… eyüp (geyüp) ve ol murassa‘ kemeri kemerine bend edüp cânib-i pâdişâhîden gelen
topuzu
eline alup ve üç aded tuğ-ı şâhîleri mezkûr minber üzre diküp ve tabl [u] alemi …
Ba‘dehu kral bir mücevher iskemle üzre oturup hemân Serdâr Ali Paşa tarafından İbrâhîm Paşa krala hedâyâlar getirüp ibtidâ kral başına muhzır ağanın süpürge sorguc kuka-yı zerdûzun geyüp ve hedâyâ 30b gelen semmûr kapaniçeyi eğnine geyüp (geyüp) ve ol murassa‘ kemeri kemerine bend edüp cânib-i pâdişâhîden gelen topuzu eline alup ve üç aded tuğ-ı şâhîleri mezkûr minber üzre diküp ve tabl [u] alemin ve sancağ [u] bayrakların kürsî üzre diküp ba‘dehu iki vezîr kralın yemîn ü yesârında ta‘zîm ile koltuğuna girüp çadır mehterbaşısı ol ân kral altından hünkâr iskemlesin yukaru minber üzre kodu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 30a–30b ·
metinde göster ·
iki dizi üzre koyup el açup ibtidâ Âl-i Osmân pâdişâhı Sultân Mehemmed Hân-ı Râ …
Hemân kral elindeki mücevher topuzu iki dizi üzre koyup el açup ibtidâ Âl-i Osmân pâdişâhı Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘e du‘â etdikde azamet-i Hudâ cümle yer götürmez küffârlar başların açup cümle küffâr Âl-i Osmân ismin işitdikleri gibi cümle secde etdiklerinde kral ayağ üzre kalkup başından kuka sorgucun çıkarup başı kaba Âl-i Osmân'a hayır du‘âlar etdi ve cümle küffâr ser ber-zemîn olup secdeler etdiklerinde bu hakîre bir dehşet el verüp bir bükâ ârız olup Âl-i Osmân'ın ınkırâzu'd-deverân mü’ebbed olmasıyçün girye vü nâlân ederek du‘â vü senâlar etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 30b ·
metinde göster ·
eline alup cümle küffâra gösterüp "Âl-i Osmân pâdişâhına ve birovlarına(?) itâ‘ …
Ve kral yine ayağ üzre kalkup pâdişâhdan gelen topuzu eline alup cümle küffâra gösterüp "Âl-i Osmân pâdişâhına ve birovlarına(?) itâ‘at eder misiz?" deyü feryâd eyledikde cümle sahrâda olan küffârlar bu kerre başların açup yine secdeler edüp "Sem‘an ve tâ‘aten" deyü feryâdlar eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 30b ·
metinde göster ·
… manlifke üzre sokup tahtında karâr-dâde oldukda hemân paşa cevâhir ve murassa‘
topuzu
öpüp yine çâsârın eline verdikde hemân çâsâr ayak üzre kalkup cümle erbâb-ı dîv …
Andan sonra ale't-tertîb hedâyâ-yı Âl-i Osmân yürümeğe başladı. İbtidâ paşa sorguc-ı pâdişâhîyi öpüp başına koyup andan (andan) bir murassa‘ otağayı elçi paşa kralın eline verüp kral dahi Freng şapkası manlifke üzre sokup tahtında karâr-dâde oldukda hemân paşa cevâhir ve murassa‘ topuzu öpüp yine çâsârın eline verdikde hemân çâsâr ayak üzre kalkup cümle erbâb-ı dîvâna topuzu gösterdikde cümlesi baş açup du‘â etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66a ·
metinde göster ·
… p yine çâsârın eline verdikde hemân çâsâr ayak üzre kalkup cümle erbâb-ı dîvâna
topuzu
gösterdikde cümlesi baş açup du‘â etdiler.
Andan sonra ale't-tertîb hedâyâ-yı Âl-i Osmân yürümeğe başladı. İbtidâ paşa sorguc-ı pâdişâhîyi öpüp başına koyup andan (andan) bir murassa‘ otağayı elçi paşa kralın eline verüp kral dahi Freng şapkası manlifke üzre sokup tahtında karâr-dâde oldukda hemân paşa cevâhir ve murassa‘ topuzu öpüp yine çâsârın eline verdikde hemân çâsâr ayak üzre kalkup cümle erbâb-ı dîvâna topuzu gösterdikde cümlesi baş açup du‘â etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66a ·
metinde göster ·
Ve taşra büyük cisir kapusu üzre Sultân Bâyezîd-i Velî'nin bir tuçdan
topuzu
alâmeti var, ya‘nî bu kal‘ayı topuzumla aldım demek alâmetidir. 269a Ve bir m …
Ve taşra büyük cisir kapusu üzre Sultân Bâyezîd-i Velî'nin bir tuçdan topuzu alâmeti var, ya‘nî bu kal‘ayı topuzumla aldım demek alâmetidir. 269a Ve bir mermerden alem alâmeti ve bir mermerden kavun ve bir mermerden karpuz alâmeti var, ya‘nî kavun ve karpuz mevsimi mahallinde feth eyledim, demek alâmetidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 268b–269a ·
metinde göster ·
… kat yokdur, amân vermeyüp fellâhı topuz ile depeler, halâs oldu ise fellâh yine
topuzu
eline alup öpüp başına koyup cündîye verir.
Bu tafsîlden merâm [u] maksûd oldur kim eyâlet-i Menûf'un bu makûle mel‘ûn cebbâr hûnhâr ve hûnrîz kavmi vardır. Gerçi böyle Fir‘avnî kavmi vardır, ammâ Cenâb-ı Bârî "Her Mûsâ'ya bir Fir‘avn ve her Fir‘avn'a bir Mûsâ verir" dedikleri üzre bu cebbârîn kavme fâ‘il-i muhtâr Allâh Mısır'ın bir alay Türkçe bilmez kırmızı şalvârlı kulların bu zâlimler üzre dâ’im musallat etmişdir kim bunlarda dahi aslâ merhamet ü şefkat yokdur, amân vermeyüp fellâhı topuz ile depeler, halâs oldu ise fellâh yine topuzu eline alup öpüp başına koyup cündîye verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y283b ·
metinde göster ·