… topa atup bunları kırkar ellişer bir yerden top {yoluyla civâr-ı Rahmete gidüp
top sadâsından
halâs olurlar}.
Hakîrin temâşâ etdüği igirmi iki gazâda bunlardan zehredâr asker görmedim. Zîrâ küffâr dâ’imâ topu bunların atduğı topa atup bunları kırkar ellişer bir yerden top {yoluyla civâr-ı Rahmete gidüp top sadâsından halâs olurlar}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131b ·
metinde göster ·
nedir?" derler, "Pâdişâhım evvel bizim idi, şimdi Acem'in destinde Kotur kal‘as …
Murâd Hân eydür: "Bu top sadâsı nedir?" derler, "Pâdişâhım evvel bizim idi, şimdi Acem'in destinde Kotur kal‘ası askere top atar." derler. Murâd Hân aleyhi'r-rahmeti ve'l-gufrân, der-ân Nogay eline süvâr olup bu kal‘a-i serbülendi temâşâ edüp "Hak belâ versin, ne turfe sa‘b-hisâr imiş. Şimdi bunu muhâsara etsek vakt-i şitâ garîbdir. Belki muhâsarası gün-be-gün müştedd ola. Buna mübâşeret etmeden, etmemesi makbûldür. Olmaya, illâ hayr." deyü serâperdesine gelüp sene 1048 târîhinde Bağdâd'ı feth edüp akd-i sulh mahallinde Murâd Hân Kara Mustafâ Paşa'ya der kim: "Mustafâ. Bu sulhda Acem, Revân kal‘ası kurbünde Mekü kal‘asın münhedim etsin ve Van eyâletinde Kotur kal‘asın münhedim etsinler." der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 288a ·
metinde göster ·
hemân cân başlarına sıçrayup çıplak ve yaldak atlara küme küme süvâr olup şehr- …
Ve Haleb'den ba‘zı celâlîler ibtidâ atılan top sadâsından hemân cân başlarına sıçrayup çıplak ve yaldak atlara küme küme süvâr olup şehr-i Ayıntâb'a ve Birecik'e ve Bombuca ve Urfa'ya ve Rıkka'ya ve Bab'a ve Rûmkal‘a'ya ve Azez'e ve Kilis'e ve Mar‘ayş'a ve Besni'ye ve Sofraz'a ve Ca‘ber kal‘asına ve kimisi benâtü'n-na‘ş gibi târumâr olup çöl câniblerinde Ane kal‘ası ve Seleme kal‘ası ve Musul ve şehrezûl ve Mardin ve Sincâr ve Hasankeyf ve Hısn-ı Mansûr ve Malatıyye taraflarına ve Keys urbânı ve Mevâl urbânı ve Alî Fâris urbânı içre firâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 74b ·
metinde göster ·
Der-fasl-ı sayd [u] şikâr: Zirinoğlu kâmil yedi sâ‘at bizim serhadlerimiz tarafında olan zikri sebkat eden kırıntıların iç yanında bir azîm kasr-ı âlî var. Anda çıkup karâr-dâde olduğumuz gibi dağlar ve ormanlar içinden taraf taraf top sadâsı kopup el-azametullâh meğer mukaddemâ tâ Çakatorna'dan re‘âyâlara âdemler gitmiş. Âdem deryâsı bir hay huy sayha-i azîm ile âdem deryâsı gelmede ve toplara ârâm olmayup atılmada, ammâ cemî‘i dağların vahşî canavârları sürü sürü gelüp Kırıntı nâm mahalde yığılup cân bâzârına düşmede, ammâ azamet-i Hudâ Subhânü'l-Hallâk fîl cüssesi kadar sığınların şâhaları çatal-misâl olmuş ve karaca ve tablalı ve yağmurca ve sinhale(?) nâm hayvânların her biri Kastamonu'nun çâlâk katırlarına benzer. Ve bir gûne kırmızı yünlü ayu geldi kim her biri Bağdâd aslanına {benzer} mehîb, mefret ve azulu hınzîrları hımârdan büyük ve yaban keçisi ve yaban koyunu sığır kadar ve gele gele ol kadar tilki ve çakal ve kurd ve sırtlan ve tavşan geldi kim hisâbın Hallâk-ı âlem bilir. Bu hâl üzre cümle kâfir topları atarak ve sâ‘ika-i topdan mahlûkat kaçarak bir yere gelüp lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâ hayvânâtlar ortada kalınca kral ve hakîr köşkden temâşâ edüp, "Bire vurun" deyince el-azametullâh 163a kassâb-ı kazâ-yı ecel bu kadar yüz bin cânın içine girüp kırmağa başladılar, ammâ hınzîr ile ayu beş yüz mikdârı kefereleri helâk etdiler. "Bire vardı" ve "Bire geldi" derken gerüden dağlar içre gere gere getirdikleri katrânlı Firengî ipden seyrek balık ağı gibi örülmüş ağlar gelüp gerildikde aslâ hayvânâtlar firâr edemeyüp be-dürüstî kırmağa başladılar, ammâ hınzîr ve kurd cânları acısından önlerine râst gelen hayvânları eyle paraladılar kim cümle mahlûk anlardan havf ederlerdi, ammâ ayular bir yere gelüp ellerine budağ birer ağac pârelerin alup insân gibi ayağ üzre kalkup hınzîra ve kurda sopalar urup depelerdi. Mehîb ve mefret Alman ayıları olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 162b–163a ·
metinde göster ·
Küffârların kendü nakilleri üzre "Bu Beç kapusunda Yahûdî karısının atdığı
top sadmesinden
on beş bin güzîde Hıristiyanlarımız Îsâ'ya cân verdiler" deyü nakl ederler.
Küffârların kendü nakilleri üzre "Bu Beç kapusunda Yahûdî karısının atdığı top sadmesinden on beş bin güzîde Hıristiyanlarımız Îsâ'ya cân verdiler" deyü nakl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b ·
metinde göster ·
bu Novigrad kal‘asında gâzîler şeb [ü] rûz istimâ ederler.
Hikmet-i Hudâ bu mahalde Serdâr Hasan Paşa Ustolni-Belgrad altında münhezim olup küffâr Ustolni-Belgrad'a istîlâ edüp andan kal‘a-i Üstürgon'u muhâsara edüp küt-â-küt döğdüğünün top sadâları bu Novigrad kal‘asında gâzîler şeb [ü] rûz istimâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 134a ·
metinde göster ·
… çmizsiz, cihânı kâfir dutup hâlâ kâfir Kanije'yi küt-â-küt döğmede. Yarınki gün
top sadâların
istimâ‘ edersiz. Vezîria‘zam ise dahi Seğitvar kal‘asında asker-i deryâ-misâl c …
"Bire âdemler, Maslovin kal‘asından nehr-i Dırava'yı geçmizsiz, cihânı kâfir dutup hâlâ kâfir Kanije'yi küt-â-küt döğmede. Yarınki gün top sadâların istimâ‘ edersiz. Vezîria‘zam ise dahi Seğitvar kal‘asında asker-i deryâ-misâl cem‘ etmede. Siz Maslovin iskelesine giderseniz hemân kendi ayağınızla kâfirin içine girirsiz" deyince cümle Pojaga kal‘ası ve Yakova kal‘ası ve Ösek kal‘ası gâzîleri müşâvere edüp kal‘a-i Valpova üzre gitmeği re’y-i ahsen görüp derhâl cânib-i garba dağlar ve ormanlar ve çamurlu batak ve çatak yerleri ve mahûf u muhâtara belleri ubûr edüp 11 sâ‘atde derd-i mihen çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 170b ·
metinde göster ·
… p azamet-i Hudâ her kal‘a birer top atmağa başlayup bir ânda cemî‘i kâfiristânı
top sadâsı
tutup cihâna haberimiz şâyi‘ oldu, ammâ küffârın bu haber topları atdığına bakm …
Hemân bu abd-i kemter altı aded atlı yarar güzîde gulâmlarımla "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp iki yerden gayret kuşağın kuşanup otuz altı bin Tatar-ı adû-şikâr ile Yenikal‘a altından kalkup garb cânibine bir gün seğirdüp sâfî dırahtistân ve cengelistân içlerinden ubûr edüp nehr-i Morava'yı suhûletle bir latîf geçitden geçüp Morava nehri kenârları serâpâ kulle kulle birbirlerinden birer top menzili ba‘îd binâ olmuş, hemân ol kullelerin küffâr-ı füccâr Macarları bizi görüp azamet-i Hudâ her kal‘a birer top atmağa başlayup bir ânda cemî‘i kâfiristânı top sadâsı tutup cihâna haberimiz şâyi‘ oldu, ammâ küffârın bu haber topları atdığına bakmayup cümle yorgun atlarımızı tebdîl edüp dinç atlara süvâr olup ol gün ol gece yine cânib-i garba göz açdırmayup çapdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 184b ·
metinde göster ·
istimâ‘ etdiklerinde üç dörd bin âdem bâğlar içine gelüp küffârı tecessüs ederl …
Derhâl kal‘adan top sadâsın istimâ‘ etdiklerinde üç dörd bin âdem bâğlar içine gelüp küffârı tecessüs ederler. Eğer küffâr bâğlardan âdemler aldıysa kâfiri kova kova esîrleri elbette bırakdırırlar. Eğer küffâr âdem almadıysa küffârı tâ Tata ve Papa ve Pirespirim kal‘alarına varınca kovup elbette kâfirden esîr alırlar ve sâlimîn ü gânimîn Belgrad'a gelirler. Ve bu bâğlarda bî-hadd ü bî-kıyâs gûnâ-gûn mesîregâhlar vardır, ammâ evsâfın tahrîr etmeğe vakit yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15b ·
metinde göster ·
… mi askeri ve bizi getiren Zoza vezîr leşkeri atlarından ayrılup niçe yüz atları
top sadâsı
havfinden küffârları atlar yere urup atlar sahrâda ve sâhibleri piyâde kal‘a al …
Anı gördük bize karşu çıkan Yanık hâkimi askeri ve bizi getiren Zoza vezîr leşkeri atlarından ayrılup niçe yüz atları top sadâsı havfinden küffârları atlar yere urup atlar sahrâda ve sâhibleri piyâde kal‘a altında serserî piyâde gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48b ·
metinde göster ·
Hamd-i Hudâ bizim atlar top sadâsın seferlerde işide işide alışup bizleri yere urmayup aslâ alay tertîbimiz bozmayup ol top dumanında ber-hevâ çıkdıkda derhâl beyâz kuğu gibi kal‘ayı kırmızı parankona çukaya geydirüp biz bu temâşâları ve bizim alaya karşu çıkan kara şapkalı deryâ-misâl küffârı seyr ederek kal‘anın bir kapusundan girüp Varoş kapusundan çıkup Tuna kenârında meks olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48b ·
metinde göster ·
… andan yine kıbleye gidüp Üç Acılı Başı'nda Durujunka Kazağının bir kal‘ası var.
Top sadâları
gelüp bu mahalli de tarfetü'l-ayn içre geçüp yine Karadeniz sâhilince cânib-i k …
Menzil-i Deligöl: Bunda atlara yem kesdirüp andan yine kıbleye gidüp Üç Acılı Başı'nda Durujunka Kazağının bir kal‘ası var. Top sadâları gelüp bu mahalli de tarfetü'l-ayn içre geçüp yine Karadeniz sâhilince cânib-i kıbleye gidüp Büke bulağı nâm mahalli dahi geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 200b ·
metinde göster ·
… 47b⟧ atarlar, ale't-tevâlî şeb [u] rûz böyle mu‘tâdları vardır. İzmir şehrinde
top sadâsından
râhat ile durulmazdır.
Ve cümle hâne-i müşrikîn şehrin şimâlinde sâhil-i limana vâki‘ olmuş binâ-yı şeddâdî kefere hâneleri kat-ender-katdır. Filikalar ile keştîlerinden evlerine gelüp gitdikçe her gemiden elbetde bir top Y 47b atarlar, ale't-tevâlî şeb [u] rûz böyle mu‘tâdları vardır. İzmir şehrinde top sadâsından râhat ile durulmazdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y47a–Y47b ·
metinde göster ·