İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

tev* edüp

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
112
isabet
112 cümle/beyitte
41,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
11
farklı biçim
48 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi11245,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 112

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“tev* edüp” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 62a–62b Andan 62b bâde-i nâba tevbe edüp Malta gazâsına niyyet edüp beş yüz pâre kadırga binâ olunmak fermân olunup iki …
EÇS I 67a … nehr-i Özi Karadeniz'e mahlût olduğu boğazda bir kal‘a binâ edüp Özi kal‘asını tevsî‘ edüp çâr-kûşe bir kal‘a dahi binâ edüp zamîme etdi.
EÇS I 79b … Kırım'a, Kırım'dan Azağ'a göndermek içün mezkûr üç yüz kîseyi İslâmbol esnâfına tevzî‘ edüp bu mâbeynde Defterdâr Emîr Paşa ve Kudde Kethudâ ve Gümrük Emîni Hasan Çelebiye …
EÇS I 96b … -i tab‘ımızdan beyne'l-ihvân bir latîfe olmağiçün cümle hammâmları birer esnâfa tevzî‘ edüp her gûne zümreye münâsib tevzî‘ât-ı hammâmât deyü dörd mevleviyyetde olan hammâ …
EÇS I 130b … ıyâbân içre bir müfîd [ü] muhtasar tophâne inşâ etdi. Andan Bâyezîd-i Velî dahi tevsî‘ edüp odalar binâ etdi.
EÇS I 156a Esnâf-ı sofiyyûn: Neferât 3000, bunlar dahi kadı‘asker alemi dibinde tevhîd edüp râh-ı Hak içün cihâd ederler. Pîrleri Ebû Derdâ’-i Âmirî'dir. Hazret-i Alî beli …
EÇS I 163b … yluklarımın derileri soyulup erimeğe başladı. Ammâ derûnumdan Feyyâz-ı Mutlak'a teveccüh edüp halâsım ricâ etdim. Ammâ yine balık karnında aslâ hareket etmeyüp bir vâsi‘ sıy …
EÇS I 178b–179a … aded üstâd-ı kâmillerden hânende ve sâzendeler fasla başlayup alayköşkü dibinde tevakkuf edüp huzûr-ı pâdişâhîde on çift âhû-yı Hoten gözlü rakkâs mehpâreler raksa âgâz etdü …
EÇS I 195b … ü şep-külâhı gibi külâhlar ile İslâmbol'a gelüp cümlesin birer ocağa defter ile tevzî‘ edüp her ocakda ve hânedânlarda ilm-i kemâl [u] ma‘rifet tahsîl edüp ba‘dehu Türk üs …
EÇS I 198a … rem sallallâhu aleyhi ve sellem vâlidesi Emîne Hâtûn'dan bi-emrillâh sünnet ile tevellüd edüp ayneyn-i şerîfleri mükehhal müştak olmuşlardır.
EÇS II 255b … âtdır. Bu kavl hilâf-ı tasavvurdur. Bu Faşa çayın ubûr edüp artık cânib-i garba teveccüh edüp kâmil bir günde Karadeniz kenarınca gidüp.
EÇS II 284b … e girüp "Yâ Hayy, yâ Kayyûm" ismiyle semâ-ı safâ edüp âteşi depe depe nîm sâ‘at tevhîd edüp taşra çıkup ancak başlarında cümle saçları ve sakalları yanmış, bi-emrilllah rû …
EÇS II 290b–291a … mesneleri vardır. Husûsen sultânu'ş-şu‘arâ Nef‘î Efendi, bu hâk-i anber-i pâkde tevellüd edüp Nef‘î'den halk-ı âlem niçe nef‘ görüp tekmîl-i fünûn etmişlerdir. Ve bu kal‘ada …
EÇS II 302a … htelifenin, isterse Yahûd [ve] Nasâr olsun bellerinden inen evlâdları İslâm ile tevellüd edüp sonra peder u mâder ta‘lîmiyle dalâlete düşer" deyü bu hadîsi tilâvet etdim:
EÇS II 320a–320b … ân kıza susa edüp melike hâmile kalır. Andan bir meh-pâre duhter-i pâkize-ahter tevellüd edüp ol kızı pinhân edüp Vat nâhiyesine gönderir. Beri tarafda melike bed-nâm olmama …
EÇS II 350a–350b … orum nâmıyla müsemmâ bir şehr-i ma‘mûrdur. Ammâ a‘yân-ı ulemâ-yı vilâyet hüsn-i tevcîh edüp "Cûr-ı Rûm"dan galat "Çorum" derler deyü hüsn-i ta‘bîr ederler. Âl-i Dânişmendi …
EÇS II 364a–365a … niçe taşra ağavâtlarıyla süvâr olup ordusu içinden suyun karşu tarafına geçmeğe teveccüh edüp gitmede. Hakîr haylice yer gidüp Cenâb-ı Bârî kalbime ilhâm verüp "Bu gird-i gu …
EÇS III 23b–24a … garba cârî olunca Hazret-i Alî eydür: "Yâ nehr-i Âsî, cümle nehir huzûr-ı Hakka teveccüh edüp cânib-i kıbleye cereyân eder. Sen niçün cânib-i garba akarsın. Dön girü ak, âsî …
EÇS III 42b–43a … a âşikâre olup sehel vakt içinde nâka vaz‘-ı haml edüp andan bir mahbûb köçecik tevellüd edüp kâmil otuz sene bu develer sahrâda otlayup südünü cümle Semûd kavmi 43a sağup …
EÇS III 50a … kelâm-ı rumûzundan bir ferd-i âferîde haberdâr olmayup Şeyh Bekkâr Şâm'a doğru teveccüh edüp ân-ı vâhidde zıll-ı zâ’il gibi gâ’ib oldu.
EÇS III 52b … â ki efendim, Yahyâ Efendi hazretleri dâ‘inizin hikâyet-i garîbesin aceb hüsn-i tevcîh edüp necm-i hadîd ile ebr-i sâbiteyi eyi isbât etdiniz" deyü ana nazîre hikâyet-i se …
EÇS III 63b–64a … etânet üzre binâ etdi. Ba‘dehû Âl-i Dânişmendiyân dest-i Rûm'dan feth edüp dahi tevsî‘ edüp imâr etdi, ammâ hâlâ âbâdân olan yeni Kayseriyye bu Kayseriyye-i âtikden sekiz …
EÇS III 101b–102a … in bunda hazîne-i pâdişâhîden yetmiş bin guruş çıkarup cemî‘i ehl-i hırefe akçe tevzî‘ edüp râyic-i sûk-ı sultânî üzre şerîfî altun cem‘ edüp kırk elli aded ulakları bu ma …
EÇS III 151b … de mihmân olup onda bir mescîd binâ etdiler. Ba‘de'l-feth Gâzî Hudâvendigâr onu tevsî‘ edüp Câmi‘-i Hudâvendigâr oldu. Ahâlî-i Edirne'nin zu‘mlarınca Gâzî Hudâvendigâr Kos …
EÇS III 160b … urbunda sâkinlerimiş. Ba‘dehû bu Eski Sarây, Çelebi Sultân Mûsâ b. Yıldırım Hân tevsî‘ edüp kal‘a-misâl burc [u] bârûsun bir sûr-ı azîm seng-binâ bir sarâyı ra‘nâ etdi. Dâ …
EÇS III 174a–174b Ba‘dehû paşa niçe menâsıb-ı âlîleri tevcîh edüp kalemiyyeleriyle yedi günde dörd bin 174b ulûfe çıkarup cümle kul mecbûr-ı hâ …
EÇS IV 194a … Bâğ-ı Aspuzu içinde tekye-i Hazret-i Seyyid Battâl Gâzî, bizzât kendüleri bunda tevellüd edüp nazargâh olmuşdur. Ba‘dehû Melek Ahmed Paşa ta‘mîr ü termîm edüp tekye-i Bektaş …
EÇS IV 196b–197a … z Melek Ahmed Paşa muhibb-i hânedân olmağile bu âsitânenin cânib-i erba‘asından tevsî‘ edüp müceddeden bir kubbe-i âliye ve gûnâ-gûn maksûreler inşâ edüp ehl-i teferrüc iç …
EÇS IV 211a … âmâdedir, ammâ her bu gendümleri re‘âyâ vü berâyâlar üzre taraf-ı şehriyârîden tevzî‘ edüp ba‘dehû yine cedîd gılâl ve hınta alup der-anbar ederler. Ve bu kal‘ada olan mü …
EÇS IV 212a … yüz mikdârı çadır ve çergeler peydâ edüp cenâbınız ile irsâl ederiz" deyü vâfir tevâzu‘lar edüp bu hakîre serâperdesi cenbinde bir çerge-i mükellef döşeyüp kendülerinin mihmân …
EÇS IV 256a–256b … çe yüz mülûk-ı divelde câmi‘ olup âhir sene 940 târîhinde Süleymân Hân ta‘mîr ü tevsî‘ edüp Süleymân Hân câmi‘i derler. Bir kapulu hayli vâsi‘ câmi‘dir ve bir minâresi var …
EÇS IV 286a Ba‘dehû Süleymân-ı zamân nâm bir azîmü'ş-şân bir hân bu kal‘ayı tevsî‘ edüp cânib-i şarkîsinde sehel havâlesi olmağile ol havâleye hâ’il Süleymân Beğ bir k …
EÇS IV 290a … û yine mülûkdan mülûk destine girmişdir. Ba‘dehû sene 932 târîhinde Şâh Tahmasb tevsî‘ edüp dahi ziyâdesiyle imâr eyledi. Ba‘dehû sene 992 târîhinde Kumla Çemeni kal‘asın …
EÇS IV 297a … a‘dehû bu Rûmiyye'de medfûn Şeyh Sâlih hazretleri merd ü zen bir yere cem‘ olup tevhîd edüp mum söndürmeği men‘ etmişdir. Hâlâ Acem'de dahi vardır. Ammâ Hudâ âlimdir.
EÇS IV 299a–299b Ağa eyitdi: "Belî men kadağa-i şâhî 299b yarlığın alup bu cânibe teveccüh edüp Isfahân-ı nısf-ı cihândan iki merhale yer çıkanda bu hânın çaparıyla senin mekt …
EÇS IV 333a … nra Mekke-i mükerreme'ye varup Harem-i Mekke'yi ve cemî‘i kıbâbların müceddeden tevsî‘ edüp ve iki aded minâre-i serâmed inşâ edüp hâlâ Harem-i şerîf etrâfında yedi aded m …
EÇS IV 335a … i gelince hemân Sadrıa‘zam Merre Paşa Çopur Bekir'e iki tuğla eyâlet-i Bağdâd'ı tevcîh edüp Harput Beği İbrâhîm Beğ pederimiz hânesinde mihmân iken Çopur Bekir, Paşa'nın e …
EÇS IV 354b … dehû sene 659 târîhinde Yemen Tubba‘î el-Melikü'l-Muzaffer Şemseddîn Yûsuf dahi tevsî‘ edüp imâr etdi. Hâlâ bu câmi‘ beyt-i Resûl'ün mukâbelesinde Hazret-i Alî hânesi ma‘m …
EÇS IV 404b … şehr-i Musul'u havâricîler destinden feth etdikde kabr-i Hazret-i Yûnus'u dahi tevsî‘ edüp bir câmi‘-i şerîf inşâ eder. Andan sonra selâtîn-i mülûk-i selefden Sultân (--- …
EÇS V 13a … şlersin?" dedikde cânım dişime alup, "İlahî sana sığınıram" deyü derûnumdan bir teveccüh edüp uykuda horlar gibi muş muş uyur şekilli olup {hınzîr-vâr öbürleri gibi horuldam …
EÇS V 14b "Bire sultânım, sen andan fâriğ ol, ammâ şimdi sen ne cânibe teveccüh edüp gidersin?"
EÇS V 30a–30b … i İsâ Nebî asrında Batlîmûs Ağıstaş binâsıdır. Ba‘dehû Ciniviz istîlâ edüp dahi tevsî‘ edüp niçe divelden divele kalmış bir âşiyândır kim kal‘ası Karadeniz kenârında şekl- …
EÇS V 32a Hemân paşa gözün açup hakîrden tarafa teveccüh edüp lisân-ı hâl ile anladup eyitdi:
EÇS V 55b–56a … ıdır, be-dest-i Kapudan Çelebi Hasan Paşa. İslâmbol kurbunda Çatalca rabtasında tevellüd edüp Tabanıyassı Mehemmed Paşa çerâğlarından Hâtem-i Tay bir vezîr-i müdebbir-i dilî …
EÇS V 89a … imo Kral'dır. Andan sonra Bursa krallarından Duka Ban nâm be-nâm binâ edüp dahi tevsî‘ edüp iki kral-ı dâl binâsı olmağile Dimoduka derlerdi. Ba‘dehû 735 senede Gâzî Orhân …
EÇS V 93b … e-i azîm binâ edüp ismine kal‘a-i Burceyn dediler. Ba‘de'l-feth-i İslâmbol dahi tevsî‘ edüp bu üslûb üzre amâr etdi.
EÇS VI 1b Sene 1071 mâh-ı Zilka‘desi gurresinde Tımışvar sahrâsından Erdel gazâsına teveccüh edüp seyr [ü] temâşâ etdiğimiz kılâ‘ları ve şehr-i mu‘azzama ve deşt [ü] hâmûnları a …
EÇS VI 31a … in ne kadar bin araba zahîreleri var ise cümlesin asâkir-i İslâm'a arabalarıyla tevzî‘ edüp bu mahalde krala izin ruhsat verilüp eğnine bir semmûr kür[k] geydirilüp bâkî k …
EÇS VI 33a–33b … inâsı olduğıyçün İskenderiyye derler. Ba‘dehu İşpanya hâkimi destine girüp dahi tevsî‘ edüp ba‘dehu Pulya kral elinden Venedik Pirinc-pirimleri bu kal‘aya mâlik olup Üsküp …
EÇS VI 49a–49b … ında sa‘âdetlü pâdişâh-ı âlem-penâh Sultân Mehemmed Hân-ı âlîcâh Nemse gazâsına teveccüh edüp deryâ-misâl alay-ı azîm ile İslâmbol'dan çıkup Dâvûdpaşa nâm sarâyı kurbunda se …