İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

tene*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
108
isabet
97 cümle/beyitte
40,0
milyonda
tüm derleme göre
4
eserde geçiyor
26
farklı biçim
36 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi10542,9
Sekiz Yükmek1217,0
St. Petersburg'taki Uygurca metinler (Shogaito)198,2
Dede Korkut Kitabı130,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 108

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“tene*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
Sek Jut.Sek.T-1.215 (Ia) tınlġlarġ ḳolulasar esrük kişi teg tene muna yoryur oŋulu
ShoR Sho.Rosia 8.3 /55 akaniştabavan teŋri yér-indin aviş tamu alḳu ḳamaġ tınlġ 世 -g köḍrü tudġu teneg tılḍaġ bolur erser.
EÇS I 4b 188. Esnâf-ı cıvacıyân attârı ve zümre-i boruciyân-ı pirinc teneke ve üstadân-ı divitciyân-ı hattât ve tenekeciyân-ı gûnâ-gûn.
EÇS I 4b … attârı ve zümre-i boruciyân-ı pirinc teneke ve üstadân-ı divitciyân-ı hattât ve tenekeciyân-ı gûnâ-gûn.
EÇS I 11a–11b … n Kıral deryâ-misâl cüyûş-ı küffâr ummâllar ile Nehr-i Tuna'nın mâh-ı temmûz'da tenezzülde olduğu mahal üzerine gelüp İslâmbol ile Tuna'nın ilm-i hendese üzre irtifâ‘ın a …
EÇS I 11a–11b … îf-i şeddâdî binâ edüp ol mahalle bir demir kapu inşâ etdiler, hâlâ nehr-i Tuna tenezzülde oldukda mezkûr demir kapu zâhir olup hakîr ol semtlerde ehl-i hidmet iken mezkû …
EÇS I 18b … içe bin haml-i hımâr u bağl {taş} taşınup deryâda katre ve güneşde zerre mikdâr tenezzül bulmamışdır. Zîrâ be-emr-i Sânî‘ kesb-i hevâdan rûz-merre bitmededir. Ammâ Hızı …
EÇS I 62b … iğfâr etdiğin ferâmûş edüp bâde-i nâba başladıkda günden güne mizâc-ı latîfleri tenezzülde olup on yedi gün sâhib-firâş oldu. Âhir Arapça emrine imtisâl edüp sene (---) …
EÇS I 132b … r daracık tarîkdir kim âdem güc ile bir sâ‘atde urûc eder. Ba‘zı kapu önlerinde teneffüs edecek ârâmgâh vardır. Niçe şehbâz bahis ile ârâm etmeden çıkamamışdır. Tâ bu m …
EÇS I 188b Esnâf-ı tenekeciyân : Dükkân 300, neferât 305, pîrleri nâ-ma‘lûmdur. Bunlar Leh ve Çeh ve İngilis di …
EÇS I 188b … rleri nâ-ma‘lûmdur. Bunlar Leh ve Çeh ve İngilis diyârından gelme demir kalaylı teneke ve pirinc teneke satarlar. Dükkânların tenekeler ile zeyn edüp güzer ederler.
EÇS I 188b … r. Bunlar Leh ve Çeh ve İngilis diyârından gelme demir kalaylı teneke ve pirinc teneke satarlar. Dükkânların tenekeler ile zeyn edüp güzer ederler.
EÇS I 188b … is diyârından gelme demir kalaylı teneke ve pirinc teneke satarlar. Dükkânların tenekeler ile zeyn edüp güzer ederler.
EÇS I 197a–197b … ne ve lök ve isfîdâc ve lâzüverd misilli boyalar ve demir teller ve sarı pirinc tenekeler ve'l-hâsıl edîm-i arzda Hallâk-ı âlem ne kadar ma‘âdin halk edüp benî âdemin kâ …
EÇS I 211b … e mahalle münâsib ebyât [u] eş‘ârları vardır kim gûyâ sultânü'ş-şu‘arâdır. Ammâ teneffüs içün haymesinden taşra çıkup çâr fincân kahve nûş edüp keyfi geldikden sonra et …
EÇS II 230b … râyegân dört ayakları olup yine kar içinde tavattun edüp taşra çıkup ân-ı vakt teneffüs edüp yine kar içre gider derler "el-uhdetü ale'r-râvî" hakîr, görmedim.
EÇS II 265b … âlem-tâbın şiddet-i harâreti dahi sehl ziyâde olup talattum-ı deryâ dahi cüz’î tenezzülde olup gündoğusu rûzgârı bizi süre süre hamd-ı Hudâ üçüncü gün evc-i âsumâna berâ …
EÇS II 282b … âşikâre olmuşdur. Hatta merhûm olduklarında cesed-i şerîfin gassâl gasl ederken teneşiri gassâl eğri kor. Hemân azîz-i merhûm dest-i şerîfleriyle teneşiri doğruldurlar. …
EÇS II 282b … gasl ederken teneşiri gassâl eğri kor. Hemân azîz-i merhûm dest-i şerîfleriyle teneşiri doğruldurlar. Ziyâretgâh-ı erbâb-ı hâcâtdır. Âsitânesi ve imâreti ve cümle hayr …
EÇS II 297a … içre giderek âb-ı hoş-güvârların nûş ederek bâ‘zı câh-ı mâlarında sehl-i ârâm-ı teneffüs ederek andan,
EÇS II 339a–339b … imur-ı bî-nûr bu kal‘a altına gelüp Timur'a bir top ve bir mancınık taşı atmağa tenezzül etmediler. Yedi ay kâmil Timur-ı bî-nûr muhâsara edüp hâ’ib ü hâsir seg-ber-sah …
EÇS III 18a … l ma‘mûr edüp dârü'l-mülk Konya olup müzeyyen oldukça bu Ereğli'nin ammâristânı tenezzülde oldu ammâ ilâ hâze'l-ân ammâristân-ı bâğ-ı gülistânın medhinde lisân kâsırdır.
EÇS III 37a–37b … niçe büleydeler ve niçe dağlarda kayalar pâre pâre olup seyl-i matar deryâ gibi tenevvüc edüp bu Hazret-i Şîs'in kabr-i şerîfinin bir cânibin seyl-i âb münhedim edüp ce …
EÇS III 48b–49a … mübârekin sihr ile Hamâ şehrine getürürken bir şişe içre Nîl suyun zemîne urup Tene buhayresi zâhir olup Kıbrıs yolunun nısfı gark oldu ve ol râhın nısfı mukaddemâ …
EÇS III 59b … Furât'ın âlî yerinde cânib-i şarkdan bir rasîf-i azîm sedd edüp nehr-i Furât'ın tenezzül mahallinde iki kerre yüz bin âdem deryâsın üşürüp hayme ü hargâhı olan mahalle …
EÇS III 112b … ir peneze ve bir vakıyye ekmek bir peneze ve bir vakıyye lahm bir peneze ve bir teneke bal dörd peneze ve bir vakıyye yağ on peneze. Her metâ‘ ana göre kıyâs oluna. B …
EÇS III 118b … r deliklere niçe kerre yüz bin azîm mâhîler gelüp başların buzdan taşra çıkarup teneffüs edüp insân su içdiği gibi cümle mâhîlerin rüzgâr içdiklerin gördüm, aceb hikmet …
EÇS IV 226b Gönül tâ pak tene çayhîl bağla deşte-i zülfün
EÇS IV 269a–269b … i galtân edüp kellesin alırlardı. Kimisi kelle bâr-ı sakîldir deyü kelle almağa tenezzül etmeyüp hemân kellenin burnun ve kulakların kesüp kılıç kesesine koyup sebük-bâ …
EÇS IV 303a … hîle ve hud‘a nedir bilmez. Bir cânibe hâb-ı hargûş gösterüp bir tarafı urmağa tenezzül etmez ve hâdimü'l-Haremeyni'ş-şerîfeynliğe ol hîle-i bednâmı düşürmez. Ve cemî‘ …
EÇS IV 356a … ik ederdi. Bi-emri Hudâ Hazret-i Alî'nin hûnu zemîne düşdüğü sâ‘at yevm be-yevm tenezzülde olup ilâ hâze'l-ân deryâdan bir katre âbdan nâm [u] nişân yokdur kim bir çöl ü …
EÇS IV 368b … Diyâle gemiler ile ubûr etdik. Zîrâ tuğyânı mahalli idi. Taşgın mahalli olmayup tenezzülde olduğu vakit dahi az olsa değme yerinden at ile ubûr olunur nehr-i Diyâle değil …
EÇS IV 384b … îhteri (---) şehzâdeyi Irâk'a hâkim edüp yine Cezîre kal‘ası üzre gelüp Şatt'ın tenezzülünde olmağile deryâ-misâl asker ile amân u zamân vermeyüp kal‘ayı feth ederken cümle …
EÇS IV 393b–394a … ise âteşden halk oldum, ulvîyem; Âdem ise türâbdan halk oldu, süflîdir. Anınçün tenezzül etmeyüp secde etmedim. Ve Cenâb-ı Kibriyâ'nın "{Âdem'e} secde eyle!" demeden mu …
EÇS IV 407b … al‘aya nehr-i Şatt üzre on yedi göz bir cisr-i azîm var imiş. Hâlâ nehr-i Dicle tenezzülde oldukda cisrin kârgîr pâyeleri zâhir ü bâhir olur ve Şatt'ın kelek gemileri bu …
EÇS V 118b … e ve müsâfirîn anda meks-i ârâm ederler. Sâ‘at kullesi andadır ve üstünde demir tenekeden bir horosu var, sekiz rûzgâr-ı zorkâr bu horosa urdukça ol horos hareket edüp s …
EÇS VI 7a–7b … irinin serv-misâl serâmed çanlıkları var. Üstleri gümüş-misâl kalaylı ve pirinç teneke örtülü nâkûshânelerdir. Ve her kenîsenin kıbâbları üzre âdem kaddi kadar altun …
EÇS VI 12b … sütûhları elvân kiremitler ile mestûr ve cümle kenîseleri rusâs ile ve kalaylı teneke ile ma‘mûr düyûrların haçları zeheb-i hâlis ile mutallâ olduğundan âdemin çeşm- …
EÇS VI 13a … inin dam u bâmları serâpâ elvân sırçalı kiremit ve sarı pirinç ve beyâz kalaylı teneke ve rusâs-ı hâs ile mestûr sarâylardır kim her birinin ta‘rîf ü tavsîfinde kilk- …
EÇS VI 18b–19a … tırlar var kim her biri birer kral-ı dâllin binâsıdır kim cümlesi beyâz kalaylı tenekeler ile mestûrdur. Ve gûnâ-gûn hücreler ve dâr-ı it‘âm ve müsâfirhâneler ile ma‘mûr …
EÇS VI 22b Ba‘zı sarâyın damları sarı pirinç ve niçesi kalaylı teneke ve yeşil ve kırmızı ve sarı ve yeşil ve la‘lî gûnâ-gûn kiremitler ile mestûr hâ …
EÇS VI 28a … ladika ve irşekler mukarrerdir. Cümlesinin damları sarı pirinç ve beyâz kalaylı teneke örtülü damları ve kulle-i serâmed-misâl çâr-kûşe evce ser çekmiş çan kullelerin …
EÇS VI 42a … Arab ve Acem seyyâhânları mâbeynlerinde meşhûrdur. Kaçan kim nehr-i Tuna'(nın) tenezzülde olsa ol demir kafes kapu nümâyân olur. Bu kapudan nehr-i Tuna ejdehâ gibi kıjğı …
EÇS VI 81a … mle evlerin sutûh dam u bâmları rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile pîrâste pirinçden sarı teneke ve kırmızı bakır tahta ve kalaylı tenekeler ile örtülü hâneler imiş.
EÇS VI 81a … âs-ı nîlgûn ile pîrâste pirinçden sarı teneke ve kırmızı bakır tahta ve kalaylı tenekeler ile örtülü hâneler imiş.
EÇS VI 95a Hamd-i Hudâ bu mahfel dîvârında bir küçücük micmerhâne dollâbının pirinç teneke üzre zeheb-i hâlis ile mutallâ bir dollâb kapağı var, merhûm u mağfûrun leh ped …
EÇS VI 95a … lerinin hattıyla dollâba münâsib bu ebyâtı Karahisârî tarzı celî hat ile pirinç teneke-i zeheb-i mutallâ kapak üzre nakş edüp yazmış, hakkâ ki nakş-ı Mânî ve Erjeng kaz …
EÇS VI 95b … ur derler, ammâ galatdır. Hâlâ Yeni câmi‘in haremi kıble kapusu ki pirinç tahta teneke üzre gümüş kitâbeli ve zer ü zîver ile mutallâ olan bâb-ı mu‘allâ merhûm u mağf …
EÇS VI 113b … e hân-ı âlîşân babamız idi, bu kadar kâfirler geldi, anlar niçün gelmedi. Yohsa tenezzül mü etmedi. Bu hidmet Allâh içün ve dîn-i mübîn içündür. Bunda bu kadar iş var, …
EÇS VI 115a Ve bu gazâda kelleye kimesne tenezzül etmediğinden küffârın kellelerin Sadrıa‘zama getirmez oldular.