… geçüp Y 453b Gavrîzâde Mehemmed şâh halîfe olup yine hal‘ edüp yerine Sultân
Tumanbay
halîfe olup Hânke sahrâsında vezîr-i a‘zam Sinân Paşa'yı şehîd etdiler.
(---) 19 varakda, Selîm Hân hakkında kelâm-ı Alî ve Selîm Hân hakkında sûre-i (---)Arapça âyeti ilâ-âhirih, aceb bulunmuşdur. Ve feth-i kal‘a-i Gazzetü'l-Hâşim ve mutî‘ [ü] münkâd olan cemî‘i Urbân meşâyihlerinin esmâları ve def‘a-i sânîde Arz-ı Hâsân Bilbeys'de Selîm Hân ceng-i azîm ederken Sultân Gavrî gâ’ib olup cümle Mısır askeri kılıcdan geçüp Y 453b Gavrîzâde Mehemmed şâh halîfe olup yine hal‘ edüp yerine Sultân Tumanbay halîfe olup Hânke sahrâsında vezîr-i a‘zam Sinân Paşa'yı şehîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y453a–Y453b ·
metinde göster ·
… rsat ganîmetdir" deyü âl-i Osmân bunlara koyulup cân kurtulmamak sadedinde iken
Tumanbay
bir böğürden ac kurd koyuna sunar gibi sunup vakt-i zevâlden vakt-i gurûba dek …
"Bire fursat ganîmetdir" deyü âl-i Osmân bunlara koyulup cân kurtulmamak sadedinde iken Tumanbay bir böğürden ac kurd koyuna sunar gibi sunup vakt-i zevâlden vakt-i gurûba dek bir ceng olmuşdur; tulû‘-ı Merîh'den berü tarafeynden böyle ceng olmamışdır. Tarafeynden tabl-ı âsâyişler çalınup âl-i Osmân ve âl-i Gavrî kollu kollarına konup herkes yarasın beresin sarup zireh söküklerin diküp âl-i Osmân'dan on yedi bin âdem ol gece defn ederler. Ammâ bu cengde âl-i Osmâna imdâd eden Hayre Beğ bir şecî‘âne ceng etmişdir kim hâlâ Mısır tevârîhlerinde mastûrdur. Andan bildiler kim Hayre Beğ âl-i Osmân'a kafâdârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y51a ·
metinde göster ·
cânibi gâlib olup Tumanbay-ı Düveydâr'ı halîfe edüp lakabına el-Melikü'l-eşref …
Âhir Tumanbay cânibi gâlib olup Tumanbay-ı Düveydâr'ı halîfe edüp lakabına el-Melikü'l-eşref dediler. Ol gün cümle nâmdâr kimesnelerle salt gidüp Sultân Selîm ile Hânke kurbunda bir ceng-i azîm edüp yine münhezim olurlar, ammâ asker-i İslâmda dahi dermân komazlar. Ertesi yine Hânke'de sabâhdan vakt-i asra dek ceng-i azîm edüp;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y51b ·
metinde göster ·
… katl edelim" deyü ahd [ü] emân edüp Sebîl-i Allâm'da ceng germ-â-germ iken biri
Tumanbay
biri Kertbay biri (---) Bay, üçü sancağ-ı İslâm dibine varup Tumanbay vezîr-i a …
"Bu Osmânlı ile biz nice ceng edüp kırılırız. Hemân sancak dibinde Selîm'i katl edelim" deyü ahd [ü] emân edüp Sebîl-i Allâm'da ceng germ-â-germ iken biri Tumanbay biri Kertbay biri (---) Bay, üçü sancağ-ı İslâm dibine varup Tumanbay vezîr-i a‘zam Hâdım Sinân Paşa'yı Sultân Selîm sanup bir nîze havâle edüp atdan yıkar. Zîrâ Sinân Paşa Selîm Hân gibi sakalsız çehre idi. Ve Selîm Hân her ne gûne ata binüp esbâb geyse Sinân Paşa dahi eyle geyerdi. Öbür Kertbay dahi bir vezîri pâdişâh sanup ol dahi anı atından yıkar. Hâsıl-ı merâm üçü birer vezîri yıkup Selîm yoluna üç vezîr gidüp vezîr-i a‘zam (---) Paşa olup vakt-i gurûba dek savaş-ı azîm olup âl-i Osmân Âdiliyye'de meks edüp cümle Mısırlı Mısır'a girüp kapanırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y51b ·
metinde göster ·
… iken biri Tumanbay biri Kertbay biri (---) Bay, üçü sancağ-ı İslâm dibine varup
Tumanbay
vezîr-i a‘zam Hâdım Sinân Paşa'yı Sultân Selîm sanup bir nîze havâle edüp atdan …
"Bu Osmânlı ile biz nice ceng edüp kırılırız. Hemân sancak dibinde Selîm'i katl edelim" deyü ahd [ü] emân edüp Sebîl-i Allâm'da ceng germ-â-germ iken biri Tumanbay biri Kertbay biri (---) Bay, üçü sancağ-ı İslâm dibine varup Tumanbay vezîr-i a‘zam Hâdım Sinân Paşa'yı Sultân Selîm sanup bir nîze havâle edüp atdan yıkar. Zîrâ Sinân Paşa Selîm Hân gibi sakalsız çehre idi. Ve Selîm Hân her ne gûne ata binüp esbâb geyse Sinân Paşa dahi eyle geyerdi. Öbür Kertbay dahi bir vezîri pâdişâh sanup ol dahi anı atından yıkar. Hâsıl-ı merâm üçü birer vezîri yıkup Selîm yoluna üç vezîr gidüp vezîr-i a‘zam (---) Paşa olup vakt-i gurûba dek savaş-ı azîm olup âl-i Osmân Âdiliyye'de meks edüp cümle Mısırlı Mısır'a girüp kapanırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y51b ·
metinde göster ·
… en şeb [u] rûz ceng-i azîm olurdu. Yine cümle Mısır halkı İllâ yansuru's-Sultân
Tumanbay
deyüp aşağı şehirde yetmiş gün hutbe Tumanbay ismine okunurdu.
Ammâ aşağı kal‘ada cümle Çerâkese-i nâkese Hayre Beğ'in Mısır vezîri olduğun işidüp cemî‘i derbleri kapayup zahîreleri suları evleri içinde olup yetmiş gün asker-i İslâm ile kemâkân ceng ederlerdi. Damdan baca ve girdâb ve serdâblar ve cümle minârelerden şeb [u] rûz ceng-i azîm olurdu. Yine cümle Mısır halkı İllâ yansuru's-Sultân Tumanbay deyüp aşağı şehirde yetmiş gün hutbe Tumanbay ismine okunurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y52b ·
metinde göster ·
… Mısır halkı İllâ yansuru's-Sultân Tumanbay deyüp aşağı şehirde yetmiş gün hutbe
Tumanbay
ismine okunurdu.
Ammâ aşağı kal‘ada cümle Çerâkese-i nâkese Hayre Beğ'in Mısır vezîri olduğun işidüp cemî‘i derbleri kapayup zahîreleri suları evleri içinde olup yetmiş gün asker-i İslâm ile kemâkân ceng ederlerdi. Damdan baca ve girdâb ve serdâblar ve cümle minârelerden şeb [u] rûz ceng-i azîm olurdu. Yine cümle Mısır halkı İllâ yansuru's-Sultân Tumanbay deyüp aşağı şehirde yetmiş gün hutbe Tumanbay ismine okunurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y52b ·
metinde göster ·
ve Kertbay ve (---) Bay yetmiş seksen kerre aşağı şehre imdâd edüp savaş olurdu …
Bu hâl üzre Tumanbay ve Kertbay ve (---) Bay yetmiş seksen kerre aşağı şehre imdâd edüp savaş olurdu. Ve her hânedânların demir kapuların sedd edüp dam [u] bâmları üzre ve şâhnişînleri ve revzenlerinden tâ’ife-i nisvânlar guzât-ı müslimîn üzre taş ve top ve ıssı su ve kül ve necâset atarlardı. Âhir-i kâr Selîm Hân Mısır havâtînlerine ulûfe ta‘yîn edüp aşağı şehir feth oldu. Hâlâ Mısır'da cevârî ulûfesi Selîm Hân'dan kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y52b ·
metinde göster ·
… i Mustafâ Paşa'yı gönderüp Habîroğlu ile mahall-i me’mûreye varmada. Ol mahalde
Tumanbay
hâb-âlûd olup Hazret-i Resûl'ü menâmında görür:
Ammâ âhirü'l-emr {Selîm} Şâh Tumanbay'ın izâlesin Hayre Beğ'e ilzâm edüp Hayre Beğ dahi Habîroğlu'na ihsân [u] in‘âm va‘de-i kerîmeler edüp ana ilzâm etdi. Habîroğlu Feyyûm cânibinde bir sarp kal‘a-misâl yerde Tumanbay'ın haberin alup Selîm Hân'a haber eder. Anlar dahi Rûmeli beğlerbeğisi Mustafâ Paşa'yı gönderüp Habîroğlu ile mahall-i me’mûreye varmada. Ol mahalde Tumanbay hâb-âlûd olup Hazret-i Resûl'ü menâmında görür:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y52b ·
metinde göster ·
! Irzın içün gayret edüp nâmûsu yerine getirdin. Var Selîm'e, seni bana göndersi …
"Yâ Tumanbay! Irzın içün gayret edüp nâmûsu yerine getirdin. Var Selîm'e, seni bana göndersin ve Gâzî Selîm dahi yakında bana gelsin" der. Ya‘nî Y 53a lafz-ı Gâzî Selîm 1463. Hakkâ ki Selîm Hân Mısır'dan İslâmbol'da varup 1463 günden sonra Arapça emrine fermânber oldu. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y52b–Y53a ·
metinde göster ·
… varınca Selîm Şâh bile piyâde gidüp bir kerre tâbûtun omzuna aldı. Zîrâ Sultân
Tumanbay
hâfız-ı Kelâmullâh ve ehl-i ilm ve âdil idi. Hattâ Âdiliyye anın binâsı ⟦Q 179a …
"Fukarâya adâlet ederdim, benden ferâgat etmeyüp hâlâ aşağı şehirde kapanup ceng ederler. Sen de adâlet eyle, cengden ferâgat edüp sana tâbi‘ olsunlar" dedikde Hayre Beğ'e Selîm işâret edüp Bâb-ı Züveyle'de Sultân Tumanbay'ı salb edüp P 177a yedi sâ‘at maslûb durup yine endirüp cenâzesine Selîm Hân hâzır olup Bâb-ı Nâsır'dan taşra Âdiliyye'ye varınca Selîm Şâh bile piyâde gidüp bir kerre tâbûtun omzuna aldı. Zîrâ Sultân Tumanbay hâfız-ı Kelâmullâh ve ehl-i ilm ve âdil idi. Hattâ Âdiliyye anın binâsı Q 179a olmağile anda medfûndur, mermer sandûkasının etrâfında (---)(---) yazup (---) târîhi tis‘ami’edir, bir serâmed kubbe-i âlîdir. Ve bir şîrîn câmi‘i ve cânib-i erba‘asında âyende vü revende mihmân olacak müte‘addid hâneleri ve Mısır vüzerâları ârâm etmeğiçün bir kasr-ı âlîsi var, Mısır vüzerâları Mısır'a geldükde ibtidâ anda konup üç gün üç gece şâdumânîden sonra alay-ı azîm ile andan Mısır'a girir. Ve cemî‘i Mısır'ın ma‘zûl mevâlîleri ve vüzerâları ve cemî‘i Âsitâne'ye gidecek hazîne bu Tumanbay kubbesinde meks edüp rûh-ı şerîflerinden istimdâd taleb edüp ne cânibe azîmet ederlerse andan müteveccih olurlar. Ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Âdiliyye derler bir bâğ-ı İrem mesîregâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y53b ·
metinde göster ·
… Mısır'ın ma‘zûl mevâlîleri ve vüzerâları ve cemî‘i Âsitâne'ye gidecek hazîne bu
Tumanbay
kubbesinde meks edüp rûh-ı şerîflerinden istimdâd taleb edüp ne cânibe azîmet e …
"Fukarâya adâlet ederdim, benden ferâgat etmeyüp hâlâ aşağı şehirde kapanup ceng ederler. Sen de adâlet eyle, cengden ferâgat edüp sana tâbi‘ olsunlar" dedikde Hayre Beğ'e Selîm işâret edüp Bâb-ı Züveyle'de Sultân Tumanbay'ı salb edüp P 177a yedi sâ‘at maslûb durup yine endirüp cenâzesine Selîm Hân hâzır olup Bâb-ı Nâsır'dan taşra Âdiliyye'ye varınca Selîm Şâh bile piyâde gidüp bir kerre tâbûtun omzuna aldı. Zîrâ Sultân Tumanbay hâfız-ı Kelâmullâh ve ehl-i ilm ve âdil idi. Hattâ Âdiliyye anın binâsı Q 179a olmağile anda medfûndur, mermer sandûkasının etrâfında (---)(---) yazup (---) târîhi tis‘ami’edir, bir serâmed kubbe-i âlîdir. Ve bir şîrîn câmi‘i ve cânib-i erba‘asında âyende vü revende mihmân olacak müte‘addid hâneleri ve Mısır vüzerâları ârâm etmeğiçün bir kasr-ı âlîsi var, Mısır vüzerâları Mısır'a geldükde ibtidâ anda konup üç gün üç gece şâdumânîden sonra alay-ı azîm ile andan Mısır'a girir. Ve cemî‘i Mısır'ın ma‘zûl mevâlîleri ve vüzerâları ve cemî‘i Âsitâne'ye gidecek hazîne bu Tumanbay kubbesinde meks edüp rûh-ı şerîflerinden istimdâd taleb edüp ne cânibe azîmet ederlerse andan müteveccih olurlar. Ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Âdiliyye derler bir bâğ-ı İrem mesîregâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y53b ·
metinde göster ·
… n içi dahi âsûde-hâl olmayup şehir içinde küt-â-küt ceng-i azîmler olmada. Zîrâ
Tumanbay
ve Gavrî'nin devleti büyük devlet idi. Ve Hayre Beğ Gavrî'ye dilgîr olup âl-i O …
Çünki Sultân Selîm Tumanbay'ı salb edüp defn etdi, ammâ Mısır'ın içi dahi âsûde-hâl olmayup şehir içinde küt-â-küt ceng-i azîmler olmada. Zîrâ Tumanbay ve Gavrî'nin devleti büyük devlet idi. Ve Hayre Beğ Gavrî'ye dilgîr olup âl-i Osmân'a rehber olarak Mısır'a götürüp yine Mısır'a hâkim olduğundan cümle Çerâkes-i nâkes hazz etmeyüp şehir içinde kapanup ceng ederlerdi. Ve Tumanbay içün Hayre Beğ Arablara İllâ yansuru's-sultân Tumanbay dedirdüp Selîm Hân'a işitdirüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y53b ·
metinde göster ·
Çünki Sultân Selîm Tumanbay'ı salb edüp defn etdi, ammâ Mısır'ın içi dahi âsûde-hâl olmayup şehir içinde küt-â-küt ceng-i azîmler olmada. Zîrâ Tumanbay ve Gavrî'nin devleti büyük devlet idi. Ve Hayre Beğ Gavrî'ye dilgîr olup âl-i Osmân'a rehber olarak Mısır'a götürüp yine Mısır'a hâkim olduğundan cümle Çerâkes-i nâkes hazz etmeyüp şehir içinde kapanup ceng ederlerdi. Ve Tumanbay içün Hayre Beğ Arablara İllâ yansuru's-sultân Tumanbay dedirdüp Selîm Hân'a işitdirüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y53b ·
metinde göster ·
Çünki Sultân Selîm Tumanbay'ı salb edüp defn etdi, ammâ Mısır'ın içi dahi âsûde-hâl olmayup şehir içinde küt-â-küt ceng-i azîmler olmada. Zîrâ Tumanbay ve Gavrî'nin devleti büyük devlet idi. Ve Hayre Beğ Gavrî'ye dilgîr olup âl-i Osmân'a rehber olarak Mısır'a götürüp yine Mısır'a hâkim olduğundan cümle Çerâkes-i nâkes hazz etmeyüp şehir içinde kapanup ceng ederlerdi. Ve Tumanbay içün Hayre Beğ Arablara İllâ yansuru's-sultân Tumanbay dedirdüp Selîm Hân'a işitdirüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y53b ·
metinde göster ·
… e yedi evlâdım şehîd oldu. Bu kadar milk [ü] emlâkim el eli(si)ne düştü. Husûsâ
Tumanbay
gibi hâfız-ı Kelâmullâh ve şecî‘ âdil Sâm-akrân bir velî-ni‘am efendimden ayrıl …
"Ya nice etmiyem. Vilâyetimiz üzre yağı gelüp ehl [ü] ıyâlimiz tasarruf edesiz ve bu kadar ibâdullâh telef edesiz. Ve etdiğin cenglerde yedi evlâdım şehîd oldu. Bu kadar milk [ü] emlâkim el eli(si)ne düştü. Husûsâ Tumanbay gibi hâfız-ı Kelâmullâh ve şecî‘ âdil Sâm-akrân bir velî-ni‘am efendimden ayrıldım. Âhir bu Selîm'i ben öldürürüm deyü hazretden izin Y 55a istedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y54b–Y55a ·
metinde göster ·
… Ve bu câmi‘in sağ tarafında ayyûka ser çekmiş bir kubbe-i serâmed içinde Sultân
Tumanbay
bir mermer sandûka içinde medfûndur. Sandûka etrâfında Âyetü'l-kürsî tahrîrinde …
Fevkânî onar kademe nerdübân ile çıkılır bir câmi‘dir. Enderûn [u] bîrûnunda amûd yokdur, çâr kemer üzre münakkaş tavandır. Cümle dîvârları rengâreng hacerler kaplıdır. P 208a Ve mihrâbı ruhâmdır ve minberi münakkaş ahşâb çamdır. İki sütûn üzre mü’ezzin maksûresi gâyet şîrînkârlıdır. Ve ferşi ruhâm-ı gûnâ-gûndur. Cümle pençereleri tuçdur. İki mukarnaz bâbları var, biri mihrâb dîvârında biri gerü kıble kapusudur. Ammâ haremi yokdur. Ve bir mümtâz bâlâ üç tabaka minâresi vardır. Nâzırı bu câmi‘i ta‘mîr [ü] termîm edüp kasr-ı huld-i berîn oldu. Ve bu câmi‘in sağ tarafında ayyûka ser çekmiş bir kubbe-i serâmed içinde Sultân Tumanbay bir mermer sandûka içinde medfûndur. Sandûka etrâfında Âyetü'l-kürsî tahrîrinden sonra târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y139a ·
metinde göster ·
pâdişâh olup tokuz ay ceng edüp Selîm Şâh Tumanbay'ı âhir ele getürüp Bâb-ı Züv …
Selîm Şâh ile Gavrî'den sonra bu Tumanbay pâdişâh olup tokuz ay ceng edüp Selîm Şâh Tumanbay'ı âhir ele getürüp Bâb-ı Züveyle'de bu Tumanbay'ı salb edüp cenâzesi namâzın Selîm Hân kılup bu kubbede defn etdi. Enderûn [u] bîrûnu münakkaş kubbe-i serkeşdir. Ve cümle arşın taşındandır, üstü kirec ve kurşum ile pûşîde değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y139a ·
metinde göster ·
Ve taşrasındaki meydân-ı mahabbetde Âdiliyye dedikleri kasr-ı âlîde
Tumanbay
haftada bir gün Mısır'dan anda varup adâlet etmeğiçün dîvân ederdi. Böyle bir c …
Ve taşrasındaki meydân-ı mahabbetde Âdiliyye dedikleri kasr-ı âlîde Tumanbay haftada bir gün Mısır'dan anda varup adâlet etmeğiçün dîvân ederdi. Böyle bir cây-ı adâlet câmi‘-i imâretdir. Ve Kayıtbay kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y139a ·
metinde göster ·
… sa‘d sâ‘atde müneccimbaşının izniyle sâfinâtü'l-ciyâdı sürüp Âdiliyye'de Sultân
Tumanbay
kabri önüne gelüp bir Fâtiha-i şerîf rûhiyçün tilâvet edüp savâbın rûhuna hibe …
"Yaşın uzun olsun. Yarıcın Allâh olsun. Tanrı pâdişâhımıza ömürler versün. Devletile çok yaşa" deyüp alkışlayup sa‘d sâ‘atde müneccimbaşının izniyle sâfinâtü'l-ciyâdı sürüp Âdiliyye'de Sultân Tumanbay kabri önüne gelüp bir Fâtiha-i şerîf rûhiyçün tilâvet edüp savâbın rûhuna hibe edüp alaya gelür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y186b ·
metinde göster ·
… r'da Sebîl-i P 240a Allâm sahrâsı meşhûrdur kim Sultân Selîm Mısır'a gelirken
Tumanbay
Sultân ile altıncı cengi bu Sebîl-i Allâm'da olup vezîr-i a‘zam Tavâşî Sinân Pa …
Ammâ âb [u] havâsı latîf bir sahrâdır kim diyâr-ı Mısır'da Sebîl-i P 240a Allâm sahrâsı meşhûrdur kim Sultân Selîm Mısır'a gelirken Tumanbay Sultân ile altıncı cengi bu Sebîl-i Allâm'da olup vezîr-i a‘zam Tavâşî Sinân Paşa bu meydân-ı ma‘rekede şehîd olup yedi bin guzât-ı müslimîn âl-i Osmân'dan, yigirmi üç bin âdem cünûd-ı Mısrîden şehîd olup hâlâ Sebîl-i Allâm vâdîsinde makâbir-i şühedâdadırlar, ziyâretgâh-ı hâss [u] âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y227b ·
metinde göster ·
Zamân-ı kadîmde bu vâdîde kabâ’il-i Âdilî sâkin olduğuyçün ve
Tumanbay
Sultân bu mahalde adâlet köşkü inşâ edüp dîvân-ı adâlet etdüğiyçün Âdiliyye der …
Zamân-ı kadîmde bu vâdîde kabâ’il-i Âdilî sâkin olduğuyçün ve Tumanbay Sultân bu mahalde adâlet köşkü inşâ edüp dîvân-ı adâlet etdüğiyçün Âdiliyye derler. Havâsı gâyet latîf bir ferah-fezâ yerdir. Hasta varsa şifâ bulur. Sultân Selîm ile Sultân Tumanbay'ın bâlâda birkaç yerde arbedeleri tahrîr olunmuşdur, ammâ niçe ceng [ü] cidâlden sonra Selîm Hân Tumanbay'ı ele getürüp Bâb-ı Züveyle'de salb edüp Mısır içinden fitne ve fesâd munkatı‘ olup Selîm Hân yine Tumanbay'ı endirüp cenâzesi namâzın bile kılup bu Âdiliyye'de merkadinde defn etdi. Ve sulehâ-yı ümmetden hâfız-ı Kelâmullâh bir pâdişâhdır, deyü evkâflarına vaz‘-ı yed etmeyüp türbe-i pür-envârın müzeyyen kılup her bâr Selîm Hân gelüp ziyâret ederdi. Hâlâ evc-i semâya ser çekmiş bir kubbe-i nühtâkın ortasında bir mermer sandûka içinde medfûndur. Sandûkanın cânib-i erba‘asında celî hat ile mermer üzre Âyetü'l-kürsî kazılmışdır ve bu târîh yazılmışdır:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y227a/mük ·
metinde göster ·
… alar ve kasırlar ve kal‘a-misâl havlılar ve etrâfında nice müsâfirhâneler cümle
Tumanbay
Sultân'ın hayrât [u] hasenâtlarındandır, rahmetullâhi aleyh. Aceb mahallinde te …
Âl-i Çerâkize bunda inkırâz buldu. Sâhib-i hayrât pâdişâh imiş. Hân ve câmi‘ ve tekye ve imâret ve sebîleyn ve sâkıye ve matbah ve zâviye ve müte‘addid hücreler ve kâ‘alar ve paşalara mahsûs kâ‘alar ve kasırlar ve kal‘a-misâl havlılar ve etrâfında nice müsâfirhâneler cümle Tumanbay Sultân'ın hayrât [u] hasenâtlarındandır, rahmetullâhi aleyh. Aceb mahallinde teferrücgâhdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y227a/mük ·
metinde göster ·
ma‘a Sultân Muhammed ibn Sultân Gavrî: Selîm Hân ile ceng eden Sultân Tumanbay' …
Meşhed-i el-Melik Sultân Tumanbay ma‘a Sultân Muhammed ibn Sultân Gavrî: Selîm Hân ile ceng eden Sultân Tumanbay'dır. Gavrî Selîm Hân cenginde helâk olup oğlu bu Sultân P 256b Muhammed nâ-resîde iken halîfe olup ilm-i savaşda kâmil değildir, deyü kul tâ’ifesi gulû edüp Sultân Muhammed'i hal‘ edüp yerine Tumanbay'ı pâdişâh edüp Selîm şâh ile kırk iki kerre muhârebesi ve mukâtelesi sebkat etmişdir. Âhir münhedimen firâr edüp Feyyûm câniblerinde sa‘b dağlarda Urbân-ı Habîr i‘ânetiyle ele getirüp Selîm Hân Tumanbay'ı Bâb-ı Züveyl'de salb Q 259b edüp fitne vü fesâd münkatı‘ olup yine Selîm Hân merhamet edüp cenâzesin gasl etdirüp tâ Âdiliyye'ye bile gidüp Âdiliyye'de câmi‘inin sağ cânibinde kubbe-i âlîsi içre Sultân Muhammed ibn el-Gavrî ile medfûndur, sene 922. Mermer sandûkası etrâfında Âyetü'l-kürsî ve bu târîh tahrîr olunmuşdur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y268b ·
metinde göster ·
… u âsitânelerine karîb fâtih-i Mısır Sultân Selîm Hân Âdiliyye sahrâsında Sultân
Tumanbay
ile ceng-i azîm ederken Kertbay nâm bahâdır Çerâkese askerinden da‘vâ-yı merd i …
Ve bu âsitânelerine karîb fâtih-i Mısır Sultân Selîm Hân Âdiliyye sahrâsında Sultân Tumanbay ile ceng-i azîm ederken Kertbay nâm bahâdır Çerâkese askerinden da‘vâ-yı merd ile Selîm Hân'ı asker-i İslâm içinde şehîd etmeğe ahd-i emân edüp deryâ-misâl âl-i Osmân askeri içine esnâ-yı ma‘rekede at bırağup "ha şunda" ve "ha bunda" diyerek vezîr-i a‘zam Tavâşî Sinân Paşa'ya râst gelür. Hikmet-i Hudâ Sinân Paşa'nın mu‘tâd-ı kadîmesi eyle imiş kim Selîm Hân ne elvân esbâb geyse ve ata binse ol dahi ol gün eyle libâs-ı fâhire geyüp eyle esb-i sabâ-sür‘ate süvâr olurmuş. Ve eşkâlde dahi Selîm Hân'a müşâbeheti var imiş. Hemân Kertbay-ı nâmdâr Selîm Hân budur mülâhazasıyla tâ vezîr-i a‘zamın askeri içinde ve livâsı altında vezîr-i a‘zam Sinân Paşa'ya Kertbay bir zen-i Mısrî yetişdirüp sûzen-i hayyât harîrden güzer eder gibi Sinân Paşa'nın zırhından güzer edüp bir yanından bir yanına kargı cıda güzâr edüp Sinân Paşa anda şehîd olup Kertbay bî-pâk ü bî-pervâ rehâ bulup hasmından intikâm alur. Hamd-i Hudâ Selîm Hân'a râst gelmez. Hâlâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y273b ·
metinde göster ·
… endeye ni‘meti mebzûl olup mihmândârlık eder. Selîm şâh'a mu‘âvenet edüp Sultân
Tumanbay
ve Kertbay'ı kayd [u] bend ile getiren bunlardır. Ve on iki bin Urbân-ı sıbyân …
Nîl kenârından rub‘ sâ‘at ba‘îd bir sahrâda bâğ u bâğçeli Cîze kâşifi hükmünde beş yüz hâne ve bir câmi‘ ve iki kahve ve on dükkânlı hân u hammâmsız ma‘mûr kasabadır. Cîze nâ’ibi hükm eder. Selîm Hân'dan berü şeyhü'l-Arab Habîroğlu hükmünde mefrûzü'l-kalem ve maktû‘ü'l-kadem hûrmâsı firâvân bostânı ve gülistânı bî-pâyân şenlikli yerdir. Habîroğlu'nun sarâyı dârışeddir, âyende vü revendeye ni‘meti mebzûl olup mihmândârlık eder. Selîm şâh'a mu‘âvenet edüp Sultân Tumanbay ve Kertbay'ı kayd [u] bend ile getiren bunlardır. Ve on iki bin Urbân-ı sıbyân ile Nîl'i karşu geçüp hizmet-i Selîm'de durmuşlar idi. Ol ecilden hâlâ cemî‘i tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf u müsellemlerdir. Ve hâlâ mutî‘ [u] münkâdlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y361a ·
metinde göster ·