… ları hücreleri vardır. Anların mahzenlerinde tekyenin binden mütecâviz sahan ve
tencere
ve kepçe ve kazgan ve bakır âvânî vardır, murâd edinen yârân beş on gece mihmân …
Zîrâ bu tekyede niçe bin uşşâkân sâkin olacak soffalar ve dehlîzler ve yetmiş ocak matbah-ı Keykâvûs ve kilar ve yigirmi aded dükkân ve bir furun ve bir kahvehâne ve bir câmi‘ ve bir çâh-ı âb-ı hayât vardır. Ve iki yüz hücre acemî oğlanları hücreleri vardır. Anların mahzenlerinde tekyenin binden mütecâviz sahan ve tencere ve kepçe ve kazgan ve bakır âvânî vardır, murâd edinen yârân beş on gece mihmân olup safâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 145b ·
metinde göster ·
… hizmet ederler. Bu tekyeyi Orhân Gâzî binâ etmişdir. Binden mütecâviz sahan ve
tencere
ve kazgân-ı bakır âvânî vakfı vardır. Cümle 226a ehl-i ziyâret anda sohbet ed …
Tekye-i Abdâl Murâd Sultân: Bursa'ya havâle çemenzâr ve hıyâbân-ı kûyâh, bir teferrücgâh [u] mesîregâh, âsitâne-i Âl-i Abâ, ya‘nî tekye-i Bektâşiyândır. Pâ-bürehne ve ser-bürehne, zeber-dest, tüvânâ, aşk-ı İlâhî ile ciğeri büryân, sînesi sûzân olmuş cânlar vardır kim teferrüce varan cânlara dil u cân ile rû-mâlîde edüp hizmet ederler. Bu tekyeyi Orhân Gâzî binâ etmişdir. Binden mütecâviz sahan ve tencere ve kazgân-ı bakır âvânî vakfı vardır. Cümle 226a ehl-i ziyâret anda sohbet edüp ibâdet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 225b–226a ·
metinde göster ·
… da az mümtedd olur. Bu mahallerde mezkûr uyûnların sâhillerinde yasdık kadar ve
tencere
ve kazgan kadar müdevver taşlar döşenmişdir. Bu taşlar içre bir küçük ırmacık d …
Bu Gazze kurbunda Üpele nâm bir mahalde bir vâdî-i sağîre vardır. Bu sahrâda beş aded uyûn-ı câriyeler vardır. Anlara Ayn-i Seccân derler. Eyyâm-ı şitâda çok mümtedd olup akar bir hafrda gâ’ib olur. Ammâ eyyâm-ı sayfda az mümtedd olur. Bu mahallerde mezkûr uyûnların sâhillerinde yasdık kadar ve tencere ve kazgan kadar müdevver taşlar döşenmişdir. Bu taşlar içre bir küçük ırmacık dahi vardır. Kenarında bu sudan âlî yekpâre taşdan bir hum-ı Husrevânî vardır. İçi leb-ber-leb mâ-i zülâldir. Bu küpden Cemâpur askeri gelüp on gün on gice suyun taşısalar bir katre nâkıs olmak ihtimâli yokdur. Dâ’imü'd-dehr su ile mâl-â-mâl durur. Suyun almasalar yine ke'l-evvel leb-ber-leb durup taşra taşmaz, aslâ aceb hikmetdir. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 48b ·
metinde göster ·
… ria‘zam Kara Mustafâ Paşa Hıdırlık tekyesin harâb edüp anın bakır âvânî sahûn u
tencere
u kazganlar bahâsıyla ve dahi niçe yüz kise kendi mâlıyla bu sırât-ı Mihal'i mu …
deyü merkûmdur. Ammâ mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri tuğyân-ı nehr-i selâseden rahnedâr olup sene (---) târîhinde saltanat-ı İbrâhîm Hân tâbe serâhu ve ce‘ale'l-cennetü masvâhu merhûmun fermân-ı şerîfiyle âsaf-ı Berhıyâsı olan Vezîria‘zam Kara Mustafâ Paşa Hıdırlık tekyesin harâb edüp anın bakır âvânî sahûn u tencere u kazganlar bahâsıyla ve dahi niçe yüz kise kendi mâlıyla bu sırât-ı Mihal'i muhâl iken ta‘mîr ü termîm edüp gûyâ sedd-i Van-ı sed-i imân-ı müstakîm oldu. Bu termîmine târîhi mezkûr teferrücgâh kubbesinde müzehheb celî hat ile mastûr olmuş, târîh-i musanna‘dır, mısra‘-ı âhiri:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 163a ·
metinde göster ·
Andan yine mezâd-ı sultânîde yetmiş aded katır yükü sahûnlar ve
tencere
ve taşt ve leğen ve ibrik ve siniler ve pişkir ve kazganlar ve gayrı bakır âvân …
Andan yine mezâd-ı sultânîde yetmiş aded katır yükü sahûnlar ve tencere ve taşt ve leğen ve ibrik ve siniler ve pişkir ve kazganlar ve gayrı bakır âvânî bisâtlar çıkdı kim hadden efzûn idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 279a ·
metinde göster ·
ve kahve kaynatmağa ihtiyâc olmadılar, zîrâ Melek Paşa efendimiz sene (---) târ …
Bir ağavâtımız tencere ve kahve kaynatmağa ihtiyâc olmadılar, zîrâ Melek Paşa efendimiz sene (---) târîhinde Erzurûm vâlîsiyken paşa efendimiz a‘yân ve kibâr u eşrâf-ı sığâr ile hüsn-i ülfet etdiğinden eylik zâyi‘ olmayup "Bizim halîm ü selîm ve halûk paşa efendimiz geldi" deyü paşanın yoluna var makdûrların bezl edüp hedâyâ-yı vâfire ve ni‘met-i hulviyyât-ı mütekâsireler getirirlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 16b ·
metinde göster ·
… mecâl olup ba‘zımız küçük ecinne yayı ve babucı ve asâları ve okları ve niçemiz
tencere
ve tavalar ve meşe kozalağı kadar çanak tabaklar ve mızraklar
Bir kerre beş on yârân cür’et edüp kimimiz atlı ve kimimiz piyâde ellerimize demet demet kamışlar alup kum içine kamışları 37a dike dike alâmet edüp gitdik ki gerü dönüşde ol alâmetlerle gelevüz. Hele cür’et edüp bir sâ‘atde gezüp kumdan bî-tâb ü bî-mecâl olup ba‘zımız küçük ecinne yayı ve babucı ve asâları ve okları ve niçemiz tencere ve tavalar ve meşe kozalağı kadar çanak tabaklar ve mızraklar
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36b–37a ·
metinde göster ·
Menzil-i hânedân-ı şahin Paşa: Etrâfı hıyâbânistân-ı meşeyistânlı bir hânedân-ı azîmdir kim şeb [ü] rûz bin atlı konup gider ve beş yüz atlı inüp kalır. Cümle müsâfirîne çul ve torba ve tencere çıkarmadan cemî‘i müsâfirînin murâd [u] merâmları üzre herkese hücrelerine ta‘âmları varup it‘âm ve ikrâm ile muğtenim ederler. Yetmiş seksen aded yerde müte‘addid tahtânî ve fevkânî hücreler ve maksûreler ile ârâste ve bâğ u bâğçeler ile pîrâste olmuş bir latîf hammâmlı hânedân-ı azîmdir kim cemî‘i seyyâhân-ı berr u bihârânın ma‘lûmu bir müsâfirhânedir. Tâ Ebü'l-feth Gâzî zamânından berü bu hânedânın âteşi sönmeyüp ilâ mâşallâh ni‘met dâ’imdir. İnkırâzi'd-deverân mü’ebbed ola, âmîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 128a ·
metinde göster ·