. Yigirmi bir yıldan sonra Ebü'l-feth Mehemmed Hân İslâmbol'u feth etmek müyesse …
Ve Şeyh Abdurrahmân b. Hüsâmeddîn: Gümüşlüzâde nâmıyla şöhre-i şehr olmuşlardır. Pîr İlyâs'ın duhterzâdesidir. Koca Murâd Hân'ın üç oğlundan ikisi elin öperler. Şehzâde Mehemmed ayağın öpünce şeyh boğazından ridâsın şehzâde Mehemmed'in boynuna sarup "Kostantıniyye kal‘asın ta‘mîr [u] termîm edüp cevâmi‘ ve dârü'l-‘ulûmlar inşâ eyle" deyü Fâtiha tilâvet ederler. Yigirmi bir yıldan sonra Ebü'l-feth Mehemmed Hân İslâmbol'u feth etmek müyesser olur. Amasiyye'de Pîr İlyâs kabrine karîb Ya‘kûb Paşa zâviyesinde âsûdedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 236a ·
metinde göster ·
… den mütecâviz hâfız-ı Kelâmullahı vardır. Ulemâsı çokdur ve Muhammediyye kitâbı
tilâvet ederler
. Oğuz âdemleri vardır. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesi çokd …
Bu câmi‘lerden mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve cümle (---) hammâmdır. Şemsi Paşa hammâmı ve yedi hân ve bedâsten ve yedi çeşme cümle Şemsi Paşa hayrâtıdır. Ve cümle dörd yüz ma‘mûr ve müzeyyen dükkânlardır. Ammâ medrese ve dârü'l-hadîsi olduğu ma‘lûmum değildir. Ammâ yetmiş bir de mekteb-i sıbyânı vardır. İki yüzden mütecâviz hâfız-ı Kelâmullahı vardır. Ulemâsı çokdur ve Muhammediyye kitâbı tilâvet ederler. Oğuz âdemleri vardır. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesi çokdur. Nisâ tâ’ifesi cümle muhayyer ferâce giyüp yassı-baş ile gezerler. Ammâ gâyet mü’eddebe ve mestûre hâtûnînleri vardır. Bâğ u bâğçeleri gâyet çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 278a ·
metinde göster ·
… . Hatta "kâle Hazret-i Alî sallallahu Te‘âlâ aleyhi ve sellem" deyü kelâm-ı Alî
tilâvet ederler
. Belî hadîs-i sahîh dahi nakl ederler ammâ kelâm-ı Alî makbûldür. Niçe bin hadî …
Der-sitâyiş-i dârü'l-hadîs: Cümle yedi yerde dârü'l-hâdîs-i Nebevî vardır. Lâkin ulemâları ilm-i hadîs ile şöhret bulmamışlardır. Hemân kelâm-ı Hazret-i Alî ve kelâm-ı düvâzde imâmân ile amel ederler. Hatta "kâle Hazret-i Alî sallallahu Te‘âlâ aleyhi ve sellem" deyü kelâm-ı Alî tilâvet ederler. Belî hadîs-i sahîh dahi nakl ederler ammâ kelâm-ı Alî makbûldür. Niçe bin hadîs-i Murtazâ kitâbları vardır. (---)(---)(---)(---)(---)299b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 299a–299b ·
metinde göster ·
… zânû-be-zânû olup Maktelü'l-Hüseyni, Rum'da kürsî üzre Mevlûd-i Nebî okur gibi
tilâvet ederler
. Cümle muhibb-i hânedânlar süst-endâm olup hulû‘ [u] huşû‘ ile sâmi‘înden olup …
Mesîregâh-ı ibret-nümâ-yı acîbe ve garîbe: Her sene mâh-ı Muharremü'l-Harâm'ın onuncu gün yevm-i Âşûr olunca bu Çevgân Meydânı'na cümle a‘yân [u] eşrâf, sığâr u kibâr hayme ve hargâhlarıyla çıkup meks edüp üç gün üç gice sohbet-i hâsu'l-hâs edüp ervâh-ı şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ içün niçe yüz bin kazgan âşûrâsı tabh edüp bây u gedâ-yı hâs u âmma bezl edüp sevâbın şehîdân-ı Kerbelâ rûhuna hîbe ederler kim deşt-i Yezîd'de rûz-ı aşurada şehîd olmuşlardır, deyü ol gün bu fezâda şükür şerbetleri bezl olunup sakkâlar billûr ve necef ve moran ve çam u tihtâb taslar içre akîk-i Yemenî ve pîrûze-i balgamî taslara koyup üzerine kırbalardan şerbetler ve âb-ı rakîk zülâller koyup atşâna âb-ı hayâtlar bezl ederken nûş edenler 301a bu mısra‘ı terennüm ederler "Hüseyn-i Kerbelâ aşkına sahhâ" der. Ba‘zısına Arapça der, ba‘zıları Arapça der. Ve niçe a‘yân-ı kibâr bu günde gerdenine kırbasın bend kılup âr [u] nâmûsu terk edüp rûh-ı Hüseyn içün su bezl eder. Ammâ temâşâ-yı azîm, elbette Tebrîz hânı bu arsagâhda çetr-i mülemma‘ın ve serâperde-i münakkaşın kurup cemî‘î a‘yân-ı Tebrîz çıt-â-çıt zânû-be-zânû olup Maktelü'l-Hüseyni, Rum'da kürsî üzre Mevlûd-i Nebî okur gibi tilâvet ederler. Cümle muhibb-i hânedânlar süst-endâm olup hulû‘ [u] huşû‘ ile sâmi‘înden olup âh [u] enîn-i ciğer-sûz çekerek dinlerler. Tâ ki "Mazlûm Hazret-i İmâm Hüseyn'i Şibr-i zâlîm [u] la‘în böyle şehîd etdi" deyince hemân maktelü'l-Hüseyn kırâ‘at edenin ardındaki perde ardından başı ve gövdesi başka bir beyâz teni meydân-ı muhabbete getirüp kanları cereyân ederek serâperde meydânına bırağup sâ’ir evlâd-ı İmâm şeklinde susuz merhûm olmuş ma‘sûm-ı pâk cesedlerin meydâna getirdiklerinde azametullah halkdan bir gırîv u feryâd u figân kopup herkese bir vecd hâleti el vurup mest [ü] medhûş olurlar. Bu mahalde niçe yüz Selmânî berberler âşıkân [u] sâdıkânlar içre girüp ellerinde usturalar ile ol gün Hüseyn aşkına kan akıtmak murâd edinen kimesnelerin sînesine ve kollarına aşk-ı Hüseyn deyü ol kadar şerha çeküp kanlar akıdırlar kim zemîn-i sebze-zâr, hûn-alûd olup lâle-zâr olur. Niçe bin aşıkân kellesi üzre teslîm-i dâğî ve bâzûlarına Hasanî ve Hüseynî ve Ukaylî dâğları yakup kollarına be-aşk-ı Hüseyn na‘ller kesüp kanlar akıdırlar. Ba‘dehû ol İmâm Hüseyn vücûdu şeklin meydân-ı muhabbetden kaldırup yüz bin bükâ ile tevhîd [u] tezkîrler ile Maktelü'l-Hüseyn'i tamâm edüp âşûrâlar tenâvül olunup üç gün üç gice cân sohbetleri olur. Böyle bir çemenzâr ve mesîregâh-ı zemîn teferrücgâhdır. Ve bu şehrin âb [u] hevâsının letâfetinden bâğ u bâğçe-i gülistânı hisâba gelmez, mesîregâh-ı İreme zâtü'l-imâd misillü bir şehr-i rûşen-âbâddır ki her teferrücgâhı bâğ-ı Merâm'dan ve bâğ-ı Aspozu'dan veya Sudak'dan nişân verir. Tarz-ı Acemâne musanna‘ kâh-ı Şîrînler ve kâ‘a-i Vâmık u Azrâlar var kim henüz dillerde dâstândır. Hattâ sâkin olduğumuz Kelenter bâğı kasrının hatt-ı Kutbeddîn Muhammed Yezdî ile târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 300b–301a ·
metinde göster ·
… l-i fünûn etmeğiçün kırâ’at-i İbn-i Kesîr ve kırâ’at-i seb‘a ve kırâ’at-i aşere
tilâvet ederler
(---)(---)
Bâlâda tahrîr olunan cevâmi‘lerin her birinde birer şeyhü'l-kurrâlar vardır kim ilm-i hıfz görülür. Ammâ Kürdistân olmağile Arabistân gibi hâfız-ı Kur’ân'ı çok değildir. Zîrâ "ilm-i hıfza mukayyed olan fâzıl olamaz" deyü ilm-i hıfza takayyüd etmezler. Lâkin ilm-i tecvîd görülüp kırâ’ati üzre ve kırâ’at-i Ebû Ömer üzre râvîleriyle mahâric-i hurûfa ri‘âyet ederler. Ba‘zılar tekmîl-i fünûn etmeğiçün kırâ’at-i İbn-i Kesîr ve kırâ’at-i seb‘a ve kırâ’at-i aşere tilâvet ederler (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 201b ·
metinde göster ·
… er. Ekseriyyâ cümle halkı Envârü'l-âşıkîn'ı ve Muhammediye kitâbın cümle hıfzen
tilâvet ederler
.
Cümle (---) aded dârü'l-mücevvidân-ı huffâzândır. Kadîm-i evvelde asâleten dârü'l-kurrâ binâ olunmamış, ammâ şimdi sâhibü'l-hayrâtlar birkaç kurrâ binâ etmişler, ammâ halkı gâyet zekî ve ma‘sûmları gâyet necîb ü reşîddirler. Ekseriyyâ cümle halkı Envârü'l-âşıkîn'ı ve Muhammediye kitâbın cümle hıfzen tilâvet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 21a ·
metinde göster ·
… ıklarınca bu dahi mesîre idi. Ve Hırvat lisânı üzre Fâtiha terceme edüp namâzda
tilâvet ederler
, ammâ fasîh u belîğ terceme etmişler. Hakkâ ki lisân-ı Hırvad ve lisân-ı Latin …
Ve bu kal‘a-i Dirniş'e kal‘a-i Kinin'den yakın amâr kal‘a yokdur. Hattâ bu gazâ-yı meserret-i şibenik'e bu şehirde bir gece yatup şibenik cenginde cümle şehîd olan gâzîlerimiz bu Dirniş şehri mezâristânında defn etdikde akrabâları Hırvat lisân üzre ağladıkların gördükde gülmeden aklımız gitdi ve câmi‘lerinde "Âh bizim Hırvat kâneleri" deyü ibâdet edüp ağladıklarınca bu dahi mesîre idi. Ve Hırvat lisânı üzre Fâtiha terceme edüp namâzda tilâvet ederler, ammâ fasîh u belîğ terceme etmişler. Hakkâ ki lisân-ı Hırvad ve lisân-ı Latin lisân-ı kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 147b ·
metinde göster ·
. Ve ol geceler gûyâ leyle-i Kadr olup mümessek Şâm fısdıklı ve bâdemli helvâlar …
Meselâ bir zırhı bin salavâta ve bir kılıcı elli bin salavâta ve bir semmûr kürkü bir hatm-i şerîfe ve bir mercân tesbîhi iki bin salavâta ve bir mücevher tüfengi bir hatm-i şerîfe bey‘ edüp herkes aldığı metâ‘ı salavâtı ve hatm-i şerîf der-uhdeleriyle hazînebaşı tahrîr edüp iç alay çavuşları dellâllık edüp leyle-i isneynde ve leyle-i Cum‘ada der-uhdelerin getirüp tilâvet ederler. Ve ol geceler gûyâ leyle-i Kadr olup mümessek Şâm fısdıklı ve bâdemli helvâlar ve hoşâblar tenâvül olunup du‘â vü senâlar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 48b ·
metinde göster ·
… r kim câmi‘inde ve kubbe-i pür-envârı içinde üç vakitde eczâhânlar hatm-i şerîf
tilâvet ederler
. Ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır.
Evvelâ Küçük Çârsû'da Bâyezîd Beğ câmi‘i hazîresinde merhûm u mağfûrun leh sa‘îd ü şehîd Gâzî Bâyezîd Beğ: Bir kârgîr binâ ve bir kurşum örtülü kubbe-i ra‘nâ içinde medfûndur kim câmi‘inde ve kubbe-i pür-envârı içinde üç vakitde eczâhânlar hatm-i şerîf tilâvet ederler. Ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 60b ·
metinde göster ·
… bu tekyeye gelüp zevk u şevkler edüp mağz-ı Kur’ân olan Mesnevî-i Şerîf kitâbın
tilâvet ederler
, zîrâ bu şehrin cümle halkı abdâl-meşreb Fârisî-hân pîr ü cüvânân âdemlerdir.
Bir âsitâne-i Âl-i Abâ'dır. Cümle imârâtı serâpâ kurşum örtülü kârgîr binâ-yı azîmdir. Ve bu hânkâh Hasan Paşa câmi‘ine muttasıl olmağile hemân evkât-ı hamseyi edâ eden cümle ahbâb [u] dostân bu tekyeye gelüp zevk u şevkler edüp mağz-ı Kur’ân olan Mesnevî-i Şerîf kitâbın tilâvet ederler, zîrâ bu şehrin cümle halkı abdâl-meşreb Fârisî-hân pîr ü cüvânân âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 68a ·
metinde göster ·
… u şehrin cümle câmi‘lerinin mü’ezzinânları bu sâ‘ate amel edüp bâng-ı Muhammedî
tilâvet ederler
. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
İbret-nümâ-yı diğer: Çârsû içre Gazzâzlar sûku tarafında çâr-kûşe bir sâ‘at kullesi var kim çanının sadâsı tâ kal‘a-i Bolagay'da ve Lipete dağlarında istimâ‘ olur bir nâkûs-ı mehîbdir, ammâ dakîka fevt etmediğinden bu şehrin cümle câmi‘lerinin mü’ezzinânları bu sâ‘ate amel edüp bâng-ı Muhammedî tilâvet ederler. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 166a ·
metinde göster ·
… ği mev‘ızaların cümlesi guzâtı cenge terğîb etme âyetleri ve hadîsleri hatîbler
tilâvet ederler
. Hakkâ ki ulûfe ve yıllıksız bir alay mücâhidân-ı gâziyân-ı fî-sebîlillâh hoş m …
Ve hutbede tilâvet etdiği mev‘ızaların cümlesi guzâtı cenge terğîb etme âyetleri ve hadîsleri hatîbler tilâvet ederler. Hakkâ ki ulûfe ve yıllıksız bir alay mücâhidân-ı gâziyân-ı fî-sebîlillâh hoş müselmânlardır. Ve vilâyetlerinde gâyet emn ü emân ve adâletlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 126a ·
metinde göster ·
Andan bu haremin yine göle nâzır bir köşesinde koca Gâzî Arslan Paşa bir dâru'z-ziyâfe-i me’kel-hâne inşâ etmiş kim cemî‘i pîr u muğân ve gebr [ü] tersâya ve bay u gedâya subh u mesâ âye[t] sûre-i (---) üzre Arapça nassı üzre cümle âyende vü revendelere ni‘meti mebzûldür. Her Cum‘a gecesi kırk elli yere et‘ıme-i nefîse summât-ı Muhammedî çekilü[p] ba‘de't-tenâvül Arslan Paşa'ya def‘-i cû‘ edenler hayr du‘â ile Fâtiha tilâvet ederler, zîrâ evkâf-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 347b ·
metinde göster ·
… üp bir nehr-i azîm cârî edüp her def‘-i atşân eden rûh-ı pür-fütûhlarına Fâtiha
tilâvet ederler
. Rahmetullâhi aleyh.
Ve bu uyûnlardan mâ‘adâ şehir içre yetmiş yerde havz u fıskıyye ve şâzrevânlarda revân olan mâ-i cârî Süleymân Hân Halîlü'r-rahmân tarafında dörd sâ‘atlik sengistân u çengelistân yerlerdir, bir Mısır hazînesi mâl harc edüp Kudüs-i şerîfi seylâb etdi. Aceb hayrât-ı azîme idi. Mâ-tekaddem şehr-i Kudüs'de cümle sarnıclar imiş. Hattâ Bâb-ı Meryem ile Bâb-ı Hıtta mâbeyninde Benî İsrâ’îl Bürkesi derler elli zirâ‘ umku ve yüz adım tûlu ve seksen adım arzı bir azîm sarnıcdır. Hâlâ içinde suyu yokdur. Ve ba‘zı sarnıclar dahi Bâb-ı Amûd'dan taşra handak içindedir. Ve Bâb-ı Meryem'den taşra yine handak içre mu‘attal birkeler vardır. Ve Mescid-i Aksâ hareminde ve Sahra hareminde sarnıçlar var imiş. Bu şehir anlara muhtâc imiş. Süleymân Hân bu halkı bu ihtiyâcdan berî edüp bir nehr-i azîm cârî edüp her def‘-i atşân eden rûh-ı pür-fütûhlarına Fâtiha tilâvet ederler. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y221a ·
metinde göster ·
… hresi çâk olup şâd ferâhnâk olur. Ve ekser nisvân [ü] bintânları mevlûd-ı şerîf
tilâvet ederler
. Bu hâl üzre tâ Medîne-i münevvereye taht-ı revân ve mahâfîler yanı sıra gidüp …
Tâ Medîne'ye dek bu beş sâ‘atlik yeri bile gidüp gûnâ-gûn fesâhat [u] belâgatle kasâyidler ve na‘t-ı Resûlullâhlar tilâvet ederek savt-ı hazîn ve Dâvûdî bülend nefesli ma‘sûmlar ba‘zı kasîdeler okur kim âdemin zehresi çâk olup şâd ferâhnâk olur. Ve ekser nisvân [ü] bintânları mevlûd-ı şerîf tilâvet ederler. Bu hâl üzre tâ Medîne-i münevvereye taht-ı revân ve mahâfîler yanı sıra gidüp ayrılmazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y277a ·
metinde göster ·
… şeb-çerâğ deseler sezâdır. Ba‘zı tâlib-i ilimler bu elmâsların şu‘lesinde ders
tilâvet ederler
. Bu şeb-çerâğ elmâsı olan perde tâ kubbe-i âlînin ortasında kol kalınlığı ibrîş …
Hudâ hakkı Y 292a gece ile im‘ân-ı nazarla nazar etdim, şu‘lesinden kubbe nûr iken nûrun alâ-nûr olurdu. Âşikâre elmâslardır. Hakkâ ki şeb-çerâğ deseler sezâdır. Ba‘zı tâlib-i ilimler bu elmâsların şu‘lesinde ders tilâvet ederler. Bu şeb-çerâğ elmâsı olan perde tâ kubbe-i âlînin ortasında kol kalınlığı ibrîşim tınâblar ile maslûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y291b–Y292a ·
metinde göster ·
Ve leyle-i arefede bu kubbe-i nûr-ı billûrun cânib-i erba‘asın niçe bin kanâdîller ile tezyîn edüp nûr iken nûrun alâ-nûr olup gûyâ bir kubbe-i fânûs olur. Ol gece niçe bin huffâz-ı Kur’ân anda hatm-i şerîf tilâvet ederler. Ba‘zı fukarâlara tasadduk edüp hukûk-ı vâlideyn içün hatm-i şerîf tilâvet etdirmek gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y319a ·
metinde göster ·
Ve bu yedi minârenin yigirmi sinde âzân (---)(---)(---)(---)
tilâvet ederler
. On dördünde dahi mü’ezzinler çıkmayup leyle-i mübârekelerde kanâdîller ⟦Q 139a …
Ve bu yedi minârenin yigirmi sinde âzân (---)(---)(---)(---) tilâvet ederler. On dördünde dahi mü’ezzinler çıkmayup leyle-i mübârekelerde kanâdîller Q 139a yakarlar. Ve bu yigirmi bir tabakadan mâ‘adâ her minârenin tâ zirve-i a‘lâsında altun ile mutallâ olmuş alemler etrâfında beşer altışar çatal ağaçlara dahi kanâdîller yakup her minâre beşer tabaka kanâdîller ile çerâğân olur. Gûyâ her minâre kanâdîller ile serv-misâl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y338b ·
metinde göster ·
… huccâc-ı müslimîni saky ederler. Ve huccâc dahi âb-ı Zemzemi nûş edüp bu du‘âyı
tilâvet ederler
:
Ve bu ağızlık üzre dörd âdem çıkup demir kafeslere dayanup dörd yerden demir makaralar ile gece ve gündüz çatal kovalar ile âb-ı Zemzem çeküp huccâc-ı müslimîni saky ederler. Ve huccâc dahi âb-ı Zemzemi nûş edüp bu du‘âyı tilâvet ederler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y346b ·
metinde göster ·
… z-ı hadîs a‘mâlar vardır kim kırk elli bin hadîs cem‘ eyleyüp Müslim [ü] Buhârî
tilâvet ederler
. Ve mevzû‘ ve gayr-ı mevzû‘ hadîsleri eyle zabt etmişlerdir kim gayrı ulemâ yan …
Hâsıl-ı kelâm cümle dârü'l-hadîsleri bir bir takrîr [ü] tahrîr eylesek bir müdevven olur. Hemân hulâsa-i kelâm şehr-i Mısır ilm-i hadîs kânıdır. Elli binden mütecâviz muhaddis kimesneler vardır. Her birinin derûnunda râvîsiyle yigirmişer otuzar bin hadîs-i şerîf vardır. Ve Kur’ân-ı Azîm huffâzı gibi meşhûr hâfız-ı hadîs a‘mâlar vardır kim kırk elli bin hadîs cem‘ eyleyüp Müslim [ü] Buhârî tilâvet ederler. Ve mevzû‘ ve gayr-ı mevzû‘ hadîsleri eyle zabt etmişlerdir kim gayrı ulemâ yanlarında bir hadîs okunmağa kâdir olamazlar. Ve Mısır'da ulemâ-yı muhaddisîn sâyir ulemâdan mu‘teberdir kim i‘zâz [u] ikrâm ederler. Ammâ ne hikmetdir, her kim ilm-i hadîse mâlikdir, yüzünden nûr tamar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y106b ·
metinde göster ·
… ler savt-ı hazîn ile birbirlerine hasmâne aşr-ı şerîf ve kasâyid-i na‘t-ı şerîf
tilâvet ederler
.
Ve bu âsitânede her cum‘a günleri Ömer ibnü'l-Fârız'ın Tâ’iyye kasîdesi okundukda ba‘zı âşıkân aşklarından vecde gelüp başların amûdlara ururlar, bi-emrillâh aslâ bir zarar isâbet etmez. Ve niçe hoş-âvâz kimesneler savt-ı hazîn ile birbirlerine hasmâne aşr-ı şerîf ve kasâyid-i na‘t-ı şerîf tilâvet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y222b ·
metinde göster ·
… a cem‘ olup te’lîf etdüği kitâbı ve risâleyi huzûr-ı ulemâya koyup cümle fuzalâ
tilâvet ederler
. Eğer cümlenin mu‘teberi oldu ise memhûrlayup ve sahîfe-i kitâba imzâ edüp tilâ …
Bu dahi hâkezâ kıyâs-ı remev(?) gibidir, ya‘nî İmâm Şâfi‘î mevlûdu gibidir. Ammâ bunda musannifîn ü mü’ellifînden niçe kimesneler te’lîfâtların Ebü'l-Leys mevlûduna getürüp mezâhib-i selâs şeyhülislâmları bunda cem‘ olup te’lîf etdüği kitâbı ve risâleyi huzûr-ı ulemâya koyup cümle fuzalâ tilâvet ederler. Eğer cümlenin mu‘teberi oldu ise memhûrlayup ve sahîfe-i kitâba imzâ edüp tilâvet olunsun deyü izin verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y223b ·
metinde göster ·
… ütecâviz talebeleri vardır. Kimi İbn Kesîr ve Seb‘a ve Aşere ve Takrîb kırâ’atı
tilâvet ederler
. Ammâ takrîr-i ders ederken âteş-pâre ve azûbdur. Lâkin feyz-vâr, bir kerre ta‘ …
eş-şeyh Harâşî: Harâş nâmında bir belîdeden olmağile karyesinin ismi kendüye alem olup şeyh Harâşî derler, ammâ ism-i şerîfleri (---)'dir. Müfessirîn ü muhaddisînden bir muhaddis ü fâzıl kimesnedir kim Müslim [ü] Buhârî ve Kâmûs-ı Ahterî ve Sıhâh-ı Cevherî ve Füsûs-ı Muhyiddîn el-Arabî cümlesi hıfzındadır. Bundan mâ‘adâ câmi‘-i Ezher'de cemî‘i ulûmda ders takrîr edüp binden mütecâviz telâmîzleri vardır. Ve serî‘u'l-beyân hâfız-ı hamele-i Kur’ândır. Câmi‘-i Ezher medresesinde şeyhü'l-kurrâdır. Binden mütecâviz talebeleri vardır. Kimi İbn Kesîr ve Seb‘a ve Aşere ve Takrîb kırâ’atı tilâvet ederler. Ammâ takrîr-i ders ederken âteş-pâre ve azûbdur. Lâkin feyz-vâr, bir kerre ta‘lîmin istimâ‘ edenin derûnunda en-nakş ke'l-hacer olur, bir dahi simâ‘a muhtâc olmaz. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y248b ·
metinde göster ·
… rîşim hâlîçeler ile mefrûşdur. Ve evkât-ı hamsede eczâhânlar birer hatm-i şerîf
tilâvet ederler
.
Sandûka-i şerîfesin cânib-i erba‘asında niçe yüz kıt‘a-i zî-kıymet ve hüsn-i hat Kelâm-ı İzzetler ile ve gûnâ-gûn sîm ü zer âvânî şem‘dân ve buhûrdân ve gülâbdân ve murassa‘ ve mücevher kanâdîller ile ve bî-hisâb âvîzeler ile nigârhâne-i Çîn-misâl müzeyyen olmuşdur. Ve mülûk-i mâzîlerin ve vüzerâ ve vükelâların teberrüken birer zî-kıymet eşyâları ve ibrîşim hâlîçeler ile mefrûşdur. Ve evkât-ı hamsede eczâhânlar birer hatm-i şerîf tilâvet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y258b ·
metinde göster ·
Ve niçe bin züvvâr ve meşâyihân bu evkâf akabelerine girmeyüp başka gemilere ve kayasa ve kayıklar dutup herkes ahbâbıyla zevraklara girüp cümle iki yüz pâre gemi olup rûy-ı nehr-i Nîl keştîler ile zeyn olup bu tertîb üzre on iki akabe ve altı yedi yüz kayık ve kayasa kırk elli bin âdem ile vakt-i kuşlukda şehr-i Bulak'dan avm edüp mütevekkilen alallâh ile deryâya çıkdukda cümle keştîler içre olan askerî tâ’ifesi bir kat tüfeng ve bir yaylım top atup sadâları teskîn olunca ibtidâ baş halîfe-i Bedevî'nin tabl [u] kudümleri ve zîl ü bemleri çalınup tevhîd-i sultânî ederek Nîl cereyânı ile cârî olarak kös [ü] nefîrler çalarak fukarâ-yı muvahhidîn gemiler ile İnbaba şehrine mukâbil vardıkda İnbaba içün cümle fukarâ gülbâng-i Muhammedî çeküp birer Fâtiha tilâvet ederler ve azm-i Bedevî deyüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y279a ·
metinde göster ·