Bu câmi‘in ibtidâ temeline nâzır-ı nuzzâr olan Mü’eyyed Paşa'nın Hân'a
telhîsi
üzre Serdâr Mustafâ Paşa'dan alınan gazâ mâlıyla cümle yigirmi yedi bin yedi yü …
Bu câmi‘in ibtidâ temeline nâzır-ı nuzzâr olan Mü’eyyed Paşa'nın Hân'a telhîsi üzre Serdâr Mustafâ Paşa'dan alınan gazâ mâlıyla cümle yigirmi yedi bin yedi yüz altmış kîse-i Rûmî gitmişdir kim tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 155b ·
metinde göster ·
… 'den taşra aslâ bir hatve çıkmayup deryâ-misâl asker cem‘ ederdi. Bir kerre bir
telhîsi
gelüp "Pâdişâhımın der-i devletine arz-ı bende-i bî-mikdâr budur kim Van diyârl …
Ba‘dehû paşa niçe menâsıb-ı âlîleri tevcîh edüp kalemiyyeleriyle yedi günde dörd bin 174b ulûfe çıkarup cümle kul mecbûr-ı hâtır oldu. Ammâ tevcîh olunan menâsıbların birisin İpşir Paşa müsellimlere zabt etdirmeyüp ba‘dehû müsellimler paşadan kalemiyyelerin şer‘ ile taleb edüp bin altmış kîse ashâbına redd olunup paşa bu kadar kîse-i Rûmî hasâre çekdi. Mâh-ı mezbûrun yigirminci günü sâbıkan ağamız olan Kulaksız Abaza Şâhin Ağa çingene harâcıyla gelüp paşa efendimiz dahi Şâhin Ağa'ya harâc-ı kıptîyânı zabt etdirmeyüp İpşir Paşa ile efendimiz mâbeynine ibtidâ bürûdet bundan hâsıl oldu. Ba‘dehû her gelen İpşir Paşa'nın Haleb'de isyân [u] tuğyânın ve deryâ-misâl asker cem‘ etmesinin haberin getirirlerdi. Niçe kerre der-i devlet tarafından hasekiler ve kozbekçiler ve serbevvâbân-ı dergâh-ı âlîler gidüp "Elbette lalam, âsitâne-i sa‘âdetime ale'l-acele gelesin" deyü müsta‘cel hatt-ı şerîfler gitdikçe Haleb'den taşra aslâ bir hatve çıkmayup deryâ-misâl asker cem‘ ederdi. Bir kerre bir telhîsi gelüp "Pâdişâhımın der-i devletine arz-ı bende-i bî-mikdâr budur kim Van diyârlarında Pinyânişi nâm ülkeden kızılbaş-ı bed-ma‘âş [u] ser-tırâş iki kerre yüz bin koyun sürüp niçe yüz a‘yân-ı Ekrâd katl edüp bu kadar kurâ ve büldân nehb ü gâret edüp sulh-ı Murâd Hân'a muğâyir gûnâ-gûn işler işlenmişdir. Bu abd-i kemter ol taraf ahvâline nigerânda olmağıla der-i devlet tarafına varmağa iktidârım yokdur. Hâlâ asker cem‘ edüp ol cânibe fermân-ı hümâyûnunuzla serdâr-ı mu‘azzam olup gitmek üzreyiz. İnşâallahü'r-rahmân pâdişâhım dahi evvel-bahârda bu câniblere deryâ-misâl asker ile atf-ı inân edüp ammün Sultân Murâd Hân'ın feth edüp yine kızılbaş aldığı Revân'ın ve Nahşivân ve Şirvân ve Azerbâycân'ın ve niçe bin bed-ma‘âşun cânın alavuz. Hâlâ kırk bin tüfeng-endâz u sekbân u sarıca gâzîleri cem‘ edüp yanımda yetmiş aded mîr-i mîrân ve yedi aded vezîr-i dilirân mevcûd olup iktizâ ederse der-i devlete bu minvâl üzre rû-mâlîde kılmak üzreyüz" deyü haber gelince der-i devletin cümle ser-i kârda olanları vâlih [ü] hayrân olup Kapudan Kara Murâd Paşa Yeniçeri ocağına fitne âteşin bırağup "Gördünüz mi kırk bin tüfeng-endâz ile sizi kırsa gerek!" deyü İslâmbol içre niçe kerre yüz bin gûne güft u gûy-ı dürûğu sahîh kîl u kâller olarak cümle erbâb-ı devlet mest-i devlet iken mest [ü] medhûş sergerdân u hayrân u giryân gezerlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 174a–174b ·
metinde göster ·
… Erzurûm'a tâlib oldukda ol ân Vezîr Sâlih Paşa Sultân İbrâhîm Hân'a telhîs edüp
telhîsi
hayyız-ı kabûlde olup eyâlet-i Erzurûm üç tuğ vezâret ile ibtidâ’en Defterdârzâ …
Hikmet-i Hudâ bu Sâlih Paşa sinirinden maslûb Defterdâr Mustafâ Paşa'nın hidmetkârı idi. Kendüleri sadâret rütbesine nâ’il oldukları gün hukûk-ı sâbıkaya binâ’en bu Defterdârzâde Mehemmed Beğ çelebisini ileri çeküp Yeniçeri Ağası etmek murâd edindikde Mehemmed Beğ kabûl etmeyüp eyâlet-i Erzurûm'a tâlib oldukda ol ân Vezîr Sâlih Paşa Sultân İbrâhîm Hân'a telhîs edüp telhîsi hayyız-ı kabûlde olup eyâlet-i Erzurûm üç tuğ vezâret ile ibtidâ’en Defterdârzâde Mehemmed Paşa efendimize sadaka olunup ibtidâ anlar ile memâlik-i Erzurûm seyâhatine gidüp andan üç kerre diyâr-ı Acem'e gitdiğimiz bâlâda cümle cild-i evvelimizde mastûrdur, ammâ saded-i ahlâk-ı hasene-i Mehemmed Paşa oldur kim bu eyâlet-i Erzurûm'a mutasarrıf iken ahâlî-i Erzurûm emn [ü] emân-ı âsâyiş ile herkes kendü kâr [u] kisbinde zevk u safâdan hâlî değiller idi. 18a Ve adl [ü] adâlete mâ’il ve hakk-ı cevâba her bâr ka’il idi ve mutasarrıf olduğu eyâletlerde bir karye değil bir hâne gâret olunmadı ve tevâbi‘ine gâyet zâbit w râbit olup herkes ırzıyle zevk u şevkinde olup pâk u pâkîze ve musallî tevâbi‘lere mâ’il idi, zîrâ kendü nefsinde dahi pâk u pâkîze her şeyden müberrâ bir mahbûbü'l-kulûb ve bir akl-ı Arasto ve dûrbîn-fikr ve re‘âyâ-perver idi ve kemâl-i sâhib-i hayâ ve mü’eddeb olduğundan bir ferd-i âferîde anın avret yerin görmüş değiller idi. Ve irtişâ ve zemm ü nemm ve gıybet ve mesâvî tarafından gâyetle perhîzkâr idi. Ve şecâ‘at ve mehâbet ve selâbetde beyne'l-akrân Sâm u Nerîmân akrân idi. Hattâ sene 1057 târîhinde şuşik kal‘ası cenginde ve dahi sene {1058 târîhinde} Üsküdar'da Kara Murâd Paşa sadrıa‘zam iken Gürcî Nebî ve Katırcıoğlu cenginde bu Mehemmed Paşa talî‘a-i asker olup çarha cenginde etdiği bahâdırlıkları bir vezîr-i dilîr etmemişdir. Meğer Gâzî Seydî Ahmed Paşa Tarabefzûn eyâletinde nehr-i Çoruğ kenârında Gönye kal‘ası cenginde kavm-i Kazak-ı Ak ile etmiş ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 17b–18a ·
metinde göster ·
üzre bu kadar kelle ve esîr ve mâl-ı ganâ’im ve cebehâne arabalarıyla der-i dev …
"Pâdişâhım, Melek Ahmed Paşa lalan aceb feth [ü] fütûhât etmiş. Özü kal‘asına elli bin küffâr Kazak sarılup yedi gün yedi gece ceng-i azîm ederlerken bu kadar imdâdı Melek Paşa lalan gönderüp cümle küffârı kılıçdan geçirüp kal‘ayı halâs etdiğinin pâdişâhıma telhîsi üzre bu kadar kelle ve esîr ve mâl-ı ganâ’im ve cebehâne arabalarıyla der-i devlete gönderdiğinin müjdesin işte bir yakın âdemi ile pâdişâhıma göndermiş" deyüp hakîri huzûr-ı pâdişâhîye çağırup dest ber-zemîn kılup eyitdim. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 63b ·
metinde göster ·
… kılıçdan geçüp kal‘a düşman elinden halâs olup pâdişâhıma Melek Paşa lalanızın
telhîsi
üzre bin iki yüz araba mâl-ı ganâ’im ve cebehâne ve yigirmi altı pâre toplar ve …
"Pâdişâhım, dokuz gündür kim Bozcaada fethi donanması müjdesiyle kal‘a-i Özü'ye vardığımın beşinci gece şenliğinde elli bin küffâr bizi kal‘ada 64a kapadup yedi gün yedi gece ceng-i azîm edüp pâdişâhımın kapucubaşılar[ında]n İbrâhîm Ağa, Azağa Bozcaada müjdesin götürürken Melek Ahmed Paşa lalan tarafından kırk sekiz bin asker imdâd ile kapucubaşı ma‘an gelüp ceng-i azîmde bulunup hamd-i Hudâ ol ân cümle küffâr himmet-i pâdişâhîyle kılıçdan geçüp kal‘a düşman elinden halâs olup pâdişâhıma Melek Paşa lalanızın telhîsi üzre bin iki yüz araba mâl-ı ganâ’im ve cebehâne ve yigirmi altı pâre toplar ve yetmiş hatman ve kralları oğlu ve cümle on bir bin altmış aded esîrler ve cümle altı bin aded kelleler hâlâ pâdişâhım huzûruna arabalarla gelmek üzeredir" deyüp mâ-vaka‘ üzre vâki‘-i hâli bir bir takrîr etdiğimden pâdişâh-ı cem-cenâb hazz edüp sürûrundan reftâr edüp güftâr ederek buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 63b–64a ·
metinde göster ·
… roğlu taraflarından der-i devletde 72b kapu yapmağa âdemleri ile Murtazâ Paşa
telhîsi
sa‘âdetlü pâ[dişâ]ha ve bir mektûb-ı mahabbet-uslûb Köpürlü Mehemmed Paşa'ya gö …
Murtazâ Paşa eydir: "Sizin cümleniz sa‘âdetlü pâdişâhıma arz edelim ve Hüsrev Paşa Abaza Paşa ile Erzurûm'dan Âsitâne'ye nice çıkdı ise ben dahi der-i devlete sizinle giderim" deyü tekrâr yemîn edüp arz [u] mahzarlar yazılup ol gün yüz yetmiş aded mühürler ile arzlar mühürlenüp Murtazâ Paşa ve Kadrî Paşa ve Alî Paşa ve Çetrefil Hüseyin Paşa ağalarından ve şehir a‘yânlarından ve Hasan Paşa ve Sarı Ken‘ân Paşa ve Tayyaroğlu taraflarından der-i devletde 72b kapu yapmağa âdemleri ile Murtazâ Paşa telhîsi sa‘âdetlü pâ[dişâ]ha ve bir mektûb-ı mahabbet-uslûb Köpürlü Mehemmed Paşa'ya gönderdiği mektûb sûretidir,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 72a–72b ·
metinde göster ·
… lunmamak şartıyla pâdişâh-ı âlempenâha mezkûr beş aded kal‘aların miftâhlarıyla
telhîs-i
Âsaf-ı Berhayâ gidüp elçi Sadrıa‘zam yanında rehin kalup Sadrıa‘zam tarafından …
Hele hâh nâ-hâh vezîr-i a‘zam gücile yigirmi iki yıla ve yigirmi iki mâdde anların ricâsı ve yigirmi iki mâdde Âl-i Osmân'ın ricâsı bâlâda takrîr olunan mevâdd-ı kübrâlar gibi tarafeynden yigirmi iki yıla ve yigirmi iki mevâdda sulh kabûl olunup evvelbahârda küffârın büyükelçisi pâdişâha çıkup avk-ı te’hîr olunmamak şartıyla pâdişâh-ı âlempenâha mezkûr beş aded kal‘aların miftâhlarıyla telhîs-i Âsaf-ı Berhayâ gidüp elçi Sadrıa‘zam yanında rehin kalup Sadrıa‘zam tarafından Cânpoladlı Bekrî Hasan Ağa çâsâra elçi ulak gitmeğe hâzır olup Uyvar'ın ba‘zı mühimmât ve ba‘zı levâzımâtların görünce yigirmi günde Sadrıa‘zamın telhîsi varup gelen hatt-ı şerîfde sa‘âdetlü pâdişâh eyle tahrîr etmiş kim
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 29b ·
metinde göster ·
… ar'ın ba‘zı mühimmât ve ba‘zı levâzımâtların görünce yigirmi günde Sadrıa‘zamın
telhîsi
varup gelen hatt-ı şerîfde sa‘âdetlü pâdişâh eyle tahrîr etmiş kim
Hele hâh nâ-hâh vezîr-i a‘zam gücile yigirmi iki yıla ve yigirmi iki mâdde anların ricâsı ve yigirmi iki mâdde Âl-i Osmân'ın ricâsı bâlâda takrîr olunan mevâdd-ı kübrâlar gibi tarafeynden yigirmi iki yıla ve yigirmi iki mevâdda sulh kabûl olunup evvelbahârda küffârın büyükelçisi pâdişâha çıkup avk-ı te’hîr olunmamak şartıyla pâdişâh-ı âlempenâha mezkûr beş aded kal‘aların miftâhlarıyla telhîs-i Âsaf-ı Berhayâ gidüp elçi Sadrıa‘zam yanında rehin kalup Sadrıa‘zam tarafından Cânpoladlı Bekrî Hasan Ağa çâsâra elçi ulak gitmeğe hâzır olup Uyvar'ın ba‘zı mühimmât ve ba‘zı levâzımâtların görünce yigirmi günde Sadrıa‘zamın telhîsi varup gelen hatt-ı şerîfde sa‘âdetlü pâdişâh eyle tahrîr etmiş kim
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 29b ·
metinde göster ·