… ‘ları dağlar gibi bu Tophâne meydânında yığılıdır kim bu meydânı görmeyen ve bu
tophâneye
im‘ân-ı nazar ile nazar etmeyen cihânda bir şey görmüş değildir. Hattâ bu Tophâ …
Ve bu meydân etrâfında olan demir ve taş top güllelerinin ve domuz ayağı ve makas ve mekik ve muşkat ve kazan kumbaraların niçe bin envâ‘ları dağlar gibi bu Tophâne meydânında yığılıdır kim bu meydânı görmeyen ve bu tophâneye im‘ân-ı nazar ile nazar etmeyen cihânda bir şey görmüş değildir. Hattâ bu Tophâne meydânı önünde iç kal‘a handakı üzre iç kal‘adan bu meydâna nâzır top mazgallarında âmâde toplar var kim her biri ejder-i heft-ser-misâl 81b başların kaldırup dur[ur].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 81a–81b ·
metinde göster ·
… nâzır bu topları komuşlar kim Allâhümme âfinâ, taşra Ortahisârı düşman alup bu
tophâneye
ve bu iç kal‘aya gelirse bu Tophâne meydânına nâzır olan toplara âteş edüp düşm …
Bu topları âkıbet-endîş ve umûr-dîde cengâver ve dilâver ve serv[er]ler anıniçün bu meydâna nâzır bu topları komuşlar kim Allâhümme âfinâ, taşra Ortahisârı düşman alup bu tophâneye ve bu iç kal‘aya gelirse bu Tophâne meydânına nâzır olan toplara âteş edüp düşmanı târumâr tu‘me-i mûr [u] mâr etdirmek mülâhazasıyla bu topları bu meydâna nâzır komuşlar. Hakkâ ki isâbet etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 81b ·
metinde göster ·
muttasıl bir çâh-ı mâsı var, kâmil yüz kulaçdır, suyu tâ nehr-i Tuna'dan lağıml …
Ve bu tophâneye muttasıl bir çâh-ı mâsı var, kâmil yüz kulaçdır, suyu tâ nehr-i Tuna'dan lağımlar ile gelir bir müdevver kuyudur kim suyunu dollâblar ile atlar çeküp paşa sarâyına ve ba‘zı hânedânlara ve kapu yanında olan kubbe su hazînesine âb-ı nâbı dolup ol kubbe çeşmesinden bay u gedâ su alup def‘-i atşân ederler bir kâr-ı küffâr vâcibü's-seyr bir çâh-ı nâmdârdır. Ve bu kuyu etrâfı ve mezkûr tophâne altı ve paşa sarâyı altı ve gayri hânedânların altları cümle zîr-i zemînler ve su sarnıçları ve mehâzinler ve cebehâne ve bârûdhâne ve gayri mühimmât [u] levâzımât duracak mahzenlerdir kim niçe yerde (yerde) Tuna'ya nâzır pençereleri cümle demir kafesli ve demir kapaklı manzaralardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93b ·
metinde göster ·
Evvelâ bu aşağı hisâr leb-i deryâ-yı liman kenârınca kal‘anın bedenleri üzre tâ aşağı tophâneye varınca andan yukaru büyük tophâneye varınca andan yalçın kayalar üzre tâ Toroz kapusuna varınca andan şark tarafında büyük kapuya varınca bu kal‘a dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin sekiz yüz aded germe adımdır. Ve cümle kırk iki aded şâhâne dirsek dirsek ebrâc-ı azîm kullelerdir. Ve cümle iki bin yüz aded kal‘a bedenleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 280a ·
metinde göster ·
Evvelâ bu aşağı hisâr leb-i deryâ-yı liman kenârınca kal‘anın bedenleri üzre tâ aşağı tophâneye varınca andan yukaru büyük tophâneye varınca andan yalçın kayalar üzre tâ Toroz kapusuna varınca andan şark tarafında büyük kapuya varınca bu kal‘a dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin sekiz yüz aded germe adımdır. Ve cümle kırk iki aded şâhâne dirsek dirsek ebrâc-ı azîm kullelerdir. Ve cümle iki bin yüz aded kal‘a bedenleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 280a ·
metinde göster ·
münkesir topları getirüp yine yerlerine ma‘a'z-ziyâde musanna‘ yeni balyemez to …
Ve bâğ u bâğçeli ve müte‘addid odalı ve hammâm ve şâzrevânlı sarâylar yapılup evvelki ordudan mu‘azzam ve müzeyyen ve metîn ü ma‘mûr meterisler olup cemî‘i asâkir-i İslâ[m] Kızıl tabya ile leb-i deryâ mâ-beynine yedi yüz yerden meterisleri rûy-ı arza kazup Ferhâd gibi kûhkenlikler edüp gûnâ-gûn sıçan yolları îcâd edüp kırk altı aded yere siperler edüp azîm balyemez toplar koyup sene 1079 (---) da Kızıl tabya nâm kûh-ı Elburz'a yapışmağa şürû‘ olunup azîm siperler binâ olundu kim on bir adedi gûyâ kûh-ı Elburz kûh-ı Demâvend ve sedd-i iskenderler yapılup Kızıl tabyaya havâle olup her birinin üstlerine kırkar ve yigirmişer aded balyemez top-ı kal‘a-kûblar koyup Kızıl tabyayı subh [u] mesâ döğe döğe niçe balyemez topların falyaları aşınup mukaddemâ evsâfı tahrîr olunan tophâneye münkesir topları getirüp yine yerlerine ma‘a'z-ziyâde musanna‘ yeni balyemez toplar dökülüp yevmen fe-yevmen yine kal‘a-i Kandiye'yi döğerlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 294a ·
metinde göster ·
… kerre yüz bin aded kefere gülleleri çıkup niçe yerlere dağlar gibi yığup andan
tophâneye
taşıdılar.
Ve bu meterisleri guzât-ı dîn-i mübîn doldururlarken cümle sağîr ü kebîr dörd kerre yüz bin aded kefere gülleleri çıkup niçe yerlere dağlar gibi yığup andan tophâneye taşıdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 307a ·
metinde göster ·
… rı cümleden işlek râygân bâz[âr-ı] mîdehetân-ı muğlimândır. Bu yolun bir tarafı
tophâneye
ve bir tarafı Hünkâr câmi‘ine gider.
Ve yine iç kal‘a kapusunun solundaki yol iç kal‘a dîvârıdır kim handakı dolup tarîk-i azîm olup yeniçeri odaları cümle bu iç kal‘a dîvârı önündeki yoldadır kim kâmil altmış arşın enli yoldur. Hâlâ bu şâhrâh üzre her bâzâr günleri hafta bâzârı durmak fermân olunup cem‘iyyet-i kübrâ olup bir tarafında at bâzârı ve bir tarafında koyun bâzârı ve bir semtinde sığır bâzârı ve bir köşe-i puçesinde avret bâzârı durur, ammâ oğlan bâzârı cümleden işlek râygân bâz[âr-ı] mîdehetân-ı muğlimândır. Bu yolun bir tarafı tophâneye ve bir tarafı Hünkâr câmi‘ine gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 316b ·
metinde göster ·