… rafından nısfı münhedim olup niçe kerre binâ etdiler, aslâ mümkün olup ta‘mîr ü
termîme
bir çâre olmayup münhedim olurdu. Âhir Hazret-i Hızır bir şeyh-i zâl sûretinde …
Ammâ beri İslâmbol tarafından Ayasofya kubbesinin kıble tarafından nısfı münhedim olup niçe kerre binâ etdiler, aslâ mümkün olup ta‘mîr ü termîme bir çâre olmayup münhedim olurdu. Âhir Hazret-i Hızır bir şeyh-i zâl sûretinde cümle ruhbâna görünüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34b ·
metinde göster ·
… ş-ı bed-ma‘âşın harâb [u] yebâb etdüğü Kars'ı imâr etmeği ma‘kûl görüp ta‘mîr ü
termîme
mübâşeret etdiklerinde Rûmeli Paşası Mahmûd Paşa kulundan bir çâr-kûşe beyâz me …
Devlet-i Âl-i Osmân'da üç Kars sancağı vardır. Biri Silifke'de Karataşlık Karsı, biri Mar‘aş Karsı, biri Dûdımân Karsı. Bu Kars kadîmdir. Sene 987 târîhinde Murâd Hân-ı Sâlis asrında Lala Kara Mustafâ Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup Anadolu Vezîri Ca‘fer Paşa ve Şâm Vezîri Vezîria‘zam Tavîl Mehemmed Paşazâde Hasan Paşa ve Milânlı Alî Paşa ile cümle yüz bin asâkir-i nusret-me’ser bu Kars hâkine gelüp meks etdükde kızılbaş-ı bed-ma‘âşın harâb [u] yebâb etdüğü Kars'ı imâr etmeği ma‘kûl görüp ta‘mîr ü termîme mübâşeret etdiklerinde Rûmeli Paşası Mahmûd Paşa kulundan bir çâr-kûşe beyâz mermer üzre Arabî celî hattıyla bir târîh çıkup aşağı varoşun kıbleye nâzır kapunun cenbine komışlardır kim ol târîh budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 323b ·
metinde göster ·
… yen kurşum örtülü hânı dahi vardır ve bir hânı dahi harâba karîb olmuş ta‘mîr ü
termîme
muhtâcdır ve bir hammâmı ve kırk elli mikdârı dükkânları var.
Ve kurşumlu câmi‘-i zîbâsı vardır. Bir (---) binâsıdır ve câmi‘i kapusu önünde bir ma‘mûr u müzeyyen kurşum örtülü hânı dahi vardır ve bir hânı dahi harâba karîb olmuş ta‘mîr ü termîme muhtâcdır ve bir hammâmı ve kırk elli mikdârı dükkânları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 21b ·
metinde göster ·
… varoş rıbât olmuşdur. Bu dahi zamân-ı kadîmde kal‘a-i metîn imiş. Hâlâ ta‘mîr u
termîme
muhtâcdır. Dâ’iren-mâdâr (---) aded adımdır ve iki aded kapusu vardır. Biri cân …
Evsâf-ı taşra-kal‘a: Bu iç kal‘aya varoş rıbât olmuşdur. Bu dahi zamân-ı kadîmde kal‘a-i metîn imiş. Hâlâ ta‘mîr u termîme muhtâcdır. Dâ’iren-mâdâr (---) aded adımdır ve iki aded kapusu vardır. Biri cânib-i garba Dağ kapusu biri taraf-ı kıbleye Meterîs kapusudur. Bu kal‘a içre cümle cıbıs ve kireç ve turâb-ı pâk ile mestûr sütûhlu ma‘mûr u âbâdân hânedânlardır. Cümlesinin revzenleri cânib-i (---) nâzır beyt-i ra‘nâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 83a ·
metinde göster ·
… yedi kîse Rûmî ihsân edüp Balçık şehrinin ihrâk bi'n-nâr olan yerlerin ta‘mîr ü
termîme
başladı.
Bu feth-i fütûhât-ı meserret-eser-i hayrile kelle ve diller dîvân-ı hümâyûna varup {Gürcî Mehemmed Paşa kelle ve dilleri Sultân Mehemmed Hân'a arz edüp sa‘âdetlü pâdişâh safâsından} ol ân efendimiz Melek Ahmed Paşa'ya hil‘at-i fâhire ile mukarrer müjdesi gelüp paşa efendimiz istimrâr getiren Kapucubaşı Mustafâ Ağa'ya yedi kîse Rûmî ihsân edüp Balçık şehrinin ihrâk bi'n-nâr olan yerlerin ta‘mîr ü termîme başladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 124a ·
metinde göster ·
… ân 334b âsitâne-i Abdülkâdir-i Cîlânî'ye piyâdece gidüp yüz sürer ve tathîr ü
termîme
ol ân cidd-i ihtimâm eder. Ve İmâm-ı A‘zam hazretlerinin de imâretin fermân edü …
Andan Süleymân Hân taht-gâh-ı selâtîn-i Âl-i Abbâsiyân'dan ve niçe mülûk-ı selef-i şâh-ı şâhâna âşiyân olan sarây-ı âbâdâna girüp taht-gâh-ı Âl-i Osmân olur. Hemân ol ân Süleymân Hân 334b âsitâne-i Abdülkâdir-i Cîlânî'ye piyâdece gidüp yüz sürer ve tathîr ü termîme ol ân cidd-i ihtimâm eder. Ve İmâm-ı A‘zam hazretlerinin de imâretin fermân edüp yüz bin altun masrûf eder ve ol etrâf-ı erba‘ayı telvîsât-ı Kızılbaş'dan pâk eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 334a–334b ·
metinde göster ·
… mîr ü termîm olunmuş yerlerin ve meremmâta muhtâc olan yerlerin cümle keşf edüp
termîme
muhtâc olan yerlere âdemler üşürüp üç günde niçe yerleri sedd-i İskender-vâr me …
Andan sonra hakîr cümle kal‘anın iş erleriyle etrâf-ı kal‘ayı deverân u seyerân ederek kal‘anın ta‘mîr ü termîm olunmuş yerlerin ve meremmâta muhtâc olan yerlerin cümle keşf edüp termîme muhtâc olan yerlere âdemler üşürüp üç günde niçe yerleri sedd-i İskender-vâr metânet üzre amâr ederlerdi, ammâ bu hakîr gûyâ kal‘anın imâretine mübâşir gelüp her gün kal‘aları seyr [ü] temâşâ edüp ve cümle ocak ağalarıyla hüsn-i ülfet edüp vilâyetin ahvâllerin su’âl ederek vâkıf-ı esrâr olup tahrîr ederdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 54b ·
metinde göster ·
… yüz kîse mâl ve mühimmât u levâzımâtlar verilüp Peçoylı Kâsım Paşa'yı ta‘mîr ü
termîme
ta‘yîn buyurulup sene 932 esâsına şürû‘ olunup sene 936 târîhinde kal‘a-i Ösek …
"Pâdişâhım bu kal‘a bu cisir başında elzem-i levâzımındandır ve memerr-i nâsda bir cây-ı menâsdır. Bu ta‘mîr ü termîm olunmak gerekdir" dediklerinde müşâvereleri re’y-i ahsen görülüp hazâ’in-i pâdişâhîden beş yüz kîse mâl ve mühimmât u levâzımâtlar verilüp Peçoylı Kâsım Paşa'yı ta‘mîr ü termîme ta‘yîn buyurulup sene 932 esâsına şürû‘ olunup sene 936 târîhinde kal‘a-i Ösek müceddeden itmâm bulup mîr-i livâlığın binâ mu‘temedi olan Peçoylı Kâsım Paşa'ya sadaka olunup cemî‘i cebehâne ve mühimmâtların mükemmel ü mükellef koyup üç bin aded güzîde asker nigehbân ta‘yîn olunup Sirem ve İlok [ve] Varadin serhadleri emn ü amân oldu, ammâ bu kal‘a-i Ösek-i dâr-ı seg dest-i küffârda iken yedi aded Hırvad ve İslovin ve Zirin ve Began ve Nadaj ve Yerekan herseklerinin bu kal‘a-i Ösek'de vekîller olmak taht-ı bânân-ı fâcirân idi, lâkin Nemse çârsâr-ı inpirator kapudanı Boçkay kapudan hâkim idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 61b ·
metinde göster ·
… dir ditredi. Ve ol gün Sadrıa‘zam Peşte kal‘asın seyr [ü] temâşâ edüp ta‘mîr ü
termîme
muhtâc olan yerleriyçün tenbîh ü te’kîdler edüp Budin defterdârının ziyâfetinde …
Altında cümle asâkir-i islâm meks-i hıyâm etdükde eğer kal‘a-i Peşte'den ve eğer kal‘a-i Gerz İlyâs'dan ve eğer kal‘a-i Sedd-i İslâm Budin'den ve eğer kal‘a-i Bârûdhâne'den Sadrıa‘zama "Safâ geldin" deyü ol kadar toplar atup şâdumânlar etdiler kim gûyâ zemîn ü âsumân dir dir ditredi. Ve ol gün Sadrıa‘zam Peşte kal‘asın seyr [ü] temâşâ edüp ta‘mîr ü termîme muhtâc olan yerleriyçün tenbîh ü te’kîdler edüp Budin defterdârının ziyâfetinden sonra serâperdesine gidüp ol gün yine cemî‘i vüzerâ ve mîr-i mîrân tuğları Budin cisrinden ubûr edüp Budin tarafındaki Kile sahrâsında meks-i hıyâm olundu. Ertesi Sadrıa‘zam alay-ı azîm ile Tuna üzre cisr-i kavîden ubûr ederken Budin'in Tuna kenârında Ali Paşa tabyasından ve Peşte'nin Ulama Paşa tabyasında nehr-i Tuna üzre ol kadar sekdirme toplar atdılar kim her bir demir ve taşdan top gülleleri nehr-i Tuna üzre gıjlayup kuş gibi sekerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 136b ·
metinde göster ·
… yigirmi bin aded güzîde re‘âyâ vü berâyâlar pîrleri ile gelüp kal‘ayı ta‘mîr ü
termîme
mübâşeret edüp Kanije buheyresini tathîre başladılar.
"Bu kal‘a Hazret-i Ebâbekir'in himâyesindedir. Bu kal‘anın ölümü ve havf edecek yeri bu Topraklık varoşundan imiş. Göre küffâr bu mahalden kal‘aya hîle ve şeytanatlar ile gelüp yaklaşmış. Bu mahalle dahi tabyalar ilhâk edüp belki Kanije dahi metîn ve kavî ola" deyü Kanije kal‘asının ta‘mîr ü termîmine üç aded vezîr ve yedi aded sancakbeğleri ve yigirmi aded kazâdan yigirmi bin aded güzîde re‘âyâ vü berâyâlar pîrleri ile gelüp kal‘ayı ta‘mîr ü termîme mübâşeret edüp Kanije buheyresini tathîre başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179a ·
metinde göster ·
… in kal‘ası serhad olmayup iç el olmak ile neferâtları az kalup kal‘ası ta‘mîr ü
termîme
muhtâcdır. (---)(---)
Evvelâ âb [u] hevâsı latîf olduğundan mahbûb u mahbûbesi a‘lâ olur. Ve halkı cümleden Boşnak'dır ve sulehâ-yı ümmetden âdemleri çokdur ve gâyet garîb-dost halûk ve halîm ü selîm âdemleri vardır. Belgrad'dan Tuna kenârıyla tâ Ösek'i geçüp Budin'e varınca böyle bir ma‘mûr u âbâdân şehir yokdur, ammâ Tuna kenârından içeri âbâdân şehirleri çokdur. Ve Tuna kenârında Varadin'den sonra ve Budin ve Üstürgon Vişigrad'dan sonra İlok gibi metîn kal‘a da yokdur. Hudâ hıfz-ı amânda ide. Lâkin kal‘ası serhad olmayup iç el olmak ile neferâtları az kalup kal‘ası ta‘mîr ü termîme muhtâcdır. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 33a ·
metinde göster ·
… münevver câmi‘ olmağa mübâşeret olundu. Ve kal‘anın câ-be-câ yerlerin ta‘mîr ü
termîme
sa‘y-i ihtimâm olundu. Ammâ,
Henüz bu feth olmak ile beğine ve alaybeğine ve erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı tîmârına ve kadıya bir şey ta‘yîn olunmayup Hatvan beğinin birâderi mîr-i livâ vekîli olup Eğreli Behlülzâde Çelebi kadı vekîli olup dizdârı Yusuf Ağa oldu. Ve cemî‘i kenîselerin çirk-i şirkden tathîr edüp iç kal‘ada Sultân Murâd-ı Sâlis câmi‘i kenîse iken Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘'e bir nûr-ı münevver câmi‘ olmağa mübâşeret olundu. Ve kal‘anın câ-be-câ yerlerin ta‘mîr ü termîme sa‘y-i ihtimâm olundu. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41a ·
metinde göster ·
… n kireçleri mürûr-ı eyyâm ile fenâ bulmuş. Âye[t]: Arapça nassı üzre ta‘mîr ü
termîme
muhtâc câmi‘-i selâtîndir. Arapça
Ve cümle iki cum‘a kılınur biri kal‘anın maşrık tarafında deryâ kenârında Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i, taş kubbeli ve taş minâreli (...) taşı gibi bir yumuşak taşdan mebnî câmi‘ ve minâre-i kadîmdir. Ammâ bu câmi‘in yine ol taşdan oyma bir mihrâb-ı nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûnu var kim âdemin aklı hayrân olur. Gûyâ Sivas eyâletinde Keskin içinde Şeyh Şâmî hazretlerinin câmi‘i mihrâbı gibi bir musanna‘ mihrâbdır. 136a Ammâ bu câmi‘in kubbe-i âlîleri üstünün kireçleri mürûr-ı eyyâm ile fenâ bulmuş. Âye[t]: Arapça nassı üzre ta‘mîr ü termîme muhtâc câmi‘-i selâtîndir. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135b–136a ·
metinde göster ·
cümle yetmiş pâre kurâların re‘âyâları kireç ve taş ve keraste taşımağa me’mûr …
Kal‘a dizdârı ve üç yüz aded merdüm-hisârı konulup cebehâne ve sâ’ir mühimmât [u] levâzımâtlarından mâ‘adâ kırk pâre mahbûb serâmed toplar konulup kal‘asının ba‘zı yerlerin ta‘mîr ü termîme cümle yetmiş pâre kurâların re‘âyâları kireç ve taş ve keraste taşımağa me’mûr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321a ·
metinde göster ·
… erdedir. Hîn-i muhâsarada top-ı kûblar ile kal‘ası münhedim olduğundan ta‘mîr ü
termîme
imkân olmağa iktidârı olmayup anın taşı ile ana karîb yine ol bayırlar üzre sen …
Kal‘ası Ergiri nehrinin kenârında evc-i âsımâna berâber bir yalçın kaya üzre bir bayırlı düz yerdedir. Hîn-i muhâsarada top-ı kûblar ile kal‘ası münhedim olduğundan ta‘mîr ü termîme imkân olmağa iktidârı olmayup anın taşı ile ana karîb yine ol bayırlar üzre sene-i mezbûrda Gedik Ahmed Paşa müceddeden şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî-misâl seng binâ bir kal‘a-i zîbâ inşâ edüp gûyâ sedd-i Adn etmiş. Dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz adım bir küçük kal‘acıkdır, lâkin handakı yokdur, ammâ dîvâr gâyet kalın ve kırk arşın âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356b ·
metinde göster ·
… ganâyimin ve kal‘a kapusun alup gitmiş idi. Ba‘dehu İzmirli Ahmed Ağa ta‘mîr ü
termîme
me’mûr olup hakîr Ahmed Ağa'yı anda bulup rızâ’en lillâh iki gün ta‘mîrine bile …
Sene (---) târîhinde Venedik Frenginin donanması gelüp bu kal‘a ahâlîsi Q 21b cenge P 21b iktidârları olmayup kal‘ayı hâlî ve mu‘attal bırağup küffâr-ı bedgirdâr murdâr-ı dûzahkarâr kal‘aya istîlâ edüp içinde olan cebehânesi ve sâ’ir mâl-ı ganâyimin ve kal‘a kapusun alup gitmiş idi. Ba‘dehu İzmirli Ahmed Ağa ta‘mîr ü termîme me’mûr olup hakîr Ahmed Ağa'yı anda bulup rızâ’en lillâh iki gün ta‘mîrine bile çalışdık. Ammâ hânları ve hammâmı ve câmi‘ ve mesâcidleri ve esvâkları harâb idi. Ammâ limanına nâzır azîm kulleler üzre deryâyı döğer balyemez toplar kondu. Ve karaya ve deryâya nâzır iki cedîd metîn kapular binâ olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y40b ·
metinde göster ·
… alçın kaya üzre olmak ile gâyet metîn ü mühkemdir. Lâkin ba‘zı yerleri ta‘mîr ü
termîme
muhtâcdır. Ve kal‘a içinde Süleymân Hân câmi‘i ve cümle yetmiş toprak örtülü si …
Ve kal‘ası yalçın kaya üzre olmak ile gâyet metîn ü mühkemdir. Lâkin ba‘zı yerleri ta‘mîr ü termîme muhtâcdır. Ve kal‘a içinde Süleymân Hân câmi‘i ve cümle yetmiş toprak örtülü sipâh evleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y161b ·
metinde göster ·
… âbdan bîdâr olup vâki‘ olan vâkı‘aların birbirlerine söyleyüp ol sâ‘at ta‘mîr ü
termîme
mübâşeret edüp hâlâ bir minâreli bir câmi‘-i âlî ve tekye ve imâret ve bir sebî …
"şu hâk-i mezelletden bizi kaldırıp ta‘mîr edin, Allâh sizi ta‘mîr ede" buyururlar. Derhâl Mehemmed Paşa ve Nûh Efendi hâbdan bîdâr olup vâki‘ olan vâkı‘aların birbirlerine söyleyüp ol sâ‘at ta‘mîr ü termîme mübâşeret edüp hâlâ bir minâreli bir câmi‘-i âlî ve tekye ve imâret ve bir sebîlhâne ve bir sâkıye ve bir mekteb-i sıbyân ve bir havuz ve hanefî muslukları ve câmi‘ huddâmları hâneleri ve elli aded fukarâ hâneleri ve cânib-i erba‘asına kal‘a dîvârı-misâl kâ[r]gîr binâlı dîvârlar ile bir imâret inşâ etmişdir kim gûyâ bir sedd-i metîn kal‘adır. Âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldür. Hayli evkâfı vardır. Tevliyetin yeniçeri ağasına meşrûta etmeğile gâyet ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y258a ·
metinde göster ·
… elattum-ı bahr ziyâde olup cisirleri bozup böyle cem‘iyyet-i kübrâ ile ta‘mîr ü
termîme
Y 312a muhtâcdır.
Ve Nâsırıyye tur‘asın ibtidâ Hazret-i İbrâhîm asrında Filbatır nâm Kıbtî meliki binâ etmişdir. Ol melikdir kim Sâre Ana'ya iki kerre dest-dırâzlık edüp elleri kuruyup tevbe istiğfâr edüp Hazret-i İbrâhîm'e îmân getürmüşdür. Bu tur‘a anın inşâsıdır. Büyük Nîl kenârında Füvve kasabası kurbunda yine Buhayre hâkinde Dârûd karyesinden kesüp iki konak yer İskenderiyye'ye kesüp getürmişdir. Makdûr-ı beşer değil bir himmet-i âlîdir. Hâlâ içinde altı ay gemiler cereyân eder. Ba‘de zamân mürûr-ı eyyâm ile mu‘attal olup Sultân Nâsır cerf edüp cereyân etdirmişdir. Anıniçün Nâsırıyye tur‘ası derler. İki cânibi Buhayre deryâsıdır kim zehr-i mârdır, ortasından Nîl-i mübârek zülâl cereyân eder, aceb himmet-i merdândır. Ba‘zı mahalde telattum-ı bahr ziyâde olup cisirleri bozup böyle cem‘iyyet-i kübrâ ile ta‘mîr ü termîme Y 312a muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y311b–Y312a ·
metinde göster ·
… rmîm etmiş bir metîn ve cedîd iç kal‘adır. Ammâ taşra kal‘a dahi böyle ta‘mîr ü
termîme
muhtâcdır. Ve yalın kat kal‘alardır. Ve iç kal‘anın birkaç şâhî darbzen topları …
Ve leb-i deryâya karîb köşede iç kal‘a başka bir ma‘mûr bir kal‘adır. Cirmi altı yüz adımdır. Dervîş Ağa ta‘mîr ü termîm etmiş bir metîn ve cedîd iç kal‘adır. Ammâ taşra kal‘a dahi böyle ta‘mîr ü termîme muhtâcdır. Ve yalın kat kal‘alardır. Ve iç kal‘anın birkaç şâhî darbzen topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y439b ·
metinde göster ·