İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

tokmak

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
39
isabet
32 cümle/beyitte
14,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
40 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3915,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–39 / 39

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“tokmak” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 192a … araba ve kızaklar üzre dükkânlarında ûsûl-i âheng ile kemânlarının vertârlarına tokmak urup,
EÇS I 192a "Tır tıka tır tık tır tır tık tıka" deyü düyek usûlünde tokmak urarak pembe atarak gülüp oynayarak üzre oturarak ubûr ederler. Bir sınıfı dahi …
EÇS II 282a … ûrdur. Hallâcı yayın destine alup etek der-meyân edüp yigirmi dörd usûlde kaçan tokmak urduklarında âdem hayrân olur. Berber civânları ve helvacı civânı ve azâz civân …
EÇS II 293b–294a … ıbrıs'da (---) nâm mahalde bir kûh-ı azîm vardır. Hikmet-i Hudâ ol kûhun taşını tokmak ile döğüp kettân gibi olur. Ba‘dehû hayyâl iplik eğirüp âbdest makramaları ve l …
EÇS II 308a–308b … -ı müslimînin iş erleriyle Arapça mefhûmunca müşâvere olunup zemîn-i Revân'da Tokmak Hân sarâyı nâm bir behişt-i bâğ-ı cinân-misâl ravzayı ortaya alıp sâhil-i Zengî …
EÇS II 308b–309b … gelmeyüp derûn-ı kal‘ada olan guzât-ı müslimîn aç ve susuz bi'z-zarûrî kal‘ayı Tokmak Hân'a verüp emân ile cümle guzât-ı müslimîn bî-silâh kal‘a-i Kars'a piyâde çıku …
EÇS II 308b–309b … vân'ın Ferhâd Paşa binâ etdüğü dîvârları kırkar zirâ‘-ı melikiy-yi âlîdir. Ammâ Tokmak Hân binâ etdüğü elli zirâ‘ enli ve yigirmi zirâ‘ arîz rıhtım binâdır. Cümle (-- …
EÇS II 315b Cümleden Câmi‘-i kebîr, Uzun Hasan Şâh Câmi‘i ve Tokmak Hân Câmi‘i ve Avşar Hân Câmi‘i. Uzun Hasan Câmi‘inin misli bu arâzî-i ma‘mûrde …
EÇS II 336a–336b … idi. Ammâ cümleden hikâye-i udhıkesi oldur kim; bir kerre Revân hânı tarafından Tokmak Alî Hân nâmında bir nâmdâr ve müte‘azzım, azîm tuhaf u tefârûklar ile hedâyâlar …
EÇS II 336a–336b … tür kütür kırup "Şey değil imiş", deyü meydân-ı muhabbete bırakdıkda fakîr elçi Tokmak Hân, âlem-i hayretde bî-cân kalup kılıcı medh etdüğüne peşîmân oldu. Ba‘de't-ta …
EÇS II 338b–339a … mazlûm İbrâhîm Paşa içün hayli bükâ etdi. Ve ertesi gün der-i devlet tarafından Tokmak Haseki nâm bir ulak-ı kolak-ı solak yelerek gelüp bir emr-i şerîf getirüp "Sen …
EÇS III 74b … â cânib-i şarkda Bâb-ı Kayseriyye ve yine şarka bâb-ı Pelâş ve yine şarka bâb-ı Tokmak ve cânib-i şimâle bâb-ı Câncûn ve taraf-ı yıldıza bâb-ı Pulur. Gerçi bu kal‘a k …
EÇS III 115b Nehr-i Tokmak : Yine ol dağdan çıkup Vidin kurbunda Tuna'ya,
EÇS IV 203a Husûsan hallâcları pembeye tokmak urdukda kemânınun kirişi sadâsı makâm-ı segâhda, kimi dügâh [u] yekgâhda istimâ …
EÇS IV 203a … k tâk" "tırtaka tırtırtak" "tırtâk tırtırtâk", deyü usûl-i sakîl ile hallâcları tokmak ururlar.
EÇS IV 247b Andan yüz aded tüvânâ zırh-ı zireh-külâhlı ve tokmak tüfengli iç mehterleri güzer etdiler.
EÇS IV 296a … ‘im ü mâldâr olmağile sene (---) târîhinde Şâh Kör Hudâbende hânlarından Gençel Tokmak Hân mezkûr fukarâyı mâlıyçün işkence ederken "Hey hân! Merhûm Koçağa Sultân rûh …
EÇS IV 296a … muş cesed-i şerîf beyâz billûr gibi berrâk ve ter ü tâze ve pembe gibi yumuşak. Tokmak Hân eydür: "Hay hay sihr ile ve riyâzet ü perhîz ile şeyh kendüyi bu hâle koymu …
EÇS IV 296a … Allah bir ma‘sûm-ı pâk hey’etinde halk etmiş. Bunu görenler feza‘ u çeza‘ edüp Tokmak Hân'a rû be-rû vâfir şütûm ederler.
EÇS IV 296a … ce-i tasarruf-ı kerâmet-i Koçağa Sultân: Koçağa Sultân'ın na‘ş-ı şerîfin Gençel Tokmak Hân âteşe göyündürdüğün Kör Hudâbende Şâh istimâ‘ edüp Kazvîn'den kat‘-ı menâzi …
EÇS IV 296a Kel Tokmak Hân eydür: "Güzelce şâhım, bu Sünnîlerin tekyesin dahi harâb u yebâb idelim!" d …
EÇS IV 296a Kör Hudâbende Şâh eydür: "Cânım Tokmak Hân bu Koçağa'yı niçe buldun ve niçe âteşe göyündürüpsün. Mana Kırmızı Murtezâ …
EÇS IV 296b Kör Hudâbende Şâh eydür, "Âferin ey Tokmak Hân, seninçün Sünnî'dir derlerdi, meğer sen Sünnîlere adüvv-i cân imişsin. Çöre …
EÇS IV 296b Fi'l-hâl Koçağa Sultân'ın na‘ş-ı şerîfin âteşe yakdıkları yere Şâh varup Tokmak Hân'ı ve evlâdlarını ve çöreğin çekenleri ve Koçağa'yı âteşe göyündürmede bulun …
EÇS IV 296b … z aded neferi dest ber-kafa bağladup huzûruna getirüp eydür: "Bre bre kâfirler, Tokmak Hân-ı âk İrân-ı nîrândan gitmeğe müştâk. Merhûm Koçağa Sultân muhibb-i Hânedând …
EÇS IV 296b … cihânda dâstân olsun." dedikde dağlar gibi âteş-i Nemrûd alev-ber-alev oldukda Tokmak Hân'ın ibtidâ gözü önünde cümle evlâdların, ba‘dehû altı yüz aded nökerlerin ve …
EÇS IV 296b … ın, ba‘dehû altı yüz aded nökerlerin ve fetvâ veren müftî ve kadıların, ba‘dehû Tokmak Hân'ı âteşe atar.
EÇS V 120b–121a Sanâyi‘-i memdûhâtından yağlı tokmak kayışı dollâblarda edüp pembe-misâl kayışı olur. Cümle serhad halkı kılıç bağla …
EÇS VI 64a … sâfinâtü'l-ciyâd misilli atlar üzre çifte çifte ubûr edüp andan kâmil yüz aded tokmak tüfengli iç mehterleri ubûr edüp andan sancağ u bayraklar ve andan yedişer kat …
EÇS VII 55a Andan elli çift iç mehterleri bunlar dahi pür-silâh tokmak tüfengler ile ubûr edüp andan paşa kethudâsı tevâbi‘leriyle pür-silâh ubûr etdi …
EÇS VII 125b … na bağlayup her koşda, ya‘nî yüz adımda bir hoşçı nâm kazanları bir bârgîr üzre tokmak kayışlarıyla bağlı olup ve birkaç bârgîrler üzre koyun ve keçi derileri içre yü …
EÇS VII 125b … n şiddet-i şitâsında çadırları olmayup hemân dört çubucakların uçların bir yere tokmak kayışıyla bağlayup çubukların aşağı uçların yere sokup arkasındaki abâ yağmurlu …
EÇS VII 145a Memdûhâtından: Taman böreği ve say yağı ve tereyağı ve tokmak kayışı ve Tatar kamçısı meşhûr.
EÇS VII 145b … aldır. Ve halkı cümle müslim Çerkesdir. Ve kâr [u] kisbleri balık avlamakdır ve tokmak kayışından Çerkes kamçıları yapmakdır. Gerçi mahbûbları azdır, ammâ uzdur. Hatt …
EÇS VII 147a … Türkmân obaları gibi keçeden kubbe kubbe evlerdir kim içleri kafes kafes örülüp tokmak kayışlarıyla bağlı çubuk ağaçlardır. Hîn-i mahalde obaları bozup kayışla bağlı …
EÇS IX Y78a–Y78b Ve iki yüz aded boyacı tokmağı urur dükkânları vardır. Başka bir çârsûdur kim tokmak gürüldüsü sâ‘ikasından gök gürler zann olunur niçe bin denk boğası bağlanup tok …
EÇS IX Y357a–Y357b … ânları var kim matbah-ı Keykâvuslarında herîseye her pehlivân biner kerre salık tokmak urdukları Y 357b zamân,
EÇS X Y151b Alay-ı Yeniçeriyân: Sekiz bin add olunur, ammâ ol gün yigirmi bin tokmak tüfengli pür-silâh kaplan postlu zerdûz üsküflü yeniçeri alayı ubûr eder. Andan …
EÇS X Y152b … kantâr sırıklı küheylân atlar üzre iç ağaları ve elli iç mehterleri omuzlarında tokmak tüfengler ile ubûr ederler. Ardı sıra paşa kethudâsı ve hazînedâr atbaşı berâbe …