… Aden'de ve İşpaniye ve Fransa'da seyâhat edüp dış Fransa kralı olduğun bir bir
tevârihlerinde
tilâvet etdiler. Târîh-i fevt-i Cem Şâh ibn Ebü'l-feth.
Sultân Bâyezîd-i Velî ile ceng-i azîm edüp âhir-i kâr münhedim olup on bir sene Mekke ve Medîne ve Yemen ve Aden'de seyâhat edüp andan Mısır'a gelüp andan İslâmbol'a gelmek sadediyle Rodos'da Malta ceneraline uğrayup anlar bir gemiye koyup "Seni İslâmbol'a götürsünler" deyü hîle edüp Cem Şâh'ı doğru Fransa'ya götürüp anasının anası Fransa kralının avreti idi. Cem Şâh'ı ana teslim edüp cümle tevabi‘iyle Cem Şah'a bir sarây-ı âlî ihsân edüp başka bir hükûmet yer verüp sayd [u] şikârda pâdişâhâne zevk [u] safâlar edüp şeb [u] rûz huzûrunda on sekiz ban oğlu ban el kavşırup çâker bendesi gibi hizmetinde olurlardı. Âhir bu ahvâl Cem Şâh karındaşı Sultân Bâyezîd'e mün‘akis olup bir nâme ile Fransa kralından Cem Şâh'ın kayd-bend ile der-i devlete gelmesin ricâ etdiler. Fransa kralı dahi Cem Şâh'ı zehirli ustura ile tırâş etdirüp Yemen ve Aden seyyâhı iken Cem Şâh diyâr-ı ademe gidüp Bâyezîd Hân izniyle na‘şın Bursa'da Koca Murâd-ı Sânî cenbinde başka bir kubbe içinde âsûdedir. Muhallefâtından Cem Şâh Sa‘dîsi "câm-ı cem" dedikleri câmdır kim bâdesin nûş edüp yine câm kendiden leb-ber-leb olurdu. Ve bir satranç bâz meymûn ve bir beyâz tûtî Cem Sa‘dîsi'ni siyâha boyayup Arapça âyetin ve "Pâdişâh sağ olsun" lafzın Sa‘dî öğredüp Bâyezîd Hân muhallefâtı gördükde "Câm ol câm ammâ Cem'i yok" Ol câmı hazîneye korlar. "Kanı beyâz tûtî" deyü sü’âl ederler. Hemân tûtî-i gûyâ zebâna gelüp "Pâdişâh sağ olsun, efendim gitdiğine siyâh mâtem donu giydim" der. Ammâ Fransalar zu‘mınca 237a "Zehirli ustura ile Cem Şâh'a müşâbih bir asfaru'l-levn bir âdemi tırâş edüp reng-i rû-yı pecmürde ve kendi dahi mürde olup "Na‘ş-ı Cem'dir" deyü Bâyezîd Hân'a gönderdik. Anlar da Cem'dir deyü Bursa'da cedleri yanına gömerken cem şekilli herîfi yer kabûl etmeyüp gayrı yire defn etmişler. Yohsa bize gelüp sığınan kızımız evlâdı olan Cem'i vermeyüp ba‘dehû taşra Fransa vilâyetine Cem'i kral eyledik. Hâlâ krallarımız Cem Şâh neslindendir. Anınçün Cem tarafından ve vâlide tarafından Fransa'nın Âl-i Osmân'a karâbeti vardır" derler. Ammâ hâsıl-ı kelâm ve'l-meâl bu hakîr yetmiş dört târîhinde Alman diyârında Beç ve Pırak ve Loncat nâm şehr-i azîmleri seyâhat ederken niçe âlûfte ricâl bıtrîkler ile ülfet edüp Cem Şâh ahvâlin söylediğimizde Cem Şah'ın vâlidesin Ebü'l-feth İslâmbol'u feth ederken Sarâyburnu'nda niçe alup Bâyezîd ve Cem Şâh ol kızdan olup Cem Şah'ın Mısır'a ve Mekke ve Medîne ve Yemen ve Aden'de ve İşpaniye ve Fransa'da seyâhat edüp dış Fransa kralı olduğun bir bir tevârihlerinde tilâvet etdiler. Târîh-i fevt-i Cem Şâh ibn Ebü'l-feth.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 236b–237a ·
metinde göster ·
Ziyâretgâh-ı Hazret-i Askalân: Yedi birâderler idi. Tâ’ife-i Yahûd
tevârihlerinde
yedisi de peygamberdir deyü zu‘m ederler. Bir karındâşı Hazret-i Şemmâd ve Hazr …
Ziyâretgâh-ı Hazret-i Askalân: Yedi birâderler idi. Tâ’ife-i Yahûd tevârihlerinde yedisi de peygamberdir deyü zu‘m ederler. Bir karındâşı Hazret-i Şemmâd ve Hazret-i Vâdîn ve Hazret-i Alve ve Hazret-i Hura ve Hazret-i Yühdî ve Hazret-i Süleymân. Bunların kimi mürsel ve kimi gayri mürseldir, derler. Cümle şehr-i Askalân hâricinde medfûndurlar. Ekseriyyâ Sıfet Yahûdîleri Akka'dan gemiler ile gelüp ziyâret ederler. Ammâ karadan gelmeğe havf ederler.Ve şehr-i Gazze'nin kıble cânibinde tekyesi içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 49a ·
metinde göster ·
… u şehr-i kadîmin hakkında cümle Sırf u Bulgar des-pot vilâyetin ve Urûm-ı Yunan
tevârihlerinde
"İslâmbol'dan mukaddem binâ olunan Filiboz kal‘ası ve Makedone nâm İskender kız …
Bu şehr-i kadîmin hakkında cümle Sırf u Bulgar des-pot vilâyetin ve Urûm-ı Yunan tevârihlerinde "İslâmbol'dan mukaddem binâ olunan Filiboz kal‘ası ve Makedone nâm İskender kızının tahtı bu Filboz'dur" deyü cümle millet-i Mesîhiyye bu şehirdir deyü ittifâk etmişlerdir. Ve Hazret-i Süleymân rîh-ı muvâfıkla bunda gelüp Belkîs ile sohbet edüp serâperde-i Süleymânîsi yerinde Filboz kral kal‘a yapdı derler ve Sırf tâ’ifesiyle Latin kavmi Hazret-i Süleymân'ın Saydun nâm kralın kızından olan Melik Rac‘im nâm evlâdı Filibe kayaları içinde medfûndur deyü tahrîr etmişlerdir. Hele diyâr-ı Rûm'da evvel binâ olunan bu Filiboz kal‘ası ve Makedone şehridir. Hâlâ lisân-ı Leh ve Çek ve İsfaç ve Eflağ u Boğdan'da "done" kralların avretlerine derler. Bu Filibe şehrini İskender kızı Make binâ etdüğiyçün Makedone şehri derler. Bu avret İslâmbol'a dahi krale melike olduğundan İslâmbol'a dahi Makedone-opol derler. Ba‘dehû Kostantin imâr etdiğiyçün Kostantin-opol derler. Bu hakîr-i pür-taksîr Alaman diyârına kral-ı dâlle vardığımızda Nemse çesarı bir kaç kerre Âl-i Osmân azîmü'ş-şân pâdişâh-ı Cem-cenâbdır. Ve anlar Budin'i ve Mısır'ı ve Kuds-i şerîf'i, İslâmbol'u ve bu Filibe şehrini çok çok hakîre su‘âl ederlerdi. Dobra Venedik kralı divânında dahi bu Filibe Makedone deyü anup "Âh anın dağlarında olan altun ve gümüş ve kurşum ve demir ma‘âdinleri bizim devletimizde olsa İskender-i Kübrâ gibi 134a cihângîr olurduk" deyü te’essüf çekerlerdi. Andan ma‘lûmdur kim bu Filibe'de olan ma‘âdin ve defâ’in-i künûz bir diyârda yokdur. Meğer ümm-i dünyâ Mısr-ı Kâhire-i Mu‘izze'd-dîn'de yâhûd şehr-i Budin'de yâhûd İslâm destinde ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 133b–134a ·
metinde göster ·
… m "Yezîd İmâm Hüseyin başıyla oynamışdır", deyü memnû‘dur. Bu kavillerince Arab
tevârihlerinde
sıhhati üzre mastûrdur, ammâ haberden kavm-i Acem ve kavm-i Ekrâd haberdâr olma …
Ba‘dehû Yûsuf Selâhaddîn-i Ekrâd bu kabr-i şerîfde bir câmi‘ ve bir tekye ve medrese inşâ etmişdir kim hâlâ her şeb [ü] rûz ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır ve mâh-ı Muharremin'in on (---) günü Deşt-i Kerbelâ'da şehîd olduğu güne Yevm-i Maktel ve Yevm-i Âşûra derler, hâlâ ol günde yılda bir gün İmâm Hüseyn seri âsitânesi içre Vâlî-i Mısır Abdurrahmân Paşa'nın fermânıyla bir mevlûd-ı azîm cem‘iyyeti olur kim gûyâ şehr-i Mısır pür-nûr olur. Bu hayrât-ı Abdurrahmân Paşa-yı zîşân sene 1061 târîhinde olmuşdur. Anınçün Mısır'da ve Rûm'da top ile çevgân oyunu memnû‘dur kim "Yezîd İmâm Hüseyin başıyla oynamışdır", deyü memnû‘dur. Bu kavillerince Arab tevârihlerinde sıhhati üzre mastûrdur, ammâ haberden kavm-i Acem ve kavm-i Ekrâd haberdâr olmadıklarından çevgân lu‘bedebâzlığı ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 234b ·
metinde göster ·