… an gûyâ muvahhidî ferrâceler ve pasdırma hırkalar ve ellerinde yine pasdırmadan
topuzlar
ve bayrakları dahi pasdırmadan, ve'l-hâsıl çakşırları ve çizmeleri cümle pasdır …
Bu hirfetin ba‘zıları üzerlerine kaplan postu yerine kuru ve yaş sığır ve câmûs ve dana ve düğe ve boğa ve inek derilerin boynuzları ve paçaları ve kuyruklarıyla arkalarına alup geçerler ve kimi koyun pasdırmasından paça ve kelleleri ile yarım koyunları başlarına külâh yerine geyüp ve kaz yelekleri takınup ve sığır pasdı[r]masından gûyâ muvahhidî ferrâceler ve pasdırma hırkalar ve ellerinde yine pasdırmadan topuzlar ve bayrakları dahi pasdırmadan, ve'l-hâsıl çakşırları ve çizmeleri cümle pasdırmadan ve ba‘zıları atlarının yancıkları ve eğerleri ve rahtları ve hotazları cümle pasdırmadan edüp "Manavgatlı guluna nehnü gerek nehnü" diyerek ubûr ederler. Acîb ü garîb mashara alaydır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… cevher kemerler ve mücevher buhûrdân ve gülâbdân ve raht ve kılıc ve gaddâre ve
topuzlar
ve niçe bin tahrîri mümkün olmayan zî-kıymet 186b eşyâlar ile dükkânların zey …
Ba‘dehu yine ordu-yı hümâyûn alayında dahi bir alay-ı azîm müzeyyen ederler kim zer ü zîverlerinden çeşm-i benî âdem hîrelenir. Seyishâneler ve araba ve tahtırevânlar üzre bıçaklar ve hançerler ve mücevher kemerler ve mücevher buhûrdân ve gülâbdân ve raht ve kılıc ve gaddâre ve topuzlar ve niçe bin tahrîri mümkün olmayan zî-kıymet 186b eşyâlar ile dükkânların zeyn edüp cümlesi eğer Rûm ve Yahûdî ve Ermenî ve müslimler al ve kırmızı ve yeşil serbend ve mukaddemler sarınup pür-silâh ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 186a–186b ·
metinde göster ·
… lâhlar ve meşinden hil‘at-ı fâhire ve meşin destârlar ve sahtiyândan gürzler ve
topuzlar
ile "Aşa aşa" deyü feryâd ederek ubûr ederler.
Bunlar bu ordu alayına cem‘ olup niçe bin zeber-dest pâ-bürehne ve ser-bürehne tabbâğ teknesinde kirdimândan çıkmış eli ayağı löklerden kırmızı kırmızı ve kiminin sahtiyân mazısından kolları ve tırnakları ve parmakları siyâh siyâh olmuş sîne-çâk kârları şer‘ile pâk Kelâm-ı izzet cildleri olacak niçe bin reng-â-reng sahtiyân hırkalar ve ferrâceler ve muvahhidîler ve şepkülâhlar ve meşinden hil‘at-ı fâhire ve meşin destârlar ve sahtiyândan gürzler ve topuzlar ile "Aşa aşa" deyü feryâd ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 194a ·
metinde göster ·
… adîd-i Ferhadî ve yetmiş aded mücevher topuz ve iki yüz hadîd mücevher bozdoğan
topuzlar
.
Ve yetmiş aded mücevher topuz ve iki yüz aded sîm-i hâlis topuz ve bin aded hadîd topuz ve iki yüz hadîd-i Ferhadî ve yetmiş aded mücevher topuz ve iki yüz hadîd mücevher bozdoğan topuzlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 277b ·
metinde göster ·
… dan mebnî atlara süvâr olup ba‘zısının ellerinde yine tuçdan mücevher ve minâlı
topuzlar
ve salmalar ve 126b ve Sâm-süvâr-vâr gürz-i Ferâmurzları ve bellerinde kılıçl …
Bu sûretlerin gûnâ-gûnu turfa ve acîbe timsâller idi kim her biri altun yaldızlı putlar idi kim her biri birer harâc-ı Rûm değerdi. Her birinde şeb çerâğ taş gözler ve yigirmişer kırat elmas tırnaklar ve birer tuçdan mebnî atlara süvâr olup ba‘zısının ellerinde yine tuçdan mücevher ve minâlı topuzlar ve salmalar ve 126b ve Sâm-süvâr-vâr gürz-i Ferâmurzları ve bellerinde kılıçları ve omuzlarında kalkanları cümle müzehheb ve mutallâ tuçdan idi. Ve ba‘zısı piyâde durup anları gören zî-rûh zann ederdi. Ve her birinin kadleri hâlâ benî Âdem kadlerinin iki kaddi kadar kadd-i kametleri var idi. Ve cümle atları dahi tuçdan dâbbetü'l-arz kadar musanna‘ timsâller idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 126a–126b ·
metinde göster ·
… a‘zısı atlar üzre tepesi üzre durup gûnâ-gûn silâhşorluklar ederek birbirlerine
topuzlar
atup dutup ve at üzre bağdaş kurup ve diz üzre eğer hânesinde oturup ra‘d-vâr a …
Andan bu askerin ortasında kırk elli kadar kırmızı şalvarlı cündîler atlar üzre ayakda durarak ve ba‘zısı atlar üzre tepesi üzre durup gûnâ-gûn silâhşorluklar ederek birbirlerine topuzlar atup dutup ve at üzre bağdaş kurup ve diz üzre eğer hânesinde oturup ra‘d-vâr at koşdurup ve atlarının karnı altından girüp öte tarafından çıkup at gerdânına asılup yine ata bilâ rikâb pertâb edüp binüp ve yine at koşdururken atın kolanın çözüp at yıldırım gibi şakıyup giderken eğeri altına alup çıplak at ile koşdururken yine eğeri altına koyup atın eğerleyerek gidüp at üstünde ayak üzre namâz kılup kâhîce at üzre bir ayak üzre durup kimisi at üzre uyuyup her bir cündîler birer gûne lu‘bedebâzlık ve silâhşorluklar ederek ubûr ederlerken küffârlar bu hâl-i sanâyi‘leri görüp âlem-i hayretde kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 54b ·
metinde göster ·
… serlerinde mücevvezeleri üzre ablak teller ve ellerinde mücevher ve sîm-i hâlis
topuzlar
ve atları yancık ve bahrî hotas ve sîm raht ve kaddâre ve atların başında yine …
Andan vâcibü'r-re‘âyâ alayı mükellef ve mükemmel âlât-ı silâha müstağrak ubûr ederler. Paşa askeri munkatı‘ olup ardı sıra alay-ı çavuşân-ı Mısır atbaşı berâber cümle semmûr kürke müstağrak serlerinde mücevvezeleri üzre ablak teller ve ellerinde mücevher ve sîm-i hâlis topuzlar ve atları yancık ve bahrî hotas ve sîm raht ve kaddâre ve atların başında yine ablaklar ile atbaşı berâber ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y65a ·
metinde göster ·
… cümleden meczûb bir esnâfdır. Cümlesi dal uryân kılıç ve gûnâ-gûn şiş-töper ve
topuzlar
ve kalkan ve ağacdan kılıçlar ile ubûr ederler. Ve gûnâ-gûn sancakları var, amm …
Andan tarîk-ı Yemenîler: Bunlar cümleden meczûb bir esnâfdır. Cümlesi dal uryân kılıç ve gûnâ-gûn şiş-töper ve topuzlar ve kalkan ve ağacdan kılıçlar ile ubûr ederler. Ve gûnâ-gûn sancakları var, ammâ tevhîdleri mesmû‘um olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y202a ·
metinde göster ·