… klerinden celâlî olup bu şehri anlardan halâs içün taş kal‘aya muttasıl bir kat
toprak kal‘a
binâ edüp iki kal‘a olmuşdur. İki kal‘a cümle dörd kapudur. Ammâ cümle çârsû-yı …
Cümle nevâhîsi yüz kırk pâre bâğlı ve bâğçeli ve müte‘addid kurşumlu câmî‘ler ve hân ve hammâm ve imâret ve çârsû-yı bâzâr ile ârâste olmuş cümle kiremit örtülü üçer dörder bin hâneli kasabalardır. Cümleden Boğazköy üç bin 348b hâneli kasabadır. Ve Bağcıköy ve şehrin kıblesinde Doryanköy ve Akdepeköy ve Akörenköy, Hasan Ağa'nındır, Avdanköyü, Hammâmcıoğlu'nundur. Bu zikr olunan yüz kırk pâre kurâlardan kadıya senevî yedi bin guruş hâsıl olur kazâ-yı âlîdir. Ve bir hâkimi, dahi şeyhülislâmı ve nakîbi ve kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir muhtesibi ve şehir nâ’ibi vardır. Ammâ iç il olmak ile kal‘a dizdârı ve neferâtları ve cebehâneleri yokdur. Lâkin Karayazıcı ve Sa‘îd Arab nâmân celâlîler bu şehrden hâsıl olup Eğre gazâsında münhedim olup firâr etdiklerinden celâlî olup bu şehri anlardan halâs içün taş kal‘aya muttasıl bir kat toprak kal‘a binâ edüp iki kal‘a olmuşdur. İki kal‘a cümle dörd kapudur. Ammâ cümle çârsû-yı bâzâr taşra varoşdadır. Ve bu şehr-i Köprü'nün enderûn [u] bîrûnunda cümle altı bin aded kiremitli tahtânî ve fevkânî aşağısı kârgîr binâ bâlâsı mişe tahta ile mebnîdir. Tahtanın için ve taşrasın keserle çendüp üzerine beyâz kireç sıvayup incü-misâl berk urur bir şehr-i müzeyyendir. Zemistân kânı olmağıla cümle hânelerinin bacaları beyâz minâre gibi serâmed ve külahlı ocağ-ı dûdkeşleri var kim bir diyârda eyle musanna‘ bahîrîler (?) ve bacalar yokdur. Şehre gâyet zîb u ziynet vermiş cümle kıp kırmızı kiremitler ile mestûr bir şehr-i ma‘mûr sarây-ı müzeyyenlerdir. Evvelâ Taş kal‘ada el-Hacı Yûsuf Ağa sarâyı kim Köprülü Mehemmed Paşa'nın (---)(---) sidir. Ve Köprülü Mehemmed Paşa sarâyı ve Mü’ezzinzâde sarâyı ve Küçük Mehemmed Ağa sarâyı ve Hasan Ağa sarâyı ve Kıbleli sarâyı ve Durak Çavuş sarâyı cümle yetmiş sarâydır. Lâkin ma‘lûmum olan bu hammâmlı sarâylardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348a–348b ·
metinde göster ·
… r. Cümleden Hacı Yûsuf Ağa hammâmının âb [u] hevâsı ve binâsı hûb hammâmdır. Ve
toprak kal‘a
kapusundan taşra Çifte hammâm, Ahmed Paşa'nındır, ve cümle hammâmlardan rûşen b …
Ve cümle (---) hammâmdır. Cümleden Hacı Yûsuf Ağa hammâmının âb [u] hevâsı ve binâsı hûb hammâmdır. Ve toprak kal‘a kapusundan taşra Çifte hammâm, Ahmed Paşa'nındır, ve cümle hammâmlardan rûşen binâdır. Ve Eski Câmi‘ kurbunda Eski hammâm dahi latîfdir. Girdiğim hammâmlar bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348b ·
metinde göster ·
Bu kal‘a-i Rûmiyye'ye elsine-i nâsda Toprak kal‘a derler. Müverrihân-ı Acem'de Sûr-ı Tılâ-yı Gazan derler. Zîrâ sene 694 târîhinde Muhammed Şâm-ı Gazan binâ etmişdir. Moğol kavmi bu kal‘aya Urumiye derler. Kavm-i Acem Rûmiyye-i Kübrâ derler. Ba‘zı müverrihân Türkistân-ı İrân derler. Zirâ evliyâ-yı Türkmanı gâyet çokdur. Ba‘dehû sene 932 târîhinde Şâh Tahmasb tevsî‘ etdi. Ba‘dehû Ferhâd Paşa ve Hadım Ca‘fer Paşa ve Tavâşî Süleymân Paşa ve Cığaloğlu Sinân Paşa cümle imâr etdiler. Ammâ cümleden imâreti serâpâ sarı çim türâb-ı pâk ile ve darı sapıyla ve kamış köküyle çim ale'l-çim binâ olunmuş bir hâk-i pâk ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Ve cümle rûy-ı dîvârı beyâz cibiz kireç ile sıvalı ak kuğu gibi kal‘a-i zîbâdır. Dendân-ı bedenleri yokdur. Hemân serâpâ mazgal delikleri ile ârâste ve metin tabya killeleriyle pîrâste olmuş bir kal‘a-i üstüvârdır. Cânib-i garba ancak bir demir kapusu pinhândır. Derûn-ı kal‘ada hân sarâyı vardır. Cümle hânlar Rûmiyye şehrindeki bâğ-ı İremde olurlar. Ammâ kal‘a içre Gazan Câmi‘i var, cemâ‘ati yokdur. Buğday anbârları ve çâh-ı mâları ve üç yüz aded nökerât neferât hücreleri vardır. Gayri hân u hammâm ve çârsû-yı bâzârı asla yokdur. Dâ’iren-mâdâr cirmi on bir bin yedi yüz adımdır ve yedi tabya ve şekl-i murabba‘dır. Handakdan dîvârının kaddi yetmiş aded zirâ‘-ı melikîdir. Dîvârının arzı otuzar zirâ‘ vâsi‘ dîvârdır kim üstünde atlılar çevgân oynarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 293b ·
metinde göster ·
… edüp gayrı dîvâra zarar etmezmiş, ammâ cümle seng kayalar 340b olsa darabât-ı
topdan kal‘a
münhedim olurdu ammâ Horasânî ile tula binâ olmağın hâlâ niçe bin âdem kellesi …
Cümle rıhtım-ı binâ-yı Şeddâdî'dir kim bu kal‘a dîvârının iç yüzü cümle dâ’iren-mâdâr kemer kemer binâ olunmuş sûr-ı pür-tâklardır. Hatta Murâd Hân-ı Râbi‘ kal‘a-kûp top güllelerin âdem kellesi kadar urdukda mezkûr kemerlerin mâbeynlerine gülleler isâbet edüp tula binâdan gülle cirmi kadar yerden güzer edüp gayrı dîvâra zarar etmezmiş, ammâ cümle seng kayalar 340b olsa darabât-ı topdan kal‘a münhedim olurdu ammâ Horasânî ile tula binâ olmağın hâlâ niçe bin âdem kellesi kadar top güllesi sîne-i pûr-kîne Bağdâd'a dâğ-ı derûn olup durur. Ve bu kal‘a dîvârının handakından tâ dendân-ı bedenlere varınca kaddi altmış arşın bâlâdır ve bedenler üzre dîvârının enniliği ba‘zı yeri on zirâ‘ ba‘zı mahallinin on beş zirâ‘, arîzdir. Ve handakından iç yüzü kenârıyla hisâr-ı piçe dîvârı gâyet metîn ve müstahkem olduğundan mâ‘adâ tüfeng-endâz mazgal delikleriyle ârâste ve niçe bin dirsekler ile pîrâste olmuş hisâriçe bir hâşit bir kat dahi sûrdur. Ammâ bu kal‘a-i Bağdâd'ın cânib-i kıblesinde Şattu'l-Arab kenârında olan dîvârı önünde aslâ ve kat‘â handakı yokdur. Cümle der-i dîvârların nehr-i Şattu'l-Arab döğüp ba‘zı zamân Şatt tuğyân etdikde kal‘a dîvârlarına rahne verüp yine ta‘mîr ü termîm ederler. Hatta Paşa sarâyının niçe kasırlarının pây-ı kârgîrleri nehr-i Şatt içre binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 340a–340b ·
metinde göster ·
… îde yeniçeri ile yüz elli aded şâhî darbzen-i adû-şikâr ve on beş aded balyemez
top-ı kal‘a
kûplar gelüp ordu-yı İslâma dahil olunca ol gün Tatar askeri dahi gelüp vâsıl o …
Hâlâ ol gâzîlerin kân-ı mekânlarıdır, ammâ asr-ı Gâzî Hudâvendigâr'da bu kal‘a Erdel Kralı Metayoş Kral hükmünde bir palanka-i sağîr idi. Gâzî Hudâvendigâr'ın tulû‘ [u] hurûcundan küffâr-ı dûzah-karâr-ı füccâr bu kal‘ayı metânet üzre Metayoş Kral-ı dâl istihkâm edüp diyâr-ı Orta Macar'ı ve diyâr-ı Nemçe'yi nehb u gâret etdikde Nemse kralı bu Tımışvâr üzre gelüp yedi ayda amân vermeyüp Erdel kâfiri elinden alup içine yigirmi bin soltat [u] murtat Nemselere Luşancı nâm kapudanı hâkim nasb edüp Nemse çâsârı Ferdinand Kral dâr-ı menhûsu olan Beç kal‘asına varınca beri tarafda Tımışvâr hâkimi Luşancı nâm la‘în nehr-i Tımış'dan elli altmış pâre firkate gemiler ile nehr-i Tuna'ya çıkup tarafeynde olan kılâ‘ları ve Tuna üzre Belgrad'a varup gelen gemileri nehb u gâret edüp Tımışvâr yunakları tecâvüzden hâlî olmayup Belgrad ve Köylüc ve İhram ve Semendire ve Feth-i İslâm kılâ‘ları yolları kapanup Belgrad'da kaht [u] galâ’ olunca fermân-ı şehriyârî sâdır olup bi-fazlillâhi'l-Meliki'l-Mennân kal‘a-i Tımışvâr Memâlik-i Mahrûsa-i İslâmiyye'ye mutazammın kılınmak içün Rûmeli Beğlerbeğisi Mehemmed Paşa düstûr-ı mükerrem ve serdâr-ı mu‘azzam ta‘yîn olunup azm-i râh-ı Tımışvâr diyerek şehr-i Belgrad'a dahil olup andan nehr-i Sava üzre cisr-i azîm ile karşu hâk-i Sirem'e ubûr edüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek kal‘a-i Vulkovar'dan cisirler ile nehr-i Tuna'yı da ubûr edince taraf-ı pâdişâhîden iki bin güzîde yeniçeri ile yüz elli aded şâhî darbzen-i adû-şikâr ve on beş aded balyemez top-ı kal‘a kûplar gelüp ordu-yı İslâma dahil olunca ol gün Tatar askeri dahi gelüp vâsıl oldukda sipehsâlâr-ı mu‘azzam Titel kal‘ası kurbunda nehr-i Tisa'yı dahi ubûr edüp kal‘a-i Peçey'i muhâsara edüp yedi günde feth-i kal‘a-i Peçey, sene 958, be-dest-i Vezîr Mehemmed Paşa vâlî-i Rûmeli.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 117a ·
metinde göster ·
… ayak altında nümâyândır. Hattâ şehr-i Budin'in kaç kat bölme hisâr ve ne kadar
top-keşân kal‘a
ve tabyaları var ve ne cirm-i eşkâlde olduğu bu kal‘a-i Gerz İlyâs'dan hâne be- …
Bu kayalar üzre cemî‘i sahrâ-yı Budin ve sahrâ-yı Peşte ve fezâ-yı Eski Budin ve vâdî-i Kral bâğları cümle sahrâ-yı Heyhât ve deşt-i Kıpçak gibi ayak altında nümâyândır. Hattâ şehr-i Budin'in kaç kat bölme hisâr ve ne kadar top-keşân kal‘a ve tabyaları var ve ne cirm-i eşkâlde olduğu bu kal‘a-i Gerz İlyâs'dan hâne be-hâne ve köşe be-köşe nümâyândır kim hemân kal‘a-i Budin Âl-i Osmân'ın başdarda kadırgası şeklinde tûlen vâkı‘ olmuşdur kim eşkâli bâlâda tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 89a ·
metinde göster ·
… b hisâr-ı metîn dolma ve rıhtım palanka kal‘a inşâ edüp bir handak-ı amîk kazup
toprağın kal‘a
dîvârı palankası içre doldurup dîvâr üzre atlılar gezer, tâ bu mertebe vâsi‘ pa …
Evsâf-ı taşra varoş-ı azîm Seğitvar: Sene (---) târîhinde Sührâb Mehemmed Paşa Kanije vâlîsi iken bu taşra varoşun etrâfına bir sa‘b hisâr-ı metîn dolma ve rıhtım palanka kal‘a inşâ edüp bir handak-ı amîk kazup toprağın kal‘a dîvârı palankası içre doldurup dîvâr üzre atlılar gezer, tâ bu mertebe vâsi‘ palanka dîvâr olup her bir direkleri mîşe ve pelîd ağaçlarıdır kim (...) dönmüş yedi yerde tabyaları ve dirsekli ve câ-be-câ topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 175b ·
metinde göster ·
… da yâhûd bir buheyre ve nehir kenârında bir iki kerre yüz bin küffâr ol sahrâda
toprakdan kal‘a
yapup ve ka‘r-ı azîm handaklar kazup içinde mütehassın oldukları yere tabur der …
Lisân-ı Serhadlide tabur ana derler kim yâ bir sahrâda yâhûd bir buheyre ve nehir kenârında bir iki kerre yüz bin küffâr ol sahrâda toprakdan kal‘a yapup ve ka‘r-ı azîm handaklar kazup içinde mütehassın oldukları yere tabur derler, ammâ niçe bin taburlar gördük, ammâ bunculayın sa‘b u metîn tabur görmedim. Handakın toprağın cümle iç yüze dağlar gibi yığup topraklar üzr[e] kat-ender-kat meterisler kazup cânib-i erba‘asında yine toprakdan tokuz yerde tabya-i azîmler edüp her tabyada onar aded balyemez toplar koyup üç yerde şaranpavlı kapular yapup ve handaklar içre niçe bin hiyel ü şeytanatlar ile paçarız çarh-ı felekler edüp kapuları 179b önlerinde ve handakların kenârlarında hadd [ü] hasrın Hudâ-yı Müte‘âl bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179a–179b ·
metinde göster ·
… gre Mehemmed Hân'ın yedi kral ile ceng etdiği mahalde Türk Oru nâm bir handaklı
toprakdan kal‘a
yapmışdır, hâlâ Türk Oru derler durur, ol dahi Menûçehr evlâdı binâsıdır. Ammâ …
Ba‘dehu Hırıştoş yaylasında Fâtih-i Egre Mehemmed Hân'ın yedi kral ile ceng etdiği mahalde Türk Oru nâm bir handaklı toprakdan kal‘a yapmışdır, hâlâ Türk Oru derler durur, ol dahi Menûçehr evlâdı binâsıdır. Ammâ bu kal‘a-i Egre niçe küffâr kralları ellerine girüp sekiz yüz yıl Orta Macar elinde amâr olup Erdelistân'ın Kızılelması derler, ammâ sene 959 35b târîhinde Tımışvar fâtihi Vezîr-i Sânî Ahmed Paşa Süleymân Hân'ın fermânıyla Egre kal‘ası üzre serdâr-ı mu‘azzam olup Tımışvar etrâflarında kırk elli pâre kal‘aları feth edüp andan Sonlok gibi bir Sedd-i Ye’cûc-misâl kal‘ayı feth edüp ba‘dehu Eğri kal‘asına sarılup doğrutmak istedikde kırk gün döğüp kırk gece de asâkir-i İslâma küffârın kesret ü vefreti göz açdırmayup kırk birinci gün berf ü selc ü şiddet-i şitânın vefretinden askerin elleri ve ayakları dutmayup bî-feth avdet edüp cümle guzât Tımışvar'a çıkdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 35a–35b ·
metinde göster ·
… falyadan tarafa olan hazînenin bârûdu {âteş alup} araba çam seren direkler ile
{topu} kal‘a
kapusuna yâhûd handak kenârına götürüp bu kerre içerde bir bârûd hazînesi dahi …
Hîn-i mahalle bu havân ağaç topu ale'l-gafle bir kal‘a kapusuna karîb {koyup} âteş edince gerüdeki falyadan tarafa olan hazînenin bârûdu {âteş alup} araba çam seren direkler ile {topu} kal‘a kapusuna yâhûd handak kenârına götürüp bu kerre içerde bir bârûd hazînesi dahi var, top güllesiyle sıkılanmışdır, hemân ol {dahi} âteş alup ne kal‘a dîvârın kor ve ne dâr u derveze kor. Kapuyu elbette kal‘ edüp içeri düşman girüp Yanık kal‘asın ve Papa'nın kal‘asın böyle ağaç havân top ile almışlardır. Ammâ bir kerre atılır gayri atılmaz. Lâkin öbir nev‘a ağaç top onar on beşer kerre atılup bu havân top kadar amel-i kesîresi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69b ·
metinde göster ·
Ve kal‘a dîvârı tamâm oldukda temelden çıkan ve handak içinden çıkan
toprakları kal‘a
dîvârı üzre tabyalara yığmağa benî âdem karınca [gibi] toprak taşıyup yedi taby …
Ve kal‘a dîvârı tamâm oldukda temelden çıkan ve handak içinden çıkan toprakları kal‘a dîvârı üzre tabyalara yığmağa benî âdem karınca [gibi] toprak taşıyup yedi tabya üzre yedi aded toprakdan kûh-ı Elburz-misâl dağlar yığmışlar. Ve bu kal‘aya iki aded kapu tarh etmişler. Uyvar feth olalı kâfir-i bed-kârların etekleri tutuşup bu kal‘aya mübâşeret etdi, ammâ bu dûrbîn-fikr küffârın elbette bir şeytanatı vardır. Bu hakîr-i âkıbet-endîşin anladığı oldur, bu kal‘ayı binâ edüp içine kırk elli kâfir koyup Pojon kal‘asın muhâfaza edüp fursat buldukda kal‘a-i Uyvar'ı 76b Osmânlı elinden suhûletle ala. Bu kal‘ayı binâ etmeğe taraf-ı şehriyârîden izin verildiği ayn-ı hatâ olup sû-i tedbîr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76a–76b ·
metinde göster ·
… u kapu üzre taş gürzler asılıdır. Bu kapudan batı tarafına kâmil yüz adım gidüp
toprak kal‘a
kapusudur. Bu dahi bir dirsek köşede bir küçük demir kapudur. Lâkin maşrık tara …
Ve bu arslan kullesinden batı tarafa gidüp kâmil yüz adımda orta kal‘a kapusuna varılır. Bu dahi yıldız rûzgârı cânibine mekşûf demirli küçük kapudur. Ve bu kapu üzre taş gürzler asılıdır. Bu kapudan batı tarafına kâmil yüz adım gidüp toprak kal‘a kapusudur. Bu dahi bir dirsek köşede bir küçük demir kapudur. Lâkin maşrık tarafına nâzır kapudur. Ve bu kapudan batı cânibine üç yüz adım gidüp bu toprak kal‘anın bir kapusu dahi Karatayak varoşuna açılır, küçük demir kapudur. Ve bu Karatayak tarafındaki kal‘a köşesinde olan Kanlı kulleden tâ maşrık tarafında Suluk kullesine varınca Ten nehri kenârınca mezkûrûn dörd aded kapuların mâbeyni cümle bin arşın yer Ten suyu kenârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184a ·
metinde göster ·
tarafına Şâhîn Paşa kullesi gâyet metîn ve kavî ve sa‘b burc-ı azîmdir kim gûyâ …
Ve bu orta hisârın toprak kal‘a tarafına Şâhîn Paşa kullesi gâyet metîn ve kavî ve sa‘b burc-ı azîmdir kim gûyâ Sedd-i İskender'dir. Hemân Azak kal‘ası demek bu Şâhîn Paşa kullesinden ibâretdir. Hakkâ ki Azak kal‘ası bununla metânet bulup cânib-i erba‘ası başka handak ka‘r-ı azîmdir. Ve kapusuna ipden kemendler ile çıkılır. Bâlâda bir küçük demir kapudur. El-hâsıl orta hisâr içinde bu kulle-i metîn bir iç hisâr dahi olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184b ·
metinde göster ·
Der-fasl-ı toprak kal‘a: Mâ-tekaddem bu kal‘a hâricinde etrâfı handaklı Karatayak nâmıyla ma‘rû[f] kal‘asız bir varoş-ı ma‘mûr imiş. Maskov Kazağı bu varoşu nehb ü gâret ede ede kâbil-i süknâ olmayup âhır-ı kâr sene 1025 târîhinde Sultân Ahmed Hân asrında Sencüvân Paşa nâm bir müdebbir-i benâm orta hisâra muttasıl bir metîn ve sa‘b ve taş dîvârlı ve çâr-kûşe bir metîn ve müstahkem kal‘a edüp iki cânibine 185a handak-ı azîm kesüp nehr-i Ten cânibine handak kesmeyüp kalır, zîrâ Ten cânibinde kal‘a dîvârların ba‘zı zamân nehr-i Ten dolup handak kesecek yeri yokdur, su gark eder. Bu hisâb üzre Azak kal‘ası üç bölük kal‘a-i acâ’ibdir. Ve üçünün dahi dîvârları birbirlerine muttasıldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184b–185a ·
metinde göster ·
… en-mâdâr cirmi dörd bin adımdır. Hemân İslâmbol'da Eskisarây cirmindedir. Ve bu
toprak kal‘a
bölüğü içinde cümle bin yüz elli aded vâsi‘ce evlerdir kim bunlar dahi saz ve k …
Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adımdır. Hemân İslâmbol'da Eskisarây cirmindedir. Ve bu toprak kal‘a bölüğü içinde cümle bin yüz elli aded vâsi‘ce evlerdir kim bunlar dahi saz ve kamış ve haşebden tahtânî ve fevkânî üstleri türâblı hânelerdir. Lâkin bunlar da vâsi‘ havlılı ve âhûrlu evlerdir, zîrâ cümle halkı at besler bir alay sipâh-misâl Tatar kalpaklı askerî tâ’ifesi evleridir. Ve cümle altmış aded bozahâneleri ve gayri dükkânları vardır. Ve bunda dahi at arabaları giremez, zîrâ sokakları ve kal‘a kapuları dardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185a ·
metinde göster ·
Der-vasf-ı nehr-i Ten kenârı varoşu: Bu su kullesinden tâ batı tarafında
toprak kal‘a
köşesine varınca Ten nehri kenârınca bir kat balık kayıklarının hâneleri var. V …
Der-vasf-ı nehr-i Ten kenârı varoşu: Bu su kullesinden tâ batı tarafında toprak kal‘a köşesine varınca Ten nehri kenârınca bir kat balık kayıklarının hâneleri var. Ve cümle üç yüz aded müfîd ü muhtasar evleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185a ·
metinde göster ·
Eğre kurbunda Sultân Mehemmed'in mansûr olduğu Hırıştoş sahrâsında hâlâ bir
toprak kal‘a
vardır, Türk Or'u derler, anda sâkin oldular. Bunlara su’âl etdiklerinde "Mençâ …
Eğre kurbunda Sultân Mehemmed'in mansûr olduğu Hırıştoş sahrâsında hâlâ bir toprak kal‘a vardır, Türk Or'u derler, anda sâkin oldular. Bunlara su’âl etdiklerinde "Mençârız" ya‘ni biz dörd kişiyiz, dediler. "Mençârmış", deyü ol diyâr krallarına haber verirler. Mençâr'dan galat Macar-ı feccâr derler. Ba‘dehu tâcları Nemse çâsârına intikâl eder. Anda Vişegrad kal‘asın Süleymân Hân feth edüp tâcı anda bulup hazînesinde hıfz eder. Andan âl-i Osmân Ferdinar Kral'a tâcı bağışlayup hâlâ Nemse çâsârı dîvân-hânesinde görmek olmuşdur. Bâlâda yetmiş dördde Alman vilâyeti seyâhatimizde mastûrdur. İmdi ma‘lûm ola ki Macar'ın aslı Gürcî'dir ve Gürcî kavmi kadîmdir, Acemden gelüp Macar olmuşlardır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y34a ·
metinde göster ·
… u meydânında buğday bâzârıdır. Bu câmi‘ kal‘a dîvârına muttasıldır. Ammâ kömler
toprağı kal‘a
dîvârın gark edüp bu câmi‘ ahâlîleri mansar harâmîlerinden havf ederler.}
Altı ayak nerdübân ile fevkânî bir câmi‘-i musanna‘dır, ammâ küçükdür ve haremi yokdur. İki tabaka bir ibret-nümâ musanna‘ minâresi vardır. Kıble kapusu meydânında buğday bâzârıdır. Bu câmi‘ kal‘a dîvârına muttasıldır. Ammâ kömler toprağı kal‘a dîvârın gark edüp bu câmi‘ ahâlîleri mansar harâmîlerinden havf ederler.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y99a ·
metinde göster ·