Esnâf-ı çavuşân alayı: Pîrleri Hazret-i Mâlik Eşter'dir. Efvâh-ı nâsda şöhre-i şehr olan oldur kim Sîn vilâyetinde bir ejderhâ katl etmeğiyle Mâlik Ejder derler. Ammâ Fütüvvetnâme'de yazdığı üzre mübârek gözünün biri gazâda mecrûh olup yırtlaz olmağile Mâlik Eşter derler. Hazret-i Alî, Resûl-i Kibriyâ önünde beline şed kuşadup on birinci pîr olup cümle beğlere ve gâzîlere serdâr olurdu. Ve gâyet şecî‘ ü bahâdır kimesne olmağile hîn-i arbedede başına teller ve atına ziller takup eline çevgânın alup Sâm-ı akrân meydân-ı ma‘rekede alay düzüp saf bozduğıyçün alay çavuşlarına pîr olmuşdur. Kabr-i şerîfi Kûfe'dedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 153a ·
metinde göster ·
… di. Bu sa‘îlerin ellerinde birer harbe ve başlarında birer âfitâbe üzre cığcığa
teller ve
bellerinde kantûralar ve tennûreler ve zîl [u] bem ve sapan-ı Dâvûdîler ve ummâ …
Esnâf-ı sa‘îler: Neferât 400, bunlar cemî‘i guzât-ı müslimînin mekâtiblerini vatanlarına vâsıl etmeğe me’mûrlardır. Pîrleri Amr bin Ümeyye-i Zamîrî'dir kim Alî huzûrunda Selmân-ı Fâris belin bağlayup şâtırlar ve sa‘îlerin pîridir. Kabri kal‘a-i Hıms'dadır. Hazret-i Resûl'ün peyki idi. Bu sa‘îlerin ellerinde birer harbe ve başlarında birer âfitâbe üzre cığcığa teller ve bellerinde kantûralar ve tennûreler ve zîl [u] bem ve sapan-ı Dâvûdîler ve ummân-ı kerâme ve cilbend-i mahabbetler ile piyâde ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155b ·
metinde göster ·
… silâh ellerinde gûnâ-gûn kazmalar ve çapalar ve yabalar ve beller ve başlarında
teller ve
çapa taraklar ve tırmıklar ve küsküler ve aşlama destereleri ve keserler ve gûn …
Esnâf-ı bâğbân: Dörd mevleviyyet yerde cümle bâğ u bâğçe ve besâtîn aded 43950, hadîka-i ravza-i cinân, bâğ [u] bostândır kim gûyâ her biri İremezâtü'l-imâddır. Her bir bâğda birer âdemden kırk üç bin {tokuz yüz} elli âdem eder. Ammâ ba‘zı bâğda beşer onar âdem vardır. Bunların dükkân [ve] dezgâhları olmayup cümlesi terekecibaşı ma‘rifetiyle kırk bin asker-i pür-silâh ellerinde gûnâ-gûn kazmalar ve çapalar ve yabalar ve beller ve başlarında teller ve çapa taraklar ve tırmıklar ve küsküler ve aşlama destereleri ve keserler ve gûnâ-gûn bâğbânân âletleri ve niçe bin kınalı bostân dollâbları sığırların tezyîn edüp "Oha diha babam" diyüp "Allâh Allâh rahmet ver yâ Mevlâ, bereket ver yâ Mevlâ, kuvvet ver yâ Mevlâ" deyü feryâd [ü] figân edüp her bir bâğbânın ellerinde ve başlarında ucbe-likâ tâcları üzre gûnâ-gûn şükûfe ve ezhârlar ile donanup tarafeynde duran temâşâcılara şükûfe bezl ederler kim bir azîm ecnâs-ı mahlûk askerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 159a ·
metinde göster ·
… a telâtin kırbalar ve libâsları serâpâ siyâh meşin dolamalar ve başlarında cığa
teller ve
gûnâ-gûn şükûfeler ve ellerinde tıhtâb ve câm ve billûr ve necef tâslar ve kâse …
Bu esnâf cümle piyâde olup arkalarında telâtin kırbalar ve libâsları serâpâ siyâh meşin dolamalar ve başlarında cığa teller ve gûnâ-gûn şükûfeler ve ellerinde tıhtâb ve câm ve billûr ve necef tâslar ve kâseler içre âb-ı nâbı mâl-â-mâl edüp içinde billûr ve akîk ve yeşim ve balgamî taşlar şa‘şa‘a verir. Bu gûne altun yaldızlı mutallâ tâslar ile cümle guzât-ı müslimîne,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160b ·
metinde göster ·
gümüş zencîrli licâmı ve zerdûz sağrı poşu ve gûnâ-gûn zîl [ü] bemler ile devey …
Evsâf-ı mahmil-i şerîf hevdec-i Resûlullâh: Hazret'in bârhânesidir kim, surre emînlerinde durur. Siyâh Ka‘be örtüsü üzre zer-ender-zerdûz işleme çâr-kûşe ve sivri çâr-kûşe kubbe üzre sürâhî altun yaldızlı top alemli ve çâr-kûşesinde yine mutallâ toplu mahmildir, anı götüren şütürü kınalayup zer-ender-zere gark edüp şütürün serinde teller ve gümüş zencîrli licâmı ve zerdûz sağrı poşu ve gûnâ-gûn zîl [ü] bemler ile deveyi zeyn edüp mahmil-i şerîf içinde bir ma‘sûm Feth-i Şerîf tilâvet edüp hoş-elhân segâh makâmı üzre kırâ’at eder. Ve mahmil-i şerîfin cânib-i erba‘asında çâr-yâr-ı güzînin ve sâ’ir Ashâb-ı kirâmın seyf-i müczemleri ile zeyn edüp ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 161a ·
metinde göster ·
… n dükkânları Yeni Bezzâzistân'dadır. Bunlar seyishâneler üzre çarhlar ile demir
teller ve
sarı pirinc teller çeküp ubûr ederler.
Esnâf-ı şâkirân, âhen tel-keşân: Dükkân kırk, neferât iki yüz, pîrleri (---) Selmân'dan yakar çerâğı. Kabri Medîne Bakî‘inde Hazret-i Abbâs cenbindedir. Bu hırefin dükkânları Yeni Bezzâzistân'dadır. Bunlar seyishâneler üzre çarhlar ile demir teller ve sarı pirinc teller çeküp ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 185a ·
metinde göster ·
… lciler yamak olup seyishâneler üzre çarhlar ile sarı pirincden rakîk sırma gibi
teller ve
rakîk tanbûre telleri çekerek dükkânlarıyla ubûr ederler.
Esnâf-ı tel-i âhen-keşân: Dükkân 80, neferât 105, pîrleri (---)(---)(---). Kabri (---). Bunlar Yeni Bezzâzistân dibinde ve gayrı esvâkda işlerler. Kuyumcı tâ’ifesi bunlarsız olmaduğundan demir telciler yamak olup seyishâneler üzre çarhlar ile sarı pirincden rakîk sırma gibi teller ve rakîk tanbûre telleri çekerek dükkânlarıyla ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 188a ·
metinde göster ·
… ndan sülüğen ve zencifne ve lök ve isfîdâc ve lâzüverd misilli boyalar ve demir
teller ve
sarı pirinc tenekeler ve'l-hâsıl edîm-i arzda Hallâk-ı âlem ne kadar ma‘âdin ha …
Esnâf-ı attârân-ı Yahûdân: Dükkân 200, neferât 400, pîrleri yine Hüsâm bin Abdullâh-i Basravî'dir. Bunların cümle dükkânları Tahta'l-kal‘a'da ve Mahmûdpaşa çârşûsunda ve hânı'nda ankâ Yahûdîler'dir. Gûnâ-gûn İngilis boyalarından sülüğen ve zencifne ve lök ve isfîdâc ve lâzüverd misilli boyalar ve demir teller ve sarı pirinc tenekeler ve'l-hâsıl edîm-i arzda Hallâk-ı âlem ne kadar ma‘âdin halk edüp benî âdemin kârıyla ne kadar eşyâ-yı 197b musanna‘-ı zî-kıymet var ise bu attârlarda bî-kıymet bulunur, gâyet ankâ bâzergânlardır. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 197a–197b ·
metinde göster ·
… lerinde üçer vukiyye gümüş kemerler üzre akve hançerler ve başlarında şam süvar
teller ve
niçesinin serinde ankâyî ciğalar ve ellerinde ikişer vukıyye gelir sîm-i hâlis …
Bunların mâbeynlerinde elli aded alây çavuşları zer-ender-zere müstağrak olup bellerinde üçer vukiyye gümüş kemerler üzre akve hançerler ve başlarında şam süvar teller ve niçesinin serinde ankâyî ciğalar ve ellerinde ikişer vukıyye gelir sîm-i hâlis çevgânlar ve kırmızı katîfe Rüstemânî şalvarlar ve atları kezâlik altışar pâre âlât-ı yancığa müstağrak ve bahrî hotoslar ile her birinin esb-i hussân-ı sâfinâtları hasîb ü nesîb Cılkıdan ve Musannek ve Gökeş ve Tariği ve Musâfaha ve Havvâre ve Mahmûdî ve Seylâvî ve Ketişe ve Mevâlî ve Dinoni ve (---)(---)(---)(---)(---) nâmân atlara bu mezkûr elli aded çavuşânlar süvâr olup tablbâzlarına tarralar urarak asker içre at bırağarak na‘ra-i Allah haykırarak asker düzüp alây gezüp "Yaşa, yaşa!" diyerek gûnâ-gûn rîş u şakalar ederek asker içre güzer ederlerdi. 247b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 247a–247b ·
metinde göster ·
… stâd Arab seyisleri piyâde ubûr edüp her atların başlarında ablak sorguc-ı şâhî
teller ve
çelengler ile her atın yanları sıra ikişer aded yine beyâz külâhlı hâs âhûr hal …
Andan tuğların ardı sıra paşanın emîr-i âhûr ağası cemî‘i sarrâcları ile ellerinde kargı kantar sırıkları ile ubûr edüp andan sonra pâdişâhımızın çâsâra hedâyâ gönderdiği on iki re’s küheylân ve sâfinâtu'l-ciyâd misilli atlar kim her biri ıstabl-i Âl-i Osmân'da birer at-ı mu‘teberâtdır. Pâk u pâkîze gümüşî çullar üzre dîbâ sağrı-pûş ile atları tezyîn edüp her atın başlarında gûnâ-gûn musanna‘ saçak peçeli çatal zencîrli yularların her birin beyâz külâhlı yedekçi halîfeler her atı ikişer âdem zabt edüp ba‘zı atların ayaklarında zencîr bâr bendleri kığış kığış öterek her bir at ejder-i heft-ser gibi pertâb u raks edüp süheyl urarak ve yanları sıra üstâd Arab seyisleri piyâde ubûr edüp her atların başlarında ablak sorguc-ı şâhî teller ve çelengler ile her atın yanları sıra ikişer aded yine beyâz külâhlı hâs âhûr halîfeleri ve beyâz külâhlı piyâde tevâbi‘leri atların yanı sıra ubûr edüp ba‘dehu başhalîfe krala verilecek iki re’s mücevher ve murassa‘ ve zer-ender-zere müstağrak olmuş cevâhir eğerli ve cevâhir rahtlı ve cümle incü ve la‘l ve yâkût ile tezyîn olmuş dikdik ve uyanlı iki re’s küheylân atlar ubûr ederken bunların dahi yanlarında yine pâk ü mülebbes âhûr halîfeleri beyâz yedekçi külâhlarıyla ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 54b ·
metinde göster ·
… râf-ı âlemi temâşâ etdikde sübhânü'l-Hallâk bu edîm-i arz üzre ola[n] dağlar ve
teller ve
çayır ve çemenzâr yerler ve kurâ vu kasabât ve cereyân eden enhâr-ı uyûnlar sah …
Hele hamd-i Hudâ beş Süleymâniyye minâresi kaddi kadar âsımâna ser çekmiş kayanın zirve-i a‘lâsına selâmetle çıkup etrâf-ı âlemi temâşâ etdikde sübhânü'l-Hallâk bu edîm-i arz üzre ola[n] dağlar ve teller ve çayır ve çemenzâr yerler ve kurâ vu kasabât ve cereyân eden enhâr-ı uyûnlar sahîfe-i zemînde nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn gibi nümâyân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240b ·
metinde göster ·
… ikişer yüzer aded kelleler ve diller gelüp Sadrıa‘zamdan ihsân [u] in‘âmlar ve
teller ve
nânpâreler alınırdı.
Ammâ câ-be-câ kollardan yetmişer ve seksener ve ikişer yüzer aded kelleler ve diller gelüp Sadrıa‘zamdan ihsân [u] in‘âmlar ve teller ve nânpâreler alınırdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 295a ·
metinde göster ·
ardala ve ziller ve zil [ü] bemler ile ve hatab u havutları üzre bayraklar ile …
Ve cemî‘i develeri ve hecînleri pür nacag ve tuğ teller ve ardala ve ziller ve zil [ü] bemler ile ve hatab u havutları üzre bayraklar ile müzeyyen edüp develere nafakaların vefret üzre verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y327b ·
metinde göster ·
ellerinde mücevher ve sîm-i hâlis topuzlar ve atları yancık ve bahrî hotas ve s …
Andan vâcibü'r-re‘âyâ alayı mükellef ve mükemmel âlât-ı silâha müstağrak ubûr ederler. Paşa askeri munkatı‘ olup ardı sıra alay-ı çavuşân-ı Mısır atbaşı berâber cümle semmûr kürke müstağrak serlerinde mücevvezeleri üzre ablak teller ve ellerinde mücevher ve sîm-i hâlis topuzlar ve atları yancık ve bahrî hotas ve sîm raht ve kaddâre ve atların başında yine ablaklar ile atbaşı berâber ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y65a ·
metinde göster ·
… lı zer-ender-zere müstağrak olmuş Y 187a alay çavuşları başlarında Sâm-suvârî
teller ve
atları başında ablak ve cığalar ve bahrî hotas ve altı pâre yancıklar ile müzey …
Bu mahâlde âsumân-âsâ tokuzar kat mehterhâneye turralar urulup güm güm gürleyüp alaylar yürümeğe başlayup on iki eli gümüş çevgânlı zer-ender-zere müstağrak olmuş Y 187a alay çavuşları başlarında Sâm-suvârî teller ve atları başında ablak ve cığalar ve bahrî hotas ve altı pâre yancıklar ile müzeyyen atlar üzre çavuşlar tablbâzlarına turralar urup alay düzüp asker içre girüp yemîn [ü] yesâr deyüp, aşa dura hây hûy deyüp gûnâ-gûn şakalar ederek alay tertîb edüp yürüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y186b–Y187a ·
metinde göster ·