İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ter* ile

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
68
isabet
67 cümle/beyitte
25,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
28
farklı biçim
49 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6827,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 68

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ter* ile” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 49a … n'da dahi şeyhülislâm idi. Âmil ü âlim ve kâmil ü fâzıl bir azîz idi. Elli akçe terakkî ile tekâ‘üd ihtiyâr etdi.
EÇS I 53a … üz bin akçe ile çıkarlar kânûndur. Ve bir sancak mahlûl olsa müstahık olan beğe terakkî ile ihsân olunur.
EÇS I 56a–56b … ırk üç bin yedi yüz kîse-i Rûmî etdi. Ve Mısır kulunun başka hızâne ve alîkı ve terakkîleri ile senevî ulûfeleri tokuz bin kırk kîse olduğu Melek Ahmed Paşa'nın tahrîriyle tel …
EÇS I 62a … up Diyârbekir eyâletiyle vezâret ihsân olunup Bağdâ[d-ı] behişt-âbâd ta‘mîr [ü] termîm ile âbâdân olup Küçük Hasan Paşa Bağdâd vezîri oldukda muhâfaza içün Bağdâd'a kırk …
EÇS I 131b … Ba‘dehu üstâd-ı neccârân topları vâlide-i müşfikaları gibi kundaklayup gûnâ-gûn terbiye ile cenge âmâde ederler.
EÇS I 133b İki târîh eyleyüp tertîb ile / Kıldı her bir mısra‘ı Cevrî hisâb / Dil-küşâ ayn-ı hayât-ı cân-fezâ. Sene (-- …
EÇS I 139a–139b … ı ağ deliğine girüp aslâ harekete kâdir olamaz. Lâkin eti sarımsaklı ve sirkeli terator ile tabh olunsa gâyet ni‘met-i nefîsedir. Bu dalyan, balık emîni üzerine yetmiş yük …
EÇS I 176b … Ve sikke urucuları gelişde ve gidişde uryân edüp ararlar. Ve herkese vezzânlar terâzû ile tartup verir ve tartup sayup hisâbile alır. Aceb mazbût kârhâne-i azîmdir.
EÇS I 177b … teferrücgâha gitse bu oda halkı cümle ak kenârlı gömlekler ile ve kırmızı saya terpûşlar ile ağayı kanca başlı kayık ile götürürler, azîm kayıkdır. Kıçı yeşil çuka ile mest …
EÇS I 178a … i‘leriyle pür-silâh olup muhtesib ağası önünde altun yaldızlı ve gümüş zencîrli terâzûlar ile esnâfların metâ‘larını vezn ederek kiminin metâ‘ı eksik gelüp kötek çalarak ve …
EÇS I 178a … rdıkda bir kaç âdemi "Eksik satar mısın?" deyü seksen deyeneği çırpup ellerinde terâzûlar ile ubûr ederler. Ve's-selâm.
EÇS I 180b … ifeler dahi arabalar üzre dükkânlarında yığın yığın kavun ve karpuz bey‘ ederek terâzûlar ile "Üç okka bir akçeye" feryâd ederek ubûr ederler.
EÇS I 192a … e şîb ü zerbâflar ile ve nigârpâre takyalar ile ve dîbâ ve katîfe zerdûz işleme terpûşlar ile kârhânelerin zeyn edüp ve cümle takyacı cüvânları müzeyyen olup pür-silâh-ı gûn …
EÇS I 196a … îrleri (---) (---) (---) (---) (---). Dükkânların elvân elvân meşin ve sahtiyân terlikler ile zeyn edüp "Ey terlik mesti" diyerek pür-silâh ubûr ederler.
EÇS II 230a … erinde dolu alabalıklar vardır. Ol gün şebekeler ile ol kadar mâhîler sayd edüp tereyağlar ile tabh edüp tenâvül etdik. Gûyâ her bir mâhîsi Mâ’ide-i Mûsâ'dır. Osmân Gâzî'nin …
EÇS II 302a–302b … ) (---) (---) ve'l-hâsıl cümle me’kûlât [ü] meşrûbât cümle narhı Şeyh Safî üzre terâzü ile bey‘ olunur. Buğday [ve] pirince ve sâ’ir hubûbâta aslâ kile yokdur. Cümle vezn …
EÇS II 302b … şıla pilâv ve'l-hâsıl cümle ta‘âmlarının memdûhu pilâv, herîsedir. Bunları dahi terâzü ile verir huddâm-ı civânânları pâk ve mahbûb-ı sîne-çâk püserleri var. Cümle sîm-mi …
EÇS II 320a–320b … ellüm ederler. Gûnâ-gûn lehce-i mahsûsaları vardır kim birbirlerinin lisânların tercümân ile anlar ecnâs-ı ünâsdır. Ammâ lisân-ı Şavşad u Dâdyân-ı zu‘m-ı fâsîdler niçe fesâ …
EÇS II 336b … , nûr-ı İlâhî bir civân-ı mâh-tâb idi. Pederlerinin çerâğ-ı efrûhtesi Hasan Beğ terbiye ile kûşe-be-kûşe pinhân ederek sâhib-i rîş olup bir tüvânâ fetâ-yı âlî-vakâr idi. C …
EÇS II 359b–360a … yağında yüksek ayaklı avret na‘lini, omuzunda bir sığır danası, lâkin kolu üzre terâzûsü ile ubûr etdi ve avdet etdi. Hakkâ ki na‘lin ile ol rakîk habl üzre ubûr etmek pehl …
EÇS II 359b–360a … bli Pehlivân Nâsır, gözleri bağlı, omuzunda bir huddâmı tabıl çalarak ellerinde terâzû ile güzer etdi. Andan Arabgîrli Pehlivân Selîm, kisbetinden mâ‘adâ vücûdu uryân, ik …
EÇS III 40a … zhebin birer gûne lehçe-i mahsûsa lisânları vardır kim birbirlerinin lisânların tercemân ile anlarlar. Ekseriyyâ Frenk ile ihtilât ederler.
EÇS III 62b … rkmân'ın niçe yüz gûne lehce-i mahsûsaları vardır kim birbirlerinin lisânlarını tercümân ile anlarlar, ammâ cümleden lisân-ı Etrâk-ı Çağatay fasihdir. Kavm-i Moğol ve kavm- …
EÇS III 103a–104a … i âm-ı haşerât içinden niçe gideyim. Lütf eyle, pâdişâhın ayağın öperim. Hüsn-i terbiye ile hâlimizi i‘lâm eyle" deyüp koynundan mührü çıkarup verdi. İbrâhîm Ağa eydür "Su …
EÇS IV 218a–219a … fâzları ve lehce-i mahsûsaları muğâyirdir kim niçesi birbirlerinin kelimâtların tercümân ile anlarlar. Memâlik-i azîmdir, bir ucu cânib-i şimâlde diyâr-ı Erzurûm'dan diyâr- …
EÇS IV 295a … ay ve yumurtayı ve pişmiş tavuğu ve beyâz nânı ve'l-hâsıl cümle eşyâ-yı âvânîyi terazü ile fürûht ederler. Hattâ aşbâzlar bile çobra ve kebâb ve pilavı dahi vezn ile fürû …
EÇS IV 317a … a‘lâ ve matîf gendümü Kal‘atü'l-Mut binâ olduğu Rudbâr nâhiyesinden gelir ammâ terbiye ile hûb nânı olur. Bu şehir,
EÇS IV 363b–364a … edir ve gâvları çokdur ve lisânları müsta‘cemdir kim gayrı lehceleri vardır kim tercümân ile lisânları fehm olunur}. Ve bu şehr-i Ummân Basra'dan aşağı yine Basra ve Ummân …
EÇS IV 380b … hsa bir ülke-i ba‘îd olan kimesneler iki ülke aşrı olan kavmin kelimâtların bir tercümân ile anlar.
EÇS IV 386a … âmı ve Meydân hammâmı ve Nâsırî hammâmı ve Beğ hammâmı, bunun suyu karşu dağdan terazû ile gelüp künk ile Şatt nehri altından geçüp kal‘aya çıkar, andan bu hammâma gelir, …
EÇS IV 386a–386b … t'ın taraf-ı (---) mukâbelesi aşrı (---) dağından üstâdlar ayn-ı (---) âlî binâ terâzûlar ile ve künkler ile Şatt altından ol suyu Cezîre'nin iç kal‘asına çıkarup kal‘a halk …
EÇS V 126a … asına on iki bin "Benem, diğer nîst!" diyen şahbâzlara tîmâr u ze‘âmet ve gedik terakkîler ile câ-be-câ harâb olmamış hânedânlar verüp çerâğ-ı efrûhte etdiler.
EÇS V 126b … cümle kâfiristânda ve bizim bu Vârat kal‘asında olan üç yüz aded toplarımız bu terkîb ile dökülmüş altun gibi berrâk ve sarı toplardır kim ibtidâ bu toplar döküldükde ge …
EÇS V 149a … r-dâde olup ibtidâ hakîr nâmeyi öpüp başıma koyup yeden-be-yedin cenerale verüp terceme ile tılmaşnâme kırâ’at edüp mefhûmu ma‘lûmu olunca ceneral eydir:
EÇS VI 92a … dan ahâlî-i kal‘a Mehemmed Paşa üzre gulû-yı âm edüp Mehemmed Paşa yüz bin gûne tereddüd ile kal‘a-i Üstürgon'u Mikloş nâm kâfire alâ tarîki'l-emâne teslîm edüp cümle guzât …
EÇS VI 94a … şağıdan yukaru çıkmışdır. Garâbet bunda kim bu su bir havâle kûh-ı bâlâdan enüp terâzû ile çıkma değildir, hemân çarh-ı dollâblar ile çıkmışdır. Ve bu çeşmenin yol aşırı …
EÇS VI 117a Ve yine ol gün asâkir-i İslâm'ın cebeci ve topçu ve yeniçeri gâzîlerinden terakkîler ile on bin aded güzîde "Benem, diğer nîst!" diyen gâzîlerden ceng erleri ve benî Âd …
EÇS VII 45a … şası Hacı Mustafa Paşa ve Üstürgon paşası İskender Paşa ve birkaç ihtiyârlar ve tercümânlar ile musâhabet ederlerdi.
EÇS VII 97a … kâfirî binâ kemerler üzre birer kat kemerler binâ edüp tâ Bâb-ı hümâyûn önünde terâzû ile Yeni Sarây'a su girüp orta kapuda kuyulara dökülüp andan bostâncı ocağında doll …
EÇS VII 97a … derek ilm-i hendese üzre Tuna suyu İslâmbol'a geleceği yolları şakula ve hevâyî terâzûlar ile irtifâ‘ alarak Tuna kenârında Siverin kal‘asına gelüp ilm-i hendese ile bilir k …
EÇS VII 108a … atar on iki lisân üzre tekellüm edüp birbirlerinin lisânların tilmaş ile, ya‘nî tercümân ile anlanır kelimât-ı lugatları vardır. Ve asfah u fasîh u belîğ elfâz-ı dürerbârla …
EÇS VII 112b … rin suya urup yıldırup kayığı kenâra getirüp keferelerin Hân tilmaşlarla, ya‘nî tercümânlar ile söyledüp,
EÇS VII 119a … çeşmelerin suları At kapusundan taşra rub‘ sâ‘at ba‘îdce kuyulardan atlar çeküp terâzûlar ile üstâd-ı kâmiller derûn-ı şehre getirüp hân ve câmi‘ ve hammâmlara ve mezkûr çeş …
EÇS VII 133b … n on iki aded lisânları vardır kim biri birlerinin lisânların tılmaş ile, ya‘nî tercümân ile anlanır. Kırım'ın Badrak Tatarları dahi gûnâ-gûn Noğay lisânların aslâ bir lafz …
EÇS VII 149a–149b … ediler, ya‘nî Keysû melik kaçdı, dediler. Hâlâ nâmları Serâ Keysû oldu. Giderek terhîm ile Serâ Keys dediler. Andan dahi (galat) galat-ı kelâm olup Çerâkese deyü şöhret v …
EÇS VII 159a–159b … htelifeli benî âdemler vardır kim birbirlerinin 159b lugat [ü] ıstılâhâtların tercümânlar ile güc ile fehm ederler. Hakkâ ki vech-i arzda olan sağîr ü kebîr cibâllerin aslı …
EÇS VII 163b Andan bu tertîb ile şehr-i Enderey'e girecek mahalde şehr-i Enderey hânı Ulubeğ Hân dahi karşudan a …
EÇS VII 166a … r Haydar hânında iki gün mihmân olup âlüfte ve âşüfte kavm-i Acem ile ve kavm-i Terekemeler ile ve kavm-i Gökdolaklar ile ve kavm-i Arab-ı Kahtâniyyeliler ile ülfet edüp berza …
EÇS VII 169a … arının elsine-i muhtelifeleri birbirlerine muğâyirdir. Birbirlerinin lisânların tercümân ile anlarlar.
EÇS VIII 259a … rı var kim yanlarında enâyîden bir gayri âdem olsa anların lisân-ı mühmelelerin tercümân ile anlaya. Hakîr dahi bu kadarca fehm edüp tahrîr etdim.