… zîre ve kal‘a-i Kefirsusa ve kal‘a-i Beledü'l-hatîb ve şeh-i Hızır ammâ kal‘a-i
Tikrit
hâricdir, kal‘a-i Haddîse direst-i Dicle cezîresinin ta vasatındadır ve kal‘a-i …
Evvelâ kal‘a-i Diyârbekir ve kal‘a-i Eğîl ve kal‘a-i Erganî ve kal‘a-i Harput ve kal‘a-i Pertek ve kal‘a-i Sağman ve kal‘a-i Çemişgezek ve kal‘a-i Çapakçur ve kal‘a-i Genç ve kal‘a-i Atak ve kasaba-i Cıska ve kal‘a-i Kulp ve kal‘a-i Tercil ve kal‘a-i Mihrani ve şehr-i harâb Muş. Bu zikr olunan kılâ‘lar Dicle cezîresinin şimâli tarafındadır, ammâ kal‘a-i Palu nehr-i Murâd'ın hâricindedir. Kal‘a-i Malatıyye dahi hâric-i Cezîre'dedir. Andan kal‘a-i Çermik ve kasaba-i Abdî ve kasaba-i Çüngüş ve kal‘a-i Simyât ve kal‘a-i Sînn-i Ruha ve kal‘a-i Rahbe ve kal‘a-i Siverek ve kal‘a-i Haddîse ve kal‘a-i Hadde ve kal‘a-i Dir ve kal‘a-i Ane ve kal‘a-i Selme ve kal‘a-i Merkısa ve kal‘a-i Rusâfe ve kal‘a-i Rıkka ve kal‘a-i Harrân ve kasaba-i Samsad ve kal‘a-i Ruha ve kal‘a-i Rûm ve kal‘a-i Birecik, bu mezkûr kılâ‘lar cümle Cezîre-i Dicle'de hâk-i arz-ı Mukaddes'de vâki‘ olmuşdur. Andan kal‘a-i Mardin ve kal‘a-i Hasankeyfâ ve kal‘a-i Hasdepe ve kal‘a-i Sincâr ve kal‘a-i Tilhovar ve kal‘a-i Musul ve kal‘a-i Nasîbîn, ammâ kal‘a-i Cizre ve 210a(ve) kal‘a-i İmâdiyye ve kal‘a-i Akra nehr-i Şatt'ın cânib-i şarkında olup Dicle Cezîresi'nden hâric olmuş olur, ammâ Hazret-i Alî ile Hazret-i Âyişe-i Sıddîka'nın Sıffîyn cengi etdikleri sahrâda ve Furât kenârında olan Ca‘ber kal‘ası nehr-i Furât'ın cânib-i şarkîsinde olmağile Cezîre-i Dicle'de vâki‘ olmuşdur. Ve kal‘a-i Hizân ve kal‘a-i Mâkisîn ve kal‘a-i Tîl-i Cezîre ve kal‘a-i Kefirsusa ve kal‘a-i Beledü'l-hatîb ve şeh-i Hızır ammâ kal‘a-i Tikrit hâricdir, kal‘a-i Haddîse direst-i Dicle cezîresinin ta vasatındadır ve kal‘a-i Kuka (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 209b–210a ·
metinde göster ·
… hakkında eyle tahrîr ü tasdîr ü terkîm edüp eydür kim: "Hâk-i Irâk hudûdu tûlen
Tikrit
şehrinden tâ şehr-i Sadan'a varınca idi. Ve arzı şehr-i Kâdisiyye'den tâ şehr-i …
Müverrihân-ı kudemâ olan Mıkdısî-i Yarmenî bu hâk-i Irâk tahrîrinde yed-i tûlâsın ayân u beyân edüp mezkûr Eski Bağdâd-ı Heremdâd hakkında eyle tahrîr ü tasdîr ü terkîm edüp eydür kim: "Hâk-i Irâk hudûdu tûlen Tikrit şehrinden tâ şehr-i Sadan'a varınca idi. Ve arzı şehr-i Kâdisiyye'den tâ şehr-i Hulvân'a varınca hudûd-ı İremleri varmış idi. Ve nefs-i şehr-i Heremdâd Şattu'l-Arab kenârından cânib-i şarka iki günlük yolda nehr-i Diyâle'ye varmış. Tûlen ve arzen bir sevâd-ı mu‘azzam idi. Ve vasat-ı şehir içre tâ nehr-i Diyâle'den üç aded tur‘a gelüp cereyân ederdi. Ve ol asırda cümle hâk-i Irâk'da nehr-i Şatt ve nehr-i Furât ve nehr-i Diyâle'den cümle yedi bin aded tur‘alar cereyân edüp arz-ı Irâk'ı saky edermiş. Ve bu Heremdâd'un vasatında deyr-i püt-gedesi var imiş kim cemî‘i kıbâbları üç bin amûd-ı müntehâ üzre mebnî üç bin altmış aded kıbâbları olup yedi bin aded huddâmları var imiş. Ve nehr-i Van 332b dahi Kürdistân kuhlarından gelüp nehr-i Dicle'ye bu Heremdâd altında mahlût olurmuş. Ve nehr-i İsâ içre ve nehr-i Serâb kenârınca niçe bin âsiyâb-ı dakîkler deverân edüp mezkûr nehreyn-i mübârekeynler üzre niçe bin keştîler şinâverlik edüp şehr-i Heremdâd'a tüccârân ile metâ‘ getirüp kâlâ vü vâlâ getirirlerdi. Ve ne mertebede sevâd-ı mu‘azzam idüğü andan ma‘lûm-ı sa‘âdet ola kim bu şehr içre hammâm-ı hâs [u] âm ile hammâmât-ı mahsûs-ı benâm altmış bin hammâm idi" deyü tahrîr etmişler. Hattâ Cerîr-i Taberî dahi "Bu Eski Bağdâd-ı Heremdâd'ın her hammâmı içre beşer âdem olsa olmaz her hammâmda ellişer huddâm var idi", deyü bî-hisâb benî Âdem tahrîr etmiş "Ve cümle kırk bin sırmakeş ve altı bin zerkûb var idi. Gayri esvâk-ı bâzârı ve niçe kerre yüz dükkânçeleri ve niçe yüz bin aded âsâr-ı imârâtları ana göre kıyâs oluna." deyü tahrîr etmişler. Ammâ şimdiki hâlde kân-ı mâr-ı mûr [u] bûm-ı gurâb olup ancak âsâr-ı binâdan Tâk-i Kisrâ nâm bir binâ-yı benâm kalmışdır. İnşâallahu Ta‘âlâ mahalliyle ol dahi tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 332a–332b ·
metinde göster ·
… kethudayeri yokdur. Zîrâ bu diyârlarda sipâhlık makbûl değildir. Ammâ Bağdâd ve
Tikrit
ve Diyârbekir yakın olmağile kapukulu yeniçeriliği mu‘teberdir.
Evvelâ bu şehr-i kadîm Diyârbekir eyleti hâkinde başka sancak beği tahtıdır. Beğinin kânûn-ı Süleymân Hân üzre hâssı 200.000 yük akçedir ve yedi yüz askere mâlikdir ve taht-ı hükûmetinde ze‘âmet 12 ve timâr 105 ve cebelüleriyle cümle dokuz yüz asker olup alâybeği ve çeribaşısıyla sefer eşerler ammâ za‘îf askerdir. Zîrâ timârlarının kurâları Keys Urbânı ve Mevâl Urbânı ve Aşdı Ekrâdı aşkıyâları derdinden köyleri imâr olmayup bî-hâsıl olmağile erbâb-ı timârları müflislerdir ammâ şecî‘ ü bahâdır merd-i meydânlardır. Ve bir hâkimi dahi Âsitâne tarafından gelir yüz elli akçe pâyesiyle kazâ-yı nâgehânîdir kim hakkâ senevî yüz elli guruş ancak hâsıl olur. Müftî ve nakîbi ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı kal‘a neferâtları ve şehir benderi ve şehir subaşısı ve muhtesibi vardır ammâ sipâh kethudayeri yokdur. Zîrâ bu diyârlarda sipâhlık makbûl değildir. Ammâ Bağdâd ve Tikrit ve Diyârbekir yakın olmağile kapukulu yeniçeriliği mu‘teberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 391b ·
metinde göster ·
… Sincâr vâdîlerine uğrayup deverân u cereyân ederek iki fırka olup biri kal‘a-i
Tikrit
kurbünde nehr-i Dicle'ye rîzân olur ve bir fırkası yine nehr-i Sersâ'dır kim ne …
Bu nehr-i âb-ı hayâtın evveli şehr-i Nasîbîn garbında Aşdı dağlarından tulû‘ edüp şehr-i kadîm Nasîbîn (---)(---)(---) ubûr edüp şehrin şark cânibine karîb bir cisr-i metînin altından ubûr edüp bu cisrin başına cümle tüccâr u züvvâr ve âyende vü revendegân u sevdâgerân ve vüzerâ vü vükelâlar hayme vü hargâhlarıyla mezkûr cisir başında meks edüp nehr-i Hermas'dan gûnâ-gûn mâhîler sayd edüp tenâvül ederler. Ol mahalden nehr-i Hermas geçüp sehel aşağı vardıkda nehr-i Sersâr andan müteferrika olur andan nehr-i Sersâr beled-i Hatîb ve çölistânda kal‘a-i Sincâr vâdîlerine uğrayup deverân u cereyân ederek iki fırka olup biri kal‘a-i Tikrit kurbünde nehr-i Dicle'ye rîzân olur ve bir fırkası yine nehr-i Sersâ'dır kim nehr-i Hermas'dan ayrılmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 392b ·
metinde göster ·
… ncakdır. Evvelâ livâ-i Musul paşa sancağı tahtıdır. Sancağ-ı Bacvânlı ve livâ-i
Tikrit
ve sancağ-ı Eski Musul ve Herûn ve sancağ-ı Bana ve sancağ-ı Mutufdağı. Bu yedi …
Kânûn üzre eyâlet-i Musul sancakların bildirir: Cümle yedi sancakdır. Evvelâ livâ-i Musul paşa sancağı tahtıdır. Sancağ-ı Bacvânlı ve livâ-i Tikrit ve sancağ-ı Eski Musul ve Herûn ve sancağ-ı Bana ve sancağ-ı Mutufdağı. Bu yedi aded sancaklarda devâm-ı sebât yokdur, kâh Bağdâd'a ve kâh Hille'ye ilhâk olunur ammâ eyâletinde yahşı timâr u ze‘âmetleri vardır ve alâybeğisi ve çeribaşısı vardır. Hîn-ı gazâda paşasının askeriyle cümle erbâb-ı zu‘amâ askerinin dokuz bin cebelü asker-i pür-silâhı olur. Hâss-ı mîr-i Bacvânlu 215.000, hâss-ı mîr-i Tikrit 217.284, hâss-ı mîr-i Herûn 200.000, hâss-ı mîr-i Bana 200.000, hâss-ı mîr-i Mutûf 200.000 401b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 401a–401b ·
metinde göster ·
… bin cebelü asker-i pür-silâhı olur. Hâss-ı mîr-i Bacvânlu 215.000, hâss-ı mîr-i
Tikrit
217.284, hâss-ı mîr-i Herûn 200.000, hâss-ı mîr-i Bana 200.000, hâss-ı mîr-i Mu …
Kânûn üzre eyâlet-i Musul sancakların bildirir: Cümle yedi sancakdır. Evvelâ livâ-i Musul paşa sancağı tahtıdır. Sancağ-ı Bacvânlı ve livâ-i Tikrit ve sancağ-ı Eski Musul ve Herûn ve sancağ-ı Bana ve sancağ-ı Mutufdağı. Bu yedi aded sancaklarda devâm-ı sebât yokdur, kâh Bağdâd'a ve kâh Hille'ye ilhâk olunur ammâ eyâletinde yahşı timâr u ze‘âmetleri vardır ve alâybeğisi ve çeribaşısı vardır. Hîn-ı gazâda paşasının askeriyle cümle erbâb-ı zu‘amâ askerinin dokuz bin cebelü asker-i pür-silâhı olur. Hâss-ı mîr-i Bacvânlu 215.000, hâss-ı mîr-i Tikrit 217.284, hâss-ı mîr-i Herûn 200.000, hâss-ı mîr-i Bana 200.000, hâss-ı mîr-i Mutûf 200.000 401b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 401a–401b ·
metinde göster ·
sancağı hâkinde Şatt'dan ba‘îd çölistân içre harâb u yebâb bir mahaldir kim Şak …
Menzil-i Acısu: Tikrit sancağı hâkinde Şatt'dan ba‘îd çölistân içre harâb u yebâb bir mahaldir kim Şakakî Kürdleri haymeleriyle kışlarlar. Varan kârbân halkı ve sâ’ir âyende vü revendegân hayme vü hargâhlarıyla meks ederler. Sâhibü'l-hayrâtlar niçe yerlere çâh-ı mâlar hafr etmişler ammâ bi-emri İlâh suları sehel nemekîn olduğundan acı sudurlar ammâ bir menzilde nehr-i Şatt karîbdir ammâ Şatt dolaşık cereyân etdiğinden bu mahalle çölden gelinir ve Toprakkal‘a'dan murâd edinen iki günlük Şatt suyun develeriyle taşırlar ammâ bu mahallin garbında karîb yerde ormanlar ve büklük dereler çemenzâr u hıyâbân yerleri vardır. Cümle Ekrâd-ı uryân ile memlûdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 405a ·
metinde göster ·
Menzil-i Kızılhân: Tikrit sancağı hâkinde sâhil-i Şatt'da zamân-ı kadîmde şehr-i Beledü'l-Hatîb nâmında bir medîne-i kübrâ imiş. Hâlâ imâretinden bir hânı kalmışdır. Sâ’ir abâdânın (---) Hulâgû Hân Bağdâd üzre gelirken harâb etmişdir ammâ imâr olmadadır. Bir cây-ı menâsdır. Hâlâ kabâ’il-i Urbân-ı Mevâl'dan Zeynî Urbânı nâm kavm-i hümâm hayme vü hargâhlarıyla bu Beledü'l-Hatîb şehri sahrâsında sâkinlerdir. Ve bu kabâ’il-i Zeynîler Hazret-i Yûnus Nebî'nin sülâle-i ırk-ı tâhirinden olmak iddi‘âsındadırlar, Allahu a‘lem eyle olmak ihtimâli ola. Zîrâ vech-i ahsenleri delîldir kim bir alây nûrânî-vecîh ve pâk u pâkîze ve müslim ü fasîh ü belîğ ve mün‘im âdemlerdir kim bu arz-ı hâliye cedd-i ızâmımız Hazret-i Yûnus'dan berü milk-i mevrûsumuzdur deyü meks ederler. Bunların da hayvânâtları çokdur ve bir kimesne bunların mâllarına ve cânlarına vaz‘-ı yed etmezler. Cümle kelek gemileri bunlara verüp geçerler, hâl sâhibi erlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 405b ·
metinde göster ·
: Evvelâ vech-i tesmiyyesi oldur kim lisân-ı Moğol'da bu kal‘aya Dikrit derler. …
Manzara-i eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Tikrit: Evvelâ vech-i tesmiyyesi oldur kim lisân-ı Moğol'da bu kal‘aya Dikrit derler. Zîrâ Hulâgû asrında hâkimine Dikrit derlerdi, hâlâ ol ismile müsemmâdır. Ve bânîsi ibtidâ Erdeşîr Bâbek'dir kim bu şehir cümle âteşperestler idi. Ve Erdeşîr bu şehir etrâfı çölünde 131 tur‘a akıdup imâr etdi. Ba‘dehû Enûşirvân imâr etdi, ba‘dehû Âl-i Abbâsiyân'dan el-Mütevekkil Alallah imâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 405b ·
metinde göster ·
hâkinde üç aded şehirdir. Biri Cezîre kurbünde Şatt kenârında sûru harâbdır, iç …
Ve şehr-i Hatîb bu Tikrit hâkinde üç aded şehirdir. Biri Cezîre kurbünde Şatt kenârında sûru harâbdır, içinde Şakakî Kürdü sâkin olurlar. Bir şehr-i Hatîb-i Evsat yine bu cezîre-i Dicle vü Fırat'da nehr-i Furât sâhilinde harâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 405b ·
metinde göster ·
Ve kal‘a-i Tikrit'in vâzı‘-ı esâsı olan zemînin beyân eder: Evvelâ hisâr-ı
Tikrit
cezîre-i Dicle ve nehr-i Furât'dan olduğu takdîrde Şattu'l-Arab'ın cânib-i garb …
Ve kal‘a-i Tikrit'in vâzı‘-ı esâsı olan zemînin beyân eder: Evvelâ hisâr-ı Tikrit cezîre-i Dicle ve nehr-i Furât'dan olduğu takdîrde Şattu'l-Arab'ın cânib-i garbîsinde bir püşte-i âlî üzre bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn havâlesiz bir kal‘a-i bî-hemtâdır. Ve Irâk-ı Bağdâd'a beş menzildir ve Musul hâki çölünde vâki‘ olup Musul'a beş konakdır kim Musul ile Bağdâd'ın kâmil mâbeynehümâlarına vâki‘ olmuş bir kal‘a-i musanna‘dır ve Şatt'ın garbîsindedir ve Şatt'ın cânib-i 406a şarkîsi tarîki hâk-i Bağdâd'dır. Ammâ Şehrezûl eyâletinde kal‘a-i Kerkük dahi yakîndir ammâ hudûd-ı Irâk bu Tikrit'in kurbünde nehr-i İshâk vardır, hudûd-ı Irâk ol nehirden add olunur. Tikrit'in şimâlîsi hudûd-ı Musul add olunur ve nehr-i İshâk'ın cânib-i şarkîsi ve cenûbîsi kal‘a-i Tikrit'dir ve cânib-i cenûbunda çöl ü çölistân içre beşinci menzilde Bağdâd kal‘ası mukâbelesinde Şatt aşrı vâki‘ olan Kuşlar kal‘asıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 405b–406a ·
metinde göster ·
… u şehr-i Tikrit'in cânib-i şimâlîsinde nehr-i (---) münşa‘ib olan nehr-i İshâk,
Tikrit
çölistânında olan büleyde ve rabtaları hâk-i pâklerin saky edüp pür hâsıl olur. …
Evvelâ cümle halkı Şattu'l-Arab'dan nûş ederler, evsâfı niçe kerre tahrîr olunmuş bir âb-ı hayâtdır ammâ bu şehr-i Tikrit'in cânib-i şimâlîsinde nehr-i (---) münşa‘ib olan nehr-i İshâk, Tikrit çölistânında olan büleyde ve rabtaları hâk-i pâklerin saky edüp pür hâsıl olur. Bu tur‘a-i İshâk'ın cenûb tarafı hudûd-ı Irâk'dır ve şimâl cânibi hâk-i berr-i Musul'dur. Ve bu tur‘ayı Âl-i Abbâsiyân'dan el-Mütevekkil Alallah emîrü'l-mü'minîn iken vezîri İshâk ibn Ca‘fer hafr edüp nehri cereyân etdiğiyçün hâlâ nehr-i İshâk derler. Arz-ı Irâk'da tur‘a-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 406a ·
metinde göster ·
… ndır. Osmânlı Bağdâd'ı destimizde koymaz." deyü bu Düceylân arkının ibtidâsı bu
Tikrit
kal‘ası dibinden doldurup mu‘attal eder. Ammâ hâlâ bu sene-i mübârekede Murtezâ …
Ba‘dehû şâh-ı İrân-zemînden Kör Hudâbende Şâh "Nitekim bu hâk-i Irâk böyle tur‘a nehirleriyle âbâdândır. Osmânlı Bağdâd'ı destimizde koymaz." deyü bu Düceylân arkının ibtidâsı bu Tikrit kal‘ası dibinden doldurup mu‘attal eder. Ammâ hâlâ bu sene-i mübârekede Murtezâ Paşa 406b efendimiz kendü mâlından bin kise mâl sarf edüp kırk elli bin âdem ile (---)(---) nâm mahalden nehr-i Düceylân arkın açarken reh-i râst üzre bir seng-i hârâ zâhir olup ol seng-i siyâhı kûh-kenlere Ferhâdî tîşeler ile Ferhâd-vâr kesdirüp ve kayalar üzre âteşler yakup sarp sirkeler dökerek kayaları pâre pâre edüp çâr-nâ-çâr nehr-i Düceylân'ı cereyân etdirüp cezîre-i Tikrit'i ve hâk-i (---) reyy edüp üç yüz pâre kurâ-yı azîmler iskân etdirüp hâlâ bin aded atlı ile Düceylân ağası hükûmet edüp beher sene beşer yüz kise hâsıl olur nehr-i Düceylân âlî ağalıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 406a–406b ·
metinde göster ·
… uğrayup andan cânib-i cenûba ve kâhîce taraf-ı şarka cereyân ederek bu kal‘a-i
Tikrit
kurbünde nehr-i Şatt'a munsabb olur. Ve bu Tikrit çölistânında dokuz yüz yigirm …
Ve nehr-i Hermas ibtidâsı arz-ı Nasîbîn'den tulû‘ edüp çölistân içre cereyân ederek iki fırka olur. Ol fırkaya kavm-i Urbân-ı uryân-ı Mavâl nehr-i Sersâr derler. Bu nehir cezîre-i Dicle içre cereyân ederek şehr-i Beledü'l-Hatîb-i Vustâ'ya ve hâk-i Sincâr'a uğrayup andan cânib-i cenûba ve kâhîce taraf-ı şarka cereyân ederek bu kal‘a-i Tikrit kurbünde nehr-i Şatt'a munsabb olur. Ve bu Tikrit çölistânında dokuz yüz yigirmi bir tur‘alar var idi kim cümlesin Erdeşîr Bâbek hafr edüp cereyân etdirmişdi. "Ol asırda hâk-i Tikrit bâğ-ı İrem idi." deyü niçe müverrihler eyle tahrîr etmişlerdir. Hâlâ âsâr-ı imâretistânları taraf taraf zâhir ü bâhirdir kim târîh-i Acem'de diyâr-ı Nârenc derler.(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 406b ·
metinde göster ·
… rka cereyân ederek bu kal‘a-i Tikrit kurbünde nehr-i Şatt'a munsabb olur. Ve bu
Tikrit
çölistânında dokuz yüz yigirmi bir tur‘alar var idi kim cümlesin Erdeşîr Bâbek …
Ve nehr-i Hermas ibtidâsı arz-ı Nasîbîn'den tulû‘ edüp çölistân içre cereyân ederek iki fırka olur. Ol fırkaya kavm-i Urbân-ı uryân-ı Mavâl nehr-i Sersâr derler. Bu nehir cezîre-i Dicle içre cereyân ederek şehr-i Beledü'l-Hatîb-i Vustâ'ya ve hâk-i Sincâr'a uğrayup andan cânib-i cenûba ve kâhîce taraf-ı şarka cereyân ederek bu kal‘a-i Tikrit kurbünde nehr-i Şatt'a munsabb olur. Ve bu Tikrit çölistânında dokuz yüz yigirmi bir tur‘alar var idi kim cümlesin Erdeşîr Bâbek hafr edüp cereyân etdirmişdi. "Ol asırda hâk-i Tikrit bâğ-ı İrem idi." deyü niçe müverrihler eyle tahrîr etmişlerdir. Hâlâ âsâr-ı imâretistânları taraf taraf zâhir ü bâhirdir kim târîh-i Acem'de diyâr-ı Nârenc derler.(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 406b ·
metinde göster ·
… r idi kim cümlesin Erdeşîr Bâbek hafr edüp cereyân etdirmişdi. "Ol asırda hâk-i
Tikrit
bâğ-ı İrem idi." deyü niçe müverrihler eyle tahrîr etmişlerdir. Hâlâ âsâr-ı imâ …
Ve nehr-i Hermas ibtidâsı arz-ı Nasîbîn'den tulû‘ edüp çölistân içre cereyân ederek iki fırka olur. Ol fırkaya kavm-i Urbân-ı uryân-ı Mavâl nehr-i Sersâr derler. Bu nehir cezîre-i Dicle içre cereyân ederek şehr-i Beledü'l-Hatîb-i Vustâ'ya ve hâk-i Sincâr'a uğrayup andan cânib-i cenûba ve kâhîce taraf-ı şarka cereyân ederek bu kal‘a-i Tikrit kurbünde nehr-i Şatt'a munsabb olur. Ve bu Tikrit çölistânında dokuz yüz yigirmi bir tur‘alar var idi kim cümlesin Erdeşîr Bâbek hafr edüp cereyân etdirmişdi. "Ol asırda hâk-i Tikrit bâğ-ı İrem idi." deyü niçe müverrihler eyle tahrîr etmişlerdir. Hâlâ âsâr-ı imâretistânları taraf taraf zâhir ü bâhirdir kim târîh-i Acem'de diyâr-ı Nârenc derler.(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 406b ·
metinde göster ·
kurbünde bir merhale yerde binâları cihânı dutmuş âbâdânı ancak kasaba-misâl ka …
Ezîn-cânib yine sadede rücû‘ idelim. Ol zamân kim Buhtunnasr bu Hazret-i Hızır şehrin harâb edüp yine imâr olup Hulâgû Hân harâb etdi ve yine âbâdân olup Timur Hân harâb 407b edüp ilâ hâze'l-ân cezîre-i Dicle ve Furât'da (---)(---) kal‘a-i Tikrit kurbünde bir merhale yerde binâları cihânı dutmuş âbâdânı ancak kasaba-misâl kalmış câmi‘ vü hân u medrese vü hammâmlı ve kifâyet mikdârı esvâk-ı muhtasarlı dekâkînleri vardır. Ve evâyil-i a‘sârda seng-i hârâ-yı mutarraş ile mebnî bir sûr-ı azîmi var imiş, ol dahi harâbdır. Bu şehr-i harâbı şu‘arâ-yı selef görüp ta‘accübâne bu şi‘ri terennüm etmişler. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 407a–407b ·
metinde göster ·
sancağı hâkinde cezîre-i Dicle ve Furât içinde Şatt kenârında bir püşte üzre şe …
Tikrit sancağı hâkinde cezîre-i Dicle ve Furât içinde Şatt kenârında bir püşte üzre şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i harâb-ı musanna‘dır. Mâ-tekaddem bu dahi şehr-i ma‘mûr imiş, Hulâgû Hân harâb etmiş. Nehr-i Şatt kenârında iki kal‘a birbirlerine mukâbildir. Bu beri Tikrit tarafında olana Âşık kal‘ası derler. Şatt'ın taraf-ı şarkîsinde Bağdâd hâkinde olana Ma‘şûk kal‘ası derler. Bu dahi bir püşte üzre şekl-i murabba‘ taş binâ bir kal‘a-i harâbdır kim ikisinin de dizdârları ve neferâtları yokdur. Ve zamân-ı kadîmde tâ Cemşîd asrından berü bu kal‘adan kal‘aya nehr-i Şatt üzre on yedi göz bir cisr-i azîm var imiş. Hâlâ nehr-i Dicle tenezzülde oldukda cisrin kârgîr pâyeleri zâhir ü bâhir olur ve Şatt'ın kelek gemileri bu mahalle geldikde cisir pâyeleri esâslarından havf ederek ta‘vîz ile ubûr ederler. Bu mahal gûyâ diyâr-ı Rûm'da nehr-i Tuna üzre kal‘a-i Budin kurbünde Tuna'nın tarafeynindeki harâb olan Siverin ve Severin kal‘aları mâbeynindeki cisr-i harâb pâyelerine müşâbihdir ammâ bu Şatt'ın Âşık-Ma‘şûk kal‘ası boğazı Tuna boğazından sarpdır. Zamân-ı kadîmde bu Âşık'dan Ma‘şûk kal‘ası cisrinin her gözlerine zencîr çekerlermiş ve üstâd-ı selef kal‘a-i Âşık'dan kal‘a-i Ma‘şûk'a nehr-i Şatt altından kârgîr kubur binâ ile yol var imiş ammâ hakîr görmedim, illâ harâbistân-ı şehrin gördüm. Kâhîce bu mahalle kavm-i Urbân-ı Mavâl gelüp meks ederler ammâ bu mahalle gelen Tikrit'den atlarının yemlerin ve kendülere ekmeklerin bile getirmek gerek .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 407b ·
metinde göster ·
Tikrit sancağı hâkinde cezîre-i Dicle ve Furât içinde Şatt kenârında bir püşte üzre şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i harâb-ı musanna‘dır. Mâ-tekaddem bu dahi şehr-i ma‘mûr imiş, Hulâgû Hân harâb etmiş. Nehr-i Şatt kenârında iki kal‘a birbirlerine mukâbildir. Bu beri Tikrit tarafında olana Âşık kal‘ası derler. Şatt'ın taraf-ı şarkîsinde Bağdâd hâkinde olana Ma‘şûk kal‘ası derler. Bu dahi bir püşte üzre şekl-i murabba‘ taş binâ bir kal‘a-i harâbdır kim ikisinin de dizdârları ve neferâtları yokdur. Ve zamân-ı kadîmde tâ Cemşîd asrından berü bu kal‘adan kal‘aya nehr-i Şatt üzre on yedi göz bir cisr-i azîm var imiş. Hâlâ nehr-i Dicle tenezzülde oldukda cisrin kârgîr pâyeleri zâhir ü bâhir olur ve Şatt'ın kelek gemileri bu mahalle geldikde cisir pâyeleri esâslarından havf ederek ta‘vîz ile ubûr ederler. Bu mahal gûyâ diyâr-ı Rûm'da nehr-i Tuna üzre kal‘a-i Budin kurbünde Tuna'nın tarafeynindeki harâb olan Siverin ve Severin kal‘aları mâbeynindeki cisr-i harâb pâyelerine müşâbihdir ammâ bu Şatt'ın Âşık-Ma‘şûk kal‘ası boğazı Tuna boğazından sarpdır. Zamân-ı kadîmde bu Âşık'dan Ma‘şûk kal‘ası cisrinin her gözlerine zencîr çekerlermiş ve üstâd-ı selef kal‘a-i Âşık'dan kal‘a-i Ma‘şûk'a nehr-i Şatt altından kârgîr kubur binâ ile yol var imiş ammâ hakîr görmedim, illâ harâbistân-ı şehrin gördüm. Kâhîce bu mahalle kavm-i Urbân-ı Mavâl gelüp meks ederler ammâ bu mahalle gelen Tikrit'den atlarının yemlerin ve kendülere ekmeklerin bile getirmek gerek .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 407b ·
metinde göster ·
… sında çayırlar, ammâ beri Tilli Kuş tarafında aslâ çayır ve bayır yokdur. Ancak
Tikrit
hâkinde,
Menzil-i (---) Tilli Kuş: Sebeb-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---). Bu dahi şatt ile Furât mâbeynindeki çölde şatt'a karîb (---) yerde karşu şatt aşrı Bağdâd hâkinde şehr-i Hâlis hâkidir. Cümle Bağdâd vüzerâlarının atları bu Hâlis sahrâsında çayırlar, ammâ beri Tilli Kuş tarafında aslâ çayır ve bayır yokdur. Ancak Tikrit hâkinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 1b ·
metinde göster ·
… çöl tarafında bir Beledü'l-Hatîb dahi vardır, ammâ ol kadar amâr değildir, ammâ
Tikrit
ve bu Kefr-i Sevsâ-yı Beledü'l-Hatîb ma‘mûrlardır.
İbtidâ bânîsi Âl-i Atabekîyândan Melik Sevsâ nâm bir melik bir kefr, ya‘nî bir çiftlik binâ edüp ba‘dehû dest-i Ermeniyâna girüp bir kal‘a inşâ etdiler. Hâlâ anıniçün elsine-i nâsda kefr-i Zamân derler, ammâ lugat-i sahîhi Kefr-i Sevsâ'dır. Ve Hazret-i Yûnus Nebî diyâr-ı Musul'a meb‘ûs oldukda bu Kefr-i Sevsâ'da halkı dîne da‘vet edüp hitâbet etdiğiyçün beyne'l-müverrih bu şehre Beledü'l-Hatîb derler. Bu cezîre-i Dicle'de üç beledü'l-hatîbdir. İbtidâ budur, andan kal‘a-i Tikrit'dir, andan Tikrit'in çöl tarafında bir Beledü'l-Hatîb dahi vardır, ammâ ol kadar amâr değildir, ammâ Tikrit ve bu Kefr-i Sevsâ-yı Beledü'l-Hatîb ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 2a ·
metinde göster ·