… verüp kutbiyyete kadem basmış idi. Eğer bunların evsâfların tahrîr eylesek bir
tomar-ı
tavîl olur. Ancak yetmiş aded kütüb-i mu‘teberelerinde[n] mâ‘adâ iki yüz risâle …
eş-Şeyh Mevlânâ Şemseddîn Ahmed bin Süleymân bin Kemâl Paşa: Bâyezîd Hân ve Selîm Hân ulemâsıdır. Selîm Hân ile Mısır fethinde bulunup kadı‘asker kalmışdır. Ba‘dehu İslâmbol'da Müftîü's-sakaleyn ya‘nî ins [ü] cinne fetvâ verüp kutbiyyete kadem basmış idi. Eğer bunların evsâfların tahrîr eylesek bir tomar-ı tavîl olur. Ancak yetmiş aded kütüb-i mu‘teberelerinde[n] mâ‘adâ iki yüz risâle te’lîfâtı ve tasavvufâne ve âlimâne eş‘âr-ı belîği vardır. Ammâ bî-mahlaslıkları kendüye mahlas olmuşdur. Âhir-i kâr hâlisen ve muhlisen merhûm olup Edirnekapusu hâricinde tarîk-i âm üzre bir demir pençereler içre üstü mekşûf bir mahalde âsûdedirler. İns [ü] cinne sâhib-i fetvâ olduklarında her cum‘a ertesi vakt-i seherde niçe yüz masrû‘ âdemler gelüp üç hafta ziyâretine müdâvemet edüp bi-emrillâh sar‘ zahmetinden halâs olur. Ziyâretgâh-ı hâs [u] âm-ı enâmdır. Târîh-i intikâl-i Kemâl Paşazâde Ahmed Efendi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 107a ·
metinde göster ·
dırâz olur. Nasreddîn letâyifâtları gibi cümle şakaları mükallidîn ve mudhikîn …
Bu gûne evsâfların tahrîr eylesek bir tomar-ı dırâz olur. Nasreddîn letâyifâtları gibi cümle şakaları mükallidîn ve mudhikîn mâbeyninde meşhûrdur kim a’yân [u] kibâr beyninde fasl olunur. Ammâ tehî dîvâne değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 115b ·
metinde göster ·
… ret-nümâ kâ‘alarıyla cümle evsâfların manzûrumuz olduğu üzre tahrîr eylesek bir
tomar-ı
dırâz olur. Ammâ hamd-i Hudâ bu abd-i za‘îfin akl-ı kâsırı üzre alâ kadri'l-imk …
Netîce-i merâm bu bâlâda tahrîr olunan teferrücgâh merâmları ve bâğçe-i selâtînleri ve a‘yân [u] eşrâf ve vüz[er]â yalıların âb [u] hevâları ve tarz [u] tarh binâları ve ibret-nümâ kâ‘alarıyla cümle evsâfların manzûrumuz olduğu üzre tahrîr eylesek bir tomar-ı dırâz olur. Ammâ hamd-i Hudâ bu abd-i za‘îfin akl-ı kâsırı üzre alâ kadri'l-imkân Belde-i Tayyibe'nin ibret-nümâ âsârları ve bânîleri ve fâtihleri ve cümle meşhûr imâretleri ve sâ’ir hayrât [u] hasenâtları ve kânûn-ı Âl-i Osmâniyânı ve vüzerâ ve vükelâ ve ulemâları ve arz-ı beledi ve âb [u] hevâsı ve cümle meşhûr ziyâretleri tahrîr olunup ancak mahmiyye-i imâret-i Kostantıniyye içre şehre ziynet veren cemî‘i dekâkîn ve ehl-i hıref, sâhib-i sanâyi‘ât kalmış idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 147a ·
metinde göster ·
… eylesek ve ne kadar ma‘mûr ve âbâdân kurâları var, terkîm etsek, bir mücelled-i
tomar-ı
dırâz olur. Ancak bu vâdîden cânib-i şimâle giderken nehr-i Murâd'ı at ayağıyla …
Van eyâleti hükmünde Bitlis hânı ve Atak ve Tercîl hânları hudûduyla müşâ‘ bir sahrâ-yı vâdî-i Hâmûndur kim vasatında cereyân eden nehr-i Murâd'da nûn-ı gûnâgûn bulunur kim gûyâ her biri mâ’ide-i Mûsâ'dır. Bu sahrânın çemenistânı üzre Çemâpûr askeri meks etse devvâbâtına ve sâ’ir hayvânâtına yedirse yine ke'l-evvel cemî‘i kiyâhâtı sâbit u nâbite olmadadır kim Cenâb-ı Bârî bu sahrâya nazar etmişdir. Şarkdan garba tûlânîce vâki‘ olup tûlı kâmil üç menzildir. Arzı iki konakdır ve dahi akalldır. Bu sahrânın cânib-i kıblesinde kal‘a-i Meyyâfârikîn'dir. Mâbeyninde iki merhale-i dırâzdır. Bu sahrâ-yı ferah-fezânın evsâfın manzûrumuz olduğu üzre nemene aşâ’ir [u] kabâ’il meks eder anları tahrîr eylesek ve ne kadar ma‘mûr ve âbâdân kurâları var, terkîm etsek, bir mücelled-i tomar-ı dırâz olur. Ancak bu vâdîden cânib-i şimâle giderken nehr-i Murâd'ı at ayağıyla ubûr etdik, zîrâ menba‘-ı tulû‘ı kûh-ı Bingöl'de karîbdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 87a ·
metinde göster ·
… cemî‘i rûz-merre olan vakâyi‘âtı ferâden ferâdâ tahrîr etsek başka bir mücelled
tomar-ı
edvâr olur. Ammâ cemî‘i halk ile hüsn-i zindegânîsi var idi ve halûk [u] hamûl …
Melek Ahmed Paşa efendimizin zamân-ı sadâretinde bunun emsâli niçe bin tedbîrât [u] hâdisât zuhûr edüp kimi hüsn-i tedbîr oldu. Ekalli sû-i tedbîr olup yine cümle ocak halkı meşveretiyle asker-i İslâm'ın bir mevâcibi kalmayup üç aydan ulûfeler çıkup her taraf ma‘mûr [u] âbâdân idi. Eğer sadâreti hâlinde olan cemî‘i rûz-merre olan vakâyi‘âtı ferâden ferâdâ tahrîr etsek başka bir mücelled tomar-ı edvâr olur. Ammâ cemî‘i halk ile hüsn-i zindegânîsi var idi ve halûk [u] hamûl idi. Ve hizmetinde akl-ı Aristo zî-akl ve müstakîm ve âkıbet-endîş âdemler saklardı. Hatta kethüdâsı Diyârbekir'in Çirmik'inden Kudde Mehmed Kethüdâ ve tezkireci-i kebîri Gınâyî Efendi ve Tezkireci-i sağîri Zühdî Efendi ve Hazînedâr Ahmed Ağa ve Mühürdâr Osmân Ağâ ve hakîrin selefi imâm efendi ve re’îsü'l-küttâb Mevkûfâtî Muhammed Efendi, bunlar sikadan müdebbir, kâmil, sâhib-ayâr nedîmler idi. Taşra huddâmlarından defterdâr Zurnazen Mustafâ Paşa'yı ma‘zûl edüp Kırkçeşmeli Emîr Paşa'yı defterdâr edüp sû-i tedbîr etdi. Zîrâ tammâ‘ ve hemec ve mühmil âdem idi. Ve Koca İbrâhîm Ağa'yı çavuşbaşı etdi. Münâfık ve müfsid ve devr-i ebvâb ederdi. Ancak Bektâş Ağa ve Kara Çavuş ve Çelebi Kethüdâ ile ve Şeyhülislâm Bahâyî Efendi ile hüsn-i ülfet edüp her umûrun anlar ile meşveret edüp onların sözlerine amel ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 98b ·
metinde göster ·
… 'l-kelâm" üzre yedi günde müşâvere ve mükâlemeleri birer birer takrîr etsem bir
tomar-ı
dırâz olur. Me’âl-i kelâm: Bir gün İpşir Paşa eydür: "Evliyâm, doğru söyle Murâ …
deyüp seğirderek dest-i şerîfin bûs etdim. Hemân buyurdular kim "Evliyâ hoş geldin, biz seninle Varvar Alî Paşa senesinden berü görüşmedik. İslâmbol'dan çıkalı kaç gündür?" "Sultânım, beş gündür, ammâ gâyet kış çekdim" dedim. "Devlet tarafında ne var ne yok" dedikde, hakîr eyitdim "Bây u gedâ ve pîr u cüvân ve hâs u âmm sultânımın şeref-i kudûmiyle müşerref olmağa muntazırlardır. Husûsen Melek Ahmed Paşa karındâşınız, âh Sultânım Murâd efendimin çerâğ-ı efrûhtesi ve nazarkerdesi karındaşım gelse, deyü sultânımın intizârında olup sultânıma bu mektûbları gönderdi" deyü yetmiş aded atlas kîseli mekâtibleri verüp zemîn-bûs edüp gerüye çekildim. Hemân hazînedârına tenbîh edüp 177b "Evliyâ senin müsâfirindir, bir hoş gözedüp bir semmûr kürk ve bir kat esbâb ve bir kîse guruş hammâm akçesi ver" deyü tenbîh etdikde hazîne çadırına varup def‘-i cû‘ edüp bî-mecâl olduğumdan hâb-ı râhata vardım. Netîce-i merâm sahrâ-yı Konya'da İpşir Paşa ile yedi gün sohbet edüp "el-kelâmu yecürrü'l-kelâm" üzre yedi günde müşâvere ve mükâlemeleri birer birer takrîr etsem bir tomar-ı dırâz olur. Me’âl-i kelâm: Bir gün İpşir Paşa eydür: "Evliyâm, doğru söyle Murâd Paşa ve yeniçeri ocağı beni isterler mi?" yemin edüp "Belî cümle pâdişâh kulları ve vüzerâ vü vükelâları sultânıma muntazırlardır. Âh der-i devlete gelse de devlet-i Âl-i Osmân nizâm bulsa, derler. Ve cemî‘i ulemâ ü sulehâ ve a‘yân [u] kibâr, Sultân Murâd çerâğıdır, Husrev Paşa revişindedir. Âh gelse de cemî‘i umûr-ı mu‘azzamayı görüp Venedik küffârından intikâm alup Mısır'ın deryâ yolları küffârdan emîn olsa, derler" dedim. "Yâ Evliyâ, doğru söyle, Moralı Defterdâr mühr içün iki bin kîse verdiği sahih midir?" "Belî, merhûm Bıyıklı Dervîş Mehemmed Paşa meflûc iken mühri taleb etdi. Ammâ sa‘âdetlü pâdişâh rızâ vermeyüp mührü karındaşın Melek Ahmed Paşa'ya sadaka olunmasın re’y-i ahsen gördüler. Paşa karındaşınız 'Ben bir kerre mühr sâhibi olup lezzetin aldım. Pâdişâhım benim hüsn-i rızâm ile mühri elbette İpşir Paşa lalana ihsân eylen. Asker sâhibi vü müdebbir ü âkıl ü cerîdir. Mühr anın bin kez hakkıdır ve eski vezîrindir,' deyü bir sâ‘at ta‘rîf ve tavsîfinizde olup Şeyhülislâm Ebû Sa’îd ve kızlarağası ve (---)(---)(---)(---) cümlesi, "Pâdişâhım İpşir Paşa lalana mühr istihâldir" deyü Fâtiha tilâvet olunup mühr-i şerîfi sultânıma gönderdiler. Kâ’immakâmlığı Melek Paşa karındaşınıza ihsân etdiler. Ve yedinci günde anlar dahi var kuvveti bâzûya getirüp cümle ocağa ulûfe çıkardılar" deyü niçe bin kelimâtlar oldu kim tahrîri mümkün değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 177a–177b ·
metinde göster ·
dırâz olur. Hulâsa-i kelâm bu alay-ı azîm vakt-i çâştda Edirnekapusu'ndan girüp …
Ammâ biz nâ-tamâm tahrîr etdik. Eğer bu alay manzûrumuz olduğumuz üzre kânûn-ı Âl-i Osmânî teşrifâtı üzre tahrîr eylesek bir tomar-ı dırâz olur. Hulâsa-i kelâm bu alay-ı azîm vakt-i çâştda Edirnekapusu'ndan girüp vakt-i asrdan bir sâ‘at sonra gücile tamâm olup İpşir Paşa alayın temâşâ etmeğe on guruşa dükkân icâr olundu. Ba‘dehû İpşir Paşa sarâyına dâhil olup kurbânlar zebh 181a olup hâne-i bî-minnetine dâhil oldukda alay ile kendüyi getiren kırk altı esnâf-ı asâkir-i İslâm'a ihsân [u] in‘âmlar edüp hemân Yeniçeri ocağına kırk kîse ve sipâhiyâna otuz kîse ve topçuyâna beş kîse bezl edüp sarâyında âsûde oldu. Böyle bir alay-ı ibret-nümâ Cemşîd u Ferîdûn [u] Dahhâk-i Mârî'den berü olmamışdır. Gerçi bu alay ile İpşir‘i hânesine du‘â ve senâ ile getirdiler ammâ ba‘zı sâhib-i kalem-i ehl-i nücûm "Nahs sâ‘atde İslâmbol'a dâhil oldu" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 180b–181a ·
metinde göster ·
… eylediğimizde rûz-merre gördüğümüz acâ’ibât u garâ’ibâtları tahrîr eylesek bir
tomar-ı
latîfe olurdu. Ammâ yine sadede rücû‘ idelim:
Paşa eydür: "Beğim, siz Âl-i Abbâsiyân'dansız. Size çûn [u] çerâmız yokdur. Hatta elli üç târîhinde Hakkarî'den Diyârbekr'e bana geldikde yine böyle bir ma‘rifet göstermiş idiniz. Hamd-i Hudâ yine şehr-i Bitlîs'de bu hân karındaşımızın sarâyında müşerref oldu." dedikde mezbûr beğ eydür: "Belî ol asırdan berü görüşmemek ile 233b ihsânınız görmemiş idim." dedikde paşa bir kise ve hân bir kise guruş ve birer kat ser ü pâ hil‘at-i fâhire ve birer kat bisâtıyla küheylân atlar ihsân eyleyüp diyâr-ı Hakkarî'ye nâmeler ile Hân Yezdenşîr'e gönderdiler. El-kıssa şehr-i Bitlîs'de bu on gün tekâ‘üd eylediğimizde rûz-merre gördüğümüz acâ’ibât u garâ’ibâtları tahrîr eylesek bir tomar-ı latîfe olurdu. Ammâ yine sadede rücû‘ idelim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 233a–233b ·
metinde göster ·
… etdiğimiz safâ vü zevkleri ve gûnâ-gûn temâşâ vü revnakları tahrîr eylesek bir
tomar-ı
dırâz olur.
Netîce-i merâm üç gün hân ile ve gayrı a‘yân ile cân sohbetleri edüp her gün etdiğimiz safâ vü zevkleri ve gûnâ-gûn temâşâ vü revnakları tahrîr eylesek bir tomar-ı dırâz olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 236b ·
metinde göster ·
… yrin binâsı ve hücreler ü âvîzelerin ve imâret ü tarz-ı tavrın tahrîr etsek bir
tomar-ı
dırâz olur.
Ammâ Revân yanında olan üç kenîse ve Nahşevân yanında yedi kenîse ve Kudüs-i şerîfde Kamâme kenîseleri bunun yanında ne şeydir. Eğer bu deyrin binâsı ve hücreler ü âvîzelerin ve imâret ü tarz-ı tavrın tahrîr etsek bir tomar-ı dırâz olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 281a ·
metinde göster ·
… er. Eğer bu nahl-i hurmanın eşcârı ve semeresinin hâssaların tahrîr eylesek bir
tomar-ı
tayyibnâme olur. Ancak yine sadede rücû‘ idelim.
Hâssa-i ûlâsı: Meyvesi gâyet mukavvî ve muslıh-ı ma‘îde ve serî‘u'l-hazmdir. 346b Ve sirkesi ve helvâsı ve şerbeti âdeme hayât verir ve kuvvet-i basarı ziyâde eder. Eğer bu nahl-i hurmanın eşcârı ve semeresinin hâssaların tahrîr eylesek bir tomar-ı tayyibnâme olur. Ancak yine sadede rücû‘ idelim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 346a–346b ·
metinde göster ·
… ir câmi‘in ahvâline vâkıf olduğumuz mertebe evsâfın tahrîr eylesek bir mücelled
tomar-ı
dırâz olur.
Haremi bir sahrâ-misâl vâsi‘dir. Sultân Uzun Hasan-ı Bayındırî binâ etdüği taraf sehel rahnedâr olmuşdur ve kıble kapusundan tâ mihrâb-ı aliyyeye varınca arzı (---) adımdır ve şarkdan garba tûlu (---) adımdır. Ve cümle (---) aded mihrâb add olunur kim niçe enbiyâ ve evliyâların mihrâblarıyla ârâste ve makâm-ı aliyyeleriyle pîrâste olmuş câmi‘-i latîf u mahfil-i münîfdir. Ve bu câmi‘ içre (---) aded sütûnlar üzre tâk-i Havernaklardır. Dahi mâfevkinde kıbâb sutûhları cümle kireç ve cıbıs ile mebnî sutûhlardır ammâ âvîze ve maslûbât-ı musanna‘âtlar ile müzeyyen değildir ve cemâ‘atden garîb kalmış bir câmi‘-i garîbdir. Eğer bir câmi‘in ahvâline vâkıf olduğumuz mertebe evsâfın tahrîr eylesek bir mücelled tomar-ı dırâz olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 357a ·
metinde göster ·
… Bunda bir sarây-ı azîm vardır kim eğer harâbının medhin tahrîr etsem başka bir
tomar-ı
azîm olur. İçinde kavm-i Urbân sâkin olup Sarây-ı Sultân Mehdî derler.
Ziyâret-i kubbe-i İmâm Mehdî ibn: (---)(---) Hazretleri medfûndur. Bu kıbâbların aslâ evkâfları kalmamışdır ammâ yine muhibb-i Hânedân'dan fukarâ-yı Bektaşiyân'dan tekye-nişîn-i zîşân fukarâları vardır, âyende vü revendenin nezerâtlarıyla geçinirler. Bunda bir sarây-ı azîm vardır kim eğer harâbının medhin tahrîr etsem başka bir tomar-ı azîm olur. İçinde kavm-i Urbân sâkin olup Sarây-ı Sultân Mehdî derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 407b ·
metinde göster ·
Eğer rûz-merre olan vekâyi‘âtları birer birer tahrîr etsem bir
tomar-ı
dırâz olması mukarrer idi, ammâ alâ kaderi'l-imkân deryâda katre ve güneşde zer …
Eğer rûz-merre olan vekâyi‘âtları birer birer tahrîr etsem bir tomar-ı dırâz olması mukarrer idi, ammâ alâ kaderi'l-imkân deryâda katre ve güneşde zerre mikdârı tahrîre cür’et edelim. (---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 5b ·
metinde göster ·
… r kral-ı dâl sarâyı var kim eğer mâ-vaka‘ı üzre ta‘rîf ü tavsîf etsem başka bir
tomar-ı
dırâz olur kim, mısra‘:
Ve Sultân Bâyezîd câmi‘i var. Bir minâreli câmi‘-i müferrahdır. Ve aşağı hisâr-pîçede bir hammâmcığı var. Ve iç kal‘ası Galata kullesi gibi dörd aded kulle-i ibret-nümâlar biri biri içinde musanna‘ ibret-nümâ kulle-i azîmlerdir kim her birinin içlerinde niçe yüz yıllık dânedâr darılar yığılmışdır. Ve bu iç kal‘ada dizdâr sâkin olduğu Turla'ya nâzır bir kral-ı dâl sarâyı var kim eğer mâ-vaka‘ı üzre ta‘rîf ü tavsîf etsem başka bir tomar-ı dırâz olur kim, mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36a ·
metinde göster ·
… Havernâk-ı gûnâ-gûn nüzhetgâhların her birin ta‘rîf ü tavsîf eksek bir mücelled
tomar-ı
dırâz olur.
Menzil-i karye-i Çömlek: Anda bir bâğ-ı İremezâtü'l-imâd misilli Hünkâr Bâğçesi var kim bülbülân-ı murgân-ı seher-hîzlerin efgânı âdemi nâlân eder. Bunda olan ezhâr-ı gûnâ-gûnun râyiha-i tayyibesi âdemin demâğın mu‘attar eder. Ve bunda olan kasr-ı Havernâk-ı gûnâ-gûn nüzhetgâhların her birin ta‘rîf ü tavsîf eksek bir mücelled tomar-ı dırâz olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 100b ·
metinde göster ·
… bir diyârda yokdur. Eğer her birinin hâssasın tahrîr etsek müsevveddâtımız bir
tomar-ı
dırâz olur.
Bu şehir halkının aslâ hammâm masrûfu yokdur ve cereb ve cüzâm ve beras ve Firengî zahmeti aslâ yokdur, zîrâ bu diyârda olan yenâbi‘-i kesîre bir diyârda yokdur. Eğer her birinin hâssasın tahrîr etsek müsevveddâtımız bir tomar-ı dırâz olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 174a ·
metinde göster ·
Netîce-i merâm eğer bu kal‘a-i Sibin'i gördüğümüz üzre tahrîr etsek
tomar-ı
dırâz olur. Hemân ne mertebe sa‘b ve metîn hisâr-ı üstüvâr olduğu şundan ma‘lûm …
Netîce-i merâm eğer bu kal‘a-i Sibin'i gördüğümüz üzre tahrîr etsek tomar-ı dırâz olur. Hemân ne mertebe sa‘b ve metîn hisâr-ı üstüvâr olduğu şundan ma‘lûm-ı sa‘âdet ola kim sene (---) târîhinde Köpürlü Mehemmed Paşa Yanova kal‘asın feth edüp Barçay nâm bir kefereyi kral-ı dâl nasb edüp mezkûr kral hazîne tahsîline bu kal‘a-i Sibin'e girüp Haydar Ağazâde Mehemmed Paşa kethudâlığından çıkan Mehemmed Paşa bu kal‘ada muhâfız 30a olup dururken Rakofçi Kral-ı bî-mecâl yüz bin asker-i cünübânlar ile gelüp Barçay kralı ve Mehemmed Paşa'yı bu Sibin kal‘asında kapadup yedi ay kâmil bu kal‘ayı muhâsara edüp dörd kerre yüz bin balyemez top-ı kal‘a-kûp gülleleriyle bu kal‘anın rûy-ı dîvâr sîne-i pür-kînesine ve her tabyasına bu kadar gülleler urmuş, aslâ kal‘aya bir rahne edememiş, topların çeküp alarkaya gitmiş koymuş, beyne'l-akrân hâ’ib ü hâsir kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 29b–30a ·
metinde göster ·
… ]zlığın yâd ede. Eğerçi cemî‘i ahvâlâtların ta‘rîf ü tavsîf ve tahrîr etsek bir
tomar-ı
müdevven olur, ammâ bu abd-i hakîr Evliyâ-yı pür-taksîr fakîr paşa-yı merhûma a …
İmdi fânîden bâkîye irtihâl eden cânlara hayr du‘â lâzımdır kim hayr du‘â Allâhu Ta‘âlâ katında makbûl-i dergâh olup bâkîdir. Ve cemî‘i mevtâ-yı ehl-i kubûr hayr du‘âya muhtâclardır. Eyle olsa rûh-ı Melek Paşa hayr ile yâd olmağiçün deryâda katre ve güneşde zerre kadar hüsn-i hâli ve halîm ve selîm ve dil-nüv[â]zlığın yâd ede. Eğerçi cemî‘i ahvâlâtların ta‘rîf ü tavsîf ve tahrîr etsek bir tomar-ı müdevven olur, ammâ bu abd-i hakîr Evliyâ-yı pür-taksîr fakîr paşa-yı merhûma akrabâlığımız hasebiyle ve ihtilât-ı küllîmiz olmak niçe niçe esrârlarına vakıf olduğumuz mertebe ba‘zı menâkıb-ı hüsn-i hâllerin bu Seyâhatnâme'mize tahrîr edelim. Ümîzdir kim kırâat eden yârân-ı zevi'l-ihtirâmlar merhûm Melek Paşa rûhiyçün bir Fâtiha tilâvet edeler. Ve billâhi't-tevfîk, âh el-firâk el-firâk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 46a ·
metinde göster ·
… ve eğer her köyün lisân-ı Bulgarca ve Sırfça esmâların tahrîr eylesek başka bir
tomar-ı
dırâz olur.
Andan karye-i Siridna, andan karye-i Dobrina, güzel, orta köy demekdir ve eğer her köyün lisân-ı Bulgarca ve Sırfça esmâların tahrîr eylesek başka bir tomar-ı dırâz olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 139b ·
metinde göster ·
… Eğer bu bâğ-ı cinâne nüzhet-âbâdların mâ-vaka‘ı üzre ta‘rîf ü tavsîf etsem bir
tomar-ı
dırâz olur. Hudâ-yı Lem-yezel sâhibine mübârek ede. Hattâ bu du‘âya münâsib bir …
Nehr-i Kazıklı Özek kenârında bir bâğ-ı Merâm misilli köydür kim Mehemmed Geray Hân'ın anda bir sarây-ı azîmi var. Gûnâ-gûn kasr-ı Havarnaklar ve müzehheb kâşâneler var kim gûyâ her biri birer gûne nakş-ı nigârhâne-i Çîndir. Eğer bu bâğ-ı cinâne nüzhet-âbâdların mâ-vaka‘ı üzre ta‘rîf ü tavsîf etsem bir tomar-ı dırâz olur. Hudâ-yı Lem-yezel sâhibine mübârek ede. Hattâ bu du‘âya münâsib bir ebyât hâtıra hutûr edüp rûy-ı dîvâra tahrîr etdim. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 122b ·
metinde göster ·
… ümâ musanna‘ kanâdîl ü şem‘dân ve çelipaları 255b ta‘rîf ü tavsîf eylesek bir
tomar-ı
dırâz olur, zîrâ bu deyr-i bî-misâlin vasfında lisân kâsırdır. Bu deyri dahi te …
Ve hâlâ İslâmbol'un Emînönü'nde binâ olunan Vâlide câmi‘ine bu kenîse hâs kayd olunup bostâncıbaşı tarafından bir haseki zabt edüp imâret-i dâru'z-ziyâfe içün cânib-i vakfa beş bin vukıyye asel-i musaffâ verirler. Ve eğer bu Mendel manastırının mâ-vaka‘ı üzre binâsı ve hevâsı ve anda olan ibret-nümâ musanna‘ kanâdîl ü şem‘dân ve çelipaları 255b ta‘rîf ü tavsîf eylesek bir tomar-ı dırâz olur, zîrâ bu deyr-i bî-misâlin vasfında lisân kâsırdır. Bu deyri dahi temâşâ edüp mâ-fevkinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255a–255b ·
metinde göster ·
… ü hammâma gidüp dâhil olduk, ammâ ne hammâm. Eğer vasf etsek müsevvedâtımız bir
tomar-ı
tavîle olur. Hâsıl-ı merâm bir semen-sîmâ ve perî-tal‘at ve kamer-heyet mahbûb …
Ale's-sabâh tahte'l-futûr gelüp tenâvülden sonra hazînedâr gelüp "Buyurun sizin çün hammâm hâzırdır" deyü hammâma gidüp dâhil olduk, ammâ ne hammâm. Eğer vasf etsek müsevvedâtımız bir tomar-ı tavîle olur. Hâsıl-ı merâm bir semen-sîmâ ve perî-tal‘at ve kamer-heyet mahbûb Freng pençe dellâk kîse sürüp safâ edüp pâk olduk. Andan câmekâna çıkup gördüm: Hazînedâr lepâçelerimizin yanında âmâde durur. Andan bir gûne don gömlek dahi getirüp cümle harîr çatmalı ve nakışlı gömleği eynimize geydirüp bir kat atlas libâslar ve bir keşmîrî şâl kuşak ve bir saya kırmızı çakşır ve bir sîm ve mutallâ balıkdişi kabzalı hançer ve bir mercân kabzalı altın gılâflı bıçak ve bir mînâlı sâ‘at ve bir mercân tesbîh ve bir köse destâr ve bir katîfe kavuk ve bir sammûr kafâsı zümürrüdî çuka ferrâce getirüp cümle bu libâs-ı fâhireleri geyüp Paşa hazretleri huzûruna varup dest-bûsa rızâ vermeyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y54a ·
metinde göster ·
… Kırkçeşme'de kırk yerden âb-ı bâridler Y 249b dökerek âteşin teskîn edemeyüp
tomar-ı
ömrü yanup dürüldü ve huddâmlarının kemerleri kad kemân olup büküldü. Edirne bâ …
Ve Farasdak ve Besâtîn beledleri temessükâtlarına dahi amel etmeyüp bunların ibkâsı içün bir hayli mâl olup çeşm-i ahvel-i felek kec-nazar edüp çelebiye devlet-i dünyâyı çok görüp let urdu. Âhir çelebi Cânpûlâdzâde azlinde mâlın da‘vâ edüp bir hayli şey alup mâbeynleri sulh olundu. Ammâ yine dâğ-ı derûnundan Âsitâne-i devlete gitmek içün çelebi İskenderiyye kal‘asına varup anda Kamaniçse'ye me’mûr olan Mısır askeriyle sâlimîn [ü] gânimîn der-i devlete varup hummâ-yı muhrikden ol vücûd-ı nâzenîn ihrâk olup Kırkçeşme'de kırk yerden âb-ı bâridler Y 249b dökerek âteşin teskîn edemeyüp tomar-ı ömrü yanup dürüldü ve huddâmlarının kemerleri kad kemân olup büküldü. Edirne bâbı hâricinde Emîr Buhârî'de medfûndur. Revvehallâhu ta‘âlâ rûhah. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y249a–Y249b ·
metinde göster ·
… Q 294b⟧ P 291b olunan cevâmi‘lerin ale't-tafsîl evsâfların terkîm eylesek bir
tomar-ı
tavîl olur. Bu mezkûrûn câmi‘lerden mâ‘adâ cümle yüz elli Y 347a mihrâba varı …
Bu tahrîr Q 294bP 291b olunan cevâmi‘lerin ale't-tafsîl evsâfların terkîm eylesek bir tomar-ı tavîl olur. Bu mezkûrûn câmi‘lerden mâ‘adâ cümle yüz elli Y 347a mihrâba varınca mesâcidlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y346b–Y347a ·
metinde göster ·
… -seyr eflâke kad çekmiş kûh-ı Bîsütûn içre mağârâlar var kim tahrîr eylesek bir
tomar-ı
tavîl olur.
Ve bu diyârda olan acâyibât [u] garâyibât-ı ibret-nümâ âsâr-ı binâlar ve mutalsamât-ı garîbeler ve vâcibü's-seyr eflâke kad çekmiş kûh-ı Bîsütûn içre mağârâlar var kim tahrîr eylesek bir tomar-ı tavîl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y444a ·
metinde göster ·