aynı dahi Kırkkilisa şehrine karîb Yene kasabasında ve Bunarhisâr nâm kal‘anın …
Andan Tuna'nın bir aynı dahi Kırkkilisa şehrine karîb Yene kasabasında ve Bunarhisâr nâm kal‘anın kayalarından tulû‘ etdi. Ve Tuna'nın bir kolu dahi Büyük Çekmece ve Küçük Çekmece buhayrelerinden tulû‘ edüp Bahr-i Rûm'a mahlût oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11b ·
metinde göster ·
… e karîb Yene kasabasında ve Bunarhisâr nâm kal‘anın kayalarından tulû‘ etdi. Ve
Tuna'nın bir
kolu dahi Büyük Çekmece ve Küçük Çekmece buhayrelerinden tulû‘ edüp Bahr-i Rûm' …
Andan Tuna'nın bir aynı dahi Kırkkilisa şehrine karîb Yene kasabasında ve Bunarhisâr nâm kal‘anın kayalarından tulû‘ etdi. Ve Tuna'nın bir kolu dahi Büyük Çekmece ve Küçük Çekmece buhayrelerinden tulû‘ edüp Bahr-i Rûm'a mahlût oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11b ·
metinde göster ·
Menzil-i nehr-i azîm Faşa çayı: Bir nehr-i azîmdir kim
Tuna-misâl bir
vâsi‘ nehrdir. Ba‘zı yeri bir mil enli ba‘zı mahalli nısf mil teng mahallerdir. …
Menzil-i nehr-i azîm Faşa çayı: Bir nehr-i azîmdir kim Tuna-misâl bir vâsi‘ nehrdir. Ba‘zı yeri bir mil enli ba‘zı mahalli nısf mil teng mahallerdir. Ammâ umkı sekiz kulaç ve on kulaç derbenddir. İçinde Mikrilistân ve Abaza vilâyetine giden gemiler girüp yüz mil yukaru giderler. Âb-ı hayatdan nişân verir nehr-i kebîrdir. Karadeniz'in cânib-i poyrazı nihâyetinde bir körfez bucağına vâki olmuşdur. İslâmbol'dan bu mahalle gelince bin üç yüz mildir. Karadeniz'in bir ucı bu Faşa çayıdır. {İslâmbol'dan Faşa nehri 1300 mil}. Menba‘ı, Mikrilistân ve Gürcîstân ve Dağıstân ve Kabartay Çerkezistânı mâbeynlerinde kûh-ı Elburz'dan ve Ubur dağından ve Sadşe dağlarından cem‘ olup cânib-i cenûba cereyân ederek Mikril ve Abaza mâbeyninde Karadeniz'e mahlut olur. Cânib-i şarkîsi serâpâ âsî Mikrilistân köyleridir. Cânib-i garbîsi Abazistân'ın Çaçlar kavmi diyârıdır. İki cânibi dahi çengelistân ve ormanistân olmağıla Abazalar Mikrili, Mikril Abazaları serîka edüp bâzargânlara satarlar. Ve dahi ba‘zı müverrihler bu Faşa çayıyçün Şirvân ve Gîlân ve Demirkapu deryâsı ki âna müverrihler Bahr-i Haraz [Hazar] derler, "Bu çay-ı azîm ol deryânın ayağıdır kim Karadeniz'e munsab olur", derler. Ammâ bu nehr-i Faşa âb-ı hayâtdır ve Gîlan deryâsı Karadeniz kadar bir deryâdır, belki dahi vâsi‘dir. Zehr-i mâr-misâl bir bahr-i azîmdir. Karadeniz ile ol Bahr-i Haraz'un mâbeyni on beş konak yerdir kim vilâyet-i Kabartay Çerkezi ve vilâyet-i Dağıstân'ın kûh-ı Elburz'ı var. Niçe ayağı olup Bahr-i Haraz Karadeniz'e mahlût olabilür. Eğer derlerse, "Zîr-i zemînden menfez bulup gelir" derlerse Bahr-i Haraz acıdır; bu Faşa çayı âb-ı hayâtdır. Bu kavl hilâf-ı tasavvurdur. Bu Faşa çayın ubûr edüp artık cânib-i garba teveccüh edüp kâmil bir günde Karadeniz kenarınca gidüp.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 255b ·
metinde göster ·
… ndan vazîfe-i mu‘ayyeneleri var. Ve bu kal‘anın cânib-i şarkîsinde yine sâhil-i
Tuna'da bir
ma‘mûr varoşu var. Cümle altı yüz hâne bâğlı ve bâğçeli cümle şındıra tahta sek …
Sene 816 târîhinde ibtidâ bânîsi Çelebi Sultân Mehemmed'dir. Özi eyâleti sancağı hükmünde hâsdır. Ve yüz elli akçe başka kazâdır. Nevâhîleri ve kethüdâyeri ve serdârı yokdur. Kal‘ası Tuna kenarında bir düz çemenzâr yerde şekl-i murabba‘ beyâz ahcâr ile mebnî bir kal‘a-i müdevver-i kavîdir kim dâ’iren-mâdâr cirmi bir adımdır. İçinde Mehemmed Hân câmi‘i ve dizdârı ve üç yüz neferâtı ve mehterânı ve cebehânesi 113a var. Ve sağîr ü kebîr şâhâne elli aded topları var. Ve cânib-i şarka bir demir kapusu var. Etrâfında handakı nehr-i Tuna ile mâl-â-mâl olup kapusu önünde zemberekli asma cisri var. Ve kal‘adan taşra varoşu etrâfında tabur handakı var. Ve kapusu önünde âyende vü revende mihmâna ârâmgâhı içün bir tahta ile mebnî bir kasrı var. Ve Tuna kenarında bir azîm limanı var. Hâlâ neferâtıyla başka kapudanı var. Tuna defterdârından vazîfe-i mu‘ayyeneleri var. Ve bu kal‘anın cânib-i şarkîsinde yine sâhil-i Tuna'da bir ma‘mûr varoşu var. Cümle altı yüz hâne bâğlı ve bâğçeli cümle şındıra tahta seksen aded esvâk-ı muhtasarı var. Lâkin cümle ahâlî-i re‘âyâsı Eflâk'dir ve varoş hüddâmları cümle Eflâkândır. Netîce-i merâm gâyetü'l-gâye intihâ-yı serhaddir. Niçe yüz kerre Eflâk kâfiri isyân edüp ibtidâ bu kal‘ayı muhâsara etdüğü zamânımızda on kerre ma‘lûmumuzdur. Ammâ bu kal‘a gâyet kâr [u] kisb yeridir ve ankâ kimesneler vardır. Cümleden bây Yergöğülü Hüseyin Ağa, bin kiseye mâlik kimesnedir. Paşa anın hânesinde mihmân olup paşaya üç gün ziyâfet-i azîm edüp beher yevm birer at ve üçer kîse verüp ol kadar bal ve yağ verdi kim ta‘bîr olunmaz. Ve Eflâk Beği Mati'den yedi araba akmişe-i fâhire ve yüz araba zahîre ve bir hınto münakkaş ve mutalla‘ koçi araba hedâyâ gönderüp içinde seksen kîse-i Eflâkî var idi. Ve bir tavla çıpgın bârgîr ve bir tavla yorga cıbırtay at pîşkeş geldi. Ve sâ’ir ağavâtlara dahi yüz re’s bârgîr hedâyâ gelüp bir yorga bârgîr dahi bu hakîre değdi. (---)(---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 112b–113a ·
metinde göster ·
… içre gidüp sâhil-i nehr-i Tuna'da meks olunup elli pâre gemi ile tekrâr nehr-i
Tuna'yı bir
günde ale't-ta‘cîl ubûr edüp,
Menzil-i kal‘a-i Tulça: Mukaddemâ bu dahi mevsûfdur, lâkin nehr-i Tuna'yı bu mahalden karşu adaya ubûr edince kal‘a-i İshâkça ve kal‘a-i İbrâ’il ve kal‘a-i Maçin ve kal‘a-i Kalas ve kal‘a-i Tomarova ve kal‘a-i Kili ve şehr-i İsmâ‘îl ve iskele-i Ilıçsa ve kal‘a-i Hırsova misilli etrâf kal‘alardan on bin mikdârı cünûd-ı cünüb kefere menhûsları pür-silâh gelüp taraban askeri yazılup nehr-i Tuna'yı ubûr etdikde ol gün Tulça cezîresi içre gidüp sâhil-i nehr-i Tuna'da meks olunup elli pâre gemi ile tekrâr nehr-i Tuna'yı bir günde ale't-ta‘cîl ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 101a ·
metinde göster ·
… llelerdir ve cümle on iki 183a bin aded dendân-ı bedendir ve üç tarafı nehr-i
Tuna'dır. Bir
tarafı karadır. Ol tarafı ise iki kat amîk handak olup nehr-i Tuna ile leb ber- …
Ve bu kal‘a İslâmbol'dan on yedi sene mukaddem feth olmuşdur ve her kullesi minâre kaddi çâr-kûşe âlî kullelerdir ve cümle on iki 183a bin aded dendân-ı bedendir ve üç tarafı nehr-i Tuna'dır. Bir tarafı karadır. Ol tarafı ise iki kat amîk handak olup nehr-i Tuna ile leb ber-leb olduğundan bu kal‘a hemân bir cezîre gibi kalmışdır ve iç kal‘ası Tuna kenârı köşesindedir kim azîm vezni üzre kulle-i bâlâları var. Her kullelerin içleri fetihden berü mâl-â-mâl hazîne ve cebehânelerdir ve bu iç kal‘anın kapusu önündeki handak dahi başka leb ber-leb nehr-i Tuna'dır ve bu iç kal‘anın yere berâber Tuna'ya nâzır içine âdem sığar şayka topları var kim her biri ejder-i heft-sere benzer ve bu iç hisâra aslâ enâyî âdem giremez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 182b–183a ·
metinde göster ·
fırkası bu Bınarhisâr'da ve kurbunda Yenehisâr'da ve Pravadi ile Varna şehri ar …
Ez-în-cânib nehr-i Tuna'nın bir fırkası bu Bınarhisâr'da ve kurbunda Yenehisâr'da ve Pravadi ile Varna şehri arasındaki Duna değirmenlerinden âşikâre olup cereyân eder. Yanvan Kral Tuna'nın İslâmbol'dan döndüğün istimâ‘ edüp cân ber-cehennem gider. İlâ hâze'l-ân Çatalca kurbunda Âzâdlı nâm karye kurbunda dağlar içre mağâralardan nehr-i Tuna cereyân etdüğinün alâmetlerin Fâtıma Sultânzâde Süleymân Beğ ile bu gârlara girüp seyr [ü] temâşâ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42b ·
metinde göster ·
… n yokdur, belki âzâr edici dilâzâr bâzârları vardır. Ve bu şehir sâhil-i nehr-i
Tuna'da bir
sahrâda olmak ile cümle hâneleri bâğ u bâğçeli ve havz u şazrevânlıdır ve şehir …
Ve âmmeten şâhrâhları pâk kaldırım taş döşelidir, ammâ kal‘anın poyraz cânibinde olan Yukaru mahallede çârsû-yı bâzâr-ı hüsn yokdur, belki âzâr edici dilâzâr bâzârları vardır. Ve bu şehir sâhil-i nehr-i Tuna'da bir sahrâda olmak ile cümle hâneleri bâğ u bâğçeli ve havz u şazrevânlıdır ve şehirden bir sâ‘at ba‘îd olan dağları bâğlar zeyn etmişdir kim be-kavl-i bâğ ağası cümle yigirmi altı bin bâğ dölüm hakkı verir deyü nakl etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 58a ·
metinde göster ·
Der-sıfat-ı eşkâl-i buheyre-i kal‘a-i Tovna: Müverrihân-ı Ungurus bu buheyreye Toğna derler. D[â’i]ren mâdâr cirmi kâmil on mîl ihâta eder. Nehr-i Tuna'dan bir fersah cânib-i cenûba mesâfedir. Kaçan kim evvelbahârda nehr-i Tuna tuğyân etse bu Tovna gölü deryâ olup niçe bin gûne mâhîleri sayyâdlar kayıklar ile şebeke ağlar ile yedi sekiz ay balık sayd ederler. Başka emânetdir kim mahsûlâtı serhad neferâtlarına aklâm kayd olunmuşdur. Bir tarafı hasır sazlığıdır, ammâ suyu gâyet lezîz olduğundan Kanije gölü eğiri gibi eğir kökü olurmuş, ammâ görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70b ·
metinde göster ·
… elli bin kâfir nehr-i Tuna'ya atlarıyla ve piyâdegânlarıyla cân pâzârına düşüp
Tuna'ya bir
baş urup gark olup kimi halâs olam derken guzât-ı müslimîn Tuna içinde şinâverl …
Kırk elli bin kâfir nehr-i Tuna'ya atlarıyla ve piyâdegânlarıyla cân pâzârına düşüp Tuna'ya bir baş urup gark olup kimi halâs olam derken guzât-ı müslimîn Tuna içinde şinâverlik eden küffâra eyle kurşum ururlar kim anlardan dahi bir cân halâs olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 77a ·
metinde göster ·
… e bir lüleli bir aynü'l-hayât çeşme-sâr-ı ibret-nümâdır kim suyunu aşağı nehr-i
Tuna'dan bir
üstâd-ı kâmil Fireng bu Orta kal‘aya çıkarmış kim akıllar çâk olur.
Ancak bir çeşmesi var. Paşa sarâyı câmi‘inin haremi kapusu dibinde Ahmed Beğ türbesi cenbinde bir lüleli bir aynü'l-hayât çeşme-sâr-ı ibret-nümâdır kim suyunu aşağı nehr-i Tuna'dan bir üstâd-ı kâmil Fireng bu Orta kal‘aya çıkarmış kim akıllar çâk olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 83b ·
metinde göster ·
rahne isâbet eder" deyü ol yolu münhedim edüp recm-i sengsâr etmişler. Hâ[lâ] â …
"Bu yoldan âhir kal‘a-i Tuna'ya bir rahne isâbet eder" deyü ol yolu münhedim edüp recm-i sengsâr etmişler. Hâ[lâ] âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir kim beri Budin'de Ali Paşa tabyası bu yolun üstüne vâz‘-ı esâs olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 87a ·
metinde göster ·
… le yine Tuna kenârına varınca yukaru kal‘ayı ihâta etmiş kara cânibidir kim bir
Tuna'dan bir
Tuna'ya varınca aşağı dereden âlî bir kat palanka dîvârlı dolma rıhtım kal‘a dî …
Ammâ bu aşağı varoşun Budin kapusu ile yukaru kal‘a mâbeyninde Depedelen palankasına havâle dörd aded azîm Şeddâdî binâ tabyalar vardır. Anların dahi başka neferâtlarıyla bir dizdârı vardır. Bu dörd aded tabyalar önünden tâ kal‘a-i Tuna kenârına varınca andan yine tâ cânib-i şimâle yine Tuna kenârına varınca yukaru kal‘ayı ihâta etmiş kara cânibidir kim bir Tuna'dan bir Tuna'ya varınca aşağı dereden âlî bir kat palanka dîvârlı dolma rıhtım kal‘a dîvârı var, ardı ve önü yoldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·
… rgon'a mâlik oldukda bu mezkûr yalın kat palanka dîvâr önünde alçak dereden bir
Tuna'dan bir
Tuna'ya varınca kesmeğe mübâşeret etmiş, ammâ Matyaş Kral mürd-i mât olup vücûd …
Bu hisâb üzre kal‘a-i Üstürgon hemân bir burunda bir yalçın kaya üzre vâkı‘ olmuş. Hattâ Matyaş Kral bu Üstürgon'a mâlik oldukda bu mezkûr yalın kat palanka dîvâr önünde alçak dereden bir Tuna'dan bir Tuna'ya varınca kesmeğe mübâşeret etmiş, ammâ Matyaş Kral mürd-i mât olup vücûdundan ve eser-i binâsından bir şey kalmamış, ammâ eğer eyle olsa kal‘a-i Üstürgon nehr-i Tuna içinde bir cezîrede kalup hısn-ı hasîn ve sedd-i İskender olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·
… nın cânib-i cenûbîsi Küçük Alman dağları dâmeninde Beç bayırları altında nehr-i
Tuna'yı bir
konak yerden bölüp mağribden maşrık cânibine akıdup kal‘anın şimâli tarafı dîvâ …
Bu kal‘anın cânib-i cenûbîsi Küçük Alman dağları dâmeninde Beç bayırları altında nehr-i Tuna'yı bir konak yerden bölüp mağribden maşrık cânibine akıdup kal‘anın şimâli tarafı dîvârın nehr-i Tuna döğerek ubûr eder, ammâ nehr-i Tuna bu kal‘a dibinden amelî akmak ile yukarudan kesüp yine büyük Tuna'ya akıtmak kâbildir, zîrâ biz bunda iken kal‘a altında nehr-i Tuna az kalup oğlancıklar berü bizim varoşdan karşu Beç'e su içre yürüyüp geçerlerdi. Sonra "Türk askeri suyun az akıtduğun görmesinler" deyü gulâmları suya girmeden men‘ etdiler. Ve bu Beç kal‘asının cânib-i cenûbdan nehr-i Beç akup kal‘anın kıblesi tarafı handakı içinden ubûr edüp haşeb cisr başında nehr-i Beç nehr-i Tuna'ya mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56a ·
metinde göster ·
… d yerden çam direkleri üzre cisr-i azîmlerden geçüp her cisr beşer gözdür, ammâ
Tuna'nın bir
büyük iki kolu üzre olan cisir on bir göz cisr-i azîmdir. Ve bundan aşağı tâ Üs …
Bu Eski Beç'i ve taşra varoşu dahi temâşâ edüp yine bir kayığa süvâr olup beri tarafda konağımız olan köye gelüp andan ale's-sabâh yine kâfir İşpanya vezîrinin luturyan boruları çalınup andan kalkup nehr-i Tuna'yı dörd yerden çam direkleri üzre cisr-i azîmlerden geçüp her cisr beşer gözdür, ammâ Tuna'nın bir büyük iki kolu üzre olan cisir on bir göz cisr-i azîmdir. Ve bundan aşağı tâ Üstürgon'a ve Budin'e varınca Tuna üzre ağaçdan böyle cisirler olmak muhaldir. Hep gemi üzre cisir yapılır, zîrâ bu mahallerde Tuna'nın çıkduğu Alman dağı karîb olmak ile Tuna az olup direkler üzre köprüler yapmak mümkindir. Ve bu cisrlerin karşu cânibinde Uyvar hâkinde nev binâ oluyor:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73b ·
metinde göster ·
sâ‘at yakındadır, ammâ nehr-i Tuna cûş-ı hurûşa gelse bu kal‘a altına Tuna gelü …
Kal‘ası nehr-i Tuna'dan bir sâ‘at yakındadır, ammâ nehr-i Tuna cûş-ı hurûşa gelse bu kal‘a altına Tuna gelüp kal‘a ada gibi yerde kalır. Cânib-i erba‘ası bataklık olmak ile gâyet sarp kal‘adır ve iskelesinin karşu nehr-i Tuna aşırı Budin yolunda Pahşa kal‘asıdır. Ammâ kal‘ası Segedin sancağı hâkinde Eğre kulu aklâmı emînliğidir kim yedi yük akçe hâss-ı iltizâmdır. Ve cümle der-i dîvârları iki kat dolma palankadır. Lâkin iç katında iki aded Şeddâdî binâ çâr-kûşe metîn kal‘a-i ra‘nâları var kim Süleymân Hân feth etdikde küffâr bu kullelere kapanup iki gün harb-i kıtâlden sonra niçeleri kal‘adan kemendler ile firâr ve ber diyâr edüp niçe bini tu‘ma-i şemşîr ve niçe yüzü beste-i zencîr olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78b ·
metinde göster ·
dü[z]lük yerde şekl-i muhammes üç kat Şeddâdî taş binâ kal‘a-i ra‘nâdır kim dâ’ …
Bir kal‘a-i Köylüc dahi Bosna eyâletinde Hersek sancağı hâkinde leb-i deryâda olan Nova kal‘asının şimâlinde Gaçka sahrâsı nihâyetinde bir kûh-ı bülend üzre vâki‘ olmuş Köylüc kal‘ası var, ammâ bu Tuna Köylücüdür. Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Mehemmed Hân asrında be-dest-i Gâzî Balı Beğ dest-i Sırf kralı elinden dest-i kahr ile feth edüp hâlâ Budin eyâletinde Semendir[e] sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve Semendire kadısı niyâbetidir. Kal‘ası leb-i Tuna'da bir dü[z]lük yerde şekl-i muhammes üç kat Şeddâdî taş binâ kal‘a-i ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil bin altı yüz germe adım olup kıble tarafına büyük kapusu ve liman tarafına su kapusu var. Eski binâ olmak ile beyâz kal‘a değildir, ya‘nî kesîf kal‘a-i atîkdir kim der-i dîvârları karaca ve ba‘zı yerleri alaca, rahnedâr yerleri var. Ammâ Semendire kal‘ası gibi acîb ü garîb on yedi aded sivri tahta külâhlı kubbeleri var, ammâ iç kal‘ası taşra kat kal‘adan yüksekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93b ·
metinde göster ·
… âkinde voyvadalıkdır ve niyâbetdir. Kal‘ası harâbca olmuş. İmârethâneleri leb-i
Tuna'da bir
düzlük çemenzâr ve iremistân ve mişeyistân kûh-ı bülendler dâmeninde vâki‘ olup …
Semendire sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve niyâbetdir. Kal‘ası harâbca olmuş. İmârethâneleri leb-i Tuna'da bir düzlük çemenzâr ve iremistân ve mişeyistân kûh-ı bülendler dâmeninde vâki‘ olup bâğ u bâğçeli cümle iki yüz aded tahta örtülü ve tahta havlılı ma‘mûr hânedânlardır. Mahsûlâtı çok olduğundan lisân-ı Latince Dobrinova, ya‘nî eyi ova demek olur. Ancak bir tahta örtülü ve bir tahta minâreli câmi‘i ve bir etmekçi dükkânı var, gayri imâret yokdur. Cümle halkı Tuna gemicileridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 95a ·
metinde göster ·
… ahi cümle halkı gemicilerdir. Ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Bu kasaba nehr-i
Tuna'nın bir
bucağında vâki‘ olup azîm limandır. Tahtalı Girdâbı'ndan halâs olan Tuna'nın tr …
Bu mahal Vidin sancağı toprağı ve Feth-i İslâm kal‘ası kadısının niyâbetidir ve Vidin subaşısı hâkimdir. Şehir nehr-i Tuna sâhilinde bir dere ağzında ensesi dağları cümle bâğlar ve bâğlarında zâğlar bâğların üzümlerin yedikçe bâğlar sâhibleri zâğlardan feryâd edüp ağlarlar ve ol bâğlı dağların dâmeninde vâki‘ olmuş bir kasaba-i Poraçacıkdır. Bir câmi‘i ve üç mahalle mescidi ve bir hânı ve bir hammâmı ve on aded dükkânı ve bir medrese ve bir tekye ve bir mektebi var. Bunun dahi cümle halkı gemicilerdir. Ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Bu kasaba nehr-i Tuna'nın bir bucağında vâki‘ olup azîm limandır. Tahtalı Girdâbı'ndan halâs olan Tuna'nın transa nâm gemileri cümle bu limanda yatırlar. 95b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 95a–95b ·
metinde göster ·