… içinde re‘âyâsı ve askeri cümle Nemse imiş, ammâ kal‘ası nehr-i Tise kenârında
Tokay
yaylağıyla evce berâber kûh-ı bülendin dibinde bir kal‘a-i metîn imiş. Hayli uz …
Lisân-ı Macar-ı Kursda (---) demekdir. Bânîsi Arec Hersek'dir. Ve bu dahi Erdel'e tâbi‘dir, lâkin içinde re‘âyâsı ve askeri cümle Nemse imiş, ammâ kal‘ası nehr-i Tise kenârında Tokay yaylağıyla evce berâber kûh-ı bülendin dibinde bir kal‘a-i metîn imiş. Hayli uzakdır. Temâşâ etdik, ammâ havâlesi var. Derûn-ı kal‘anın zîr ü bâlâsında sarâylar ve musanna‘ dîvârın ha[ı]tları şa‘aşa‘a verir bir kal‘a-i zîbâdır. Bu mahalde nehr-i Tise'yi ve kal‘a-i Tokay'ı ve yaylağın batı tarafında ardımıza bırağup ol gün kırlıklarda kurâlar yaka yıka askerimiz ganâ’im-i bî-şümâr alarak cânib-i kıbleye kal‘a-i Kalo kurbundan yine geçüp kâmil beşinci sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 11b ·
metinde göster ·
… e ve Medîne hâssı olan Sekelhit kal‘amız ve Sakmar kal‘amız ve Varat ve Arat ve
Tokay
ve Kalu ve Kâlü nâm kal‘alarımızı Nemse küffârı alup içine asker koduğunun habe …
Ba‘dehu küffâr günden güne şîrînlenüp Erdel vilâyetinde olan şehrlerimizi ve kal‘alarımızdan Mekke ve Medîne hâssı olan Sekelhit kal‘amız ve Sakmar kal‘amız ve Varat ve Arat ve Tokay ve Kalu ve Kâlü nâm kal‘alarımızı Nemse küffârı alup içine asker koduğunun haberin Erdel kralı der-i devlet-masîre bildirdikde hikmet-i Hudâ Süleymân Hân'ın kemâl mertebe pîr-i fânî olup mübtelâ-yı nikrîs ve herem ve niçe emrâz-ı müzmine ile derd-i sakam sâhibi idi, ammâ yine gayret ü hamiyyet-i pâdişâhîyi elden komayup sene 973 mâh-ı Şevvâl'inin 9 gün serâperde-i Süleymânîsin Çırpıcı Çayırı nâm sahrâda meks-i hıyâm edüp ol gün vezîr-i sânî olan Koca Pertev Paşa'yı Erdel diyârına seksen yedi bin asker ile serdâr edüp Erdel banı olan mutî‘ [u] münkâd Zidmon, Yanoş Kral'a Pertev Paşa'yı imdâd gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 172a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Süleymân Hân sene-i mezbûrda mâh-ı Şevvali'l-mükerremin onuncu gününde âdet-i kadîmeleri ve kâ‘ide-i amîme-i şehinşâhîleri üzre Vezîr-i Sânî Ferhâd Paşa'yı ve Vezîr-i Râbi‘ Ahmed Paşa [ve] Vezîr-i Hâmis Kızıl Ahmedlü Mustafâ Paşa ve Şemsî Paşa'yı ve Kadıasker Hâmid Efendi'yi ve sâ’ir erbâb-ı dîvânları cümle götürüp hattâ müsinn ü ihtiyâr umûr-dîde musâhiblerden Matbah 172b Emîni Selîm Hânlı Abdî Efendi'yi ve Kuzu Ali Ağa'yı ve mütekâ‘id Yeniçeri ağası Ali Ağa'yı ve bu hakîr Evliyâ'nın pederi Kuyumcubaşı Dervîş Mehemmed Ağa'yı ve İbrâhîm-i Gülşenî hazretlerinin başhalîfesi Ser-hânendegân Dervîş Ömer-i Gülşenî ve niçe bunların emsâli pîr-i fânî vâcibü'r-ri‘âyâ umûr-dîde müsin ihtiyârları ma‘an Seğitvar seferine götürüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek gitmede, ammâ mübârek vücûd-ı şerîflerine pîrlikden za‘af u fütûr ve derd-i belâ-yı nikrîs ile dâ’imâ rencûr olup dâ’imâ taht-ı revân ile râha revâne olarak kal‘a-i Belgrad'dan nehr-i Sava'yı ubûr edüp sahrâ-yı Zemon'da meks-i hıyâm buyurduklarında cümle asâkir-i İslâm deryâ-misâl cem‘ olup pâdişâh-ı gerdûn-vakâr deryâ-misâl asker ile Eğre gazâsına gidüp mukaddemâ Nemse çâsârı Ferdinand Kralın Erdel'de istîlâ etdiği Sakmar ve Tokay ve sâ’ir kılâ‘ları halâs etmeğe azm-i hümâyûnları oldukda hikmet-i Hudâ mukaddemâ Peçoy kal‘ası muhâfazasına ta‘yîn olunan üç aded sancakbeğleri Şikloş kal‘ası altında meks-i hıyâm edüp bârân-ı rahmetden bu beğler gözlerin açamayup herkes haymesinde başun hırkaya çeküp âlem ağyârdan bî-haberdir deyü hâb-ı nâzda iken ol gün Seğitvar kal‘ası banı olan Zirniski Mikloş nâm pelîd-i anîd beş bin atlı ve üç bin yaya küffârlar ile mezkûr beğleri ol yağmur ve kar mahallinde ale'l-gafle basup beğleri ve niçe yüz aded gâzîleri cümle şehîd edüp ve niçe yüzünü esîr-i bend-i zincîr edüp cümle guzâtın mâl-ı ganâ’imiyle kal‘a-i Seğitvar'a gidüp şâdumânlar ederek karâr-dâde olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 172a–172b ·
metinde göster ·
… kere mâlik Şeddâdî binâ-yı ra‘nâ bir kal‘a-i metîndir, küçükdür. Şimâl cânibine
Tokay
iskelesi ve Tokay kal‘ası karîbdir. Lâkin bu kal‘a-i İbram içine girüp seyr [ü] …
Meğer bu İbram kal‘ası Menûçehr evlâdı Yejderban binâsı olup irs ile intikâl ede ede hâlâ Rakofçioğlu'nun kal‘ası imiş. Üç bin cünûd-ı cünüb leşkere mâlik Şeddâdî binâ-yı ra‘nâ bir kal‘a-i metîndir, küçükdür. Şimâl cânibine Tokay iskelesi ve Tokay kal‘ası karîbdir. Lâkin bu kal‘a-i İbram içine girüp seyr [ü] temâşâ etmeğe içinde olan Nemse kapudanı komadı, ammâ Beç kal‘asında Nemse çâsârı bu hakîre "Yedi krallık yeri seyâhat etsin" deyü hakîre verdiği hatt-ı müstekrehin İbram kal‘ası kapudanına gösterince hemân ayak üzre kalkup hattı yüzüne gözüne sürüp hakîrin destini bûs edüp ol kadar i‘zâz u ikrâm etdi kim bu hakîr ve gulâmlarım âlem-i hayretde kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 89a ·
metinde göster ·
… binâ-yı ra‘nâ bir kal‘a-i metîndir, küçükdür. Şimâl cânibine Tokay iskelesi ve
Tokay
kal‘ası karîbdir. Lâkin bu kal‘a-i İbram içine girüp seyr [ü] temâşâ etmeğe içi …
Meğer bu İbram kal‘ası Menûçehr evlâdı Yejderban binâsı olup irs ile intikâl ede ede hâlâ Rakofçioğlu'nun kal‘ası imiş. Üç bin cünûd-ı cünüb leşkere mâlik Şeddâdî binâ-yı ra‘nâ bir kal‘a-i metîndir, küçükdür. Şimâl cânibine Tokay iskelesi ve Tokay kal‘ası karîbdir. Lâkin bu kal‘a-i İbram içine girüp seyr [ü] temâşâ etmeğe içinde olan Nemse kapudanı komadı, ammâ Beç kal‘asında Nemse çâsârı bu hakîre "Yedi krallık yeri seyâhat etsin" deyü hakîre verdiği hatt-ı müstekrehin İbram kal‘ası kapudanına gösterince hemân ayak üzre kalkup hattı yüzüne gözüne sürüp hakîrin destini bûs edüp ol kadar i‘zâz u ikrâm etdi kim bu hakîr ve gulâmlarım âlem-i hayretde kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 89a ·
metinde göster ·