâ‘ eden âşıklar sermest olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 142b ·
metinde göster ·
… Yıldırım Bâyezîd Hân binâ etmişdir. Deveciler mezâristânının mukâbelesinde bir
tekye-i dervîşândır
.
Sebeb-i Menâkıb : Sene (---) târîhinde Abaza Paşa celâlî olup Erzurûm'da kapandıkda sekbân haşerâtları Kânköy nâm bir karyeye varup niçe avânlık edüp köy içre niçe fesâdâtlar ederler. Bir hânda bir mahbûbe Yar-meni kızı haber alup anı tasarruf etmeğe kasd edüp Ermeninin hânesin basarlar. Hemân Ermeni kızı ol mahalde yüzün göğe dutup 239b "Ey Ebû İshâk Sultân, beni bu zâlimlerin elinden kurtar. Allah ile ahdim olsun, tapduğun Muhammed dînine girüp senin türbene hizmet ideyim" deyü derûn-ı dilden Cenâb-ı Bârî'ye teveccüh-i tâm edince, bi-emrillahi Te‘âlâ ol duhter ak sakallu pîr olup durur. Eşkıyâ sekbânlar içeri girüp kızı tecessüs ederler. Mümkün olup bulamayup hâ’ib u hâsir giderler. Andan ol sakallı kız âsitâne-i Ebû İshâk'a gelüp cümle huzzâr-ı meclis huzûrunda İslâm ile müşerref olup türbedâr olmuşdu. Hakîr üç kerre manzûrımız olup hayr du‘â-yı pîrezen ile behre-mend olmuşduk. Bu Bursa içre olan Ebû İshâk Kâzvinî'nin makâmıdır kim Yıldırım Bâyezîd Hân binâ etmişdir. Deveciler mezâristânının mukâbelesinde bir tekye-i dervîşândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 239a–239b ·
metinde göster ·
Evsâf-ı tekye-i dervîşân-ı zî-şân: Cümlesi kırk aded zâviye-i ehl-i tarîkdir. Cümleden âsitâne-i Celâleddîn-i Rûmî ki, Mevlevîhâne ve semâ‘ ve safâhânedir. Ve Tekye-i Hızır-İlyâs ve Tekye-i Gök Medrese ve Tekye-i Pîrler ve Şâmiler Tekyesi ve Gülâbîzâde Tekyesi ve Müftîzâde Ahmed Efendi Tekyesi ve Kanlıbâzârında Kâdirî Tekyesi ve Miskinler Tekyesi
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 281b ·
metinde göster ·
… rak örtülü hânesi ve on bir câmi‘i ve kırk hânı ve altmış aded mesâcidi ve kırk
tekye-i dervîşânı
ve on bir hammâm-ı dilküşâsı ve üç bin aded dükkânları var. Ekseriyyâ halkı bez …
Azerbaycân hâkinde Tebrîz hudûdunda başka sultânlıkdır. Bin mikdârı askere mâlikdir. Kadısı ve kelenteri ve darûgası ve münşîsi vardır. Zamân-ı kadîmde Hûşenk Şâh binâ edüp Azerbaycân'ın ibtidâ taht-ı kadîmi bu idi. Meşhûr-ı âfâk şehr-i nüh-tâk ve kasr-ı revâk-ı Havernâk ve kâhlar ile ârâste ve bâğ u besâtîn ve selsebîller ile pîrâste bir şehr-i müte‘âref-i mahbûb ve müzeyyendir. Ve müşebbek hadîka-i ravza-i cinânlarında fevâkihe-i tayyibesi hadden efzûndur. Ve ulemâ-yı zû-fünûnu kıyâsdan bîrûndur. Bu şehr ile Tebrîz'in beynehümâsı on bir fersahdır. Cümle yedi bin altmış toprak örtülü hânesi ve on bir câmi‘i ve kırk hânı ve altmış aded mesâcidi ve kırk tekye-i dervîşânı ve on bir hammâm-ı dilküşâsı ve üç bin aded dükkânları var. Ekseriyyâ halkı bezzâz ve cüllâh ve pây-bâfdır kim elvân lekeffûrî bogasıları memdûh-ı dûhdır. Ve Merâğa'nın mahbûb ve mahbûbesi memdûh-ı âlem-i İrân-zemîndir. Hâlâ bu şehr, Sultân Murâd-ı Râbi‘ askeri harâb idelden berü imâr olmadadır. Ammâ imâr [u] bânîsi sene (---) târîhinde Mervân ibn Muhammedü'l-hımârıdir kim anların zamân-ı devletinde tâ cebel-i Sehend'e varınca yetmiş bin hâne imiş. Hâlâ ol tarafda âsâr-ı imâretleri nümâyândır. Lâkin Cengiziyândan Moğol ve Boğol tâ’ifesiyle Hülâgû, Bağdâd'da Halîfe el-Müstansır-billah üzre hurûc edüp giderken bu şehri harâb edüp niçe kerre dahi harâb olup kûh-ı Sehend'den ba‘îd imâristân olmuşdur. Zîrâ mezkûr kûh-ı Sehend, bâd-ı şimâle mâni‘ olmağıla hevâsı sakîl idi. Anınçün vâdî içre imâret olunmuşdur. Ammâ yine cümle âb-ı hayevânları kûh-ı Sehend yaylasından gelüp niçe bin bâğ u besâtînleri reyy edüp şehr içre niçe bin hânedânlara fıskıyye ve havz ve şâzirvânlarda revân olmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 304b ·
metinde göster ·
… imâretinin hâs u âmme, âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldur. Ve cümle 7 yerde
tekye-i dervîşân-ı
zî-şândır. Cümleden Pîr Dede Sultân Tekyesi ve yine Deşandağı eteğinde Hırka Su …
Bunlardan mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve cümle medârisdir. Evvelâ Medrese-i Sultân Murâd-ı Sânî; talebe hücreleri ve ders-i âm kubbeleri ile mebnî bî-bedel bir dârü't-tedrisdir ve ilm-i hadîs dahi tilâvet olunur. Ve iki yerde dârü'l-kurrâsı ve yetmiş yerde dârü't-ta‘lîm-i mekteb-i sıbyân [u] tıflânı var. Ve iki yerde imâret-i dârü'l-it‘âmı var. Cümleden Pîr Dede Sultân Tekyesi imâretinin hâs u âmme, âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldur. Ve cümle 7 yerde tekye-i dervîşân-ı zî-şândır. Cümleden Pîr Dede Sultân Tekyesi ve yine Deşandağı eteğinde Hırka Sultân Tekyesi ve buna karîb şehre bir sâ‘at ba‘îd Hazret-i Ukkâşe Tekyesi, ulu âsitâne-i azîmdir. Ve şehr içinde Tekye-i Abdülkâdir-i Ceylânî ve Tekye-i Halvetî (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 346b ·
metinde göster ·
. Şeyh-i Ekber tekyesi ve Kâdirî tekyesi ve Halvetî tekyesi (---)(---)(---) me …
Ve cümle yedi tekye-i dervîşândır. Şeyh-i Ekber tekyesi ve Kâdirî tekyesi ve Halvetî tekyesi (---)(---)(---) meşhûr tekyelerdir. Lâkin Mevlevîhâne tekyesi yokdur. Ammâ yine cümle halkı muhibb-i dervîşândır. Ve cümle on bir hândır. Hacı Yûsuf Ağa hânı ve Hacı İsâ hânı ve Mehemmed Çelebi hânı ve İmâret hânı, bunlar meşhûrdur. Ve cümle iki imâret-i dârü'l-it‘âmı vardır. Ve cümle beş medrese hücreleri var. Zîrâ ulemâ ve sulehâ ve meşâyihi ve tâlib-i ilmi gâyet çokdur. Ve cümle kırk sekiz mekteb-i sıbyânı var. Hacı Yûsuf Ağa'nın mektebi kurşumlu evkâf-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348b ·
metinde göster ·
… sebîl edüp şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ ervâhların şâd eylemişdir. Ve cümle üç aded
tekye-i dervîşânı
vardır. Ammâ dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîsi yokdur. Lâkin yine her câmi‘de cemî‘ …
Ve cümle yedi hânı var ve on sekiz yerde âb-ı hayat-ı çeşme-i cân-perveri vardır, bir konak yerden Süleymân Hân getirüp şehre sebîl edüp şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ ervâhların şâd eylemişdir. Ve cümle üç aded tekye-i dervîşânı vardır. Ammâ dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîsi yokdur. Lâkin yine her câmi‘de cemî‘î ilm-i hadîs ve ilm-i tecvîd şeyhleri vardır. Ve cümle üç yüz dükkândır. Her esnâfı mevcûddur. Gerçi Türkistân şehirlerindendir ammâ yine erbâb-ı ma‘ârifi ve nükte-şinâs çelebileri ve ulemâ ve sulehâ ve meşâyihi ve kuzâtı ve yârândan ehl-i dil, garîbü'd-diyâr âdemleri ve salâh-ı hâl ile ma‘rûf mü’min ve muvahhid kimesneleri ve âb [u] hevâsının letâfetinden halkının reng-i rûları ahmerü'l-vech, orta boylu cesîm âdemlerdir. Ve mahbûb u mahbûbesi meşhûrdur. Halkı ekseriyyâ çukalar giyüp reftâr ederler. Zenâneleri beyâz-ı ızâr bürünürler. Ve bâğları ve bâğçeleri çokdur, ammâ şitası da meşhûrdur. Zîrâ iklîm-i râbi‘in vasatında vâkı‘ olmağıla tûl-ı nehârî (---) sâ‘at (---) derece ve (---) dakikadır. Ammâ kal‘ası şehr kıblesi tarafında celâlî ve cemâlî haşarâtından emîn olmak içün çâr-kûşe seng-binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır, ammâ küçükdür. Bir demir kapusu var. Dizdârı ve neferâtları vardır. Ve müstevfâ cebehânesi ve birkaç hânesi ve anbârları vardır. Allahu a‘lem ehl-i İslâm binâsıdır. Zîrâ kefere binâsından bir âsârı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 350b ·
metinde göster ·
. Cümleden ma‘mûr u âbâdân, dervîşân-ı zî-şân ile mâl-â-mâl Tekye-i Hacı Bayrâm- …
Ve cümle on sekiz mihrâblı tekye-i dervîşândır. Cümleden ma‘mûr u âbâdân, dervîşân-ı zî-şân ile mâl-â-mâl Tekye-i Hacı Bayrâm-ı Velî: Üç yüzden mütecâviz, serbâz-ı aşk-ı İlâhî ile ifnâ-yı vücûd etmiş ârif-i billah dervişleri vardır. Şeyhleri Koca Abdurrahmân Efendi, mazanne-i kirâme, azîz, müstecâbü'd-da‘ve kimesnedir. Tarîk-ı Bayrâmî, başka bir tarîk-i Hâmidî'dir. Zîrâ Hacı Bayrâm-ı Velî, Şeyh Hâmid hazretinin tilmîzlerinden olup cihâz-ı fakrı anlardan kabûl edüp Tarîk-ı Hâmidî anlardan müteferrik olup tarîk-ı Bayrâmîlerden olmuşlardır. İbtidâları Hoca Abdülkâdir el-Cîlânî pîrlerdir. Anlardan an‘ane ile Hazret-i Risâlete müntehî olur bir tarîk-i hâsdır. Ammâ Rûm'da Bayrâmîler Şeyh Hamza ve Şeyh İdrîs'den berü Hamzavîlerdir deyü niçe şeyhlerin katl edüp mezmûm oldular. Hırka ve sikkelerinde, kabâ ve abâlarında alâmetleri yokdur. Ve şer‘ullaha muhâlif bir cürmleri yok iken müttehem olup medhûl bir alay ciğeri büryân fukarâ-yı billahlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 357a ·
metinde göster ·
zîşân: Cümle dokuz tekye-i dervîşândır. Evvelâ aşağı şehirde tekye-i Cesed-i Ha …
Evsâf-ı tekye-i dervîşân-ı zîşân: Cümle dokuz tekye-i dervîşândır. Evvelâ aşağı şehirde tekye-i Cesed-i Hazret-i Habîb-i Neccâr dervîşânlariıyla ma‘mûrdur, bir çukur yerde vâki‘ olmuşdur ve bir tekye-i Habîb-i Neccâr dağdadır, bir sâ‘atde urûc olunur, cihân-nümâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 23a ·
metinde göster ·
. Evvelâ aşağı şehirde tekye-i Cesed-i Hazret-i Habîb-i Neccâr dervîşânlariıyla …
Evsâf-ı tekye-i dervîşân-ı zîşân: Cümle dokuz tekye-i dervîşândır. Evvelâ aşağı şehirde tekye-i Cesed-i Hazret-i Habîb-i Neccâr dervîşânlariıyla ma‘mûrdur, bir çukur yerde vâki‘ olmuşdur ve bir tekye-i Habîb-i Neccâr dağdadır, bir sâ‘atde urûc olunur, cihân-nümâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 23a ·
metinde göster ·
Sitâyiş-i tekyegâh-ı Urfa: Cümle (---) aded tekye-i dervîşân-ı zî-şândır, ammâ cümleden âsitâne-i Hazret-i İbrâhîm Halîl derûnı kal‘ada, zeyl-i iç hisârda binâ-yı Me’mûn Halîfe Hazret-i Halîlü'r-rahmân Âsitânesi Rûm u Arab u Acem'de ve'l-hâsıl cemî‘i memâlik-i İslâmiyye'de meşhûr-ı âfâkdır ki Nemrûd-ı la‘în rübûbiyyet da‘vâsında olup kartal kuşlarıyla göğe urûc edüp hâşâ sümme hâşâ "Gök tanrısı ile ceng ederim", deyü semâya ok atup bi-emri Hudâ oku kanlı yine kartal kuşlarına bağlı sandûkasına yine kanlı ok düşüp hâşâ ve kellâ "İşte gök tanrısın öldürdüm, müstakil yer ve gök tanrısı benim" deyü da‘vâ-yı ulûhiyyet etdikde Cenâb-ı Bârî Hazret-i İbrâhîm'i gönderüp îmâna da‘vet etdükde bu şehr içre Hazret-i İbrâhîm'i kayd-bend ile bir gâr-ı azîmde haps edüp dağlar kadar odunlar yığup bir azîm âteş-i Nemrûd edüp hâlâ âteş-gede-i Nemrûd-ı merdûd meşhûrdur kim Urfa şehri içre Hazret-i İbrâhîm tekyesi zemîninde idi. Hazret-i Risâlet-penâh rahm-ı mâderden müştakk oldukları mâh-ı mevlûdün on ikinci gice isneyn gicesi olduğu leyle-i mübârekede Medâyin'de tâk-i Kisrâ ve İsvân şehrinde aynü'l-leben kuruyup Mekke şehrinde Safâ ve Merve mâbeyninde sanemler ser-nigûn olup İskenderiyye'de amûdu'l-hayt münhedim olup Tarabefzûn'da tılsım-ı semek amûdu gark olup Makedon-ı Kostantiniyye'de berren u bahren üç yüz altmış altı tılsımât cümle münhedim olup ve Ayasofya kubbesi ve Roma papa kubbesi ve bunun emsâli niçe mutalsamâtlar münhedim olup ol leyle-i mevlûd-ı Nebî'de bu Urfa şehri içre âteş-i Nemrûd söndü. Ol âteşe Nemrûd-ı la‘în Hazret-i İbrâhîm'i mancınık ile âteşe atup tâ derûn-ı âteşe hevâdan tayerân ederek meyân-ı âteşe düşünce Cenâb-ı Bârî sûre-i (---)(---)Arapça emriyle nâra ferman-ı Hudâ olunca ol ân İbrâhîm'e nâr gülzâr-ı gül‘izâr olup âteş içinden bir aynü'l-hayât tulû‘ edüp Rabbü'l-izzet kudret-i hikmetin ızhâr içün ol ayn-ı zülâlin cânib-i erba‘asında gül-i gülistân ve sünbül ü reyhân ve andelîb-i hoş-elhân u gûnagûn murgân feryâd ü figân ederek pervâz u tayerân etmede, yine etrâfında âteş-i Nemrûd yanmada. Bu hikâye cümle tefâsir ve gayri kütüb-i mu‘teberelerde u mastûr ve muşarrahdır. Tatvîl-i kelâma hâcet yokdur, ammâ hâlâ mezkûr âteş-i Nemrûd içinden zâhir ü bâhir olan âb-ı hayât tekye-i Halîlü'r-rahmân içre bir kaynak-ı azîmdir kim cümle şehrin cevâmi‘leri ve hân u hammâmları cemî‘i hânedânları ve sarrâchâne ve debbâğhâneyi reyy eden ol âb-ı hayvân-ı uyûn-ı Halîlü'r-rahmân'dır kim içinde niçe bin elvân mâhîler şinâverlik ederler. Hattâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ efendimiz Bağdâd fethine giderken bu âsitâne ziyâretine gelüp temâşâ ederken iki aded mâhî sayd etdirüp gûşlarına birer altun mengûş geçirmişlerdir. Hulâsa-yı kelâm acîb u garîb âsitâne-i teferrücgâhdır kim medhinde lisân kâsırdır. Müte‘addid kâ‘alar ve gül-i gülistânlı hücreler ve kilâr ve matbah ile ârâste ve gûnâ-gûn müsâfirhâneler ile pîrâste olmuş bir âsitâne-i kübrâdır. Şeyhi Hazret-i eş-Şeyh Alî Efendi yârândan ârif-i billâh sofra sâhibi garîbü'd-diyâr muhibbi bir er, server-i hünerver sâhib-i nefes, pîşvâ-yı tarîk, âmil-i sıddîk, âlim-i tahkîk kimesne idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 56a ·
metinde göster ·
Ve cümle kırk aded mekteb-i sıbyândır, ammâ cümle on aded
tekye-i dervîşândır
. Evvelâ derûn-ı kal‘ada tekye-i Gözlü Sultân ve yine kal‘a içinde Kesbî Mustafâ …
Ve cümle kırk aded mekteb-i sıbyândır, ammâ cümle on aded tekye-i dervîşândır. Evvelâ derûn-ı kal‘ada tekye-i Gözlü Sultân ve yine kal‘a içinde Kesbî Mustafâ Efendi tekyesi âsitâne-i azîmdir ve Çayırlı câmi‘i'nde Es‘ad Efendi tekyesi şeyhi Himmet Efendi halifesidir kim e‘ızze-i kirâmdandır. Ve dahi eski mezârlıkda Sarı Saltuk Sultân ziyâreti tekye-i Bektâşiyân-ı zî-şândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 69a ·
metinde göster ·
. Cümleden şehrin cânib-i şimâlinde bâğlar ve bâğçeler kenarında tekye-i Bektâşi …
Ve cümle (---) aded tekye-i dervîşândır. Cümleden şehrin cânib-i şimâlinde bâğlar ve bâğçeler kenarında tekye-i Bektâşiyân var imiş. Görenler, bu dünyâda nazîri yok idi, deyü hikâye ederler. Hilâfet-i Ahmed Hânî'de Vezîr Nasıf Paşa münhedim etmiş. Hâlâ eser-i binâları zâhirdir. Ammâ imâr olan Kastamonî Şa‘bân Efendi halîfelerinden Yeniçeri Pîrî Efendi tekyesi ulu âsitânedir. Ve Şeyh Pîrî aşk-ı İlâhî ile sermet bir ârif-i billahdır. Âşıkâne ve tasavvufâne penç-beyt ilâhiyâtları lisân-ı âşıkânda on iki makâm üzre tilâvet olunur bir müdevveri var. Ve tekye-i,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 110a ·
metinde göster ·
. Evvelâ Eski Câmi‘ tekyesi ma‘mûrdur. Ve Kurşumlu Câmi‘ tekyesinde eş-Şeyh Hazr …
Ve cümle (---) aded tekye-i dervîşândır. Evvelâ Eski Câmi‘ tekyesi ma‘mûrdur. Ve Kurşumlu Câmi‘ tekyesinde eş-Şeyh Hazret-i Pîrî Efendi ârif-i billah ve âşık-ı âgâh kimesne, Murâd Hân-ı Râbi‘ ile Revân seferinde serdengeçdi ağası olup vücûdunda zahm-âlûd olmamış yeri yok idi. Âhir terk-i dünyâ edüp Kastamonî Şa‘bân Efendi tarîkından cihâz-ı fakrı kabûl edüp mürşid-i kâmil kimesne idi. İlâhiyât-ı rubâ‘iyyâtda Azmîzâde Hâleti Efendi kadar tasavvufâne penç-beytleri vardır kim hâlâ bir mükemmel müdevvendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 119b ·
metinde göster ·
Bektâşiyândır. Bundan gayri Eski Zağra şehrinin yetmiş seksen aded mesîregâh-ı …
Evvelâ Küçük hammâm önünde Tohum Baba Sultân, ve bâğlar içinde Durhan Baba Sultân ve Doğan Dede Sultân ve Tabahâne mahallesinde Karaca Ahmed Dede, andan şehrin nîm sâ‘at garbına ba‘îd karye-i Ahad Evren'de Abdülmü’min Baba; bir mesîregâh-ı teferrücgâh tekye-i dervîşân-ı Bektâşiyândır. Bundan gayri Eski Zağra şehrinin yetmiş seksen aded mesîregâh-ı ibret-nümâları vardır ammâ tahrîrinde aczimiz vardır. Bu kadar iktifâ etdik, temme'l-hayr.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 133b ·
metinde göster ·
dilrişân-ı zîşân vardır. Evvelâ on bir aded tekye-i Halvetî ve Celvetî vardır. …
Ve cümle on bir aded tekye-i dervîş-i dilrişân-ı zîşân vardır. Evvelâ on bir aded tekye-i Halvetî ve Celvetî vardır. Ekseriyyâ ehl-i hırefi geysûdâr erlerdir. Kâdirî ve Gülşenî tekyesi dahi var, ancak Mevlevîhâne yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 135a ·
metinde göster ·
… ekteb-i sıbyân ve iki yüz aded dükkân ve üç aded hammâm-ı dilsitân ve yedi aded
tekye-i dervîşân
ve bir imâret-i dârü'l-it‘âm-ı âyende vü revendegân ve yedi aded hân-ı tüccârân …
Ve yedi aded mekteb-i sıbyân ve iki yüz aded dükkân ve üç aded hammâm-ı dilsitân ve yedi aded tekye-i dervîşân ve bir imâret-i dârü'l-it‘âm-ı âyende vü revendegân ve yedi aded hân-ı tüccârân-ı mücerredân (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136a ·
metinde göster ·
Andan şehr-i Sofya'ya gelüp Balı Efendi'nin üzerine bir kubbe-i âlî ve bir
tekye-i dervîşân-ı
Balı binâ edüp dâr-ı saltanat-ı aliyyede karâr eder. İşte bu Balı Efendi mesîre …
Andan şehr-i Sofya'ya gelüp Balı Efendi'nin üzerine bir kubbe-i âlî ve bir tekye-i dervîşân-ı Balı binâ edüp dâr-ı saltanat-ı aliyyede karâr eder. İşte bu Balı Efendi mesîregâhı bu gûne menâkıblı bir âsitâne-i yâğ u balîdir. Hudâ nigâhbânı olup zıll-ı hıyâbânı dâ’imü'd-devrân ola, âmîn. Zîrâ bu hakîr ol cây-ı dilküşâda niçe dırahtın sâyesinde zevk u safâ ve tâ‘at [u] ibâdât etmişizdir. Hâlık-ı kevneyn kabûl ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 142a ·
metinde göster ·
Tekye-i Dervîşân-ı Hazret-i Celâleddîn-i Rûmî ya‘nî Hazret-i Monla Hünkâr Hazret-i Mevlânâ ya‘nî tekye-i Mevlevîhâne-i Koca Murâd Hân ibn (--) Hân: Kurşum ile mestûr kıbâb-ı azîmler ile mebnî bir imâret-i azîm Mevlevîhâne idi. Ba‘dehû âsitânede hatâ’en bir kan olmağıyla bir minâre ve bir mihrâb ve bir minber inşâ edüp câmi‘ oldu. Ba‘dehû bu câmi‘ hareminin şimâli tarafında bir meydân-ı âlîli Mevlevîhâne ve imâret ve medrese-i dervîşân hücreleri binâ olunup cânib-i şimâle Hünkâr sarâyına nâzır cihân-nümâ bir Mevlevîhâne-i ibret-nümâdır. İki yüzden mütecâviz dervîşânları her hafta semâ‘zenlik edüp mutribânları âyîn-i kadîmleri üzre segah, dügâh ve çârgâh ve pençgâh ve nevâ ve hüseynî ve bûselik ve aşîrân ve kürdî ve hicâz makâmların icrâ edüp her bâr râst makâmında karâr edüp cemî‘i dervîşân neyzenleriyle kudûmlerin döğerek semâ‘-ı safâ ederler. Pâk u pâkize erbâb-ı ma‘ârif mesnevîhân dervîş-i dilrîşânları vardır ve gâyet mükellef evkâf-ı azîmdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 158b ·
metinde göster ·
… rı dükkân ve bir imâret-i it‘âm-ı müsâfirân ve bir hammâm-ı dilsitân ve üç aded
tekye-i dervîşân
ve çârsû içre bir çeşme-i âb-ı hayevânın târîhi budur:
Andan çârsûnun iç yüzünde câmi‘-i Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî müfîd ü muhtasar bir câmi‘-i kadîmdir. Ammâ cemâ‘at-i kesîreye mâlik olup başka bir rûhâniyyet vardır. Enderûn [u] bîrûnu ol kadar müzeyyen değildir. Bir tabakalı bir minâre-i serâmedi vardır ammâ bu câmi‘ meremmâta muhtâcdır. Bunlardan mâ‘adâ mesâcidlerdir. Bir medrese ve yedi mekteb-i sıbyân-ı tıflân ve yedi aded hân ve yüz mikdârı dükkân ve bir imâret-i it‘âm-ı müsâfirân ve bir hammâm-ı dilsitân ve üç aded tekye-i dervîşân ve çârsû içre bir çeşme-i âb-ı hayevânın târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 170a ·
metinde göster ·
: Cümle (---) aded zâviye-i Halvetî ve Celvetî ve Gülşenî ve Rûşenî ve Nakşıbend …
Der-şehr-i tekye-i dervîşân: Cümle (---) aded zâviye-i Halvetî ve Celvetî ve Gülşenî ve Rûşenî ve Nakşıbendî ve Kâdirî ve Râ‘î ve Rufâ‘î ve Bektaşîdir. Ammâ cümleden Bâğ-ı Aspuzu içinde tekye-i Hazret-i Seyyid Battâl Gâzî, bizzât kendüleri bunda tevellüd edüp nazargâh olmuşdur. Ba‘dehû Melek Ahmed Paşa ta‘mîr ü termîm edüp tekye-i Bektaşîyân olmuşdur. (---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 194a ·
metinde göster ·
… zâbit ü râbıtlar bundadır ve câmi‘ler ve mesâcid ü medrese ve mekteb-i sıbyân u
tekye-i dervîşân
u hammâmât-ı gâsilân ve altı yüz dekâkîn-i sûk-ı sultân vardır. El-hâsıl şehird …
Sitâyiş-i imâret-i bâğ-ı Aspuzu: En ednâ garîbin bir fersah yer bâğı mukarrerdir. Cümle yedi bin sekiz yüz bâğ vardır. Mîr-âb bu bâğlara su saldığında defterinde mastûrdur ve her bâğda birer bâğ hânesi mukarrerdir ve üç yüz aded fıskiyye ve havz ve fevvâreli ve hammâmlı a‘yân [u] kibâr hâneleri vardır. Paşa ve müsellim ve molla ve cümle zâbit ü râbıtlar bundadır ve câmi‘ler ve mesâcid ü medrese ve mekteb-i sıbyân u tekye-i dervîşân u hammâmât-ı gâsilân ve altı yüz dekâkîn-i sûk-ı sultân vardır. El-hâsıl şehirde ne kadar imâristân var ise bu Aspuzu'da andan ziyâde imâr ebniyye-i âliyeler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 196a ·
metinde göster ·
… ve bin aded dârü'l-hadîs-i Peygamberân ve altı bin mekteb-i tıflân ve sekiz yüz
tekye-i dervîşân
ve on sekiz bin çeşme-i âb-ı revân ve sekiz bin sebîlhâne-i cânsitân ve on bin …
{Lisan-ı Tatariyye}: Ammâ lisân-ı Çağatay'a ve lisân-ı Moğol'a karîb bir lehce-i gayr-i mükerrerdir. "İşven, gitmişven, kürümize, varmışmız, bizim Kay gebidir. Boğar eyitdi, dükeli geleserlerdir, meni suncamışdır. Şâd bay kişidir, ayıtdım: Şol kişi manka dinedür, savular sayladım, ya‘nî ağlaya kaldım. Barımız uruş kişisimiz, ya‘nî cümlemiz ceng 240a âdemiyiz" deyü bu gûne niçe kerre yüz bin elfâz-ı ibârâtlar tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu şehir imâr iken eyle tahrîr etmiş kim "Cümle otuz beş bin mihrâbdır", deyü rûy-ı dîvâra tahrîr etmiş. Hakkâ ki minârelerinin kesretinden ve imârâtının eser-i binâları vefretinden otuz beş bin mihrâb olsa lâğ değildir. Ve iki bin medrese ve bin aded hammâm ve iki bin hân ve bin aded dârü'l-hadîs-i Peygamberân ve altı bin mekteb-i tıflân ve sekiz yüz tekye-i dervîşân ve on sekiz bin çeşme-i âb-ı revân ve sekiz bin sebîlhâne-i cânsitân ve on bin mahalle-i Müselmân, gebr u tersâdan nâm u nişân yok imiş, ve iki kerre yüz bin büyût-ı Müselmân ve yetmiş bin sarây-ı a‘yân ve üç bin sarây-ı kârbân-ı âyende vü revendegân ve iki bin aded mihmânhâne-i gurebâ-yı mücerredân ve altı kerre yüz bin dükkân ve yüz elli mahalde kıbâb-ı âlîler ile bezzâzistân. Hâlâ niçesi imârdır kim mâr [u] mûr kânıdır. Ve yedi yüz aded imâret-i dârü'z-ziyâfe-i cû‘ân. Bu şehrin Van deryâsı kenârıyla üç günlük yol imâr iken kırk bin mesîregâhı ve dokuz kerre yüz bin bâğ u bâğçesi ve yetmiş bin aded ziyâretgâh-ı aliyyesi ve altı kerre yüz bin a‘yân-ı ulemâsı ve dörd kerre yüz bin ulemâ-yı tabî‘î ve yüz bin cerrâhı ve yüz elli bin sulehâ-yı meşâyihi ve niçe bin mazanne-i kerâme kimesneleri ve hemân kırk bin fetvâ sâhibi mezâhib-i erba‘ada şeyhülislâmı ve yetmiş bin sâdât-ı kirâmı ve altı kerre yüz bin pür-silâh askerî tâ’ifesi ve kırk bin pâsbânı ve iki bin yerde mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîni ve yedi yüz aded hâkimi örfü ve üç bin kapân ümenâları ve yaylalarının dâmenlerinde üç bin gâr-ı yetîmânlar var kim hâlâ zâhirdir. Niçesinin içinde halkdan münzevî yetmiş seksen yıldan beri fahfara ile kût edinir sâhib-i sülûk kimesneler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 239b–240a ·
metinde göster ·
Ziyâret-i Monlâ Kâsım Sultân: Bir kubbe içre medfûn olup
tekye-i dervîşândır
. Sarı‘ marazına mübtelâ olan kimesneler bu âsitânede yedi gice mihmân olup bi-e …
Ziyâret-i Monlâ Kâsım Sultân: Bir kubbe içre medfûn olup tekye-i dervîşândır. Sarı‘ marazına mübtelâ olan kimesneler bu âsitânede yedi gice mihmân olup bi-emrillahi Ta‘âlâ şifâ bulur. Andan yine cânib-i kıbleye (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 246b ·
metinde göster ·
… u bâğçe ve imâretlerin temâşâ ederdik. Hâlâ ravza-i Rıdvân'dan nişân verir bir
tekye-i dervîşân-ı
zîşân-ı Hâcegândır. Ammerallahu Ta‘âlâ.
Ba‘dehû Hudâbende Şâh âsitâne-i Koçağa Sultân'ı bir imâr etmişdir kim hakîrin konağına karîb olmağile tevhîd-i Hâcegânda bulunup bâğ u bâğçe ve imâretlerin temâşâ ederdik. Hâlâ ravza-i Rıdvân'dan nişân verir bir tekye-i dervîşân-ı zîşân-ı Hâcegândır. Ammerallahu Ta‘âlâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 296b ·
metinde göster ·
Hayderî ve Bektaşî tekyeleri ve Kalenderî tekyeleri ve Vâhidî tekyeleri vardır …
Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Cümle yedi medrese ve altı tekye-i dervîşân-ı Hayderî ve Bektaşî tekyeleri ve Kalenderî tekyeleri ve Vâhidî tekyeleri vardır ammâ Mevlevî Hazret-i Ebâbekr'e ve Nakşıbendî Ebâbekir'e müntehî olmağile Mevlevî tekyeleri ve Hâcegân-ı Nakşıbendiyye tekyeleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 307a ·
metinde göster ·
erbâb-ı şân: Cümle on bir aded tekye-i âşıkân-ı sâdıkân-ı zîşândır. Evvelâ bâğl …
Ve der-ayân-ı tekye-i dervîşân-ı erbâb-ı şân: Cümle on bir aded tekye-i âşıkân-ı sâdıkân-ı zîşândır. Evvelâ bâğlar içinde tekye-i Genc Yâr ve tekye-i İmâm Takî ve tekye-i Arab Cebbârî ve Bağdâd kapusu tarafına Şâhruh tekyesi cümle fukarâ-yı Bektaşîyân'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 310a ·
metinde göster ·