yemler verilecek zamânda at ve katır ve deve [ve] hımârların sadâsı (---) âye[t …
"Ve cümle hayvânâtlara tobralar ile yemler verilecek zamânda at ve katır ve deve [ve] hımârların sadâsı (---) âye[t]: Arapça nassı üzre, savt-ı bâğal ve savt-ı çemender ve asvât-ı gölük feryâd ü süheylleri evce peyveste olurdu" deyü pederimiz hikâye ederdi. Çünkim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76a ·
metinde göster ·
… en nehr-i Raba toprağı götürüp ba‘dehu hâr-ı hâşâk ile handakı doldurup üzerine
tobralar ile
toprak yığarak bir kûh-ı Demâvend olur.
Ba‘dehu} ertesi gün cümle asâkir-i İslâm on yedi yerden sene 1003 Muharreminin 12 gün Yanık kal‘asın muhâsara edüp hemân göz açdırmayup kal‘aya toprak sürmeğe mübâşeret ederler, ammâ handak içinden cereyân eden nehr-i Raba toprağı götürüp ba‘dehu hâr-ı hâşâk ile handakı doldurup üzerine tobralar ile toprak yığarak bir kûh-ı Demâvend olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 47a ·
metinde göster ·
… vahhidîn karınca toprak taşır gibi Kızıl tabyanın türâbların niçe kerre yüz bin
tobralar ile
taşıyup deryâya döküp on gün on gecede,
Ba‘dehu 1079 senesi nısfında Vezîria‘zam kolundan Kızıl tabyaya umûm hücûm üzre takayyüd-i tâmlar ve cidd-i sa‘y-i ihtimâmlar olunup cemî‘i guzât-ı müslimîne ihsân [u] in‘âmlar verilüp Kızıl tabyanın hûn-âlûd hâk-i ahmer-gûnun asâkir-i muvahhidîn karınca toprak taşır gibi Kızıl tabyanın türâbların niçe kerre yüz bin tobralar ile taşıyup deryâya döküp on gün on gecede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 295b ·
metinde göster ·
… dd olunur. Yüz hâneli bâğ u bâğçesiz üç yüz tüfengli kefereleri var kim cümlesi
tobralar ile
sâ’ir topraklı olan köylerden toprak uğurlayup üzerlerine kalımbok eküp kalımbo …
Karye-i Voha: Bu mahal artık iç Manya hudûdu add olunur. Yüz hâneli bâğ u bâğçesiz üç yüz tüfengli kefereleri var kim cümlesi tobralar ile sâ’ir topraklı olan köylerden toprak uğurlayup üzerlerine kalımbok eküp kalımbok ekmeği yerler. Cümle toprak hırsızlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 336a ·
metinde göster ·
… ile lağım yollarından hâk-i amber-pâki mezkûr hımârları ile ve gâhîce kendüler
tobralar ile
türâb taşıyarak ol mahalle varırlar kim kabr-i Resûlullâh Y 284a altı zirâ‘ k …
Beri tarafda mel‘ûnlar kâmil üç yıl hücrelerinde sâkin olup tedrîc ile lağım yollarından hâk-i amber-pâki mezkûr hımârları ile ve gâhîce kendüler tobralar ile türâb taşıyarak ol mahalle varırlar kim kabr-i Resûlullâh Y 284a altı zirâ‘ kalmış. Ammâ ol Hazret-i Sabûr [u] gayûr Allâh'ın hikmeti var. Anlar bu işe mübâşeret etdikleri gibi helâk etse, olur, ammâ hikmeti var. İhmâl etmez, imhâl eder. Me’âl-i kelâm hemân ol mahalde bir gece bizzât Hazret-i Risâlet-penâh şâm-ı şerîfde Nûreddîn eş-şehîd pâdişâh iken Nûreddîn'in vâkı‘asına girüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y283b–Y284a ·
metinde göster ·
… r şeklinde haftada bir iki kerre bize gelüp toprak taşırlardı. Ve ba‘zı mahalde
tobralar ile
biz de taşırdık" deyince tîz ol on aded zebbâli dahi hımârları ile getirüp anla …
"Vallâhi bizim taşrada on aded refîklerimiz vardır. Bu şehir içre zebbâl sûretinde hımârlar ile hidmet eder şeklinde haftada bir iki kerre bize gelüp toprak taşırlardı. Ve ba‘zı mahalde tobralar ile biz de taşırdık" deyince tîz ol on aded zebbâli dahi hımârları ile getirüp anlara dahi işkence edüp bülbül-i gûyâ gibi bir bir mâhiyyât-i hâl-i pürmelâllerin söylediler. Ammâ hücreleri içre lağım yolların bulamadılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y284b ·
metinde göster ·