… î güvercini zeyrek halk etmişdir. Ammâ beslemesi şûm u mezmûmdur. Meğer kırmızı
tepeli ve
ayağı çakşırlı kut güvercini ola, anı evlerde beslemek sünnetdir. İmâm Hasan ve …
Ve cemî‘i kuşlardan Cenâb-ı Bârî güvercini zeyrek halk etmişdir. Ammâ beslemesi şûm u mezmûmdur. Meğer kırmızı tepeli ve ayağı çakşırlı kut güvercini ola, anı evlerde beslemek sünnetdir. İmâm Hasan ve imâm Hüseyin içün Hazret-i Alî beyâz ve bensiz çatal ibikli ak horos ile kırmızı çatal tepeli ve çakşırlı hümâm beslemişlerdir, deyü yazmışlardır. Ammâ gayrısın beslemek memnû‘dur, zîrâ evlâdları olan başdan kıçdan çıkar, gâyet ihtirâz lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 191a ·
metinde göster ·
Ve cemî‘i kuşlardan Cenâb-ı Bârî güvercini zeyrek halk etmişdir. Ammâ beslemesi şûm u mezmûmdur. Meğer kırmızı tepeli ve ayağı çakşırlı kut güvercini ola, anı evlerde beslemek sünnetdir. İmâm Hasan ve imâm Hüseyin içün Hazret-i Alî beyâz ve bensiz çatal ibikli ak horos ile kırmızı çatal tepeli ve çakşırlı hümâm beslemişlerdir, deyü yazmışlardır. Ammâ gayrısın beslemek memnû‘dur, zîrâ evlâdları olan başdan kıçdan çıkar, gâyet ihtirâz lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 191a ·
metinde göster ·
… i âfitâbe kızlar ve yedi Macar keferesi ve on tüfeng ve on yedi aded ufak gümüş
tepsi ve
bir gümüş haç ve iki gümüş Macar tarzı üzengi ve bir gümüş kadeh ve niçe gûne k …
Hamd-i Hudâ, bu hakîr-i pür-taksîre dahi bu cengde elime yedi gulâm ve üç aded pençe-i âfitâbe kızlar ve yedi Macar keferesi ve on tüfeng ve on yedi aded ufak gümüş tepsi ve bir gümüş haç ve iki gümüş Macar tarzı üzengi ve bir gümüş kadeh ve niçe gûne kelepür makûlesi eşyâlar elime girüp selâmetle hamd-i Hudâ koşumuza geldik. Hâlâ Kırım Tatarı içinde bu sefer-i meserrete Erkek Macar seferi derler. Hattâ bir Tatar baylık satup mâlın mîrâsyedi çelebi gibi sefâhat edüp akçe sarf eylese "Kişi sen Erkek Macar seferinde bay olmuşsun gibi" deyü darb-ı mesel olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 44a ·
metinde göster ·
… l'ın isti‘mâl etdiği sîm ü zer makûlesi bisât âvânî suhûnları ve şam‘dânları ve
tepsileri ve
niçe bin gûne kilâr şeyleri cümle üç araba gümüş âvânlar ve gayrılar idi.
Ve Rakofçi Kral'ın isti‘mâl etdiği sîm ü zer makûlesi bisât âvânî suhûnları ve şam‘dânları ve tepsileri ve niçe bin gûne kilâr şeyleri cümle üç araba gümüş âvânlar ve gayrılar idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 52a ·
metinde göster ·
… üp bir tüfeng atınca cümle mahlûk-ı Hudâ yedikleri ta‘âmun suhûnları ve sînî ve
tepsi ve
mecurları alup mezkûr perde ardına gürûh gürûh gitdiler.
Ba‘dehu üstâd-ı kâmil pehlivân yine meydân-ı mahabbete gelüp bir tüfeng atınca cümle mahlûk-ı Hudâ yedikleri ta‘âmun suhûnları ve sînî ve tepsi ve mecurları alup mezkûr perde ardına gürûh gürûh gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69a ·
metinde göster ·
… im her bir kazgan ve tancerelerin içlerine onar câmûs sığar. Ve sâ’ir sîm ü zer
tepsi ve
suhûn ve kebâb şişleri ve peşkinler ve altun iskemlelerin hisâbın Hudâ bilir.
Ve mağâranın sağ tarafında altundan ve gümüşden kazganlar ve tancereler ve bilâ-hadd ü lâ-[gâ]yet murassa‘ altun ve gümüş suhûnlar var kim her bir kazgan ve tancerelerin içlerine onar câmûs sığar. Ve sâ’ir sîm ü zer tepsi ve suhûn ve kebâb şişleri ve peşkinler ve altun iskemlelerin hisâbın Hudâ bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154a ·
metinde göster ·
… ûnâ-gûn altun ile mutallâ olmuş bakır evânînin envâ‘ları ve kalaylı sinileri ve
tepsileri ve
gûnâ-gûn sarı pirincden sahan ve tepsileri raflar üzre zeyn etmişlerdir. Ve tav …
Ve cümle elli yedi dükkândır kim her biri birer gûne pâk ü pâkîze kâşî-i çînîli ve fağfûr perçinli ve mahbûb-ı mehcibînli beyâz ve münakkaş dükkânlardır. Ve âteş kârhâneleri rûy-i dükkânlarının iç yüzünde başkadır. Âteş ve pasdan ve dûd-ı siyâhdan pâk dükkânlar ve gûnâ-gûn altun ile mutallâ olmuş bakır evânînin envâ‘ları ve kalaylı sinileri ve tepsileri ve gûnâ-gûn sarı pirincden sahan ve tepsileri raflar üzre zeyn etmişlerdir. Ve tavan-ı münakkaşlarında gûnâ-gûn musanna‘ siniler ve zî-kıymet âvîzeler maslûbdur. Ve rengâreng münakkaş helvâ kutuları ve gûnâ-gûn şebeke-vâr zülbiyyâtlar ile müzeyyen dekâkînlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y76b ·
metinde göster ·
… hın yanına varup Y 161b timsâh anı görmez. Zîrâ bi-emri Hudâ timsâhın gözleri
tepesindedir ve
gerdânı yokdur, yekpâre pîl-tendir, sağa ve sola karada yere bakamaz. Kaçan mez …
Ammâ böyle bir ejderhâya Cenâb-ı İzzet bir sebeb-i mevt halk etmiş. Rûm'da gelincik derler dörd ayaklı mûşa hasım bir hayvândır, hemân ana benzer tüğlü bir hayvândır. Nîl içinde olur, timsâh gibi karada dahi tavattun eder, karaya çıkup cezîrelerde rimâl-i rakîk içre sürüne sürüne gezüp timsâhı arar, zîrâ gâyetü'l-gâye timsâha hasımdır. Ve timsâhın muzahrafâtın çıkaran kuşu dahi sayd eder bir küçük gelincikdir. Hemân timsâh takâzâ-yı hâcete taşra çıkup gezerken bu gelincik kum üzre yürüyerek timsâhın yanına varup Y 161b timsâh anı görmez. Zîrâ bi-emri Hudâ timsâhın gözleri tepesindedir ve gerdânı yokdur, yekpâre pîl-tendir, sağa ve sola karada yere bakamaz. Kaçan mezkûr kuş timsâha def‘-i cû‘ içün hizmet etmeğe geldikde timsâh ağzın açup kuş içeri girince bu gelincik dahi pertâb edüp timsâhın ağzından içeri girince azamet-i Hudâ timsâh-ı bî-cenâh-ı pür-günâh sad lek âh ederek kendüyi yerden yere urup cân havliyle kendüyi Nîl'e urur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y161a–Y161b ·
metinde göster ·