… tlar geyüp kimi kestâne yiyüp ellerinde nârdan ve limon ve turuncdan ve elmadan
tesbîhler
ile ubûr ederken âye[t], Arapça âyetin okurlar ba‘zısının ellerinde kuru üzüm …
Ba‘zıları pestilden hil‘atlar geyüp kuru kestâneleri iplere dizüp kendülere kestâneden hil‘atlar geyüp kimi kestâne yiyüp ellerinde nârdan ve limon ve turuncdan ve elmadan tesbîhler ile ubûr ederken âye[t], Arapça âyetin okurlar ba‘zısının ellerinde kuru üzümden tesbîhler ile güzer ederken Arapça âyetin tilâvet edüp muhteşem sâlûsâne ubûr ederler. Ve kızaklar üzre gemiler yapup her birin biner âdem çekerek giderken bu gemiler cümle meyve ile leb-ber-leb olup çarmıhları ve direkleri ve seren kürekleri ve kıçı ve başları cümle meyve-i dânedâr ile müzeyyen edüp her birinin içine niçe manav bâzârcıları meyve almağa girir şeklinde girüp her biri birer sele ve sepet meyvelere yapışup biri dahi tağallüben "Ben alırım" deyü gemiler içre bir hây-hûy, gavgâ ve feryâd ve ana ve ata ve avretlerine çerb-i şîrînler basup meyve alırken birbirlerinin başların yarup kanları akarak alayköşkü dibinden böyle ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… ubûr ederken âye[t], Arapça âyetin okurlar ba‘zısının ellerinde kuru üzümden
tesbîhler
ile güzer ederken Arapça âyetin tilâvet edüp muhteşem sâlûsâne ubûr ederler. …
Ba‘zıları pestilden hil‘atlar geyüp kuru kestâneleri iplere dizüp kendülere kestâneden hil‘atlar geyüp kimi kestâne yiyüp ellerinde nârdan ve limon ve turuncdan ve elmadan tesbîhler ile ubûr ederken âye[t], Arapça âyetin okurlar ba‘zısının ellerinde kuru üzümden tesbîhler ile güzer ederken Arapça âyetin tilâvet edüp muhteşem sâlûsâne ubûr ederler. Ve kızaklar üzre gemiler yapup her birin biner âdem çekerek giderken bu gemiler cümle meyve ile leb-ber-leb olup çarmıhları ve direkleri ve seren kürekleri ve kıçı ve başları cümle meyve-i dânedâr ile müzeyyen edüp her birinin içine niçe manav bâzârcıları meyve almağa girir şeklinde girüp her biri birer sele ve sepet meyvelere yapışup biri dahi tağallüben "Ben alırım" deyü gemiler içre bir hây-hûy, gavgâ ve feryâd ve ana ve ata ve avretlerine çerb-i şîrînler basup meyve alırken birbirlerinin başların yarup kanları akarak alayköşkü dibinden böyle ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… ra hedâyâ gönderüp Îsâ ve Meryem ana boğazlarına geçirmişler, dürr-i yetîm incü
tesbîhler
ve heyâkil ve tılsımlar ve (ve) niçe bin zî-kıymet eşyâlar ile bu iki sûret ol …
Ve nâhunlarında birer Rûm harâcı değer elmas(ın)dan tırnakları var ve gerdenlerinde cemî‘i kâfiristân ve hıristiyan kralları ve karıları(nın) bunlara hedâyâ gönderüp Îsâ ve Meryem ana boğazlarına geçirmişler, dürr-i yetîm incü tesbîhler ve heyâkil ve tılsımlar ve (ve) niçe bin zî-kıymet eşyâlar ile bu iki sûret ol kadar müzeyyen idi kim el-hâsıl her biri onar Mısır hazînesi değer mücevherâtlara müstağrak olmuş sûretlerdir kim her biri birer mülûk hedâyâlarıyla arûsek gibi bezenmiş timsâller idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 14a ·
metinde göster ·
… ât gönderdikleri cevâhir-i gûnâ-gûnlar ve gerdeninde niçe yüz aded dürr-i yetîm
tesbîhler
ve tırnakları kırkar ellişer kırat elmaslar ve gözleri şeb-çerâğ cevâhir taşlar …
Ve Meryem Ana kezâlik bir taht üzre oturup başında tâc-ı Mayfirav üzre cemî‘i kral karılarının nezerât gönderdikleri cevâhir-i gûnâ-gûnlar ve gerdeninde niçe yüz aded dürr-i yetîm tesbîhler ve tırnakları kırkar ellişer kırat elmaslar ve gözleri şeb-çerâğ cevâhir taşlar ile inşâ olunmuş sihr-âsâr sûretlerdir, ammâ kâğızdaki gibi tasvîr değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 152a ·
metinde göster ·
… yishâneler üzre kodular. Bu şühedâların kemerleri Y 93a ve koyunlarında Ka‘be
tesbîhleri
çıkdı.
Hakîr dahi ileri vardım. Henüz iki şehbâz tüvânâ fetânın kellelerin tenlerinden cüdâ edüp kanları cereyân, ervâhları dâhil-i cinân olup esbâbları ile hâk-i mezelletde pâymâl-i rimâl yatırlar. Hemân refîklerimiz üstâd-ı kâmiller imiş, derhâl bu iki şehîd-i sa‘îdin na‘şların soyup uryân ü büryân bırakdılar. Ve esbâbların bizim seyishâneler üzre kodular. Bu şühedâların kemerleri Y 93a ve koyunlarında Ka‘be tesbîhleri çıkdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y92b–Y93a ·
metinde göster ·
… bir azîm câmi‘i vardır. Ve mihrâbının iki tarafında sancak ve bayraklar ve iri
tesbîhler
ile müzeyyendir. Ve câmi‘in yemîn ü yesârında iki aded minâre-i bâlâları var. V …
Ziyâret-i Hazret-i Elîsa‘ bin Ahtuvan aleyhi's-selâm: İlyâs Nebî'nin refîkıdır. İlyâs Nebî bu Elîsa‘ Nebî'yi yerine halîfe eyleyüp kendüsi İsrâ’îlî üzre serdâr olup gitdi. (---) sene kırk yaşında peygamber olup (---) sene mu‘ammer olup merhûm oldukda Busrâ-yı sağîr kurbunda medfûndur kim azîm âsitâne-i kârgîr binâlı ve altı aded kubbeli âsitânedir. Ve Elîsa‘ Nebî'nin kaddi tahmînen kırk arşın gelir kim üzerinde beyâz kubbelerdir ve huddâmlarıyçün üç [[(---)]] vardır. Ve âsitânesinde bir azîm câmi‘i vardır. Ve mihrâbının iki tarafında sancak ve bayraklar ve iri tesbîhler ile müzeyyendir. Ve câmi‘in yemîn ü yesârında iki aded minâre-i bâlâları var. Ve köyü şâm'da Ferrûhoğlu köyüdür kim Keçe dağının kenârındadır. Bu sultândan gerü yine avdet edüp} cümle 12 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y259a ·
metinde göster ·
… e halka ve lokumları halka bezl ederek ve katâyifden libâslar ve peksumâtlardan
tesbîhleri
ve iri somundan mollâ sarıkları ve gılâl-fürûhtlar halk üzre gılâl nisâr ederek …
Bunlar dahi pür-silâh ve müzeyyen olup yedinci fasıldan berü tahrîr olunan yigirmi ehl-i hıref ile cümle kârların icrâ ederek gûnâ-gûn çörekler ve halka ve lokumları halka bezl ederek ve katâyifden libâslar ve peksumâtlardan tesbîhleri ve iri somundan mollâ sarıkları ve gılâl-fürûhtlar halk üzre gılâl nisâr ederek gûnâ-gûn şakalar edüp etmekçibaşı ile müsebbibbaşı atbaşı berâber olup enselerinde pençe-i âfitâb pür-silâh gulâmlar ile mehterhâne çalarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y170a ·
metinde göster ·
… ağacına benzer bir ağaçdır, ammâ yaprakları hurdedir. Dallarında salkım salkım
tesbîhler
biter, kemâlin buldukda delüp tesbîh ederler. Ve "Sübhanallâh" deyü ta‘accüb ed …
Tesbîh dırahtı: Bu dahi ceviz ağacına benzer bir ağaçdır, ammâ yaprakları hurdedir. Dallarında salkım salkım tesbîhler biter, kemâlin buldukda delüp tesbîh ederler. Ve "Sübhanallâh" deyü ta‘accüb ederler kim Cenâb-ı İzzet kullarım savâb edeler deyü tesbîhlerin müdevver müdevver dırahtda halk etdüğiyçün "Elhamdulillâh" deyü şükür ederler ve sun‘ullâhı müşâhede edüp otuz üç kerre dahi "Allâhu ekber" derler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y237a ·
metinde göster ·
müdevver müdevver dırahtda halk etdüğiyçün "Elhamdulillâh" deyü şükür ederler v …
Tesbîh dırahtı: Bu dahi ceviz ağacına benzer bir ağaçdır, ammâ yaprakları hurdedir. Dallarında salkım salkım tesbîhler biter, kemâlin buldukda delüp tesbîh ederler. Ve "Sübhanallâh" deyü ta‘accüb ederler kim Cenâb-ı İzzet kullarım savâb edeler deyü tesbîhlerin müdevver müdevver dırahtda halk etdüğiyçün "Elhamdulillâh" deyü şükür ederler ve sun‘ullâhı müşâhede edüp otuz üç kerre dahi "Allâhu ekber" derler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y237a ·
metinde göster ·