İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

til* edüp

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
241
isabet
236 cümle/beyitte
89,3
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
50 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi24198,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–50 / 241

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“til* edüp” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 7a … edüp tekbîr etdim. Hazret dahi makâm-ı segâhda savt-ı hazîn ile Fâtiha-i şerîfi tilâvet edüp zamm-ı sûreyi, sûre-i Sâd-ı şerîfden,
EÇS I 7a–7b aşr-ı şerîfin tilâvet edüp cümle cemâ‘at sâmi‘înden olup Hazret imâmet etdi. Ba‘de's-selâm hakîr Âyetü'l-k …
EÇS I 7b … bir Yâsîn-i şerîf ve üç sûre-i izâ câ’e ve sûre-i mu‘avvezeteynleri bi't-tamâm tilâvet edüp Bilâl Fâtiha deyüp Hazret mihrâbda ayağ üzre dururken hemân Sa‘d-ı Vakkâs hazre …
EÇS I 7b … sir bi's-sıhhati ve's-selâme" deyüp Fâtiha dediler. Cümle Sahâbe-i kirâm Fâtiha tilâvet edüp cümle huzzâr-ı meclisin dest-i şerîflerin bûs ederdim. Ve her birinin hayır du‘ …
EÇS I 7b … i Risâlet bir Fâtiha deyüp cümle Ashâb-ı güzîn savt-ı a‘lâ ile seb‘ü'l-mesânîyi tilâvet edüp hemân Hazret-i Risâlet-penâh mihrâbdan "Esselamü aleyküm eyâ ihvânûn" deyüp câm …
EÇS I 30a … ı Resûlullâhı mihrâb mahalline diküp ibtidâ ezân-ı Muhammedî'yi Sultân Mehemmed tilâvet edüp sâ’ir guzât-ı müslimîn ruhbânıyâna kılıç urup derûn-ı Ayasofya hûn-ı müşrikîn i …
EÇS I 38b–39a … cet kılup ellerin kapu tahtasına sürüp Nûh Necî rûhuna 39a bir Fâtiha-i şerîf tilâvet edüp sefere teveccüh eder. Gâyet mücerrebdir.
EÇS I 39a … re mezkûr top altında sabâh namâzın edâ edüp merkûm du‘âyı her sabâhın üç kerre tilâvet edüp yedişer dâne siyâh üzüm yeyüp bi-emrillâh bakletü'l-hamkâ tabî‘atinden halâs ol …
EÇS I 69a … p niçe vüzerâ ve vükelâ ve şeyhülislâmlar huzûrunda aşr-ı şerîf ve na‘t-ı şerîf tilâvet edüp musâhabet ederdim.
EÇS I 70a … den ni‘met yiyüp İbrâhîm berekâtın bulup Murâdla erüp Tarîk-i Muhammedî kitâbın tilâvet edüp anda hatm-i kelâm eyle" deyü bu gûne rumûzlar edüp keşf ederler.
EÇS I 78a … üp bir günde izzet bulup sa‘âdetlü pâdişâha sürh-bâd ve gencü'l-arş ed‘iyelerin tilâvet edüp İbrâhîm Hân hoş-hâl olup şeyhzâdenin ismi Cinci Hoca nâmıyla iştihâr buldu. Amm …
EÇS I 80b … bir kapucubaşısı ve on çavuş ile Van emrin getirüp derhâl Paşa emr-i pâdişâhîyi tilâvet edüp mefhûmu ma‘lûmları olunca emr-i pâdişâhîyi bûs edüp başı üzre koyup "el-emrü em …
EÇS I 107b … Biz dahi abdâlânâne fenâfillâh ezânın okuyalım" deyüp bir savt-ı hazîn ile ezân tilâvet edüp dest-i şerîflerinde olan ma‘hûd teberin yanımıza koyup,
EÇS I 107b … bir şeyden havf etmeyüp kumda oynayup ayağına çöp batmasın" deyü Fâtiha-ı şerîf tilâvet edüp bilâ-selâm giderler.
EÇS I 109a … ne idi. Bu hakîr her sabâh derse giderken elbette rûhıyçün birer Fâtiha-ı şerîf tilâvet edüp ubûr ederdim.
EÇS I 111b–112a … -i destârın nakl edüp ol gece mevlûd-ı şerîf ve niçe ilâhiyyât ve zikr-i tesbîh tilâvet 112a edüp Mustafâ Hân bunlara bir kîse altun ihsân etdükde,
EÇS I 120a … pâk âbdest alup ol çâh-ı mâ kenârında iki rek‘at namâz kılup ve Fâtiha-yı şerîf tilâvet edüp savâbın Hazret-i Yûsuf rûhuna hibe edüp eyide kim,
EÇS I 135b "Bu gece dersimizi Hazret-i Mevlâna'dan böylece tilâvet edüp hâzır ihvân-ı safâya kırâ’at ederiz" deyü takrîr ederlerdi. Kuddise sırruhu.
EÇS I 135b … püşte üzre her leyle-i cum‘a Hızır Nebî ile mülâkât olup ilm-i ledünni anlardan tilâvet edüp terk-i dünyâ olmuşdu. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır.
EÇS I 147b âyetin tilâvet {edüp} Çâr-yâr-ı güzîn dest-bûs edüp dörd vezîr makâmında sâhib-i seccâde ve sâhib-i ş …
EÇS I 149a … vâdır revâdır, seccâde-i hilâfet istihâldir" deyü feryâd edüp ale'l-umûm Fâtiha tilâvet edüp yine cümle pîr-i pîrân
EÇS I 154b … eline alup mücrimin kellesin teninden cüdâ ederdi. Ve rûhıyıçün Fâtiha-ı şerîf tilâvet edüp cümle huzzâr-ı meclise maktûlün yanında nasîhat edüp bu âdemden ibret alun deyü …
EÇS I 161a … l [ü] bemler ile deveyi zeyn edüp mahmil-i şerîf içinde bir ma‘sûm Feth-i Şerîf tilâvet edüp hoş-elhân segâh makâmı üzre kırâ’at eder. Ve mahmil-i şerîfin cânib-i erba‘asın …
EÇS I 179a Hemân Ebü'l-me’men ihlâs-ı şerîf'i ve Âmentü billâhi ve melâ’iketih ilâ âhirihi tilâvet edüp "Nebiyyü'l-ümmî olan Resûl-i Hudâ'nın ümmetiyiz" deyü kat‘î cevâb verdi.
EÇS I 180a … r ba‘zısının ellerinde kuru üzümden tesbîhler ile güzer ederken Arapça âyetin tilâvet edüp muhteşem sâlûsâne ubûr ederler. Ve kızaklar üzre gemiler yapup her birin biner …
EÇS II 220b–221a … elâme" deyü Fâtiha dediler. Cümle huzzâr-ı meclis ashâb-ı güzîn Fâtiha-i şerîfi tilâvet edüp cümle kibâr-ı ashâbın dest-i şerîflerin bûs edüp hâbdan bîdâr olduğumuz bâlâda …
EÇS II 238b … sneler âdâbından içeri girmeyüp ser-i sa‘âdetleri tarafındaki pencereden Fâtiha tilâvet edüp gider. Kabrinin kıble tarafı bir şîrîn câmi‘-i münevverdir. Hareminin cânib-i e …
EÇS II 239a … etlerinin merkad-i pür-envârlarında bir hasır burya üzre kırk gün Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp kırkıncı gün kabr-i şerîf üzre bi-emrillahi Te‘âlâ rûh teslîm edüp gasl ederler …
EÇS II 240a–240b … lma[ma]ğile tahrîr olunmadı. Bu tahrîr etdiğimiz sultânlara birer Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb edüp himmet-i aliyyelerin recâ etdiğimiz ⟦240 …
EÇS II 241a … inin yevm-i aşûrasında gâ’ib olduğun leyle-i mübârekede niçe ed‘iye-i mü’essire tilâvet edüp ve sûre-i innâ a‘teynâ'yı bin kerre kırâ‘at edüp ol gice vâkı‘amda seni görürüm …
EÇS II 245a … latîf ile Karadeniz Boğazı'nda taşra çıkınca du‘â ve senâ ile Fâtihatü'l-Kitâb tilâvet edüp Anadolu kıyıların [g]özliyerek üç mil gidüp,
EÇS II 248b–249a … sahîhi Tarabefzûn'dur. Ba‘de'l-feth Mehemmed Hân taht edinüp sikke kesüp hutbe tilâvet edüp üç sene bu şehrde sâkin olup cânib-i şimâlinde olan Gürcîstân Mikrilistân ve Ab …
EÇS II 261b–262a deyüp bu meşveret üzre cümle Fâtiha tilâvet edüp cemî‘î guzât içre bir sürûr [u] şâdmânlar olup cebehâne-i âmireden yedi bin kıl …
EÇS II 273b–274a … siçün Fâtiha denilüp cümle huzzâr-ı meclisin hâs u âmmı Fâtiha-i seb‘u'l-mesânî tilâvet edüp el yüze sürülüp cümle hâzırûn "İnşâallahu Te‘âlâ du‘âmız icâbet kurbunda vâkı‘ …
EÇS II 274a–274b … bu niyyete "el-Fâtiha" deyüp cümle hâs u âm ve huzzâr-ı meclis Fâtiha-yı şerîfi tilâvet edüp Girid fethi içün du‘â ve senâ olunup gülbâng-ı Muhammedî çekildi. Ve nâmenin ze …
EÇS II 275a … kde cümleden huzzâr-ı meclis bu niyyete "el-Fâtiha" deyüp cümle Fâtiha-i şerîfi tilâvet edüp Ahmed Hân eydür "Ne hikmetdir kim elçi nâmesi kırâ’at olunaldan berü gumûm [u] …
EÇS II 282b … mâ ziyâret etdiğimiz bunlardır. Her birinin rûh-ı şerîfleriyçün Yâsîn ve Fâtiha tilâvet edüp âşinâlık kesb etdik ve rûhâniyetlerinden istimdâd taleb edüp inşirâh-ı sadr-ı d …
EÇS II 289a … r kabr-i tavîl görüp "Allahu a‘lem bir ulu ziyâretdir" deyü rûhiyçün bir Fâtiha tilâvet edüp piyâdece adımlayup kaddi kâmil seksen adım geldi. Başı ayağı ucunda birer serâm …
EÇS II 297a–297b … Şâh kubbesi eflâke ser çekmiş altı sâ‘at yerde nümâyân idi. Rûhiyçün bir Fâtihâ tilâvet edüp bir çemenzâr yerde sehl meks edüp Tebrîz'e âdem gönderdik. Üç sâ‘atden atlara s …
EÇS II 313a–313b … iyyetli makâmdır. Hamd-i Hudâ ziyâret eyleyüp bir Yâsîn-i Şerîf, Hak rızâsiyçün tilâvet edüp sevâbın rûh-ı azîze hîbe edüp rûhâniyyetinden istimdâd taleb edüp âşnâlık kesb …
EÇS II 316a–316b … ‘dehû cemî‘î guzât-ı müslimîn Allah Allah ile kal‘aya girüp ezân-ı Muhammedîler tilâvet edüp müjde haberleri der-i devlete gidüp Osmân Paşa müstakıllen Şirvân eyâletine hâk …
EÇS II 342b … d-i Hudâ bu sene kabr-i şerîfin ziyâret edüp rûh-ı şerîfiyçün bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp sevâbın rûh-ı şerîfine hîbe eyledik. Bu ziyâretlerden sonra Bârû köyünden kalku …
EÇS II 347b … met ederler. Ve Azîz hazretlerinin kubbe-i pür-envârına girüp bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb etdik. Kubbe-i münevveresinde müşk-i amber-i …
EÇS II 355b … ma‘rifet dil-rîşleri vardır. Azîzin kabr-i pür-envârına girüp bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp âşinâlık kesb etdik. Merkad-i pür-envârının cânib-i erba‘asında gûnâ-gûn müzehh …
EÇS II 356a … râğ-ı efrûhteleri çok olmağıla üç gün müsâfir olup kakılıksın", dediler. Fâtiha tilâvet edüp mahkeme tarafından cümle iki bin yaftalı konaklar yazılup paşayı Çavuşzâde'nin …
EÇS II 358a–358b … eni basup geçesin, anı ziyâret edüp bir hatme mübâşeret idesin. Bana bir Fâtîha tilâvet edüp geçmeyesin, lâyık mıdır?" dedi. Hakîr eyitdim "Sultânım cenâb-ı şerîfiniz kimdi …
EÇS II 358b–359a … şin râst getirüp âkıbetin hayr ola." Bu niyyete el-Fâtiha deyüp Fâtiha-i şerîfi tilâvet edüp dest-bûs ederken türbe-i pür-envâr kapusundan bir kütürdü kopup "Ya bu türbenin …
EÇS II 358b–359a … âsitânenin huddâmı olduk" deyü anlar dahi ziyâret edüp hakîr vedâ‘-ı Fâtiha'yı tilâvet edüp yine bâb-ı sa‘âdetin sedd edüp bükâ-âlûd olarak konağıma gidüp dosdoğru bu vâkı …
EÇS II 360b–361b … yü Hacı Bektâş Alî Dede'ye bu nasîhatları edüp Alî Baba'nın üzerine ism-i a‘zam tilâvet edüp üfürür. Var Alî Baba makâmında ecel-i müsemmâna dek sâkin ol. Âl-i Osmân üzre ı …
EÇS II 361b–362a … endisi Halîl Efendi'yi çağırın" dedikde Halîl Efendi hâzır olup mektûbu mahfîce tilâvet edüp cümle hâtır-nişân etdükde "Bre Evliyâ Çelebi! Ne çok askeriniz var, ya Engürü k …