… in milyon hazîne ile babası Fezendon'a gelüp Hazret-i Süleymân'ın ibâdethânesin
tevsî
‘ etmeğe mübâşeret edüp bezl-i mâl ederken Hazret-i Hızır gelüp;
Ba‘dehu hübût-ı Âdemden sonra beş bin elli iki senesi ubûr edüp Yanko ibn Mâdyân'ın nebîresinden Vezendon nâm bir kıral-ı hümâm zuhûr edüp İslâmbol'u yedinci kerresinde anlar dahi amâr edüp cihân-ârâ bir pâdişâh-ı zîşân olduğu bâlâda yedinci fasılda musarrahdır. Ol Fezendon'un bir duhter-i pâkîze-ahteri Makdonya şehirlerinden Sofya şehrinde mütevellide olmağile ismine Ayasofya derlerdi. Babasının İslâmbol kal‘asının cânib-i erba‘asın müceddeden binâ etdüğin istimâ‘ edince iki bin milyon hazîne ile babası Fezendon'a gelüp Hazret-i Süleymân'ın ibâdethânesin tevsî‘ etmeğe mübâşeret edüp bezl-i mâl ederken Hazret-i Hızır gelüp;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 33b ·
metinde göster ·
… nehr-i Özi Karadeniz'e mahlût olduğu boğazda bir kal‘a binâ edüp Özi kal‘asını
tevsî
‘ edüp çâr-kûşe bir kal‘a dahi binâ edüp zamîme etdi.
Ol sene Halîl Paşa Anatolu'da mühr ile Abaza üzre serdâr iken Receb Paşa kâ’immakâm oldu. Ve yerine {1036} Hasan Paşa kapudan olup nehr-i Özi Karadeniz'e mahlût olduğu boğazda bir kal‘a binâ edüp Özi kal‘asını tevsî‘ edüp çâr-kûşe bir kal‘a dahi binâ edüp zamîme etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 67a ·
metinde göster ·
… nekeş ve düşmenküş Hattât Şeyh hazretleri tahrîkiyle mezbûr tekyeyi Bâyezîd Hân
tevsî
‘ etdi. Ba‘dehu mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ tekye münhedim olup Sultân Murâd-ı Râ …
Ba‘dehu Bâyezîd Hân-ı Velî yaycı olup kemânkeş olmağile kemânkeş ve sînekeş ve düşmenküş Hattât Şeyh hazretleri tahrîkiyle mezbûr tekyeyi Bâyezîd Hân tevsî‘ etdi. Ba‘dehu mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ tekye münhedim olup Sultân Murâd-ı Râbi‘ dahi tîr-endâz olmağile bu tekyenin imâretine fermân edüp Musâhib Silihdâr Mustafâ Paşa ta‘mîr ü termîm 126b etdüğine târîh-i tekye-i tîr-endâzân:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 126a–126b ·
metinde göster ·
… etânet üzre binâ etdi. Ba‘dehû Âl-i Dânişmendiyân dest-i Rûm'dan feth edüp dahi
tevsî
‘ edüp imâr etdi, ammâ hâlâ âbâdân olan yeni Kayseriyye bu Kayseriyye-i âtikden …
Eşkâl-i iç kal‘a-i Kayseriyye: Evvelâ şehrin şimâlî tarafındaki kûh-ı Erciş dâmeninde bir püşte-i mürtefi‘ üzre Rûm melikleri fil cüssesi kadar seng-tırâş ile metânet üzre binâ etdi. Ba‘dehû Âl-i Dânişmendiyân dest-i Rûm'dan feth edüp dahi tevsî‘ edüp imâr etdi, ammâ hâlâ âbâdân olan yeni Kayseriyye bu Kayseriyye-i âtikden sekiz bin adım [ba‘îd] bir şehr-i ma‘mûr u müzeyyen, kâr-ı kadîm kal‘a-i hasîndir. Ve bilâd-ı Rûm-ı Yunaniyân'dır. Ve medine-i Sivas bu Kayseriyye'nin cânib-i şarkîsinde beş menzil yerdir. Ve bu iç kal‘a kapusu cânib-i (---) nâzır olup kapunun kemeri üstünde karşu karşuya ve yan yana biri arslan ve biri kaplan 64a sûretleri vardır. Bu kapudan içeri zahîre ambârlarına darı ve buğday ve pirinc ve peksimat tâ fetihden berü durur ve gönden akçe vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 63b–64a ·
metinde göster ·
Evvelâ ma‘bedgâh-ı kadîm ve ziyâretgâh-ı azîm-i şehr-i Edirne: Dest-i küffârda iken Hacı Bektâş-ı Velî izniyle Sefer Şâh Sultân üç yüz aded fukarâsıyla ibtidâ gelüp Hıdırlık nâm mevzi‘de mihmân olup onda bir mescîd binâ etdiler. Ba‘de'l-feth Gâzî Hudâvendigâr onu tevsî‘ edüp Câmi‘-i Hudâvendigâr oldu. Ahâlî-i Edirne'nin zu‘mlarınca Gâzî Hudâvendigâr Kosova gazâsında şehîd oldukda vükelâları kalbin Edirne şehrine getirüp bu Hıdırlık'da binâ etdüğü câmi‘-i sağîrde defn etdiler" derler ammâ galatdır. Kosova sahrâsında nehr-i Gülâb kenarında bir kubbe-i âlî içinde kalb-i Murâd Hân medfûndur. Melek Ahmed Paşa vâlî-i Rûm iken hakîri mezkûr kubbenin ta‘mîr [u] termîmine me‘mûr edüp bâğ-ı İrem etdiğimden ma‘lûmumdur. İşte bu vech üzre Edirne'de câmi‘-i evvel budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 151b ·
metinde göster ·
… urbunda sâkinlerimiş. Ba‘dehû bu Eski Sarây, Çelebi Sultân Mûsâ b. Yıldırım Hân
tevsî
‘ edüp kal‘a-misâl burc [u] bârûsun bir sûr-ı azîm seng-binâ bir sarâyı ra‘nâ et …
Eski sarây: Fâtih-i Edirne Gâzî Hudâvendigâr'ın ibtidâ-i fethde binâsıdır. Kefere kralı Manyas Kapusu kurbunda sâkinlerimiş. Ba‘dehû bu Eski Sarây, Çelebi Sultân Mûsâ b. Yıldırım Hân tevsî‘ edüp kal‘a-misâl burc [u] bârûsun bir sûr-ı azîm seng-binâ bir sarâyı ra‘nâ etdi. Dâ’iren-mâdâr cirmi beş bin adım ihâta eder. Şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir mihmânsarây-ı sultândır. Dîvârlarının kaddi yigirmi zirâ‘dır. Cânib-i şimâle bir aded hadîd bâb-ı hümâyûnu vardır. Ba‘dehû Süleymân Hân Engürüs seferlerine rağbet etmeğile bu sarây ve yeniçeri odalarını imâr edüp kırk bin yeniçeri âmâde ve altı bin gılmân-ı hâssa bu sarâyda karâr-dâde olmağıçün bu sarây-ı atîkde dîvânhâne-i âlîler ve hâsoda ve büyük ve küçük ve hazîne ve kilâr ve doğancılar ve seferliler odalarıyla âbâdan etdi. Ammâ bâğ u bâğçesi yokdur. Lâkin âb [u] hevâsı bir mürtefî‘ zemînde olmağıla latîf ü mu‘tedil hevâdır. Târîh-i binâsı sene 767. Âsitâne-i kadîm olmağın bunda neşv ü nemâ bulup perveriş olan gılmân-ı hâssa ve sâ’ir huddâmân-ı enderûn [u] bîrûnlar elbette ve elbette berhûrdâr-ı ömr olup sa‘âdet-i dâreyne nâ’il olurlar. Ve kânûn-ı Süleymân Hân üzre bu sarây-ı kadîmde üç bin gulâm-ı hâs tâ‘at u ibâdâta meşgûl olup tekmîl-i fünûn edüp üç senede bir yollarıyla Âsitâne-i sa‘âdete gelüp mertebelerince Yeni Sarây'a girüp hizmet-i şehriyârîde olurlar. Sarây-ı Atîk-i Edirne böyle bir nazargâh-ı selâtîndir. İnkırâzu'd-deverân dest-i Âl-i Osmân'da âbâdân ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 160b ·
metinde göster ·
… z Melek Ahmed Paşa muhibb-i hânedân olmağile bu âsitânenin cânib-i erba‘asından
tevsî
‘ edüp müceddeden bir kubbe-i âliye ve gûnâ-gûn maksûreler inşâ edüp ehl-i tefer …
Hâne-i Hazret-i Seyyid Battâl Ca‘fer Gâzî ibn Hüseyin Gâzî-i Horasânî: Bizzât Hazret-i Battâl Gâzî'nin maskat-ı re’sleri bu şehr-i Malatıyye olmağile hâlâ hâne-i külbesi mezkûr bâğ-ı Aspuzu içre bir müfîd ü muhtasar hâne idi. Rûhâniyyet-i Battâl Gâzî ile yedi yüz yıldan berü zerre mikdârı binâsına rahne gelmeyüp ziyâretgâh-ı azîm olmağile efendimiz Melek Ahmed Paşa muhibb-i hânedân olmağile bu âsitânenin cânib-i erba‘asından tevsî‘ edüp müceddeden bir kubbe-i âliye ve gûnâ-gûn maksûreler inşâ edüp ehl-i teferrüc içün matbahlar ve niçe yüz aded bakır âvânîleri vakf edüp türbedârına 197a teslîm edüp ahâlî-i vilâyeti nâzır-ı nuzzâr edüp sicillâtda terkîm ü tastîr olundu. Hâlâ bir tekyegâh ve ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır. Âyende vü revende fukarâ-yı Bektaşîyân'dan mâh u sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl fukarâları eksik değildir. Hâlâ ravza-i Rıdvân'dan nişân verir bir tekyegâh-ı gül-i gülistândır. Hamd-i Hudâ be-dâri'l-imâr birkaç kerre dahi uğrayup ziyâreti müyesser olup makâm-ı Seyyid Gâzî olması cihetiyle zerre ve şemme mikdârı bir tarafı rahnedâr olmayup gûyâ henüz üstâd-ı bennâ destinden rehâ bulmuş bir namâzgâh-ı niyâzgâhdır. Cemî‘i ehl-i beled istiskâ du‘âsına bunda cem‘ olurlar müstecâbü'd-da‘ve bir ma‘bedgâh-ı kadîmdir ve bu makâm-ı şerîf kurbünde Seyyid Ahmed Derrânî ve Kırklar makâmı ve Hazret-i Şeyh Şâmî,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 196b–197a ·
metinde göster ·
‘ ü tathîr etdiğiyçün ana mensûb ismiyle müsemmâ olup nehr-i Ma‘kal derler.
Nehr-i râbi‘ Ma‘kal: Bu nehir nehr-i Sebak-ı Şîrîn'den iki fersah aşağı cereyân edüp cânib-i garba bilâdları reyy edüp ba‘dehû niçe kurâları dahi deverân edüp cânib-i cenûba gidüp Basra kurbünde şehr-i Mînâ-yı harâb demekle ma‘rûf mevzi‘de nehr-i Übülle ile bir olup bunlara nehr-i Safrâydenk derler. Hazret-i Ömer hilâfetinde Basra feth oldukda Ma‘kal b. Beşâre emr edüp Basra nevâhîlerin reyy etmeğiçün nehr-i Safrâydenk'i dahi ziyâde tevsî‘ ü tathîr etdiğiyçün ana mensûb ismiyle müsemmâ olup nehr-i Ma‘kal derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 206b ·
metinde göster ·
… çe yüz mülûk-ı divelde câmi‘ olup âhir sene 940 târîhinde Süleymân Hân ta‘mîr ü
tevsî
‘ edüp Süleymân Hân câmi‘i derler. Bir kapulu hayli vâsi‘ câmi‘dir ve bir minâre …
Câmi‘-i Vang: Ta Hazret-i Dâvûd asrında binâ olunmuş ma‘bedgâh-ı kadîmdir. Ba‘dehû Hazret-i Ebâbekir elçilik ile geldikde mescid oldu ve niçe yüz mülûk-ı divelde câmi‘ olup âhir sene 940 târîhinde Süleymân Hân ta‘mîr ü tevsî‘ edüp Süleymân Hân câmi‘i derler. Bir kapulu hayli vâsi‘ câmi‘dir ve bir minâresi vardır. Hatta 256b Van'da bir zelzele-i azîm oldukda minâresi münhedim olup Yeniçeri Ağası Ömer Ağa bir musanna‘ minâre etmişdir kim minârenin alemi vakt-i zuhra dek ebr-i kebûtlar içre görünmezdir. Bu İçkal‘ada bundan gayrı câmi‘ yokdur. Cümle pencereleri aşağı şehre ve Edremit sahrâsındaki bâğ u bâğçelere nâzırdır. Andan sonra binâ olunan aşağı kal‘ada,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 256a–256b ·
metinde göster ·
Ba‘dehû Süleymân-ı zamân nâm bir azîmü'ş-şân bir hân bu kal‘ayı tevsî‘ edüp cânib-i şarkîsinde sehel havâlesi olmağile ol havâleye hâ’il Süleymân Beğ bir kal‘a-i Süleymânî inşâ etmiş kim her taşı fil-i Menkûsî cüssesindedirler ve her seng-i hârâsının tûlu yigirmi ayak uzunluğun dîvâra koyup uçlarını rûy-ı dîvâra komuş ve darabât-ı kûp-ı top te’sîr etmesin içün kal‘a dîvârın kaplıbağa arkası gibi şak yapmış. Ne kadar top ursalar aslâ gülle te’sîr etmeyüp kayar. Hattâ sene 1060 târîhinde Şemsî Paşa oğlu {Mehemmed Emîn Paşa} yigirmi gün bu kal‘ayı döğüp bir taşı koparamayup hâ’ib ü hâsir rücû‘ eder ve rüsvâ-yı âm olup gider. Ve cümle kal‘aların kapuları ağaç üzre hadîd kaplu kapulardır kim âteş eylesen ağacı yanup demirleri dökülür ammâ bu kal‘a-i Hoşâb kapusunun her kanadı üçer yüz kantar polâd-ı Nahşevânî'dir. Aslâ ağacı yokdur ve üstâd-ı bennâ bu kapuyu iki kal‘a mâbeynine pinhân etmişdir kim aslâ görünmez. Gûyâ kal‘a-i Bâbü'l-ebvâb'dır. Bu kal‘a içre hâkim Mahmûdî İbrâhîm Beğ'den gayrı kimesne olmazdır. Gâyet küçük kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr cirmi bin iki yüz adımdır. İçinde bir zâviyesi ve beğe mahsûs bir hammâmcığızı vardır. Gılâl anbârları ve zîr-i zemînleri ve müstevfâ cebehânesi ve on pâre şâhî topları vardır. Suyu bârân-ı rahmetden cem‘ {olur su sahrınçları vardır}. Ve kal‘anın bir kayası fil hortumu gibi taşra uzanmış bir kayadır. Merhûm Süleymân Beğ ol kayalar üzre Süleymânî san‘atlar ile demir çarhlar eyleyüp yüz kulaç demir zencîrler ile aşağıda cereyân eden nehr-i Hoşâb'dan san‘at-ı dollâb ile su çekdikleri Aşağı Rabât halkı çârsûdan seyr ederler, garîb temâşâgâh-ı kal‘a-i seyrângâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 286a ·
metinde göster ·
… û yine mülûkdan mülûk destine girmişdir. Ba‘dehû sene 932 târîhinde Şâh Tahmasb
tevsî
‘ edüp dahi ziyâdesiyle imâr eyledi. Ba‘dehû sene 992 târîhinde Kumla Çemeni kal …
Sene 694 târîhinde Âl-i Cengiziyân'dan İslâm ile müşerref olan Muhammed Şâm-ı Gazan bu Toprak kal‘ayı binâ etmişdir. Ba‘dehû yine mülûkdan mülûk destine girmişdir. Ba‘dehû sene 932 târîhinde Şâh Tahmasb tevsî‘ edüp dahi ziyâdesiyle imâr eyledi. Ba‘dehû sene 992 târîhinde Kumla Çemeni kal‘asın Ferhâd Paşa binâ ederken bu Toprak kal‘ayı dahi imâr etdi. Ve Süleymân Hân'ın Tavaşî Süleymân Paşa'sı ve Hadım Ca‘fer Paşa'sı cümle der-i dîvârların metânet üzre bünyâd etdikleri ba‘dehû tavsîf ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 290a ·
metinde göster ·
… r. Zirâ evliyâ-yı Türkmanı gâyet çokdur. Ba‘dehû sene 932 târîhinde Şâh Tahmasb
tevsî
‘ etdi. Ba‘dehû Ferhâd Paşa ve Hadım Ca‘fer Paşa ve Tavâşî Süleymân Paşa ve Cığa …
Bu kal‘a-i Rûmiyye'ye elsine-i nâsda Toprak kal‘a derler. Müverrihân-ı Acem'de Sûr-ı Tılâ-yı Gazan derler. Zîrâ sene 694 târîhinde Muhammed Şâm-ı Gazan binâ etmişdir. Moğol kavmi bu kal‘aya Urumiye derler. Kavm-i Acem Rûmiyye-i Kübrâ derler. Ba‘zı müverrihân Türkistân-ı İrân derler. Zirâ evliyâ-yı Türkmanı gâyet çokdur. Ba‘dehû sene 932 târîhinde Şâh Tahmasb tevsî‘ etdi. Ba‘dehû Ferhâd Paşa ve Hadım Ca‘fer Paşa ve Tavâşî Süleymân Paşa ve Cığaloğlu Sinân Paşa cümle imâr etdiler. Ammâ cümleden imâreti serâpâ sarı çim türâb-ı pâk ile ve darı sapıyla ve kamış köküyle çim ale'l-çim binâ olunmuş bir hâk-i pâk ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Ve cümle rûy-ı dîvârı beyâz cibiz kireç ile sıvalı ak kuğu gibi kal‘a-i zîbâdır. Dendân-ı bedenleri yokdur. Hemân serâpâ mazgal delikleri ile ârâste ve metin tabya killeleriyle pîrâste olmuş bir kal‘a-i üstüvârdır. Cânib-i garba ancak bir demir kapusu pinhândır. Derûn-ı kal‘ada hân sarâyı vardır. Cümle hânlar Rûmiyye şehrindeki bâğ-ı İremde olurlar. Ammâ kal‘a içre Gazan Câmi‘i var, cemâ‘ati yokdur. Buğday anbârları ve çâh-ı mâları ve üç yüz aded nökerât neferât hücreleri vardır. Gayri hân u hammâm ve çârsû-yı bâzârı asla yokdur. Dâ’iren-mâdâr cirmi on bir bin yedi yüz adımdır ve yedi tabya ve şekl-i murabba‘dır. Handakdan dîvârının kaddi yetmiş aded zirâ‘-ı melikîdir. Dîvârının arzı otuzar zirâ‘ vâsi‘ dîvârdır kim üstünde atlılar çevgân oynarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 293b ·
metinde göster ·
‘ etdi ve gâyet ma‘mûr etdi. Bu Mansûr-ı Devânıkî gâyet hasîs ü le‘îm ü nekes ke …
Bânî-i sâlisi, Âl-i Emeviyyûn'dan el-Melikü'l-Devânîkî tevsî‘ etdi ve gâyet ma‘mûr etdi. Bu Mansûr-ı Devânıkî gâyet hasîs ü le‘îm ü nekes kes olup hisset denâ’etinden bir dankı hisâb etdiğiyçün Mansûr-ı Devânıkî derlerdi. Gerçi gaddâr halk eyle derler ammâ Âl-i Emeviyyûn'dan eyle bir sâhib-i kerem ve sâhibü'l-hayrât gelmemişdir. Bu Bağdâd kal‘asın tevsî‘ etdikden sonra Mekke-i mükerreme'ye varup Harem-i Mekke'yi ve cemî‘i kıbâbların müceddeden tevsî‘ edüp ve iki aded minâre-i serâmed inşâ edüp hâlâ Harem-i şerîf etrâfında yedi aded minâre-i âlî olmışdır kim her biri beşer ve dörder şerîfeli minâre-i bâlâlardır. Ba‘dehû Devânıkî Hazret-i Resûl'i vâkı‘asında görüp "Yâ Mansûr, benim şefâ‘time gel!" derler. Hikmet-i Hudâ ertesi Mansûr-ı Devânıkî merhûm olup Mekke-i Mükerreme hâricinde cânib-i şimâlde Bâb-ı Mu‘allâ nâm bir makâm-ı benâmda kıbâbı içinde medfûndur. Rahmetullahi aleyh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 333a ·
metinde göster ·
… n'dan eyle bir sâhib-i kerem ve sâhibü'l-hayrât gelmemişdir. Bu Bağdâd kal‘asın
tevsî
‘ etdikden sonra Mekke-i mükerreme'ye varup Harem-i Mekke'yi ve cemî‘i kıbâbları …
Bânî-i sâlisi, Âl-i Emeviyyûn'dan el-Melikü'l-Devânîkî tevsî‘ etdi ve gâyet ma‘mûr etdi. Bu Mansûr-ı Devânıkî gâyet hasîs ü le‘îm ü nekes kes olup hisset denâ’etinden bir dankı hisâb etdiğiyçün Mansûr-ı Devânıkî derlerdi. Gerçi gaddâr halk eyle derler ammâ Âl-i Emeviyyûn'dan eyle bir sâhib-i kerem ve sâhibü'l-hayrât gelmemişdir. Bu Bağdâd kal‘asın tevsî‘ etdikden sonra Mekke-i mükerreme'ye varup Harem-i Mekke'yi ve cemî‘i kıbâbların müceddeden tevsî‘ edüp ve iki aded minâre-i serâmed inşâ edüp hâlâ Harem-i şerîf etrâfında yedi aded minâre-i âlî olmışdır kim her biri beşer ve dörder şerîfeli minâre-i bâlâlardır. Ba‘dehû Devânıkî Hazret-i Resûl'i vâkı‘asında görüp "Yâ Mansûr, benim şefâ‘time gel!" derler. Hikmet-i Hudâ ertesi Mansûr-ı Devânıkî merhûm olup Mekke-i Mükerreme hâricinde cânib-i şimâlde Bâb-ı Mu‘allâ nâm bir makâm-ı benâmda kıbâbı içinde medfûndur. Rahmetullahi aleyh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 333a ·
metinde göster ·
‘ edüp ve iki aded minâre-i serâmed inşâ edüp hâlâ Harem-i şerîf etrâfında yedi …
Bânî-i sâlisi, Âl-i Emeviyyûn'dan el-Melikü'l-Devânîkî tevsî‘ etdi ve gâyet ma‘mûr etdi. Bu Mansûr-ı Devânıkî gâyet hasîs ü le‘îm ü nekes kes olup hisset denâ’etinden bir dankı hisâb etdiğiyçün Mansûr-ı Devânıkî derlerdi. Gerçi gaddâr halk eyle derler ammâ Âl-i Emeviyyûn'dan eyle bir sâhib-i kerem ve sâhibü'l-hayrât gelmemişdir. Bu Bağdâd kal‘asın tevsî‘ etdikden sonra Mekke-i mükerreme'ye varup Harem-i Mekke'yi ve cemî‘i kıbâbların müceddeden tevsî‘ edüp ve iki aded minâre-i serâmed inşâ edüp hâlâ Harem-i şerîf etrâfında yedi aded minâre-i âlî olmışdır kim her biri beşer ve dörder şerîfeli minâre-i bâlâlardır. Ba‘dehû Devânıkî Hazret-i Resûl'i vâkı‘asında görüp "Yâ Mansûr, benim şefâ‘time gel!" derler. Hikmet-i Hudâ ertesi Mansûr-ı Devânıkî merhûm olup Mekke-i Mükerreme hâricinde cânib-i şimâlde Bâb-ı Mu‘allâ nâm bir makâm-ı benâmda kıbâbı içinde medfûndur. Rahmetullahi aleyh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 333a ·
metinde göster ·
… dan Hazret-i Nûreddîn-i Şehîd sene (---) târîhinde mâlik-i Bağdâd olup Bağdâd'ı
tevsî
‘ ü termîm etdi. Ol sene Hazret-i Risâlet'i vâkı‘asında görüp "Yetiş yâ Nûreddîn …
Bânî-i tâsi‘i, bu Bağdâd-ı behişt-âbâd-ı İremezâtü'l-imâd'ın Âl-i Ekrâd'dan Hazret-i Nûreddîn-i Şehîd sene (---) târîhinde mâlik-i Bağdâd olup Bağdâd'ı tevsî‘ ü termîm etdi. Ol sene Hazret-i Risâlet'i vâkı‘asında görüp "Yetiş yâ Nûreddîn, benim cesedim düşmanlar almak isterler!" dedikde hemân dem Nûreddîn Şâm'dan ılgarup yedi günde Medîne'ye girüp Hazret'e vaz‘-ı yed edenleri katl edüp kabr-i Resûlullah'ın cânib-i şeş cihetin tuç ile sarf edüp kubbe-i Resûl'ü ve kal‘a-i Medîne'yi Nûreddîn binâ etmişdir. Ba‘dehû merhûm olup kabri derûn-ı Şâm'da Mahkeme'ye muttasıl bir kubbe-i pür-nûr içre mestûrdur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 333a ·
metinde göster ·
… Mütevekkil Alallah halîfe ve Hârûnu'r-Reşîd ve Adudu'd-devle ve niçe mülûk dahi
tevsî
‘ ü ta‘mîr ü termîm ederlerdi.
Âhir-ı kâr cesed-i Yezîd'i âteşe göyündürüp cemî‘i Tatar askerine emr edüp kabr-i Yezîd'e peste-i bârân-zede edüp Yezîd'in külün göğe savurdu ve cemî‘i âsâr-ı binâlarında olan girân-bahâ olan âvîzeler ve maslûbât u musanna‘âtdan şem‘dânlar ve gülâbdân ve gayrı sîm âvânî eşyâları cümle şütürlere tahmîl edüp Şâm'dan bu kadar metâ‘ ile bin kise mâlı Bağdâd'da İmâm Hüseyin'e gönderüp âsitâne-i İmâm Hüseyin'i dahi ziyâde imâr etdi. Ammâ devlet-i Emeviyye'de İmâm Hüseyin'i bir kimesne imâr etmeğe cür’et edemezlerdi. Ammâ devlet-i Abbâsiyân'da niçe hulefâlar ve el-Mütevekkil Alallah halîfe ve Hârûnu'r-Reşîd ve Adudu'd-devle ve niçe mülûk dahi tevsî‘ ü ta‘mîr ü termîm ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 350b ·
metinde göster ·
… dehû sene 659 târîhinde Yemen Tubba‘î el-Melikü'l-Muzaffer Şemseddîn Yûsuf dahi
tevsî
‘ edüp imâr etdi. Hâlâ bu câmi‘ beyt-i Resûl'ün mukâbelesinde Hazret-i Alî hânes …
Ba‘dehû sene 659 târîhinde Yemen Tubba‘î el-Melikü'l-Muzaffer Şemseddîn Yûsuf dahi tevsî‘ edüp imâr etdi. Hâlâ bu câmi‘ beyt-i Resûl'ün mukâbelesinde Hazret-i Alî hânesi ma‘mûrdur ve mekteb-i dârü't-ta‘lîm-i Kur’ân'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 354b ·
metinde göster ·
… bu şehri ba‘de't-tûfân Hûşeng Şâh binâ edüp ba‘dehû oğlu Hamit Şâh dahi ziyâde
tevsî
‘ imâr edüp Hamit üç yüz sene mu‘ammer olduğundan şehr-i Hamit derler. Hazret-i …
Ekseriyyâ cümle devâbları ikizer doğurur ve Şattu'l-Arab'da nûnları bile iki kerre yavru hâsıl eder ve ekserî evlâdları ikişer ikişer müştakk olur ve mezra‘alarında hod giyâhât [u] nebâtâtları ve pembe vü hinduvâneleri bir kerre eküp ikişer üçer kerre mahsûl aldıklarından cümle müverrihân şehr-i Nasîbîn derler ammâ efvâh-ı nâsda Nısibin derler ammâ lisân-ı İbrî'de şehr-i Hamit derler. Zîrâ bu şehri ba‘de't-tûfân Hûşeng Şâh binâ edüp ba‘dehû oğlu Hamit Şâh dahi ziyâde tevsî‘ imâr edüp Hamit üç yüz sene mu‘ammer olduğundan şehr-i Hamit derler. Hazret-i Yûnus Nebî'nin nazargâhıdır ve hâlâ hânesinin zemîni ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 391b ·
metinde göster ·
‘ edüp bir câmi‘-i şerîf inşâ eder. Andan sonra selâtîn-i mülûk-i selefden Sultâ …
Ba‘dehû Hicreti'n-Nebeviyye Hazret-i Ömer bu şehr-i Musul'u havâricîler destinden feth etdikde kabr-i Hazret-i Yûnus'u dahi tevsî‘ edüp bir câmi‘-i şerîf inşâ eder. Andan sonra selâtîn-i mülûk-i selefden Sultân (---)(---) câmi‘-i şerîfi müceddeden vâsi‘ edüp kabr-i şerîf-i Hazret-i Yûnus'u câmi‘in mihrâbı solunda bir perdeli kapudan içeri girüp on bir ayak taş nerdübân ile enilir bir kabr-i müzeyyen ve münevver etmişdir kim âdem derûn-ı kubbeye girdikde cümle a‘zâsına lerze ârız olur. Andan ma‘lûmdur kim kabr-i Hazret-i Yûnus Nebî'dir, salavatullah ve selâmuh. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 404b ·
metinde göster ·
… i İsâ Nebî asrında Batlîmûs Ağıstaş binâsıdır. Ba‘dehû Ciniviz istîlâ edüp dahi
tevsî
‘ edüp niçe divelden divele kalmış bir âşiyândır kim kal‘ası Karadeniz kenârında …
Buyurdular kim "şu kal‘aya varana tîmâr u ze‘âmetler ihsân ederim" dedikde cümle guzât-ı müslimîn kal‘aya bir baş yürüyüş edüp feth eylediklerinde ismine "Kal‘a-i Varana"dan galat kal‘a-i Varna derler, ammâ bânîsi İsâ Nebî asrında Batlîmûs Ağıstaş binâsıdır. Ba‘dehû Ciniviz istîlâ edüp dahi tevsî‘ edüp niçe divelden divele kalmış bir âşiyândır kim kal‘ası Karadeniz kenârında şekl-i murabba‘ bir şeddadî binâ bir sûr-ı ra‘nâdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi üç bin adımdır. Hemân bir tarafı karadır. Cümle etrâfı handak içi deryâdır ve cânib-i garba nâzır şehre açılır bir demir kapusu önünde şehre cisir ile ubûr olunup çâr-kûşesinde çâr kulle-i metînleri var ve cümle burc [u] bârûlarında ve dendân-ı bedenlerinde mazgal delikleri ile ârâste ve limana nâzır şâhâne top-ı kûplar ile pîrâste bir hisâr-ı 30b üstüvârdır kim derûn-ı hisâr cümle müstahfızân hâneleri ve gılâl anbârları ve bir câmi‘i var, ammâ çârsû-yı hammâmı yokdur, lâkin mükemmel cebehânesi ve topları çokdur. Cümle (---) yetmiş aded neferâtları her şeb "Allâh yeğdir yeğ" deyüp nigehbânlık ederler. Ulûfeleri iskele gümrüğünden mu‘ayyendir, ammâ limanı kıble ve şark cânibine küşâde olmağile gemiler lenger-endâz olup huzûr ile yatamazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 30a–30b ·
metinde göster ·
Sene 856 târîhinde bunu dahi ibtidâ Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Gâzî iki aded kulle-i azîm binâ edüp ismine kal‘a-i Burceyn dediler. Ba‘de'l-feth-i İslâmbol dahi tevsî‘ edüp bu üslûb üzre amâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 93b ·
metinde göster ·
‘ edüp ba‘dehu Pulya kral elinden Venedik Pirinc-pirimleri bu kal‘aya mâlik olup …
İbtidâ bânîsi İskender-i Zülkarneyn binâsı olduğıyçün İskenderiyye derler. Ba‘dehu İşpanya hâkimi destine girüp dahi tevsî‘ edüp ba‘dehu Pulya kral elinden Venedik Pirinc-pirimleri bu kal‘aya mâlik olup Üsküp ve Priştine ve Vuçitrin câniblerin nehb ü gârete başlayınca Ebü'l-feth'e bu ahbâr-ı mûhiş geldikde hemân niyyetü'l-gazâ deyüp İskenderiyye üzr[e] cüyûş-ı bî-hadd [ü] bî-[pâ]yân ile gelüp kırk gün kırk gece muhâsara eyleyüp sene 883 târîhinde cebren ve kahren Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Gâzî dest-i Venedik'den feth edüp Rûmeli eyâletinde başka sancakbeği tahtı edüp ibtidâ fetihde (hâlâ Yûsuf)33b sancak hâkimi olan Mehemmed Paşa'nın ceddi Yûsuf Beğ mîr-i livâ olup ocaklık ihsân olunduğundan hâlâ hâkimlerine Yûsuf Beğ oğulları derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 33a–33b ·
metinde göster ·
… ve bir hammâmlı bâğçe sarâydır. Hattâ Kara Murâd Paşa bu sarâya sığamayup dahi
tevsî
‘ u termîm etdikde dîvânhânesinde bu târîh tahrîr olunmuşdur:
Der-vasf-ı Paşa sarâyı: Bu Ortahisâr'ın şimâlinde kal‘a dîvârı üzre nehr-i Tuna'ya ve sahrâ-yı Peşte'ye ve vâdî-i Keçkemet'e nâzır revzenli ve şâhnişînli bir daracık dîvânhâne-i müfîd ü muhtasarlı 81a ve iki yüz aded daracık odalı ve bir dar havlılı ve bir hammâmlı bâğçe sarâydır. Hattâ Kara Murâd Paşa bu sarâya sığamayup dahi tevsî‘ u termîm etdikde dîvânhânesinde bu târîh tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b–81a ·
metinde göster ·
… düp minberin sağ tarafındaki dîvârın delüp iki aded kemer binâ edüp câmi‘i dahi
tevsî
‘ etmiş. Ve taşra soffası üzre kezâlik yine kubbeler yerine halkârî tavan kubbel …
Dükelisi on bir aded mihrâbdır, ammâ cümleden mükellef ü müzeyyen Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i, ma‘bedgâh-ı kadîmdir. Bir bayır dibinde ve bir müferrih ve mesîregâh çemenzâr u murgzâr yerde cemî‘i âsâr-ı binâları rusâs-ı hâs kurşum ile mestûr bir câmi‘-i nûrdur, lâkin sene 1072 târîhinde mütevellîsi bu câmi‘in tarz-ı atîkin bozup müceddeden enderûn [u] bîrûn-ı câmi‘i bir tarz-ı âhar edüp bir şeşhâne nakş-ı bûkalemûn halkârî tavan-ı ibret-nümûn edüp minberin sağ tarafındaki dîvârın delüp iki aded kemer binâ edüp câmi‘i dahi tevsî‘ etmiş. Ve taşra soffası üzre kezâlik yine kubbeler yerine halkârî tavan kubbeler etmiş kim gûyâ her biri birer gûne kâse-i Çîn gibi münakkaş olmuş ve haremi bir çemenzâr ortası havzlı gûnâ-gûn eşcârâtlar ile müzeyyen olup servî ve uhlamur dırahtlarının râyihaları cemâ‘atin demâğların mu‘attar eder. Ve harem etrâfı dâ’iren-mâdâr hücreler ile müzeyyendir, ammâ minâresi ol kadar mevzûn ve musanna‘ değildir, ammâ mihrâb ve minberi ve mahfil-i münîfi ve kürsî-i latîfi gâyet musanna‘ mihrâb ve minberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 149a ·
metinde göster ·
… ğile Bundukanî Venedik'inin ısyân [u] tuğyânı ziyâde olduğundan bu kal‘ayı dahi
tevsî
‘ etmek iktizâ etdikde sene (---) târîhinde Sultân İbrâhîm Hân, Çengîzâde (---) …
Ve bu mahal gâyetü'l-gâye intihâ-i serhad olup kal‘ası küçücük olmağile Bundukanî Venedik'inin ısyân [u] tuğyânı ziyâde olduğundan bu kal‘ayı dahi tevsî‘ etmek iktizâ etdikde sene (---) târîhinde Sultân İbrâhîm Hân, Çengîzâde (---) Paşa'ya Hersek sancağın sadaka edüp cümle Hersek ve Bosna eyâleti askerleri bu Gabele kasabası dibinde meks edüp Ebü'l-feth'in Gabele-i Atîk kal‘asına muttasıl bir kal‘a-i nev-binâ dahi zamîme eyleyüp henüz kal‘a-i Gabele sedd-i İskender'e mânend olmuş ve evvelkiden bin kat ziyâde sa‘b ve metîn olmuş ve bunun çâr-rüknünde olan ebrâcları kal‘a-i atîk kullelerinden büyük ve metîn olmuş, lâkin bu dahi yerli kaya üzre temeli olup ve etrâfı alçak kumsal yerler olmağile bunun dahi handakı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 162b ·
metinde göster ·
… ara katana kemîngâhı yer olmak ile Mehemmed Paşa fermân-ı pâdişâhîyle kal‘asını
tevsî
‘ ve bir ma‘mûr u âbâdân varoş-ı azîm inşâ edüp hatt-ı şerîf-i şehriyârî ile bu …
Beçkelek dahi derler. İsmi lisân-ı Türkî'de beş kavun demekdir. Mukaddemâ kefere zamânı bir küçücük bî-ma‘nâ palankacık imiş. Sene 958 târîhinde Sultân Süleymân Şeh asrında Koca Sokollu Tavîl Mehemmed Paşa dest-i Erdel'den feth edüp mahûf u muhâtara katana kemîngâhı yer olmak ile Mehemmed Paşa fermân-ı pâdişâhîyle kal‘asını tevsî‘ ve bir ma‘mûr u âbâdân varoş-ı azîm inşâ edüp hatt-ı şerîf-i şehriyârî ile bu şehirde sâkin olanları cemî‘i tekâlîf-i örfiyye ve şâkkadan maktû‘u'l-kalem ve mefrûzu'l-kadem eyleyüp vakfiyyesinde Hâmân u Kârûn u Şeddâd ve Ebûcehil ve Yezîd'in la‘netin tahrîr edüp bir vakfiyye yazmışdır kim evlâd-ı evlâda ba‘de'l-inkırâz-ı ebkâya deyü meşrûtaları la‘net-nâme-i mezkûr eyle tahrîr etmiş kim bir ferd-i âferîde Fir‘avn [u] Yezîd'in la‘netin kabûl edüp vakfiyye bozmağa kâdir değildir. Hâlâ İbrâhîm Hânzâde beğefendilerimiz nâzıru'n-nuzzâr mütevellîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 82a ·
metinde göster ·
… abât imiş. Ba‘dehu Pertev Paşa Göle kal‘asın feth etdikde bu kal‘a-i Salanta'yı
tevsî
‘ eder. Ba‘dehu mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhedim olur.
Mâ-tekaddem kefere binâsı bir küçücük rabât imiş. Ba‘dehu Pertev Paşa Göle kal‘asın feth etdikde bu kal‘a-i Salanta'yı tevsî‘ eder. Ba‘dehu mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhedim olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84b ·
metinde göster ·
Âhır-ı kâr sene 905 târîhinde Süleymân Hân bu kasteli kâmil altı yüz adım
tevsî
‘ edüp şekl-i murabba‘ Şeddâdî-misâl bir kal‘a-i ceng [ü] cidâl etmişdir kim naz …
Âhır-ı kâr sene 905 târîhinde Süleymân Hân bu kasteli kâmil altı yüz adım tevsî‘ edüp şekl-i murabba‘ Şeddâdî-misâl bir kal‘a-i ceng [ü] cidâl etmişdir kim nazîri yokdur. Be-dest-i Gâzî Kapudan Hayreddîn Paşa. Donanma-i hümâyûn ile bu cây-ı emâna gelüp cemî‘i asker-i İslâm ve cümle pây-zen forsa esîrler ile binâ olunmuş bir kal‘a-i Kastel'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 260a ·
metinde göster ·
… a‘dehu sene 943 târîhinde Sultân Süleymân körfez gazâsı asrında bu kal‘ayı dahi
tevsî
‘ etdirüp ziyâde kul ve balyemez toplar koyup ol dahi donanmayı bunda kışladır. …
Ba‘dehu sene 943 târîhinde Sultân Süleymân körfez gazâsı asrında bu kal‘ayı dahi tevsî‘ etdirüp ziyâde kul ve balyemez toplar koyup ol dahi donanmayı bunda kışladır. Hâlâ bu boğaz ağzında bu iki aded kastel kal‘alarının mâbeyninden ve bu kulleteynin mâbeynlerinde kâfir gemisi değil kuş bile uçup içeri İnebahtı ve Gördüs kal‘asına varamaz. Bu kal‘a İnebahtı toprağında beğinin subaşılığı ve niyâbetliğidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 339b ·
metinde göster ·
… şbeh-i vilâyet bunlardır. Ve bu kal‘a zamân-ı kadîmde gâyet küçük imiş. Ba‘dehu
tevsî
‘ etmişler.
Şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ ve sulehâsı ve e’imme ve hutebâsı ve meşâyihi gâyet çokdur. Ve kethudâyeri ve Dergâh-ı âlî yeniçeriyânının serdârı ve kal‘a dizdârı vardır. Ve kırk neferâtının nısfı İzmirde Sancakburnu kal‘asına nakl olunmuşdur. Ve ahibbâ ve yârândan Mustafâ Paşazâde ve Şems Paşazâde ve Boyacızâde Efendi ve Serdâr Hasan Ağa ve Mûmcu Hüseyin Ağa ve şâ‘ir Sâlihî Çelebi ve Zamîrî Çelebi ve Mevlevîhâne şeyhi Çelebi Efendi, âyân-ı eşbeh-i vilâyet bunlardır. Ve bu kal‘a zamân-ı kadîmde gâyet küçük imiş. Ba‘dehu tevsî‘ etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y74a ·
metinde göster ·
… r pâdişâhlarından Sultân (---) binâsıdır. Ba‘dehu Âl-i Osmân'da (---) Paşa dahi
tevsî
‘ edüp bir kal‘a-i metîn olmuşdur. Cebel-i Aclûn hâkinde maktû‘-ı kalem ve mefrû …
Sene (---) târîhinde Mısır pâdişâhlarından Sultân (---) binâsıdır. Ba‘dehu Âl-i Osmân'da (---) Paşa dahi tevsî‘ edüp bir kal‘a-i metîn olmuşdur. Cebel-i Aclûn hâkinde maktû‘-ı kalem ve mefrûzü'l-kadem (---) evkâfının hâssıdır. Hâkimi mütevellîdir. Kal‘a dizdârı ve iki yüz neferâtları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y204a ·
metinde göster ·
… a müceddeden binâ edüp evvelki esâsından tûlen ve arzan yigirmişer arşın ziyâde
tevsî
‘ edüp bir hân-ı âlî olmuşdur kim gûyâ bir kal‘adır.
Menzil-i hân-ı cisr-i Ya‘kûb: Bu nehrin öte cânibi Ken‘ân eli Y 238a ve Sıfed hâkidir. Bu beri cânibi şâm hudûdudur. Mâ-tekaddem bu hân (---)(---) binâsıdır. Mürûr-ı eyyâm ile harâba yüz tutup sene 1082 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ ki fâtih-i Girid'dir, anın akrabâsından Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa müceddeden binâ edüp evvelki esâsından tûlen ve arzan yigirmişer arşın ziyâde tevsî‘ edüp bir hân-ı âlî olmuşdur kim gûyâ bir kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y237b–Y238a ·
metinde göster ·
… ethâneden gayri bir şey olmamışdır. Ammâ sene 84 târîhinde Velîd ibn Abdülmelik
tevsî
‘ ü ta‘mîr edüp ol kadar müzeyyen etdi kim anda bir vakit ibâdet eden du‘â edüp, …
Müverrihîn kavilleri üzre ibtidâ bânîsi Tûfân-ı Nûh'dan sonra Sâm bin Nûh binâsıdır. Niçe bin mülûkün kabza-i tasarruflarına girüp ibâdethâneden gayri bir şey olmamışdır. Ammâ sene 84 târîhinde Velîd ibn Abdülmelik tevsî‘ ü ta‘mîr edüp ol kadar müzeyyen etdi kim anda bir vakit ibâdet eden du‘â edüp, Y 241b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y241a–Y241b ·
metinde göster ·
… ıniçün câmi‘ü'z-Zayf derler. Ba‘dehu Hazret-i Ebâ Bekir ve Ömer ve Osmân ve Alî
tevsî
‘ etmişlerdir.
Biri biri içinde iki kat câmi‘dir. İbtidâ binâsı Hazret-i Risâlet-penâh'ındır kim ba‘de'n-nübüvve sene 12 târîhinde binâ etmişlerdir. Gazâ mâlıyla binâ olunup ba‘de'l-itmâm cümle Sahâbe-i kirâma bu câmi‘ içre bir tancere her meyve ile ziyâfet etmişlerdir. Anıniçün câmi‘ü'z-Zayf derler. Ba‘dehu Hazret-i Ebâ Bekir ve Ömer ve Osmân ve Alî tevsî‘ etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y325b ·
metinde göster ·
‘ ü tecdîd edüp bir kal‘a-misâl câmi‘ etmişdir. [[(---) (---) (---)]] Kırk tâk-ı …
Sene 1025 târîhinde Sultân Ahmed tevsî‘ ü tecdîd edüp bir kal‘a-misâl câmi‘ etmişdir. [[(---) (---) (---)]] Kırk tâk-ı kârgîr üzre elli dörd kubbe-i âlîdir. Ve mezâhib-i erba‘a içün dörd mihrâbı vardır. [[(---) (---) (---)]] ayak taş nerdübân ile sünnet-i Resûlullâh üzre bir alçacık minberi vardır. Ammâ iki cânibinde kurşum [[(---) (---) (---)]] kademe bir minberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y325b ·
metinde göster ·
… erîf gâyet küçük imiş. Selef pâdişâhları birer âsâr-ı hayrât ile Harem-i şerîfi
tevsî
‘ ederek hayli vâsi‘ olmuş. Ammâ sene 959 târîhinde Sultân Süleymân aleyhi'r-rah …
Kal‘a-misâl bir Harem-i şerîfdir, gûyâ şehr-i Mekke'nin tâ ortasında bir kal‘a-i azîmdir. Eğer topları olsa tamâm bir metîn kal‘a-i müstahkemdir. Mâ-tekaddem Harem-i şerîf gâyet küçük imiş. Selef pâdişâhları birer âsâr-ı hayrât ile Harem-i şerîfi tevsî‘ ederek hayli vâsi‘ olmuş. Ammâ sene 959 târîhinde Sultân Süleymân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân bir gece rü'yâsında Hazret-i Risâlet-penâh'ı görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y333b ·
metinde göster ·
"Yâ Süleymân! Belgrad'ı ve Rodos'u ve bin yedi yüz kırk pâre sağîr ü kebîr kılâ‘ları feth edüp Âl-i Osmân devletin tasîh edüp gazâ mâlıyla Kudüs-i şerîfe bir kal‘a-i metîn ve benim Medîne-i münevvereme bir rıbât-ı hasîn ve Ka‘be-i Beytü'l-harâm'ın cânib-i erba‘asına bir hisâr-ı üstüvâr inşâ edüp metânet üzre tevsî‘ eyle" deyü Süleymân Hân'a ta‘lîm buyururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y333b ·
metinde göster ·
… ve Kara Mahmûd Paşa'yı mu‘temed nasb edüp yedi senede Harem-i şerîfi müceddeden
tevsî
‘ edüp ve cânib-i erba‘asında olan otuz tokuz aded bâb-ı kebîrlerin atebe-i taht …
İhvân-ı zevî'l-ukûle şöyle ma‘lûm-i sa‘âdet ola kim bu Mekke-i mükerrem ve Beytullâhi'l-harem, Bekke nâm bir teng ü dar bir dere içine vâki‘ olup dâ’imâ yedi dereden cereyân eden bârân-ı rahmetin seylânı gark-ı harem edermiş. Selef mülûkleri buna ilâc bulamayup niçe kerre Harem-i P 139a Şerîf matar-ı rahmet ile deryâ-misâl olup huccâc-ı müslimîn bârân-ı rahmet içinde şinâverlik ederek tavâf edüp edâ-yı farz etmek vâki‘ olmuşdur. Zîrâ ins ü cinnin tavâfından hâlî olmaduğından mâ‘adâ Ka‘be üzre kerrûbiyânlar dahi tavâf etmeden hâlî değillerdir. Ol ecilden Süleymân Hân Ka‘be-i şerîfi seylâba gark olmadan halâs içün Mi‘mâr Sinân'ı ve Kara Mahmûd Paşa'yı mu‘temed nasb edüp yedi senede Harem-i şerîfi müceddeden tevsî‘ edüp ve cânib-i erba‘asında olan otuz tokuz aded bâb-ı kebîrlerin atebe-i tahtânîlerin âlî edüp beşer altışar kademe Y 334a taş nerdübân ile urûc olunup onar ve on ikişer kademe taş nerdübân ile nüzûl olunur bâb-ı âlîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y333b–Y334a ·
metinde göster ·
… Bâbü'n-Nebî Y 334b Hazret-i Risâlet-penâh'ın Beyt-i şerîfi idi. Harem-i şerîf
tevsî
‘ olundukda ol Beyt-i şerîfi harem dâhiline alup yerine bu bâbı binâ etdiler. An …
Ve yine bu cânib-i şarkda iki kapu dahi vardır. Biri Bâbü'n-Nebî Y 334b Hazret-i Risâlet-penâh'ın Beyt-i şerîfi idi. Harem-i şerîf tevsî‘ olundukda ol Beyt-i şerîfi harem dâhiline alup yerine bu bâbı binâ etdiler. Anıniçün Bâb-ı Nebî derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y334a–Y334b ·
metinde göster ·
Ve Hazret-i Risâlet'den sonra Ka‘be-i şerîfi Emîrü'l-mü’mînin Hazret-i Ebâ Bekir ve Hazret-i Ömer ve Hazret-i Osmân ve Hazret-i Alî ve Hazret-i Mu‘âviye ve Hazret-i Zübeyr İbnü'l-Avâm ve Haccâc-ı Zâlim Yûsuf ve Âl-i Abbâsiyân'dan Ebû Ca‘fer Mansûr Devânıkî ve Mehdî Abbâs ve Musul halîfesi Eşref Şa‘bân ve Melik Eşref Barsbay ve Nûreddînü'ş-Şehîd ve Yûsuf Salâhaddîn ve Sultân Barkûk ve Sultân Ferec ve Sultân Kayıtbay ve Âl-i Osmân'dan Sultân Selîm ve Süleymân Hân ve Sultân Murâd-ı Sâlis ve Sultân Ahmed ve Sultân Murâd-ı Râbi‘ ki fâtih-i Bağdâd'dır ve Sultân İbrâhîm. Bu mezkûrûn halîfe-i zıllullâhın cümlesi ve niçe bin mülûk-i selef ve a‘yân-ı divel Mekke-i mükerremeyi tevsî‘ ü termîm edüp bâlâda tavsîf etdiğimiz üzre binâ olunup gûyâ cennet-i firdevs-âşiyân mekân oldu. Ve hâlâ ta‘mîr [ü] termîm olunup günden güne şehri ve Harem-i şerîfi ma‘mûr olmadadır. Ammerekallâhu ilâ inkırâzı'd-devrân.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y340a ·
metinde göster ·
‘ ve termîm etdikte tûl-i Mescidü'l-harâm üç yüz yetmiş zirâ‘-ı Mekkî'dir. Ve ar …
Ve Y 341a Abdülmelik Harem-i şerîfi tevsî‘ ve termîm etdikte tûl-i Mescidü'l-harâm üç yüz yetmiş zirâ‘-ı Mekkî'dir. Ve arzı üç yüz on beş zirâ‘-ı Mekkîdir. Ammâ hakîr zirâ‘ hisâbı ile add etmeyüp adım hisâbıyla add etdiğimiz bâlâda mastûrdur. Ammâ zirâ‘-ı Mekkî hisâbı bir hatveden kalîldir. Ol hisâb üzre yine hakîrin adım hisâbı ile musâvî olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y340b–Y341a ·
metinde göster ·
‘ olunmazdan Harem-i şerîfin Bâb-ı Selâm'ı bu imiş. Ve etrâf-ı Harem zikri sebka …
Bâb-ı Selâm-ı Atîk: Mâ-tekaddem Harem-i şerîf tevsî‘ olunmazdan Harem-i şerîfin Bâb-ı Selâm'ı bu imiş. Ve etrâf-ı Harem zikri sebkat eden tuç direkler imiş. Ve hâlâ bu Bâb-ı Selâm bir eyvân kemeri-misâl bir tâk-ı âlîdir. Bir cânibi âb-ı Zemzem kasrıdır. Bir cânibi minber-i Resûl'dür kim Bâb-ı Selâm-ı atîkın sağ tarafında aslâ bir yere muttasıl değildir. Hemân büyük Harem-i şerîfin tâ ortasında bir beyâz mermer-i hâmdan bir musanna‘ minberdir kim misli memâlik-i İslâmiyyede yok bir surâhî minber-i lâtifdir kim ta‘bîr ü tavsîfinde lisân kâsırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y347b ·
metinde göster ·
… nde Hatîm'i kal‘ edüp Ka‘be-i şerîfe zamm edüp bir sütûh tahtında Beyt-i şerîfi
tevsî
‘ edüp garbında bir bâb dahi inşâ edüp züvvâr huccâc gürûh gürûh bir kapudan gir …
Sene 43 târîhinde Mervân-ı Hımâr şâm halîfesiyken Hazret-i Zübeyr Mekke ve Medîne ve Yemen ve Irâk pâdişâhı idi. Hazret-i Risâlet'e karâbetleri sebebiyle Hazret'den ve Âyişe-i Sıddîka rivâyetiyle bir kaç hadîs-i şerîfe istimâ‘ etmişlerdi kim Hatîm Ka‘be-i mükerreme dâhilindedir, deyü istimâ‘ları olmuşdur. Ana binâ’en Hazret-i Zübeyr zamân-ı hilâfetlerinde Hatîm'i kal‘ edüp Ka‘be-i şerîfe zamm edüp bir sütûh tahtında Beyt-i şerîfi tevsî‘ edüp garbında bir bâb dahi inşâ edüp züvvâr huccâc gürûh gürûh bir kapudan girüp bir kapudan hurûc ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y362b ·
metinde göster ·
… nsûr Devânikî sene 309 Malatıyye'yi binâ etdi. Ve Mekke'ye gelüp Harem-i şerîfi
tevsî
‘ edüp bir minâre ihdâs eyleyüp sene 851[?] altmış üç yaşında Mekke'de merhûm ol …
Ve Mansûr Devânikî sene 309 Malatıyye'yi binâ etdi. Ve Mekke'ye gelüp Harem-i şerîfi tevsî‘ edüp bir minâre ihdâs eyleyüp sene 851[?] altmış üç yaşında Mekke'de merhûm olup Mu‘allâ'da medfûndur. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y25a ·
metinde göster ·