İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

tev* deyüp

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
32
isabet
32 cümle/beyitte
11,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
7
farklı biçim
49 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3213,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–32 / 32

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“tev* deyüp” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 292b … h ile taleb edüp cümle asker beğe zarar gelmeyeceğine mütekeffil olup beği dahi tevekkülen-alallah deyüp amân ile bir günde yine kal‘asına getirüp Seydî Ahmed Paşa'ya teslîm edüp ol da …
EÇS III 97a–97b … bu hâl-i pür-melâli görüp {vakt-ı} gurûbda âlem şeb-i zulmetde iken "Firâren an tevâli'l-kesürât deyüp ibtidâ Duka gemileri ba‘dehû Malta gemileri, ba‘dehû Mesina gemileri birer bire …
EÇS III 103a–104a … ra çıkup gulâmımın bir serhaddîsini geyüp altına pala kılıcı kemerime bend edüp tevekkeltü-alallah deyüp büyük kapudan harem kapusuna dek aslâ âdem yok idi. Zîrâ sarâyımız pençereleri …
EÇS III 177a … birer tîrkeş ve birer kamçı ile Üsküdar'da Acem nâm menzilciden bârgîrler alup tevekkülen-alallah deyüp on gün tasmayı urup,
EÇS IV 216b … kararları firâra mübeddel olup deşt-i hâmûnlara gitdiler. Niçe bini "Firâren an tevâli'l-kesürât" deyüp Tilhovar kal‘ası altında bizim Firârî Paşa askeri içine gelüp "Dahilek yâ asker …
EÇS IV 222b … mle hayvânâtları demlerin hotas-vâr edüp cümle üştür ü ester ve at ""Firâren an tevâli'l-kesürât" deyüp cümle hayvânât [u] insânât "Meded yâ sahrâ-yı Heyhât!" deyüp kararları firâra m …
EÇS IV 382a … ime minnet." deyü İmâdiyye'den Bağdâd cânib-i cenûba iken bizler cânib-i şimâle tevekkülen-alallah deyüp İmâdiyye'den sa‘b sengistân dağlar aşup 5 sâ‘at gidüp,
EÇS V 1b Evvelâ " Tevekkülen-alallâh" deyüp Kuşlar kal‘asından cânib-i şarka şatt ile Furât arasında cezîre add olunan çöl …
EÇS V 8a … üp dest bûs ile taşra çıkup doğru Kaya Sultân'dan mektûblar ve harçlıklar alup " Tevekkülen-alallâh" deyüp ,
EÇS V 36b … kuzu postu {kürkü} geyüp boza ve bal suyu içüp ayda bir kerre beş baş gazâsına " Tevekkülen-alallâh" deyüp Kazak vilâyetine akın edüp ya bay, ya hay veya vay doyum gelüp kılıçlarıyla geç …
EÇS V 38b … lek Ahmed Paşa seksen yedi bin altmış aded güzîde asker ile kal‘a-i Bender'den " Tevekkülen-alallâh" deyüp cânib-i garba Turla kenârınca gidüp mukaddemâ Eflâk ve Boğdan memleketine gönde …
EÇS V 38b … üzre Kırkkilise ve Köstendil ve Vize sancağı askerlerin koyup cümle asker ile " Tevekkülen-alallâh" deyüp at başı berâber rikâb rikâba çıt-a-çıt bir sâ‘at kadar gidince top u tüfeng ve …
EÇS V 101b … abâh ki oldu, cümle yalı askeri ve bizim beğin Rûm camapur askeri tabur altına " Tevekkülen-alallâh" deyüp giderken hikmet-i Hudâ kar tûfân üzre bir kar dahi eyle yağdı kim serçe kellesi …
EÇS V 102a … cümle top u tüfeng ve fişeng ve cebehâne ve bârhânesin bize bırağup "Firâren an tevâli'l-kesürât" deyüp kaçmada.
EÇS V 116b … ahibbâ ve dostânlar ile vedâ[‘]laşup pür-silâh ve yarar Semendire gâzîleri ile " Tevekkülen-alallâh" deyüp ,
EÇS V 127a … rdâr Alî Paşa efendimizle ve gayrı vüzerâ ve a‘yân [u] kibârlar ile vedâ‘ edüp " Tevekkülen-alallâh" deyüp
EÇS V 139a … edüp Hilevne sahrâsında meks eder. Anda yigirmi bin asker dahi cem‘ olup hemân " Tevekkülen-alallâh" deyüp kırk bin güzîde salt asker-i kerrâr ile bilâ-tevakkuf ılgar edüp nısfu'l-leylde …
EÇS V 141a–141b … lkup Melek Ahmed Paşa efendimiz seksen bin askerle Zadra altında kalup, bizler " Tevekkülen-alallâh" deyüp cânib-i garba Körfez denizi kenârıyla bir gün bir gece seğirdüp vakt-i seherde, …
EÇS VI 10b … sabâ-sür‘at ile hakîr dahi refîk gulâmlarımla çatal esb-i peymâlara süvâr olup " Tevekkülen-alallâh" deyüp Yalı Ağası Şâh Polad Ağa kuvvetiyle kona göçe at etleri ve talkan ve kurud ve y …
EÇS VI 16b … herkes âmâde oldular. Ve maşrık cânibine, sol cânibe sapup Seykel vilâyeti üzre tevekkülen-alallâh deyüp revâne olundu.
EÇS VI 22a … itler ve beş yüz Tatar gâzîlerinden cümlemiz sekiz yüz yiğitler çatal atlı olup Tevekkülen-alallâh deyüp Seykel sahrâsından cânib-i şimâle bir gün bir gece seğirdüp Seykel diyârı hudûd …
EÇS VI 69a … bir tefe’ül edüp eğer hasb-i hâllerine münâsib bir beyt-i ra‘nâ geldiyse hemân Tevekkülen-alallâh deyüp azm-i gaz[â] ederler, bi-emri Hudâ mansûr [u] muzaffer gelirler.
EÇS VI 77a … r-ı bî-îmân havf [u] haşyete düşüp cümle bâr [u] büngâhların bırağup firâren an tevâlîyi'l-kesürât deyüp Üstürgon'a ve Ustolni-Belgrad dağlarına yüzü kara zâğlar gibi ağlayarak ve ciğe …
EÇS VI 92a … unup Serdâr-ı Mu‘azzam Mehemmed Paşa üzre asâkir-i İslâm az kalup ne çâre yine " Tevekkülen-alallâh" deyüp kırk elli bin asker ile kal‘a-i Üstürgon'u muhâsara edüp on yedi yerden kal‘ayı …
EÇS VI 104b … n görünce hemân anlar dahi yayanlarımızı bırağup bir kerre yan verüp firâren an tevâlîyi'l-kesürât deyüp dağlara ve bâğlara yüz tutup firâr edüp piyâdelerimize Hazret-i Hızır gibi yeti …
EÇS VI 108a … etler çalınup cümle altı aded vüzerâlar ile cümle otuz bin asâkir-i İslâm olup " Tevekkülen-alallâh" deyüp "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp,
EÇS VI 122a … senâ ile hil‘at-i pâdişâhîyle şeref-yâb olup Novigrad gazâsına alay-ı azîm ile Tevekkülen-alallâh deyüp azm-i râh-ı Novigrad etdiler. Hudâ-yı Müte‘âl emr-i sehel ile feth-i Novigrad'ı …
EÇS VI 124b … ür-reng atup hücûm edince cümle Gürcîli ve kavm-i Görceli sekbânları firâren an tevâlîyi'l-kesürât deyüp cümle davul ve zurna ve sancağ u bayrağı bırağup Uyvar'a doğru firâr etdiler.
EÇS VII 21a Hemân yeniçeriler dahi "Ekal eksere tâbi‘dir, firâren an tevâli'l-kesürât" deyüp kimisi de "Yâ hû, yakayımen cânımen" deyüp cümle yeniçeriler ale'l-umûm bir yer …
EÇS IX Y273b Ne çâre "Firâren an tevâli'l-kesürât" deyüp karârı firâra mübeddel edem sandılar. Ammâ Mısra‘:
EÇS X Y207b … eryâ-misâl asker geliyor gelir gelür, hemân kâ’ide-i nahviyyûn üzre "Firâren an tevâliye'l-kesürât" deyüp karârları firâra mübeddel olup cümle asâkir-i İslâm selâmetle Akabe'yi aşup öte …
EÇS X Y450b … mden üzerime zılkıt urarak hücûm etdiler. Kizb harâmdır, hemân hakîr firâren an tevâliyi'l-kesürât deyüp kaçmak dahi erlikdendir deyü şehr içine girdim.