sayd [ü] şikâr etdikleri kaz ve turna ve turac ve süğlün ve keklik ve çil ve ör …
Bu tâ’ife-i sayyâdân küheylân atlar üzre ellerinde Edil doğanları ve dal doğanları ve sunkur ve toykun ve karçığa ve şâhîn ve zağanos ve balaban ve çakır ve taştülek ve devlingec ve karakuş [ve] atmaca ve karagöz nâm bâzlar(lar)iyle tablbâzlarına turralar urarak terkilerinde sayd [ü] şikâr etdikleri kaz ve turna ve turac ve süğlün ve keklik ve çil ve ördek ve sürhâb ve balıkcıl ve toy ve karabatak şekilli avlar ile alayköşkü dibinden ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 190b ·
metinde göster ·
… âl edüp bu altı aded yiğitlere onar altun ihsân edüp ve kelleleri dahi bunların
terkilerine
asup orduya geldiler.
Bu mahalde asker-i İslâm'dan Rahova'nın nihâyetine dek ota otluğa giden huddâmlardan hânın pusuda olan âdemleri basup bir hayli ceng edüp elli aded yiğitlerimiz hân âdemleri hâke 263a düşürüp başlarıyla altı aded yiğitleri hâna dil getirüp hân bunları ne kadar askeriniz vardır ve Erzurûm'dan gelen beğleri ve top ve cebehâne ahvâllerin cümle su’âl edüp bu altı aded yiğitlere onar altun ihsân edüp ve kelleleri dahi bunların terkilerine asup orduya geldiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 262b–263a ·
metinde göster ·
… rafına 48a nigerânda olup şeb [ü] rûz asâkir-i deryâ-misâl ile pür-silâh olup
terkilerinde
birer yem ile eyâlet-i Diyârbekir'i geşt [ü] güzâr ve sayd [u] şikâr edüp âsî v …
Ve ba‘dehu Kara Mustafâ Paşa dahi sulhnâme ve hudûdnâmeleri alup Melek ile Diyârbekir'e gelüp Kara Mustafâ Paşa akîb-i Murâd Hân der-i devlete gelüp ol sene 1048 târîhinde Murâd Hân vefât edüp cülûs-ı İbrâhîm Hân oldu ve Melek Paşa Diyârbekir'de kaldı, ammâ Diyârbekir ve Mardin altında yüz bin asker Bağdâd muhâfazasıyçün âmâde durup Melek Paşa Bağdâd tarafına 48a nigerânda olup şeb [ü] rûz asâkir-i deryâ-misâl ile pür-silâh olup terkilerinde birer yem ile eyâlet-i Diyârbekir'i geşt [ü] güzâr ve sayd [u] şikâr edüp âsî ve dağî ve bâğî ve yağıları sayd edüp şer‘an katl ederdi. Hattâ Sultân Murâd'a "Gazân mübârek ola" demeğe gelmeyen (---) Ekrâdı hâkimi Sultân Yûsuf nâmıyla iştihâr bulan Ekrâd hâkimini şeb-hûn ile basup kayd-ı bend ile Diyârbekir kal‘asında habs edüp bin kîse mâlın aldıkdan sonra Yûsuf Hân'a tevbe ve istiğfâr verüp kal‘adan ıtlâk etdi. Bu mahallerde hikâyât ve rivâyât ve dirâyât çokdur, ammâ biz muhtasar kıldık, zîrâ bu gûne gazavât menâkıbât-ı vâkı‘âtlar cümle Risâle-i Menâkıb-ı Melek Ahmed Paşa'da cümle ahvâlâtları ale'l-infirâd tahrîr olunmuş bir mücelled başka tevârîhdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 47b–48a ·
metinde göster ·
… rinin elinde ve belinde ve yeninde ve yakasında ve atlarının eğer kaşlarında ve
terkilerinde
beşer ve altışar aded çarhlı karabina tüfengleri var. Cümle esbâbları Macar gib …
Mezkûr yigirmi aded ağaların cümle (---) aded kal‘a neferâtları vardır, ammâ bunlar cümle kal‘a müstahfızânlarıdır. Kal‘adan ba‘îd aslâ bir yere gitmezler, ammâ kapudan ve askeri ve martolosân ve çeteciyân ve poturacıyân, bunlar çete ve poturalara gidüp baş ve dil alup ba‘zı ulak ve yolcuları götürüp getirmeğe me’mûr askerlerdir, ammâ cümlesi gâyet güzîde bahâdır ve şecî‘ ve nâmdâr yiğitleri var. Cümlesi bir yere seğirdim etseler dörder ve beşer çatal atlar ile seğirdüp her birinin elinde ve belinde ve yeninde ve yakasında ve atlarının eğer kaşlarında ve terkilerinde beşer ve altışar aded çarhlı karabina tüfengleri var. Cümle esbâbları Macar gibi güderi dolama geyerler. Gören bunları Macar katanası sanırlar, zîrâ şeb [ü] rûz Macar içinde ceng etmededirler. Ve cümlesi fasîh ü belîğ Macar lisânı bilirler. Bu lisânlarıyla tâ vilâyet-i Alaman'a gidüp esîr kapup gelirler. Gâyet zehr-i mârdan kattâl asâkir-i sâhib-i celâldirler. Hattâ Budin kavmi bu Üstürgon gâzîlerine mu‘âdil olamaz, zîrâ bunlar hışm-ı sihâm-ı kazâ-yı mübrem gibi bî-amân kavmdirler. Cemî‘i Macaristân'da bir Tatar askerinden bir dahi bu Üstürgon kavminden havf ederler. Hattâ diyâr-ı Alaman'da bir kâfir bir kefereye söğse,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93a ·
metinde göster ·
… ı ganâ’imler ve niçe pençe-i âfitâb duhter-i pâkîze-ahterler ve niçe gılmânları
terkilerine
alup her biri birer ormana girüp gâ’ib olduklarında gerüdeki asker dahi yetişüp …
Hemân bu mahalde anı gördük, gerü Uyvar tarafından evc-i âsumâna peyveste olmuş bir gird-i siyâh ve bir gubâr-ı siyâh içinden kırk elli aded şukka-i alemler nümâyân olup on bin kadar asâkir-i İslâm yine dal tîğ-i uryân olup gelmede, ammâ beri tarafda mukaddemâ gelen askerler hemân bu bayrakları görüp, "İşte bu kerre kâfirleri kırarız" deyü yine dal sâtûr olup kâfirin arabalarına "Allâh Allâh" deyüp at koyunca yine Kaplan Paşalı "Bire n'eylersiz gâzîler" deyince arabalardan niçe mâl-ı ganâ’imler ve niçe pençe-i âfitâb duhter-i pâkîze-ahterler ve niçe gılmânları terkilerine alup her biri birer ormana girüp gâ’ib olduklarında gerüdeki asker dahi yetişüp geldi. Meğer Şâm askeriyle Kıbleli Paşa imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 120a ·
metinde göster ·
… iş bilir niçe kerre çete ve potura eşmiş ve yortmuş yiğitleri kulağız dutup ve
terkilerimize
ikişer dâne at yemlerin caklarımıza bağlayup ale's-sabâh sene 1074 mâh-ı Zilhic …
"Ammâ ne cânibden gitsek?" deyü Kanije a‘yânıyla müşâvere edüp âhır-ı kâ[r] Kanije içre birer guruşa at yemleri almak cânımıza geçüp her birimiz birer serhad yolların dutup mâl-ı firâvân almış gâzîler birer tarafa gidüp bizimle cümle bin beş yüz aded pür-silâh ve salt u sebükbâr olup Kanijeliden otuzar guruşa üç dâne yol bilir ve iş bilir niçe kerre çete ve potura eşmiş ve yortmuş yiğitleri kulağız dutup ve terkilerimize ikişer dâne at yemlerin caklarımıza bağlayup ale's-sabâh sene 1074 mâh-ı Zilhiccesi'nin üçüncü ıyd-ı adhâ günü cemî‘i Kanije a‘yânıyla vedâ‘laşup tevekkül-i Hak olup Kanije'den cânib-i garba çıkup asâkir-i İslâm tarafına teveccüh edüp ol gün seğirdüp dağlar ve bâğlar geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 7a ·
metinde göster ·
… erleri ve silâhların alup ve şühedâlarımız anda defn edüp cümle mâl-ı ganâ’imle
terkilerimiz
bırakdığımız refîklerimiz yanına gelüp,
Biz dahi cümle küffârı kayd [u] bend edüp ve mürd olan keferelerin leşlerin soyup ve bellerinde cümle kemerleri ve silâhların alup ve şühedâlarımız anda defn edüp cümle mâl-ı ganâ’imle terkilerimiz bırakdığımız refîklerimiz yanına gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 8b ·
metinde göster ·
bağlayup atları şehîd olanlara atlar verüp ve sâ[’ir] esbâbları mahlûl olan atl …
Ba‘dehu yine terkilerimizi bağlayup atları şehîd olanlara atlar verüp ve sâ[’ir] esbâbları mahlûl olan atlara tahmîl edüp ve cümle esîrleri kol kola kıvrak çatup cümle davulları ve torompete ve sûrnâları ve haçlı bayrakları cümle küffârların boğazlarına dakup şâdımân ile nehr-i Raba kenârına varup iki sâ‘at cânib-i garba giderken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 8b ·
metinde göster ·
… atana kâfiri atları ve cümle atların âlât-ı silâhları ve eğer kaşında ikişer ve
terkilerinde
kezâlik ikişer kol tüfengleri telatin altun yaldızlı kuburları ile musanna‘ tüf …
Dördü dahi yaranmış ve işlemiş katana kâfiri atları ve cümle atların âlât-ı silâhları ve eğer kaşında ikişer ve terkilerinde kezâlik ikişer kol tüfengleri telatin altun yaldızlı kuburları ile musanna‘ tüfengleri ve terkilerinde birer kızıl abâdan yağmurlukları ve birer heybelerinde donları ve gömlekleri ve at na‘lları ve mıhları ve beyâz beksumat ve peynirleri ve onar yem kadar cakları terkilerinde var idi. Lâkin rahtları cümle kayış idi, ammâ kılıçları eski Alman idi ve gümüşlü külüngleri, boy tüfengleri gâyet musanna‘ idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 25b ·
metinde göster ·
… işer kol tüfengleri telatin altun yaldızlı kuburları ile musanna‘ tüfengleri ve
terkilerinde
birer kızıl abâdan yağmurlukları ve birer heybelerinde donları ve gömlekleri ve …
Dördü dahi yaranmış ve işlemiş katana kâfiri atları ve cümle atların âlât-ı silâhları ve eğer kaşında ikişer ve terkilerinde kezâlik ikişer kol tüfengleri telatin altun yaldızlı kuburları ile musanna‘ tüfengleri ve terkilerinde birer kızıl abâdan yağmurlukları ve birer heybelerinde donları ve gömlekleri ve at na‘lları ve mıhları ve beyâz beksumat ve peynirleri ve onar yem kadar cakları terkilerinde var idi. Lâkin rahtları cümle kayış idi, ammâ kılıçları eski Alman idi ve gümüşlü külüngleri, boy tüfengleri gâyet musanna‘ idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 25b ·
metinde göster ·
… t na‘lları ve mıhları ve beyâz beksumat ve peynirleri ve onar yem kadar cakları
terkilerinde
var idi. Lâkin rahtları cümle kayış idi, ammâ kılıçları eski Alman idi ve gümüş …
Dördü dahi yaranmış ve işlemiş katana kâfiri atları ve cümle atların âlât-ı silâhları ve eğer kaşında ikişer ve terkilerinde kezâlik ikişer kol tüfengleri telatin altun yaldızlı kuburları ile musanna‘ tüfengleri ve terkilerinde birer kızıl abâdan yağmurlukları ve birer heybelerinde donları ve gömlekleri ve at na‘lları ve mıhları ve beyâz beksumat ve peynirleri ve onar yem kadar cakları terkilerinde var idi. Lâkin rahtları cümle kayış idi, ammâ kılıçları eski Alman idi ve gümüşlü külüngleri, boy tüfengleri gâyet musanna‘ idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 25b ·
metinde göster ·
… erelerin ellerinde ve bellerinde ve yakalarında ve eğer kaşlarında ve atlarının
terkilerinde
beşer onar aded kol tüfengleri ile asker üzre hücûm edüp dağlar gibi sırıklı or …
Nemse ve Çeh ve Efrence ve Hırvad ve Macar'dan cümle yüz kat alay-ı hınzîr yürür kim her biri 39b deryâ-misâl küffâr alayları var kim yüz bin kadar leşkeri sâfî kırkar ve ellişer dirhem muşkat tüfengleri ve yine her bir keferelerin ellerinde ve bellerinde ve yakalarında ve eğer kaşlarında ve atlarının terkilerinde beşer onar aded kol tüfengleri ile asker üzre hücûm edüp dağlar gibi sırıklı orman olmuş küffâr yürüyüp kösleri ve erganon ve torompetelerin çalarak mevc ü mevc ve fevc ü fevc karınca gibi yab yab yürüyüp küffârın bu gelişine bizim asker mukâvemet edemeyüp ve bir ferd-i âferîde küffâra karşu duramayup der-ceng-i evvel cümle alan u tâlân ve pârekende vü perîşân olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 39a–39b ·
metinde göster ·
… arına gelüp gulâmlar esbâbları ve silâhların alup yedisinin dahi başların kesüp
terkilerine
asdılar. Bir sâ‘atden anı gördük, Maskov kâfirleriyle Dervîş Ahmed ve Dervîş Tü …
Biz yine Tatar leşkerinin yanlarına gelüp gulâmlar esbâbları ve silâhların alup yedisinin dahi başların kesüp terkilerine asdılar. Bir sâ‘atden anı gördük, Maskov kâfirleriyle Dervîş Ahmed ve Dervîş Türâbî at sâhibleri olan Tatarları kayd [u] bend ile getirüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 182a ·
metinde göster ·
… meydânına varup gördüm, cümle Urbân şikârların alup eğer hâneleri esbâb ile ve
terkileri
gûnâ-gûn havâyicler ile mâl-â-mâl. Ve benim seyishânemi dahi keşân-ber-keşân gö …
Bu hâl üzre vakt-i Şâfi‘îde göz gözü görecek mahal olunca, mâl cândandır, deyü yine arbede meydânına varup gördüm, cümle Urbân şikârların alup eğer hâneleri esbâb ile ve terkileri gûnâ-gûn havâyicler ile mâl-â-mâl. Ve benim seyishânemi dahi keşân-ber-keşân götürmede. Ve Sa‘îd nâm gulâmım ağlayup feryâd edüp bile gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·