ve yâdigâr musanna‘ât âvîze-i bî-kıymetler meğer Sultân Ahmed câmi‘inde ola. Ve …
Ve kabr-i Eyyûb'da olan tuhef ve yâdigâr musanna‘ât âvîze-i bî-kıymetler meğer Sultân Ahmed câmi‘inde ola. Ve pâ-yı şerîfi cânibinde bir sahrîc-i çâh-ı mâ vardır. Teberrüken cümle ehl-i züvvâr nûş edüp emrâz-ı hafakândan bi-emrillâh halâs olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 121a ·
metinde göster ·
… mahalde sadrıa‘zam Sâlih Paşa'dan Paşa efendimize on kîse ve on at ve bî-hesâb
tuhef
[ü] tefârik zî-kıymet hedâyâlar geldi. Andan konakçı Alaca Atlı Hasan Ağa ve ki …
Menzil-i karye-i Pendik: Leb-i deryâda bir azîm kefere köyüdür. Ma‘mûr hâneleri vardır. Üsküdar kazâsında Kireççibaşı hükmünde (---) evkâfıdır. Subaşısı var, bâğ u bostânları olmağıla İslâmbol'un cümle sebzevâtları bundan gelir. Gayrı evsâfları cild-i evvelde mesturdur. Bu mahalde sadrıa‘zam Sâlih Paşa'dan Paşa efendimize on kîse ve on at ve bî-hesâb tuhef [ü] tefârik zî-kıymet hedâyâlar geldi. Andan konakçı Alaca Atlı Hasan Ağa ve kilarcıbaşı ve matbah emîni ve bâzâra giden Konakçı ağa ile ileri gidip bir tûğ beş yüz âdem ile ileri gitdiler. Andan 6 sâ‘at
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 276a ·
metinde göster ·
… î üstâdân ol şem‘dâna bir tîşe urmağa kâdir değillerdir. Ve niçe bin gûne Mısır
tuhefleri
yapdırup keştîlerle Gekbiziyye'nin Darıca iskelesine Mısır'dan gelüp câmi‘in iç …
mısra‘ı söylenen cisr sâhibi Mustafâ Paşa'nın hayrât [u] hasenâtlarındandır. Merhûm Mustafâ Paşa, Mısır vâlisiyken bu câmi‘in cemî‘î ruhâm taşlardan Mısır'da üstâd-ı kâmil ruhhâmlara sahife sahife yapdırup bir somaki şem‘dân yapdırmışdır kim rûy-ı cihânda cemî‘î üstâdân ol şem‘dâna bir tîşe urmağa kâdir değillerdir. Ve niçe bin gûne Mısır tuhefleri yapdırup keştîlerle Gekbiziyye'nin Darıca iskelesine Mısır'dan gelüp câmi‘in iç yüzünde dîvârlarına üç âdem kaddi ruhâm-ı reng-â-reng kaplıdır kim İslâmbol içre böyle bir câmi‘-i münevver yokdur. Ve minberi ve mihrâbı ve mü’ezzinân mahfeli sihr-i i‘câz bir kâr-ı musanna‘lardır kim ta‘rîf ü tavsîfi bir vech ile mümkün değildir. Tâ ki müşâhade-i binâ olunmayınca ma‘lûm değildir. Zîrâ mısrâ‘
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 276b ·
metinde göster ·
… dâyâları bî-hisab geldi. Ba‘dehû Bâkî Paşa hedâyâsı geldi. Ba‘dehû Ketağaç Paşa
tuhefâtı
gelüp paşa sürûr [u] şâdmânından cümle pîşkeşleri cemî‘î kapucubaşılarına ve a‘ …
Menzil-i karye-i Umudum: Bundan cümle guzât-ı zafer-me’ser alay-ı azîm ile Erzurûm'a girecek mahalde Defterdârzâde efendimizin kethüdâsı Alî Ağa Paşa'nın cümle askeriyle ve cümle Revân derneğine cem‘ olan muhâfazacı asker ile Seydî Paşa'ya istikbâle çıkup bir tantana ve debdebe ve gulgule-i azîm alay ile cümle üsârâlar dest-ber-kafa keşân-ber-keşân çekerek Erzurûm Vâlisi Mehemmed Paşa efendimizin otâğına Gümüşli Künbet nâm mahalde nüzûl edüp Paşa-yı zî-şân "Gazân kutlu olsun" deyü Seydî Ahmed Paşa'ya otak kapusuna dek piyâde istikbâle çıkup birbirini bağrına basup Bâkî Paşa'yı soluna, Seydî Paşa'yı sağ cânibine alup meks etdiler. Ve Ketağaç Paşa ve sâ’ir mîr-i livâlar dahi cümle paşanın dest-bûsiyle şerefyâb olup cemî‘î guzâta 333b bir ziyâfet-i âlî olmuşdur kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Ba‘dehû cümle gâzîlere yüz yetmiş pâre zerdûz hil‘at-i fâhireler ihsân olunup Seydî Paşa'ya ve Bâkî Paşa'ya ve Ketağaç Paşa'ya birer semmûr kürk ihsân olunup cümle guzât haymelerine mesrûr [u] şâdmân gidüp her mîr-i livâdan gazâ mâlı hedâyâlar gelmeğe başladı. İbtidâ Seydî Paşa hedâyâsı gelüp ibtidâ yüz elli Kazak dilîri ve on bir Hatman-ı Kazak ve Başsirke Kazak ve iki yüz Mikril Kazak ve yüz elli gulâm-ı nâresîde-i mahbûb-ı civân ve kırk vukıyye sîm-âvân ve yüz aded duhter-i pâkîze-ahter bintân ve bir katır ile zerdeva ve sansar postu ve yedi görüge zırh ve niçe zî-kıymet eşyâlar hedâyası geldi. Ba‘dehû Ahıçka Paşası Sefer Paşa hedâyâları bî-hisab geldi. Ba‘dehû Bâkî Paşa hedâyâsı geldi. Ba‘dehû Ketağaç Paşa tuhefâtı gelüp paşa sürûr [u] şâdmânından cümle pîşkeşleri cemî‘î kapucubaşılarına ve a‘yân-ı vilâyete ve pes-pâye tevâbi‘ [u] levâhıkına bezl edüp cümle tevâbi‘ini mesrûr [u] handân edüp kendiler dahi şâdân oldu. Ammâ günden güne şiddet-i şitâ müştedd olup cümle haymeleri kar basdı ve asâkirin kuvvet [ü] gümânları yasdı, deyü müşâvere olup Revân derneğine zamân kalmayup şimden gerü rûz-ı kasımı sicl edüp Erzurûm'da meştadır, deyü sâ’ir eyâlet mîr-i livâlarına destûr verilüp herkes vatan-ı aslîlerine revâne olup cânib-i Revân'a revân olmadan ferâğat olunup yine Gümüşlü Künbet nâm mahalde serâperdeler ile meks olunup hikmet-i Hüda hevâlar küşâde olup şeb [u] rûz zevk u safâya meşgûl olduk. Meğer Paşa efendimiz bu hakîre sehl dilgîr olmuş. Hakîr Seydî Ahmed Paşa'ya ricâ edüp ol dahi bir mahalde hakiri hüsn-i ta‘bîr ile paşadan ricâ edüp "Emr-i şerîfiniz ile bize hizmete geldikde hakîr Evliyâ Çelebi'yi Gönye istıhlâsına götürdüğümüz cürm ise afv eylemeniz ricâ ederiz. Zîrâ Gönye fethinde ibtidâ ezân-ı Muhammedî'yi Evliyâ Çelebi okuyup niçe kerre guzât-ı müslimîni cenge terğîb içün gülbâng-i Muhammedîler çeküp bir seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem hâfız-ı Kelâmullah ve mücâhid-i fî-sebîlillah kulunuzdur, cürm bizimdir, afv eylesin" deyü latîfe-âmîz güft [u] gûlar edüp bizi Paşadan ricâ etdikde paşa efendimiz eydür "Ânın cürmü afv olunmaz. Zirâ biz anı sancakbeğlerinin Revân derneğine gönderdik. Ol me’mûr olmaduğu yere gider. Anın cürmü sekiz sâ‘atde bir hatm-i şerîf indirirse afv olunur. Ve illâ ana ta‘zîr-i lisân cerâhâtü's-sinândan eşedd lâzımdır" dedikde dest-bûs edüp Bismillah ile tûl-ı nehârda tokuz sâ‘atden ziyâdecede bir hatm-i şerîf edüp tekrâr zemîn-bûs edüp bir semmûr pâçası kürk ve bir sîm zeynli raht ile sâfinâtü'l-ciyâd misillü bir kula at ve bir kat esvâb ve iki pençe-i âfitâb Gürcî gulâm-ı mehtâb-âsâ çaker-i bâkir ihsân edüp Erzurûm eyâletinin bî-namâz hizmetin dahi ihsân edüp şeb [u] rûz zevk u şevke meşgûl olduk. Hikmet-i Hudâ her izzet [u] sürûrun sonu nâ-kâmlık imiş ve her günün âkıbeti telh-kâmlık imiş. Âdet-i mukarrere-i nâ-fercâm idüğüne şübhe yokdur. Hikmet-i İlâh işbu bin elli (---) senesinin mâh-ı (---) günü Âsitâne tarafından Tatar Alaş ulaklığile gelüp "Vezîr-i a‘zam Sâlih Paşa'yı Sultân İbrâhîm Hân bi-gayr-i hakkın katl edüp Tezkireci Ahmed Paşa vezîria‘zam oldu" deyince Paşa müte’ellim olup aslâ bir ferd-i âferîdeye haber etmeyüp şeb [u] rûz sâz [u] sözü sohbetin bozmayup eyâlet-i Erzurûm'da olan bekâyâlara mukayyed oldu. Zîrâ Sâlih Paşa, bizim paşanın pederi Mustafâ Paşa'nın gulâm-ı hâssalarından idi kim mahsûsan Paşa efendimize eyâlet-i Erzurûm'ı anlar ihsân etdi. Ve Hezârpâre Ahmed Paşa, Kara Mustafâ Paşa'nın baş tezkireciliğinden berü bizim Defterdârzâde efendimizin adüvv-i cânı idi. Bu ahvâli bir kimseye keşf-i râz etmeyüp Seydî Paşa ve Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve Deli Dilâver Paşa ile serâperdelerinde şeb [u] rûz Hüseyn-i Baykarâ meclisleri olup sâz [u] söz fasılları olmada idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 333a–333b ·
metinde göster ·
… anna‘ çerâğ ve şem‘dân ve kanâdîl ve buhûrdan ve gülâbdânlar var kim bunda olan
tuhef
ve zî-kıymet âvânîler İmâm-ı Mûsâ Rızâ'da yokdur. Hırka ve seccâde ve alem ve t …
Evsâf-ı ziyâretgâh-ı kibâr-ı evliyâ-yı Merzifon: Evvelâ Ya‘kûbu'l-vâsılîn, matlûbü't-tâlibîn, menba‘-ı uyûn-ı müşâhede, mecma‘-ı fünûn-ı mücâhede eş-Şeyh Hazret-i Pîr Dede; Hazret-i Hacı Bektâş-ı Velî ile Horasân'dan Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî izniyle Rûm'a gelüp şehr-i Merzifon'un cânib-i şimâlîsi hâricinde şehre nâzır bir mürtefi‘ zemînde sâkin olup kâhîce hammâmlarda yatup meczûb-ı Hudâ bir ârif-i billah kimesne idi kim Orhân Gâzî asrından tâ Ebü'l-feth'e ermiş bir zât-ı şerîf idi. Bâlâda menâkıbı tahrîr olunduğundan gayrı niçe bin menâkıbı vardır. Hâlâ âsitânesi Osmâncık'da Koyun Baba Tekyesinden ziyâde binâ-yı azîm kıbâb-ı âlîler ile ârâste ve müte‘addid meydânlar ve matbah u kilâr ve dervişân hücreleriyle pîrâste olmuş, her şeb iki yüz ve üç yüz âdem konup göçer mihmân-sarây-ı Bektâşiyân'dır. İki yüzden mütecâviz pâ-bürehne ve ser-bürehne erbâb-ı ma‘ârifden dervîşân-ı dilrîşânları âyende vü revende müsâfirîne hizmet ederler. Ve Azîz hazretlerinin kubbe-i pür-envârına girüp bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb etdik. Kubbe-i münevveresinde müşk-i amber-i hâm râyihasından âdemin dimâğı mu‘attar olur. Kabr-i şerîfi sandûkasının cânib-i erba‘asında ol kadar musanna‘ çerâğ ve şem‘dân ve kanâdîl ve buhûrdan ve gülâbdânlar var kim bunda olan tuhef ve zî-kıymet âvânîler İmâm-ı Mûsâ Rızâ'da yokdur. Hırka ve seccâde ve alem ve tabl u kudüm ve zil ve zerdeste ve tâc-ı Bozdoğanîsi ve sapan-ı Dâvûdî'si ve pâleheng-i Mûsavî'si hâlâ cihâz-ı fakr-ı fukarâlardır kim dollâblar içre mahfûzdur. Ve niçe bin seyyâhân-ı berr [u] bihârın niçe keşkül ve zerdeste ve pâlehengleri nişân içün maslûbdur. Ve bu hakîr muhibb-i Âl-i Aba olmağıla "el-fakru fahrî" hadîsine imtisâlen küstâhâne cümle fukarâların izniyle azîz Pir Dede Sultân'ın bozdoğanî (---) tereklü keçe külâh tâcını tekbîr ile tekye-nişîn Memi Dede Cân başımıza koyup cümle dervîşân gülbâng-ı Muhammedî çeküp hakîre hayr du‘â etdiler. Ve âsitânesi serâpâ kârgîr, binâ-yı azîm, rasâs-ı hâss-ı nîlgün ile mestûr âsitâne-i kübrâdır. Kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 347b ·
metinde göster ·
… et-i Hudâ a‘yân-ı Şâm'dan ol kadar at ve katır ve deve me’kûlat [u] meşrûbât ve
tuhef
ve zî-kıymet makûlesi hedâyâlar gelmişdir kim Paşa'ya mansıbında iken ol kadar …
Menzil-i karye-i Harasta: Üç yüz hâneli, câmi‘ ve hammâmlı, bâğ u bâğçeli ma‘mûr köydür. Bunda bir gün tekâ‘üd olunup azamet-i Hudâ a‘yân-ı Şâm'dan ol kadar at ve katır ve deve me’kûlat [u] meşrûbât ve tuhef ve zî-kıymet makûlesi hedâyâlar gelmişdir kim Paşa'ya mansıbında iken ol kadar pîşkeş gelmedi. Andan kalkup (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 50a ·
metinde göster ·
… kuyumculardır kim cemî‘i dünyânın zî-kiymet murassa‘ cevâhir-i kimyâb makûlesi
tuhef
âvânîler bulunup ve üstâd-ı gevher-furûş zergerleri mücevher şeyler işlerler ve …
Evsâf-ı çârsû-yı bâzâr-ı sultânî: Cümle (---) aded dekâkin-i sûk-ı sultânîdir. Evvelâ bu şehr-i Kayseriyye'nin Bursa ve Edirne ve İslâmbol gibi iki yerde kârgir binâ bezzâzistân-ı ra‘nâları vardır. Biri kuyumculardır kim cemî‘i dünyânın zî-kiymet murassa‘ cevâhir-i kimyâb makûlesi tuhef âvânîler bulunup ve üstâd-ı gevher-furûş zergerleri mücevher şeyler işlerler ve Büyük bezzâzistânda ankâ hâcegîler hemyânlar ile bey‘ u şirâ edüp niçe bin gûne akmişe-i fâhire fürûht olunur. Müşk ü anber râyihası erbâb-ı hâcâtın dimağların mu‘attar eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65a ·
metinde göster ·
anda bî-kıymet bulunur. Ve bir çârsû dahi karşu varoşda üç yüz dükkândır ammâ a …
Ve cümle sekiz yüz seksen dükkân-ı sûk-ı sultânîdir. Cisr başında tâ Ulucâmi‘e varınca bin altmış adım tûllu bir şâhrâh-ı azîmdir kim serâpâ seng-i kebîrler ile tarz-ı kadîm kaldırım döşelidir. Bu tarîk-i âmmın tarafeyninde kat-ender-kat dekâkîn-i müte‘addideler ile müzeyyen bir sûk-ı tavîldir. Ve Tahtalkal‘a çârsûsu dahi ma‘mûrdur. Ve Balık bâzârı ve Bezzâzlar bâzârı ve Gazzâzlar bâzârı ve attârlar gâyet ma‘mûrdur. Ve bir kârgîr binâ-yı kavî kapuları silsileli ma‘mûr bezzâzistânı vardır. Cemî‘i diyârın zî-kıymet tuhefleri anda bî-kıymet bulunur. Ve bir çârsû dahi karşu varoşda üç yüz dükkândır ammâ anda bezzâzistân yokdur.(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 135a ·
metinde göster ·
… m-ı Sînî ve yüz çift kâse ve fincân-ı fağfûr-ı Çînî ve sâ’ir gûnâ-gûn Hindistân
tuhefleri
ana göre kıyâs oluna.
Ancak elli külçe köse destâr ve beş yüz nâfe müşk-i Hoten ve üç yüz şemmâme amber-i hâm-ı Sînî ve yüz çift kâse ve fincân-ı fağfûr-ı Çînî ve sâ’ir gûnâ-gûn Hindistân tuhefleri ana göre kıyâs oluna.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 284b ·
metinde göster ·
Ve bu kubbe-i pür-envârın içinde ol kadar ibret-nümâ âvîzeler ve maslûbât ve musanna‘ât eşyâlar var kim vasfında lisân kâsırdır. Ve niçe yüz bin seyyâhân-ı berr ü bihâr-ı züvvârânın birer gûne tuhef-i yâdigâr kıt‘a ve ebyât-ı eş‘ârlarıyla rûy-ı dîvâr eyle nakş-ı bukalemun olmuşdur kim bir kıt‘a koyacak mahal kalmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 356a ·
metinde göster ·
… Hâkimi Süleymân Beğ'e ve sâ’ir ümerâ-yı Ekrâd'ın her birine mertebelerine göre
tuhef
ü nâdire hedâyâ gönderüp,
Bu mahalde eyâlet-i Bağdâd-ı behişt-âbâd hudûdu tamâm olup Şehrezûl eyâleti haddine kadem basdıkda Murtezâ Paşa efendimiz İmâdiyye hâkiminin duhter-i pâkîze-ahterin taleb etdikde üç katar-ı katır yükü akmişe-i fâhire ve gûnâ-gûn silâh-ı zî-kıymet-i nâdire ve on aded küheylân esb-i tâzî hussân atlar ile Urus Yûsuf Kethudâ'ya iki bin âdem ta‘yîn edüp mezkûr hedâyâları İmâdiyye hâkimine ve Akra beğine ve Dühük beğine ve Cezîre beğine ve Harîr beğine ve Luristân Hâkimi Süleymân Beğ'e ve sâ’ir ümerâ-yı Ekrâd'ın her birine mertebelerine göre tuhef ü nâdire hedâyâ gönderüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 370a ·
metinde göster ·
El-azametullah diyâr-ı İmâdiyye'nin pâk ü pâkîze semmûr kürklü a‘yân u eşrâfı ve ulemâ vü sulehâsı ve cümle hânın on bin mikdârı güzîde askeri şal ü şapik ve çarık ile mülebbes olmuş tüfeng-endâz ceyş-i mehîbi cem‘ olup hânın dîvânında yemîn ü yesârda altun ve gümüş kavuklu serbendleri turna telli ve şahin çığalı kapucubaşıları ve zer ü zîvere müstağrak olup âdâb üzre el kavuşup dîvânhâne-i hânda tabl u nefîr ü kudümlere turralar urulup dîvân-ı hâkim tamâm oldukda Murtezâ Paşa efendimizin nâmeleri kırâ’at olunup mefhûmu ma‘lûm-ı hân-ı âlîşân olunca hân eyitdi: "Ey kavm-i İmâdiyye, Murtezâ Paşa karındaşımız bizden bizim duhter-i pâkîze-ahterimizi menkûhalığa şer‘-i Resûl-i mübîn üzre taleb eylemiş, ne buyurursuz?" dedikde cümle a‘yân-ı İmâdiyye "İstihâl istihâl, Allah mübârek eyleye!" denildikde şeyhülislâm-ı İmâdiyye eydür: "Kani Murtezâ Paşa vekîli ve kani ya bu hânın vekîli?" dedikde Murtezâ Paşa kethudâsı meydân-ı muhabbete çıkup hân ile dest be-dest olup Bânû Perî'yi Murtezâ Paşa'ya şeyhülislâm nikâh edüp Fâtiha-i seb‘u'l-mesânî tilâvet olunup niçe bin kâse eşribeler nûş olunup Murtezâ Paşa tarafından hâna ve hân kethudâsına ve şeyhülislâma semmûr hil‘atler giydirilüp sâ’ir ümerâ-yı a‘yâna yüz elli kadar zerdûz hil‘atler giydirilüp üç katar-ı katır yükü zî-kıymet tuhef-i tefârik-i kâmyâb makûlesi hedâyâları hâna pîşkeş çeküp Dâvûdî zırhlar ve tuğulka-yı Tâlûtîleri hâna bergüzâr edüp on re’s küheylân-ı sâfinâtu'l-ciyâd misilli atları hâna hedâyâ çeküp hân-ı âlîşân, cihân cihân hazz edüp ol ân Murtezâ Paşa'ya nikâh olduğu müjdecileri gidüp andan İmâdiyye hânının niçe bin sahûn et‘ime-i nefîse ni‘met-i mümesseki meydân-ı muhabbete gelüp bir summât-ı Muhammedî çekilmişdir kim diller ile ta‘bîr ve kalemler ile tahrîr olunmaz. Ba‘de't-ta‘âm Murtezâ Paşa kethudâsına hân kendü sarâyına hücreler döşeyüp anda mihmân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 376b ·
metinde göster ·
… sücâh ve bir katar-ı katır me’kûlât nân-ı lavaş ve omaş ve niçe gûne zî-kıymet
tuhef
ü âvânî harîr kumaş verdi. Ve bu hakîre bir kise guruş ve iki at ve üç re’s üşt …
Hamd-i Hudâ İmâdiyye ziyâretlerin mümkin olduğu mertebe edüp ve şehrin niçe gün seyr ü temâşâsın edüp kânûn u kâ‘ide-i Ekrâdı ve âyîn-i dîvân-ı Âl-i Abbâsiyân'ı ve niçe ibret-nümâ âsârları im‘ân-ı nazar ile temâşâ edüp gicemiz leyle-i kadr ü rûzumuz rûz-ı ıyd-ı nevrûz-ı Harzemşâhî olup âhir-ı kâr sene 1066 mâh-ı (---) günü İmâdiyye hânından Murtezâ Paşa kethudâsı refîkimiz beş kise harcırâh ve beş küheylân esb-i siyâh yeri aşkar sücâh ve bir katar-ı katır me’kûlât nân-ı lavaş ve omaş ve niçe gûne zî-kıymet tuhef ü âvânî harîr kumaş verdi. Ve bu hakîre bir kise guruş ve iki at ve üç re’s üştür yüküyle niçe akmişe-i fâhire ve bir Ma‘arravî zıvzık seyf-i Şeyhânî ve bir pençe-i âfitâb Gürcî gulâmı ihsân edüp Murtezâ Paşa kethudâsına mektûblar ve Melek Ahmed Paşa efendimiz içün hakîre mektûblar verüp hân ile vedâ‘ edüp bize üç bayrak müsellah tüfeng-endâz pür-silâh piyâde fetâlar verüp cümle ahibbâ ile vedâlaşup İmâdiyye'den,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 382a ·
metinde göster ·
Hemân zî-kıymet olan eşyâları alup kal‘ayı âteşe urup taşrasındaki Pisan şehrine girüp anda dahi yahşı tuhef eşyâları alırken azamet-i Hudâ kal‘anın topları cümle âteşden kızup cânib-i erba‘aya ve bize ol kadar top ber-havâ etdi kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 3b ·
metinde göster ·
… iş kîse mâl-ı pâdişâhî ve yetmiş kîse serdâra ve kırk kîse krala verüp bu kadar
tuhef
hedâyâlar ile a‘yân-ı kibâr orduyu cümle tatyîb-i hâtır edüp hil‘atler geyüp Si …
Bu mahalle cümle 29a Sibinli cemî‘i birov ve irşek ve kapdanları ve şaglarıyla gelüp mutî‘ [u] münkâd olup yüz yetmiş kîse mâl-ı pâdişâhî ve yetmiş kîse serdâra ve kırk kîse krala verüp bu kadar tuhef hedâyâlar ile a‘yân-ı kibâr orduyu cümle tatyîb-i hâtır edüp hil‘atler geyüp Sibin'e gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 28b–29a ·
metinde göster ·
Ve bu nevâhîler mukaddemâ cümle ıhrâk bi'n-nâr olmak ile zahîre bulmak şiddet-i şitâda müşkil olduğundan "Bu mahalde Tatar askeri bu kadar bin esîriyle orduyu kaht u galâ etmesin" deyü Yalı ağası şâh Polat Ağa'ya bir semmûr kürk ve üç küheylân atlar ve niçe tuhef hedâyâlar ihsân olunup Tatar Hân nâmeleri verilüp Yalı ağasına destûr verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 31a ·
metinde göster ·
… ında Melek Paşa kitâbı yine koynuna koyup şeyhülislâma bir şemmâme amber ve bir
tuhef
Keşmîrî şâl verüp dediler kim,
Sun‘îzâde Efendi "Bârekallâh a‘lâ kitâbdır. Hakkâ ki her bâr bu kitâbı okuyun" buyurduklarında Melek Paşa kitâbı yine koynuna koyup şeyhülislâma bir şemmâme amber ve bir tuhef Keşmîrî şâl verüp dediler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 44b ·
metinde göster ·
Ve cümle Tatar askeri zîr-i zemînleri aradı ve niçe yüz bin aded zî-kıymet
tuhef
âvânî eşyâlar bulundu. Eğer bu mezkûr şehirlerde alınan mâl-ı ganâ’imin adedin …
Ve cümle Tatar askeri zîr-i zemînleri aradı ve niçe yüz bin aded zî-kıymet tuhef âvânî eşyâlar bulundu. Eğer bu mezkûr şehirlerde alınan mâl-ı ganâ’imin adedin hisâb etsek ve bu seyâhatimizi mâ-vaka‘ı üzre tahrîr etsek Hudâ hakkı başka bir mücelled kitâb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 126b ·
metinde göster ·
… olup hakîre bir kîse ücret-i kadem ve üç at ve on donluk çuka ve atlâs ve niçe
tuhef
eşyâlar cümle mîr-i mîrânlardan peydâ edüp ba‘dehu sene 1081 rûz-ı Kâsım'ın bu …
Niçe gün bu şehrin a‘yân [u] eşrâflarıyla zevk u safâlar edüp ba‘dehu Serdâr Alî Paşa'nın hakîr ile gönderdiği emr-i pâdişâhîleri Yanya paşası Diyârbekirli Samancızâde (---) Paşa'nın dîvânında kırâ’et etdirüp cümle a‘yân-ı kibâr "Fermân pâdişâhındır" deyüp Manya vilâyeti muhâfazasına cümle âmâde olup hakîre bir kîse ücret-i kadem ve üç at ve on donluk çuka ve atlâs ve niçe tuhef eşyâlar cümle mîr-i mîrânlardan peydâ edüp ba‘dehu sene 1081 rûz-ı Kâsım'ın bu şehirde sicil edüp ol gün Yanya'dan garb 350a tarafına Yanya gölü kenârınca 2 sâ‘at gidüp andan keşişleme cânibine kecistân yolu üzre azamet-i Hudâ eyle ma‘mûr u âbâdân müzeyyen kurâları ve çiftlikler var kim her biri birer gûne bâğ u bâğçeli ve çayır u çemenli buk‘aları hûb ve hâk-i pâkleri beyne'n-nâs merğûb mezre‘âtları vâfir ve çerâgâhları mütekâsir birbirlerine muttasıl aslâ arz-ı hâliye olmayup bu âbâdânları seyr [ü] temâşâlar edüp ubûr ederek 6 sâ‘atde Saranda Potamo deresini geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 349b–350a ·
metinde göster ·
… dır ki zî-kıymet girân bahâ yâdigârlar vardır kim niçe Mısır harâcı değer mâl-ı
tuhef
vardır.
Ve bu Sahra kubbesinde maslûb Fânûs-ı Nûr derler kâmil bin kandîldir. Altında rek‘ateyn ibâdet edenin elbette hayır murâdâtı hâsıl olur. Ve bundan gayri bu âsitâne içre cümle üç bin kanâdîl-i rûşen fürû‘dur. Ve gûnâ-gûn âvîze-i zî-kıymetler maslûbdur kim her biri birer üstâd-ı kâmilin arz-ı kâlâyıdır ki zî-kıymet girân bahâ yâdigârlar vardır kim niçe Mısır harâcı değer mâl-ı tuhef vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y214b ·
metinde göster ·
… -i Alî dedikleri ol bagldir. Ve Yağfûr nâm bir hımâr-ı sa‘îdî ve gayri P 124b
tuhef-i
yâdigârîler getirüp Mukavkıs İslâm ile müşerref olup yine Mısır'a gitdi.
Ve bu kubbede yine Ehl-i Beyt-i Resûlullâh'dan Ümmüveled İbrâhîm câriye-i Mâriye (---)(---)(---) Mukavkıs-ı Kıbtî Mısır hâkimi iken Hazret-i Risâlet'e ta‘aşşukundan hedâyâları ile Medîne'ye geldikde bu (---)(---)(---) ve Düldül nâm bu ol bir katır getirdi. Hazret-i Alî, "El-hedâyâ tüşterek" deyüp katırı aldı. Q 123a Ve düldül-i Alî dedikleri ol bagldir. Ve Yağfûr nâm bir hımâr-ı sa‘îdî ve gayri P 124b tuhef-i yâdigârîler getirüp Mukavkıs İslâm ile müşerref olup yine Mısır'a gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y297b ·
metinde göster ·
… imize mümessek cild-i telâtîn tennûre-i la‘lgûnu bend kılup bir heybe mecmû‘a-i
tuhef
ve birer post ve birer ehrâm ketfimize urup meğer bir çemender hâzır etmiş, kit …
mısra‘ı mazmûnu üzre kasem-i yallâh edüp hazîne odasına girüp birer kat hırka-i Bektaşiyân Y 42b geyüp elde teber-i Müslimî(n), belde sapan-ı Dâvûdî, serlerimizde âfitâbe-i Vâhidî['yi] kec kılup bellerimize mümessek cild-i telâtîn tennûre-i la‘lgûnu bend kılup bir heybe mecmû‘a-i tuhef ve birer post ve birer ehrâm ketfimize urup meğer bir çemender hâzır etmiş, kitâbları ve ehrâmları hımâra tahmîl edüp vakt-i sabâh âlem ağyârdan bî-haber iken Tarabefzûn'dan taşra çıkup yola revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y42a–Y42b ·
metinde göster ·
… beş tavâşî ve bir mücevher zînli at ve beş donanmış at ve beş yelkendez ve niçe
tuhef
ve tefârûklar ve hedâyâlar verir.
Ve bu kadar mutrıbân ve hânendegân ve sâzendegân ve hokkabâz ve sürâhîbâz ve kûzebâz ve zorbâz ve âteşbâz ve kâsebâz ve kuklabâz ve perendebâz ve gürzbâz ve'l-hâsıl cümle yüz yetmiş esnâf-ı bâzbâzân bu emîrü'l-hac ziyâfetinde arz-ı kâlây edüp her biri ihsân-ı vezîr ile behremend olup ba‘dehu emîrü'l-hacca paşa bir semmûr hil‘at geydirüp esb-i hussânına binüp giderken her kankı beğ, paşanın kâ’immakâmı oldu ise vakt-i gurûb ziyâfetin ol eder. Ol dahi hemân emîrü'l-hac ziyâfeti gibi edüp hemân hedâyâsı dahi emîrü'l-hac paşa gibi beş kîse ve beş tavâşî ve bir mücevher zînli at ve beş donanmış at ve beş yelkendez ve niçe tuhef ve tefârûklar ve hedâyâlar verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y155a ·
metinde göster ·
… istikbâle getürür. Bunlar hâliyedir. Bunlardan mâ‘adâ Mısır'a gelince vereceği
tuhef
hedâyâlar paşanın nâmına ve unvân-ı kevkeb ü cerâ’etine göre verirler. Gâyet sa …
Evvelâ, çavuşlar kethudâsı: Çetr-i bârgâhıyla ve mahmel-i Y 184b büngâhıyla elli deve Nîl suyu ve bin kutu şeker-i nebât ve yüz kavanoz eşribe-i gûnâ-gûn ve bî-hisâb meyve ve yigirmi deve hâs ve beyâz etmek ve çörek ve gûnâ-gûn me’kûlât u meşrûbât ve bir mücevher eğerli ve altun zencîrli ve altun kaddâre ve cevâhir topuzlu ve murassa‘ rahtlı ve zerdûz abâyîli bir küheylân at ve bir tavâşî ve bir yelkendez at ve üç kîse hedâyâ istikbâle getürür. Bunlar hâliyedir. Bunlardan mâ‘adâ Mısır'a gelince vereceği tuhef hedâyâlar paşanın nâmına ve unvân-ı kevkeb ü cerâ’etine göre verirler. Gâyet sarrâf ve nakkâş herîflerdir, paşayı görünce bal mıdır ve yağ mıdır ve zehir midir ve Ilıbat suyu tabî‘atında mıdır, gördükleri sâ‘at mihekke urup ayârın bilüp ana göre çirişi harc ederler. Ve bu çavuşlar kethudâsıyla iki yüz mücevvezeli üç yüz tâsdan geçmiş semm-i helâhil çavuşlar gider kim herbiri kırk elli paşa yollamış söz ebesi akl-ı Arasto çavuşlar gider. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y184a–Y184b ·
metinde göster ·
… şanın başı nâmında ne kadar ser-i kârda huddâmları var ise Mısırlı anlara birer
tuhef
u tefârûk verirler. Elhâsıl paşaya iki yüz kemer rahtlı küheyl atlar ve iki yüz …
Netîce-i kelâm, paşanın başı nâmında ne kadar ser-i kârda huddâmları var ise Mısırlı anlara birer tuhef u tefârûk verirler. Elhâsıl paşaya iki yüz kemer rahtlı küheyl atlar ve iki yüz dahi sâde yelkendez atlar gelir. Ve yigirmi beş mertebe sâhiblerine dahi birer at hedâyâ gelir. İmrahorun Sâlihiyye'den bu Âdiliyye'ye gelince paşa kethudâsıyla avâ’id [ü] fevâ’id almada berâberdir, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y186a ·
metinde göster ·
… kkaş hasîr-i Y 196b bûkalemûn ve yüz elli re’s mahbûb tavâşî ağalar ile sâ’ir
tuhef
ve yâdigârları cümle âyân-ı devlete yüz re’s koçlar ve ceyrânlar ve yaban sığır …
Ammâ garâbet bunda kim bu bâlâda tahrîr olunan ıydıyye boğçaları İslâmbol a‘yânına verildiğinden mâ‘adâ beri tarafda Mısır vezîri Kethudâ İbrâhîm Paşa bir muta‘azzım kapucubaşısına seksen bin kîle-i İslâmbolî pirinç ve yüz bin kîle mercimek ve yüz kîle nohud ve bakla ve altı yüz ferde kahve ve bin kantâr şeker ve bin kavanoz mu‘anberîn eşribe-i gûnâ-gûn ve beş yüz çift münakkaş hasîr-i Y 196b bûkalemûn ve yüz elli re’s mahbûb tavâşî ağalar ile sâ’ir tuhef ve yâdigârları cümle âyân-ı devlete yüz re’s koçlar ve ceyrânlar ve yaban sığırları ve yüz kafes tûtî ve mînâ ve papağala ve devekuşların Reşîd ve İskenderiyye'den yarar gemilere koyup der-i devlete hedâyâ gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y196a–Y196b ·
metinde göster ·
… îse ve beş bin erdeb şa‘îr ve üç bin erdeb hınta ve bunun emsâli niçe zî-kıymet
tuhef
u hedâyâlar gelir. Ve paşa kethudâsına üç kîse ve üç tavâşî ve beş hussân kühey …
Evvelâ kırk re’s havvâre küheylân hussân atlar gelir. Ve on kısrak ve on tavâşî ve on kîse ve beş bin erdeb şa‘îr ve üç bin erdeb hınta ve bunun emsâli niçe zî-kıymet tuhef u hedâyâlar gelir. Ve paşa kethudâsına üç kîse ve üç tavâşî ve beş hussân küheylân gelir.Ve on iki mertebe sâhiblerine dahi merâtiblerine göre hedâyâları gelir. Bunlar hâliyetü'l-hâliyedir, ziyâde ve noksân kabûl etmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y212b ·
metinde göster ·
… nda olan şebekeler üzre zî-kıymet âvîzeler var kim herbiri Rûm harâcı değer. Ve
tuhef
ü yâdigârlardan âdem kaddi gümüş şem‘dânlar ve altun yaldızlı şem‘dânlar ve bak …
Ve sandûkanın cânib-i erba‘asında olan şebekeler üzre zî-kıymet âvîzeler var kim herbiri Rûm harâcı değer. Ve tuhef ü yâdigârlardan âdem kaddi gümüş şem‘dânlar ve altun yaldızlı şem‘dânlar ve bakır kalaylı şem‘dânlar ve altun ve gümüş âvânî buhûrdân ve gülâbdân ve sîm mikrâslar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y285b ·
metinde göster ·
Ve ekâlîm-i seb‘ada olan İslâm pâdişâhlarının dahi teberrüken birer zî-kıymet
tuhef
göndermişlerdir. Meselâ cevâhir ve murassa‘ kanâdîller ve çerâğdânlar ve fağfûr …
Ve ekâlîm-i seb‘ada olan İslâm pâdişâhlarının dahi teberrüken birer zî-kıymet tuhef göndermişlerdir. Meselâ cevâhir ve murassa‘ kanâdîller ve çerâğdânlar ve fağfûrî bardaklar ve gûnâ-gûn devekuşu yumurtaları ve altun ve gümüş toplar ve sürâhîler maslûbdur kim hisâbın Hudâ bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y285b ·
metinde göster ·