Kapanî Efendi gelüp bu âyeti istimâ‘ edüp "Allâh Allâh" dediler. Derhâl berber …
âyetin tilâvet ederken Kapanî Efendi gelüp bu âyeti istimâ‘ edüp "Allâh Allâh" dediler. Derhâl berber dükkânında Güleşciler tekyesi şeyhi Pehlivân Alî Halhâlî zâhir olup bizim dükkân önünde Geysûdâr'ı görünce bir na‘raya rehâ buldurup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 112b ·
metinde göster ·
… -i azîm olup âhir Hazret-i Osmân'ı Ramazân-ı şerîfde câmi‘ içre Arapça âyetin
tilâvet ederken
şehîd edüp kanı Kelâm-i izzet üzre dökülmüşdür. Hâlâ ol Mushaf-ı Şerîf Hıms'ın …
Hazret-i Osmân, Hımârı vermeyüp kırk gün Medîne içre ceng-i azîm olup âhir Hazret-i Osmân'ı Ramazân-ı şerîfde câmi‘ içre Arapça âyetin tilâvet ederken şehîd edüp kanı Kelâm-i izzet üzre dökülmüşdür. Hâlâ ol Mushaf-ı Şerîf Hıms'ın iç kal‘ası câmi‘indedir. Hazret-i Osmân'ın şehâdeti, Muhammed Ekber yüzünden olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 170a ·
metinde göster ·
… h bile cerîme verüp sulh olduk. Ammâ Hazret-i Kur’ân-ı Azîmi ve Furkân-ı Mecîdi
tilâvet ederken
mehâric-i hurûfun savt-ı sağîr ile edâ olunur, sîn ve şın ve sâd ve zâ ve dâl m …
Hattâ cirîd meydânında hakîre latîfe yüzünden bir cirîd atup yüzüme isâbet edüp dörd aded dişlerim boğazıma dıkup Defterdârzâde efendimiz hayli müte’ellim olup dörd dişimin kısâsına karşılık bir kîse cerîme ve bir küheylân esb-i fetâh bile cerîme verüp sulh olduk. Ammâ Hazret-i Kur’ân-ı Azîmi ve Furkân-ı Mecîdi tilâvet ederken mehâric-i hurûfun savt-ı sağîr ile edâ olunur, sîn ve şın ve sâd ve zâ ve dâl misillü hurûfların kemâ hüve hakkahu edâ-yı mehâric-i hurûf edemez olduk. Ammâ dişlerim kırdığı yine Seydî Paşa'ya helâl olsun. Yedi küheylân at ve yedi Gürcî gulâm ve iki kîse ve niçe hil‘at-ı fâhire ihsânlarını görmişim, bir sahî, sâhib-i kerem ve gıll [u] gışdan berî ve kîn u kibr u buğz adâvet u hased ü nifâkdan müberrâ bir halûk ve halîm ve selîm ve garîb-dost ve sebük-rûh ve sâde-dil ve saf-derûn ve tevâbi‘ u levâhık-perver, asker-keş ve adüv-küş ve server-i hünerver ve dilâver, er kişi idi. Gerçi ilm u fazîlet u bâhire sâhibi değil idi, ammâ şehbâzlık ile kuvvet-i kâhire sâhibi bir Arab evli Hâtem-i Tây-meşreb deryâ-dil ü hoş-sohbet ve sebük-rûh [u] hoş-ışret 336a merd-i meydân, fârisü'l-hayl, pehlivân ve zekiyyü't-tab‘ [ve] hâkim-i cerrî kimesne idi. Ve cemî‘î menâhîden müberrâ, pâk-i‘tikâd müslim ve muvahhid ve muhibb-i ulemâ ve sulehâ ve muhibb-i guzât-ı müslimîn ve mücâhid-i fî-sebilillahdır. Gerçi herkes ile hüsn-i ülfet içün güler ve oynar ve sarık bozup güleş eder ve murâdı üzre satranc oynarken piyâde yerine şâhı verüp atı fil gibi oynardı. Şahı vezîr yerine verüp "ben sağ olayım" derdi. Bu dahi lâtîfe gûne bir hüsn-i hulku idi. Ammâ cümle ahlâk-ı hamîdesiyle muttasıf olduğundan memdûh şey-i garîb gurebâya at ve bisât ve ihsân u in‘âm edüp çerâğ etmesi ve bây u gedâya ni‘meti dâ’imâ mebzûl olması cümle evsâf-ı cemîlesinden memdûhdur. Hudâ cümle müşkil işlerin âsân ide.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 335b–336a ·
metinde göster ·
Abdî Dede'yi kayd-bend ile huzûr-ı hâkime götürüp ol ân emân vermeyüp arasta ba …
âyetin tilâvet ederken Abdî Dede'yi kayd-bend ile huzûr-ı hâkime götürüp ol ân emân vermeyüp arasta başında salb edüp muhallefât [u] terîkesini zabt içün savma‘asına vardıklarında görseler kim sûre-i (---) Hazret-i Osmân-ı Zi'n-nûreyn tilâvet ederken şehîd etdikleri Arapça âyetin kırâ’at eder. Hemân bre salb etdiğimiz yerden halâs olmuş deyü yine kayd-bend ile huzûr-ı hâkime getirüp der ân yine arasta başına götürüp görseler kim evvel salb etdikleri Abdî maslûb durur. Hemân Abdî Dede maslûb vücûda "es-Selâmü aleyküm yâ Abd-i Hakk!" der. Hemân maslûb cesedden "Ve aleykümü's-selâm yâ Abd-ı sırr-ı Hakk!" dedüğün bu kadar bin âdem istimâ‘ etdikten sonra ale'l-ittifak Abdî-i sânîyi dahi Abd-i evvelin yanına salb edüp yine hânesinde esvâbın zabt etmeğe vardıklarında yine savt-ı a‘lâ ile sûre-i (---) ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 67b ·
metinde göster ·
… avma‘asına vardıklarında görseler kim sûre-i (---) Hazret-i Osmân-ı Zi'n-nûreyn
tilâvet ederken
şehîd etdikleri Arapça âyetin kırâ’at eder. Hemân bre salb etdiğimiz yerden h …
âyetin tilâvet ederken Abdî Dede'yi kayd-bend ile huzûr-ı hâkime götürüp ol ân emân vermeyüp arasta başında salb edüp muhallefât [u] terîkesini zabt içün savma‘asına vardıklarında görseler kim sûre-i (---) Hazret-i Osmân-ı Zi'n-nûreyn tilâvet ederken şehîd etdikleri Arapça âyetin kırâ’at eder. Hemân bre salb etdiğimiz yerden halâs olmuş deyü yine kayd-bend ile huzûr-ı hâkime getirüp der ân yine arasta başına götürüp görseler kim evvel salb etdikleri Abdî maslûb durur. Hemân Abdî Dede maslûb vücûda "es-Selâmü aleyküm yâ Abd-i Hakk!" der. Hemân maslûb cesedden "Ve aleykümü's-selâm yâ Abd-ı sırr-ı Hakk!" dedüğün bu kadar bin âdem istimâ‘ etdikten sonra ale'l-ittifak Abdî-i sânîyi dahi Abd-i evvelin yanına salb edüp yine hânesinde esvâbın zabt etmeğe vardıklarında yine savt-ı a‘lâ ile sûre-i (---) ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 67b ·
metinde göster ·
yine kayd-bend ile götürüp arasta başında mukaddem iki aded maslûb 68a Abdî D …
bu âyet-i nass-ı kâtı‘ı tilâvet ederken yine kayd-bend ile götürüp arasta başında mukaddem iki aded maslûb 68a Abdî Dede'leri görünce "es-Selâmü aleyküm yâ Abdeyn-i ümmet-i seyyidü'l-kevneyn" deyince hemân maslûbeyn-i mukaddemeyn "Ve aleykümü's-selâm yâ Abdurrahmân Hû! Hû!" deyü aleyke alup yine amân vermeyüp salb edüp üç Abdî Dede na‘ş-ı şerîfi bir günde salb olunduğun nice bin ibâdullâh görünce taht-ı selef-i salâtîn ü mülûk olan Kayseriyye şehrinin cemî‘i muvahhid ve mu‘tekid âdemleri ale'l-ittifâk guluvv-i âmm edüp Abdî Dede'nin katline fetvâ veren şeyhülislâmı ve aleyhinde olan ulemâ-yı zâhirleri ve'l-hâsıl yedi nefer kimesneyi üç aded Abdî Dede yanına ale's-sevîyye yedi nefer kimesneyi salb edüp Abdîleri indirüp ol mahalde gasl edüp (---)(---) mahalde üçünü bir merkad-ı pür-envâra defn edüp hâlâ üçünün dahi seng-i mezârlarıyla ma‘lûm bir ziyâretgâh-ı hâss [u] âmmdır. Kuddise esrâruhum dâ’imen ve efâzallahu aleynâ mecâll-i fuyûzihim bi-mennihi ve keremihi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 67b–68a ·
metinde göster ·
… an bir pîr-i fânî Şa‘bân Efendi nâm bir imâm-ı hümâmı var. Hattâ minberde hutbe
tilâvet ederken
"ve ale'l-imâmeyni'l-hümâmeyn" mahalline geldükde nevm galebe edüp bir nefîr-i …
Câmi‘-i atîk Koca Mahmûd Paşa: Tûlen ve arzen iki yüz ayakdır. Ve cümle on sekiz aded kubbeleri ve cümle (---) aded pâyeler üzre mebnî kıbâb-ı ser-nigûnlardır. Bu şehirde bundan büyük ma‘bedgâh-ı kadîm yokdur. İki bâb-ı sa‘âdeti var. Cânib-i yemîninde minâre dibinde bir bâbı var ve bir kıble kapusu var, biri mesdûddur. Ve bir mevzûn tula minâre-i serâmedi var, haremi hayli vâsi‘dir. Mihrâbı önünde bir bâğ-ı İremi var. Haremin cânib-i selâsı alçak divâr ve dörd kapusu var. Bu câmi‘-i pür-nûr sâfî rasâs-ı nîl-gûn ile mestûrdur. Kibâr-ı evliyâullahdan bir pîr-i fânî Şa‘bân Efendi nâm bir imâm-ı hümâmı var. Hattâ minberde hutbe tilâvet ederken "ve ale'l-imâmeyni'l-hümâmeyn" mahalline geldükde nevm galebe edüp bir nefîr-i hâbda iken başından imâmesi minberden aşağı yuvarlanup hâbdan bîdâr olunca "Alıverin şu imâmeynin imâmesin" deyüp "Kâzımîne's-sa‘îdeyni'ş-şehîdeyn" deyü hutbeyi tilâvet ederken bir âdem imâmın imâmesin minbere çıkarup hatîbe verirken harîf-i zarîf zarâfetiyle inemeyüp minberden aşağı tekerlenüp düştü. Ertesi gün imâm gayri câmi‘e gelmeyüp âhirete eşdi. Rahmettullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 139a ·
metinde göster ·
Câmi‘-i atîk Koca Mahmûd Paşa: Tûlen ve arzen iki yüz ayakdır. Ve cümle on sekiz aded kubbeleri ve cümle (---) aded pâyeler üzre mebnî kıbâb-ı ser-nigûnlardır. Bu şehirde bundan büyük ma‘bedgâh-ı kadîm yokdur. İki bâb-ı sa‘âdeti var. Cânib-i yemîninde minâre dibinde bir bâbı var ve bir kıble kapusu var, biri mesdûddur. Ve bir mevzûn tula minâre-i serâmedi var, haremi hayli vâsi‘dir. Mihrâbı önünde bir bâğ-ı İremi var. Haremin cânib-i selâsı alçak divâr ve dörd kapusu var. Bu câmi‘-i pür-nûr sâfî rasâs-ı nîl-gûn ile mestûrdur. Kibâr-ı evliyâullahdan bir pîr-i fânî Şa‘bân Efendi nâm bir imâm-ı hümâmı var. Hattâ minberde hutbe tilâvet ederken "ve ale'l-imâmeyni'l-hümâmeyn" mahalline geldükde nevm galebe edüp bir nefîr-i hâbda iken başından imâmesi minberden aşağı yuvarlanup hâbdan bîdâr olunca "Alıverin şu imâmeynin imâmesin" deyüp "Kâzımîne's-sa‘îdeyni'ş-şehîdeyn" deyü hutbeyi tilâvet ederken bir âdem imâmın imâmesin minbere çıkarup hatîbe verirken harîf-i zarîf zarâfetiyle inemeyüp minberden aşağı tekerlenüp düştü. Ertesi gün imâm gayri câmi‘e gelmeyüp âhirete eşdi. Rahmettullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 139a ·
metinde göster ·
… d eylemişdir kim cemî‘i müfessirîn ü şeyhu'l-kurrâ ve muvahhidîn Fâtiha sûresin
tilâvet ederken
on dörd yerde hazer ederler.
Ammâ sûre-i Mülk'de âyet-i şerîf ile sâbitdir kim Arapça nassı üzre İblîs-i pür-telbîsin yedi kat semâda ismi vardır kim sûre-i Fâtiha-i Seb‘u'l-mesânî-i Ümmü'l-kitâb'da Cenâb-ı Allah azametiyle kinâyeten ism-i Düllî'yi yâd eylemişdir kim cemî‘i müfessirîn ü şeyhu'l-kurrâ ve muvahhidîn Fâtiha sûresin tilâvet ederken on dörd yerde hazer ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 394a ·
metinde göster ·
… mâm Şâtıbî ve niçe bin mü’ellif ü musannifîn ilm-i tecvîd üzre sûre-i Fâtiha'yı
tilâvet ederken
lahn-ı hafî ve lahn-i celî etmeden ve on dörd aded zikr olunan mahallerde sûre- …
Hakîr dahi ol risâle-i mu‘tebereden terkîm eyledik. Ammâ Keşşâf hazretleri ile şeyhu'l-kurrâlardan eş-Şeyh ibn Kesîr ve Ebû Amr ve Veş ve Bezzî ve Kalun ve Susî ve İbn Âmir ve Zekvân ve Kumbül ve Dürrî ve yetmiş aded rivâyât u dirâyât sâhibleri ve Hazret-i Kur’ân-ı Azîm'in ve Furkân-ı Mecîd'in kırâ’at sâhiblerinden Muhammed Cezerî ve İmâm Şâtıbî ve niçe bin mü’ellif ü musannifîn ilm-i tecvîd üzre sûre-i Fâtiha'yı tilâvet ederken lahn-ı hafî ve lahn-i celî etmeden ve on dörd aded zikr olunan mahallerde sûre-i Fâtiha içre şeytân esmâların lahn-ı celî ile icrâ etmeden gâyet hazer etmişlerdir. Allahümme âfinâ ma‘nen tağayyür olup mahâric-i hurûf icrâ olunmasa namâz fâsid olup kazâ lâzımdır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 394b ·
metinde göster ·
… ‘asının kapu arası kârgîr binâ ve emn [u] amândır" deyü hakîr anda Feth-i şerîf
tilâvet ederken
anı gördüm: Benim sâkin olduğum kapu önündeki cisri kâfirler bir lu‘b ile indir …
Üçüncü gün "Yukaru Alî Paşa kal‘asının kapu arası kârgîr binâ ve emn [u] amândır" deyü hakîr anda Feth-i şerîf tilâvet ederken anı gördüm: Benim sâkin olduğum kapu önündeki cisri kâfirler bir lu‘b ile indirüp cisir üzre iki araba tekerlekleri üzre bir borbınar gemi direği koyup kal‘a kapusuna tekerlekler ile ol gemi direğin küt küt kapuya urdukların hakîr işidüp hemân cân başıma sıçrayup yerimden kalkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 58b ·
metinde göster ·
… i menâkıb: Bir gün Yazıcızâde Mehemmed Efendi te’lîf etdiği Muhammediye kitâbın
tilâvet ederken
bir âh-ı ciğer-sûz çeker kim kırâ’at etdiği sahîfe âh-ı enîninden yanınca bir n …
Hikâye-i menâkıb: Bir gün Yazıcızâde Mehemmed Efendi te’lîf etdiği Muhammediye kitâbın tilâvet ederken bir âh-ı ciğer-sûz çeker kim kırâ’at etdiği sahîfe âh-ı enîninden yanınca bir niçe fukarâlarına Muhammediyye kitâbın verüp, "Varın, bu bizim te’lîfimiz Horasan ve Belh u Buhârâ erenlerine hediyye götürünüz kim tilâvet edüp aşk-ı dilsûzları terakkî bulsun" deyü kitâbını Horasan diyârında Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî hazretlerinin halîfelerinden şeyh Takî hazretlerine Muhammediyye kitâbın tapşırırlar. Anlar dahi huzûr-ı sa‘âdetlerinde kırâ’at etdirüp cümle istimâ‘ eden âşıkân-ı sâdıkan kesb-i safâlarından sermest medhûş olup engüşt ber-dehen ederler. Ol ân şeyh Takî hazretleri Muhammediyye sâhibini Mehemmed Efendi'nin merâtib-i ulyâsın keşf içün buyururlar kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 96a ·
metinde göster ·
… cemâ‘at-i kesîre ile musallâda salât-ı îdin hutbesini Şeyhülislâm (---) Efendi
tilâvet ederken
hemân yedi nefer âdem bî-tâb u bî-mecâl olup seğirderek minbere çıkup,
Hamd-i Hudâ bu şehirde üç gün zevk u safâlar edüp sene (---) îd-i (---) sı cümle cemâ‘at-i kesîre ile musallâda salât-ı îdin hutbesini Şeyhülislâm (---) Efendi tilâvet ederken hemân yedi nefer âdem bî-tâb u bî-mecâl olup seğirderek minbere çıkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167a ·
metinde göster ·
Hâlâ hakîr ol mağârada üç sâ‘at mikdârı teberrüken ve teyemmünen Kur’ân-ı azîm
tilâvet ederken
o mâhîleri gördüm. Semeke-i İbrâhîm derler kulaklarında ve ağızlarında iğne-mis …
Hâlâ hakîr ol mağârada üç sâ‘at mikdârı teberrüken ve teyemmünen Kur’ân-ı azîm tilâvet ederken o mâhîleri gördüm. Semeke-i İbrâhîm derler kulaklarında ve ağızlarında iğne-misâl püskülleri vardır bir mâ’ide-i Hudâ'dır. Bir sayyâd anı sayd etmeğe kasd etmez. Eğer hatâ’en şebekeye giriftâr olur, yine âzâd ederler. Hâlâ bu şehrin halkı bu semekden havf ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y181a ·
metinde göster ·
Ve şeyh Bekkâr hazretleri: Bağdâdîdir, câmi‘-i Hulefâ'da mü’ezzin imiş. Bir leyle-i Kadir'de temcîd tilâvet ederken nısfü'l-leylde rahmet kapusun küşâde görünce, "Hay" deyüp o kaddi bâlâ minâre-i ulyâdan kendüyü pertâb edüp gözün açar. Kendüyi şâm'da bulup uryân olur, ulu sultân idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y256a ·
metinde göster ·
hûn-ı Osmân bu âyet-i şerîfe üzre dökülmüşdür. Ol Kelâm-ı izzet hâlâ Hıms'da iç …
Müddet-i hilâfetleri 11 sene oldu. Hazret-i Ömer vefâtından üç gün sonra bî‘at etdiler. Hîn-i cülûsda 69 yaşında idiler. 11 sene hilâfetden sonra mâh-ı Ramazân'da tilâvet-i Kur’ân ederken sene 35 târîhinde şehîd edüp civâr-ı rahmete erdi. Hattâ hîn-i şehâdetde Sûre-i Bakara'da Arapça âyet-i şerîfin tilâvet ederken hûn-ı Osmân bu âyet-i şerîfe üzre dökülmüşdür. Ol Kelâm-ı izzet hâlâ Hıms'da iç kal‘a câmi‘indedir. Müddet-i ömürleri 82 sene .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y295b ·
metinde göster ·
… îr olunduğu üzre Kinâne bin Bişrinecî nâm mel‘ûn Hazret-i Osmân'ı Kur’ân-ı Âzim
tilâvet ederken
şehîd etdi. Namâzın Hakîm bin Harâm hazretleri kılup bu âsitânede defn olundu. …
Hazret-i Osmân rızâ vermeyüp kırk gün Hazret-i Osmân'ın sarâyın Medîne'de muhâsara etdiler. Hazret-i Alî bu fesâdı def‘ içün oğlu Hazret-i Hasân'ı ve huddâmı Kamber'i gönderüp asker hücûm edüp Kamber'in başın yardılar. Hazret-i Hasân'ın libâsın çâk çâk etdiler. Âhir bâlâda tahrîr olunduğu üzre Kinâne bin Bişrinecî nâm mel‘ûn Hazret-i Osmân'ı Kur’ân-ı Âzim tilâvet ederken şehîd etdi. Namâzın Hakîm bin Harâm hazretleri kılup bu âsitânede defn olundu. Sebeb-i şehâdetleri böyledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y296a ·
metinde göster ·
… karken kapucular kethudâsı hatîbe bir beyâz sof ferrâce geydirüp hatîb minberde
tilâvet ederken
iç mehterleri micmereler ile ûd ü amber ile câmi‘in için mu‘attar ederler.
Ve andan kırk Çerâkese beğleri ve çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı ve tercümân ağa ve sâ’ir ihtiyârân-ı erbâb-ı dîvân ale'l-acele dest-bûs edüp ba‘dehu paşa atına süvâr olup cümle ağavât atlariyle ileri câmi‘e gidüp andan cemî‘i ümerâlar dahi ikişer ikişer atbaşı berâber gidüp muhtesib ve subaşı cellâdları ile ve paşanın yanında cümle mülebbes altun tâslı şâtırları ve tüfengci ve mataracıları ile paşa Kalavân câmi‘ine ol mahalde varır kim güneş kulle-i felekden baş gösterüp cemî‘i mü’ezzinân tokuz tekbîr ve iki rek‘at bayram namâzına salâ deyüp rek‘ateyn salât-ı ıyd kılınup hatîb minbere çıkarken kapucular kethudâsı hatîbe bir beyâz sof ferrâce geydirüp hatîb minberde tilâvet ederken iç mehterleri micmereler ile ûd ü amber ile câmi‘in için mu‘attar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y181a ·
metinde göster ·
eş-şeyh Hazret-i Sâriyetü'l-Cebel: Sahâbe-i kirâmın ulusudur. Hattâ Hazret-i Ömer radıyallâhu-anh hilâfetinde Acem vilâyetine kırk bin askere serdâr olup Nihâvend nâm kal‘ada ceng-i azîm ederken Acem gâlib gelüp bunlar münhedim olmak sadedinde iken beri cânibde Hazret-i Ömer Medîne-i münevverede cum‘a günü minber üzre hutbe tilâvet ederken bâtın gözüyle görse ki Acem'de serdâr Sâriye münhedim oluyor. Hemân hutbe okurken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y272a ·
metinde göster ·