El-hâsıl mezkûr na‘lîn Akka kal‘asının beş kat dîvârına beş kerre urup hâlâ beş kat dîvârları harâb [u] yebâb olur. Cümle temelleri hevâya nâzır burc [u] bedenleri ka‘ra geçmişdir. İmdi azîzim kerâmet-i evliyâ hakdır. Kümmelîni inkâr etmemek gerek. Yedi sene Melik Tâhir bu Akka kal‘asın muhâsara edüp niçe kerre yüz bin mancınık taşları urduğu gülleler Akka sahrâsında galtân olup pâymâl-i rimâl yatar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 41a ·
metinde göster ·
… niz'e dökmüşdür. Hâlâ leb-i deryâda bir püşte-i âlî üzre rahnedâr olmuş sûrunun
temelleri
zâhir ü bâhirdir. Ol asrda bu kal‘a küffârı gemilerine süvâr olup Kefe kal‘asın …
Sebeb-i tesmiyyesi (---)(---)(---)(---)(---)(---) Mâ-tekaddem kal‘asını Dobruca kralı oğlu Filvara binâsıdır. Mehîb ü sa‘b u kavî kal‘a imiş. Sene (---) târîhinde Yıldırım Hân feth etmede usret çeküp ba‘de'l-feth kal‘asın münhedim edüp taşların Karadeniz'e dökmüşdür. Hâlâ leb-i deryâda bir püşte-i âlî üzre rahnedâr olmuş sûrunun temelleri zâhir ü bâhirdir. Ol asrda bu kal‘a küffârı gemilerine süvâr olup Kefe kal‘asında Ceneviz kralına firâr ederler. Zîrâ ol asırda Karadeniz sâhilinde olan yedi yüz yetmiş pâre kal‘aların cümlesi Ceneviz kralı hükmünde idi, illâ İslâmbol kurbunda Terkoz kal‘ası ve Amasra kal‘ası ve Sinop kal‘ası ve Tarabefzûn kal‘aları Kostantin Urûmu elinde idi. Ba‘dehû Kefe kal‘asını ve Azak kal‘asın dahi Sultân Bâyezîd-i Velî be-dest-i Gedik Ahmed Paşa feth edince Karadeniz etrâfında aslâ Ceneviz küffârının alâkası kalmayup emân ile İslâmbol Boğazı'ndan taşra cezîre-i Sakız'larına gidüp ol cezîre-i müzehhebi dâr-ı bevâr edindiler. Tâ Süleymân Hân asrına dek anda sâkin olup ba‘dehû sulha mugâyir işler görüp keştîler ile Mısr'a giden huccâc-ı Müslimîni esîr etmeleri sebebiyle Süleymân Hân'ın fermân-ı şerîfleriyle Koca Piyâle Paşa yüz yetmiş pâre kadırga ile cezîre-i Sakız mukâbelesinde Çeşme nâm Anadolu kenarında lenger-endaht olup yatdı. Beri tarafda küffâr-ı bedgirdâr-ı murdâr âlet-i mülâhaza mu‘tâd-ı bed-hâhları üzre cümle kapudanlar ve kral u zâdeler ve cümle kefere vü fecerenin iş erleri hedâyâ ile Piyâle Paşa'ya buluşup hedâyâları makbûle geçdikden sonra Piyâle Paşa'ya bir kaç piyâle bâde nûş edüp eydür "Bre kâfirler, bu Sakız cezîresi huccâc-ı Müslimînin ve gayri ibâdullahın memerri ola. Niçün âyende vü revende tüccâr, züvvâr mahlûk-ı Hudâyı rencîde-i hâtır edüp dil-haste ü şikeste-beste edersiz?. Tiz pâdişâha bu Sakız cezîresin teslim edin. Yohsa cümlenizi şimdi dendân-ı tîğdan geçiririm" deyü kasem-billah edüp hedâyâ ile gelen yedi yüz aded iş erlerin bi'l-cümle kayd-bend edüp Bismillah ile "Tevekkülen ala'llah!" deyüp salpa demir isa'seren sebük yelken edüp cezîre-i Sakız'ın Kiremitlik nâm mahalde lenger bırağup der-akab karaya asker ve balyemez top çıkarup kayd-bend etdüğü kral zâdelerden vâveylâ ve vâveledâ mektûblarıyla "Elbette kal‘ayı veresiz, yohsa sarhoş Piyâle'nin piyâlesi elde iken bizim peymânımız dahi doldurup ecel câmın bize nûş etdirir ve sizlere kal‘a-i Sakız içre zevk-i dünyâyı ferâmûş etdirir" deyü üsârâ küffârlardan bu gûne varak alup ber-mu‘tâd elçi ile kal‘a-i Sakız'a gönderüp küffâr-ı murdâr bu hâli istimâ‘ edince hey kralzâdelerimiz ve cümle a‘yân-ı devletimiz kılıçdan geçer, havfiyle bi-emri Hüdâ cümle küffâr-ı Ceneviz meşveret ile vere verüp akd-i sulh edüp kal‘a-i Sakız'ı Piyâle Paşa'ya cümle cebehânesi ve hazîneleriyle teslîm edüp kendiler Malta hükmünde olan cezîre-i Rodos'a gemileriyle yıkılup dâr-ı bevârlarında karâr edüp kaldılar. Feth-i târîh-i Sakız (---)(---)(---)(---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 125b ·
metinde göster ·
… ûnâ-gûn maksûreler ile pîrâste olmuş Kasr-ı Ravza-i Mütevekkil imiş. Ancak hâlâ
temelleri
zâhir ü bâhirdir. Ammâ kasabası ma‘mûr u zâhirdir. Ve hâkimi,
Cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî müfîd ü muhtasar beyt-i fukarâlardır. Câmi‘i ve hânı ve kahvehâneleri ve bâğ u bâğçe ve gülistânı ve kifâyet mikdârı dükkânı vardır. Ammâ müverrihân-ı Irâk'ın tahrîri üzre Kasr-ı el-Mütevekkil Alallah Şatt cezîrelerinden Ravza nâm bir cezîrede bir kasr-ı azîm etmiş kim içinde yetmiş hammâmı ve üç yüz aded maksûreleri ve niçe bin havz u şadırvân ve müte‘addid çile-hâne-i nakş-ı nigârhâne-i çîn hücreler var imiş. Bu Kasr-ı Ravza içre on iki bin huddâm var imiş ve her huddâma birer tarz üzre inşâ olunmuş pencere ve şâhnişînler ile ârâste ve kat-ender-kat gûnâ-gûn maksûreler ile pîrâste olmuş Kasr-ı Ravza-i Mütevekkil imiş. Ancak hâlâ temelleri zâhir ü bâhirdir. Ammâ kasabası ma‘mûr u zâhirdir. Ve hâkimi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 366b ·
metinde göster ·
zâhir ü bâhir olan kal‘asın dest-i Eflak'dan sene 792 târîhinde Yıldırım Bâyezî …
Vech-i tesmiyesi (---)(---) sene 980 de bizzât Sultân Bâyezîd ibn Ebü'l-feth Gâzî Mehemmed Hân binâ etmişdir, ammâ mukaddemâ dağlarda bâğlar içinde temelleri zâhir ü bâhir olan kal‘asın dest-i Eflak'dan sene 792 târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân asrında Gâzî Evrenos Beğ dest-i kahr ile feth edüp sûrunu esâsına varınca münhedim etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 57a ·
metinde göster ·
… dî çekilir. Ve her tabyaların ka‘r-ı zemînde olan esâsı kayalar üzre olup cümle
temelleri
altı boşdur. Hattâ "Muhâsarada lağım gelmesin" deyü bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr t …
Her yevm-i Cum‘ada bu tabyalar üzre fılandıra ve alem ve bayraklar dikilüp her birinin nevbetçileri du‘â vü senâlar edüp gülbâng-ı Muhammedî çekilir. Ve her tabyaların ka‘r-ı zemînde olan esâsı kayalar üzre olup cümle temelleri altı boşdur. Hattâ "Muhâsarada lağım gelmesin" deyü bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr temelleri serâpâ sokak sokak boşdur ve niçe sokaklarda saçma toplar vardır. Ve bu orta kal‘a cümle tabya ve ebrâclarıyla gûyâ inci gibi beyâz ve mücellâ bir kal‘a-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80a ·
metinde göster ·
… i altı boşdur. Hattâ "Muhâsarada lağım gelmesin" deyü bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr
temelleri
serâpâ sokak sokak boşdur ve niçe sokaklarda saçma toplar vardır. Ve bu orta ka …
Her yevm-i Cum‘ada bu tabyalar üzre fılandıra ve alem ve bayraklar dikilüp her birinin nevbetçileri du‘â vü senâlar edüp gülbâng-ı Muhammedî çekilir. Ve her tabyaların ka‘r-ı zemînde olan esâsı kayalar üzre olup cümle temelleri altı boşdur. Hattâ "Muhâsarada lağım gelmesin" deyü bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr temelleri serâpâ sokak sokak boşdur ve niçe sokaklarda saçma toplar vardır. Ve bu orta kal‘a cümle tabya ve ebrâclarıyla gûyâ inci gibi beyâz ve mücellâ bir kal‘a-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80a ·
metinde göster ·
… r içine girdikde 115a lağımlardan aslâ fâ’ideler olmadı. Meğer kal‘anın cümle
temelleri
hurde hurde kemerler üzre imiş ve cümle dîvârları içi sokak sokak boş imiş. Hat …
Ve üç yerden altışar hazîneli lağımlar dîvâr içine girdikde 115a lağımlardan aslâ fâ’ideler olmadı. Meğer kal‘anın cümle temelleri hurde hurde kemerler üzre imiş ve cümle dîvârları içi sokak sokak boş imiş. Hattâ bizim lağımcılar kal‘a dîvârın delüp içeri girdiklerinde birkaç lağımcıları küffâr kal‘a temellerindeki yollarda bulup şehîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114b–115a ·
metinde göster ·
… r, zîrâ ba‘zı kulleleri ve câ-be-câ burc [u] bârûları ve niçe yerde âsâr-ı binâ
temelleri
zâhir ü bâhirdir. Hattâ bu kal‘a harâb olaldan berü cânib-i erba‘asında olan yü …
Eğer bu kal‘a amâr olsa Kotur kal‘asına bir imdâd gemisi gidüp gelemez, ammâ yine fermân-ı pâdişâhî ile ma‘mûr olmak emr-i seheldir, zîrâ ba‘zı kulleleri ve câ-be-câ burc [u] bârûları ve niçe yerde âsâr-ı binâ temelleri zâhir ü bâhirdir. Hattâ bu kal‘a harâb olaldan berü cânib-i erba‘asında olan yüz pâre ma‘mûr kurâlar cümle küffârın Kotur kal‘asına tâbi‘lerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154b ·
metinde göster ·
… nli Şeddâdî kalın dîvârdır kim üstünde dörder araba yürümek mümkindir. Ve cümle
temelleri
altında hurde kemerleri olup temeli cümle boşdur kim hîn-ı muhâsarada lağım ile …
Ve kal‘a ortasında bir meydân-ı azîminde siyâsethânesi ve bir çanlık kullesi var. Ve cümle der-i dîvârı ol kadar enli Şeddâdî kalın dîvârdır kim üstünde dörder araba yürümek mümkindir. Ve cümle temelleri altında hurde kemerleri olup temeli cümle boşdur kim hîn-ı muhâsarada lağım ile düşman girmeye deyü boş etmişdir, ammâ mefret azîm topları ve cebehâneleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 46a ·
metinde göster ·
… a-i Yanık şekl-i müsebba‘ olup Şeddâdî tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim cümle
temelleri
handakı içre temelleri hammâm kubbesi kadar iri iri taşlardır.
Ve kal‘a-i Yanık şekl-i müsebba‘ olup Şeddâdî tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim cümle temelleri handakı içre temelleri hammâm kubbesi kadar iri iri taşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48a ·
metinde göster ·
… a‘ olup Şeddâdî tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim cümle temelleri handakı içre
temelleri
hammâm kubbesi kadar iri iri taşlardır.
Ve kal‘a-i Yanık şekl-i müsebba‘ olup Şeddâdî tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim cümle temelleri handakı içre temelleri hammâm kubbesi kadar iri iri taşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48a ·
metinde göster ·
… dan taşra handakları ve tabyaları ve kapuların tarh ederken azîm temâşâlar edüp
temelleri
kazdıklarının tozu ve toprağı eflâke peyveste olup hafirler kazarlardı. İçinde …
"Düşman bu kal‘ayı muhâsara ederse bu kal‘a şu resimde gerek, böyle gerek şöyle gerek" deyü müşâvereler ile şekl-i müsebba‘, ya‘nî yedi köşe bir temel kazmağa elli bin re‘âyâ cem‘ olup ibtidâ ipler ile kal‘anın zemînin tarh edüp andan taşra handakları ve tabyaları ve kapuların tarh ederken azîm temâşâlar edüp temelleri kazdıklarının tozu ve toprağı eflâke peyveste olup hafirler kazarlardı. İçinde henüz dahi imâretden bir ev yok idi, ancak Tuna kenârında beş bin kadar soltat olacak sazdan ve kamışdan odalar ve azîm toprak tabyaları müfîd [ü] muhtasar yapup kırk elli pâre toplar koyup mukaddemâ ma‘mûr olan gümrükhâne köy bu kal‘aya varoş kalmış olur, ammâ eğer bu kal‘a itmâm bulursa gâyetü'l-gâye metîn kal‘a-i üstüvâr olur. İki yüz yerde hemân dağlar gibi kırmızı tula pişirüp âmâde dururdu. Bu kal‘a cümle tuladan olsa gerek. Bu kal‘anın üssü hafirlerin seyr-i temâşâ edüp yine şimâl tarafına sahrâlar ve ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar içre 3 sâ‘atde gidüp, 74a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73b–74a ·
metinde göster ·
… kefere zamânı bu iç hisârın taşra önünde bir kat tula Şeddâdî binâ kal‘a dîvârı
temelleri
zâhir ü bâhirdir. Meğer hîn-i muhâsarada Pertev Paşa bu iç kal‘ayı döğe döğe mü …
Elhâsıl bir diyârda böyle sa‘b iç hisâr olmazdır. Hattâ kefere zamânı bu iç hisârın taşra önünde bir kat tula Şeddâdî binâ kal‘a dîvârı temelleri zâhir ü bâhirdir. Meğer hîn-i muhâsarada Pertev Paşa bu iç kal‘ayı döğe döğe münhedim edüp mezkûr dîvârın hâlâ esâs-ı binâları kalmış. Eğer bu dîvâr yine ta‘mîr ü termîm olunsa Göle kal‘ası henüz sedd-i İskender olup tâze cân bulurdu ve sedd-i Kahkahâ olurdu.Ve bu iç kal‘anın cânib-i garbîsi önünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 83b ·
metinde göster ·
… Ammâ şimdi her tarafdan fakîr kal‘ayı lağımlar ile harâb u yebâb etdi kim ancak
temelleri
kaldı. Elhâsıl Erdel'de eyle kal‘a yok idi. Meğer kal‘a-i Karol ve kal‘a-i Gâlu …
Ya‘nî tâ bu mertebe sa‘b u metîn deryâ gibi batak içinde bir kal‘a-i üstüvâr idi. Ve sehel bahâne ile dest-i Âl-i Osmân'a girmek mümkin idi kim harâb etmeğe içine girdiğimizde asâkir-i İslâm içinden çıkmasa feth olmuş olurdu, henüz dest-i İslâm'da bir kal‘a-i Kahkahâ olmuş olurdu. Ammâ şimdi her tarafdan fakîr kal‘ayı lağımlar ile harâb u yebâb etdi kim ancak temelleri kaldı. Elhâsıl Erdel'de eyle kal‘a yok idi. Meğer kal‘a-i Karol ve kal‘a-i Gâlu ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 88b ·
metinde göster ·
… mbol'a gelüp Yanko ibn Madyan karındaşına buluşup görse kim İslâmbol kal‘asının
temelleri
rûy-i arzdan bir iki âdem kaddi âlî olup altı kerre yüz bin benî âdemin cidd [ü …
Hulâsa-i merâm ve netîce-i kelâm, yine sadede rücû‘ edelim. Çünki Yanko ibn Madyan İslâmbol Makedonya içre bu Kırkçeşme suyu kemerlerin binâ edüp ibtidâ Kırkçeşme suyu cereyân edüp cemî‘i bennâ ve ırgat ummâllar âb-ı nâb-ı Kırkçeşme'yi nûş ederek İslâmbol'un temellerin ka‘r-ı zemînden rûy-ı arza berâber etdiklerinden mâ‘adâ bir âdem kaddi âlî vech-i arza sûr dîvârı çık[dık]da ol mahallerde Yanvan Kral Kudüs-i Şerîf ziyâretinde bârhâne-i azîmiyle İslâmbol'a gelüp Yanko ibn Madyan karındaşına buluşup görse kim İslâmbol kal‘asının temelleri rûy-i arzdan bir iki âdem kaddi âlî olup altı kerre yüz bin benî âdemin cidd [ü] ihtimâmlarıyla elbette bu kal‘a vücûda geleceğin bilüp Yanvan Kral karındaşı olan Yanko Kral'a eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 97a ·
metinde göster ·
… mahlût olur. Kadîm-i evvelde bu nehir üzre yedi bin su değirmenlerinin hâ[’it]
temelleri
nümâyândır.
Ve bu harâb varoş içinden cereyân eden Kazıklı Özek nehri maşrık tarafında Anapa dağlarından gelüp bu İnkirmân önünden geçüp aşağı tarafda liman içinde Karadeniz’e mahlût olur. Kadîm-i evvelde bu nehir üzre yedi bin su değirmenlerinin hâ[’it] temelleri nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120b ·
metinde göster ·
… vardır. Bi-emrillâhi te‘âlâ ka‘r-ı zemîne geçmişdir kim ba‘zı âsâr-ı binâların
temelleri
göle nâzırdır. Gören kimesnelere pûşîde değildir. Bu şehri Hûd Nebî amâr ederke …
Ve Şâm-ı şerîf yoluyla Ka‘be-i şerîfe giderken Hûd Nebî şehri vardır. Bi-emrillâhi te‘âlâ ka‘r-ı zemîne geçmişdir kim ba‘zı âsâr-ı binâların temelleri göle nâzırdır. Gören kimesnelere pûşîde değildir. Bu şehri Hûd Nebî amâr ederken bu Ferîdûn ırgatlık edüp Hûd Nebî ile şehri bile yapdığından Hazret-i Hûd bu Ferîdûn'a "Tatar oğlun çalışan olsun" deyü du‘â etdiğinden du‘â-yı Hûd Nebî kabûl olup ol sene Ferîdûn'un bir evlâdı vücûda gelüp Hazret-i Hûd ol gulâma Tatar deyü isim koyup bağrına basup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 172b ·
metinde göster ·
… rur. Ve dîvârlarının esâsları tahte's-serâya varınca su üzre ıskara rıhtım üzre
temelleri
kâr-ı Freng-i pür-ceng binâsıdır. Ammâ bu kal‘anın maşrık ve mağrib tarafında h …
Ve kal‘a-i Azak nehr-i Ten kenârında çâr-kûşe şekl-i murabba‘ yalın kat Şeddâdî seng-binâ kal‘a-i ra‘nâdır kim cirmi dâ’iren-mâdâr kâmil mi‘mâr arşını ile dörd bin arşındır. Kıble cânibi sehel havâleli topraklı bayır üzre yalın kat sa‘b dîvâr-ı metîndir kim yigirmi ayak enli kalın dîvârdır. Ve bu tarafı yedi kulaç derin ve elli arşın enli bir ka‘r-ı hafr-i azîm handakdır kim bu taraf dîvârları ve dahi handak altları tâ ka‘r-ı zemînde suya enince dîvârları lağım üzre durur. Ve dîvârlarının esâsları tahte's-serâya varınca su üzre ıskara rıhtım üzre temelleri kâr-ı Freng-i pür-ceng binâsıdır. Ammâ bu kal‘anın maşrık ve mağrib tarafında handakı sarpdır, zîrâ bu kal‘anın ziyâde havfi bu taraflarından olmak [ile] dîvârları sâfî rıhtım Şeddâdî on beş kulaç âlî dîvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184a ·
metinde göster ·
… ba‘de'l-feth münhedim etmişlerdir. Hâlâ Sofîler câmi‘i mahallinde iç kal‘asının
temelleri
zâhir ü bâhirdir.
Kal‘ası bir mürtefi‘ bayır üzre vâki‘ olmak ile fethinde usret çekilüp ba‘de'l-feth münhedim etmişlerdir. Hâlâ Sofîler câmi‘i mahallinde iç kal‘asının temelleri zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 202a ·
metinde göster ·
Ve bu handak içinde kal‘anın temeli dîvârı dibinde dâ’iren-mâdâr kara tarafın ihâta etmiş bir kat yığılı topraklar vardır. Anlar dahi yere berâber onar arşın yüksek tabyacıklardır, ammâ bölük bölük değildir. Hemân kal‘a dibin çepçevre ihâta etmiş yığılı toprakdır kim kâmil yigirmi adım enlidir. Ve bu yığın toprakların altları dahi serâpâ sıçan yollu lağımlardır kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Ammâ la‘în küffâr bu yığılmış toprak siperleri kal‘a temeli önüne ol mülâhaza ile etmiş kim eğer Türk handakdan hâric olan tabyaları üç yıla dak alup handak içine gelüp kal‘a 311b temeline gelüp lağım ederse Türk'ün lağımları bulunsun mülâhazasıyla bu siper tabyaları edüp altlarına kâmil bin aded sokak sokak lağımlar etmiş. Ve aslâ beri İslâm askeri tarafından bir vecih ile kal‘a temeli diplerine lağımlar varmak muhâl idi. Ve lağımlar varsa da kal‘anın cemî‘i temelleri yalçın kanara kayalar üzre varınca kazup kal‘a temellerin bırakmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 311a–311b ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr temelleri Şeddâdî taş binâlardır, ammâ gayri tabyaların esâs-ı binâları toprakdan kesmedir, ammâ bu Aktabya'nın on arşın âlî taş temelinden sonra yukarusu kesme kayalı ve topraklı dîvârlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 312a ·
metinde göster ·
… a çâr aded sa‘b kulleleri var. Ve kıble tarafına bu kal‘a sehel yokuşdur. Cümle
temelleri
kayalar üzre vâki‘ olmuşdur. Ancak bir kapusu şimâl tarafında taşra varoşa açıl …
Kal‘ası bir bayır altında bir vâsi‘ düz yerde ve Elbasan nehri kenârında şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘adır. Cirmi kâmil dâ’iren-mâdâr beş yüz aded hatvedir, ammâ handakı yokdur, ammâ çâr-kûşesinde Çâryâr aşkına çâr aded sa‘b kulleleri var. Ve kıble tarafına bu kal‘a sehel yokuşdur. Cümle temelleri kayalar üzre vâki‘ olmuşdur. Ancak bir kapusu şimâl tarafında taşra varoşa açılır. Dîvârının kaddi on iki arşın bâlâdır. Dizdârı ve yetmiş aded neferâtları ve beş aded şâhî topları var. Hâlâ iç eldir kim gâyet emn-i emândır. Derûn-ı kal‘ada cümle otuz aded ufak daracık kiremit örtülü dârları vardır. Ve kapusu üzre bir küçük câmi‘i var, ammâ minâresi yokdur. Ve kal‘anın solunda dîvâra muttasıl bir çemenzâr yerde namâzgâhı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 363b ·
metinde göster ·
… zâhirdir. Ve bu kal‘a bir kat dîvâr görünür. Ammâ kaya üzre aşağı dîvârlarının
temelleri
on beş adım enli rıhtım ve fîl cüssesi kadar taşlar ile bünyâd olunmuşdur. Yûnâ …
Ve kal‘adan aşağı bakmağa âdem cür’et edemeyüp Akdeniz Y 108b bir halîc-misâl görünür. Ve aşağı sahrâlarında dağı ve bâğı ve bâğçeleri nakş-ı bûkalemûn-misâl zâhirdir. Ve bu kal‘a bir kat dîvâr görünür. Ammâ kaya üzre aşağı dîvârlarının temelleri on beş adım enli rıhtım ve fîl cüssesi kadar taşlar ile bünyâd olunmuşdur. Yûnân tevârîhi tahrîri üzre İslâmbol'u binâ eden Yanko ibn Madyan'ın binâsıdır, deyü tahrîr etmişlerdir. Ve hakîkatü'l-hâl kâr-ı kadîmden nişân verir. Ve içi dolma değildir, serâpâ yerli kaya üzre binâ olunmuşdur. Anıniçün kapudan içeri girdikde yokuş yukaru ve kesme kayalar üzre gidilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y108a–Y108b ·
metinde göster ·
… rinin atîkidir. Tevârîh-i Arab'da ismi Zâtü'l-avâmîd'dir, zîrâ cümle iç kal‘ası
temelleri
amûdlar üzre binâ olunmuşdur.
Cemî‘i kütüb-i tevârîhânda bu Haleb hakkında niçe kîl ü kâl etmişlerdir. Ammâ Tûfân-ı Nûh'dan sonra binâ olunan ibtidâ rû-yı edîmde Mısır hâkinde arz-ı Hâsân'da Arîş'dir ve Şark Ahmîm'dir, ve Mısır'dır ve Şâm Haleb'dir. Benî İsrâ’îli memleketlerinin atîkidir. Tevârîh-i Arab'da ismi Zâtü'l-avâmîd'dir, zîrâ cümle iç kal‘ası temelleri amûdlar üzre binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y168b ·
metinde göster ·
… hevâ bir hışt gelüp kal‘aya vurur (---)(---). Ol ân kal‘ayı münhedim edüp hâlâ
temelleri
hevâya ve cümle ebrâcları zemîne geçmişdir. Ba‘dehu Melik Tâhir bu köğü kendüle …
Ziyâret-i eş-şeyh Sa‘diyye: Bir beyâz kubbe içinde medfûndur. Merkad-i pür-envârı dîvârlarında kılıcı ve kalkanı ve bir azîm ciridi ve iri tesbîhi vardır. Bunlar Hazret-i Eyyûb'un huddâmları imiş. Ammâ Eyyûb Nebî asrında değildir niçe bin yıl sonra âsitânesi huddâmı imiş. Hattâ şâm pâdişâhlarından (---)(---) olup Melik Tâhir Akye kal‘asın muhâsara edüp fethinde usret çekdiklerin bu şeyh Sa‘d istimâ‘ edüp ve türbe-i pür-envârındaki ziyâret etdiğimiz hıştin "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp Akke kal‘ası tarafına atar. Cümle asker görürler kim ber-hevâ bir hışt gelüp kal‘aya vurur (---)(---). Ol ân kal‘ayı münhedim edüp hâlâ temelleri hevâya ve cümle ebrâcları zemîne geçmişdir. Ba‘dehu Melik Tâhir bu köğü kendülere temlîk etmiş. Ulu sultândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y261b ·
metinde göster ·
… un aleyhdirler. Hakîkatü'l-hâl bu Sebîl-i Allâm vâdîsinde câ-be-câ binâ-yı azîm
temelleri
zâhir ü bâhirdir. Ve Kethudâ İbrâhîm Paşa hîn-i azilde bu Sebîl-i Allâm sahrâsı …
Bâlâda evsâfı tahrîr olunan Sebîl-i Allâm nâm mahalde bir gûne elvân hurde taşlar olur. Mısır'da Sebîl-i Allâm taşı meşhûrdur. Ol sahrâda yüz guruşa ve beş yüz guruşa lâ‘l ya‘kût ve elmâsdan mücellâ gûnâ-gûn taşlar bulunur. Ve beşer onar guruşluk aynü'l-hür ve aynü's-semek ve aynü'l-hir makûlesi taşlar firâvândır. Ba‘zı zamân şiddet-i rûzgâr-ı zorkâr cümle rimâli perîşân edüp bilâ-hadd ü lâ-gâyet taşlar bulunur. Ammâ hakkâk bu hâm taşları hakk edüp perdâht Y 230a edince herbiri bir sûrete girüp bî-kıymet iken zî-kıymet fürûht olunur. La‘l-i Bedahşân'dan âbdâr ve elmâsdan fertûr taşlar bulunur. Ammâ Mısır müverrihleri ve ulemâları bu zu‘m üzrelerdir kim İremezâtü'l-imâd binâ-yı Şeddâd ibnü'l-Âd bu Sebîl-i Allâm'da binâ etmişdir, deyü müttefikun aleyhdirler. Hakîkatü'l-hâl bu Sebîl-i Allâm vâdîsinde câ-be-câ binâ-yı azîm temelleri zâhir ü bâhirdir. Ve Kethudâ İbrâhîm Paşa hîn-i azilde bu Sebîl-i Allâm sahrâsında yetmiş yedi gün meks edüp âvâre huddâmlar mankala oynamak içün bu Sebîl-i Allâm taşlarından cem‘ edüp mankala oynarlardı. Ba‘zısı hakkâke verüp yüzük taşı etdirüp cümle huddâmân sâhib-i hâtem oldular. Ya‘nî bu mertebe zî-kıymet taşlar bulunur. Aceb temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y229b–Y230a ·
metinde göster ·
… Andan ma‘lûm ola kim bu şehirde ne kadar eyle dikilitaş alâyimât var imiş. Hâlâ
temelleri
âşikâredir. Delûke Melike bu şehri bünyâd etdükde kehenelerine üç yüz altmış al …
Ve bu şehir içre cemî‘i câmi‘lerin ve mesâcid ve vekâle ve hânedânların taş direkleri ve gayrı hânelerin eşikleri taşları cümle İslâmbol'da Atmeydânı'nda olan çâr-gûşe tasvîrli dikilitaş gibi taşların pâresinden direkler ve atebeler olmuşdur. Andan ma‘lûm ola kim bu şehirde ne kadar eyle dikilitaş alâyimât var imiş. Hâlâ temelleri âşikâredir. Delûke Melike bu şehri bünyâd etdükde kehenelerine üç yüz altmış altı tılısmât ihdâs etdirmiş kim herbir tılısmât bir günde olacak âfâtlara ve gayrı eşyâlara te’sîr edermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y298b ·
metinde göster ·
… Resûl'de tâk-ı Kisrâ münhedim oldukda bu cisr dahi berbâd olmuşdur. Nîl içinde
temelleri
nümâyândır.
Ve bilâd-ı Nûbe'de Nîl üzre on iki göz bir kantara-i azîm binâ Q 312aP 309a etmiş kim her kemeri kehkeşân-âsâ semâya münkalib olmuşdu. Hâlâ bir kantarasından mâ‘adâ yokdur, cümlesi zelzele-i tevellüd-i Resûl'de tâk-ı Kisrâ münhedim oldukda bu cisr dahi berbâd olmuşdur. Nîl içinde temelleri nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y385b ·
metinde göster ·
nısfına dek taşdır, andan yukarusı çalaşdır ve üstleri cümle toprak ve şaşdır. …
Bu şehr içre cümle altı yüz hâne vardır, temelleri nısfına dek taşdır, andan yukarusı çalaşdır ve üstleri cümle toprak ve şaşdır. Ve birkaç dükkânları ve mahzenleri ve bir câmi‘i ve mesâcidleri vardır. Lâkin evleri dardır. Bâğ u bâğçeleri yokdur. Ve iskele başında kâyimmakâm sarâyı gümrükhânedir. Ve kırk elli mikdârı mahzenler vardır, cümle tüccârların metâ‘ları ile mâl-â-mâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y437a ·
metinde göster ·
Ve hâlâ Behnîsâ kal‘ası şehrinin cânib-i garbında cebbâne tarafında kal‘anın
temelleri
ve burc [u] bârûları zâhir ü bâhirdir. Ba‘de'l-feth Amr ibnü'l-Âs küffâr tama‘ …
Ve hâlâ Behnîsâ kal‘ası şehrinin cânib-i garbında cebbâne tarafında kal‘anın temelleri ve burc [u] bârûları zâhir ü bâhirdir. Ba‘de'l-feth Amr ibnü'l-Âs küffâr tama‘ edüp yine istîlâ etmesinler içün nefîr-i âm ile kal‘ayı münhedim edüp Hazret-i Ömer'e arz etmişdir. Mürûr-ı eyyâm ile bu şehir ma‘mûr (---)(---)[u] âbâdân ederken ahâlî-i vilâyet münhedim olan kal‘anın ahcârâtlarından bu şehri binâ etmişlerdir. Her taşları Q 346aP 340a var kim fîl cüssesi kadar demir ve rusâs kinedli taşlardır. Hâlâ münhedim etdiklerinde iki taş mâ(?) kırk elli vukiyye demir ve kurşum çıkar. Ve bu kal‘a-i harâbın cirmi kâmil altı sâ‘at devr eder binâ-yı azîm imiş. Ve hâlâ cemî‘i şühedâlarımız bu kal‘anın garb tarafında Yedi Kızlar ziyâretine varınca kubbe kubbeye çatılmış medfûnlardır. Ve başları ucunda isim resimleri ve sinn-i sâlleri ile mastûr olanların merkadlerin tahrîr eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… şehr-i kebîr imiş. Ve dahi evvel kal‘ası Melik Reyyân binâsıdır, anın dahi hâlâ
temelleri
zâhirdir. Ba‘zı yerleri Yûsuf deryâsına gark olmuşdur. Ol kadar metîn ü müstahk …
Ve Hazret-i Yûsuf'un ibtidâ binâ etdüği şehr-i Feyyûm bu mahaldir. Hâlâ cemî‘i kubâbları ve amûd-ı serâmedleri ve kubâb-ı sernigûnları zâhir ü bâhirdir. Hâlâ cemî‘i ma‘mûr olan Feyyûm'un yıldız rûzgârı cânibinde karâfeye muttasıldır. Tâ şark cânibinden garb tarafına üç sâ‘atlik bir tûlânî şehr-i azîm imâretleri âsârı var, bir sevâd-ı mu‘azzam şehr-i kebîr imiş. Ve dahi evvel kal‘ası Melik Reyyân binâsıdır, anın dahi hâlâ temelleri zâhirdir. Ba‘zı yerleri Yûsuf deryâsına gark olmuşdur. Ol kadar metîn ü müstahkem kal‘a-i üstüvâr imiş kim hâlâ ba‘zı temelleri üzre üç araba yan yana gitse müstevfâ ubûr etse mümkindir. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… a gark olmuşdur. Ol kadar metîn ü müstahkem kal‘a-i üstüvâr imiş kim hâlâ ba‘zı
temelleri
üzre üç araba yan yana gitse müstevfâ ubûr etse mümkindir. Ammâ,
Ve Hazret-i Yûsuf'un ibtidâ binâ etdüği şehr-i Feyyûm bu mahaldir. Hâlâ cemî‘i kubâbları ve amûd-ı serâmedleri ve kubâb-ı sernigûnları zâhir ü bâhirdir. Hâlâ cemî‘i ma‘mûr olan Feyyûm'un yıldız rûzgârı cânibinde karâfeye muttasıldır. Tâ şark cânibinden garb tarafına üç sâ‘atlik bir tûlânî şehr-i azîm imâretleri âsârı var, bir sevâd-ı mu‘azzam şehr-i kebîr imiş. Ve dahi evvel kal‘ası Melik Reyyân binâsıdır, anın dahi hâlâ temelleri zâhirdir. Ba‘zı yerleri Yûsuf deryâsına gark olmuşdur. Ol kadar metîn ü müstahkem kal‘a-i üstüvâr imiş kim hâlâ ba‘zı temelleri üzre üç araba yan yana gitse müstevfâ ubûr etse mümkindir. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·