… râyegân dört ayakları olup yine kar içinde tavattun edüp taşra çıkup ân-ı vakt
teneffüs edüp
yine kar içre gider derler "el-uhdetü ale'r-râvî" hakîr, görmedim.
Hâssa-i âb-ı zülâl : Bir âdem cimâ‘dan ve bir hâtûn evlâddan kalsa âb-ı zülâl yiseler bi-emrillah evlâd hâsıl edeler ve cimâ‘a kuvvet verir, gâyet mukavvîdir ve kuvvet-i basarı ziyâde eder. Hulâsa-i kelâm, cemî‘î emrâz-ı muhtelifeyi def‘ edüp ol âdem rahm-i mâderden müştak olmuş gibi olur, ammâ bu zülâl bulunmada kimyâb-misâldir, meğer mülûk pâdişâhları murâd edüp bulalar, ammâ cebel-i kûh-ı Elburzda kelb kadar olur, derler. Ve râyegân dört ayakları olup yine kar içinde tavattun edüp taşra çıkup ân-ı vakt teneffüs edüp yine kar içre gider derler "el-uhdetü ale'r-râvî" hakîr, görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 230b ·
metinde göster ·
… niçe büleydeler ve niçe dağlarda kayalar pâre pâre olup seyl-i matar deryâ gibi
tenevvüc edüp
bu Hazret-i Şîs'in kabr-i şerîfinin bir cânibin seyl-i âb münhedim edüp cesed-i …
Diğer menâkıb-ı Hazret-i Şîs: Sene (---) târîhinde Sultân Süleymân asrında Dervîş Paşa vâlî-i Şâm iken sahrâ-yı Bukâ‘'da bir bârân-ı rahmet nâzil olur kim yedi gün yedi gice niçe büleydeler ve niçe dağlarda kayalar pâre pâre olup seyl-i matar deryâ gibi tenevvüc edüp bu Hazret-i Şîs'in kabr-i şerîfinin bir cânibin seyl-i âb münhedim edüp cesed-i Hazret-i Şîs'in sağ cânibinde mübârek dest-i şerîfleri ve uylukları keşf olup ter ü tâze altı bin yedi yüz elli seneden berü zâhir olunca Şâm Vâlîsi Dervîş Paşa'ya ılgâr ile haber edüp bir günde anlar dahi gelüp niçe yüz bin âdem na‘ş-ı Resûl Şîs'i görüp İslâm îmân [u] i’tikâdları dahi ziyâde olup niçe bin münkirîn tecdîd-i îmân ederler. Ba‘dehû Dervîş Paşa cümle 37b a‘yân [u] kibârı cem‘ edüp Hazret-i Şîs'in sağ cânibi vücûd-ı şerîfin tevhîd [ü] tezkîr ile gülâb ve müşk-i anber-i hâm râyihalarıyla gasl edüp bu mahalle defn ederler. Ba‘dehû ol seyl harâb etdüğü mahalle bir rasîf-i kavî inşâ edüp âsitânesin imâr eder. Bu ahvâl karîbü'l-ahd olmağıla mahkeme-i Bukâ‘'da ve Zeydâniyye ve Ba‘albek sicillâtlarında mastûrdur. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Cüvânapucubaşı Şâm vâlîsiyken Sultân İbrâhîm Hân'ın sadrıa‘zamı olup bu âsitâne-i Şîs Nebî'yi imâr edüp kabr-i tavîli üzre beşyüz zirâ‘ yeşil çuka setr etmişdi. Hakîr ziyâret etdikde ol mestûr çuka hâzır idi. Hakîr bu kabr-i münevver üzre cümle gubârı süyürüp hizmet-i Resûl'de bulunup hasbeten lillah bir hatm-i şerîfe şürû‘ edüp ba‘dehû ziyâret-i vedâ‘ ile yine atlarımıza süvâr olup vakt-i gurûbda Kerk-i Nûh kal‘ası dibinde ordu-yı İslâm'a gelüp vâsıl olduk. Ertesi gün kûs-ı rıhletler çalınup deryâ-misâl asker ile cânib-i garba Bukâ‘ sahrâsı içre (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 37a–37b ·
metinde göster ·
… r deliklere niçe kerre yüz bin azîm mâhîler gelüp başların buzdan taşra çıkarup
teneffüs edüp
insân su içdiği gibi cümle mâhîlerin rüzgâr içdiklerin gördüm, aceb hikmetdir. …
Ve niçe bin sayyâd-ı mâhîler buzu delüp beş yüz altı yüz vakıyye gelir morina balığı ve mersin balığı çıkarup kâr ederler. Sâ’ir elvân mâhîlerin hisâbın Hudâ bilür. Ve cümle Silisre ahâlîsi bu yahpâreden hıfz edüp mâh-ı temmuzda billur ve necef ve moran-misâl vişne hoşâbı içine koyup hayât-ı câvidân bulurlar. Ammâ hikmet-i Hudâ Cenâb-ı Bârî semekelerine su içre hayât vermek içün Tuna nehrinin ba‘zı yerinde niçe bin delikler halk eder kim ol mahallerde asla Tuna buzu olmaz. Mezkûr deliklere niçe kerre yüz bin azîm mâhîler gelüp başların buzdan taşra çıkarup teneffüs edüp insân su içdiği gibi cümle mâhîlerin rüzgâr içdiklerin gördüm, aceb hikmetdir. Mısrâ‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 118b ·
metinde göster ·
"Bire gelin yoldaşlar, şu gerüde dere içre gulâmlarımla âteşler yakdım, sehel
teneffüs edüp
râhat olup andan gidelim" dedikde anların da cân-ı azîzlerine minnet, hemân yol …
"Bire gelin yoldaşlar, şu gerüde dere içre gulâmlarımla âteşler yakdım, sehel teneffüs edüp râhat olup andan gidelim" dedikde anların da cân-ı azîzlerine minnet, hemân yoldan sapup derhâl âteş başına gelüp oturdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 26a ·
metinde göster ·
Andan yine cânib-i garba bir ulu sahrâ içre nehr-i Gedüz cereyân eder kim, tâ Alaşehir ile Sart şehri mâbeyninden berü gelir. Hakîr bu nehri atlar ile ubûr edüp ve Çomaklı yaylasında sehel teneffüs edüp anda Çomaklı Sultân'ı ziyâret edüp âb-ı hayâtlar nûş edüp ma‘mûr kurâları ubûr ederek Y 27b 9 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y27a–Y27b ·
metinde göster ·
Ey bu müsevvedât-ı peşmîne-i hatt-ı müstekrehimizi
tenezzül edüp
tilâvet eden yârân-ı zevi'l-ihtirâma şöyle ma‘lûm ola ki ilm-i âlem-şümûl-i ûlü …
Ey bu müsevvedât-ı peşmîne-i hatt-ı müstekrehimizi tenezzül edüp tilâvet eden yârân-ı zevi'l-ihtirâma şöyle ma‘lûm ola ki ilm-i âlem-şümûl-i ûlü'n-nühâya muhtefî değildir kim bu seyâhatimiz ve bu sergüzeşt-i ibret-âmîzimiz ulûm-ı hey’et-i harîtadan ve Atlas ve Coğrafiyye'den ve Papamunta ve Minor'dan ve tevârîh-i Kabâbıta ve tevârîh-i Yanvan'dan ve ulûm-ı nücûmdan haberdâr olan erbâb-ı ma‘rifet-i zevî'l-ukûlun ilimlerine lâhıkdır kim bu Fûncistân ve İsvân ve Berberistân ve Sûdân diyârlarında bu seyâhat-i hâr makdûr-ı Y 443b beşer-i nâçâr değildir, ancak ihsân-ı Perverdigâr'dır ve Cenâb-ı Bârî'nin ulüvv-i inâyetidir kim bu hakîr-i pür-taksîre müyesser olmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y443a–Y443b ·
metinde göster ·