… etdiler. Hazret on ikisine bâliğ iken Ebû Tâlib ile Şâm kurbünde Busrâ şehrine
ticârete
gitdiler. Busrâ şehrinde bir ulu râhib var idi. Ol eydir:
Andan yedi sene sonra Enûşirvân ve Hâtem-i Tay merhûm olup Hazret-i Risâlet'i ammileri Ebû Tâlib yanına olup perverde etdiler. Hazret on ikisine bâliğ iken Ebû Tâlib ile Şâm kurbünde Busrâ şehrine ticârete gitdiler. Busrâ şehrinde bir ulu râhib var idi. Ol eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34b ·
metinde göster ·
geldikde Şâm'ı dahi seyredüp bu Cebelü'l-Lübnân'da Makâm-ı Hazret-i Muhammed al …
Kabr-i Resûlullah her sene hâzır olduğu müsbettir ve bizzât Hazret-i Risâlet-penâh nübüvvetden mukaddem âlem-i sabâvetinde Hadîce-i Kübrâ ananın mâlıyla Busrâ şehrine ticârete geldikde Şâm'ı dahi seyredüp bu Cebelü'l-Lübnân'da Makâm-ı Hazret-i Muhammed aleyhi's-selâm vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 35b ·
metinde göster ·
… hr etdiklerinde ilhâm-ı Rabbânî ile Hazret-i Resûl, Şâm kurbunda Busrâ şehrinde
ticârete
geldikde şehr-i Busrâ'da Buhîra nâm bir râhib var idi. Ol eydür: "Yâ Muhammed! …
Bu dahi ana karîb bir vâsi‘ bi’r-şekilli nerdübân ile inilir bir aynü'l-hayatdır. Ta‘amda Kuds-i Şerîf'de Âb-ı selvâ'nın lezzetindedir. Ekseriyyâ bu aynda Hazret-i İsâ gasl etmişdir deyü millet-i Nasârâ ve Efrenc tâ’ifesi nûş edüp gasl ederler. Ve tâ’ife-i Yahûd Hazret-i Mûsâ bu aynda gasl etmişdir deyü ziyâret edüp nûş ederler. Ammâ gâyet müsta‘mel etmişler. Bu iki uyûnun "Ni‘meteyn" ismiyle müsemmâ olmasın "Manzara-i Enhâr-ı Uyûn ve Bi’r-i Germâb" nâm târîhinde, bizzât Hazret-i Risâlete sehhârlar sihr etdiklerinde ilhâm-ı Rabbânî ile Hazret-i Resûl, Şâm kurbunda Busrâ şehrinde ticârete geldikde şehr-i Busrâ'da Buhîra nâm bir râhib var idi. Ol eydür: "Yâ Muhammed! Sende sihir alâmeti var. Durma, Akka'da Ni‘meteyn derler iki uyûn vardır, birine Hazret-i Mûsâ girüp Fir‘avnîler sihrinden emîn olup bahr-i Kulzüm kenarında Fir‘avnîlere gâlib olup cümle Fir‘avnîler gark-ı âb olup Mûsâ Nebî sihr-i murâ‘inelerden halâs oldu. Birine Hazret-i İsâ Nebî girüp sihr-i İsrâ’îl'den halâs olup âsumâne urûc etdi. Yâ Muhammed! Sen de Akka'da ol uyûnlara girüp gasl eyle. Benî Kureyş kabîlesi sihrinden emîn olup onlara alâ-gâlib ile galebe edesin. Ve yâ Muhammed! Akka'da uyûn çokdur. Her kankı ayn sana 'Ene'n-ni‘meteyni'l-huld' derse anlara girüp gasl eyle" deyince Hazret-i Resûl, Buhîra râhibin ta‘lîmiyle Akka'ya gelüp deverân u seyerân ederken bu iki uyûn "Yâ Muhammed! Ene'n-ni‘meteyni'l-huld biziz!" dediler. Hazret Bismillah ile bu iki aynda gasl edüp cümle sihirden emîn olup "Hâzâ ni‘meteyn" buyurmuşlardır. Cemî‘i elsine-i muhtelife tevârîhlerinde bu Ayn-i Ni‘meteyn mastûr olduğundan mâ‘ada bizim niçe yüz kütüb-i mu‘teberelerimizle evsâfı mastûrdur. Anınçün cemî‘i memâlik-i mahrûselerde niçe bin meshûr ve sevdâ-zede ve sarı‘a zahmetine mübtelâ âdemler bu ni‘meteynlere girüp bi-emrillahi Te‘âlâ şifâ bulup gider. Hakîr bir niçesine vâkıf-ı esrârım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 43b ·
metinde göster ·
… zann olunur. Yine böyle iken at binüp kılıç kuşanup sayd [u] şikâra ve gûnâ-gûn
ticârete
giderler ve tabî‘îleri altmışa ve yetmişe yetmiş olup ömr-i girân-mâye-i dırâzl …
Sitâyiş-i reng-i rûy-ı pîr u cüvân: Bu şehrin ricâl makûlesi kemâl mertebe müsinn ü mu‘ammer ve zâl-ı zamân olur kim nutka mecâli kalmamış zann olunur. Yine böyle iken at binüp kılıç kuşanup sayd [u] şikâra ve gûnâ-gûn ticârete giderler ve tabî‘îleri altmışa ve yetmişe yetmiş olup ömr-i girân-mâye-i dırâzları yüz seneye bâliğ olup reng-i rûyları dâ’imâ humret üzre ten-dürüst âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 225a ·
metinde göster ·
gidüp ba‘de'l-ganîme gelirken Hazret'in pederi Abdullah ibn Abdülmuttalib Medîn …
Tâ Mâlik ibni'n-Nazr'a varınca on iki aded atası Âl-i Hâşimî'dir. Yigirmi sekizinci atada Hazret-i İsmâ‘îl'e çıkar. Yigirmi dokuzuncu atada Hazret-i İbrâhîm b. Âzer'e müntehîdir kim Hazret-i Alî Hazret-i Resûl-i Kirâm'ın ammîzâdesidir. Ammîsi Hazret-i Ebû Tâlib'dir. Hazret-i Resûl'ün pederi Mekke'den ticâret ile Şâm kurbünde Busrâ şehrine ticârete gidüp ba‘de'l-ganîme gelirken Hazret'in pederi Abdullah ibn Abdülmuttalib Medîne kurbünde Dâru't-tâbi‘a nâm mahalde müşevveş-hâl olup müddet-i ömrü sene 25 yaşında iken merhûm olup vilâdet-i Resûl'den altı sene sonra Hazret-i Resûl'ün vâlidesi Emîne Hâtun ehli Abdullah'ın mîrâsı içün taleb ederek Hazret'i kucağında bile Medîne'ye götürüp mîrâsdan cüz’î ve küllî alup yine Mekke'ye gelirken Mekke kurbünde Ebvâ nâm (nâm) karyede Hazret'in vâlidesi Emîne Hâtûn merhûm olup na‘ş-ı vâlide-i Resûl'i Mekke'ye götürüp defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 354a ·
metinde göster ·
… û Hazret on ikisine bâliğ iken Ebû Tâlib ile Şâm'a ve Şâm'a karîb Busrâ şehrine
ticârete
gitdiler. Yine Mekke'ye geldikde mevlûdun 23. senesinde Hazret-i Ömer vücûda ge …
Ba‘dehû Hazret on ikisine bâliğ iken Ebû Tâlib ile Şâm'a ve Şâm'a karîb Busrâ şehrine ticârete gitdiler. Yine Mekke'ye geldikde mevlûdun 23. senesinde Hazret-i Ömer vücûda geldi. Ve bu sene Ebû Tâlib Hazret-i Resûl'ü ve Abbâs'ı ve Zübeyr b. Abdülmuttalib'i ticâret ile Yemen'de belde-i Aden'e gönderdi ve Yemen'den geldikde Hazret yigirmisine bâliğ iken melâ’ike-i mukarrebîni görür oldular ve kelimât ederlerdi. Ve mevlûdün sene 22 Sa‘du Vakkâs rahm-i mâderden müştakk oldu. Ve sene 24 Zübeyr ibnü'l-Avvâm ve Talha ibn Ubeydullah vücûda geldi ve sene 25 sâlde Hazret-i Hadîce-i Kübrâ mâlıyla Hadîce'nin Müyesser nâm gulâmı bile Şâm'a ticârete gidüp fâyide-i firâvân ile Mekke'ye geldikde Hadîce kırk yaşında Hazret yigirmi beş yaşında iken Hadîce Hazret'in menkûhası oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 354a ·
metinde göster ·
gidüp fâyide-i firâvân ile Mekke'ye geldikde Hadîce kırk yaşında Hazret yigirmi …
Ba‘dehû Hazret on ikisine bâliğ iken Ebû Tâlib ile Şâm'a ve Şâm'a karîb Busrâ şehrine ticârete gitdiler. Yine Mekke'ye geldikde mevlûdun 23. senesinde Hazret-i Ömer vücûda geldi. Ve bu sene Ebû Tâlib Hazret-i Resûl'ü ve Abbâs'ı ve Zübeyr b. Abdülmuttalib'i ticâret ile Yemen'de belde-i Aden'e gönderdi ve Yemen'den geldikde Hazret yigirmisine bâliğ iken melâ’ike-i mukarrebîni görür oldular ve kelimât ederlerdi. Ve mevlûdün sene 22 Sa‘du Vakkâs rahm-i mâderden müştakk oldu. Ve sene 24 Zübeyr ibnü'l-Avvâm ve Talha ibn Ubeydullah vücûda geldi ve sene 25 sâlde Hazret-i Hadîce-i Kübrâ mâlıyla Hadîce'nin Müyesser nâm gulâmı bile Şâm'a ticârete gidüp fâyide-i firâvân ile Mekke'ye geldikde Hadîce kırk yaşında Hazret yigirmi beş yaşında iken Hadîce Hazret'in menkûhası oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 354a ·
metinde göster ·
… edir, işidem ki kâfirin mâlına meyl-i mahabbet edüp sözünde sâbit-kadem olmayup
ticârete
ve kâfirin ta‘[y]înât u hedâyâ ve mâlına tama‘ edesin, Allâh hakkıyçün sen Beç' …
"Baka âdem, Allâh sana bu mertebeyi ihsân etdi kim dîn uğuruna dîn düşmanları olan Nemse keferelerine varup hisset-i denâ’et edüp ırz-ı pâdişâhîye bir şe’n getiresin, her bâr Beç'e benim çaşıtlarım gidüp gelmededir, işidem ki kâfirin mâlına meyl-i mahabbet edüp sözünde sâbit-kadem olmayup ticârete ve kâfirin ta‘[y]înât u hedâyâ ve mâlına tama‘ edesin, Allâh hakkıyçün sen Beç'de otururken anda başını keserim, yerine kethudâmı gönderirim. Hemân tama‘a düşme. Beş yüz kîse mâl sarf edüp mâlın ve zahîren kalmazsa işte Budin yakındır, hemân bana bir haber gönder, yüz iki yüz kîse ve beş on gemi zahîre gönderirim. Ve Raba suyu cenginde meydân-ı ma‘reke kâfirde kaldı, şekilli olup küffâr ikide bir anı söyleyüp yüklerin yukaru yığarlar. Hemân Sadrıa‘zamın defterinde ve hatt-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûnda ne yazmışsa ana göre amel edüp Uyvar'dan içeri ve nehr-i Raba'dan içeri tokuzar sâ‘at ileri kadem basdığımız yerler bizim hudûdumuz olursa anların elçisin bunda, sen anda git ve illâ aksi zuhûr edüp sulhu bu yüzden kabûl etmezlerse hemân bana haber gönder, Tatar askeri dağılmadan iş görelim. Olmaya illâ hayr, hemân basîret üzre olup eylece eyle" deyü Koca Gürcî {Paşa} elçi paşaya dîn-i mübîn ırzına yarar tenbîh ü te’kîdler edüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 42b ·
metinde göster ·
100b geldiklerinde Bahîrâ Papas Hazret-i Resûl'ü görüp bildi kim bu âhir zamâ …
"Kaçan Hazret-i Resûl-i Ekrem} âlem-i sabâvetde ammîsi Ebî Tâlib ile Busrâ şehrine ticârete 100b geldiklerinde Bahîrâ Papas Hazret-i Resûl'ü görüp bildi kim bu âhir zamân peygamberi olacak Muhammed Emîn'dir. Ve gördü kim dahi âlem-i sabâvetde Hazret'in gölgesi yere düşmez ve üstünde bir pâre bulut gezer, aslâ güneş te’sîr etmez. "Muhakkak bu Muhammed olacakdır" deyü ilhâm-ı Rabbânîyle kalbi şehâdet edüp "Hele bu oğlan kırk yaşında olup buna tâc-ı nübüvvet geldikde buna îmân getiririm" deyüp tevakkuf edüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 100a–100b ·
metinde göster ·
"Bu oğlan benim karındaşım Abdullâh'ın oğludur kim babası Medîne kurbunda Dâru'n-Nâbığa nâm mahalde ticârete gidüp Şam'dan gelirken Nâbığa'da merhûm olup na‘şın Medîne'de Bakî‘'e getirdüp anda defn etdirdim. Ve bu Muhammed'in vilâdetinden altıncı sene vâlidesi Emîne Hâtûn ehli Abdullâh karındaşımın mîrâsın ahz u kabz etmeğe Medîne'ye gidüp bu Muhammed'i altı yaşında iken bile götürüp bir ay Yesrib şehrinde oturup muhallefât-ı Abdullâh'dan cüz’î ve küllî şeyler bulup Yesrib'den yine Mekke'ye bu Muhammed anasıyla gelirken Mekke kurbunda Ebû Enâm nâm mahalde vâlidesi dahi merhûme olup na‘şını Mekke'ye getirdüp anda defn edüp bu Muhammed babadan ve anadan öksüz kaldığından cümle kabâ’il-i Kureyş buna Muhammed-i yetîm derler. Karındaşım evlâdı olmak ile benimle bile ticâret ile kâh Şam'a ve kâh bu Busrâ şehrine getiririm" deyü Ebû Tâlib bu hikâyeleri nakîr kıtmîr cümle Bahîrâ papasa nakl etdikde Bahîrâ papas-ı ehl-i vukûf-ı zû-fünû[nı]'d-dehr eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 100b ·
metinde göster ·
… û Tâlib! Sen bu oğlanı Mekke düşmanlarından pek hıfz edüp böyle vilâyet vilâyet
ticârete
gezdirme. İnşâallâh bu ma‘sûm-ı pâk kırkına bâliğ oldukda ben buna îmân getirir …
"İmdi müjde sana! Karındaşın oğlu âhir zamân peygamberi Muhammed olacakdır. Ve cemî‘i dünyâ bunun ümmeti Arab u Acem ve Hind ü Sind ve Tatar ü Türkmân müslümânları altında olacakdır. Bu rûy-ı arza kadem basdıkda ol gece niçe kerre yüz bin alâmetler bu dünyâda zâhir ü bâhir olup Âteşgede-i Nemrûd ve Tâk-i Kisrâ ve Ayasofya kubbesi ve Kızılelma-yı Roma kubbesi ve Kızılelma-yı Ungurus-i Budin'in manastırı çanlığı ve İslâmbol'un üç yüz altmış altı aded tılsımâtları cümle bu oğlan tevellüd etdiği gece münhedim oldu. Yâ Ebû Tâlib! Sen bu oğlanı Mekke düşmanlarından pek hıfz edüp böyle vilâyet vilâyet ticârete gezdirme. İnşâallâh bu ma‘sûm-ı pâk kırkına bâliğ oldukda ben buna îmân getiririm. Ammâ hele şimdi sen ceyran derisi üzre mürekkeble sağ eli pençesin basup pençesi nakşı bende dursun. Eğer dahi mu‘ammer olursam bende durup tekâlîf-i avândan berî olurum. Benden sonra sâ’ir pa[pa]sların her kangısında bu dest-nakş-ı Muhammed bulunursa mu‘âf u müsellem olurlar" dedikde hemân Ebû Tâlib Bahîrâ papasın hâtırıyçün eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 100b ·
metinde göster ·
… âyî ve Ya‘kûbî ve Dürûzîlerdir. Ammâ Ermeni ve Urum aslâ gelüp tavattun edemez.
Ticârete
gelen bile üç günden ziyâde duramaz, hemân mürd olur.
Ve re‘âyâsının çoğu Yahûdî ve Karâyî ve Ya‘kûbî ve Dürûzîlerdir. Ammâ Ermeni ve Urum aslâ gelüp tavattun edemez. Ticârete gelen bile üç günden ziyâde duramaz, hemân mürd olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y232a ·
metinde göster ·
… m kaçan Hazret-i Resûl-i Hudâ Muhâmmedü'l-Mustafâ kable'n-nübüvve Busrâ şehrine
ticârete
giderken bu mahalde bir münkir fedâyî da‘vâ-yı merd ile Hazreti katl etmeğe hüc …
Hikmeti oldur kim kaçan Hazret-i Resûl-i Hudâ Muhâmmedü'l-Mustafâ kable'n-nübüvve Busrâ şehrine ticârete giderken bu mahalde bir münkir fedâyî da‘vâ-yı merd ile Hazreti katl etmeğe hücûm etdükde derhâl Resûl-i Ekrem "Kıf yâ kelb, misle'l-hacer" buyurduklarında bi-emrilillâh taş olup bir kelb-i akûrdur kim âdem görünce vehm eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y266b ·
metinde göster ·
… mâlıyla ve Müyesser nâm gulâmıyla hazret refîk olup şâm kurbunda Busrâ şehrine
ticârete
gidüp fâ’ide-i firâvân ile Mekke'ye avdetde Hadîce-i Kübrâ kırk yaşında iken ha …
Evvelâ Metâf-ı şerîf ve Mültezem ve mizâb-ı Rahmet altı ve dâhil-i Beytullâh ve Zemzem-i mübârek ve Hacerü'l-esved ve Halîlullâh makâmı ve Kademü'n-Nebî ve minber-i Resûl dibi ve Safâ ve Merve ve Mes‘â ve Arafât ve Müzdelife ve mescid-i İbrâhîm ve Mîne ve Cemreler ve Sebîr dağında mescid-i Kepş ve mescid-i Hayf ve mescid-i Nahir ve mescid-i Meş‘ari'l-harâm ve mahall-i nüzûl-i sûre-i ve'l-Mürselât ve beyt-i Hadîce-i Kübrâ ümmü'l-mü’minîndir. Mevlûd-ı Nebî'nin sene 25 Hazret-i Risâlet-penâh Hadîce'nin mâlıyla ve Müyesser nâm gulâmıyla hazret refîk olup şâm kurbunda Busrâ şehrine ticârete gidüp fâ’ide-i firâvân ile Mekke'ye avdetde Hadîce-i Kübrâ kırk yaşında iken hazretin menkûhası olup bu Beyt-i şerîfde idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y350a ·
metinde göster ·
Ve Hazret-i Risâlet-penâh'ın peder-i azîzi Abdullâh ibn Abdülmuttalib bin Hâşim bin Abdi Menâf bin Kusay bin Kilâb bin Mürre bin Kâ‘b bin Lü’ey bin Gâlib bin Fihr bin Mâlik bin En-Nadr'dır. Ve bunlar cümle kabâyil-i Kureyş'in emîrleri idi. Yigirmi sekizinci atada Hazret-i İsmâ‘îl'e yigirmi tokuzuncu atada Hazret-i İbrâhîm aleyhisselâm bin Âzer'e müntehî olur. Hazret-i Risâlet-penâh 6 sene[ye] bâliğ iken pederleri Abdullâh bin Abdülmuttalib şâm-ı cennet-meşâma ticârete gidüp gelirken Medîne kurbunda Dârü't-tâbi‘a nâm mahalde merhûm oldu. Müddet-i ömürleri 25 sene.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y351b ·
metinde göster ·
Kubbe-i Hadîce-i Kübrâ: Bu Hadîce mâlıyla Hazret-i Risâlet nübüvvetden evvel şâm'a karîb Busrâ şehrine ticârete gidüp intifâ‘-ı kesîre edüp mâl-ı firâvân ile Mekke'ye avdet etdiklerinde Hazret yigirmi beş yaşında idi. Hadîce Ana kırk yaşında seyyibe iken Hazretin menkûhası oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y361b ·
metinde göster ·
… ibn Avâm ve Talha bin Abdullâh bir günde vücûda gelüp Zübeyr Hazret ile Yemen'e
ticârete
gitdiler. Hazret'e nübüvvet geldikde ibtidâ Hazret-i Ebâ Bekrü's-Sıddîk sâniyen …
Ve bu kubbenin kıblesi cânibinde bir küçük kubbede Hazret-i Abdullâh Zübeyr ibn Avâm ibn Huveylid ibn Abdül‘uzzâ ibn Kusay'dir. Dedesi Hazret-i Ebâ Bekir'e müntehîdir kim vâlidesi Abdülmuttalib kızıdır ki Hazret-i Risâlet'in halasıdır. Hazretin yakın akrabâlarındandır. Mevlûd-ı Nebî'nin yigirmi dördüncü senesinde Zübeyr ibn Avâm ve Talha bin Abdullâh bir günde vücûda gelüp Zübeyr Hazret ile Yemen'e ticârete gitdiler. Hazret'e nübüvvet geldikde ibtidâ Hazret-i Ebâ Bekrü's-Sıddîk sâniyen Zübeyr hazretleri îmân ile müşerref oldular. Ve "Ehl-i Cennetdir" deyüp Hazret tebşîr edüp Aşere-i Mübeşşere'den oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y362b ·
metinde göster ·