beş yüz top âmâde idi. Hâlâ demir kapuları zâhirdir. Ve Sarâyburnu'nda kezâlik …
Ve Kostantîn asrında Kurşumlu Mahzen kurbündeki Tophâne'de beş yüz top âmâde idi. Hâlâ demir kapuları zâhirdir. Ve Sarâyburnu'nda kezâlik beş yüz pâre top mevcûd idi. Ve Kızkullesinden taşra leb-i deryâda cânib-i erbâ‘aya nâzır ejder-i âteş-feşân-misâl yüz pâre balyemez top-ı kûpları vardı kim rû-yı deryâda bu üç kovan toplarından kuş uçmak muhâl idi. Ol ecilden deryâ tarafı havfından İslâmbol emîn idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15a ·
metinde göster ·
… na varınca cümle deryâda olan keştîler ve Sarâyburnu'ndan ve Kızkullesi'nden ve
Tophâne'de
bir top şâdumânları oldu kim gûyâ deryâ tutuşdu.
Ve sa‘âdetle sarây-ı hâssına varınca cümle deryâda olan keştîler ve Sarâyburnu'ndan ve Kızkullesi'nden ve Tophâne'de bir top şâdumânları oldu kim gûyâ deryâ tutuşdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68b ·
metinde göster ·
… i cümle mezkûr diyârlardan Kostantıniyye ki, Makdonya şehridir, anda getirüp bu
Tophâne'de
bir hafr-ı azîm içinde dest [u] pâlarına hurmâ lîfi habl-i kavî ile kayd [ü] be …
Ve İskender-i Zülkarneyn kaçan kim Sedd-i Ye’cûc'ü binâ edüp bir kaç gûl-i beyâbânı ve 130b bir kaç aded mehîb dîv-i sefîdleri ve Çerâkize vilâyetinde olan kûh-ı Elburz'de sâhir oburları ve Abaza diyârında olan Sadşe dağlarındaki sehere avretleri cümle mezkûr diyârlardan Kostantıniyye ki, Makdonya şehridir, anda getirüp bu Tophâne'de bir hafr-ı azîm içinde dest [u] pâlarına hurmâ lîfi habl-i kavî ile kayd [ü] bend edüp habs etmişdi. Bi-emrillâh tılısmât habl kuvvetiyle hareket etmeğe kâdir değiller idi. Yılda bir kerre Cihângîr zemîninde olan Aleksandıra deyrinin ziyâretine gelenler bu Tophâne'deki gûlleri ve dîvleri ve sehereleri ve sâhirleri temâşâ ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130a–130b ·
metinde göster ·
ve Fındıklı kasabasında (---) mihrâba varınca mesâcidlerdir, eğer mesâcidleri d …
Bu câmi‘lerden mâ‘adâ şehr-i Tophâne'de ve Fındıklı kasabasında (---) mihrâba varınca mesâcidlerdir, eğer mesâcidleri dahi tahrîr eylesek bin kürrâs seyâhatnâme olur. Ammâ cümleden Süheyl Beğ mescidi mükellefdir ve Mi‘mâr {Sinân binâsıdır}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 133a ·
metinde göster ·
cümle altı hammâmdır, cümleden Alî Paşa hammâmı pâk ve mâ’-i sâfî ve huddâmları …
Şehr-i Tophâne'de cümle altı hammâmdır, cümleden Alî Paşa hammâmı pâk ve mâ’-i sâfî ve huddâmları nerm [ü] râm bir hammâm-ı hâs [u] âmdır. Andan Çufud sokağı'nda (---) hammâmı, ol kadar rûşen-binâ değildir. Andan Kullekapusu hâricindeki mahallede (---) hammâmı ve Galatasarây kurbünde (---) hammâmı ve Tophâne kârhânesinin kurbünde Küçük Çavuşbaşı hammâmı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 133b ·
metinde göster ·
ve kasaba-i Fındıklı'da cümle sekiz yüz dükkândır. Gerçi bezzâsteni yokdur ammâ …
Der-beyân-ı dekâkîn-i esnâf-ı ehl-i hıref: Şehr-i Tophâne'de ve kasaba-i Fındıklı'da cümle sekiz yüz dükkândır. Gerçi bezzâsteni yokdur ammâ yine her zî-kıymet eşyâ mevcûddur. Zîrâ 134a bender şehirdir. Gûnâ-gûn meyve fürûht eden bâzârcı dükkânları ile meşhûrdur. Zîrâ bu dükkânlar cümle dıraht-ı azîmler sâyesinde binâ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 133b–134a ·
metinde göster ·
Esnâf-ı marankozân: Bunların dahi dükkânları yokdur. 162b Ancak Galata'da ve
Tophâne'de
ve Kâsımpaşa'da lonca yerlerinde mevcûd bir alay üstâdân [u] mi‘mârân-ı keştîdi …
Esnâf-ı marankozân: Bunların dahi dükkânları yokdur. 162b Ancak Galata'da ve Tophâne'de ve Kâsımpaşa'da lonca yerlerinde mevcûd bir alay üstâdân [u] mi‘mârân-ı keştîdir. Gayrı neccârân bunların kârın edemezler. Başka bir ilm-i azîmdir. Neferât 3000 kavmdır, eğer müslim ve eğer Rûm u Freng gâyet üstâdlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 162a–162b ·
metinde göster ·
… kân 100, neferât 400, bunların dükkânları Odunkapusu'ndan taşra ve Galata'da ve
Tophâne'de
ve her yerde kuru Kili pasdırması satarlar. Tahtırevânlar üzre dükkânların kimy …
{Esnâf-ı tâcirân-ı pasdırmacıyân: Dükkân 100, neferât 400, bunların dükkânları Odunkapusu'ndan taşra ve Galata'da ve Tophâne'de ve her yerde kuru Kili pasdırması satarlar. Tahtırevânlar üzre dükkânların kimyonlu pasdırmalarıyla zeyn edüp "pasdırma al bas durma" deyü ubûr ederler}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 169b ·
metinde göster ·
… ‘rifetiyle başcılara yamakdır. Bunların kârhâneleri Yedikulle'de ve Eyyûb'da ve
Tophâne'de
ve Üsküdar'dadır. Bed râyihalı 170a san‘atdır.
Esnâf-ı vettârân ya‘nî kirişciyân: Kârhâne 80, neferât 500, bunlar kassâblara mensûpdur ammâ kassâbbaşı ma‘rifetiyle başcılara yamakdır. Bunların kârhâneleri Yedikulle'de ve Eyyûb'da ve Tophâne'de ve Üsküdar'dadır. Bed râyihalı 170a san‘atdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 169b–170a ·
metinde göster ·
… ayrı cümle dörd mevleviyyet yerde toksan yerde kârhâneler vardır. Kâsımpaşa'da,
Tophâne'de
ve Üsküdar sirkeleri meşhûrdur. Neferâtları cümle 150 ehl-i hırefdir. Pîrleri H …
Bu kârhâneden gayrı cümle dörd mevleviyyet yerde toksan yerde kârhâneler vardır. Kâsımpaşa'da, Tophâne'de ve Üsküdar sirkeleri meşhûrdur. Neferâtları cümle 150 ehl-i hırefdir. Pîrleri Hazret-i (---), Enes ibn Mâlik belin bağlamışdır. Kabri (---) medfûndur. Sirke hakkında Arapça âyeti vardır. Bir evde sirke olmasa anda berekât olmaz. Aceb hikmetdir kim sirkenin, evvel şırası harâm, ortası sirke olur helâl, âhiri şarâb olur yine harâm, hemân şarâba bir avuç tuz bırakdın, sirke olup yine helâl olur, aceb sun‘-i Hudâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 170b ·
metinde göster ·
… ükkân 80, neferât 102, bunların dükkânları Odunkapusu hâricinde ve Galata'da ve
Tophâne'de
çokdur. Bunlar dahi başcılara ve işkembecilere yamakdır, zîrâ baş ve paça ve iş …
Esnâf-ı kuru sarımsakcıyân: Dükkân 80, neferât 102, bunların dükkânları Odunkapusu hâricinde ve Galata'da ve Tophâne'de çokdur. Bunlar dahi başcılara ve işkembecilere yamakdır, zîrâ baş ve paça ve işkembe sarımsaksız olmazdır. Bu sarımsak gerçi bed-râyihalı ni‘metdir, ammâ nâfi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 171a ·
metinde göster ·
… lıkapu'da ve Pîripaşa'da ve Hâsköy'de ve Kâsımpaşa'da ve niçe yüzü Galata'da ve
Tophâne'de
ve Beşiktaş'da ve tâ Boğaz'a varınca deryânın iki tarafında ve Üsküdar'da ve'l- …
Esnâf-ı balıkcıyân-ı satıcıyân: Dükkân cümle 2000, neferât 3000, bunlar balık avlayıcı değillerdir, satıcı kavvâflardır. Dükkânları Balat'ta ve Fenerkapusu'nda ve Ayakapusu'nda ve Cübbe Alî'de ve Unkapanı'nda ve Yenikapu balık bâzârında ve Kumkapu'da ve Samadya'da ve Nârlıkapu'da ve Pîripaşa'da ve Hâsköy'de ve Kâsımpaşa'da ve niçe yüzü Galata'da ve Tophâne'de ve Beşiktaş'da ve tâ Boğaz'a varınca deryânın iki tarafında ve Üsküdar'da ve'l-hâsıl meyhâne olan yerlerde elbette balık bâzârları mukarrerdir, zîrâ ta‘âm-ı tarabdır. Bir Bekrî bürâder, bir balık başıyla bir gün meze ve nukl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 174b ·
metinde göster ·
Ve bu beş kârhânede hâsıl olan bârûd-ı siyâhlardan mâ‘adâ
Tophâne'de
ve Selânik ve Belgrad ve Mısır'da hâsıl olan bârûd-ı siyâhlar, Mısır'dan hazîne …
Ve bu beş kârhânede hâsıl olan bârûd-ı siyâhlardan mâ‘adâ Tophâne'de ve Selânik ve Belgrad ve Mısır'da hâsıl olan bârûd-ı siyâhlar, Mısır'dan hazîne olup Der-i devlete geldikde Silivrikapusu'ndan Yenikapu'ya varınca kal‘a dîvârında ne kadar üstü örtülü çâr-kûşe kubbe-i azîmler var ise anlara der-mahzen edüp leb-ber-leb niçe kerre yüz bin şedde bârûd-ı siyâhlar ile memlûdur. Her birinde beşer onar müstahfızân-ı cebeciyân vardır. Ne kâdirler kim ol mahalle karîb bir kimesne duhân içe. Zîrâ ol tarafların şâhrâhları bile cümle bârûd döğülmüşdür. Kaçan Selânik ve Mısır'dan bârûdları der-mahzen etdiklerinden sonra tarîk-ı âm üzre niçe bin at yükü ve arabalar ile deryâ kenârından kum getirüp yola dökerler. Tâ bu mertebe ihtirâz ederler. Zîrâ Mustafâ Hân cülûsunda bir kulleye ra‘d isâbet edüp kullenin der [ü] dîvârların evc-i âsumânâ perrân edüp ba‘zı pâreleri dörd sâ‘at yerde Çekmecelere düşdü. 176b Ve bir vaslası Üsküdar'a düşdüğü müsbetdir kim karîbü'l-ahd vâkı‘ olmuşdur. Anıniçün âteşden ihtirâz edüp cümle bârûdu bir yere komayup kulle kulle korlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176a–176b ·
metinde göster ·
… . Ekseriyyâ dükkânları Odunkapusu'nun hâricinde ve Kâsımpaşa'da ve Galata'da ve
Tophâne'de
ve Üsküdar'dadır.
Bâlâda pasdırma emîni alayında tahrîr olunan pasdırma sığırı getiren bâzergânlar idi ammâ bunlar Kili şehri ve İsmâ‘îl şehrinden gemiler ile gelen niçe yüz bin bez çuvallar ile pasdırma tâcirleridir. Ekseriyyâ dükkânları Odunkapusu'nun hâricinde ve Kâsımpaşa'da ve Galata'da ve Tophâne'de ve Üsküdar'dadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… eminde hazîneleri ve âletleri vardır, gayrı dükkânları Eyyûb'da ve Galata'da ve
Tophâne'de
ve Beşiktaş'da vardır. Teferrüc günleri sıbyânlar ve tâze cüvânlar alup hevâyî …
Kârhâneleri Süleymâniyye tîmârhânesi'nin taşra hareminde hazîneleri ve âletleri vardır, gayrı dükkânları Eyyûb'da ve Galata'da ve Tophâne'de ve Beşiktaş'da vardır. Teferrüc günleri sıbyânlar ve tâze cüvânlar alup hevâyî fişeklik ile deli fişeklik ederler. Ammâ bu kâra şöhret verüp pîr olan Ebû Alî Sînâ'dır kim cümle âteşbâzlara pîr olmağa isti‘dâd hâsıl etmişdir kim garîb ü acîb san‘at îcâd etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 182b ·
metinde göster ·
… âcirleridir. Dükkânları Sultân Bâyezîd'de ve Kâsımpaşa'da ve Eyyûb ve Galata ve
Tophâne'de
dükkânları vardır. Ammâ gâyet hıfz edüp seyishâneler üzre dükkânların bârûd-ı s …
Esnâf-ı bârûdcıyân: Dükkân kırk, neferâtları 100, mukeddemâ bâlâda kârhâneleri emîn [ü] ağavâtlarıyla tahrîr olunmuş idi. Ammâ bunlar bârûd tâcirleridir. Dükkânları Sultân Bâyezîd'de ve Kâsımpaşa'da ve Eyyûb ve Galata ve Tophâne'de dükkânları vardır. Ammâ gâyet hıfz edüp seyishâneler üzre dükkânların bârûd-ı siyâhlar ile zeyn edüp geçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 183a ·
metinde göster ·
… e İslâmbol'un dörd mevleviyyet yerinde Eyyûb'da ve Kâsımpaşa'da ve Galata'da ve
Tophâne'de
ve Beşiktaş'da ve Rûmeli Hisârı'nda ve Yeniköy'de ve Rûmeli Yenihisârı'nda ve K …
Kârhâne-i mehterân-ı Yedikulle: Neferât kırk, bunlarda ba‘de'l-ışâ ve ale's-sabâh üç fasl ederler, kânûn-ı Ebü'l-feth'dir. Ve İslâmbol'un dörd mevleviyyet yerinde Eyyûb'da ve Kâsımpaşa'da ve Galata'da ve Tophâne'de ve Beşiktaş'da ve Rûmeli Hisârı'nda ve Yeniköy'de ve Rûmeli Yenihisârı'nda ve Kavak Yenihisârı'nda ve Beğkoz'da ve Anatolu Hisârı'nda ve Üsküdar'da ve Kızkullesi'nde, bu zikr olunan on üç yerde her vakt-i ışâ ve her vakt-i seher mehterhâneler çalınup subaşılar ve kadılar ve dizdârlar dîvân durmaları kânûn-ı Ebü'l-feth'dir. Zîrâ ol asrda ol taraflar serhad idi. Hakîkatına nazar olunsa henüz dahi serhaddir. Ve dörd mevleviyyet yere mehterân-ı bîrûn cümle neferât 1000.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 202b ·
metinde göster ·
… yüp biri Kadıköyü'nde, biri Haydar Paşa bâğçesi önünde, biri Üsküdar'da ve biri
Tophâne'de
ve biri bizim Melek Ahmed Paşa pederinin yalısı kurbunda karaya düşüp yedi kadı …
Hikmet-i âhar: Bu na‘şe-i ibâdullah deryâya ilkâ olunduğu günde Akdeniz tarafından (---)(---)(---) paşa kadırgalar ile İslâmbol'a niçesi ol temevvüc-i deryâdan giremeyüp biri Kadıköyü'nde, biri Haydar Paşa bâğçesi önünde, biri Üsküdar'da ve biri Tophâne'de ve biri bizim Melek Ahmed Paşa pederinin yalısı kurbunda karaya düşüp yedi kadırga mâl-â-mâl bu kadar ibâdullah ve bu kadar forsa-i pây-zen ve bî-hisâb mâl [u] menâl gark olup musîbet-i azîm oldu ve üçüncü gün İslâmbol'da bir ihrâk-i azîm oldu kim Belde-i Tayyibe ya‘nî Kostantıniyye imâr olalı böyle harâb olmamışdır. Şu‘arâ ârifleri ta‘mîye ile "Yakdı İslâmbol'u âh-ı fukarâ" deyü târîh dediler. Ba‘dehû Murtazâ Paşa'yı "Çıkmabaşı sensin. Bu celeblerin ısyân [u] tuğyânına bâ‘is yine sen oldun" deyü Murtazâ Paşa'yı İslâmbol'dan Şâm'a ılgar ile gitmek içün çavuşlar ta‘yîn olunup Üsküdar'a geçirdiler. Ol dahi dârât [u] azametle Üsküdar'da Tekye meydânında serâperdesin kurup cümle mühimmâtın müheyyâ edince kâmil bir ay meks etdi. Ez-în-cânib,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 372a ·
metinde göster ·
… mel edüp Beşiktaş'da lenger endâht olup sâ’ir mühimmât [u] levâzımâtların görüp
Tophâne'de
bin altmış aded sağîr ü kebîr toplar dökülüp cümle gemileri pür-silâh edüp kırk …
Tedbîr-i hâmis [sâdis]: Kapudan Alî Paşa cezîre-i Girid'den mansûr [u] muzaffer selâmetle gelüp tershâne-i âmirede yüz pâre kadırga ve elli pâre galyon inşa etmeğe mübâşeret olunup Ereğli'de ve Sinop ve Amasra'da ve Bartın'da ve Çayağzı'nda ve Balıklağa ve Varna'da ve Üsküdar ve Tophâne ve Bâğçekapusu'nda ve Sinân Paşa Köşkü'nde ve Tershâne'de ve Şâhkulı İskelesi'nde, bu cümle zikr olunan leb-i deryâda kalyonlar yapılup İslâmbol ve Galata ve Kâsımpaşa'da velvele ve gulgule-i Rûm olup deryâ-misâl asker cem‘ olup cemî‘i Anadolu ve Rûmeli'ne asker sürücüler gidüp asâkir-i İslâm'ı İslâmbol'a ve Boğazhisârlara ve Sakız karşusında Çeşme ve Mora cezîresinde kal‘a-i Benefşe'de niçe bin asker âmâde etdiler. Andan Vâlide Sultân iki galyon ve Bektâş Ağa bir galyon ve Kara Çavuş bir galyon ve Çelebi Kethüdâ bir galyon ve efendimiz Melek Ahmed Paşa Bâğçekapusu'nda bir galyon-ı azîm, dörd anbarlı idi, binâ edüp temâm oldukda sû-i tedbîr ile deryâya nüzûl etdirirken galyon gark olup yüz elli mikdârı âdem gark olup hâh-nâ-hâh yine bu gark olan galyonı ka‘r-ı deryâdan çıkarup cemî‘i galyon ve kadırgaları mükellef ve mükemmel edüp Beşiktaş'da lenger endâht olup sâ’ir mühimmât [u] levâzımâtların görüp Tophâne'de bin altmış aded sağîr ü kebîr toplar dökülüp cümle gemileri pür-silâh edüp kırk üç bin askerle yüz seksen pâre kalyon kadırga ve üç yüz pâre mühimmât gemilerinden şayka ve karamürsel ve pinek ve kalyonlar ümmet-i Muhammed ile pür olup cümlesi beş yüz aded yelken olup elli bin asker-i pür-silâh, cengâver olup du‘â-i hayr [u] senâ ile Beşiktaş'dan muvâfık eyyâm-ı müsâ‘id ile Boğazhisâr'a varup anda dahi Rûmeli ve Anadolu askerlerin cümle keştîlere leb-ber-leb edüp cümle seksen bin aded cengâver, dilâver, asâkir-i hünerver gemilerde hâzırbâş olup Cezâyirli ve Tunuslu ve Tarabuluslu dahi kırk pâre gemiyle on bin şecî‘ ve dilâver, bahâdır erler gelüp kapudan paşa Bismillah ile eyyâm-ı muvâfık ile bâdbanların küşâde edüp küffâr-ı hâksâr-ı dûzâh-karâr "Ha şunda ve ha bunda" diyerek iş bu sene (---) mâh-ı (---) gününde (---) nâm mahalde Venedik donanmasına Âl-i Osmân donanması râst gelüp eyle bir ceng-i sultânî olmuşdur kim diller ile tahrîr 97b ve kalemler ile tahrîr olunmaz. Zîrâ bu Melek Ahmed Paşa donanması Âl-i Osmân devrinden berü böyle bir donanma ve böyle bir güzîde isdekli asker cem‘ olmamışdır. Hulâsa-i kelâm küffârdan bir kalyon ve iki kadırga alınup yedi pâre gemi anlardan gark olup vakt-i gurûba dek tarafeynden eyle savaş-ı perhâş olup rûy-ı deryâ hûn-ı insân ile la‘l-gûn olup temevvüc eder. Küffâr-ı bedgirdâr-ı nâ-sezâ-murdâr bu hâl-i pür-melâli görüp {vakt-ı} gurûbda âlem şeb-i zulmetde iken "Firâren an tevâli'l-kesürât deyüp ibtidâ Duka gemileri ba‘dehû Malta gemileri, ba‘dehû Mesina gemileri birer birer karârı firâra mübeddel edüp ba‘dehû Venedik donanması dahi dârü'l-bevârları taraflarına firâr edüp bir yirde doç karâr edüp meşveret-i bed-gümân edüp çaşıt gönderirler. Bizim Âl-i Osmân donanması "Küffâr firâr edüp meydân bizde kaldı", deyü mağrûr olup kal‘a-i Nakşa nâm mahalde limana girüp lenger-endâht olup yatarlar. Cümle asâkir-i nusret-me’ser gemilerden taşra çıkup bâğlara ve bâğçelere gidüp perîşân olurlar. Kimi esbâb yıkayup her biri bir işgâl-i kârda.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 97a–97b ·
metinde göster ·
Leb-i deryâda on yedi mahalle ve cümle bin altı yüz ma‘mûr bâğlı ve bâğçeli âb-ı hayâtlı bir şehr-i ma‘mûrdur kim İslâmbol'un bir mahallesidir. Hakîkatü'l-hâl Yanvan Tevârîhi kavli üzre bu Silivri İslâmbol kal‘asının bir köşesi olduğu muhakkakdır kim İslâmbol'dan bu mahalle gelince kal‘a dîvârı âsârları âşikâredir. Bir köşesi dahi Karadeniz sâhilinde Terkoz kal‘asıdır kim Silivri'yle Terkoz mâbeyni on bir sâ‘at yerdir kim Karadeniz'den Akdeniz'de bu Silivri kal‘asına gelince yedi kat germe kal‘a dîvârı ve yedi kat handak hisârı hâlâ niçe bin yerlerde burc [u] bârûlarıyla zâhir ü bâhir olduğu ilâ hâze'l-ân müsbetdir. Bir köşesinde yine Karadeniz sâhilinde Karadeniz Boğazı'nda Yoroz kal‘aları imiş. Andan Tarabya ve Yeniköy ve Hisâr-ı Rûmeli ve Ortaköy ve Beşiktaş ve Tophâne'de Kurşumlu Mahzenburnu'na gelince kal‘a dîvârı imiş. Ammâ Meyyit İskelesi'nden Kâsımpaşa ve Hâsköy'e ve Südlüce ve Eyyûb'a varınca ol körfez içre kenarda kal‘a dîvârı yok imiş. Zirâ Sarâyburnu ve Kurşumlu Mahzenburnu ve Kızkullesi'nde azîm toplar olmağıla havf [u] haşyeti olmadığından Kâsımpaşa taraflarında kal‘a dîvârı yok imiş. Ve Yedikulleden yine leb-i deryâ ile tâ Silivri'ye gelince kal‘a dîvârı imiş. Ol hisâb üzre ol asırda şimdiki kal‘a-i İslâmbol taşra kal‘aya iç kal‘a imiş. Ba‘dehû Rûmeli'nden dest-bûs ile İşpaniye kralı oğlu (---) nâm la‘în yek-dil [ü] yek-cihet olup İslâmbol'u karadan muhâsara edüp Silivri'den Karadeniz kenarında Terkoz kal‘asına varınca mezkûr yedi kat germe kal‘ayı harâb edüp İslâmbol maldosuna istîlâ edenleri cild-i evvelimizde mufassal tahrîr olunmuşdur. Anınçün İslâmbol’un bir köşesinde bu Silivri kal‘ası İslâmbol'un bir mahallesi gibi ma‘mûr kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 106a ·
metinde göster ·
… ında (---)(---) nâm vilâyetde süd anasında perveriş olmada. Öz vâlidesi şehr-i
Tophâne'de
koca peder ile kalmada.
Hikmet-i Hudâ ol ânda Abaza Mehemmed Ağa ki emîrahor-ı İbrâhîm idi anlar ve Abaza Ahmed Paşa bu üçü bir günde vücûda gelüp âyîn-i Abaza üzre bunları sarup sarmalayu, kundaklayup kanûnları üzre anası südlerin içmeden süd analarına teslîm ederler. Kanûn-ı Abaza üzre "Evlâdlarımız şehir oğlanı olup mezmûm olmasın ve gurbet çeküp yiğit olsun" deyü ol mâhda üç 47a aded dürr-i yetîm evlâdları süd analarıyla Kârtıloğlu nâm re’îsin gemisine Melek'i koyup Abaza diyârında (---)(---) nâm vilâyetde süd anasında perveriş olmada. Öz vâlidesi şehr-i Tophâne'de koca peder ile kalmada.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 46b–47a ·
metinde göster ·
Melek Paşa'nın pederine getirirler. Anlar dahi Melek'i ve bizim vâlidemizi ve o …
Ba‘dehu on bir seneden sonra Melek Paşa'yı ve bu hakîr Evliyâ'nın vâlidesin Abaza diyârının Sovuksu nâm iskelesinden kırk aded Abaza esîrleriyle gemiye koyup Tophâne'de Melek Paşa'nın pederine getirirler. Anlar dahi Melek'i ve bizim vâlidemizi ve on aded pençe-i âfitâb esîrleri Sultân Ahmed Hân'a alâ tarîki'l-hedâye pîşkeş ver[ir]. Sultân Ahmed Hân tâbe serâhu Melek'i gördükde harem-i hâssada alıkor. Görse kim bir rûh-ı mücessem ve bir mahbûb-ı muhteşem, gûyâ ki bir perîzâdedir. Ahmed Hân buyururlar kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 47a ·
metinde göster ·
… al‘asında ve Akdeniz ve Karadeniz boğazlarında ve İslâmbol'da Sarâyburnu'nda ve
Tophâne'de
ve Budin kal‘asında ve Eğre kal‘asında ola. Cümle yüz toksan aded sağîr ü kebîr …
Der-temimme-i evsâfât-ı şehrengîz-i külliyât: Bu kal‘ada olan toplar bir kılâ‘da yokdur. Meğer Rodos kal‘asında ve Akdeniz ve Karadeniz boğazlarında ve İslâmbol'da Sarâyburnu'nda ve Tophâne'de ve Budin kal‘asında ve Eğre kal‘asında ola. Cümle yüz toksan aded sağîr ü kebîr top-ı kal‘a-kûplardır kim her biri birer kal‘a değer. Allâh şerr-i a‘dâdan hıfz ede. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 269b ·
metinde göster ·
… taşra paşanın şehir havâlesi gümrük almağiçün Şâd Beğ köşkünde meks eder. Andan
Tophâne'de
azebler kethudâsı meks eder. Sebîl-i Allâm'da tüfengciler ağası meks eder. Ebû …
Bunlar yedi bölük ağaları hayme ve hargâhları ve bâr [u] büngâhları ile her ağa bölüğüyle alay alay çıkup köslerin çalarak Bâb-ı Nâsır'dan tâ Bürke'ye varınca ol vâdîler ve fezâlar çadır çadıra tınâb tınâba kurulup meks ederler. İbtidâ Bâb-ı Nâsır'dan taşra paşanın şehir havâlesi gümrük almağiçün Şâd Beğ köşkünde meks eder. Andan Tophâne'de azebler kethudâsı meks eder. Sebîl-i Allâm'da tüfengciler ağası meks eder. Ebû Câmûs mastabasında gönüllüyân ağası meks eder. Mehemmed Ağa sebîlinde tüfengciler ağası meks eder. (---) mastabasında Çerkesler ağası meks eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y208a ·
metinde göster ·
… dâsı ve dîvân efendisi paşadan me’zûn olup Bürke'de çadırlarına giderken ibtidâ
Tophâne'de
azebler kethudâsına uğrayup ziyâfetlerin tenâvül edüp birer at hâliyelerin alır …
Emîrü'l-hac sabâh Bürke'ye geleceği mahallerde paşa kethudâsı ve dîvân efendisi paşadan me’zûn olup Bürke'de çadırlarına giderken ibtidâ Tophâne'de azebler kethudâsına uğrayup ziyâfetlerin tenâvül edüp birer at hâliyelerin alırlar. Andan sipâhîler ağasına, andan gönüllüler ağasına, andan tüfengciler ağasına uğrayup birer summât-ı Muhammedî ta‘âmların ekl edüp birer küheylân atların alup Bürke'de kendi haymelerine varup ol gece nısfu'l-leyl olunca atlara süvâr olup niçe bin Mısır a‘yânı niçe bin meş‘aller ile çerâğân ederek paşa kethudâsı ve dîvân efendisi ve müteferrikabaşı ve çavuşlar kethudâsı ve sâ’ir paşa ağavâtları esb-i sabâ-reftârlarına süvâr olup paşalı meş‘alleri ile şeb-i zulemâtî gûyâ rûz-ı rûşen olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y208b ·
metinde göster ·
… tûb ve çalaş u balaş evleri vardır. Hikmet-i Hudâ hâkimi Rûmlu Kara Alî Çelebi,
Tophâne'de
bir Habeşe câriyesinden tevellüd etmiş bir fasîh ü yârândan bir nazîf çelebi âd …
Nîl'in garbında şekl-i müdevver tûbdan bir kal‘a ve bir câmi‘ ve altı yüz tûb ve çalaş u balaş evleri vardır. Hikmet-i Hudâ hâkimi Rûmlu Kara Alî Çelebi, Tophâne'de bir Habeşe câriyesinden tevellüd etmiş bir fasîh ü yârândan bir nazîf çelebi âdem, Habeş'den Zeyla‘'a giderken âlem-i sabâvetinde bu Fûnc'a esîr olup elli yıldan berü halâs mümkin olmayup ehl [ü] iyâl sâhibi olmuş bir halûk ve halvü'l-kelâm âşık-ı şeydâ cân idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y410b ·
metinde göster ·