İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

tevâbi

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
55
isabet
55 cümle/beyitte
20,4
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
30 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5522,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 55

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“tevâbi” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 29a … ğlu ban karşusunda eller kavşırup hidmetinde idiler. Dâ’imâ cemî‘i kâfiristânda tevâbi ‘ [u] levâhıkıyla seyâhat ederdi. Niçe bin penç beyti ve muhammes ü müseddesâtı …
EÇS I 174a … zîm ile sekiz kat mehterhâne çalarak kerr ü fer, dârât [u] azametle muhteşemâne tevâbi ‘ [u] levâhıklarıyla ubûr ederler.
EÇS II 232a … boy beyi olup Konya'dan Bursa ve İznik ve İznikmit tarafların nehb ü gârât edüp tevâbi ‘ [u] levâhıkıyla bây olup nâm [u] kâm sâhibi oldu.
EÇS II 256b–257a … îk olup ammâ Keysû ve birâder-i cân-berâberleri Lazkî ve Abazî bu üç birâderler tevâbi ‘ [u] levâhıkıyle Hâlid ibn Velîd elinden firâr edüp diyâr-ı Yunaniyân'da Konya …
EÇS II 306b–307a … lunmaz. Bu cây-ı teferrücgâhda dahi beş tümen Abbâsî hakîre harc-ı râh verdi ve tevâbi ‘ ve levâhıkımız içün 307a yigirmi tümen akçe verdi ve her bir refîklerime bir …
EÇS II 310a … tümen Abbâsî harc-ı râh verüp cümle ma‘ûnet [u] levâzımâtımızı görüp kırk aded tevâbi ‘ [u] levâhıklarımız ile
EÇS II 330a–331b … sâfinâtü'l-ciyâd, hassânlı muhteşem tevâbî‘leri polâd-ı Nahşivânîye gark olmuş tevâbi ‘ [u] levâhıklara mâlik zorba zorba ser-bevvâbânlar çifte çifte ubûr edüp dahi a …
EÇS II 333a–333b … nından cümle pîşkeşleri cemî‘î kapucubaşılarına ve a‘yân-ı vilâyete ve pes-pâye tevâbi ‘ [u] levâhıkına bezl edüp cümle tevâbi‘ini mesrûr [u] handân edüp kendiler dahi …
EÇS II 335b–336a … halûk ve halîm ve selîm ve garîb-dost ve sebük-rûh ve sâde-dil ve saf-derûn ve tevâbi ‘ u levâhık-perver, asker-keş ve adüv-küş ve server-i hünerver ve dilâver, er ki …
EÇS II 363a–363b … cîr-keş olup sekbân ve sarıca elinde esîr oldular. Bu hâlde iken gözleri önünde tevâbi ‘ [u] levâhıkların katl edüp kılıcının kanın cellâdlar paşaların üzerine silerle …
EÇS III 77b–78a … bahâdır-ı kafâdârlarına cellâd-ı bî-amânlar üşüp şehzâdeyi kayd-bend edüp cümle tevâbi ‘ [u] levâhıkın katl ederler ve şehr-i Kazvîn'de binden mütecâviz Bâyezîdîleri ş …
EÇS III 95b … elîmiz hasebiyle her bâr anda varup birkaç gice misâfir olup şeb [ü] rûz cemî‘i tevâbi ‘ [u] levâhıkıyla hûsn-i ülfet ederdik.
EÇS III 96a–96b … deryâsı cereyân edüp yedi günde yedi bin kîse hâsıl oldu. Netîce-i merâm cümle tevâbi ‘ [u] levâhık ve hakîr ze‘âmet ü 96b timar ve cihet ve-i gûnâ-gûn hizmetler il …
EÇS III 106b … irer gûne oran derler isimleri vardır. Ol ismile birbirin çağırup çadırların ve tevâbi ‘ [u] levâhıkların bulurlar. Haleb diyârının oranı "Yâ ahad"dir. Ve Diyârbekir'i …
EÇS III 112a–112b … tında vakt-i şitâda Ruscuk kralı buz üzre ayş [u] nûş ederken buz kırılıp cümle tevâbi ‘ [u] levâhıkıyla gark olup nûşı hamr iken nehr-i Tuna olup ıyşi nîş oldu. Bu kr …
EÇS III 144b Ammâ başında havâlesi çokdur, dediğü dağdağa-i âleme uğrayup tevâbi ‘ çokluğu ve başım havâleli olup şişdiğidir. Ve gemi içinde safrası yokdur, dedi …
EÇS IV 220b … dan ve deve ve katırlardan ve otuz yedi kiseden vâfir hazz edüp cümle haymeleri tevâbi ‘ ü levâhıka bezl eyleyüp ol sâ‘at otuz yedi kiseyi asâkirîne ulûfe verdi. Eş-şü …
EÇS IV 221a–221b … arına ve yüz yetmiş aded kuşaklık zer-ender-zer hil‘at-i fâhireleri hânın cümle tevâbi ‘ u 221b levâhıklarına giydirüp esb-i sâfinâtına süvâr olup mehterhânesin döğe …
EÇS IV 285a … up evkât-ı hamseye sünnet-i Resûl üzre müdâvemet eyle ve ırz [u] nâmûsunla olup tevâbi ‘ [u] levâhıkını zabt [u] rabt etmeğe mukayyed ol. Ve bizim bayraklardan yetmiş …
EÇS V 12a … dahi Van'da ma‘zûlen kapudan taşra çık[a]mamada, ammâ bu {hakîr} hân yanında ve tevâbi ‘ u levâhıkları yanında aslâ paşa tarafın lisâna getirmem, ammâ her gün atlar bi …
EÇS V 14b … resinden ceng ede ede bizim izimizce paşanın hâk-i pây-ı semendine yüzler sürüp tevâbi ‘ yazılup ol gün Menteş Bölükbaşı bayrak açup konakcıyla ileri ta‘yîn olundu. {V …
EÇS V 38b–39a … dağlar içre cüyûş-ı muvahhidîni üç bölük edüp kemîngâhlarda âmâde edüp kendisi tevâbi ‘ [u] levâhıkıyla ve yetmiş yedi bayrak sekbân u sarıcasıyla Orhay sahrâsında âm …
EÇS V 53b Evvelâ Akkirmân'dan Paşa efendimle vedâ[‘]laşup hayır du‘âsıyla yigirmi aded tevâbi ‘ ve yigirmi aded Akkirmân kal‘ası kulağızlarından yarar ve nâmdâr kulağızlar al …
EÇS V 70b–71a … âperdelere ve cebehâne ve sâ’ir mâl-ı ganâ’ime mâlik olup bizi ve atlarımızı ve tevâbi ‘ [u] levâhiklerimizi bugünkü günde bu kılıç gibi gelmiş kışda açlıkdan bizi kır …
EÇS V 71b … Paşalı'yı şehr-i Haleb'in enderûn [u] bîrûnuna cümle celâlîler yerlü yerlerince tevâbi ‘ u levâhıklarıyla vezîrler ve paşalar ve beğler Haleb içre cümle ıskarça olup y …
EÇS V 76b … yyet edüp yigirmi bin altunu teslîm-i mütevellî etdi ve yigirmi bin altun kendü tevâbi ‘ u levâhıklarına ve yigirmi bin altun Melek Ahmed Paşa'nın cümle-cümle ağavâtla …
EÇS V 77b … r-i Eyyûb içre sür[ûr] u şâdumân feza‘ ü çeza‘ mübeddel olup Paşa'nın ve cemî‘i tevâbi ‘ [u] levâhıkın başına kıyâmetler kopup Sultân'ı kilimler içre koyup çalkaya çal …
EÇS V 81b … vakâr sâhibi ve esbâb-ı ihtişâmlı ve kırkar ve ellişer ve yüzer ve yüz ellişer tevâbi ‘ u levâhık sâhibi müte‘azzım kapucubaşılar kim her biri bir mîr-i mîrânlığa lây …
EÇS V 85a … nzil-i Kadı yaylası: Bunda Köpürlüzâde Ahmed Beğ'i hayme vü hargâhıyla ve cümle tevâbi ‘ [ü] levâhıkıyla meks etmiş bulup hâl hâtır soruşdukdan sonra bizler dahi Ahmed …
EÇS V 103b … lalar ile başına bî-mezheb müslim şeklinde âdemleri dahi kapucubaşılar ve sâ’ir tevâbi ‘ u levâhıklar yazup ve yollar üzre niçe yüz aded mâldâr bâzergânlara va‘de-i dü …
EÇS V 104a … mâ bu mahalde Eflâk'ın bir mün‘im boyarı bizim serdârımız Kalga Sultân'a üç yüz tevâbi ‘ [ü] levâhık ehl [ü] ıyâliyle gelüp hakîr parmak kaldırdup cümlesin İslâm ile m …
EÇS V 108a … raht u bahtları ve âlet-i silâhları ve bellerinde kemerlerin bile bizimle gelen tevâbi ‘ u levâhık olan asker-i İslâm'a bu kadar mâl [u] menâli hibe eyledi.
EÇS VI 36b … edik altunu ve Bihzâd nâm bir İşpanya gulâmı ve bir at ve bir kılıç verüp cümle tevâbi ‘ ü gulâmlarıma onar altun ve birer çuka ve kumaşlar verüp refîkler verdi. Ertes …
EÇS VI 44a … ûf üzre besleyem. Ben bu kadar masrûfu çekmeğe kâdir değilim. Benim de bu kadar tevâbi ‘ [u] levâhıkım var. Ben ehl-i seferim, bu masrûf çokdur. Lütf edüp sehel tenzîl …
EÇS VI 132a–132b … kir-i İslâmile Sadrıa‘zam "Allâh'a ısmarladım" deyüp kal‘adan taşra çıkup cümle tevâbi ‘ [ü] ta‘allukâtıyla serâperdesine gidüp nefîr-i rıhletlere rehâ buldurup göç ya …
EÇS VI 181a … dân-ı ra‘nâdır, ammâ gâyet mukassardır, lâkin dîvânhânesi ve yetmiş seksen aded tevâbi ve levâhık hâneleri ve müte‘addid cihân-nümâ kasırları var, ammâ Sührâb Mehemme …
EÇS VII 23a–23b … ları ihrâk bi'n-nâr edüp üç bin gülleleri Defterdâr Ahmed Paşa defter ile kendü tevâbi ‘ u levâhıklarına bezl etdi. Ve cümle hasta ve mecrûhları defterdâr ile dündâra …
EÇS VII 30a–30b … a paşa sen bu kıyâfetle Alman kralına elçi mi gitsen gerek. Tîz kapunu 30b ve tevâbi ‘ [u] levâhıkını mükellef ü mükemmel edüp Yenikal‘a altında merhûm olan Kıbleli …
EÇS VII 126a … mâ vaka‘ [u] vakârın min indillâh ziyâd be-ziyâd ede, zîrâ müddet-i ömürlerinde tevâbi ‘ ü levâhıkları ve cevârî-i memlûkların çerâğ-ı efrûhte edüp şehr-i Bâğçesarây i …
EÇS VII 136a Küffâr zamânında bir Özbek pâdişâhzâdesi deryâda tevâbi ‘ [ü] levâhıkıyla bu Sudak kal‘asının Ciniviz Frengi kâfirine esîr olup kral-ı d …
EÇS VII 137a … miş. Bir kimse bir kimsenin câmi‘ine varup ibâdet etmeğe tenezzül etmeyüp kendi tevâbi ‘ [ü] levâhıkıyla yine kendü binâ etdiği câmi‘inde namâz kılarmış.
EÇS VII 149a Andan bir karındaşı tevâbi ‘ [u] levâhıkıyla Berbere ibn Cebel-i Elheme Taman adasını mesken [ü] me’vâ etdi …
EÇS VII 161b … rup ziyâfet-i azîmler tenâvül olunup kal‘adan top şâdımânları olup Hân'ın cümle tevâbi ‘ [u] levâhıklarına konaklar verilüp herkes mihmânsarâylarımıza gidüp Hân ile Su …
EÇS VII 175a–175b Elçiyle yahşi mu‘âmele edüp hedâyâları alup kabûl 175b edüp ol ân hedâyâları tevâbi ‘ ve mirzâlarına yağmâ etdirdi, gûyâ yanında lâ-şey idi. Bir yanına hakîri bir y …
EÇS VII 181a Cümle asker ve elçi ve hakîr cemî‘i tevâbi ‘ ü levâhıkâtlarımızla ve cümle bâr [u] büngâhlarımızla bu gemi kızaklar içinde …
EÇS VIII 195a Cümle Kefe halkı Mehemmed Paşa'nın istikbâline çıkup cümle tevâbi ‘ [ü] levâhıkıyla paşaya konaklar ta‘yîn olunup herkes menzilgehinde a‘yân-ı vil …
EÇS VIII 199b … beş bin altun ve on esîr ve on yorga gümüş eğerli atlar ve iki yüz Tatar eğerli tevâbi ‘ binecek atlar ve yigirmi aded Çerkes kızları ve paşa karındaşına ve oğlu beğe …
EÇS VIII 241b "Bunlar tâ‘ûnlu ölü yanına varup ölü yaykadılar" deyü cümle tevâbi ‘ [ü] levâhıklarıyla bizden kaçup bir hânedân-ı azîmde bizler yalnız kalup ertes …
EÇS VIII 291a … eferrikagân ağalarıyla cümle üç bin asker-i Mısırlı idi, ammâ on bin aded kâmil tevâbi ‘ [ü] levâhıklarıyla meterise girüp bunların etdiği savaş-ı perhâş bir meterisde …
EÇS IX Y240b–Y241a … da yetmiş mollâ var idi. Yevm-i ıydde paşaya saçaklı abâyî ve yigirmişer otuzar tevâbi ‘ ile gelirler. Ve iki bin kuzât tâ’ifesi ve gayri a‘yân [u] eşrâfı hadden efzûn …