Memdûh-ı dîğer: Dağlarında onar zirâ‘ tavîl ve ikişer zirâ‘ arîz kalın latîf levhaları olur kim bu diyâra mahsûsdur. İskelesi Akçaşark İzmit'dir. Arabalar ile kerâste ve tahtaları iskelelere gelüp andan gemiyle İslâmbol'a ve gayri diyâra gider. Ve cümle re‘âyâ vü berâyâsı gâyet rençber kavmdirler. Ve ehl-i sünnet ve sâhib-i vera‘ sulehâ-yı ümmetden garîb-dostlardır. Cümle ehl-i tevhîd ve ehl-i salât âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 95b ·
metinde göster ·
… râce giyerler. Ve memdûhâtından üzümü ve kavunu memdûhdur. Ve cümle halkı ehl-i
tevhîd ve
garîb-dost ve kerem sâhibleridir. Ve âyende vü revendeye ni‘metleri mebzûldür. …
Köprü başında bir tekyesi ve bir hânı ve kurbunda bir hammâmı ve üç yüz aded dükkânları var. Ammâ bezzâzistânı ve medrese ve dârü'l-kurrâsı ve darü'l-hadîsi yokdur. Ve yedi aded vakf-ı kavî mekteb-i sıbyânı var. Ve şehir içi gâyet pâkdir ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Ekseriyyâ halkı neccârlardır. Cümle çuka bürünüp cümle beyâz şeyh abası ferrâce giyerler. Meğer mün‘ime hâtûnlar ola kim çuka ferrâce giyerler. Ve memdûhâtından üzümü ve kavunu memdûhdur. Ve cümle halkı ehl-i tevhîd ve garîb-dost ve kerem sâhibleridir. Ve âyende vü revendeye ni‘metleri mebzûldür. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 111b ·
metinde göster ·
… akfıdır kim azîm tevliyetdir. Ve bir aded ma‘mûr tekyesi var. Cümle halkı ehl-i
tevhîd ve
muhibb-i fukarâlardır. Ve a‘yân [u] kibârı ve ulemâsı vardır.
Ve Beğ câmi‘i kadîmdir. Bunlardan mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve iki aded hânları var, Kurşumlu Hân İbrâhîm Paşa'nındır. Ve cümle üç yüz aded dekâkînleri vardır. Ekseriyyâ İbrâhîm Paşa'nın vakfıdır kim azîm tevliyetdir. Ve bir aded ma‘mûr tekyesi var. Cümle halkı ehl-i tevhîd ve muhibb-i fukarâlardır. Ve a‘yân [u] kibârı ve ulemâsı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 112a ·
metinde göster ·
raks harâmdır" deyü bu tâ’ifeye seng-sâr-ı ta‘n-ı ağyâr etdiler. Bunlar cümle h …
Tekye-i eş-Şeyh Hazret-i Abdülkâdir Cîlânî: Bağdâd-ı behişt-âbâd kurbunda Cîlân nâm bir büleyde-i benâmdan tulû‘ edüp şeyh-i hümâm olup Rûm u Hindistân'da velvele-ârâ kutb-ı Rabbânî ve ârif-i Samedânî eş-Şeyh Hazret-i Abdülkâdir Cîlânî'dir. Yohsa diyâr-ı Acem'de Gîlân'dan değildir. Bu tekye-i makâm-ı tevhîd-i erre onların rûhâniyyeti sebebiyle imâr olmuşdur. Kurd Bayırı nâm mahalde cânib-i cenûba nâzır bir mürtefi‘ zemînde bir ulu âsitâne-i sa‘âdetdir kim âşıkân-ı sâdıkândan bin aded fukarâ-yı ehl-i tevhîd olur bir tevhîd meydânıyla ârâste ü müte‘addid hücreler ile pîrâste olmuş matbahı ve kilârı ve sâ’ir imâreti ma‘mûr âsitâne-i Kâdirî'dir. Her rûz-ı cum‘a niçe bin ârif-i billâh cem‘ olup tevhîd [ü] tezkîr edüp ba‘de'd-du‘â ve's-senâ cümle uşşâka ni‘meti mebzûldür. Niçe kerre ehl-i şer‘ "Tevhîd ve raks harâmdır" deyü bu tâ’ifeye seng-sâr-ı ta‘n-ı ağyâr etdiler. Bunlar cümle hâmûş-bâş olup aslâ âyînlerin bozmayıp âyet Arapça nassı ile âyet-i şerif
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 159a ·
metinde göster ·
Şehr-i Diyârbekir memâlik-i Âl-i Osmân'da eyle bir diyârdır kim Hazret-i Yûnus'un du‘â-ı hayr[ı] berekâtları sebebiyle ecnâs-ı mahlûkâtun cemî‘si ile ma‘mûr oldu. Ammâ ekseriyyâ halkı Ekrâd u Türkman ve Arab u Acem'dir. Re‘âyâ vü berâyâsı cümle Ermenî'dir. Anınçün diyâr-ı E[r]men add olunur. Ve kal‘ası Şat kenârında cezîre-i Dicle'den add olunur, zîrâ Furât ile nehr-i Şat mâbeynine cezîre-i Dicle add olunur. Âb [u] hevâsınun letâfetinden halkı gâyet zekî ve sıbyânları gâyet necîb ü reşîd olup cümle halkı lisân-ı Kürdî ve Türkî ve Arabî ve Acemî ve lisân-ı Yarmenî tekellüm ederler. Talâkat-ı lisânda gâyet fusehâ-yı büleğâdan kimesneleri vardır. Ve gâyet garîb-dost u muhibb-i fukarâ âdemleri vardır. Ve cümlesi şûh u şengül ü şakrak ve nedîm ü zarîf ve nükteşinâs u tîz-fehm âdemleri vardır. Mehâbet ü salâbet ve şecâ‘atda her biri Rüstem'-akrândırlar. Ve gâyet müsinn ricâlleri ve müsinne nisvânları olur. Hakkâ ki bu vilâyetün umûmen zarâfeti gibi sâhib-i melâhatı olmaz, derler. Cümle halkı mü’min u muvahhid ve pâk-i‘tikâd u ehl-i tevhîd ve sâhib-i vera‘ âdemlerdir. Nisâ makûleleri gâyetü'l-gâye Râbi‘a-ı Adeviyye mertebesinde ehl-i perde, zâhide sâhib-i cemâle havâtînleri var. Çârsû-yı bâzârda bir fertûte pîrezen dahi yokdur. Sûk-ı sultânîde bir bint-i sagîre görseler katl ederler yâhûd pederini te’dîb ederler. Tâ bu mertebe ehl-i ırz Diyârbekir'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 208b ·
metinde göster ·
Bu dîdebânlar her şeb silâhlarıyla nöbet bekleyüp 253b kal‘a dîvârları ve burc [u] bârûlar üzre helvâ sohbetleri ve gûnâ-gûn şakalar edüp nöbet beklerler. Eğer düşmandan bir haber gelmişse kal‘a dîvârlarından aşağı demir zencîrler ile handaklar içre meş‘aller asup şeb-i muzlimi rûz-ı rûşen edüp çerâğân ederler ve cemî‘i hânende vü sâzendeler kal‘a üzre her gice gûnâ-gûn fasıllar eyleyüp kimisi tevhîd ve tezkî ve kimi temcîd-i Mecîd-i Bârî eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 253a–253b ·
metinde göster ·
… olunup nısfu'l-leylde niçe bin bârgâh çetr-i mülemma‘larda savt-ı hazînler ile
tevhîd ve
temcîdler tilâvet olunup ibâdetler olunurdu.
Hakkâ ki bu hâl-i şâdumânî üzre yedi gün yedi gece deşt-i Üsküdar'da meks olunup hayme-be-hayme ayş u işretler olunup nısfu'l-leylde niçe bin bârgâh çetr-i mülemma‘larda savt-ı hazînler ile tevhîd ve temcîdler tilâvet olunup ibâdetler olunurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 80a ·
metinde göster ·
Cümle cezîre-i Kırım içre olan yigirmi bir bin câmi‘ ve mesâcid ve buk[‘]alarda şeb [ü] rûz cümle Tatar sofîleri tevhîd [ü] tezkîr ederler, gâyet ehl-i tevhîd ve ehl-i tarîk âdemleri vardır. Husûsan bâlâdaki evrâklarda evsâfına şürû‘ etdiğimiz Or kal‘asındaki Sâhib Geray Hân câmi‘inde savma‘a-nişîn sâhib-i sülûk mazınne-i kerâme (---) Efendi azîz hazretleri vardır. Kırk yıldır çokluk ile ülfet etmeyüp zî-rûh kısmından hayvân eti ve buğday ekmeği yemeyüp el değirmeninde arpayı övüdüp kendi eliyle pişirüp yer ve kendi eliyle arpa eker. Ekdüğü zemîni sâhibü'l-hayrât Sâhib Geray Hân şeyhin pederine ihsân edüp irsile intikâl eden hâk-i pâkde arpa eküp biçüp kendi eliyle el değirmeninde 108b çeküp pişirüp yer. On binden mütecâviz fukarâ-yı bâbullâh köşe-nişîn sofîleriyle Sâhib Geray câmi‘inde cümle âşıkân halka-i zikrullâha girdikde kaçan tevhîd-i erre geldiklerinde cemî‘i Or halkı âlem-i hayretde kalırlar. Hattâ cümle Or kal‘ası halkı azîz-i mezbûrun mu‘tekidleridir. Hattâ her gece Or kal‘asının der-i dîvârları üzre kal‘a neferâtları gibi şeyh-i muhterem fukarâlarıyla rabât bekleyüp "Allâh yeğdir yeğ" deyü bâng-ı Muhammedî sadâsı verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 108a–108b ·
metinde göster ·
… nesîm isâbet etdükde hırâm etmededirler. Ve lisân-ı hâl ile her mebde-i eşyâya
tevhîd ve
temcîd ederler. Ve her kûçe ve pûçesi hıyâbânında niçe bin kerre yüz bin gül [ü …
Netîce-i merâm, fânî cihânın İremezâtıdır. Ve hendese üzre üstâd-ı bâğbân cemî‘i şecere-i müsmirâtları ve çınâr ve kavak ve sanavber ve ar‘ar ve bîd-i sernigûn ve servleri çırpı ile diküp her biri mûy-i miyânın gösterir cüvân-âsâ birer sehî-kad [ü] kâmet dilber-i ra‘nâ gibi dîvân durur. Her birine bâd-ı nesîm isâbet etdükde hırâm etmededirler. Ve lisân-ı hâl ile her mebde-i eşyâya tevhîd ve temcîd ederler. Ve her kûçe ve pûçesi hıyâbânında niçe bin kerre yüz bin gül [ü] gülistân içre hezâr hezârânın nevehân-gûyâlığı ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y88a ·
metinde göster ·
… h ve ilm-i Hadîs ve ilm-i Tecvîd (---)(---) ve ilm-i Hıfz (---)(---) ve ilm-i
Tevhîd ve
ilm-i Ledün ve ilm-i Beyân ve ilm-i Kelâm ve ilm-i Kemâl ve ilm-i Âdâb ve ilm-i …
mazmûnunca evvel ilm-i Tıb ve ilm-i Ferâyiz ve ilm-i Tefsîr ve ilm-i Fıkıh ve ilm-i Hadîs ve ilm-i Tecvîd (---)(---) ve ilm-i Hıfz (---)(---) ve ilm-i Tevhîd ve ilm-i Ledün ve ilm-i Beyân ve ilm-i Kelâm ve ilm-i Kemâl ve ilm-i Âdâb ve ilm-i Sarf ve ilm-i Nahv ve ilm-i Mantık ve ilm-i Ma‘ânî ve ilm-i Lugat ve ilm-i Arûz ve ilm-i Hat ve ilm-i Nücûm ve ilm-i Cifir ve ilm-i Kâf ve ilm-i Kef ve ilm-i Kâf ve ilm-i Sîn ve ilm-i Simyâ ve ilm-i Kimyâ (---)(---)(---)(---) ve ilm-i Hey’et ve ilm-i Hikmet ve ilm-i Zîc ve ilm-i Dânyâl ve ilm-i Fûl ve ilm-i Fâl ve ilm-i Cerr-i Eskâl ve ilm-i Remil ve ilm-i (---) ve ilm-i (---) ve ilm-i Vefk ve ilm-i Esmâ ve ilm-i Teshîr ve ilm-i Da‘vet ve ilm-i Felsefiyyât ve ilm-i Edvâr ve ilm-i Zâyirce ve ilm-i Usturlâb ve ilm-i Harf (---)(---) ve ilm-i Hurûf ve ilm-i Nârencât ve ilm-i Tayy-i Mekân ve ilm-i İhfâ ve ilm-i Ta‘bîr ve ilm-i Sihir ve ilm-i Ferâset. Ammâ ilm-i edeb yokdur. Q 185aP 183a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y69a ·
metinde göster ·