bir kâr-ı kadîmdir. Ol asrın metânet üzre musanna‘ binâ-yı azîmdir. Ammâ letâfe …
"Belî bundan büyük tula binâ bir kâr-ı kadîmdir. Ol asrın metânet üzre musanna‘ binâ-yı azîmdir. Ammâ letâfet ü zerâfet [ü] nezâfetde ve şîrînkârlıkda bu andan musanna‘ binâ-yı ibret-nümâdır. Ve mâl-ı masrûfu cihetiyle bu câmi‘e Ayasofya'dan ziyâde mâl gitmişdir" deyü niçe güft [u] gû edüp gitdiler. Hakkâ ki bu câmi‘in on miskâl taşı bir altuna oldu, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45b ·
metinde göster ·
… ng kayalar 340b olsa darabât-ı topdan kal‘a münhedim olurdu ammâ Horasânî ile
tula binâ
olmağın hâlâ niçe bin âdem kellesi kadar top güllesi sîne-i pûr-kîne Bağdâd'a d …
Cümle rıhtım-ı binâ-yı Şeddâdî'dir kim bu kal‘a dîvârının iç yüzü cümle dâ’iren-mâdâr kemer kemer binâ olunmuş sûr-ı pür-tâklardır. Hatta Murâd Hân-ı Râbi‘ kal‘a-kûp top güllelerin âdem kellesi kadar urdukda mezkûr kemerlerin mâbeynlerine gülleler isâbet edüp tula binâdan gülle cirmi kadar yerden güzer edüp gayrı dîvâra zarar etmezmiş, ammâ cümle seng kayalar 340b olsa darabât-ı topdan kal‘a münhedim olurdu ammâ Horasânî ile tula binâ olmağın hâlâ niçe bin âdem kellesi kadar top güllesi sîne-i pûr-kîne Bağdâd'a dâğ-ı derûn olup durur. Ve bu kal‘a dîvârının handakından tâ dendân-ı bedenlere varınca kaddi altmış arşın bâlâdır ve bedenler üzre dîvârının enniliği ba‘zı yeri on zirâ‘ ba‘zı mahallinin on beş zirâ‘, arîzdir. Ve handakından iç yüzü kenârıyla hisâr-ı piçe dîvârı gâyet metîn ve müstahkem olduğundan mâ‘adâ tüfeng-endâz mazgal delikleriyle ârâste ve niçe bin dirsekler ile pîrâste olmuş hisâriçe bir hâşit bir kat dahi sûrdur. Ammâ bu kal‘a-i Bağdâd'ın cânib-i kıblesinde Şattu'l-Arab kenârında olan dîvârı önünde aslâ ve kat‘â handakı yokdur. Cümle der-i dîvârların nehr-i Şattu'l-Arab döğüp ba‘zı zamân Şatt tuğyân etdikde kal‘a dîvârlarına rahne verüp yine ta‘mîr ü termîm ederler. Hatta Paşa sarâyının niçe kasırlarının pây-ı kârgîrleri nehr-i Şatt içre binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 340a–340b ·
metinde göster ·
… aşra sûr-ı kebîrin cânib-i şarkîsinde bir düz yerde şekl-i murabba‘ bir seng ve
tula binâ
bir kal‘a-i ra‘nâdır. Etrâfında handakı (---) ve dâ’iren-mâdâr cirmi (---) (--- …
Evvelâ bu İçkal‘a taşra sûr-ı kebîrin cânib-i şarkîsinde bir düz yerde şekl-i murabba‘ bir seng ve tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Etrâfında handakı (---) ve dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır. Ve cânib-i kıbleye ve şehr içine mekşûf bir kapusu var ve bir uğrun kapusu var dâ’imâ mesdûd durur. {Sene (---) târîhinde Bekir Subaşı Celâlî olup Bağdâd'a kapanup Acem şâhına haber gönderdi kim "Şâhım, Bağdâd senin, sarâyına gelesin!" deyü haber gönderüp şâh geldikde Celâlî Bekir kal‘ayı şâha vermeyüp cenge âheng ederken Celâlî Bekir oğlu Dervîş Muhammed bu iç kal‘anın mezkûr handak kapusun açup şâh askerin Bağdâd'a koyup Acem istîlâ etdüği menhûs Uğrunkapusu'dur kim hâlâ mesdûddur}. Ammâ büyük kapusunun dâhilinde şeb [u] rûz cümle dîdebânlar pür-silâh âmâdedirler. Bilmedikleri âdemi kal‘aya komak ihtimâlleri yokdur. Zîrâ cümle cebehâne ve hazîne ve barûd-ı siyâh ve cümle erzâk-ı sipâh bu İçkal‘a'da mahfûzdur. Bu kal‘ada başka dizdâr ve cümle (---) aded neferât-ı kerrâr vardır. Ve derûn-ı hisârda cümle (---) hâk-i amber-pâk ile mestûr bâğsız ve bâğçesiz hâne-i ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 341a ·
metinde göster ·
… kerrâr ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve topları var. Ve kal‘ası şekl-i murabba‘
tula binâ
bir kal‘a-i zîbâdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz bin adımdır. Derûn-ı hisârda cüm …
Hemân Süleymân Hân ol seng-i azîmi hâli üzre koyup hâk-i pâk ile pür eyleyüp ol kabrin bir gayrı tarafına esâs-ı binâya şürû‘ edüp "Kabr-i İmâm budur." deyü bir kubbe-i pür-envâr etmişdir kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olmazdır. Ve bir imâret ü medrese binâ edüp etrâfına bir kal‘a inşâ etmişdir ve bir câmi‘ ve bir hammâm ve bir hân ve kırk elli aded dükkân ve kal‘aya dizdâr ve yüz elli aded asker-i kerrâr ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve topları var. Ve kal‘ası şekl-i murabba‘ tula binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz bin adımdır. Derûn-ı hisârda cümle (---) hânedir ve türâb ile mestûrdur. Ve taşrada bâğlı u bâğçeli rabtası mukarrerdir. 344a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 343b–344a ·
metinde göster ·
… -i Özü'ye ve bir kolu nehr-i Turla'ya mahlût olur. Bu kal‘a şekl-i muhammes bir
tula binâ
beş tabyalı bir sûr-ı ra‘nâdır. Ve ancak iki kapusu var ve etrâfı sulu ve batak …
Eşkâl-i kal‘a-i kadîm İşcerez: Evvel ve âhir Leh kralınındır, ammâ Krakov vilâyeti hâkinde vâki‘ olmuş kirmândır. Kal‘ası bir sahrâ-yı lâle-izârda nehr-i İşcerez sâhilindedir. Nehr-i İşçerez Krakov dağlarından gelüp bu mahalden ubûr edüp nehr-i Özü'ye ve bir kolu nehr-i Turla'ya mahlût olur. Bu kal‘a şekl-i muhammes bir tula binâ beş tabyalı bir sûr-ı ra‘nâdır. Ve ancak iki kapusu var ve etrâfı sulu ve bataklı handakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41b ·
metinde göster ·
… ol kadar imâristânı yokdur ve kal‘ası küçük şeddadî binâ ve şekl-i muhammes bir
tula binâ
hisâr-ı ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi bin sekiz yüz adımdır ve bâğları yokdu …
Yedi lisân üzre ismi başka başkadır. İbtidâ bânîsi (---)(---) ve sebeb-i tesmiyesi (---)(---). Evvel ve âhir Leh kralı hükmündedir, ammâ Varşalka kralı hâkindedir. İslâm Giray Hân asrında bu kal‘aya Kardaş Kazak istîlâ edüp mâl [u] menâlin nehb u gâret edüp Tatar-ı adû-şikâr varoşun ıhrâk bi'n-nâr etmişdi. Hâlâ ol kadar imâristânı yokdur ve kal‘ası küçük şeddadî binâ ve şekl-i muhammes bir tula binâ hisâr-ı ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi bin sekiz yüz adımdır ve bâğları yokdur, lâkin bâğçesi çokdur. Eriği ve elması ve emrûdu firâvândır, lâkin üzümü ekşi olur, ammâ kırk elli elvân horilka rakıları şişeler içinde ispençer dükkânlarında bî-hisâbdır ve etıbbâ ve cerrâh fassâdı bu şehrin memdûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 46a ·
metinde göster ·
handaklı ve cebehâneli ve kulleleri yetmiş aded cümle tahta örtülü burc [u] bâr …
Kal‘ası bir sahrâ nihâyetinde şekl-i murabba‘ bir tula binâ handaklı ve cebehâneli ve kulleleri yetmiş aded cümle tahta örtülü burc [u] bârûları metîn ve müstahkem kal‘a-i atîkdir. Ve dîvârının iç yüzleri dağlar gibi topraklar yığılmışdır ve dâ’iren-mâdâr cirmi yedi bin adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 46a ·
metinde göster ·
… âl cânibindeki dağların dâmeninde ve nehr-i (---) kenârında şekl-i müseddes bir
tula binâ
bir kal‘a-i ra‘nâdır. Cirmi yedi bin adımdır. Cebehânesi ve mükellef topları ve …
Der-beyân-ı eşkâl-i kal‘a-i Lubin: Lubin sahrâsının şimâl cânibindeki dağların dâmeninde ve nehr-i (---) kenârında şekl-i müseddes bir tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Cirmi yedi bin adımdır. Cebehânesi ve mükellef topları ve hisâr içre yedi aded çanlı kenîseleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 47a ·
metinde göster ·
"Bu diyârda taş mesâfe-i ba‘îdeden gelmeğe muhtâc ve taş topa dayanmaz ve
tula binâ
bârânın kesretinden ve handaklarında olan nehr-i azîmin vefretinden ağaç palank …
"Bu diyârda taş mesâfe-i ba‘îdeden gelmeğe muhtâc ve taş topa dayanmaz ve tula binâ bârânın kesretinden ve handaklarında olan nehr-i azîmin vefretinden ağaç palanka metîn etmişler ve zemîni oynak çamurlu yer olmak ile taş binâ birkaç yıla varmayup ka‘r-ı zemîne geçer" deyü üstâd-ı bennâ-yı âkıbet-endîş-i zevi'l-ukul bu kal‘ayı palankadan inşâ etmiş, ammâ ilm-i hendese üzre var makdûrun sarf edüp ol bennâ-yı bânî bu kal‘ada kasd-ı tasarruflar etmiş kim im‘ân-ı nazar ile nazar eden atlas-ı felekde eyle bir kârgîrlik bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 118b ·
metinde göster ·
… iki yük akçe hâsıl olur. Kal‘ası nehr-i Moroş kenârında bir mürtefi‘ bayır üzre
tula binâ
ve bir şekl-i murabba‘ bir sûr-ı ra‘nâcıkdır kim cirmi ancak dörd yüz adımdır.
Sebeb-i tesmiyesi kefere-i Eflâkândan Fenlak nâm bir kral-ı dâl ismiyle müsemmâ bir küçük kal‘acıkdır. Sene 958 târîhinde yine asr-ı Süleymân Hânî'de be-dest-i Mehemmed Beğ'de feth olmuşdur. Hâlâ Tımışvâr paşasının hâssı olmağile voyvadası hâkimdir ve Tımışvâr monlası niyâbetidir. Bu hâsdan paşaya iki yük akçe hâsıl olur. Kal‘ası nehr-i Moroş kenârında bir mürtefi‘ bayır üzre tula binâ ve bir şekl-i murabba‘ bir sûr-ı ra‘nâcıkdır kim cirmi ancak dörd yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 120a ·
metinde göster ·
sedd-i metîn tabyası var gûyâ Varat kal‘asıdır, ammâ bunun iki kapusu var, biri …
Ve beş aded tula binâ sedd-i metîn tabyası var gûyâ Varat kal‘asıdır, ammâ bunun iki kapusu var, biri cânib-i kıbleye nâzır biri taraf-ı garba manzûr. Ve kal‘ası içi sadranc nakşı şâhlar ile ârâste ve musanna‘ kenîseler ile pîrâste olmuş idi kim ta‘bîr olunmaz idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5a ·
metinde göster ·
… rına tâbi‘dir, ammâ bu dahi Saz Macarı kal‘alarındandır kim şekl-i muhammes bir
tula binâ
bir küçük kal‘a-i ra‘nâdır. Batı tarafına nâzır (nâzır) ancak bir hadîd metîn k …
Lisân-ı Saz Macarı'nda (---)(---) demekdir. Bânîsini bir kefere bilmediler, zîrâ eski kal‘adır ve Erdel krallarına tâbi‘dir, ammâ bu dahi Saz Macarı kal‘alarındandır kim şekl-i muhammes bir tula binâ bir küçük kal‘a-i ra‘nâdır. Batı tarafına nâzır (nâzır) ancak bir hadîd metîn kapusu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 17b ·
metinde göster ·
… ledir kim iki dere ağzinda bir mürtefi‘ toprakli bir âlî bayir üzre vâki‘ olmuş
tula binâ
şekl-i müdevver bir kal‘a-i ra‘nâdir kim gûyâ kuğu gibi beyâz münevver bir kapu …
Serdâr-i zafer-şi‘âr kal‘a-i Kihalom altinda Rûmeli ve Anadolu vel-hâsil-i kelâm seksen yedi bin askerle kalup kral ile yek-dil [ü] yek-cihet olup hazîne-i pâdişâhî cem‘ine mukayyed olup tahsîl olan mâl-i pâdişâhî ve hazâ’in-i serdâr-i mu‘azzami ve gayri mâl-i vüzerâlari cümle kal‘a-i Kihalom içine koyup Hisim Mehemmed Paşa'yi ve Çatalbaş Paşa'yi ve Yentür Hasan Paşalari cümle askerleriyle kal‘a içine koyup muhâfazaci ta‘yîn etdi, ammâ nezâketle kal‘a kabza-i teshîre alinup cümle asker kal‘a altinda tinâb tinâba meks edüp kal‘aya seyr[e] gitdiler. Zîrâ bu kal‘a-i Kihalom gâyet sa‘b ve metîn hisâr-i üstüvârdir kim diyâr-i Erdel'in kilididir. Bir zemîn(?) vâdîde vâki‘ olmuşdur kim Saz Macari hâkiyle Seykel vilâyeti ve Erdel hâki arasinda üç vilâyet hudûdunda inşâ olunmuş gâyet latîf ve sîn kal‘a-i rengîn ve sengîn Şeddâdî binâ-yi metîn bir sûr-i (...). Zemîni eyledir kim iki dere ağzinda bir mürtefi‘ toprakli bir âlî bayir üzre vâki‘ olmuş tula binâ şekl-i müdevver bir kal‘a-i ra‘nâdir kim gûyâ kuğu gibi beyâz münevver bir kapulu ve yedi kenîseli ve mükemmel cebehâneli havâlesiz iki kat kal‘a-i şîrîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26b ·
metinde göster ·
… kem Kahkahâ kal‘ası gibi şeddâdî binâ bir kal‘a-i zîbâdır kim cümle on bir aded
tula binâ
tabya-i azîmleri var kim her birinde kırkar ve ellişer aded balyemez ve kolumbu …
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i (---) kenârının câ-be-câ batağı içinde şekl-i (---) yetmiş dörd kulleli bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn sedd-i İskender-misâl bir hisâr-ı üstüvâr-ı müstahkem Kahkahâ kal‘ası gibi şeddâdî binâ bir kal‘a-i zîbâdır kim cümle on bir aded tula binâ tabya-i azîmleri var kim her birinde kırkar ve ellişer aded balyemez ve kolumbur[na] ve pranka ve şayka ve havân topları var ve her tabyaları ol kadar vâsi‘dir kim her birinde biner kefere ceng etse yerim dar demezler. Ve cümle altı bin askere ve altmış bin âdeme mâlik bir kal‘a-i mu‘azzamdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 29a ·
metinde göster ·
… sı: Nehr-i Tuna kenârında ve şimâl cânibi nehr-i Vulko sâhilinde bir bayır üzre
tula binâ
bir Şeddâdî küçücük kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde dizdâr evinden ve Süleymân Hâ[n] c …
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i Tuna kenârında ve şimâl cânibi nehr-i Vulko sâhilinde bir bayır üzre tula binâ bir Şeddâdî küçücük kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde dizdâr evinden ve Süleymân Hâ[n] câmi‘i ve anbârı ve cebehânesinden gayri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur. Câmi‘in minâresi tahtadır. Altı aded serâmed kulleleri var, cümle şindire tahta örtülüdür. Cânib-i mağribe nâzır bir küçük demir kapusu var. Andan içeri taşra kal‘asıdır. Kırk elli aded hurde neferât hücreleri var, ammâ iç kulleye bir âdem silâhıyla komazlar. Gerçi küçük hisâr-ı üstüvârdır, ammâ sa‘bdır. Ve minâresinde bir çan sâ‘ati var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 60b ·
metinde göster ·
… iş-i Orta kal‘a: Bir havâlesiz topraklı zemînde çâr-kûşe Şeddâdî rıhtım kırmızı
tula binâ
bir kal‘a-i zîbâdır, ammâ Sultân Süleymân vezîri İbrâhîm Paşa bu kal‘ayı münhed …
Sitâyiş-i Orta kal‘a: Bir havâlesiz topraklı zemînde çâr-kûşe Şeddâdî rıhtım kırmızı tula binâ bir kal‘a-i zîbâdır, ammâ Sultân Süleymân vezîri İbrâhîm Paşa bu kal‘ayı münhedim etdikde Şeddâdî binâ olmak ile inhidâmında usret çeküp benî Âdem kaddi kalın Şeddâdî tula dîvârı kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 61b ·
metinde göster ·
… -i Dırava kenârında yine orta kal‘aya muttasıl bir burunda çâr-kûşe bir Şeddâdî
tula binâ
bir kal‘a-i ra‘nâcıkdır, ammâ küçücecikdir. Çâr-kûşesinde çâr-rükn gibi serâmed …
Der-nişâne-i evsâf-ı İç [Kal‘a]: Bu Orta kal‘anın şimâlî köşesinde nehr-i Dırava kenârında yine orta kal‘aya muttasıl bir burunda çâr-kûşe bir Şeddâdî tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâcıkdır, ammâ küçücecikdir. Çâr-kûşesinde çâr-rükn gibi serâmed kulleleri cebehâne-i gûnâ-gûnlar ile memlû kulle-i bâlâların üzerleri tahtalı sivri kubâblardır. Cânib-i cenûba meftûh bir kapusu üzre kullede her şeb mehterhâne-i pâdişâhî tabılları döğülür. Bunda dizdârhânesi ve cebehâneden gayri bir amâr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a ·
metinde göster ·
… ası nehr-i Tuna kenârında bir yüksek bayır üzre bir hısn-ı hasîn ve sûr-ı metîn
tula binâ
bir kal‘a-i ra‘nâdır, lâkin Süleymân Hân'a itâ‘at etmeyüp zarabât-ı top-ı kûp i …
İki aded dizdârı ve Budin kulu serdârı vardır. Kal‘ası nehr-i Tuna kenârında bir yüksek bayır üzre bir hısn-ı hasîn ve sûr-ı metîn tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır, lâkin Süleymân Hân'a itâ‘at etmeyüp zarabât-ı top-ı kûp ile münhedim olan yerleri zâhir ü bâhirdir, lâkin bu kal‘a yüksek tepe üzre olmak ile derûn-ı hisârda evleri azdır ve âsâr-ı binâları yokdur. Hemân neferât evleri vardır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69b ·
metinde göster ·
… lı düz çemenzâr yerde bir köşeye buruna vâkı‘ olmuş şekl-i müselles bir Şeddâdî
tula binâ
bir kal‘a-i zîbâ imiş. Bu kal‘a vaz‘ olunduğu burunun mukâbelesinde nehr-i Drin …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Raça: Nehr-i Sava kenârında bir alçak topraklı düz çemenzâr yerde bir köşeye buruna vâkı‘ olmuş şekl-i müselles bir Şeddâdî tula binâ bir kal‘a-i zîbâ imiş. Bu kal‘a vaz‘ olunduğu burunun mukâbelesinde nehr-i Drin-i azîm zor ile İzvornik'den berü gelüp nehr-i Sava gibi kuvvetli suya Drin urup bu kal‘a-i Raça'yı nehr-i Drin ve nehr-i Sava bir olup ittifâk üzre bu kal‘ayı harâb edüp ancak nehr-i Sava kenârında bir kullesi kalmış. Anıniçün bu kal‘anın dizdârı ve merdüm-i hisârı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 170a ·
metinde göster ·
… dan azmış nehr-i Vuka kenârında bir sahrâ-yı çemenzâr düz yerde şekl-i murabba‘
tula binâ
bir küçük kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde bir küçük câmi‘i ve elli aded şindire tahta …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘ası: Nehr-i Sava'dan azmış nehr-i Vuka kenârında bir sahrâ-yı çemenzâr düz yerde şekl-i murabba‘ tula binâ bir küçük kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde bir küçük câmi‘i ve elli aded şindire tahta örtülü ve hâneleri ve anbârı ve cebehânesi ve çâr-kûşesinde çâr tula kulleleri ve on aded şâhî topları ve iki aded demir kapuları var, biri kara tarafına ve bini nehr-i Vuka kenârına açılır. Bu iki kapunun dahi önlerinde handak üzre haşeb cisirleri vardır. Her gece kal‘a neferâtları bu cisirleri makaralar ile kaldırup kal‘a kapusu 170b önlerine siper eder. Handakı nehr-i Vuka ile leb-ber-leb vâsi‘ ve amîk handakdır. Kal‘a dizdârı ve elli aded merdüm-i hisârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 170a–170b ·
metinde göster ·
… i Valpova: Nehr-i Kraşinçe ile handakı leb-ber-leb bir düz alçak çemenzâr yerde
tula binâ
bir sarây-ı azîm-misâl bir küçük kal‘adır, ammâ gâyet metîn ü müstahkemdir. Han …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Valpova: Nehr-i Kraşinçe ile handakı leb-ber-leb bir düz alçak çemenzâr yerde tula binâ bir sarây-ı azîm-misâl bir küçük kal‘adır, ammâ gâyet metîn ü müstahkemdir. Handak kenârınca gird-â-gird cirmi kâmil beş yüz adımdır ve handakı gâyet vâsi‘ ve amîkdir. Ve bu nehr-i Kraşinçe Ösek'den beri iki sâ‘at bir ağaç cisir altından gelüp bu kal‘a handakına uğrayup nehr-i Dırava'ya mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171a ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘a-i Kahkahâ-yı Hırvadistân'ın çâr-kûşe rükn-i a‘zam-misâl Şeddâdî
tula binâ
dörd aded tabya-i azîmleri var kim her birinde biner âdem ceng etse yerim dar d …
Ve bu kal‘a-i Kahkahâ-yı Hırvadistân'ın çâr-kûşe rükn-i a‘zam-misâl Şeddâdî tula binâ dörd aded tabya-i azîmleri var kim her birinde biner âdem ceng etse yerim dar demez ve her birinde onar aded balyemez topları var kim gûyâ her biri birer siper ardında ejder-i heft-ser gibi kemîngâhda durup her biri buheyre içindeki sazlığa ve karşu tavla kenârlarındaki sahrâlarda kuş kondur[maz] balyemezler ve kâfire amân vermezler top-ı serâmedlerdir. Ve bu topların mâ-fevkinde birer kat dahi on aded kolumburna topların her birisi çim ve rıhtım toprak dolma siperlerin ardlarında cemî‘i mühimmâtlarıyla âmâde cümle üstleri tahta örtülü hâzır-bâş ağızlı toplardır kim her topun hüddâmları yaz ve kış yanlarında yatırlar, zîrâ gâyet serhad yerdedir. Ve bu iç kal‘a[nın] kıbleye nâzır bir kapusu var, ammâ üç kat Metîn ve Kavî ismine mazhar olmuş hadîd kapulardır. Metânet üzre olsun içün alçak ve küçük kapulardır kim her birinin arasında niçe bin hiyel ü şeytanat ile âmâde dervezelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 176b ·
metinde göster ·
Nehr-i Tuna'ya havâle bir püşte-i âlî üzre şekl-i murabba‘ bu
tula binâ
bir kal‘a-i metîndir kim etrâfında dörd aded tabya-i azîmleri var ve cirmi dâ’i …
Nehr-i Tuna'ya havâle bir püşte-i âlî üzre şekl-i murabba‘ bu tula binâ bir kal‘a-i metîndir kim etrâfında dörd aded tabya-i azîmleri var ve cirmi dâ’iren-mâdâr tokuz yüz adım kâmil bir sa‘b ve hisâr-ı kavî iç kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 32b ·
metinde göster ·
… ’iren-mâdâr bin adımdır ve cümle sekiz aded tabya-i azîmlerdir, ammâ üçü kârgîr
tula binâ
Sedd-i İskender-misâl tabya-i azîmlerdir kim her biri batak içinde kaplıbağa gi …
Ve bu kal‘a-i nârin cümle dâ’iren-mâdâr bin adımdır ve cümle sekiz aded tabya-i azîmlerdir, ammâ üçü kârgîr tula binâ Sedd-i İskender-misâl tabya-i azîmlerdir kim her biri batak içinde kaplıbağa gibi yatır ebrâc-ı azîmlerdir. Ve cümle bu sekiz tabyalar üzre yigirmi bir aded serâmed balyemez topları var, mâ‘adâ sağîr u kebîr seksen altı pâre topları var kim ebrâcları üzre âmâde toplardır. Ve gayri âlât-ı silâh cebehânesine hadd [ü] pâyân yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34b ·
metinde göster ·
Eşkâl-i kal‘ası: Bir düzlükde şekl-i murabba‘ bir cânibi
tula binâ
ve gayri tarafları palanka imiş, ihrâk bi'n-nâr olup berbâd olmuş, ammâ niçe bi …
Eşkâl-i kal‘ası: Bir düzlükde şekl-i murabba‘ bir cânibi tula binâ ve gayri tarafları palanka imiş, ihrâk bi'n-nâr olup berbâd olmuş, ammâ niçe bin re‘âyâ üşüp evvelkiden metîn etmeğe mübâşeret etdiler. Ve içinde aslâ evlerden nâm [u] nişân yok idi. Ancak bir deyr-i musanna‘ı kalup Mehemmed Hân-ı Râbi‘ içün câmi‘ etmeğe mübâşeret olundu. Varoşu dahi kezâlik amâr olmada idi, ammâ cânib-i erba‘asında bâğ u bâğçeleri ve âsiyâbları ve müşebbek bostânları cümle ma‘mûr idi. Ve cânib-i erba‘ası iki top menzili Seçan yaylaklarıdır. Âb [u] hevâsı gâyet latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41b ·
metinde göster ·
bir kal‘a-i ra‘nâdır kim cümle temelleri handakı içre temelleri hammâm kubbesi …
Ve kal‘a-i Yanık şekl-i müsebba‘ olup Şeddâdî tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim cümle temelleri handakı içre temelleri hammâm kubbesi kadar iri iri taşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48a ·
metinde göster ·
… una'dan altı sâ‘at ba‘îd bir sahrâ-yı lâlezâra vâki‘ olup aslâ havâlesi yokdur.
Tula binâ
bir şekl-i muhammes bir metîn kal‘adır. Üç bin askeriyle kapudanı İşpanya vezîr …
Ve nehr-i Tuna'dan altı sâ‘at ba‘îd bir sahrâ-yı lâlezâra vâki‘ olup aslâ havâlesi yokdur. Tula binâ bir şekl-i muhammes bir metîn kal‘adır. Üç bin askeriyle kapudanı İşpanya vezîrine karşu çıkup alay-ı azîm ile kal‘aya girirken top şâdımânları edüp hakîre bâğ-ı İrem-misâl bir konak ile ta‘yînâtlarımız verüp ibtidâ bu kal‘a kapudanı konağımıza gelüp elimizde olan kral hattına bakup her ne ki fermân olundu ise bi't-tamâm zahîre ve ta‘[y]înâtlarımız ve tuhaf hedâyâlarımız verüp on aded avret ve on nefer gulâm ve on rîf şarâb getirüp şarâbı nevbetçi kefereler zehr-i mâr gibi nûş edüp avretleri redd edüp hüddâm gulâmları alıkoyup andan ale's-seher yine kalkup cânib-i şimâle 4 sâ‘atde Akyayla'yı geçüp eyle bir tell-i bâlâdır kim cemî‘i sahrâlar aşağıda nakş-ı Mânî gibi bâğ u bâğçe ve mezâri‘âtlarıyla nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 74a ·
metinde göster ·
Ammâ kal‘ası nehr-i Pojon kenârında havâlesiz bir Şeddâdî
tula binâ
bir sûr-ı ra‘nâ kal‘a-i metîn-i bî-bedeldir, ammâ küçükdür. Ve şekl-i muhammes …
Ammâ kal‘ası nehr-i Pojon kenârında havâlesiz bir Şeddâdî tula binâ bir sûr-ı ra‘nâ kal‘a-i metîn-i bî-bedeldir, ammâ küçükdür. Ve şekl-i muhammes vâki‘ olup iki kapusunun biri cenûba ve biri şarka mekşûf olup beş köşesinde beş aded Kahkahâ-vâr metîn ve kavî tabyaları var, ammâ handakı ol kadar derin ve dîvârları ol kadar âlî değildir. Lâkin henüz Uyvar feth olalı Nemse çâsârının fermânıyla yigirmi bin aded Tot re‘âyâları bu kal‘aya üşüp evvelki tarzından ellişer adım her cânibinden kal‘a dîvârın enli ve bir kat handak dahi yapmağa mübâşeret etmişler. Ve varoşu etrâfların dahi beş Uyvar kal‘ası cirminden büyük ediyorlardı ve cümle re‘âyâ deryâ-misâl üşüntü edüp çalışırlardı. Ammâ hakîri görünce Uyvar altında alınan ve Raba cenginde esîr olan ümmet-i Muhammedleri cümle kaldırup pinhân etdiler. Lâkin Uyvar yılı feth olan kal‘aların kâfire dönen re‘âyâları ve Uyvar köyleri re‘âyâları ve niçe bin Tot vilâyeti re‘âyâları bu aşağı yeni Jebel varoşunda mütemekkin edüp bir kal‘ayı amâr etdiklerinden kal‘a-i Uyvar'a re‘âyâ az kaldı ve bu Jebel kal‘ası sahrâsı ol kadar bir bâğ ve bâğçeli yerdir kim hadîka-i müşebbek bostânları bir konak yeri zeyn etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76a ·
metinde göster ·
… fından Pojon hâkimi kapudanı zabt eder. Nehr-i Vak kenârında bir küçücük kârgîr
tula binâ
bir kal‘a-i zîbâ idi. Uyvar'ı Fâzıl Ahmed Paşa döğerken Kıbleli Mustafa Paşa'yı …
Zamân-ı kadîmde Uyvar hâkimi Fargaçi Kapudan'ın dedesi binâ edüp ba‘dehu Nemse'nin çâsârı istîlâ edüp hâlâ kral inpirator tarafından Pojon hâkimi kapudanı zabt eder. Nehr-i Vak kenârında bir küçücük kârgîr tula binâ bir kal‘a-i zîbâ idi. Uyvar'ı Fâzıl Ahmed Paşa döğerken Kıbleli Mustafa Paşa'yı Şâm eyâleti askeriyle ve Kardaş Kazak askeriyle bu kal‘ayı muhâsara etmeğe me’mûr olup yigirmi gün yigirmi gece bu kal‘ayı Kıbleli Mustafa Paşa döğüp fethi yakın olmuşken görün(?) üstünden Âl-i Osmân üzre Nemse çâsârı ve Z[ir]inoğlu leşkeri gelmesi istimâ‘ olunca bu kal‘a-i Galgofça'yı döğmeden ferâğat edüp ordu-yı İslâma gelesin deyü fermân-ı sadrıa‘zam sâdır olunca hemân Kıbleli Paşa bu kal‘a altından topları çeküp Şâm askeri ve Kazak askeriyle Uyvar altına teveccüh etdikde hakîr ol mahalde Akyaylalar çetesinden üç bin askerle ve bu kadar mâl-ı ganâ’imle bu kal‘a-i Galgofça altına gelüp bir hoş seyr-i temâşâ edemeyüp fethi müyesser olmadan Kıbleli Paşa ile ordu-yı hümâyûna gelmişdik, ammâ şimdi bu sulh mâbeyninde bir hoş seyr-i temâşâ etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76b ·
metinde göster ·
… küçük kal‘a idi. Hâlâ etrâfına yine nehr-i Vak kenârında sekiz köşe bir Şeddâdî
tula binâ
bir metîn ve kavî kal‘a-i ra‘nâ ediyor. Eski Galgofça bu yeni kal‘aya iç kal‘a …
Nehr-i Vak kenârında bir çemenzâr düz sahrâda şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘a idi. Hâlâ etrâfına yine nehr-i Vak kenârında sekiz köşe bir Şeddâdî tula binâ bir metîn ve kavî kal‘a-i ra‘nâ ediyor. Eski Galgofça bu yeni kal‘aya iç kal‘a misâl olup bundan taşra bir varoş-ı azîm çevirmiş kim Kıbleli Paşa ile Kazak askerinin meterise girdikleri handaklar cümle varoş olup bunun dahi etrâfın dolma şarampavlı rıhtım palanka-i azîm ile sekiz aded kûh-ı Bî-sütûn mânend tabyalar etmiş. Bu tabyalara dahi handak-ı azîmler kazup içinden nehr-i Vak'ı akıtmak isterdi. Ve bu Uyvar'a yakın olan küçük kal‘aları cümle büyük edüp Uyvar re‘âyâların bu kal‘alara koyup ma‘mûr etmede idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76b ·
metinde göster ·
Bu kal‘a Tuna'dan gelme bir göl içinde çâr-kûşe serâpâ
tula binâ
bir kal‘a-i ra‘nâ olup cânib-i garba mekşûf bir kapusu ve handak aşırı asma mak …
Bu kal‘a Tuna'dan gelme bir göl içinde çâr-kûşe serâpâ tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâ olup cânib-i garba mekşûf bir kapusu ve handak aşırı asma makaralı köprüsü başında iki aded Şeddâdî binâ kulle-i azîmleri üzre sekiz pâre şâhâne medfa‘ topları var. Ve kapu üzre iki aded kullelerin üzerleri şindire tahtalı kubbe örtülüdür. Ve kal‘a içinde aslâ dizdâr ve kethudâ ve imâm ve mü’ezzin ve mehterbaşı ve topçubaşı hânelerinden gayri evler yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79b ·
metinde göster ·
… ca Mi‘mâr Sinân'a fermân edüp bu kal‘anın taşrasına bir kat dahi Şeddâdî kârgîr
tula 81a binâ
bir kal‘a-i zîbâ etmişdir kim görenin aklı gider, gûyâ Sedd-i İskender'dir. Âl- …
Ba‘dehu Süleymân Hân-ı âkıbet-endîş-i dûrbîn-fikr görse kim bu kal‘a gâyet mahallinde vaz‘ olunmuş, ammâ gâyet küçük kal‘adır. Hemân Koca Mi‘mâr Sinân'a fermân edüp bu kal‘anın taşrasına bir kat dahi Şeddâdî kârgîr tula 81a binâ bir kal‘a-i zîbâ etmişdir kim görenin aklı gider, gûyâ Sedd-i İskender'dir. Âl-i Osmân kal‘a yapamaz derler, vallâhi murâd etdiyse Sedd-i Ye’cûc ve Sedd-i Kahkahâ gibi kal‘alar binâ eder. Ammâ Âl-i Osmân'ın aslı Mâhân vilâyeti Tatarıdır, amâristânı sevmezler. Hemân bir kal‘ayı ve bir ülkeyi alup harâb etmeğe başlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 80b–81a ·
metinde göster ·
bir küçük kal‘a-i ra‘nâcıkdır kim gird-â-gird cirmi beş yüz aded hatve ihâta ed …
Kal‘ası nehr-i Tise kenârında çâr-kûşe bir tula binâ bir küçük kal‘a-i ra‘nâcıkdır kim gird-â-gird cirmi beş yüz aded hatve ihâta eder. Handakı içre Tise nehri cereyân edüp bir iskele kapusu ve bir uğrın kapusu ve iskele başında bir hânı ve elli aded mahzenler ve bir kenîseden vely olunmuş bir ma‘mûr câmi‘i ve bir medrese ve üç mekteb ve bir tekyesi ve bir hammâmı ve kırk aded dükkânı ve cümle yüz aded kiremitli ve saz ö[r]tülü tahtânî evleri var. İskele-i azîm olmağile halkı ekseriyyâ tuz ve balık bâzergânlarıdır kim ankâ ve hânedân sâhibi garîb-dost âdemleri ekseriyyâ hacılardır. Cümle serhadli esbâbı gibi kalpak geyerler. Bir hayli şîrîn ve ma‘mûr kasabadır, ammâ bâğ u bâğçesi gâyet çokdur. Bundan dahi yoklama-bahâ alup cânib-i şarka sahrâlarda ma‘mûr kurâları 6 sâ‘atde geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 82a ·
metinde göster ·
… ‘îd mezkûr dağ eteğinde bir vâsi‘ çemenzâr fezâda şekl-i muhammes cümle Şeddâdî
tula binâ
beş tabyalı bir kal‘a-i ra‘nâdır kim gûyâ bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘ …
Evvelâ kal‘a-i Varat Erdel memleketinin sedd-i İskender'i ve Rakofçi Kral'ın tahtı idi. Hâlâ dest-i İslâmda olup Mekke ve Medîne'nin vakfıdır kim on iki bin altun Medîne-i Münevvere'ye surre gider. Ammâ kal‘ası kûh-ı Ulesi(?) dibinde bu kûhun kıblesinde nehr-i Kiriş aşırı bir top menzil[i] ba‘îd mezkûr dağ eteğinde bir vâsi‘ çemenzâr fezâda şekl-i muhammes cümle Şeddâdî tula binâ beş tabyalı bir kal‘a-i ra‘nâdır kim gûyâ bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i Mağosa. Gerçi mezkûr Ulesi dağı kal‘aya havâledir, ammâ mâbeyninde nehr-i Kiriş Şebeş cârîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86a ·
metinde göster ·
… düz vâsi‘ fezâda şekl-i müsellesden tarz-ı murabba‘a tûlânîce vâki‘ olmuş nısfı
tula binâ
ve nısfı kârgîr taş kal‘a-i ra‘nâdır.
Bu kal‘a Sedd-i İskender nehr-i Terek Bahr-i Harez'e munsab olduğu yerde Bahr-i Harez'in cânib-i cenûbu nihâyetinde bir körfez derenin tâ Dağıstân ülkesine girmiş bir dil gibi körfez nihâyetinde bir düz vâsi‘ fezâda şekl-i müsellesden tarz-ı murabba‘a tûlânîce vâki‘ olmuş nısfı tula binâ ve nısfı kârgîr taş kal‘a-i ra‘nâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 167a ·
metinde göster ·
bir kal‘a-i zîbâ cümle kârgîr seng ra‘nâ hisâr-ı üstüvârdır. Girdâ-gird cirmi b …
Bir sahrâya vâki‘ olmuş havâlesiz şekl-i murabba‘ tula binâ bir kal‘a-i zîbâ cümle kârgîr seng ra‘nâ hisâr-ı üstüvârdır. Girdâ-gird cirmi bin adım bir küçük kal‘adır, ammâ içinde cuhûddan gayri kimesne yokdur. Bu kal‘anın nısfı âyende vü revendegânlara mihmânsarây hânlardır ve birez yeri meydândır. Ammâ bu kal‘anın handakı yokdur. Cümle iki aded kapuları vardır. Bir kapusu cânib-i kıbleye çârsû meydânına nâzırdır. Ve bir kapusu taraf-ı şarka nâzırdır. Câ-be-câ bedenleri ve ebrâcları harâbcadır. Cebehânesi ve topları yokdur, zîrâ iç elde olmak ile cebehâne ve dizdârı ve neferâtları yokdur. Ancak Yahûdîleri çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 208b ·
metinde göster ·
… cümle dörd aded mihrâbdır. Çârsû câmi‘i cemâ‘at-i kesîreli olup minâresi kırık
tula binâ
olup haremi sâfî serâmed servi ağaçlarıyla müzeyyendir. Ve Küçük Çârsû câmi‘i. …
Ve cümle dörd aded mihrâbdır. Çârsû câmi‘i cemâ‘at-i kesîreli olup minâresi kırık tula binâ olup haremi sâfî serâmed servi ağaçlarıyla müzeyyendir. Ve Küçük Çârsû câmi‘i. Mâ‘adâ on bir aded mahalle mesâcidleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 340a ·
metinde göster ·
… alde kal‘a dîvârı kömler içre gâ’ib olmuş, ammâ Dâvûd Paşa içerden bir kat dahi
tula binâ
kal‘a dîvârı çekmişler. Bu mahalleri ubûr edüp beş yüz adım gidüp,
Bâb-ı Derbü'l-Ahmer-i bûr şûr sûr(?): Şarka nâzır iki kat tahta kapulardır. Bu mahalde kal‘a dîvârı kömler içre gâ’ib olmuş, ammâ Dâvûd Paşa içerden bir kat dahi tula binâ kal‘a dîvârı çekmişler. Bu mahalleri ubûr edüp beş yüz adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y86b ·
metinde göster ·