… sindeki kapusu üzre beyâz tula ile kırmızı tula üzre üstâd-ı bennâ Kûfî hat ile
tuladan
bir "Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlullâh" tahrîr etmişdir kim diller ile t …
Ve Harâccı Beğ mescidi. Unkapanı'nın iç yüzünde Süğlün Muslu Sultân sarâyı dibinde bir mevzûn tula minâresinin zirve-i âlîsindeki kapusu üzre beyâz tula ile kırmızı tula üzre üstâd-ı bennâ Kûfî hat ile tuladan bir "Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlullâh" tahrîr etmişdir kim diller ile ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 90b ·
metinde göster ·
… ı ve siyâh tulalar ile câmi‘in cânib-i erba‘ası dîvârı yüzüne yazılar yazmış ve
tuladan
gûnâ-gûn hatlar dizmiş kim âyetün min âyâtillahdır. Bu hatların misli Hama ve H …
Ulucâmi‘: Âzerbaycân şâhlarından Akçakoyunlu Şâh Cihân'ın binâsıdır ve bundan büyük câmi‘ yokdur. Kıble kapusundan mihrâba varınca tûlen ve arzen orta ayak ile (---) ayakdır. Ve derûn-ı câmi‘de cümle amelî amûdlar üzre mebnî bir kubbe-i âlîsi eflâke kad çekmişdir. Üstâd-ı bennâ-yı mühendis-i selef var makdûrun bezl edüp envâ-ı fusûs-ı mukavvim-i mahkûk gûnâ-gûn ruhâm-ı ibret-nümûn-ı ma‘kûk ile ma‘kûd kılınmışdır ve kubbe-i âlîsi ve cümle der-i dîvârı rûyunu ol mi‘mâr-ı selef kırmızı ve siyâh tulalar ile câmi‘in cânib-i erba‘ası dîvârı yüzüne yazılar yazmış ve tuladan gûnâ-gûn hatlar dizmiş kim âyetün min âyâtillahdır. Bu hatların misli Hama ve Hımıs kal‘asının rûy-ı dîvârında dahi vardır. Ve bu Ulucâmi‘ ma‘bedgâh-ı kadîm olup helâl ü zülâl gazâ mâlıyla binâ olduğundan başka bir gûne rûhâniyyetli câmi‘dir. Ve bir tarz-ı kadîm mihrâb u minberi var kim umk-ı mücevvefler ile ve beyâz u siyah ahmergûn u gayrı gûnâ-gûn ahcâr-ı zî-kıymetler ile sadefkârî olmuş mihrâbdır. Ve bir minâre-i musanna‘ı var kim vâcibü's-seyrdir. Ve'l-hâsıl bu câmi‘in misli seb‘ada yokdur. Bunda olan zîbâ san‘atlar ve bu savma‘ada olan zîbâ tasarruflar bir câmi‘-i ma‘bedhânede yokdur kim ehl-i vasf anın midhatinde kâsırdır. Hulâsa-i kelâm hüsn-i letâfeti ve kân-ı zerâfeti vasfdan hâric ü beyândan âric bir câmi‘-i rûşendir. Taşra haremi etrâfı kân-ı ulemâ ve sulehâ dârü't-tedrîslerdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 256b ·
metinde göster ·
… Ve kapu üzre her şeb mehterhâne faslı ederler. Hattâ bu kal‘anın mağrib cânibi
tuladan
mebnî Şeddâdî binâdır kim kefere zamânından kalmış metîn dîvârdır. Andan ma‘lûm …
Ve cânib-i cenûba bir ağaç kapusu önünde handak üzre bir haşeb kasrı lonca yeridir. Ve handakı gâyet amîk ve arîz ve derindir. Kapu önündeki cisri makara ile asmalıdır. Her şeb bu kantara-i haşebi kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve kapu üzre her şeb mehterhâne faslı ederler. Hattâ bu kal‘anın mağrib cânibi tuladan mebnî Şeddâdî binâdır kim kefere zamânından kalmış metîn dîvârdır. Andan ma‘lûmdur ki ol asırda hisâr-ı üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70a ·
metinde göster ·
… yüz yerde hemân dağlar gibi kırmızı tula pişirüp âmâde dururdu. Bu kal‘a cümle
tuladan
olsa gerek. Bu kal‘anın üssü hafirlerin seyr-i temâşâ edüp yine şimâl tarafına …
"Düşman bu kal‘ayı muhâsara ederse bu kal‘a şu resimde gerek, böyle gerek şöyle gerek" deyü müşâvereler ile şekl-i müsebba‘, ya‘nî yedi köşe bir temel kazmağa elli bin re‘âyâ cem‘ olup ibtidâ ipler ile kal‘anın zemînin tarh edüp andan taşra handakları ve tabyaları ve kapuların tarh ederken azîm temâşâlar edüp temelleri kazdıklarının tozu ve toprağı eflâke peyveste olup hafirler kazarlardı. İçinde henüz dahi imâretden bir ev yok idi, ancak Tuna kenârında beş bin kadar soltat olacak sazdan ve kamışdan odalar ve azîm toprak tabyaları müfîd [ü] muhtasar yapup kırk elli pâre toplar koyup mukaddemâ ma‘mûr olan gümrükhâne köy bu kal‘aya varoş kalmış olur, ammâ eğer bu kal‘a itmâm bulursa gâyetü'l-gâye metîn kal‘a-i üstüvâr olur. İki yüz yerde hemân dağlar gibi kırmızı tula pişirüp âmâde dururdu. Bu kal‘a cümle tuladan olsa gerek. Bu kal‘anın üssü hafirlerin seyr-i temâşâ edüp yine şimâl tarafına sahrâlar ve ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar içre 3 sâ‘atde gidüp, 74a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73b–74a ·
metinde göster ·
… feth olaldan Uyvar gâzîlerinin çetecileri ve poturacıları havfinden bu kal‘ayı
tuladan
dahi vâsi‘ ve metîn edüp içine üç bin güzîde Nemse katanası koyup Uyvar'dan bu …
Mâ tekaddem küçücük palanka olup ol fâcir kral vezîrinin hâssı imiş, ammâ şimdi Uyvar feth olaldan Uyvar gâzîlerinin çetecileri ve poturacıları havfinden bu kal‘ayı tuladan dahi vâsi‘ ve metîn edüp içine üç bin güzîde Nemse katanası koyup Uyvar'dan bu kal‘aya gelince Vak nehrinden berü böyle bir metîn kal‘a-i cedîd yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 74a ·
metinde göster ·
… ma‘rifet mühendis-i mi‘mârîyi icrâ edüp dâ’iren-mâdâr kal‘anın safhasına üç kat
tuladan
münakkaş kuşak edüp mâ‘adâ mutarraş ve musaykal ve mücellâ taş dîvârının kaddi …
Ve bu kal‘a-i Selânik'in dîvârları yüzünde üstâd-ı bânî-i bennâ arz-ı ma‘rifet mühendis-i mi‘mârîyi icrâ edüp dâ’iren-mâdâr kal‘anın safhasına üç kat tuladan münakkaş kuşak edüp mâ‘adâ mutarraş ve musaykal ve mücellâ taş dîvârının kaddi kâmil yigirmi üç arşın bâlâ ve altı arşın âriz dîvâr-ı kârgîrdir. Zamân-ı kadîmde gâyetü'l-gâye kavî ve metîn binâ imiş, ammâ bu kadar bin yıldan berü mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ taşları rahnedâr olmuş. Ve ba‘zı handakları türâb-ı rimâl ile dolmuş. Ve bu kal‘a-i zîbâ 224b tokuz aded kayalı dağlar ve bayırlar üzre vâki‘ olup Selânik'in cânib-i selâsı cümle sekiz aded kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 224a–224b ·
metinde göster ·
… şağı şimâl cânibinde sahrâ-yı lâlezârda vâki‘ olmuş cânib-i erba‘ası kal‘a gibi
tuladan
mebnî çâr-kûşe bir binâ-yı metîndir. Ve cânib-i garba nâzır bir tahta kapusu va …
Ammâ bu mesîregâhlardan ziyâde vâcibü's-seyr Hünkâr bâğçesidir. Şehrin aşağı şimâl cânibinde sahrâ-yı lâlezârda vâki‘ olmuş cânib-i erba‘ası kal‘a gibi tuladan mebnî çâr-kûşe bir binâ-yı metîndir. Ve cânib-i garba nâzır bir tahta kapusu var. Dâ’iren-mâdâr cirmi üç bin üç yüz adımdır. Ve Âsitâne tarafından bostâncıbaşısı ve iki yüz sarı külâhlı bostâncıları vardır. Dâ’imâ bu bâğ-ı İremi tîmâr edüp anda olan selef mülûklerinin hâlîçe ve hevâyic ve altun ve gümüş makûlesi evânî ve sîm [ü] zer lüleleri ve fıskıyye ve kadehleri cümle anların kabza-i Y 37a tasarruflarındadır. Ve cümle maksûreleri ve kâ‘aları ve gayri imâretlerin kurşumların ve mutallâ alemlerin gözedüp bu bâğ-ı İremezâtı ta‘mîr ü termîm ile mukayyed olurlar. Ve mahsûlâtın ba‘de'l-masârıf Âsitâne'de terekecibaşıya irsâl ederler. Senevî yedi yük akçe mahsûlünden hâsıl olur. Neferâtlarının vazîfeleri cizyedendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y36b–Y37a ·
metinde göster ·
mebnî şekl-i murabba‘dan tûlânî handaksız bir kal‘a-i atîkdir. Ve 3 bâb var, bi …
Zamân-ı kadîmde eyle bir şehr-i mu‘azzam imiş kim hâlâ âsâr-ı binâlarından bî-had bî-kıyâs esâs-ı imâretleri zâhirdir. Bunu dahi Ebrehe la‘în harâb etmişdir. Hâlâ amâr olan kılâ‘ ve büyûtları evvelki imâretinin bir mahallesinden cüz’ kalmışdır. Ammâ kal‘ası Nîl kenârının cânib-i şarkîsinde kâr-ı kadîm kırmızı tuladan mebnî şekl-i murabba‘dan tûlânî handaksız bir kal‘a-i atîkdir. Ve 3 bâb var, biri Nîl'e nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y404b ·
metinde göster ·
kerpiç-binâ Berberî evleridir. Yedi câmi‘i ve tokuz mescidi ve altı mektebi var …
Kal‘a içinde cümle altı yüz elli pişmemiş tuladan kerpiç-binâ Berberî evleridir. Yedi câmi‘i ve tokuz mescidi ve altı mektebi var. Ve bundan gayrı imâret yokdur. Ve bir yalçın kaya üzre vâki‘ olmuşdur. Ve melik sarâyı dahi kal‘a içinde tûbdandır ve bizim konağımız dahi tûbdandır; bu şehr içre bundan ma‘mûr evler yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y404b ·
metinde göster ·
… r ile bend edüp için çamur ve darı sapıyla ve çim ile rıhtım edüp dolma dîvârlı
tuladan
metîn kal‘adır. Zîrâ bu diyârda binâlar içinde iki bin üç bin yıllık ağaclar va …
Nîl'in cânib-i şarkında bir vâsi‘ fezâda ve nebâtât alefzârlı mahsûldâr dâr-ı diyârda binâ olunmuş bir şîrîn şehirdir. Kal‘ası dıraht-ı müntehâlardandır, birbirlerine yine haşebler ile bend edüp için çamur ve darı sapıyla ve çim ile rıhtım edüp dolma dîvârlı tuladan metîn kal‘adır. Zîrâ bu diyârda binâlar içinde iki bin üç bin yıllık ağaclar vardır, aslâ çürümemişdir. Âsî hûrmâ ve santa ve etle ve sac ve zakkûm [ve] sindiyân gibi böyle ağaclardan binâ olunmuşdur. Ve şekli dörd köşeden tûlânî ve dâyiren-mâdâr bin adımdır. Ve içinde yedi yüz kamışdan ve çalaşdan evleri var. Ve bir câmi‘i var, şarka nâzır bir kapusunun kanatları Y 409b âsî hûrmâ ağacındandır. Cümle evleri tûb-binâdır, zerre-misâl bu şehirde taşdan alâmet yokdur. Taşra varoşda üç bin hasır ve kamış ve tûbdan evler ve yedi câmi‘ ve on bir boza dükkânı var. Gayrı amâristândan minâre ve hân [u] hammâm ve sebîl ve medrese ve bâğ u bâğçe yokdur, ammâ bostân çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y409a–Y409b ·
metinde göster ·