… var idi. Ve Kılıç Arslan binâsı olmağıla dârü's-sa‘âdesinin yemîn [u] yesârında
tucdan
iki aded arslan-ı mehîb timsâli inşâ etdirmişdi ve mağrib-zemîn üstâdlarından i …
Kılıç Arslan Şâh'ın bu şehir tahtgâhı olmağıla (---) nâm mahallinde bir sarây-ı azîm binâ eder kim niçe yerde kasr-ı İremleri ve kasr-ı Havernâkları ve kâh-ı ekâsireleri ve eyvân-ı hakanîlere mânende kâ‘alar ile ârâste ve Merâm-misâl cenîn ü hıyâbânlar ile pîrâste edüp bu sarây-ı azîmîn yedi bin aded manzara ve dakka ve revzenleri ve üç bin aded müte‘addid nakş-ı bûkalemûn hücreleri var idi. Ve Kılıç Arslan binâsı olmağıla dârü's-sa‘âdesinin yemîn [u] yesârında tucdan iki aded arslan-ı mehîb timsâli inşâ etdirmişdi ve mağrib-zemîn üstâdlarından iki üstâd-ı kâmil bu esedlere birer ilm ile tılsım edüp bir arslanın ağzından âteş feşân olurdı. Bir sübû‘ın ağzında bir sayha-yı mühlik sâdır olurdu. Tâ ki bir âdem bu sarâyâ kem kasd ile girse yâ sarâydan bir şey serika edüp taşra çıkarken bu arslan-ı âteş fişânın şerâresinden ve öbür esedün na‘rasından harâmî ve sârık herîfler helâk olurdı. Bu şehir bu sarây-ı münevver ile cihân-arâ olmağın bu şehre Aksarây deyü tesmiye etdiler, ammâ zamân-ı keferede bu şehre lisân-ı Yunan'da ilâ hazâ'l-ân Pigâhelinâ derler. Hazret-i İsâ asrında imâr olduğun Rûmlar sıhhat üzre yazmışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 69b ·
metinde göster ·
… ki amûdun tâ yukarusunda bir demir çenber kuşak vardır, ol demir çember kuşakda
tucdan
bir akreb sûreti kuyruğundan asılup dururdur. Şimdi hâlâ âşikâredir. Ve,
Tılısmât-ı akreb: Yukaru kal‘ada akreb vardır, ammâ âdeme zahmı isâbet etse, aslâ te’sîr etmez, birkaç sâ‘atden sonra vecâ‘ı def‘ olur. Tılısmı Sultân Kalavân'ın dîvânhâne-i atîki vardır, kırk dörd amûd-ı müntehâdır ki rub‘-ı meskûnda ol amûdlar meğer İsvân şehrinde ola, akreb tılısmı ol amûdların Tatarlar konağı cânibindeki büyük kemerin sağ tarafındaki amûdun tâ yukarusunda bir demir çenber kuşak vardır, ol demir çember kuşakda tucdan bir akreb sûreti kuyruğundan asılup dururdur. Şimdi hâlâ âşikâredir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y80a ·
metinde göster ·
{Tılısmât-ı kelbeyn-i kuduz: Yine Mısır içre kantara-i Emir Hüseyin ile Kantârü'l-Mûsikî ortasında şâhrâh üzre Hammâmü'l-kelb nâmında bir küçük hammâmdır. Mezkûr hammâmın temelinde bir kubbecik içinde iki aded tucdan kelb timsâlleri vardır. Birbirleriyle şeb [u] rûz hırran-fe-hırran dalaşup boğuşmadadır. Anıniçün şehr-i Mısır'da kuduz köpek olmaz. Hâlâ Mısır'da işidilüp kuduz kelb görülmemişdir. Anıniçün ol hammâma Hammâmü'l-kelb derler. Tevârîh-i Kabâbıta'da mastûrdur.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y80b ·
metinde göster ·
Ve bu matbaha muttasıl taşra Sarây meydânında bârûdhâne çarhları vâcibü's-seyrdir kim atlar çevirir. Cümle tucdan kırk aded havândır. Şeb [u] rûz kütür kütür işlemededirler. Mısır bârûdu İngilis bârûdundan keskindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y81a ·
metinde göster ·
… ir kal‘a binâ etmeğile Kal‘atü'l-Kepş dediler. Zîrâ Kabâbıta asrında bu mahalde
tucdan
bir koç tılısmı var idi. Yüzü Cîze tarafındaki Ehrâm dağlarına nâzır idi. Kaçan …
Ahmed Tolun bir kal‘a binâ etmeğile Kal‘atü'l-Kepş dediler. Zîrâ Kabâbıta asrında bu mahalde tucdan bir koç tılısmı var idi. Yüzü Cîze tarafındaki Ehrâm dağlarına nâzır idi. Kaçan kim ol tuc koç ayaklarıyla eşinüp gıjgırsa ol sene Mısır'da koyun çok olup ol mahalde koyun bâzârı olduğundan Cebelü'l-Kebş derlerdi. Ve yine hâlâ koyun bâzârı anda olur. Ve hazret-i Mûsâ çoban iken koyunların bu mahalde otladup ibâdet etdüği mahal hâlâ Ahmed Tolun câmi‘inin mihrâbı Hazret-i Mûsâ ve Hazret-i Hızır makâmıdır kim Hazret-i Resûl Ahmed Tolun'a vâkı‘asında;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y91b ·
metinde göster ·
… re râyegân hammâmdır. Zamân-ı kadîmde binâ olunurken temelinden iki kelb sûreti
tucdan
birbiriyle dalaşır görünür. Meğer kuduz kelb tasvîri imiş. Sâhibü'l-hayrât ol s …
Ve Hammâmü'l-kelb, bir çukur yerde kesîf hammâmdır. Erlere ve avretlere râyegân hammâmdır. Zamân-ı kadîmde binâ olunurken temelinden iki kelb sûreti tucdan birbiriyle dalaşır görünür. Meğer kuduz kelb tasvîri imiş. Sâhibü'l-hayrât ol sûretleri incitmeyüp hammâmın temelin bir gayrı yerden ederler. Hâlâ ol kelb sûretleri durduğıyçün Mısır'da kuduz kelb olmaz ve âdeme zarar isâbet etmez. Anıniçün Hammâmü'l-kelb derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y117b ·
metinde göster ·
… . Kapusu üzre bir müfîd [ü] muhtasar minâresi var. Bu câmi‘in cümle pençereleri
tucdan
inşâ olunmuş bir câmi‘-i rûşendir. Sebîli ve sâkıyeleri ve tekyesi ve mekteb-i …
Bu dahi fevkânîdir ve serâpâ kârgîr-binâdır, aslâ ahşâbâtdan bir şey yokdur. Kapusu üzre bir müfîd [ü] muhtasar minâresi var. Bu câmi‘in cümle pençereleri tucdan inşâ olunmuş bir câmi‘-i rûşendir. Sebîli ve sâkıyeleri ve tekyesi ve mekteb-i sıbyânı ve yüz mikdârı hâneleri vardır. Ve buna karîb yol aşırı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y138a ·
metinde göster ·
… l-kasır'da bir deyr-i azîm vardır, hâlâ medresedir. Kadîm zamân keheneleri anda
tucdan
bir sûret-i münevver etmişler. Yüzünde mutallâ ve müzehheb bir nikâbı vardır.
Mısır'da Bâbü'l-kasır'da bir deyr-i azîm vardır, hâlâ medresedir. Kadîm zamân keheneleri anda tucdan bir sûret-i münevver etmişler. Yüzünde mutallâ ve müzehheb bir nikâbı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y235b ·
metinde göster ·
Bu hırmen cirmi vaz‘ olunan Q 321aP 318a seng-i hârâ üzre
tucdan
bir kancık dîv timsâli etmişler kim âdem görünce zehresi çâk olur. Başı eflâke …
Bu hırmen cirmi vaz‘ olunan Q 321aP 318a seng-i hârâ üzre tucdan bir kancık dîv timsâli etmişler kim âdem görünce zehresi çâk olur. Başı eflâke serçekmiş, geysûların fitîle fitîle perîşân etmiş, gözleri âfitâb-ı âteş-tâba karşı meş‘al gibi şu‘le verir. Ve kucağında yine tucdan bir oğlun dizi üstüne oturdup gûyâ dirâgûş edüp sağ memesiyle süd verir şeklinde bir mahûf u mehîb ucûbe timsâldir. Ve memeleri kös-i Bağdâd kadar vardır. Sağ elin kaldırup Nîl'in cânib-i cenûbdan tarafa geldüği mahalle kolun uzadup bir parmağile gösterir şeklinde durur. Ve iki ayakları ol mîl minârelerin üstünden aşağı amûdların temelinde olan seng-i hârâlara kadem basmış durur. Ammâ eyle musaykal u mücellâ tuc sûretdir kim gûyâ zeheb-i hâlisdir. Ve ayağı önünde bir havz-ı azîm var kim seng-i hârâdan oyulmuş aşren fe-aşren havz-ı kebîrdir, içinde bir kişi şinâverlik etse mümkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y406a ·
metinde göster ·
… iş, gözleri âfitâb-ı âteş-tâba karşı meş‘al gibi şu‘le verir. Ve kucağında yine
tucdan
bir oğlun dizi üstüne oturdup gûyâ dirâgûş edüp sağ memesiyle süd verir şeklind …
Bu hırmen cirmi vaz‘ olunan Q 321aP 318a seng-i hârâ üzre tucdan bir kancık dîv timsâli etmişler kim âdem görünce zehresi çâk olur. Başı eflâke serçekmiş, geysûların fitîle fitîle perîşân etmiş, gözleri âfitâb-ı âteş-tâba karşı meş‘al gibi şu‘le verir. Ve kucağında yine tucdan bir oğlun dizi üstüne oturdup gûyâ dirâgûş edüp sağ memesiyle süd verir şeklinde bir mahûf u mehîb ucûbe timsâldir. Ve memeleri kös-i Bağdâd kadar vardır. Sağ elin kaldırup Nîl'in cânib-i cenûbdan tarafa geldüği mahalle kolun uzadup bir parmağile gösterir şeklinde durur. Ve iki ayakları ol mîl minârelerin üstünden aşağı amûdların temelinde olan seng-i hârâlara kadem basmış durur. Ammâ eyle musaykal u mücellâ tuc sûretdir kim gûyâ zeheb-i hâlisdir. Ve ayağı önünde bir havz-ı azîm var kim seng-i hârâdan oyulmuş aşren fe-aşren havz-ı kebîrdir, içinde bir kişi şinâverlik etse mümkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y406a ·
metinde göster ·