… e atlarımıza cümle yem kesdirüp ale's-sabâh Hudâ'ya sığınup potlar ve sallar ve
tulumlarla
tekrâr nehr-i Tise'yi yüz bin renc [ü] anâ ile ubûr edüp ancak iki âdem gark-ı …
Bu mahalde atlarımıza cümle yem kesdirüp ale's-sabâh Hudâ'ya sığınup potlar ve sallar ve tulumlarla tekrâr nehr-i Tise'yi yüz bin renc [ü] anâ ile ubûr edüp ancak iki âdem gark-ı âb şehîd olup on at gâ’ib oldu. Ol gün sırsıklam ordu-yı serdâra dâhil olup kral vermediklerin seraskere cümle ahvâli bir bir takrîr edüp Kaşa kapudanı mektûbun verüp kırâ’at olundu, ammâ çi fâ’ide. Arada bir kral edecek bir ağaçdan bir kefere-i pelîd-i anîd yok. Cümle a‘yân-ı devlet ve erkân-ı şeytanet (?) bir yere cem‘ olup müşâvere edüp âhirü'l-emr bu Tise kenârından gerü dönmeğe azîmet olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 16a ·
metinde göster ·
Beş altı kadar hurde şâhî topları var, ammâ iri muşkat tüfengleri çokdur. Ve kal‘asının kapusu dâ’imâ kapalı durup elli aded neferâtları her gece gelüp nevbet beklerler, zîrâ rûz-ı rûşende bu kal‘anın düşmandan havfi yokdur. Ve etrâfında imdâd gelecek benî Âdemleri çokdur ve her zamân bu kal‘a (bu kal‘a)nın karşusunda nehr-i Neretva aşırı Loboşka kâfirleri gelüp tulumlarla nehr-i Neretva'yı yüzüp beri tarafa geçerlerse kal‘adan toplar atılup etrâf [u] eknâfda olan nevâhî halkı haberdâr olup cümle pür-silâh gelüp kâfire bir şey aldırmazlar, gâyet serhad yerdir. Ne‘ûzübillâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161b ·
metinde göster ·
götürüp cümle vüzerâ ve vükelâ ve ulemâ ve sulehâlara mertebelerine göre zeytûn …
Der-hevâ-yı latîf-i cân-fezâ: Hevâsının letâfetinden limonu ve turuncu ve nârı ve inciri ve zeytûnu cihânı dutmuşdur. Bâ-husûs bu şehirde olan zeytûn meğer Koron'da ve Şâm'da ve Karaburun'da ola, ammâ bunun zeytûnu çok olup semiz ve iri ve lezîz ve serî‘u'l-haz[m] olduğundan cemî‘i zeytûn ağaçları hâss-ı hümâyûn olup her sene kilâr-ı pâdişâhîden onar aded beyâz külâhlı kilârcılar gelüp cümle dıraht-ı müntehâlardan zeytûnları cem‘ edüp adâlet edüp sâhiblerine bahâların verüp Âsitâne-i pâdişâhîye tulumlarla götürüp cümle vüzerâ ve vükelâ ve ulemâ ve sulehâlara mertebelerine göre zeytûn bezl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 350b ·
metinde göster ·
Ve bu kuyunun vakıf sığırları vardır. şeb [u] rûz bu amîk kuyudan su çeküp
tulumlarla
havz-ı azîmlere döküp andan bâğ-ı iremlere taksîm olup cümle bâğçeleri rey olur …
Ve bu kuyunun vakıf sığırları vardır. şeb [u] rûz bu amîk kuyudan su çeküp tulumlarla havz-ı azîmlere döküp andan bâğ-ı iremlere taksîm olup cümle bâğçeleri rey olur. Ve cümle huccâc bu havz-ı kebîrelerde şinâverlik edüp gusl ederler. Ve her bâğda gûy gûy sohbet edüp ibâdet ederler. Limon turunc şükûfesi râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y301a ·
metinde göster ·