… çında ve başında ellişer aded kırkar vukıyye gelir demir gülleler atar balyemez
toplar 75b ve
yemîn ü yesârında sağîr ü kebîr yüzer aded şayka ve kolumburuna ve saçma ve zar …
Mavunalar yetmiş oturak olup yüz kırk aded cenâheyn-vâr yemîn ü yesârında küreklerinde sekizer forsa ve her birinde biner huddâm ve biner yarar müsellah asker var idi. Ve her birinin kıçında ve başında ellişer aded kırkar vukıyye gelir demir gülleler atar balyemez toplar 75b ve yemîn ü yesârında sağîr ü kebîr yüzer aded şayka ve kolumburuna ve saçma ve zarbzan ve şâhî ve muşkat topları var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 75a–75b ·
metinde göster ·
… ne metânet eyleyüp ol gün ol gece sâbit-kadem eyleyüp ertesi gün cümle balyemez
toplar ve
cebehâneler ile (---) günde kal‘a-i Ustolni-Belgrad altına andan Üstürgon'a ve …
Ve gelen gark olup sahrânın ma‘reke mahallinde kalanlar ceng-i Alî ede ede cümle şehîd olup sadrıa‘zam yine metânet eyleyüp ol gün ol gece sâbit-kadem eyleyüp ertesi gün cümle balyemez toplar ve cebehâneler ile (---) günde kal‘a-i Ustolni-Belgrad altına andan Üstürgon'a ve andan tekrâr kal‘a-i Uyvar'a varup sene (---) târîhinde Nemse çâsârı sulha rağbet edüp sadrıa‘zam cümle asâkir-i İslâm ile Belgrad'da meştâ verilüp küffâr-ı Nemse'den elçiler gelüp Âl-i Osmân tarafından Elçi Kara Mehemmed Paşa Rûmeli pâyesiyle Nemse çâsârına teveccüh etdikde bu hakîri devlet tarafından fermân-ı şerîf ile ta‘yîn edüp kat‘-ı menâzil ederek Nemse çâsârına anda sulh [u] salâh mün‘akid olup hakîr çâsârın papinta hattıyla Alman diyârına andan Donkarkız vilâyetine andan Danimarka vilâyetine andan Felemenk vilâyetinde Amıstırdam'a andan İsfeç vilâyetine andan Çeh vilâyetine andan Leh vilâyetine andan Krakov vilâyetine kâmil üç buçuk senede bu yedi kıral kâfiristânda pâdişâh-ı vakt-misâl Cenâb-ı Allâh'ın mülkünü seyr [ü] temâşâ edüp Rabbü'l-âlemîn böyle müyesser etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 86b ·
metinde göster ·
… r lenger-endâz olup tarfetü'l-ayn içre taşra asker döküp ve iki pâre kolomborna
toplar ve
gayrı cebehâne ve mühimmâtlar çıkarup sepet-i siperler sürüp kal‘ayı cümle guzâ …
Evsâf-ı cezîre-i ma‘den-i zeheb-i kibrît ya‘nî cezîre-i Ikrît : Hemân cezîre-i Girid'in şimâlî cânibinde kal‘a-i Todori nâm kal‘anın mukâbelesinde süd-limân hevâda cümle keştîler lenger-endâz olup tarfetü'l-ayn içre taşra asker döküp ve iki pâre kolomborna toplar ve gayrı cebehâne ve mühimmâtlar çıkarup sepet-i siperler sürüp kal‘ayı cümle guzât-ı müslimîn muhâsara edüp iki sâ‘at cenge tahammül etmeyüp içinde olan soltat ve murtât kefereler haçlı peykerlerin ser-nigûn edüp vakt-i fecrde papasları taşra çıkup serdâr-ı mu‘azzama vere ile miftâhların teslîm idüp içinde olan kefereler firkatelerine süvar olup seg-ber-cehennem Çuka cezîresine gitdiler. Hemân kal‘ayı kabza-i tasarrufa alup limanına gemileri çeküp ol 271a mahalde gemileri hıfz içün leb-i deryâya siperler ardına balyemez toplar koyup Karaman eyâletiyle Adana eyâletin muhâfazacı koyup ân-ı sâ‘atde cümle donanma kal‘a-i Hanya'ya muttasıl Nazarta nâm limana lenger bırağup cümle pür-silâh askeri hayme ve hargâhlarıyla ve yetmiş pâre balyemez top ve kırk aded kolomborna top ve iki yüz aded şâhî darbzen topları mühimmâtlarıyla taşra çıkarup cümle asker-i deryâ-misâl topları çekerek kal‘a-i Hanya bir top menzili ba‘îd gitmede, beri tarafda Nazarta limanı beş rûzgârdan emîn olmağıla cümle donanmayı anda yerleşdirüp cümle Cezâyirli ve Tunus ve Tarabuluslu ve cümle yetmiş pâre kadırga ile deryâ beğleri deryâya alarka olup volta urup deryâyı muhâfaza etmeğe me’mûr oldular. Andan sâ’ir şayka ve karamürseller dahi cümle mühimmât [u] levâzımâtların kenâr-ı limana döküp eyâlet-i Sivas bu limanın hıfz [u] hırâsetine me’mûr oldular. Bu liman Hanya kal‘asının cânib-i garbîsinde Nazarot limandır. Ammâ hamd-i Hudâ suhûletle kabza-i teshîre alındı. Bu liman Mora cezîresindeki Kabaca Burnu'na altmış mil karîb olmağıla ibtidâ Todori kal‘ası ve bu liman feth oldu kim karşu Mora tarafından imdâd-ı asker geçmek âsândır. Ve bu Nazarata limanının leb-i deryâsına ve liman ağzına azîm tabyalar çatup içine mefret balyemez toplar koyup limanda yatan gemileri hıfz [u] hırâset ederdi. Ve deryâda yigirmişer otuzar mil alarka karavullar firkateleri gezerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 270b–271a ·
metinde göster ·
… riyân-ı dergâh-ı âlî yetmiş yerden meterîse girüp kûşe kûşe şâhî ve kolomborone
toplar ve
darbzen ve balyemez topları kirpi gibi kol kol yerleşdirüp cümle topları zencîr …
Andan otuz oda dergâh-ı âlî cebeciyânı toplar hizmetine ve guzât-ı müslimîne cebe vü cevşen ve gayri mühimmât verme hizmetine üç bin cebeci hâzır-bâş oldular. Bu cümle asâkir-i nusret-me’serin ensesinde sadrıa‘zam hazretleri on bin güzîde pür-silâh kapusu kuluyla yeniçeriler ve topçular ve cebecilere kafadâr olup yemîn ü yesârında zü'l-cenâheyn-vâr altı bölük sipâh-ı kerrâr asker cebe ve cevşene ve tuğulka ve gayri âlât-ı silâha müstağrak olup kat-ender-kat rikâb rikâba, tîrkeş tîrkeşe at başı beraber tîrkeşüp ellerinde on yedişer boğum Bağdâd ve Basra'nın kargı sırıkları ve bellerinde şemşîr-i Ma‘arravîleri ve zebânlarında "Yâ Gâliben gayrı mağlûb!" zikrin ederek düşman üzre giderek meydân-ı ma‘rekeye varup hayme ü hargâhları önünde cünd-i müslimînin sırıkları yamanlarının şa‘şa‘asından benî Âdem'in gözleri hırelenüp her kantar mızrak ve cıda ve sinânın ucunda ve yalmân-ı nîzede olan nakş-ı bukelamun bayrak ve filandıra ve sancaklar rûy-ı zemîn bezeyüp sahrâ-yı Üsküdar bir fezâ-yı lâlezâr olup yüz elli yerde ceng tablına tarralar urulup zemîn u âsumân gür gür gürleyüp azamet-i Hüdâ haşr [u] neşr gününden bir nişân oldu. Ol gün yine yetmiş aded tuğ ve tabl [u] alem sâhibi ve sâir yedi kubbe vezîrleri cümle kapu kullarıyla alayların gösterüp sâ’ir ma‘zûl mîr-i mîrân ve gayri ümerâ-yı Arabistân irtifâ‘-ı kadr bulmalariyçün var kuvveti bâzûya getirüp livâları altında cümle müretteb ve mükemmel ve müselleh ve müzeyyen askeriyle kânûn-ı kadîmîye ri‘âyet edüp tarz [u] tavr-ı Âl-i Osmâniyân üzre olup âheste âheste alayları ile güzer edüp ta‘yîn olundukları yerde meks edüp bâğî vü dâğı ve dağî vü zâğî olan Celâlî askerine mukâvemete âmâde olunup her bir vüzerâ ve mîr-i mîrânlara kol kol karavullar fermân olunup sahrâ-yı Üsküdar'da cümle yeniçeriyân-ı dergâh-ı âlî yetmiş yerden meterîse girüp kûşe kûşe şâhî ve kolomborone toplar ve darbzen ve balyemez topları kirpi gibi kol kol yerleşdirüp cümle topları zencîr ve saçma ile saklayup âmâde edüp Çamlıca ve Bulgurlu ve Kayışpınarı ve Âl-i Bahâdır ve Sücâh bâğları ve Kadıköğü dağları tarafına cümle sipâh askeri karavul ta‘yîn olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 30b ·
metinde göster ·
… ahfızân kodu kim haydud küffârı bu büleydeyi nehb ü gârete geldikde bu kulleden
toplar ve
tüfengler atılıp kullenin tâ zîrve-i a‘lâsında fânûslar ve âteşler ile çerâğân …
Der-sitâyiş-i kasaba-i Fener: (---) hâkinde Silivri nevâhîsinde kâhîce Eyyûb Mevleviyyetinde olur bir rabta-i ma‘mûrdur. Fener nâmıyla müsemmâ olmasının aslı oldur kim Ebü'l-feth Gâzî asrında henüz feth olmuş diyâr-ı nevşâr olmağıla dağlarında olan küffâr bu büleydeyi nehb ü gâret edip yine 171a kûh-ı hıyâbânları cây-ı menâs edinirlerdi. Âhir Mehemmed Hân-ı Gâzî'ye bu büleyde ahâlîsi tazallum edüp bu rabta hâricinde eflâke ser çekmiş bir kulle-i bâlâ inşâ edüp içine müstahfızân kodu kim haydud küffârı bu büleydeyi nehb ü gârete geldikde bu kulleden toplar ve tüfengler atılıp kullenin tâ zîrve-i a‘lâsında fânûslar ve âteşler ile çerâğân ederlerdi. Bu çerâğistânı sâ’ir kurâlardan görenler ve leb-i deryâda Silivri kal‘ası askeri görüp atlarına süvâr olup bu Fener kasabası imdâdına yetişüp küffârdan halâs ederlerdi. Anınçün bu rabtaya kasaba-i Fânûs-ı Vize derler. Hâlâ ol kulle-i bâlâ esâsı {yel değirmânları kulleleri kurbunda} ma‘lûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 170b–171a ·
metinde göster ·
… oda topçu ve bir oda cebeci mustahfızân var idi. Zîrâ bu kal‘ada azîm balyemez
toplar ve
bî-hisâb cebehâneler olmağile bu kal‘a-i bülend Kızılbaş'ın dâğ-ı derûnudur.
Der-beyân-ı hâkimân-ı kal‘a-i Âdilcevâz: Evvelâ Van eyâletinde sancak beği tahtıdır. Beğinin hâssı kânûn-ı Süleymân Hân üzre 145.036 yük akçedir. Ber-vech-i adâlet senevî sekiz bin guruş hâsıl olup altı yüz âdem ile sefer eşer. Taht-ı hükûmetinde erbâb-ı timârı cümle (---) adeddir ve ze‘âmeti (---) adeddir. Alâybeği ve çeribaşısı vardır. Cümle cebelüleri ile bin aded güzîde asker olup beğinin livâsı altında sefer eşer. Yüz elli akçe pâyesiyle kazâ ve kaderdir. Kadıya senevî bin guruş olur. Müftî ve nakîbi ve nâ’ibi ve muhtesibi ve subaşısı ve şâhbenderi ve gümrük emîni vardır, ammâ kal‘a dizdârı kerr u ferli hâkimdir. Cümle (---) aded güzîde kal‘a neferâtları vardır kim şeb [u] rûz âmâdedirler. Ammâ sipâh kethudâyeri ve yeniçeri 243a serdârı yokdur. Van yakîn olmağile Van yeniçeri ağası tarafından her bâr bir çavuş gelüp mücrim yeniçerilerin haklarından gelir. Mâtekaddem sene 1041 târîhinde bu kal‘ada altı oda kapukulu yeniçeri ve iki oda topçu ve bir oda cebeci mustahfızân var idi. Zîrâ bu kal‘ada azîm balyemez toplar ve bî-hisâb cebehâneler olmağile bu kal‘a-i bülend Kızılbaş'ın dâğ-ı derûnudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 242b–243a ·
metinde göster ·
… olup alây-ı azîm ile Bârgîrî kal‘ası altına vardıkda kal‘adan kırk elli mikdârı
toplar ve
niçe bin tüfengler atılup şâdumânîler olup paşa serâperdesine nüzûl etdükde Bâr …
Bu kal‘a nümâyân olduğu mahalde kal‘a kullarıyla sancak hâkimi olan Şeref Hân-ı Mahmûdî beş bin cebe vü cevşene ve âlât-ı silâha müstağrak asker ile paşaya istikbâle çıkup beği, paşanın pây-ı semendine rûmâlîde edüp paşanın rikâbında hayli piyâde yürüyüp ba‘dehû paşanın fermânıyla bilâ rikâb esb-i sabâ-sür‘atine süvâr olup alây-ı azîm ile Bârgîrî kal‘ası altına vardıkda kal‘adan kırk elli mikdârı toplar ve niçe bin tüfengler atılup şâdumânîler olup paşa serâperdesine nüzûl etdükde Bârgîrî beğinin ziyâfeti yeyüp hedâyâları alınup dîvân-ı azîm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 245b ·
metinde göster ·
… ryâ-misâl asker cem‘ olup hemân paşa-yı müdebbir kal‘a-i Van'dan elli pâre şâhî
toplar ve
altı pâre balyemez topları cümle mühimmâtlarıyla âmâde eyleyüp Van deryâsının y …
{Matlab-ı nâme-i hân kırâ’at olundukdan sonra "Mefhûmu ma‘lûm olunduğu yazıla"} deyü bu nâme-i nüvâzişi kal‘a-i Van'da hânın bir ağasıyla ve niçe a‘yân-ı Bitlîs ile gelüp Malazgird Beği Mehemmed Beğ yayla koyunu hakkın hâna vermemek içün hân üzre gelüp ceng etdiği ve Mehemmed Beğ'in ibtidâ müttehem olup demi heder olduğu ve yeniçerilerin hân üzre gulüvv edüp haklarından geldiklerinin arz-ı mahzarları gelüp ve paşanın mektûbun götüren Cânpolat Ağası da mektûblarla gelüp dîvân-ı Van'da hânın nâmeleri kırâ’at olunup paşa bu iltiyâm-âmîz mektûbdan hazz edüp eydür: "Ammâ niçün kendüsü cem‘iyyet-i Van'a ve şer‘-i Resûl-i sultâna gelmedi." dedikde hânın ağası eydür: "Sultânım sehel şikeste-hâtırdır. Sultânımdan ricâsı oldur kim yeniçeriler ile mâbeynlerin sulh idesüz deyü bu hakîri {vekîl edüp} hâk-i pâye gönderdi." deyince hemân Van a‘yânları "Devletli vezîr sultânıma hâb-ı hargûş verüp hâlâ beş on bin asker yazmışdır. Göririz bir gün kim ale'l-gafle 262a ilimiz memleketimiz Malazgird Beği Mehemmed Beğ diyârı gibi vilâyetimiz harâb u yebâb ve hânelerimiz türâb edüp dedesi Şeref Hân gibi diyâr-ı Acem'e firâr eder. Zîrâ kadîmen ocak dostumuzdur. Elbette bu kadar asâkir-i İslâm Van derneğinde âmâdeler iken sefer edüp hakkından gelelim, deyü yetmiş bin hıyel ü şeytanat ile paşanın ırkına girüp hâh nâ-hâh hân üzre sefere gitmeğe karâr verilüp altı bin güzîde asker-i Mahmûdî ile Van altından paşanın tâk-ı nüh-tâkı Karaçay başında meks edüp paşa Van altında sefer tedâriklerine mukayyed olup şehir içre münâdîler nidâ edüp herkes âmâde olmağa başladı ve yetmiş aded kapucubaşılar eyâlet-i Van'da otuz sancak yerde olan beğlerine ve askerî tâ’ifelerine ve yetmiş aded kazâlara emr-i şerîfler ile ağalar gidüp yine iki kıt‘a emr-i şerîf üzre paşa tuğrâ-yı garrâ çeküp ağalarıyla Erzurûm Vâlîsi Tavukçu Mustafâ Paşa'ya gönderüp eyâlet-i Erzurûm'dan Hınıs beği ve Tekman beğin ve Kuzucân beğin ve Avnik beğin ve Pasin beğin ve hânın gâret etdiği Malazgird beğin emr-i pâdişâhî ile taleb edüp Erganeli Ahmed Ağa gitdi. Ve Diyârbekir Vâlîsi Firârî Mustafâ Paşa'ya kendüsü tuğrâ çeküp eyâlet-i Diyârbekir'de olan Mifârıkîn beğin ve Tercil beğin ve Kulp beğin ve Mihranî ve Pertek beğin ve Sağman beğlerin güzîde asker ile Diyârbekir tarafından hânın ardın alup gelmeleriyçün vâlî-i Diyârbekir'e bir ağa gönderdi. Ve'l-hâsıl günden güne Van kal‘ası altında hân üzre gitmeğe deryâ-misâl asker cem‘ olup hemân paşa-yı müdebbir kal‘a-i Van'dan elli pâre şâhî toplar ve altı pâre balyemez topları cümle mühimmâtlarıyla âmâde eyleyüp Van deryâsının yigirmi pâre gemilerine bu kadar topları ve bu kadar bî-hisâb cebehâneleri ve niçe bin kantar peksimat ve barûd-ı siyâhı ve cümle piyâde azebistân ve cebeciyânları ve topçuları cümle ma‘ûnetleriyle keştîlere koyup şâdımânlıklar edüp gülbâng-ı Muhammedî çekerek Van deryâsıyla cânib-i garba mütevekkilen alallah deyüp kal‘a-i Âdilcevâz limanına gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 261b–262a ·
metinde göster ·
… zîde askeri önü sıra ve yetmiş bayrak sekban ve sarıca piyâdeleri içre balyemez
toplar ve
kâmil elli aded şâhî darbzen topları ve dörder çift araba atları çeküp Pinyaniş …
Ba‘dehû bu Tahtıvân'dan cânib-i garba şehr-i Bitlîs'e doğru Rahova sahrâsı içre kalb-i askerde paşanın on iki bin güzîde askeri önü sıra ve yetmiş bayrak sekban ve sarıca piyâdeleri içre balyemez toplar ve kâmil elli aded şâhî darbzen topları ve dörder çift araba atları çeküp Pinyanişî ince karavula ve yemîn ü yesârda yine ince karavul beğleri ve Mahmûd[î] hâkimi sol çarhacı ve Malazgird beği sağ çarhacı ve Van askerinin sağ kol cümle sağında ve solkol askeri cümle solunda ve sâ’ir ümerâlar me’mûr olduğu kollarında ve Bârgîrî beği ve Bâyezîd beği gerüde kazandibi ve dündâr asker ile gelmede. Ammâ imdâda gelmeyen Van beğlerinin taraflarına dokuz aded bizimle olan beğleri bizim askerin sol tarafına me’mûr edüp anlar dahi dağlar içre ve püşte-i âlîler üzre karavullar ve nigehbânlıklar edüp ayak ayak sol tarafımızda mezkûr ümerâlar da yürümede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 263b ·
metinde göster ·
… sekiz aded şukka-i alem olup bu piyâde-i cüyûş içre 268a cümle elli aded şâhî
toplar ve
on pâre kolomborna toplar ve dörd pâre balyemez topları bu piyâde asker içre Va …
Andan ke'l-evvel yine karavullar gelüp cümle me’mûr oldukları yerlere gidüp sekiz bin güzîde asker-i pür-silâh ile Mahmûdî beği sağ çarkaya gitdi ve altı bin yiğit ile Malazgird beği sol çarkaya gitdi ve altı bin yiğit ile Mahmûdî'den Şeref Beğ ve Bâyezîd beği orta çarkaya gitdi. Ercîş ve Âdilcevâz ve Muş ve Tekmân ve Kuzucân ve Pasin ve Avnik ve Hınıs beğleri cümle sağ cenâh oldular ve Karni ve Hiron ve Espa‘ird ve Meksen ve Şervi ve Kesân ve Espa‘ird beğlerinin askerleri sol cânibe cenâh olup on iki bin asker ile Hakkarî hânı Paşa'nın kendi çarkası ve yüğrük bayrağı önünde Hakkarî talî‘a-i asker oldu ve sâ’ir ümerâ-yı Ekrâdlardan Zerikî beği askeri ve Ağakis ve Benî Kutur'dan ve Berda‘ ve Erecik'den ve Şureger ve Çobanlu ve Alagir ve Körladik beğlerinin cümle on bin asker ile ve cümle huddâmân-ı seyis ü sarrâc ve akkâm ü meş‘alciyân ve orducu ve bâzârcılar ile yigirmi bin asker ordu-yı İslâm'ın yurd yerinde kazandibi nâm asker kalup ordu etrâfında karavullar ta‘yîn olunmak fermân olunup yurd yerin muhkem edüp andan Van kulunun (---) aded sağ kolu paşanın sağında ve sol kolu cümle (---) aded paşanın solunda âmâde durdular ve yigirmi yedi sancak asker Paşa'nın yemîn [ü] yesârında âmâde oldular. Ve Van kal‘ası piyâdeleriyle sâ’ir kılâ‘ neferâtlarının askeriyle Hakkarî piyâdeleri ve kapukulunun altı oda yeniçeri ve cebeci ve topcu ve azeb-i hisâr ve hisâr erleri cümle on iki bin piyâde asker içinde yigirmi sekiz aded şukka-i alem olup bu piyâde-i cüyûş içre 268a cümle elli aded şâhî toplar ve on pâre kolomborna toplar ve dörd pâre balyemez topları bu piyâde asker içre Van câmûsları keşân-ber-keşân Van kulunun yaşlı ve taşlı ve Hasanî ve Hüseynî ta‘bîr etdikleri güzîde asâkir-i müsellahlar mezkûr top-ı kal‘a-kûbların yemîn ü yesârında toplarla âheste gitmek fermân olunup üç bin piyâde serdengeçdi asker dahi toplar akîbince me’mûr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 267b–268a ·
metinde göster ·
… bu piyâde-i cüyûş içre 268a cümle elli aded şâhî toplar ve on pâre kolomborna
toplar ve
dörd pâre balyemez topları bu piyâde asker içre Van câmûsları keşân-ber-keşân V …
Andan ke'l-evvel yine karavullar gelüp cümle me’mûr oldukları yerlere gidüp sekiz bin güzîde asker-i pür-silâh ile Mahmûdî beği sağ çarkaya gitdi ve altı bin yiğit ile Malazgird beği sol çarkaya gitdi ve altı bin yiğit ile Mahmûdî'den Şeref Beğ ve Bâyezîd beği orta çarkaya gitdi. Ercîş ve Âdilcevâz ve Muş ve Tekmân ve Kuzucân ve Pasin ve Avnik ve Hınıs beğleri cümle sağ cenâh oldular ve Karni ve Hiron ve Espa‘ird ve Meksen ve Şervi ve Kesân ve Espa‘ird beğlerinin askerleri sol cânibe cenâh olup on iki bin asker ile Hakkarî hânı Paşa'nın kendi çarkası ve yüğrük bayrağı önünde Hakkarî talî‘a-i asker oldu ve sâ’ir ümerâ-yı Ekrâdlardan Zerikî beği askeri ve Ağakis ve Benî Kutur'dan ve Berda‘ ve Erecik'den ve Şureger ve Çobanlu ve Alagir ve Körladik beğlerinin cümle on bin asker ile ve cümle huddâmân-ı seyis ü sarrâc ve akkâm ü meş‘alciyân ve orducu ve bâzârcılar ile yigirmi bin asker ordu-yı İslâm'ın yurd yerinde kazandibi nâm asker kalup ordu etrâfında karavullar ta‘yîn olunmak fermân olunup yurd yerin muhkem edüp andan Van kulunun (---) aded sağ kolu paşanın sağında ve sol kolu cümle (---) aded paşanın solunda âmâde durdular ve yigirmi yedi sancak asker Paşa'nın yemîn [ü] yesârında âmâde oldular. Ve Van kal‘ası piyâdeleriyle sâ’ir kılâ‘ neferâtlarının askeriyle Hakkarî piyâdeleri ve kapukulunun altı oda yeniçeri ve cebeci ve topcu ve azeb-i hisâr ve hisâr erleri cümle on iki bin piyâde asker içinde yigirmi sekiz aded şukka-i alem olup bu piyâde-i cüyûş içre 268a cümle elli aded şâhî toplar ve on pâre kolomborna toplar ve dörd pâre balyemez topları bu piyâde asker içre Van câmûsları keşân-ber-keşân Van kulunun yaşlı ve taşlı ve Hasanî ve Hüseynî ta‘bîr etdikleri güzîde asâkir-i müsellahlar mezkûr top-ı kal‘a-kûbların yemîn ü yesârında toplarla âheste gitmek fermân olunup üç bin piyâde serdengeçdi asker dahi toplar akîbince me’mûr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 267b–268a ·
metinde göster ·
… ve bâr [u] bengâhıyla ol çerâgâhda meks edüp diha diha kal‘a-i Van'da balyemez
toplar ve
gülle gülle kûblar hânın çetr-i mülammâ‘ı pîşine koyalardır ve azîm sefer tedâr …
Çaşıt Gökdolak eydür: "Hânım kayser-zemîn hânı Van'da Gökmeydânı'nda serâperdesin kurmuş. Heze başına nöker birikdirüp hayme vü hargâhıyla ve bâr [u] bengâhıyla ol çerâgâhda meks edüp diha diha kal‘a-i Van'da balyemez toplar ve gülle gülle kûblar hânın çetr-i mülammâ‘ı pîşine koyalardır ve azîm sefer tedâriki idelerdir. Ammâ hânım Van şehri kazgan min kepçe olmışam Îzid-i Yezdân ve Perverdigâr hakkiyçün ve kırmızı Murtezâ Alî'nin pâk rûhiyçün bu kadar cüst ü çâlâklik edüp çaşıtladım, yek zerre haber aparabilmedim ki sefer ne cânibe ola bilmedim" deyü cevâb-ı nâ-savâb verdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 302b ·
metinde göster ·
… dağdan süzülüp şâh askeriyle İslâm askeri birbirlerine karılup katılup mâbeynde
toplar ve
tüfengler atılup neberd-i şâhî ve savaş-ı pâdişâhî olur kim kanlar tarafeynden …
Lisân-ı Moğolî'de "Serâf" derler. Lisân-ı Ekrâd'da "Serâv" derler, ya‘nî "Baş-su" derler, ammâ asıl lûgatı "Serâh"'dır. Cümle halkı "Yâ Kahhâr" ismine mazhar olduklarından başdan ayağa varınca sağîr ü kebîri âh-ı ser çekdiklerinden Ser-âh derler ve tâli‘-i imâreti akrebdir ve beyti Mirrîh-i mâ’idir. Anınçün bu menhûs şehirde niçe kerre Âl-i Osmân askeri münhezim olmuşdur. Evvelâ sene 993 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis vezîri Cığalazâde Sinân Paşa serdâr-ı mu‘azzamlık ile Tebrîz deryâsı kenârıyla bu sahrâ-yı Serâv'da deryâ-misâl asker-i kerrâr ile meks eder. Arapça hadîsine i‘tibâr etmeyüp müşâvere olmadan niçe vüzerâların mansıbların pespâye âdemlere verir. Tekelü Paşa'ya Van'ı ve Râziye Kadınzâde'ye Sivas'ı verüp cümle Anadolu eyâletlerin tevcîh-i âhar eder. Bu hâl ile şâh üzre asker çeküp gider. Meğer bizzât şâh bunları dağ başından seyr eder. Kâmil vakt-i asr olunca şâh şahin gibi dağdan süzülüp şâh askeriyle İslâm askeri birbirlerine karılup katılup mâbeynde toplar ve tüfengler atılup neberd-i şâhî ve savaş-ı pâdişâhî olur kim kanlar tarafeynden seyl-i revân olur. Âhir nesîm-i nusret Acem şâhı tarafına esüp anlar gâlib Osmânlı mağlûb olup "gaynın te’sîridir" deyü cây-ı emne cân atup Âzerbaycân'da cânların halâs ederler. Ancak Tekyelü Paşa ve Karakaş Paşa ve Kacar Mehemmed Paşa Kızılbaş'ın elinden kaçup ordu-yı İslâma cân atarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 305a ·
metinde göster ·
… olup herkes helâlleşüp ve cümle öpüşüp ve kucuşup silâhlarıyla âmâde olup cümle
toplar ve
kumbara ve neft ve katrânlar ve sâ’ir mühimmât [u] levâzımâtlar meydân-ı mahabb …
Yûsuf Kethüdâ, div belâsı gibi bülend-âvâz ile, "Bire asker-i İslâm, Kerbelâ günüdür, hâzır olun" dedikde el-azametullâh kal‘anın derûn [u] bîrûnunda bir velvele ve bir gulgule ve kaynaşma olup herkes helâlleşüp ve cümle öpüşüp ve kucuşup silâhlarıyla âmâde olup cümle toplar ve kumbara ve neft ve katrânlar ve sâ’ir mühimmât [u] levâzımâtlar meydân-ı mahabbete gelüp cümle dendân-ı bedenler üzre asker-i İslâm hâzır-bâş u müheyyâ oldular, ammâ kal‘anın meremmât olacak yerlerinde altı yerde dahi karaçav iskele var. Anlardan kal‘aya çıkmak kâfire âsândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 57a ·
metinde göster ·
… elekin ve at değirmen bârgîrin toplara koşup varoşu âteşe der-ceng-i evvel urup
toplar ve
fıçılar ile kal‘a altında meterislerine gelirken kal‘adan yine sadâ-yı Allâh Al …
Niçe yüz kâfirler cüce gibi ayaksız ve kolsuz gezüp niçe yüzü top-ı kûp güllesinden herse olup leş leşe çatılup kaldı. Hemân küffâr Hasan Paşa kal‘ası ardında kışlaya bağlı dör[d] aded şayka içine girüp sekiz pâre İngilisin demir topların arabalarıyla gemiden çıkarup keşân ber-keşân çekerek Özü hâricinde varoşa getirüp niçe yüz aded bal fıçıları ve nârdenk fıçıları yuvarlayarak ve topları sürüyerek getirirlerken hemân taşra varoşun mâl-ı mâmelekin ve at değirmen bârgîrin toplara koşup varoşu âteşe der-ceng-i evvel urup toplar ve fıçılar ile kal‘a altında meterislerine gelirken kal‘adan yine sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup bunlar eyle kurşumlar ve eyle top gülleleri urup niçe yüz kâfir kırıldı, ammâ varoşdan aldıkları şarâbı ve bozayı ve rakıları içüp kanzil mest hayrân olup kızararak ve bozararak kal‘a üzre vararak gelüp yine meterislerine hemân handak içine inüp kal‘a dîvârın delmeğe başladılar. Hemân yukaru kal‘adan bizim gâzîler neft ve katrân ve kaynar suları üzerlerine döküp ve çömlek kumbaraları ve el kumbaraları atarak kal‘adan bunları alarga etdiler. Hemân yine domuz topu olup mezkûr bal fıçılarını ve nârdenk fıçılarını meterislerinde ân-ı vâhidde toprak ile doldurup gemilerden aldıkları sekiz pâre toplara fıçıları siper edüp toplara âteş urmağa başladılar, ammâ Özü kal‘asına eyle top ne te’sîr etse gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 57b ·
metinde göster ·
… -ı vâhidde yedi bin esîr ve üç bin kelle ve sekiz yüz arabalar ile on aded şâhî
toplar ve
sâ’ir mâl-ı ganâ’im ve mühimmâtlar ile ol gün kal‘a-i Özü altına cümle guzât sâ …
Hikmet bu kim mukaddemâ kılıç yeyüp firâr eden kâfirler yine bu kılıcı görüp yine anlar bozgunluk verüp firâr edince Andırya Kazağının dahi karârları kalmayup "Firâren an-tevâlîyi'l-kesürât" dediği gibi hemân küffâr-ı dûzah-karâr "Kuskuna kuvvet, kamçıya berekât" deyüp kaçarlarken guzât-ı müslimîn bunların bu sahrâda ağırlıklarına bakmayup çapul ile bu sahrâ içre bunlar eni konu kova kıra ân-ı vâhidde yedi bin esîr ve üç bin kelle ve sekiz yüz arabalar ile on aded şâhî toplar ve sâ’ir mâl-ı ganâ’im ve mühimmâtlar ile ol gün kal‘a-i Özü altına cümle guzât sâlimîn ü gânimîn bir azîm şâdumânlar ile geldiklerinde hemân cümle a‘yân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 61a ·
metinde göster ·
… n telhîsi üzre bin iki yüz araba mâl-ı ganâ’im ve cebehâne ve yigirmi altı pâre
toplar ve
yetmiş hatman ve kralları oğlu ve cümle on bir bin altmış aded esîrler ve cümle …
"Pâdişâhım, dokuz gündür kim Bozcaada fethi donanması müjdesiyle kal‘a-i Özü'ye vardığımın beşinci gece şenliğinde elli bin küffâr bizi kal‘ada 64a kapadup yedi gün yedi gece ceng-i azîm edüp pâdişâhımın kapucubaşılar[ında]n İbrâhîm Ağa, Azağa Bozcaada müjdesin götürürken Melek Ahmed Paşa lalan tarafından kırk sekiz bin asker imdâd ile kapucubaşı ma‘an gelüp ceng-i azîmde bulunup hamd-i Hudâ ol ân cümle küffâr himmet-i pâdişâhîyle kılıçdan geçüp kal‘a düşman elinden halâs olup pâdişâhıma Melek Paşa lalanızın telhîsi üzre bin iki yüz araba mâl-ı ganâ’im ve cebehâne ve yigirmi altı pâre toplar ve yetmiş hatman ve kralları oğlu ve cümle on bir bin altmış aded esîrler ve cümle altı bin aded kelleler hâlâ pâdişâhım huzûruna arabalarla gelmek üzeredir" deyüp mâ-vaka‘ üzre vâki‘-i hâli bir bir takrîr etdiğimden pâdişâh-ı cem-cenâb hazz edüp sürûrundan reftâr edüp güftâr ederek buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 63b–64a ·
metinde göster ·
aşağı leb-i deryâya elli pâre şayka toplar koyup her biri ejder-i heft-ser-misâ …
Bu kal‘a dahi Köpürlü vezîria‘zam re’yile sene 1068 târîhinde bizzât Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ gazâ mâlıyla müceddeden binâ edüp bu mahalde sa‘âdetlü pâdişâh vardıkda cümle donanma-yı hümâyûn forsa pâyzenleri ve cümle eyâlet-i Kapudan Paşa zu‘amâsı ve erbâb-ı tîmârı ve cebelüleri ve bu kadar mi‘mâr ve bennâ ve on bin aded re‘âyâ vü berâyâ cem‘ olup cidd ü cehd ile inşâ etmeğe ihtimâm-ı tâmları olup leb-i deryâda yalçın kaya burun üzre ibtidâ azîm tabyalar binâ edüp üzerlerine yigirmişer pâre balyemez toplar ve aşağı leb-i deryâya elli pâre şayka toplar koyup her biri ejder-i heft-ser-misâldir. Hattâ sa‘âdetlü pâdişâh bu mahalle başdarda-i hümâyûn ile gelirken cemî‘i toplara âteş edüp şâdumânîler etdikde her topun gülleleri rûy-ı deryâda seke seke tâ Bozcaada'ya karîb gitdiler, zîrâ bu kal‘a Akdeniz'e göğüs vermiş yalçın kaya üzre ensesi dağlar üzre, mahallinde binâ olunmuşdur. Hakkâ ki be-dest-i Kapudan Alî Paşa bu kal‘a-i üstüvâr aceb hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a oluyor. Hakk celle ve alâ hayr ile itmâmın müyesser ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 93a ·
metinde göster ·
… r günde bu kûh-ı bâlânın zîk ve tenk ü dar yolları vâsi‘ şâhrâh olup cümle şâhî
toplar ve
cümle ağırlıklar refâhiyyet üzre güzer edüp ol gece,
Andan kalkup cânib-i garba Porolok dağın aşarken Paşa-yı müdebbir cümle kûhken Ferhâdîleri ve cümle çerâhorları getirdüp dağlara ve ormanlara Ferhâdî külünk ve teberler urup seng-i hârâları kırup sa‘b yollara ve zîk bellere âteşler yakup taşlar üzre sarp sirkeler döküp yalçın kayalar pâre pâre olup cümle hâr u hâşake ve hurde hacerâtlara asker-i deryâ-misâli üşürüp bir günde bu kûh-ı bâlânın zîk ve tenk ü dar yolları vâsi‘ şâhrâh olup cümle şâhî toplar ve cümle ağırlıklar refâhiyyet üzre güzer edüp ol gece,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 137a ·
metinde göster ·
… bellerin ve şibenik kal‘ası yollarında olan çengelistân ve sengistân dağları ve
toplar ve
arabalar geçecek yolları tathîr edüp her kurâ vü kasabât ve kılâ‘larda zehâyir …
"Sen ki lalam Melek Ahmed Paşa'sın, Bihke kal‘ası kapudanı (---) kulumu Zirinoğlu keferesi destinden yüz kîseye varınca verüp halâs edüp yüz kîse hazîne-i âmiremden alup kabz edüp elbette ol kapudanı halâs edüp Der-i devletime gönderesin kim ol serhadlerin umûruna müte‘allık ba‘zı müşâvereler oluna ve kadîm eyyâmda ecdâd-ı ızâmlarımdan kalma milk-i mevrûsum olan Kilis nâm kal‘ayı dest-i küffârda kalmağın anın yolların ve İspilet kal‘ası bellerin ve şibenik kal‘ası yollarında olan çengelistân ve sengistân dağları ve toplar ve arabalar geçecek yolları tathîr edüp her kurâ vü kasabât ve kılâ‘larda zehâyir yığasın, ve's-selâm" deyü hatt-ı şerîf kırâ’at olundukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 142b ·
metinde göster ·
… râh-ı müstakîm etdirdi kim gûyâ derb-i kaşân ve kâşiyândır. Ba‘dehû andan cümle
toplar ve
cemî‘i mühimmât-ı bârgâhlar ve cümle asâkir-i İslâmlar âsân vech ile ubûr u hub …
Ba‘dehû Virba menzilinden kalkup üç bin aded çerâhor kûhken re‘âyâları konakçı ile mukaddem ileri gidüp top yollarında mîşezâr ve dar ve düşvâr yerleri ve gâyetü'l-gâye sa‘bü'l-mürûr olan pereselik yerleri ve çengelistân ve sengistân olan mahûf yolları fi'l-hâl re‘âyâ vü berâyâlar ve çerâhorlar gelüp bu hıyâbânlara eyle bir teber-i müslimî urup cemî‘i hâr u hâşâki ıhrâk bi'n-nâr edüp dahi fîl-i Mengerusî cüssesi kadar sahrâ kayalara keskin sarb sirkeler döküp niçe taşlar pâre pâre olup gubâr oldu. Ve ol mahalle paşa-yı kişvergîr deryâ-misâl asker ile ol tenk ü tar u dar yere gelince der-akab bir sahâbe-i münakkaş-ı musanna‘ kurdurup tahta'l-kahve tenâvül ederken cemî‘i guzât-ı müslimîne "Koma kurdlarım" ve "Koma şahbâzlarım" deyüp mezbûr tarîk-i âmma âmme-i nâsı üşürüp tarfetü'l-ayn içre ol dıraht-ı müntehâlara ve cemî‘i ahşâbât ve hâr [u] hâşâklara Hacı Bektaş Velî miftâhı ta‘bîr etdikleri yeniçeri baltası urup ân-ı vâhidde bir vâsi‘ şâhrâh-ı müstakîm etdirdi kim gûyâ derb-i kaşân ve kâşiyândır. Ba‘dehû andan cümle toplar ve cemî‘i mühimmât-ı bârgâhlar ve cümle asâkir-i İslâmlar âsân vech ile ubûr u hubûr edüp, andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 143b ·
metinde göster ·
… th-i nusret sene 1000 olup cümle küffâr taburu iğtinâm olup zeheb-i hâlis-misâl
toplar ve
cebehâne-i bî-nihâyeler ve bî-kıyâs emvâl-i kesîr ve hadden efzûn ve kıyâsdan b …
Bu feth-i nusret sene 1000 olup cümle küffâr taburu iğtinâm olup zeheb-i hâlis-misâl toplar ve cebehâne-i bî-nihâyeler ve bî-kıyâs emvâl-i kesîr ve hadden efzûn ve kıyâsdan bîrûn esîrler alınup "Hamd-i Hudâ cümle asâkir-i İslâma nasîb oldu" deyü serhad gâzîlerinin ihtiyârları bu cengi ve bu ganîmeti nakl edüp "Kanı ol demler" deyü bu demlerine dem-be-dem şükr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 155b ·
metinde göster ·
… pukulu yeniçerileri ve bir oda topçu ve bir oda çeteci ve on pâre şâhî darbuzen
toplar ve
mükemmel cebehâneleri ile ta‘yîn edelim. Ve Yalı Tatarından on bin koşkol atlı …
"Sultânım siz bu Seykel diyârına (diyârına) gidemezsiz, zîrâ bu kadar cebehâne ve bu kadar bin arabalar ve develer ve katâr ve matâr ve mehâr ağırlıkları vardır. Hemân salt [u] sebükbâr asker gerekdir, zîrâ Seykel memleketinin cânib-i erba‘ası sarp sengistân ve çengelistân dağlardır. Hemân bu asker-i İslâm içinden yigirmi bin güzîde hayyâl atlı pür-silâh yiğit ve on bin aded tüfeng-endâz piyâde ve bahâdır şehbâz u şehnâz yiğitlere Budin vezîri İsmâ‘îl Paşa'yı Budin eyâleti askeriyle serdâr edelim ve Cerrâh Kâsım Paşa'yı çarkacı ve Yentür Hasan Paşa'yı dündâr ve Melek Ahmed Paşa Kethudâsı Yûsuf Ağa'yı yigirmi bayrağile karavul ta‘yîn edelim. Ve on oda kapukulu yeniçerileri ve bir oda topçu ve bir oda çeteci ve on pâre şâhî darbuzen toplar ve mükemmel cebehâneleri ile ta‘yîn edelim. Ve Yalı Tatarından on bin koşkol atlı sadaklı ve savatlı batır yiğitler ta‘yîn edelim" deyüp müşâvereyi bir yere koyup du‘â ve senâ olup müşâvere olduğu üzre her ocağa tenbîh ü te’kîd olunup ertesi ale's-sabâh Cerrâh Kâsım Paşa çarkacı gidüp İsmâ‘îl Paşa'nın dahi kös-i rıhletlerine turralar urulup nefîrler çalındıkda hakîr Melek Ahmed Paşa'nın dest-i şerîfin bûs edüp du‘â-yı hayr ile Yûsuf Kethudâ ile beş gulâmım ve bir sebükbâr seyishânemiz ile Seykel seferine azîmet etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 20a ·
metinde göster ·
… kullelerin şindire tahta padavra ile örtmüş ve kifâyet mikdârı neferât ve şâhî
toplar ve
cebehâne komuş. Ba‘dehu Budin diyârına gitmiş. Hâlâ ma‘mûrdur.
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân asrında be-dest-i Koca Mahmûd Paşa Sırf keferesi elinden al[ın]mışdır. Vidin sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe kazâdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve elli aded hisâr neferâtları ve muhtesibi vardır, ammâ gayri zâbitleri yokdur. Kal‘ası bir kûh-ı bâlâ-yı azîm zeylinde bir sivri sarp kaya üzre havâleli bir küçücük taş bir hisâr-ı ra‘nâdır. Hattâ mürûr-ı eyyâm ile harâb olmuşken celâlî olan Abaza Paşa Budin vâlisi iken bu kal‘ayı ma‘mûr edüp kullelerin şindire tahta padavra ile örtmüş ve kifâyet mikdârı neferât ve şâhî toplar ve cebehâne komuş. Ba‘dehu Budin diyârına gitmiş. Hâlâ ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 58b ·
metinde göster ·
… n Cânkurtaranlı sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup küffâra bir yaylım kal‘adan
toplar ve
bir yaylım tüfengler atup cân havliyle kâfire girişüp ol vakt-i Şâfi‘îde kâfire …
Ammâ sene 1072 Nemse çâsârı tahrîkiyle bu kal‘aya Zirinoğlu kırk bin asker ile bu kal‘ayı döğüp Penteli kal‘ası gibi ıhrâk edem zann edüp zarabât-ı top-ı kûplar ile bu kal‘anın câ-be-câ yerlerin rahnedâr 72a edüp şeb [ü] rûz döğerken derûn-ı hisârda mahsûr olan gâzîler görseler kim Budin'den imdâd yok ve cümle Âl-i Osmân askeri vilâyet-i Erdel gazâsında. Ne çâre imdâddan me’yûs olup bir gece cemî‘i kırk bin küffâr-ı hâksâr-ı murdâr-ı bedkâr mahmûr u evkâr hınzîrlar gibi horlayup yatırlarken cümle guzât-ı Cânkurtaran cânların kurtarmadan geçüp cümle avret ve oğlanlarıyla iki bin altmış aded sağîr ü kebîr âdemler olup dal sâtûr-ı Muhammedî kal‘a kapusundan taşra çıkup derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden Cânkurtaranlı sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup küffâra bir yaylım kal‘adan toplar ve bir yaylım tüfengler atup cân havliyle kâfire girişüp ol vakt-i Şâfi‘îde kâfire bir kılıç ururlar kim vasfında lisân kâsırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b–72a ·
metinde göster ·
niçe bin araba zahâ’irler ile bir gece ale'l-gafle cümle küffâr hâb-ı râhatda i …
Beri tarafda mukaddemâ Budin içinden çıkup etrâf kılâ‘ları mutî‘ [u] münkâd etmeğe giden asâkir-i İslâma serdâr olan Kâsım Paşa Budin'in muhâsara olduğun istimâ‘ edüp der-akab üç bin yeniçeri ve üç bin kendü askeri ve on bin aded Yanoş gulâm kralın kendü asker-i Macarı cümlesi kal‘a-i Peçoy'dan balyemez toplar ve niçe bin araba zahâ’irler ile bir gece ale'l-gafle cümle küffâr hâb-ı râhatda iken cümle asker mühimmât [u] levâzımâtlarıyla kal‘a-i Budin'e bî-pâk ü bî-pervâ girüp ahâlî-i Budin'e böyle imdâd ve zahâ’ir geldiğinde cümle ehl-i beled tâze cân bulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 75a ·
metinde göster ·
… rilüp yedi nevbet cemî‘i guzât-ı müslimîn gülbâng-ı Muhammedî çeküp yedi yaylım
toplar ve
yedi yaylım tüfengler atılup zemîn ü âsumân dir dir ditreyüp yedi gün yedi gece …
Ve cümle burc [u] bârûları üzre cemî‘i ulemâ ve e’imme ve hutabâ ve mü’ezzinânlar çıkup niçe bin yerde ezân-ı Muhammedîler verilüp yedi nevbet cemî‘i guzât-ı müslimîn gülbâng-ı Muhammedî çeküp yedi yaylım toplar ve yedi yaylım tüfengler atılup zemîn ü âsumân dir dir ditreyüp yedi gün yedi gece feth [ü] fütûh donanması fermân olunup cemî‘i kenîselerin içlerinde olan lâşe-i murdârların çıkarup bâğlar içinde bir hafr-i ma‘lûme lahd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 77b ·
metinde göster ·
gayri ganâ’im ve hazîne ve hınto arabalar ile bir mükellef alay tertîb edüp huz …
Ba‘dehu cümle cebehâne ve toplar ve gayri ganâ’im ve hazîne ve hınto arabalar ile bir mükellef alay tertîb edüp huzûr-ı serdâra giderken Sadrıa‘zamdan haber gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106a ·
metinde göster ·
… ı ve dörd kat küffâr mehterhânesi ve iki hınto arabalar ve yigirmi aded mücellâ
toplar ve
altun haçlı bayraklar ile cümle küffâr kelleleri kargı ve kantar sırıklar üzre …
Ammâ cümleden sonra baba-yı âlem Köse Serdâr Ali Paşa Bosna serhad gâzîleriyle cümle iki bin altmış aded kelle ve üç bin aded esîr-i bend-i zincîr ve yedi aded kal‘a kapudanları ve dörd kat küffâr mehterhânesi ve iki hınto arabalar ve yigirmi aded mücellâ toplar ve altun haçlı bayraklar ile cümle küffâr kelleleri kargı ve kantar sırıklar üzre ârâyiş olup esîrleri pây-beste ve dil-haste ve şikeste beste edüp boruların çalarak cisirden bir alay-ı azîm ile geçüp Süleymân Hân depesi dibinde Sadrıa‘zam huzûrundan otak-ı nüh-tâk önünden bâlâda tahrîr olduğu üzre cümle vüzerâ ve mîr-i mîrânlar metâ‘ları huzûr-ı vezîr-i dilîrden güzer edüp cümle vüzerâ ve vükelâlar,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106b ·
metinde göster ·
"Vallâhi ma‘kûl olmuşdur. Tîz kal‘a-i Üstürgon'dan üç yaylım top ve tüfengler atılup gülbâng-ı Muhammedîler çekin. Bu gece bizim dahi ordu-yı İslâm içre cemî‘i balyemez toplar ve kâfirden alınan toplar üçer yaylım tüfengler atılup akîblerince gülbânglar çekilüp sabâha dek ordu-yı İslâm çerâğân olsun" deyü fermân-ı vezîr-i Berhayâ sâdır olunca azamet-i Hudâ ol gece sabâha dak top u tüfeng sadâsından ve benî Âdem na‘rasından ve atlar süheylinden âdemin zehresi çâk olup ebr-i kebûdlar gûyâ rîze rîze zemîne dökülüp ber-hâk olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 107b ·
metinde göster ·
… u] Semûd nârı içinde kalup aslâ ârâm etmeyüp ale'l-ittisâl tâ vakt-i sehere dek
toplar ve
kumbaralar ve havân taşları atardı. Ammâ guzât-ı müslimîn,
Ba‘dehu Yörükân-ı top-keşânlar kırk altı 110a pâre balyemez topları keşân-ber-keşân götürdüler ve derhâl meterislerde yerlü yerine her topları kodular, ammâ bu mahalde top-keşân Etrâklerinin ve topların salyasına me’mûr toprak sipâhîlerinin feryâd u fiğân ve ca‘ca‘ların kal‘a-i Uyvar'dan küffâr işidüp bildi kim kal‘a altına Türk askeri geliyor. El-azametullâh derûn-ı kal‘ada küffâr kuduz it gibi kudurup tâ sabâha dek iki binden mütecâviz toplar atup kal‘a-i Uyvar murg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd ve Âd [u] Semûd nârı içinde kalup aslâ ârâm etmeyüp ale'l-ittisâl tâ vakt-i sehere dek toplar ve kumbaralar ve havân taşları atardı. Ammâ guzât-ı müslimîn,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 109b–110a ·
metinde göster ·
Andan mâh-ı mezbûrun üçüncü günü ki oldu, Budin vezîri olan Siyâvuş Paşa birâderi Abaza Sarı Hüseyin Paşa cümle Budin eyâleti gâzîleriyle ve on oda kapukulu yeniçerileriyle ve beş oda cebeciler ve beş oda topçular ve altı pâre balyemez toplar ve yigirmi pâre şâhî zarbuzan toplar cümle mühimmâtlarıyla verilüp yigirmi bin aded Bucak Tatarı askeri dahi fermân olup Hüseyin Paşa otuz bin askerle Litre kal‘ası üstüne serdâr-ı mu‘azzam olup du‘â ve 122b senâ ile hil‘at-i şehriyârî geyüp alay-ı azîm ile azm-i râh-ı Litre deyüp gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 122a–122b ·
metinde göster ·
Ve karşu karşuya iki kal‘ada dahi müstev[fâ] cebehâneler ve şâhî zarbuzan
toplar ve
gûnâ-gûn muşkatlar ile ârâste ve üç aded dirsekli ebrâclar ile pîrâste olup cüm …
Ve karşu karşuya iki kal‘ada dahi müstev[fâ] cebehâneler ve şâhî zarbuzan toplar ve gûnâ-gûn muşkatlar ile ârâste ve üç aded dirsekli ebrâclar ile pîrâste olup cümle dendân-ı bedenleriyle ma‘mûr u müzeyyen beyâz kuğu gibi münevver kal‘acıklar, ammâ sâ’ir kılâ‘lar gibi tabyalı ve handaklı kal‘alar değildir. Ancak cisir başın korutmak içün amâr olunmuş kal‘alardır. Gerçi kal‘a ikidir, ammâ dizdârı birdir, lâkin her birinde seksener aded pür-silâh ve âmâde neferâtları kapu arasındaki soffalarda oturup dîdebânlık ederler, zîrâ intihâ-i serhad yerdir. Belki Loboşka tarafından düşman olan uskuk kâfirleri Tabahâne kasabasından gelüp beri şehre kal‘alardan geçüp şehri düşman gâret etmesin içün dâ’imâ merdüm-i hisârları âmâde dururlar. Ve her gece kal‘a kapuların sedd edüp beriden öteye ve öteden beriye bir kuş ancak uçar. Yohsa âdem âdemî-zâd kuş olsa geçemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164a ·
metinde göster ·
Hattâ biz de ol gün on tokuz aded balyemez toplar ve yigirmi aded kolumburuna toplar ve kırk aded şâhî toplar bırağup gayri şâhîleri at arabalarıyla götürmüş. Anların da niçesin Tatar askeri bırakdırmış ve kırk bin top güllesi ve üç yüz araba bârûd-ı siyâh ve altı bin aded kumbara ve sâ’ir cebehânelerin envâ‘ların Hudâ bilir. Cümle bu cebehâne mühimmâtları ve sâ’ir hazâ’inleri ve tabur etrâfında olan kerasteleri cümle kal‘a-i Kanije'ye taşıyup hıfz etdiler. Ve Yentür Hasan Paşa'nın re’y [ü] tedbîriyle küffâr taburuna cemî‘i asâkir-i İslâm ve bu kadar re‘âyâ vü berâyâlar üşüp üç gün üç gecede taburun handakların ke'l-evvel doldurup bir hafr-i sa‘îrden nâm u nişân kalmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179b ·
metinde göster ·
Hattâ biz de ol gün on tokuz aded balyemez toplar ve yigirmi aded kolumburuna toplar ve kırk aded şâhî toplar bırağup gayri şâhîleri at arabalarıyla götürmüş. Anların da niçesin Tatar askeri bırakdırmış ve kırk bin top güllesi ve üç yüz araba bârûd-ı siyâh ve altı bin aded kumbara ve sâ’ir cebehânelerin envâ‘ların Hudâ bilir. Cümle bu cebehâne mühimmâtları ve sâ’ir hazâ’inleri ve tabur etrâfında olan kerasteleri cümle kal‘a-i Kanije'ye taşıyup hıfz etdiler. Ve Yentür Hasan Paşa'nın re’y [ü] tedbîriyle küffâr taburuna cemî‘i asâkir-i İslâm ve bu kadar re‘âyâ vü berâyâlar üşüp üç gün üç gecede taburun handakların ke'l-evvel doldurup bir hafr-i sa‘îrden nâm u nişân kalmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179b ·
metinde göster ·
… nend tabyalardır. Ve her birinde her cânibe nâzır ikişer kat suya berâber şayka
toplar ve
mâ-fevkınde kat-ender-kat balyemez ve küffâra amân u zamân vermez kırkar ve ell …
Ve bu kal‘anın dörd köşesinde Çâryâr-ı güzîn aşkına dörd aded tabya-i azîmleri var kim kal‘adan taşra birer burun gibi yüzer arşın göl içine çıkmış her biri birer Mardin ve Van kal‘alarına mânend tabyalardır. Ve her birinde her cânibe nâzır ikişer kat suya berâber şayka toplar ve mâ-fevkınde kat-ender-kat balyemez ve küffâra amân u zamân vermez kırkar ve ellişer pâre altun gibi mücellâ kırmızı keçeler ile örtülü ve üzerleri tahta damlı toplar var kim her biri birer kal‘a değer. Bu topların eşlerini(?) Akdeniz'de Rodos kal‘asında görmüşüm ve her topların elzem-i levâzımından olan mühimmât u levâ[z]ımâtları ve gülleleri ve paça[v]ra ve keçeleri ve masdarları ve lunbarların cümle âmâde olduğundan mâ‘adâ cümlesi ağızlı olup fitilleri ve topçuları şeb [ü] rûz her topun yanlarında yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181a ·
metinde göster ·
Ve kal‘aları cedîd olup her şeyleri metânet üzre mebnî olmağile kuvvet-i kalbleri var idi. Rûz [u] şeb karşu tarafdan cisir üzre imdâdları gelüp muhâsara olunmamış gibi olurlardı. Ol ecilden bî-bâk ü bî-pervâ ceng [ü] cidâl ederlerdi. Kapu tabyası üzre azîm toplar ve saçma toplar ihdâs eyledi. Def‘-i karîn etmek içün tabyalar üzre gûnâ-gûn şeytanatlı eşyâlar dizmiş. Andan içeri tabyalar üzre azîm üzre dâ’iren-mâdâr üçer âdem kaddi derin handaklar kazmış ve iç yüzüne büyük amûdlara harbalar ve demir çengeller dizmiş. Ve niçe gûne hiyel ü şeytanat ile paçarızlar ve çarh-ı felekler düzmüş ve niçe bin elvân lu‘bedebâzlıklar ile âteş-feşânlıklar edüp püskürme lağımlar etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 184a ·
metinde göster ·
Hemân küffâr hâb-ı hargûş gibi yatdı, ammâ her araba içinde ikişer aded sandûka ve her sandûkda beşer dâne pür-silâh katana kâfirleri ve bin aded âşikâr pür-silâh arabacıları ve bin aded güzîde bâzergân şekilli kâfirlerin cümlesi sekiz bin kâfir ol gece karanusunda arabalardan çıkup yigirmi aded ağaçdan demir çemberli toplar ve yigirmi aded havân topları arabalardan çıkarup Beç kapusu handakı kenârına korlarken kal‘adan karavullar eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 47a ·
metinde göster ·
Aşağı varoşu: Beş bin hâne ve yedi kenîse ve altı yüz dükkân-ı müzeyyeneleri var. Bâğ u bâğçesinin içinden nehr-i Ovo akup ibtidâ tulû‘ı Akyaylalardan gelüp bu kal‘adan beş sâ‘at aşağı cânib-i cenûba akup nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Bu varoş-ı İremde İşpanya vezîrinin konağına muttasıl hakîre bir konak ile cümle ta‘[y]inât hedâyâlarımız verüp bir gece bu varoş-ı İremde zevk u safâ edüp azîm toplar ve fişengler atdırup andan yine kalkup cânib-i garba âb [u] hevâsı latîf sahrâlar içre kurâları ubûr edüp 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 74a ·
metinde göster ·
… fızânları ta‘zîr edeler. Ve bu orta kullelere dahi beşer aded şâhâne kolomburna
toplar ve
yüz yiğit topçular ve ellişer yiğit cebeciler koyup bu iki kulle-i azîmlere bir …
Ve dîvârı zemîn dibinden on arşın bâlâ taş dîvâr edüp üç arşın enli edüp bu dîvârın iki başındaki kulleleri mahsûs kal‘a gibi azîm kulleler edüp ikişer yüz yiğit kodu. Ve Or kal‘ası dibinde bu dîvâra yan yana iki aded ikişer kat kulle-i azîmler inşâ edüp her kullede ellişer aded Rûm yiğitlerinden ergen, ya‘nî azeb odabaşılar koyup cemî‘i kullelerdeki yiğitlere bunları zâbıt edüp her gece dendân-ı beden üzre kol dolaşup uyuyan müstahfızânları ta‘zîr edeler. Ve bu orta kullelere dahi beşer aded şâhâne kolomburna toplar ve yüz yiğit topçular ve ellişer yiğit cebeciler koyup bu iki kulle-i azîmlere birer azîm vâsi‘ ve âlî demir kapular eyledi kim bu iki kapudan gayri yerden cezîre-i Kırım'a girilmez oldu. Meğer deryâdan gemilerle gelinir, girir ola. Ve bu Or'un iki kapusundan çıkan Heyhât sahrâsın geçüp 109b isterse şark cânibine kal‘a-i Azak'a isterse şimâl tarafında ol sâ‘at Kazağ'a isterse garb cânibinde otuz(?){altı} sâ‘at çöl ile kal‘a-i Kılburun kal‘asına gider, ammâ bu mezkûr yollara yüz iki yüz âdem gidemez, beş altı yüz âdem gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 109a–109b ·
metinde göster ·
… p bir yaylım ok tabur içre bârân-ı la‘net gibi sihâm-ı kazâ yağup kâfirden dahi
toplar ve
niçe bin tüfengler atılup bizim asker karış katış olup bir takrîb ile tabura ka …
Hemân ol ân Kırım'dan Hân'a istikbâle gelen beş altı bin âdemlere cümle mâl-ı ganâ’imlerimiz tapşırup anlar Kırım'a revâne oldukda cümlemiz salt u sebük-bâr kalup ale's-sabâh ceng tablına turreler urulup Kırım'dan gelen dinç atlı askeri ileri koyup cümle asker-i Tatar at başları berâber olup ellerine yayların alup her çileye ikişer üçer aded tabur okları gezleyüp bir ağızdan Allâh Allâh'a rehâ buldurup tabur üzre hamle edüp bir yaylım ok tabur içre bârân-ı la‘net gibi sihâm-ı kazâ yağup kâfirden dahi toplar ve niçe bin tüfengler atılup bizim asker karış katış olup bir takrîb ile tabura karîb varup zafer bulamadık ve sehel gerü durduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 117a ·
metinde göster ·
… ve balta ve külüng ve kürek ve niçe gûne mühimmât ve cebehâne ve yüz aded şâhî
toplar ve
gayri yüz bin gûne levâzımâtlar ile yüz bin asker ile bu şimdi bizim konduğumuz …
Bu mahalle Türk Or'u, ya‘nî Osmânlı handakı denmesinin vech-i tesmiyesi oldur kim sene 976 târîhinde Sultân Selîm-i Sânî asrında Sokollu vezîr-i a‘zamın re’y [ü] tedbîriyle Acem şâhından intikâm alup Şirvân ve Şamâkî ve Demirkapu ve Bakü kal‘alarında muhâfazada olan Özdemiroğlu Osmân Paşa'ya ve Hâdım Ca‘fer Paşa'ya ve Cığalzâde'ye ve Koca Ferhâd Paşa'ya imdâd ve mühimmât u levâzımât gitmesi âsân olmak içün Karadeniz'den gemiler cebehâne götürüp Azağ'a gide, andan nehr-i Ten ile şayka gemiler nehr-i Ten'in nehr-i Edil'e yakın yerine gemiler varup nehr-i Ten ile nehr-i Edil'in mâbeynleri bir günlük, iki nehri birbirlerine mahlût etmek içün Kefe paşası Çerkes Kâsım Paşa'yı ve Kırım hânı Semiz Mehemmed Geray'ı ve Eflak ve Boğdan askerlerin cümle 175a yüz bin kadar yer götürmez asker olup bu kadar kerre yüz bin aded kazma ve tahta ve balta ve külüng ve kürek ve niçe gûne mühimmât ve cebehâne ve yüz aded şâhî toplar ve gayri yüz bin gûne levâzımâtlar ile yüz bin asker ile bu şimdi bizim konduğumuz Türk Or'u nâm mahalde nehr-i Edil kenârında asker-i İslâm meks edüp ibtidâ düşmandan emîn olmalarıyçün bir tabur-ı azîm kazup cümle asâkir-i İslâm girüp nehr-i Edil'in bir kolun kazmağa başlayup kâmil sekiz ay Edil ile nehr-i Ten'in beynlerin kazup yemîn ü yesârına dağlar gibi handakın türâbların yığmışlar ve nehr-i Ten'i kâmil iki konak yere deryâ gibi getirmişler. Hemân iki nehrin arası birbirlerine kavuşmağa iki sâ‘atden eksik yer kalmışken hemân Tatar kavmi bizim askere fıs verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174b–175a ·
metinde göster ·
… er horilka rakıları ve pivo ve med suları içüp gemiler haçlı peykerle zeyn olup
toplar ve
tüfengler atup şâdımânlar ederek ol billûr gibi buz deryâsı üzre katı yaydan ok …
Cümle asker ve elçi ve hakîr cemî‘i tevâbi‘ ü levâhıkâtlarımızla ve cümle bâr [u] büngâhlarımızla bu gemi kızaklar içinde oturup âteşler başında kebâblar çevirüp kefereler horilka rakıları ve pivo ve med suları içüp gemiler haçlı peykerle zeyn olup toplar ve tüfengler atup şâdımânlar ederek ol billûr gibi buz deryâsı üzre katı yaydan ok çıkar gibi giderdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a ·
metinde göster ·
tüfengler atup şâdımânlar edüp ziyâf[et-i] azîmler tenâvül olunup elçiye ve hak …
Bu kal‘adan dahi toplar ve tüfengler atup şâdımânlar edüp ziyâf[et-i] azîmler tenâvül olunup elçiye ve hakîre kapudan ve hatman vâfir hedâyâlar verüp bunlar dahi gayri kızak gemileri hâzırlamışlar. Ammâ küçük kal‘adır, içinde elli kadar saz ve kamışdan örtülü dâr-ı menhûsları var. Ve üç yüz kadar iç hisâr kulu var. Taşra hisârı yine nehr-i Ten kenârında üç bin evli ve yedi kenîseli ve üç yüz kadar dükkânlı şehirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a ·
metinde göster ·
… cılar cümle iki yüz elli aded meterislere girilüp cümle kırk dörd aded balyemez
toplar ve
cümle on aded havân toplar konulup mükemmel meterisler idi.
Ve bu İbrâhîm Paşa kolunda Haseki Hasan Ağa ve Samsoncubaşı (---) Ağa ve Zemberekçibaşı (---) Ağa ve Ta‘lîmhânecibaşı (---) Ağa cümle yigirmi oda yeniçeri ve beş oda cebeci ve beş oda topçu ve bir oda kumbaracılar cümle iki yüz elli aded meterislere girilüp cümle kırk dörd aded balyemez toplar ve cümle on aded havân toplar konulup mükemmel meterisler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 290b ·
metinde göster ·