… san Tapdı derler. Cümle Mahmûdî kavmi anda yaylanır ammâ zirve-i a‘lâsına çıkup
temâşâ etmedim
ammâ evc-i âsumâna ser çekmiş yayladır. Anın dâmeninden ubûr ederken yol iki ça …
Hasan Tapdı yaylası, ki Sultân Hasan bu dağda gencîne-i Kârûn'a mâlik olup genc tapdığından Yaylağ-ı Hasan Tapdı derler. Cümle Mahmûdî kavmi anda yaylanır ammâ zirve-i a‘lâsına çıkup temâşâ etmedim ammâ evc-i âsumâna ser çekmiş yayladır. Anın dâmeninden ubûr ederken yol iki çatal olup sol tarafdaki tarîk-ı âm kal‘a-i Van'a gider, sağ tarafdaki şâhrâh-ı sağîr kal‘a-i Amîk'e gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 246a ·
metinde göster ·
… ekl-i murabba‘ bir küçük kal‘adır, ammâ zirve-i a‘lâya kad-keşân olmağile çıkup
temâşâ etmedim
. Hâlâ Mahmûdî hükmündedir ve mâ-tekaddem taht-ı Mahmûdî bu kal‘a imiş. Şimdi ol …
Sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'ın kadre ermişlerinden bir kimesne "Er gerçek"den galat Erçek derlermiş. Kadr mâlıyla binâ olunmuş bir yalçın püşte başında şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘adır, ammâ zirve-i a‘lâya kad-keşân olmağile çıkup temâşâ etmedim. Hâlâ Mahmûdî hükmündedir ve mâ-tekaddem taht-ı Mahmûdî bu kal‘a imiş. Şimdi ol kadar imâr değildir, ammâ yine Van eyâletinde sancak beği hükmündedir. İki bin askere mâlikdir. Mahmûdî atlarının güzîdesi bu Erçek'de olur. Hükûmetinde timâr u ze‘âmet tahrîr olmayup ebvâb-ı mahsûlâtı beğine hâs kayd olunmuşdur. Beği kal‘ada olur Aşağı Rabâtı bir dere küncinde beş yüz hâneli câ-be-câ bâğ u bâğçeli ve kavak ağaçlı rabâtdır. Bir câmi‘i ve bir hânı ve bir kesîf hammâmı ve on mikdârı dükkânı var ammâ buhayre-i Erçek kal‘anın kurbünde bir halîc-i sağîresi var, on vukiyye gelir yahşı alabalığı olur kim Kürdistân'da Ereçek balığı meşhûrdur. Bu semek-i mümessekden sayyâdlar sayd edüp a‘yân [u] kibâra hedâyâ götürürler. Aslâ balık râyihası yokdur. Bu halîcin kenârında Fâtih-i Revân Sultân Murâd Hân meks edüp mâhîlerinden tenâvül edüp "Hakkâ ki mâ’ide-i Erçek idiği gerçek imiş." demişdir. Ve bu buhayrenin yine cânib-i garbîsinde bir yol vardır. Ol râh-ı câdde ile Van'a beş sâ‘atde varır tarîk-ı seheldir. Murâd Hân Van'a ol râhdan revâne olmuşdur. Bu Ereçek beğinin ziyâfetin tenâvül edüp ve hedâyâsın ve kulağuzların alup andan yolumuza hilâfcadır ammâ "Da‘vete icâbet" deyü cânib-i şimâle meyyâlce dağlar ve dereler aşup kâmil sekiz sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 286b ·
metinde göster ·
… ak yerden nümâyândır, ammâ bu hakîr eyyâm-ı şitâ olup yayla mahalli olmamağ ile
temâşâ etmedim
, ammâ Kör Hazînedâr Mustafâ Paşa her sene çıkup anda yayla faslıyçün kasr-ı âlî …
İmdi, bu kûh-ı bülendi bu zemînde gördüm ki evc-i âsumâna ser çekmiş bir ser-bülend-misâl kûh-ı Demâvend bir kûh-ı Elvend'dir. Gerçi Bursa'da cebel-i Ruhbân gibi ve kûh-ı Erceyş gibi ve kûh-ı Ramazân gibi ve kûh-ı Göksun gibi ve cibâl-i Sübhân-misâl ve kûh-ı Ağrı gibi ve kûh-ı 19b Bingöl gibi bir vâsi‘ dağ değildir, ammâ aslında zemîni âlîdir ve kendi de gâyet bâlâdır kim cümle kevkebân andan nümâyân olduğıyçün Yıldız dağı derler. Niçe bin Türkman Keskin ve Bozok sancaklarından niçe kerre yüz bin hayvânâtları bu kûh-ı bâlâya urûc edüp kâmil yedi ay yayla faslı ederler. Niçe yüz âb-ı hayâtları cereyân eder. Kâmil beş konak yerden nümâyândır, ammâ bu hakîr eyyâm-ı şitâ olup yayla mahalli olmamağ ile temâşâ etmedim, ammâ Kör Hazînedâr Mustafâ Paşa her sene çıkup anda yayla faslıyçün kasr-ı âlî ve matbah ve müte‘addid kâ‘alar binâ etdiği ma‘lûmumdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 19a–19b ·
metinde göster ·
… r bayırlı yerde nümâyân idi, ammâ bu kadar esîr mâl [u] menâlim derdinden gidüp
temâşâ etmedim
, ammâ şîrîn ve ma‘mûr kal‘a zâhir [ü] bâhir idi. Bu mahalde beş dirhem ekmek bi …
şehr-i Sazvaroş: Bir kal‘ası bu nâhiyenin nihâyetinde bir bayırlı yerde nümâyân idi, ammâ bu kadar esîr mâl [u] menâlim derdinden gidüp temâşâ etmedim, ammâ şîrîn ve ma‘mûr kal‘a zâhir [ü] bâhir idi. Bu mahalde beş dirhem ekmek bir akçeye sicille kayd olundu. El-iyâzu billâh. Andan yine cânib-i cenûba 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 31a ·
metinde göster ·
… e hayvânâtları sularlar. Bir küçük manastırı nümâyân idi ammâ bu cezîreye geçüp
temâşâ etmedim
.
Cezîre-i Turli: Hâlâ sulh içinde bizim olmuşdur, ammâ bir küçük ensiz adacıkdır kim devri on mîldir, ammâ gâyet çemenzâr mahsûllü adadır. Beri tarafda bizim kurâların keçileri ve koyunları otlayup gezerler. Ve ba‘zı mahallerinde su sarnıçları var imiş kim cümle hayvânâtları sularlar. Bir küçük manastırı nümâyân idi ammâ bu cezîreye geçüp temâşâ etmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321b ·
metinde göster ·
… küçük kal‘adır. Ol gün bârân-ı rahmet çok yağmak ile çıkup murâd üzre seyr [ü]
temâşâ etmedim
. Ammâ gâyetü'l-gâye evce ser çekmiş iki kat kal‘adır. Ve taşra katının ba‘zı ye …
Teke hâkinde ve Eğdir nevâhîsindedir. Serdârı ve kethudâyeri yokdur. Kal‘ası (---) bir sarp yalçın kaya üzre şekl-i muhammes bir şeddâdî binâ küçük kal‘adır. Ol gün bârân-ı rahmet çok yağmak ile çıkup murâd üzre seyr [ü] temâşâ etmedim. Ammâ gâyetü'l-gâye evce ser çekmiş iki kat kal‘adır. Ve taşra katının ba‘zı yeri münhedim olmuş. Ammâ iç kal‘ası henüz üstâd mühendis elinden çıkmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y130b ·
metinde göster ·
… edüp eyle sarây-ı âlîler ve kâ‘a-i azîmeler var kim bu ibret-nümâyı bir diyârda
temâşâ etmedim
.
Hazret-i Hûd ve Hazret-i Sâlih ve Hazret-i Semûd ve Hazret-i Kaffâh bunda sâkinler idi. Ve Semûd kavmine ba‘s olunmuşlar idi. Huccâcın önünden nihâyeti ubûr edince yetmiş seksen salt atlı refîk-ı yâr-ı muvâfık ile bu şehri seyr [ü] temâşâ eyledik. El-azemetü lillâh bu kûh-ı bâlâları kehf-ender-kehf gâr-ender-gâr edüp eyle sarây-ı âlîler ve kâ‘a-i azîmeler var kim bu ibret-nümâyı bir diyârda temâşâ etmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y271b ·
metinde göster ·
… n zirve-i a‘lâsında yine taşdan oyulmuş bir hisârdır. Ammâ teng mahal olmak ile
temâşâ etmedik
. Allâhü a‘lem içinde âdemî zâdı yokdur. Ammâ tahtında bir ma‘mûr hurmâ bâğlı be …
Kal‘a-i Dûte'l-Cezel: Bir cibâl-i âlînin zirve-i a‘lâsında yine taşdan oyulmuş bir hisârdır. Ammâ teng mahal olmak ile temâşâ etmedik. Allâhü a‘lem içinde âdemî zâdı yokdur. Ammâ tahtında bir ma‘mûr hurmâ bâğlı belîde-i ma‘mûresi var. Ana, Karye-i Cezle derler. Bu kurâyı dahi ubûr Y 272b edüp tâ Ulâ'ya varınca böyle yalçın dağlar ve ibret-nümâ temâşâlardır. Anda Ebyâr-ı Sâlih'den 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y272a–Y272b ·
metinde göster ·
… e (---) sinde Anter binâ etmişdir. Ammâ içinde âdemî-zâd yokdur. Ve hakîr çıkup
temâşâ etmedim
, zîrâ mûr mârı firâvân imiş.
Ve tevârîhlerde bu vâdîlere vilâyet-i Anteristân derler. Bir sivri kara dağın tâ zirve-i a‘lâsında iki çatal kârgîr kal‘a-i cihân-nümâdır. Târîh-i iskenderin sene (---) sinde Anter binâ etmişdir. Ammâ içinde âdemî-zâd yokdur. Ve hakîr çıkup temâşâ etmedim, zîrâ mûr mârı firâvân imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y275a ·
metinde göster ·